Güncel İncelemeler;

The Texas Chainsaw Massacre (2003)

The Texas Chainsaw Massacre (2003)
İzleyeceğiniz bu film 5 gencin başına gelen trajediyi anlatmaktadır.Genç oluşları olayı daha da dramatik hale getirmiştir.Ne kadar uzun yaşamış olurlarsa olsunlar o gün gördükleri kadar çılgınlığı ve vahşetine ne görmeyi ne de yaşamayı isterlerdi.Sıradan bir yaz öğlesi onlar için bir kabusa dönüşüverdi.Toplanan dosyalar 30 yıl boyunca Travis Emniyet Müdürlüğü'nün tozlu raflarında kaldı.Hewitt'ların evindeki suç mahallinden 1300'ün üstünde delil toplandı.Ama bu delillerin hiçbiri, polisin suç mahallinde çektiği gizli görüntülerden daha açık değildi.
Meksika'da mini bir tatil yaptıktan sonra evlerinin yolunu tutan Kemper ve arkadaşları,satın aldıkları uyuşturucunun ticaretini yaparak zengin olma hayalleri kurmaktadır.Olan bitenden bihaber olan Erin ise erkek arkadaşı Kemper'ın asıl geziyi düzenleme niyetini anlayınca epey sinirlenecektir.Öte yandan minibüslerine Pepper isimli bir de otostopçu kızı alana kahramanlarımız sıcak ve buhranlı bir yaz gününde akşam saatlerinde gerçekleşecek konsere yetişmek derdindedirler.Ancak yol üzerinde solgun görünüşlü bir kızın karşılarına çıkması ve Erin'in içindeki insan sevgisine yenik düşerek ona yardımcı olma çabası başlarını epey büyük bir tehlikeye sokacaktır.Zira arabalarına aldıkları kız Heiwitt ailesinin bir bireyi olup,sinir krizine yenik düşüp minibüsün içinde ansızın kafasını uçurarak intihar etmiştir.Yaşanan büyük kargaşanın ardından şimdi de onu yol kenarına bırakıp gitme ya da şerifi olan bitenden haberdar etme tartışmasına girişen gençler,Erin'in baskın çıkması sonrasında şerifi beklemeye karar verirler.Ancak Şerif Hoyt bir türlü ortaya çıkmamaktadır.En nihayetinde yol üstündeki eski değirmende olduğu bilgisi üzerine oranın yolunu tutan Kemper ve arkadaşları,tuhaf görünümlü küçük bir çocuğun kendilerine şerifin evinin yolunu tarif etmesi ile oraya gitmeye karar verirler.
Erin ve Kemper diğerlerinin cesedin yanında kalmasını isteyerek Şerif Hoyt'un evinin yolunu tutarlar.Sık bir orman ağının ardından,bahçesi ekinlerle kaplı ilginç bir mimariye sahip büyük bir eve ulaşan kahramanlarımız şerifin burada olmadığı bilgisini edinirler.İşin kötü yanı ise artık eli kanlı Hewitt ailesinin topraklarını da geçip onların evine kadar girmiş,her şeyden bir haber Thomas Hewitt'in ağına düşmüşlerdir.Soluksuz bir hayatta kalma savaşına girişen gençler bakalım kanın su gibi aktığı talihsiz günden tek parça halinde kurtulabilecek mi?


İyi;1974 yapımı The Texas Chain Saw Massacre orijinal yapımının başarılı bir remake'i olarak göze çarpıyor.Oyunculuk,mekan betimlemeleri ve akışkan kurgu oldukça tatminkar.Teen Slasher denince hemen akla gelen birkaç alternatiften biri.Serinin devam filmi The Texas Chainsaw Massacre: The Beginning (2006) için tıklayınız.
Kötü;Mantık hataları ve klişeler.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Mart 2013 | Etiketler : | | | | |

Gothika (2003)


