Güncel İncelemeler;

The Children (2008)

Bu dünyaya onları siz getirdiniz, ama onlar sizi göndermeye kararlı.
Elaine,eşi ve çocukları yılbaşını daha eğlenceli geçirmek maksadıyla kız kardeşi Chloe ve ailesinin yaşadığı şehir merkezinden uzaklarda taşra evine giderler.Bu organizasyon sayesinde neşeli geçeceğini düşündükleri iki günlük tatillerine hız kesmeden başlarlar.Lakin Elaine'in minik oğlu (Paulie) ateşlenerek tuhaf tavırlar sergilemektedir.Öncesinde bunun her çocuğun başına gelebilecek sıradan bir hastalık başlangıcı olduğunu düşünseler de saatler ilerledikçe diğer çocuklarında benzer semptomlar göstererek saldırganlaşma eğilimlerinin tetiklendiğine şahit olurlar...
Daha teyzesinin evine adım atar atmaz ateşlenerek aksileşmeye başlayan Paulie,diğer çocukları da huzursuz etmeyi başarmıştır.Elaine ise bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetse de uzun yolculuk sonrasında oğlunun soğuk algınlığı geçiriyor olma olasılığı üzerinde yoğunlaşır.Ne de olsa uzun süredir neşeli bir şekilde geçmesini planladıkları Noel'de ufak bir kırgınlık nedeniyle keyiflerini kaçmasına izin vermek istememektedir.Ancak ertesi gün gerçekleşecek olan kanlı olay herkesin işin boyutunu kavramasını sağlayacaktır.Şimdi sadece Paulie değil diğer çocuklar da tuhaflaşmakta,dahası ebeveynlerine karşı saldırganlaşmaktadır....



İyi;
Yerde kar örtüsünün olduğu kanlı filmler nedense beni her zaman cezbetmiştir.(Kırmızı ve beyazın muazzam uyumu :D)Şaka bir yana mekan,atmosfer ve çekim teknikleri olarak yapımın başarılı olduğunu belirteyim.Ayrıca İngiliz sinemasının bu tarza ağrılık verdiğini ve yine benzer konseptteki Eden Lake (2008)'e de göz atmanızı öneriyorum. 
Kötü;Klişe hikayesi olan vasat bir yapım.Son dönemlerde sıkça görmeye başladığımız minik zombiler ya da masum olduklarına inandığımız çocukların aslında öyle olmadıkları önermesi seyirciyi şaşırtmaktan epey uzaklarda...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Temmuz 2012 | Etiketler : | | |

Joy Ride 2: Dead Ahead (2008)

