Güncel İncelemeler;

End of Days (1999)

28 Aralık 1999,milenyuma sayılı günler kala Vatikan şeytanın gününün yaklaşması sebebiyle büyük bir panik içerisindedir.Bin yılın sona ermesi ile incilde bahsedilen şeytanın dönüşüne ve evreni esir almasına ramak kalmıştır.Şeytan son görevini yerine getirmek ve hükmedebilmek için New York'da canlı bir bedene bürünür.Yeni çağın başlamasına saatler kala artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır...
End of Days (1999)
Jericho Cane eski bir dedektif olup,görevden ayrılmasının ardından ortağıyla beraber özel bir güvenlik şirketi için çalışmaktadır.Eşi ve kızının gözlerinin önünde öldürülmesine şahit olan kahramanımız yaşadığı zor günlerin ardından inancını kaybetmiştir.Hayattan tat alamayan ve intihar eğilimi gösteren Cane,son işinde tetikçinin bir kilise mensubu çıkması üzerine soruşturmayı genişletmeye karar verir.Ne de olsa konuşmamak için kendi dilini kesen ve Cane'in müşterisini öldürebilmek için tetiği çeken kişinin bir peder olması epey sıradışı görünmektedir.Dahası kahramanımıza karanlığın yaklaştığını dünyanın birkaç gün içerisinde sona ereceğini söylemesi yıllar önce inancını yitirmiş dahi olsa ilgisini çekmeye yetecektir.Ortağıyla konuyu araştırmaya devam eden Cane çok geçmeden Christin isimli genç bir kızın olayla bağlantısı olduğunu keşfeder.Christin'e ulaşmak için evine gittiğinde,kızı bir grup Vatikan görevlisi canice öldürmek üzereyken ellerinden kurtarır.Kiliseye gidip bazı sorulara cevaplar arayan kahramanımız kızın dünyanın kaderini belirleyecek seçilmiş kişi olduğunu öğrendiğinde ise koruyucusu olmaya karar verir.Öte yandan karanlık yaklaşmakta şeytan Christin'in izini sürmektedir...
"Her bin yılda Karanlık Melek dünyaya gelir ve bir vücuda girerek yürür.Kendi çocuğunu doğuracak olan kadını arar.Onunla yeni yıl akşamının gece yarısındaki kutsal saati bekler.İşini tamamladığında senin etin vücudundan ayrılır ve o cehennemin kapılarını açar.Bildiğin her şey tersine dönmeye başlar..."

İyi;Yayınlandığı dönem göz önüne alınırsa son derece başarılı bir şeytan temalı yapım olduğundan söz edebiliriz.Kurgu son derece sürükleyici,gizem seviyesi ve oyunculuk tatminkar.
Kötü;Başrolde Arnold Schwarzenegger olduğu için aksiyon sahnelerin fazlalığı doğal görünse de filmin bütünlüğü açısından mistik havayı zaman zaman kaçırıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Nothing Left to Fear (2013)

Nothing Left to Fear (2013)
Papaz Kingsman'ın emekliliğinin yaklaşması üzerine yerine halef olarak seçtiği Peder Dan yüzlerce mil yol kat ederek ailesiyle birlikte Stull adı verilen gözlerden uzakta küçük bir kasabaya gelir.Eşi,ergenlik çağındaki iki kızı ve minik oğluyla beraber yeni bir başlangıç uman Dan,kasaba ahalisinin samimi yaklaşımı ve yakın ilgisi sonrasında hızla adapte olmaya başlar.Zaten halihazırda Kingsman,Dan ve ailesinin rahat edebilmesi için elinden geleni yapmaktadır.
Nothing Left to Fear (2013)
Dan'ın büyük kızı Rebecca,Noah isimli gizemli bir gençle tanışır.Noah sakin görünümlü,yakışıklı biridir.Hemen kaynaşıp arkadaşlık kuran kahramanlarımız zamanlarının çoğunu birlikte geçirmeye başlarlar.Şaşırtıcı olan ise Noah'ın Kingsman'ın evinde kalıyor olmasıdır.Öte yandan Rebecca'nın küçük kız kardeşi Mary ise sıkıntılı günler yaşamaktadır.Sürekli halsizlikten yakınmakta,Stull'a alışamadığından bahsetmektedir.Ailesinden yeterli ilgiyi göremeyen Mary giderek içine kapanmaya başlar.Eğlence için davet edildikleri yerel bir festivalde ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolacaktır.Dan,kızını yeniden bulduğunda ise onun artık eski Mary olmadığını anlaması uzun sürmeyecektir.Stull'da kötülük kol gezmektedir.Eski ve köklü bir inanışa sahip olan kasabalılar Kingsman önderliğinde bir şeyler saklamaktadır.Karanlığın çökmesi ile Dan ve ailesi şeytani bir gücün saldırısına uğrayacaktır...