Gothika (2003)
Gözetim altında tutulan psikolojik dengelerini yitirmiş suç zanlılarının bulunduğu hastanede müdür olan eşi Douglas'la beraber kriminal psikolog olarak görev yapan Miranda,son dönemlerde sıkıntılı bir dava üzerinde çalışmaktadır.Chloe isimli genç bir hastanın anlattıklarını manasız ve çelişkili olarak değerlendiren kahramanımız zamanla onun hikayesinin bir parçası haline dönüşecektir.En başından beri deli olduğunu düşündüğü Chloe'ya şans tanımayan Miranda'nın başı büyük beladadır.Zira ortada hiç bir sebep yokken çok sevdiği eşi Douglas'ı hunharca katletmiştir.
Aynı hastanede beraber görev yaptığı Miranda'nın eşini öldürmesi sonrasında tedavisini üstlenen Pete;üç günlük süreç içerisinde yaşananlarını tam olarak hatırlayamadığı ve asla kocasını öldürmeyi aklından bile geçirmediğini söyleyen Miranda'nın inandırıcılığı konusunda şüphelidir.Geçmişte Miranda ile duygusal olarak yakınlık kuran Pete için daha günler öncesinde beraber mesai bitirdiği arkadaşı,hastanedeki diğer psikolojik sorunlarla boğuşan hastalardan farklı değildir.Douglas'ın ölümü sonrasında Miranda'yı en şiddetli şekilde sıkıştıran,neden yaptığını öğrenmeye çalışan şerif ise aldığı cevaplardan memnun değildir.Zira çocukluk arkadaşı olan Douglas anlamsız şekilde öldürülmüştür ve Pete'in aksine Miranda'nın hemen yargılanarak cezalandırılmasını istemektedir.
Aradan birkaç gün geçmesiyle bir şeyler hatırlamaya başlayan kahramanımız;en son Douglas'ın Willow Creek'deki çiftlik evine gittiğini,kendisinin de hastane çıkışı evine giderken tünelin yakınlarında ansızın karşısında beliren bir kıza çarpmamak için kaza yaptığını anımsar.Pete'e göre ise ortada herhangi şüpheli bahsi geçen bir kız yoktur.Miranda giderek gerçeklik kavramından uzaklaşmaya başlamıştır.Zira çevresinde hayaletler gördüğünü iddia edip,hayatının tehlikede olduğunu söylemesi bardağı taşıran son damladır.Öncesinde Chloe'nun anlattıkları sonrasında ise yaşadıklarından bazı belirsiz noktaları,kafasında birleştirmeye başlayan Miranda ise bir yolunu bularak gözetim altından kurtulmalı ve dışarı çıkmalıdır.Düğüm ise Willow Creek'de çözümlenecektir.


İyi;Son derece başarılı bir gerilim filmi.Oyunculuk gayet iyi,olayların gizem seviyesi sıkılmadan izlemenizi sağlıyor.
Kötü;Kurgu tanıdık geliyor,son çeyrek biraz aceleye getirilmiş gibi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Mayıs 2012 | Etiketler : | | |

11:14 (2003)

11:14 (2003)
Ne yazık ki hak ettiği ilgiyi göremeyen,daha doğrusu pek bilinen bir yapım olmayan “11:14” daha çok maceraperest kurgusu ile gerilimin beraber harmanlandığı,hoş zaman geçirmenizi sağlayabilecek sürükleyici bir film .Konuya gelecek olursak;tür olarak birbirinden bağımsız olaylar ve kahramanların,aslında gayet akılcı bir şekilde bağlantısının kurulduğu,beş farklı hikayenin neden-sonuç ilişkisine şahit olacağız.Faili meçhul bir cinayetin akabinde gerçekleşecek olaylar ve uzaktan bakıldığında ilişkileri kestirilemeyen karakterlerimizin yer aldığı hengamede,saatler 11:14’ü gösterirken yaşanan bir kaza ile soluksuz serüven başlıyor…
Kız arkadaşı ile telefonda muhabbet ederek bir yandan da arabasıyla ilerleyen Mark,alkolünde etkisiyle anlık dalgınlığı sonrasında kaza atlatır.Kahramanımız bir şeye çarpmıştır ama neye?Bir anda gözüne ilişen,kaza yaptığı yerin yakındaki tabelada geyik çıkabilir ikazını gören Mark,derin bir nefes alarak arabasından iner.Ancak olanlar umduğundan biraz daha karmaşıktır.Kafatası ezilmiş bir ceset hemen arabasının yanıbaşında bulunmaktadır.Tam bu sırada şerif de olay yerine gelmez mi?Şerif bu gece oldukça meşguldür;keza sayılı dakikalar önce yakaladığı iki suçlunun taşıtta ileri kayarak Mark’a yer vermesini ister.Bu sırada anlık bir kargaşadan yararlanan Mark,ellerinde kelepçelerle koşarak kaçmaya başlar…
Bir grup genç,içlerinden birinin ailesine ait minibüsünde gezinerek çılgınca eğlenmektedir.Yavaş yavaş sapıtmaya başlayan gençlerden biri minibüsün camını aralayarak işemeye başlar.Her şey ne kadar da güzeldir değil mi etik kuralların hiçe sayılmaya başlandığı ekibimizde,önlerine çıkan birini fark edemeyerek paspasa çevirmeleri ile eğlence yerini korku ve telaşa bırakır.Dahası başlarından gelen tek talihsizlik de bu değildir hani :)
Frank sorumsuz kızı Cheri’nin ardı arkası kesilmeyen belalarından canı sıkılan bedbaht bir babadır.Çapkın kızı Cheri ise erkekleri avucunda oynatan alımlı bir bayandır.Cheri’nin yine bir gece alel acele evden çıkması ile bir şeyler karıştırdığını hisseden Frank,kızının sorunlu erkek arkadaşı ile buluşmaya gittiğini düşünmeye başlamıştır...