Joy Ride 2: Dead Ahead (2008)
Melissa ve yakın zamanda evleneceği erkek arkadaşı Bobby Las Vegas'a gidip bekarlığa feda partisi yapmayı planlarlar.Melissa'nın baş belası kız kardeşi Kayla'da partiye dahil olur.Kayla sorumsuz,asi ruhlu ve ablası olmadan hiç bir halt beceremeyen problemli bir kızdır.Bu arada Kayla ablası ve müstakbel eniştesine büyük bir sürpriz hazırlamıştır.İnternette tanıştığı hippi görünüşlü bir elemanı(Nik) onlarla Las Vegas'a gelmesi için davet etmiştir.Nik pratik zekaya sahip,esprili,eğlenceli birisidir.Ancak o da aynen Kayla gibi sorumsuz ve hayatı uçlarda yaşayan,Bobby'ye tamamen tezat bir karakterdir.Bobby her ne kadar Nik'in aralarına katılmasından huzursuz olsa da,Melissa'nın ısrarları ve kız kardeşinin de eğlenmeye hakkı olduğunu söylemesi ile ikna olur.
Yolculuklarına bütün hızlarıyla devam eden gençler,Nik'in önerisi üzerine Las Vegas'a giden daha kestirme olan alternatif yola saparlar.Ancak bu kararları çok geçmeden başlarına dert olacaktır.Kahramanlarımız arabası arızalanır ve çevrede de in cin top oynamaktadır hani.Olayın sorumlusu olarak Nik'i gösteren Bobby bir hayli sinirlense de,Melissa'ya verdiği sözü tutmak ve onu kırmamak için kendine hakim olmaya çalışır.Aksilik ya gençler her zaman olduğu gibi gsm kapsama alanının dışında kalmışlardır.Bunun üzerine kilometrelerce gerilerinde hiç bir şey olmadığından,yola kaldıkları yerden ileri doğru devam etmeyi düşünürler.
Uzun bir yürüyüşün ardından bitap düşen gençler,en sonunda bir eve rastlarlar.Hemen telefonu kullanıp yardım çağırmak için kapıyı çalsalar da evden ses seda gelmez.Bunun üzerine Nik,başka çareleri olmadığını düşünerek camı kırarak içeri girer.Kahramanlarımız içeride telefonun çalışmadığını anlarlar.Dahası bu ev uzun süre önce terk edilmiş gibidir.O da nesi! Garaja göz atan Nik,gösterişli bir o kadar da mazi kokan nefis bir araba bulur.Plan şudur;kahramanlarımız bu arabayı alarak evlerine gideceklerdir,ev sahibi döndüğünde ise ona arabası geri verebilmek için telefon numaralarını masaya bırakarak durumu anlatan bir notu da eklerler.Her ne kadar bu fikir Melissa ve Bobby'nin pek içine sinmese de yapacak başka bir şeyde yoktur hani.Peki ama ortalarda gözükmeyen ev sahibi bu durumu nasıl karşılayacaktır ?
Yeniden yola çıkan gençler,kamyon şoförlerinin konakladığı bir kafede bir şeyler atıştırmak üzere dururlar.Bu sırada Melissa'nın telefonu çalar.Arayan arabanın sahibidir(Rusty).Gizemli bir konuşma stili olan Rusty,sanki Melissa'nın çok yakınlarındadır ve onun aldığı her nefesten haberdar gibidir.Yoksa Rusty bulundukları kafenin içerisinde bir yerlerde midir?


İyi;Eğlenceli bir yapım.Yol-gerilim filmlerini severler için alternatif olabilir.Serinin ilk filmi Joy Ride (2001) için tıklayınız.
Kötü;İlk yapıma nazaran oldukça vasat.Kurgu bütünlüğü yok.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 25 Haziran 2012 | Etiketler : | | | |

Rest Stop: Don't Look Back (2008)