İyi;Orta karar bir şeytan-şeytani güç filmi.Konu olarak klişe olsa da gizem seviyesi fena değil.Esasında bütçesi daha yüksek olsa,biraz daha uğraşılsa bir gömlek daha üstün olabilirdi.
Kötü;Efektler,makyaj vs zayıf.Kurgu tanıdık,final ise şaşırtıcı olmaktan epey uzakta.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Ekim 2013 | Etiketler : | | |

Wither (aka Vittra) (2012)

Wither (2012)
Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar eksenli filmlerden biri olan İsveç yapımı "Wither" daha başlarından itibaren "Evil Dead" serisine benzerlikler gösteren şeytan-şeytani güç temalı,bol kanlı yapımlardan biri.
Wither (2012)
Genç mutlu bir çift olan Ida ve Albin arkadaşlarıyla beraber neşeli bir hafta sonu geçirmek için ailelerine ait gözlerden uzakta,ormanın içerisinde bulunan eski bir barakaya giderler.Başlarda her şey normaldir,monoton görünümlü sıkıcı barakada gençler birbirlerine uçuşup eğlencenin ibresini arttırmaya uğraşırlar.Çok geçmeden içlerinden birinin kilitli bodrum kapısını açıp aşağı inmesi ile korku dolu anlar başlayacaktır.Arkadaşlarından birinin giderek garipleşmeye başlaması ve gözlerinin mavileşme sonrasında saldırganlaşarak tehdit oluşturması üzerine Albin ve Simon onu bağlamaya karar verirler.Neler olup bittiği konusunda hiçbir fikri olmayan kahramanlarımız gece yarısı kapılarını çalan elinde silah bulunan yaşlı bir adamın anlattıkları sonrasında paniğe kapılırlar.Zira İsveç mitolojisine göre karanlığın içerisinde binlerce yıllık kadim,korkutucu yaratıklar yaşamaktadır ve eğer onlar sizin gözleriniz içerisine bakarsa ruhunuzu ele geçirirler.Hayatta en sevdiği iki kişi olan karısı ve kızını öldürmek zorunda kaldığını söyleyen gizemli yaşlı adam,gençlerin bir an evvel burayı terk etmelerini tembihleyerek ortadan kaybolur.Barakada hayatta kalma savaşı başlamıştır...

İyi;Sürükleyici bir yapım.Pek çok yönden "Evil Dead" ile benzerlikler taşıyor.Baraka,bodrum katı,şeytani güç,cesur sahneler vs..."Cold Prey" ile çıkışa geçen Kuzey Avrupa menşeili -teen slasher konsepti- korku-gerilim sinemasının son gözdesi.Bol kanlı fimlerden hoşlananlar boş geçmesin.
Kötü;Son derece klişe herhangi bir zeka parıltısı taşımayan vasat bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Conjuring (2013)