İyi;Kurgu son derece akıcı ve bağımsız olduğu düşünülen olaylar zekice birleştiriliyor.Zaman zaman geren,bazen de tebessüm etmenize neden olabilecek bir yapım.
Kötü;Türünün öncüsü değil o nedenle bazı sahneler tanıdık gelebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Mayıs 2012 | Etiketler : | | | |

Jeepers Creepers II (2003)

Jeepers Creepers II (2003)
İlk yapımın beğeni kazanmasının ardından;yaratık kavramına yeni bir boyut getiren Jeepers Creepers serisinin bu filminde,çirkin boss yaratığımıza (Creeper) dair daha fazla bilgi edineceğiz.Hemen ilk filmi özetle hatırlasak;Trish’in kardeşi Darry’yi koklayarak seçen garabet yaratığımız uçarak oradan uzaklaşmıştı.Yeni film ise bu konudan tamamen uzaklaşarak,bam başka bir coğrafyada ki tuhaf olayla başlıyor.Babasının emri ile kargalardan kurtulmak için tarlalarına çeşitli mesafelerde korkuluklar diken Billy,bu işlem sırasında korkuluklardan birinin hareket ettiğine şahit olur.Babası ve ağabeyine derdini anlatamayan minik kahramanımız,kendisine musallat olan korkuluk kılığındaki çirkin yaratığın onu sürükleyerek uçarak kaçması ile sırra kadem basar.Olayı gören Billy’nin babası Jack ise yaratığı bulup,oğlunun intikamını almanın peşindedir…
Eyalet basketbol şampiyonasından birincilikle ayrılan Bannon Lisesi basketbol takımı,takım otobüsü ile evlerine dönme yolundadır.Bir hayli neşeli olan gençler,kazandıkları unvan sayesinde oldukça mutludurlar.Ancak bir anda otobüsün bayan şoförünün(Betty) freni ile sarsılan kahramanlarımız,tekerin patlaması ile taşıttan inmek zorunda kalırlar.Betty tekeri kontrol ettiğinde;lastiğin üzerine saplanmış oldukça kesici,bir o kadar da çağ dışı görünen garip bir yaralayıcı aleti keşfeder.Mecburen tahliye edilen otobüsten indirilen gençlerin neşesi kaçmıştır.Dahası saatlerce ilerledikleri bu yolda kendilerinden başka her hangi bir taşıta da rastlamamışlardır.Telsiz ile yardım isteyen Betty’nin,çevreden sinyal alamayınca eli kolu tamamen bağlanır.Çok geçmeden yardım gelmeyeceğini anlayan Betty,diğer tekerlere daha fazla yük binmesi riskini göze alarak,takımı yeniden eve dönüş yoluna çıkarır.Bu olayla bir hayli zaman kaybeden kahramanlarımız,gecenin zifiri karanlığı içerinde,başlarına geleceklerden habersiz yollarına devam etmektedirler.Tam da bu sırada bir kabusa dalan altıncı hissi kuvvetli kahramanımız Minxie ,ilk filmde katledilen Darry ve Creeper'ın;şu an gitmekte oldukları yol üzerindeki tarlalarda belli belirsiz görünmelerine şahit olur.Otobüsün yeniden kaza yapması ile uyanan Minxie,gördüğü kabusun halen devam ediyor olabileceğinin bilincindedir.
Gecenin bir yarısı ıssız bir yol üzerinde mahsur kalan şampiyon takımımız,çok geçmeden etraflarındaki garipliklerin farkına varacaktır.Birer birer avlanmaya başlanacak olan kahramanlarımız,Creeper gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalacaklardır.Otobüse tıkışan ve kendilerini burada güvende hissetmek isteyen gençlere ise yaratığın bir takım sürprizleri olacaktır.Bu kargaşa arasında bir kabus daha görmeyi başaran Minxie ise Creeper'ın kendilerinden ne istediğini anlayacaktır.
“Her şeyi yer.Acıması yok…Kimse güvende değil.23 baharda bir 23 gün boyunca yer.”


