Kahramanın yazar olduğu en iyi 7 korku-gerilim filmi

Kahramanın yazar olduğu en iyi 7 korku-gerilim filmi
Ana kahramanın korku-gerilim roman yazarı olduğu ve onun ekseninde şekillenen kurguya sahip yapımların mini bir listesini oluşturdum.Esasında fikir olarak film içerisinde film gibi algılayabileceğimiz gizem ve gerilim ağırlıklı yapımlardan oluşan bir derleme.Filmlerin rastgele sıralandıklarını belirterek,başlayalım;


The Lodger (2009)

Batı Hollywood yakın geçmişinin en kanlı günlerini geçirmektedir.Yedi yıl önce "Karındeşen Jack" cinayetlerini taklit eden ve yargılanarak idam edilen katilin ardından,uzun süre sonra aynı yöntemle işlenen yeni seri cinayetler ortaya çıkmaya başlamıştır.Tıpkı yüz yılı aşkın süre önce gerçekleşen Karındeşen Jack infazlarında olduğu gibi benzer kurban seçimi (fahişe) ve hemen hemen aynı bıçak darbeleri ile cinayetlerin işlendiği saptanarak,Dedektif Manning genç ortağı Wilkenson ile beraber göreve çağrılmıştır.(devamı)





Sinister (2012)

Başarılı bir korku-gerilim roman yazarı olan Ellison Oswalt,yaklaşık on yıl önce kendisini popüler yapan "Kentucky Kanı'' eserinin ardından kariyerinde duraklama dönemine girmiştir.Şimdilerde ise beş kişilik bir ailenin içlerinden sadece en küçük çocuklarının kurtulduğu (daha doğrusu cesedinin bulunamadığı) büyük bit katliamı yeni romanının esin kaynağı olarak belirlemiştir.Arka bahçelerindeki ağaca asılarak öldürülen ailenin halen katil zanlısı yakalanamamış olup,olayın sır perdesi aralanamamıştır...(devamı)






Secret Window (2004)

Ünlü yazar Mort Rainey,eşiyle boşanma arifesine geldikten sonra zamanının çoğunu boş işlerle geçiren,bir satır dahi yazıp-çizemeyen eski üretkenliğinden eser kalmamış deyim yerindeyse farklı bir adama dönüşmüştür.Öncesinde yazdıklarını değerli kılan yaratıcılığın bir anda kaybolması ile buhranlı bir döneme giren kahramanımız,gününün çoğunu yatakta geçirerek aylak bir yaşantı sürmektedir.Günün birinde John Shooter adlı birinin kapısına dayanması ve kendi hikayelerini çalarak ün yaptığını ima etmesini ile halihazırda büyük sıkıntılarla boğuşan kahramanımızın yaşantısı daha da stresli bir hale bürünecektir.(devamı)




Misery (1990)

Paul Sheldon yüzlerce hayranı olan,tanınmış bir yazardır.Son kitabı üzerine yaptığı çalışmalara devam eden Paul,karlı ve fırtınalı bir kış günü,hazırladığı taslağın altına "son" yazısını ekler ve yayıncı şirkete yazılarını yollamak üzere yola çıkar.Fırtınadan dolayı bir hayli güçleşen kara yolculuğunda,arabasının bir anlık kontrolünü yitiren kahramanımız,kaza yaparak şarampole yuvarlanır.Ağır bir şekilde yaralanan meşhur yazar,tam da bilincini kaybetmek üzereyken,hayal meyal o kaza yerinden birisi tarafından kurtarıldığı görür.Bu kurtarıcı da kimdir? (devamı)




In the Mouth of Madness (1994)

90'lı yılların sükse yapan korku-gerilim filmlerinden biri olan "In the Mouth of Madness" kurgunun gizem seviyesinin de üst düzey olması ile epey ilgi çekici yapımlardan biri.Yönetmen koltuğunda John Carpenter ismini görüyoruz,ki bence korku ustasının en karanlık en muazzam eserlerinden biri olduğunu söyleyebilirim.Ünlü korku roman yazarı Sutter Cane,son eserinin ardından ortadan kaybolmuştur.Yüzlerce fanı olan ve kitapları basıldığı gün tükenen Cane,esasında diğer korku romanlarında olduğu gibi okuyucusu karanlık ve garip hikayelerle etkilemektedir.(devamı)





1408 (2007)

Tek mekanda geçen korku-gerilim filmleri arasında türünü en iyi temsil eden örneklerden biri olan 1408;aynı zamanda Misery (1990) ve The Mist (2007) filmleri ile beraber en iyi Stephen King uyarlamalarının da başında geldiğini söylebilirim.Filme gelecek olursak,Mike Enslin ünlü bir kitap yazarıdır.Birçok kitabı binlerce satmış olan Enslin;hayatta gerçek olanın sadece aldığı nefes ya da dokunduğu bir cisim olduğuna inanır.Ona göre perili evler,cinler,lanetli köşkler vs hepsi birer palavradır.(devamı)





11-11-11 (2011)

Joseph Crone hatırı sayılır materyalist bir yazardır.Eserlerinde sık sık içinde yaşadığı çelişkileri, gizemli şekilde kaybettiği ailesini ve o dönemlerden hala bünyesinde yer edinmiş buhranlarını konu edinmektedir.Son eseri üzerinde çalışmaya başlayan kahramanımız,bir yandan da manasız hayatına anlamlar yüklemek üzerine terapilere gitmektedir.İnsanların dertlerini,acılarını,sıkıntılarını dinleyerek kendi varoluş gayesini keşfetmeye çalışan Joseph,ne yazık ki mental olarak günden güne erimektedir.Neden halen hayatta olduğu sorusunun cevabını bulana dek huzura kavuşamayacaktır...(devamı)
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 20 Aralık 2012 | Etiketler :

Yorum Gönder