The Conjuring (2013)
Ed ve Lorraine Warren, 1960'dan beri dünyanın en ünlü doğaüstü araştırmacıları olarak tanınmaktadır. Ed, Katolik Kilisesi tarafından rütbesiz bir demonolog olarak adlandırılırken, Lorraine yetenekli bir durugörüydü. Tartışmalı kariyerlerinde araştırdıkları binlerce olay dışında art niyetli bir olayı bugüne kadar kimselere anlatmamayı tercih ettiler. Bu film gerçek bir olaydan alıntılanmıştır.
The Conjuring (2013)
Yıl 1971. Perron ailesi beş kızlarıyla beraber banka açık arttırmasından satın aldıkları eski bir eve taşınırlar. Evin mazisi hakkında herhangi bir bilgisi olmayan kahramanlarımız son paralarıyla da tadilat masraflarını karşılayıp başka bir sorunla karşılaşmayacaklarını umarak yerleşirler. Evde geçirdikleri daha ilk gecenin sonrasında ise içeri adım attıkları ilk andan itibaren huzursuz olan köpeklerinin bahçedeki cansız bedenine şahit olurlar. Dahası odalardan birinde bodrum katına inen gizli bir giriş bulan Roger; alt katlarında tozlu bir piyano ve daha onlarca ıvır zıvır eşya olduğunu fark eder. Bunların önemsiz ayrıntılar olduğunu düşünen Perronlar keyiflerinin kaçmasına izin vermeyip morallerini yüksek tutmaya çalışırlar. Ancak günler geçtikte bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Roger ve Carolyn kızlarının da koridorlarda gürültüler duyması ve  her sabah bodrum kapısının kendiliğinde açık kalması sebepleriyle gerginliklerini gizleyemez hale gelirler. Aksilikler sadece bunlarla da kalmayıp evdeki duvar saatleri her gece 03.08 de durmakta, odalara çürümüş et kokusu yayılmaktadır. Tüm bunlarla başa çıkamayan Carolyn, doğaüstü olayları çözmekle nam kazanmış Ed ve Lorraine Warren çiftinden yardım almak için yola koyulur. Kızlarının tehlikede olduğunu düşünen kahramanımız şeytani bir varlığının ailesine musallat olmasından korkmaktadır. Evi inceleyen Warrenlar, Carolyn'in şüphelerinde haksız olmadığını anlarlar. Özel yeteneği sayesinde yaşanmışlıkları hissedebilen Lorraine ve doğaüstü varlıklarla temas kurabilen Ed, evin kutsanması gerektiği hususunda hem fikirdir. Öte yandan evin mazisiyle ilgili birtakım gerçekler ortaya çıktıkça olaylar karmaşık bir hal almaya başlar...


İyi;
Şeytan-şeytani güç temalı filmlerden hoşlananlarının beğenisini kazanacak içinde bulunduğumuz yılın en iddialı korku-gerilim yapımlarından biri. Lanetli ev konsepti ve "Amityville Horror" tarzından da esintiler hissettiren "The Conjuring" kesinlikle göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir alternatif. Sürükleyici kurgunun yanı sıra,filmin gerçek bir olaydan uyarlanmış olması ve güçlü oyuncu kadrosu başlıca artılarını oluşturuyor. Tabii başarılı yönetmen James Wan'a da bu noktada bir parantez açmak gerekiyor."Saw","Dead Silence" ve "İnsidious" filmleriyle korku sinemasında  büyük bir çıkış yaşayan Wan,bu filmiyle de fanlarını hayal kırıklığına uğratmadan yoluna devam ediyor. Serinin devam filmi The Conjuring (2016) için tıklayınız...
Kötü;Şeytan temalı ya da lanetli ev eksenli yapımlara alışıksanız benzer ritüellerde gelişen kurgu klişe havası verebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Ağustos 2013 | Etiketler : | | | | |

The House of the Devil (2009)