İyi;Sıkılmadan izleyebileceğiniz,ilk filme göre daha vasat olsa da serinin eksikleri tamamlayan yaratık temalı alternatif bir film.Serinin ilk yapımı Jeepers Creepers (2001) için tıklayınız !
Kötü;Oyunculuk,Creeper modellemesi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Mayıs 2012 | Etiketler : | | |

Darkness Falls (2003)

“150 yılı aşkın bir süre önce Darkness Falls kasabasında,Matilda Dickson'ın tüm çocuklar tarafından çok sevildiği söylenir.Her çocuk dişi düştüğünde ona getirir...ve bir altın para ile değiştirirmiş.Bu yüzden ona "Diş Perisi" denirmiş.Fakat kader Matilda'nın yüzüne gülmemiş.Bir gece Lighthouse Point'teki evini kül eden yangın, yüzünde korkunç yara izleri bırakmış.Matilda'nın yanan cildi ışığa o denli hassasmış ki, yalnız geceleri ve kimse yüzüne bakmasın diye hep porselen bir maske takarak dışarı çıkabiliyormuş.Günün birinde kasabada iki çocuk eve dönmemiş.Kasaba halkı Matilda'yı suçlamış.Maskesini çıkarıp,korkunç yüzünü ışığa çıkararak asmışlar onu.Ve son nefesinde Matilda, Darkness Falls'u lanetlemiş.Ertesi sabah, iki çocuk sağ salim bulunmuş.Kasaba bu sırrını Matilda'nın cesediyle toprağa gömmüş.O günden beri kimileri Matilda'nın Darkness Falls çocuklarını son dişlerini düşürdükleri gece ziyaret ederek,yüzünü görenlerden intikam aldığına, yani lanetini yerine getirdiğine inanırlar.Daha önce iyilikle aldığımı,sonsuza dek intikamla alacağım.”
Korku gerilim filmleri arasında kendine has senaryolar üreten Avustralya menşeli yapımlarından biri olan “Darkness Falls” yine şehir efsanesi olarak bahsedebileceğimiz,bir tabunun perde arkasını aralıyor.Daha önce incelemesini paylaştığım “Wolf Creek” ve “Dying Breed” gibi diğer Avustralya yapımı filmlere benzer bir şekilde,ilgi çekici bir konu ile harmanlanan bu film,her ne kadar oyunculuk ve efektler bakımından vasatı aşamasa da boş zamanınızda izleyebileceğiniz ortalama bir yapım.
Filmin konusuna gelecek olursak;Kyle isimli ergenliğe girmek üzere olan sıkılgan,asosyal kahramanımız,son süt dişini çıkardığı gün diş perisini gördüğünü iddia eder.Dahası diş perisinin porselen kaplı maskesini ve gözlerinin önünde annesini katletmesine şahit olan Kyle,dokuz yıllık akıl hastanesi serüveninden sonra,halen karanlıktan ve diş perisinden korkarak yaşamaya devam eder.Günün birinde eski bir dosttan,daha doğrusu ilk kız arkadaşından telefon alacak olan Kyle,Caitlin’in minik kardeşinin (Michael) de şu an,geçmişte kendisinin yaşadığına benzer bir sendrom geçirdiğini öğrenir.
Michael geceleri on dakika bile kesintisiz uyuyamamaktadır.Odasında ışıkların sönmesinden ve diş perisinin bu vesile ile karanlıkta kendisini öldürmesinden korkmaktadır.Kyle her ne kadar bu olaya karışmak istemese de Caitlin’i kıramayacaktır.El fenerleriyle(diş perisinin gece kendisini ele geçirmesini engellemek için,geliştirdiği bir savunma yolu.) dolu bir valiz ile yola çıkan,yıllar sonra yeniden doğup büyüdüğü kasabaya dönen kahramanımız,annesini öldüren psikopat yaftası ile bir hayli zor anlar yaşayacaktır.Eskiden beri anlattığı katil diş perisi hikayesi ise Caitlin dışında herkesin dalga geçtiği bir uydurma olarak anılacaktır.
Kyle,Micheal’ın son süt dişini dökmek üzere olmasından yola çıkarak,yeniden karanlığın Darkness Falls kasabasına hakim olacağını ve porselen maskeli diş perisinin kasabalıdan intikam hazırlığında olduğunun bilincindedir.Zamanla ortadan kaybolmaların artması ve gizemli cinayetlerin işlenmesi ile çalkalanacak olan Darkness Falls kasabalıları ise,başlarda alay konusu edindikleri Kyle’ın hikayesine sahip çıkacaklardır.Diş perisini ebediyen kendilerinden uzak tutmanın yollarını arayan;Michael,Caitlin ve Kyle,diş perisini yok etmenin tek yolunun parlak bir ışıkla onu gafil avlamak olduğunu öğreneceklerdir.Kasabaya çöken karanlık sonrasında,bir grup hayatta kalan insanla beraber kasabanın biraz dışındaki deniz fenerine sığınacak olan kahramanlarımız,diş perisinin porselen maskesini çıkartmalı ve o iğrenç yüzünü kuvvetli bir ışıkla aydınlatarak yakmalıdırlar.


İyi;Diş perisi efsanesine değişik bir bakış açısı yansıtılmış.Filmin masalsı giriş bölümü başarılı.
Kötü;Oyunculuk ve efektler oldukça vasat.
Gereksiz;El fenerinin kurtarıcı olarak kullanılmasını biraz garipsedim.Ölüm saçan diş perisi modellemesi de zayıf kalmış sanki.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 16 Nisan 2012 | Etiketler : | | | |

Identity (2003)

 
Merdivenlerden çıkarken orada olmayan bir adamla karşılaştım,bugünde orada değildi.Keşke dedim keşke gitse..
Felaket bir günün,yağmurun sele dönüştüğü,şiddetli fırtınanın ıslık çaldığı berbat bir akşamındayız.Herbirinin ayrı ayrı hikayeleri ve sırları olan on kişi,bu kabus gibi geceden kurtulup sığınacak ıssız,gözlerden uzak bir motel bulurlar.Aralarında;problemli bir aile,yeni evli bir çift,bir tele kız,katil zanlısını nakleden bir polis dedektifi(Rhodes),bir limuzin şoförü(Ed) ve geçmişte ünlü bir televizyon yıldızı(Caroline) vardır.Rastlantısal olarak bir araya gelen kahramanlarımız,artık kader birliği yapıp gecenin gündüze kavuşmasını bekleyeceklerdir.
 