The House of the Devil (2009)
Korku-gerilim eksenli yapımlardan tanıdığımız Amerikalı genç yönetmen Ti West'in en çok beğeni kazanan filmi "The House of the Devil" şeytan-şeytani güç temalı başarılı bir alternatif.2009 yılında vizyona girmesine rağmen 80'li yıllarda geçen bir hikayeyi anlatan yapım,atmosfer olarak oldukça iddialı.
The House of the Devil (2009)
Üniversite öğrencisi Samantha Hughes,öğrenci yurdundaki oda arkadaşının dağınıklığından muzdarip tek başına yeni bir eve taşınmaya niyetlenir.Şansının yaver gitmesi sonrasında tam da aradığı gibi bir ev bulan kahramanımız,kirayı karşılayabilmek için iş bakınmaya başlar.Okulun panosunda bebek bakıcısı ilanını gören Samantha üstesinden gelebileceğini düşünüp aramaya karar verir.Telefon görüşmesinin ardından kasabadan epey uzaklarda yaşayan Ulman ailesinin malikanesine davet edilen kahramanımız,arkadaşı Megan'ın arabayla bırakması sonrasında ev sahibi ile tanışır.Mr.Ulman Samantha'ya aslında bakması gereken kişinin bir bebek olmadığı yaşlı annesi olduğunu söyler.Vazgeçmesini engellemek adınada sadece birkaç saatliğine evde kalması için teklif ettiği fiyatı dört katına çıkarır.Zira gece gerçekleşecek ay tutulması Mr:Ulman'ın fazlasıyla ilgisini çekmektedir.Kirasını ödeyebilmek için öneriyi kabul eden Samantha,Ulman'ların yola çıkması sonrasında tek başına kalır.Evin ürpertici sessizliğinden ötürü etrafı kolaçan etmeyi düşünen  kahramanımız bir dolabın içinde eski aile fotoğrafları bulur.Ancak beklentisinin aksine fotoğraflar Ulmanlara ait değildir.Bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Samantha üst kattaki Mr.Ulman'ın annesinin bulunduğu odaya göz atmaya karar verir...

İyi;Atmosfer,gizem seviyesi ve oyunculuk oldukça başarılı.Bu filmi sevenlerin tema ve kurgu olarak benzer olan Darkness (2002) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Filmin neredeyse dörtte üçü gerilim yönünden tatmin edici olsa da son derece hareketsiz ve sıkıcı ilerliyor.Senaryonun klişe olması da buna ekleyince yönetmenden biraz zeka parıltısı görebilsek iyi olacaktı.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Ağustos 2013 | Etiketler : | | | |

Evil Dead (2013)

Evil Dead (2013)
1981'de gösterime giren Sam Raimi imzalı kült yapım "Evil Dead"in Güney Amerikalı yönetmen Fede Alvarez tarafından yeniden uyarlaması olan Kötü Ruh,şeytan temalı film severlerin mutlaka göz atması gereken bir alternatif.
Uyuşturucu bağımlısı kardeşi Mia'yı bu kötü alışkanlığından kurtarabilmek için ailelerinden kalma gözlerden uzakta ormanın derinliklerinde bir barakaya kapanma fikrini benimseyen David,yardımcı olmayı kabul eden birkaç arkadaşıyla birlikte yola koyulur.Geçmişten beri Mia'ya karşı sorumluluklarını yerine getiremeyip iyi bir ağabey olamamasından ötürü kötü hisseden kahramanımız en azından şimdi onun yanında kalarak rehabilitasyon sürecini gözlemleme,kendisini affettirme arzusundadır.Hemşire olan Olivia günlük ilaç tedavisini sürdürecek ve modern bir hastanenin Mia'ya sağlayabileceği rutin tedaviyi uygulayacaktır.David ve arkadaşlarına düşen görevse sabırla beklemek ve Mia'nın üstesinden gelmesini ummaktır.Tam işler yolunda gitmeye başlamışken barakanın mahzeninde bir takım hayvan cesetleri keşfeden kahramanlarımız geçmişte burada kanlı bir büyü yapıldığını düşünmeye başlar.Masanın üstünde bulduğu deri kaplamalı esrarengiz bir kitabı ilgiyle kurcalamaya başlayan Eric,merakının kurbanı olarak okumaya başlayacaktır.Ölülerin kitabı Necronomicon'un (Book of the Dead) tılsımını çözen Eric ormandaki saf kötülüğü barakaya davet edecektir.Yalnız olmadıklarını anlayan David ve arkadaşlarını bol kanlı uzun bir gece beklemektedir...