Motelin agresif aynı zamanda pek de tekin görünmeyen müdürü Larry,bu berbat günün belki de tek karda olanıdır.Sırasıyla gelen müşterilerinin motel giriş kayıtlarını tutar ve odalarını ayarlar.Yolda talihsiz bir kazaya sebep olan Ed,problemli ailemizin annesine çarpmıştır ve kaza sonrası onu ağır yaralamıştır.Panik ve koşuşturmacaların ardından onlar da motele sığınır ve telefonla yardım istemeyi planlar.Ancak yağmurdan dolayı telefon hattı kesilmiştir.Kısa süre içerisinde on kahramanımız da motele sığınmayı başarmıştır.Her ne kadar aralarında bir katilin de bulunması onları tedirgin etse de,dedektif onun bir problem çıkarmayacağı konusunda teminat vermiştir.
Caroline kaprisli bir bayandır ve bu motelde kalma işinden son derece rahatsızdır.Cep telefonunu kullanarak yardım isteyip,buradan uzaklaşmayı düşünmektedir.Motelin çevresinde sinyal aramaya çalışırken ortadan kaybolur.Ed,patronunun ortadan kaybolması üzerine,Rhodes'den  de yardım alarak onu bulmaya çalışır.Uzun uğraşları sonucunda Caroline'in öldürüldüğünü anlarlar ancak bedeninin tamamına ulaşamazlar.Bu dehşete düşürücü olayı, yol yordamıyla kalabalığa anlatıp,telaş ve paniğe mahal vermemelerini isterler.Bu sırada motelin arkasında bir kabile mezarlığının olduğu da anlaşılınca olayın gizemi daha da artmıştır.Artık herkes bu motelin ne kadar güvenli olduğunu sorgulamaktadır.Ortamda bir dedektifin bulunması,hava muhalefetinden dolayı moteli terk etmelerinin imkansız olması gibi sebeplerden ötürü,motelde kalmaya ikna olmak zorundadırlar.
Rhodes ve Ed,artık beraber cinayeti çözmek adına çalışmaya başlamışlardır.Baş şüpheli onlar için ne de olsa daha önce de birilerini öldürmüş olan katildir.Fakat onun olayla ilgisini saptayamazlar.Bu sırada Larry'nin, Caroline'ın cüzdanını ele geçirdiği anlaşılınca bütün şüpheler onun üzerine odaklanır.
 
Hayatta kalmayı başaran birkaç kahramanımız,yaşamlarına sürdürmek istiyorlarsa cinayetlerinin sırrını çözmeli ve asıl katilin kim olduğunu bulmalıdırlar.Ed,motele kayıt sırasında bırakılmış olan kimlik fotokopilerini incelerken rastlantısal şekilde bir araya geldikleri düşünülen on kişinin,aralarındaki gizemli ilişkiyi keşfetmiştir.(?)Gerçek katil kimdir? bütün bu dehşet verici olaylar ne zaman sona erecektir.
Malcolm Rivers?


İyi;Atmosfer,kurgu,sürpriz final.Türünün en iyi yapımlarından biri olduğu ekleyeyim.İzlerken birçok kez ters köşe olabilirsiniz :D
Kötü;Tamam çok iyi film ama bazı mantık hataları da yok değil hani.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Mart 2012 | Etiketler : | | |

High Tension (aka Haute Tension) (2003)