İyi;1981 yapımı orijinal versiyondaki senaryoya sadık kalınması ve kurgunun benzer sürükleyicilikte olması başarılı yönleri oluşturuyor.Mekan seçimi tatmin edici.
Kötü;Oyunculuk,makyaj ve efektlerin son derece vasat olduğunu söylemeliyim.Ne yazık ki remake olarak beklentilerin altında kalıyor.Vahşet sahnelerinin gereksiz abartıldığı mizaha kaçtığı kanısındayım.Oysa aslına uygun sinir bozucu şekilde konumlandırılmalıydı.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Temmuz 2013 | Etiketler : | | | |

Ravenous (1999)

Ravenous (1999)
Vizyona girdiği dönem epey ilgi çeken "Ravenous" sıra dışı hikayesi ve izleyicide bıraktığı farklı haz ile ayrı bir yere koymamız gereken filmlerden biri.
1800'lü yıllarda Amerika-Meksika iç savaşında düşman mevzisini tek başına ele geçirmeyi başaran Capt. John Boyd rütbesi yükseltilerek ödüllendirilmiştir.Aslında yaptıkları büyük bir kahramanlık hikayesi gibi gösterilse de hayatta kalmayı cesaretine değil korkaklığına borçlu olan Boyd,savaştan uzaklarda California'da bulunan Spencer kalesinde görevlendirilmiştir.Gözlerden uzaklardaki yeni birimine üçüncü adam olarak katılan kahramanımız,altı kişinin yer aldığı zamanında İspanyollardan kalma kaleye ulaşmıştır.Emir komuta zincirinden sıyrılarak çevresindekilerle daha çok arkadaşlık ilişkileri kuran Boyd,bir gece yarısı gizemli bir yabancının kaleye sığınması ile akıllara durgunluk veren bir hikayenin parçası olacaktır.Açlıktan neredeyse ölmek üzere olan ve adının Colqhoun olduğunu,buraya kadar hayatta kalarak gelebilmiş olmasının tanrının bir lütfu olduğunu düşünen bu adam,derin bir uykuyla geçirdiği gecenin ardından yaşadıklarını anlatmaya hazırdır.

Colqhoun Albay Ives komutasında bir grupla beraber kestirmeden dağları geçebilmek için yola çıkmıştır.Aralarında kızıldereli bir rehberin de bulunduğu kafile,kışın zor şartlarına daha fazla dayanamayıp dere kenarında bulunan bir mağaraya sığınmıştır.Dinmek bilmeyen şiddetli fırtına dışarı çıkmalarına izin vermemektedir.Günlerce besinsiz kalan Ives ve komutasındakiler içlerinden birinin ölmesi üzerine,öncesinde barbarca insanlık dışı olarak gördükleri doğuştan gelen yeme dürtülerini daha faza dizginleyemezler.Özellikle Albay Ives bir türlü doymak bilmemektedir.Sonunda mağarada sadece yaşlı bir kadın,Ives ve  Colqhoun kalmıştır.Olan bitene daha fazla dayanamayan ve bir sonraki kurbanın kendisi olacağından çekinen Colqhoun,bir kadını ölüme terk edip övünebileceği bir davranışta bulunmasa da kendini kurtarmayı başarmıştır.
Colqhoun'un anlattıklarını ibretle dinleyen Albay Hart ve Boyd kadının halen yaşıyor olabileceğini düşünerek bulundukları kaleye yaklaşık 3 günlük uzaklıkta bulunan mağaraya yola koyulurlar.Uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından bahsi geçen kovuğa ulaşan kahramanlarımız beklentilerinin ötesinde bir şeyle karşılaşırlar...
"Kuzeylilerin eski bir yerel mitolojisi olan Weendigo,dağlarda dolaşan kötü bir ruhtur.Efsaneye göre kendisine  zayıf bir beden aramaktadır.Sonrasında ise doyumsuz asla kontrol altına alınamayan insan etiyle beslenen bir avcıya dönüşecektir."


İyi;Değerli oyuncuların yer aldığı etkileyici bir yapım.Farklı kurgusu ve sinir bozucu soundtracklerin yer aldığı 
gizemli atmosferi ile son derece başarılı.Bu arada Weendigo temalı başka bir alternatife göz atmak isteyenler 
Fear Itself: Skin and Bones (2008) yapımını izleyebilirler.
Kötü;Büyük bir kısmı durağan şekilde ilerliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Kasım 2012 | Etiketler : | | | | |

Rosemary's Baby (1968)

Rosemary's Baby (1968)
Rosemary-Guy çifti yeni bir apartman dairesi kiralamak için arayıştadırlar.Oyunculuk yapan Guy,işi gereği tiyatroya yakın çevrede dairelerle ilgilenmektedir.Günün birinde emlakçının aracı olması ile eski bir binada beklentilerini fazlasıyla karşılayabilecek geniş bir eve taşınırlar.Hutch isimli eski bir dostlarının binanın kötü mazisiyle ilgili söylediklerini ise göz ardı ederler.Pek ahbabı olmayan kahramanlarımız hemen yan dairede yaşayan ihtiyar karı-kocanın (Castevet ailesi) yakın ilgisiyle karşılaşırlar.Castevetler sürekli onları şaşırtmakta,minik sürprizler yapmakta ve hoş sohbetleri ile yaşlı olmalarına karşın kafa dengi insanlar olduklarını göstermektedirler.
Başlarda Castevetlere karşı çeşitli ön yargıları olan Guy,onları tanımaya başladıkça gerçekten de iyi insanlar olduklarını düşünür.Taşınma telaşelerinin bitmesi ile odalardan birini çocuk odası yapmaya karar veren kahramanlarımız yakın zamanda ebeveyn olmanın planlarını yapmaktadırlar.Ancak eve taşındıkları ilk günden beri ezgisel sesler ve konuşmalar duyan Rosemary bir şeylerin ters gittiğinden emindir.Çocuk yapmak için uygun zamanı bekleyen genç çiftimiz çok geçmeden amaçlarına ulaşırlar.Hamile olduğunu öğrendiği günün öncesinde tuhaf bir rüya gören Rosemary,kendisine şeytani bir varlığın tecavüz ettiğini hissetmiştir.Bu gizemli rüyanın arifesinde gebe olduğunun anlaşılması ile gerginlik yaşayan Rosemary'i eşi Guy ve Castevet ailesi her şeyin yolundan gittiği hususunda ikna etmeyi başarırlar.Castevetlerin yardımıyla şehrin en önemli jinekoloğu olan Dr. Sapirstein'ın gözetimine giren Rosemary,tipik vitamin hapları ve mineraller yerine bayan Castevet'in hazırladığı özel bitkisel karışımları içmesi hususunda tembihlenmiştir.Sıkıntılı bir hamilelik dönemi yaşayan kahramanımız kilo alması gerekirken giderek zayıflamakta,psikolojik sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmaktadır.Öte yandan eşi Guy'ın işlerinin açılması ve bu hırsla gözünün başka şey görmemesi Rosemary'nin yalnızlaşmasına neden olacaktır.Günün birinde misafirliğe gelen Hutch'un Bay Castevet ile tanışmasının ardından söyledikleri ve Rosemary'nin gebeliğinin normal olmadığı görüşleri daha da tedirginleşmesine yol açacaktır.
İlerleyen günlerde Hutch'un kendisi ile dışarıda görüşmek istemesi üzerine tüm bitkinliğine karşın onu görmeye giden Rosemary,Hutch'un ansızın komaya girdiğini öğrenir.Olan bitene kayıtsız kalan ve kendi işlerine yoğunlaşan Guy,her şeyin çok güzel olacağını vaad etmektedir.Bir süreliğine olsa da ağrıları hafifleyen ve kilo almaya başlayan Rosemary,Hutch'un ölüm haberi ile sarsılır.Ancak onun son nefesinde okuması için işaret ettiği kitap eline geçtiğinde ise artık çevresine bir başka gözle bakmaya başlayacaktır...


İyi;Baştan sona gerilim yüklü kült olma unvanı kazanmış efsane bir yapım.Kurgu ve oyunculuk son derece başarılı.Mekan betimlemeleri,atmosfer ve binanın dokusu halihazırda yeterince buhran yaratıyor.Özellikle ikinci yarısı itibariyle işin gizemli kısmının da belirginleşmesi takdiri hak edecek cinsten.Tabii bir de Roman Polanski ve usta oyuncu kadrosunun da katkısı unutulmamalı.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Ekim 2012 | Etiketler : | | |