2000'li yılların başlangıcı ile Fransız sinemasında boy gösteren bol kanlı ve şiddet öğelerinin sıkça kullanıldığı korku-gerilim filmlerinin belki de öncüsü olan bu yapımı izlemek için;her şeyden önce sağlam bir mideye sahip olmanız gerekiyor.Marie ve Alexia aynı okulda okuyan samimi arkadaşlardır.Sınav dönemi daha rahat çalışmak amacıyla Alexia'nın kırsalda bulunan,gürültü ve şehir stresinden uzaktaki evine gitmeye karar verirler.Eve ulaşan kahramanlarımız,yorucu yol seyahatlerinin ardından duş alıp hemen dinlenmeye çekilirler.Bunun üzerine ışıklar  söndürülür ve uyku moduna geçilir.Gecenin sessizliği bozan ise kapıyı çalan tuhaf bir adam olacaktır.
Kafasında şapkası ve elinde ustura benzeri kesici bir alet bulunan bu adam (Le tueur),aslında dışarıdan bakıldığında tüpçü benzeri bir karakterdir:D Şaka bir yana Alexia'nın babasının kapıyı açmasıyla bol kanlı cinayetler ve hunharca katliamlar gerçekleşecektir.Le tueur;Alexia'nın annesini,babasını ve evin köpeğini öldürdükten sonra,odadan odaya dolaşarak hayatta kalan başka birilerinin izini aramaktadır.Bu sırada yaşanan dehşet dolu anlar nedeniyle Marie bir yere saklanmıştır ve tehlikenin geçmesini beklemektedir.Alexia ise Le tueur tarafından yakalanmıştır ve eli yüzü kaçmaması için bağlanmıştır.Belli ki onu yanında götürecektir.Peki ama bütün bu sadistçe eylemler bir kız için midir?
Le tueur evde kimsenin olmadığına ikna olduktan sonra Alexia'yı da yanına alarak,kamyonetine doğru ilerler.Maire tehlikeyi atlatmış olsa da arkadaşının cani adam tarafından tutsak edilmiş olması,hayatını tehlikeye atarak bu psikopatın peşine düşmesine neden olacaktır.Le tueur arabayı çalıştırırken bir yolunu bularak kamyonetin arkasına girmeyi başaran Marie,hem Alexia'yı bu durumdan kurtaracağı yönünde telkin etmekte,hem de elindeki bıçağı ile Le tueur kamyoneti durdurup arka kapıyı açmaya geldiğinde,bu lanet yerden nasıl kurtulacaklarını planlamaktadır.
Çok geçmeden bir benzinlikte duran Le tueur,içecek bir şeyler almak için kamyonetten iner.Fırsattan yararlanan Marie,kamyonetten çıkarak bir telefon bulup yardım çağırmayı umar.Markete giren kahramanımız,kasadaki görevliyi Le tueur hakkında uyarır ve polisi araması gerektiğini söyler.Ancak tam olarak derdini anlatamayan Marie,içeriye Le tueur'un girmesiyle saklanır.Görevli hem Marie'nin söyledikleri hem de Le tueur'un tavırlarından onun gerçekten de de suçlu olabileceğini düşünür.Aynı zamanda ellerinde ve kıyafetinde de kan izleri bulunan Le tueur,görevlinin endişeli hallerinden bir problem olduğunu hisseder ve onu da hunharca öldürür.Markette Marie'nin de bulunduğundan haberi olmayan canimiz,kamyonetine yönelir ve yeniden yola koyulur.Marie'nin önünde hayatta kalabilmek adına ikinci bir fırsat vardır.Ancak kahramanımız polisi arayıp yardım istedikten sonra bir araba bularak kamyonetin peşine takılır.Uzun bir takibin ardından,ormanlık bir arazide kamyoneti kaybeden kahramanımız,çaresiz bir şekilde arabayla turlayarak etrafı kolaçan etmektedir.Le tueur ise takip edildiğinin farkına varmıştır ve Marie için bir sürpriz hazırlamaktadır.
Ormanın derinliklerinde kovalamacalar ve şiddet dolu sahnelerin ardından Marie,psikopat adamı alt etmeyi başarır.Ancak yaşanan olaylar Alexia'nın gözlerinde farklı anlamlar bulacaktır.Ayrıca benzinliğe ulaşan polis ekiplerinin de kamera kayıtlarını incelemesi ile mutlak gerçekler ortaya çıkacaktır.

İyi;Bol kanlı yapımların öncülerinden sayılır.Sadistce sahneler,canice kıyımlar filmin geneline yayılmış durumda.Gerilim dozu yüksek. Kötü;Esasında finalde farklı bir şey denenmiş,ama pek hoşuma gittiğini söyleyemem.
Gereksiz;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Şubat 2012 | Etiketler : | | |

Wrong Turn (2003)

Tepenin Gözleri serisi ile beraber en iyi mutant yaratıklar ve hayatta kalma temalı gençlik filmlerinin başında gelen “Wrong Turn” serisi,izlerken kesinlikle sıkılmayacağınız korku ve gerilim öğelerinin yanı sıra bir hayli de eğleneceğiniz yapımlardan...
Chris önemli bir iş görüşmesine yetişmek amacıyla bütün parasını uçak biletine değil de tutkunu olduğu Mustang arabasına yatırmış,tıp eğitimi alan sorumluluk sahibi bir gençtir.Arabasıyla ilerleyen Chris,otoyolun tıkanması üzerine kestirmeden trafiği atlatmak için,ıssız bir taşra yoluna sapar.Burada görünüş itibari ile pek de tekin olmayan bir adamdan yol hakkında yardım alır ve onun gösterdiği harita üzerindeki tali yol hattından ilerlemeye devam eder.Toplantıya yetişebilmek için hız yapmaya başlayan kahramanımız ansızın önüne çıkan park halindeki bir jeepe çarpar.Neyse ki bu olaydan ciddi bir yara almayan Chris’in etrafını maceraperest bir genç grubu sarar(Jessie,Carly,Scott,Evan ve Francine) ve onlar tarafından neden bu kadar hızlı gittiği konusunda sorguya çekilir.Kısa süreli bir münakaşanın ardından gençler aralarındaki problemleri hallederler ve ortamın yatışması ile tanışma fırsatı bulurlar.Anlaşılana göre onlarda mağdurdur.Çünkü birisi yolun üzerine dikenli tel bırakarak kaza yapmasına neden olmuştur.
 
Gençler Evan ve Francine’yi arabaların yanında bırakıp,Chris’in de onlara katılmasıyla ormanın derinliklerinde yardım aramaya çıkarlar.Çok geçmeden etrafında araba enkazlarının bulunduğu,döküntü bir baraka bulurlar.Kapıyı çalan kahramanlarımız içerde birisinin olmadığını anlayıp,Chris’in fikri ile içeri girmeye karar verirler.Amaçları bir telefon bulmak ve yardım çağırmaktır.Barakaya giren kahramanlarımız burasının iğrenç bir yer olduğu konusunda hem fikirdir.Dahası evin her yerinde parçalanmış insan uzuvları vs vardır.Bu lanet kulübe dakikalar geçtikçe daha da berbat bir yer haline dönüşmektedir.Gençler tam bu garabet yerden uzaklaşacakken dışarıdan eve yaklaşan bir kamyonetin geldiğini görürler.Barakaya bakılınca burada nasıl birilerinin yaşadığı bilmecesinin cevabı kahramanlarımız dehşete düşürür.Hemen evin arka kapısından tüymeyi düşünürler.Ancak kapının kapalı olduğunu fark ederler.Bu sırada evin sahipleri ön kapıdan içeri girmeye başlamıştır bile.
 
Geride bıraktıkları arkadaşlarının mutantlar tarafından parçalanarak korkunç şekilde öldürülmelerine şahit olan kahramanlarımız paniklerler ancak bu lanet yerden çıkmak istiyorlarsa sessiz olmalıdırlar.Scott sorumluluk alır ve bu işin üstesinden gelebileceğini söyler.Ancak  bazı aksilikler sonrasında planları sekteye uğrayan gençler Chris de hayatını riske atar.Neyse ki sadece bacağından yaralanmıştır ve kızlarla beraber anahtarı üzerinde olan mutantların boşalttığı kamyonete ulaşmayı başarır.Tam işler yolunda gitmeye başlamışken Scott’ın gözleri önünde öldürüldüğünü gören gençler yeniden dehşete kapılırlar.Özellikle Scott’ın sevgilisi olan Carly;erkek arkadaşının katledilmesinin ardından bu lanet ormandan ve vahşi mutantlardan kurtuluş yolu olmadığını hissetmeye başlar.
 Kamyonetin arızalanmasının ardından yürüyerek ormandan kurtulmaya çalışan Jessie,Carly ve Chris,bir yangın kulesine rastlarlar.Olabildiğince ağaçlarla kaplı bu medeniyetin girmediği arazide kule sayesinde olası bir telsize ulaşabilecek olan kahramanlarımız,bu sayede yardım çağırabileceklerini umarlar.Kuleye tırmanan gençler tahmin ettikleri gibi bir telsiz bulurlar.Ancak çok eski olduğu her halinden belli olan bu telsizi çalıştıramazlar.Bu sırada gecenin karanlığı ormanı kelimenin tam anlamıyla bir zindana çevirmiştir.Karanlığı bozan tek şey ise ellerinde meşalelerle iz süren mutant ailedir...


Serinin Diğer Filmleri;
Wrong Turn 2: Dead End (2007)
Wrong Turn 3: Left for Dead (2009)
Wrong Turn 4: Bloody Beginnings (2011)

İyi;Türünün en iyi temsilcilerinden biri.Son ana kadar soluksuz seyir zevki sizleri bekliyor.Ayrıca orman sahnelerinin ve özellikle yangın gözlem kulesi bölümlerinin gayet başarılı olduğunu ekleyeyim.
Gereksiz;Klişe teen slasher yapımlardan pek farkı yok açıkçası.O nedenle fazla beklentiye kapılmadan izlemenizi öneriyorum.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;