Rest Stop serisinin devam filmi olan bu yapımda,ilk filmin bir yıl sonrasında gerçekleşen olaylarla başlıyoruz.Kısaca hatırlayalım;Jess ve Nicole Kaliforniya'ya eski otoyol olarak adlandırılan bir yoldan giderek,Rest Stop tabelalı bir yerde ihtiyaç molası vermeye karar vermişlerdi.Sonrasında KLZ 303 plakalı kamyonetli bir sapık,kahramanlarımıza musallat olmuştu.İkinci filmde ise kardeşi Jess ve onun kız arkadaşı olan Nicole kaybolduğu sıralar Bağdat’da askeri görevini yerine getiren Tom,kısa bir süreliğe izin vesilesiyle Amerika'ya ailesinin yanına dönmüştür.Jess ve Nicole’un ortadan kaybolmasında pek çok sır faktörünün halen çözülemediğinin farkında olan Tom,küçük kardeşine sahip çıkamamanın verdiği acıyla,Kaliforniya’ya giderek olayın perde arkasını araştırmaya niyetlidir.
Bu seyahatte Tom’a eşlik edecek olan kız arkadaşı Marilyn ve çocukluk arkadaşı Jared ile beraber yola çıkan kahramanlarımız,Jess ve Nicole’un halen yaşıyor olması ihtimali üzerinde durmaktadır. Marilyn bu geziye pek sıcak bakmasa da Tom’un hatırına yanındadır.Jared ise tamamen farklı bir hikayeden ötürü,Tom ve Marilyn’in peşine takılmıştır.Amacı Nicole’ü bulmak onunla bir ilişkiye başlama sevdasıdır.Keza çocukluğundan beri tanıdığı Nicole’e, malum kayboluşuna dek halen içini dökememiştir.
İki araba ile yola çıkan kahramanlarımız(önde Tom ve Marilyn,arkada ise Jared kendi arabası ile)eski otoyol adı verilen yolu ararlarken,köhne bir benzinlikte yakıt ikmali yapmaya karar verirler.Bu sırada karşılaşacakları garip bir adam,Tom’un ısrarlı soruları üzerine ekibimize kayıp otoyola nereden gidildiğini söyleyecektir.Dahası adamın ufak tefek şeyler sattığı dükkanında,Nicole’e ait bir eşyayı gören Jared,gizemli pompacının geçen yıl olanlarla ilgili bir şeyler biliyor olabileceği konusunda diretmektedir.Tom ise Jess ve Nicole’e ait bir fotoğraf gösterdiğinde,pompacı bu çocukları gördüğünü ve eski otoyola saptıklarını söyler.Artık her şey daha fazla anlam kazanmıştır…
Yeniden ve arzuyla yola çıkan kahramanlarımızdan Jared,Rest Stop sit alanına gelmeden birkaç mil geride bir tuvalet kabini bulur ve orada ihtiyacını gidermek için duraksar.Telsizle Tom’a duraksadığını haber veren Jared,tuvalete girdiğinde ilk filmdeki meşhur kamyonetin psikopat sahibinin tacizleri ile karşılaşır.Neyseki çok geçmeden ondan kurtulan Jared,bu sefer ise adeta hayal görmektedir.Bir an da karşısında Nicolu’u gören şaşkın kahramanımız,halen gözlerine inanamamaktadır.
Rest Stop bölgesinde duran Tom ve Marilyn ise ilk filmdeki olay döngüsüne son derece benzer bir talihsizlik yaşayacaktır.Tuvaleti kullanan Marilyn burada bir dizi halüsinasyon görecektir.Dahası bunlara ek olarak bir de Nicolu’ü gören genç kahramanımız,gördüklerinin şokuyla kendisini zor dışarı atar.Ama bu da nesi?Tom ortalarda yok.
Ölümsüz birini nasıl yok edebilirsiniz ki?
“1971 yılında karavanlı tuhaf ailemizin konuğu olan KLZ 303 plakalı kamyonetin sahibinin normal bir sürücü olduğunu söylesem :D Kamyonetindeki bir arıza sonrası,yoldan geçen karavandan yardım isteyen sürücümüz,karavandaki ailenin reisi olan peder tarafından yaptığı bir günah sonrasında gözleri oyularak öldürülür.Bu olayın sonrasında bir hayalet olarak intikamını almak için dönen sürücü,önce karavandaki pederi ve ailesini yok eder.Sonrasında ise günümüze kadar gelen,eski otoyoldan geçen talihli kurbanlarını…”


İyi;İlk filmi izleyenlerin aklında epey soru işareti oluşmuştu.Serinin devam filmi kurgu bütünlüğünü sağlıyor.Rest Stop (2006) için tıklayınız.
Kötü;Olay bütünlüğü ilk filmde epey dağınıktı ama bir yandan ilgi çekici olduğunu düşünüyordum.Serinin devam filminde tek düze klişe ilerleyiş beklentimin epey altında kaldı.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Haziran 2012 | Etiketler : | | |

Solstice (2008)

Konu olarak klişe olmayan sıra dışı bir hayalet hikayesi “Solstice” ikiz kız kardeşi olan Sophie’nin intiharı ile sarsılan Megan’ın yaşadığı bir takım gizemli olayları işliyor.Öyle ki Megan ve Sophie beraber katıldıkları bir eğlencenin gecesinde;Sophie son günlerde yaşadığı depresyonun sonrasında,hiçkimse ile bir şeyler paylaşmadan bir anda intihara etmesi,başta Megan olmak üzere bütün arkadaşlarını derinden yaralamıştır.
Bu üzücü olayın bir yıl sonrasında samimi arkadaşlarıyla beraber,yeniden ikizi ile doğup büyüdüğü eve,bu sefer kafasını dağıtmak ve eğlenmek için gelen Megan;bir nebze olsun yaşananları unutmak niyetindedir.Christian,geçmişte Sophie’nin erkek arkadaşıdır ve her zaman onunla iyi geçinmiştir.Megan ise daima ikizi ve Christian arasındaki güzel ilişkiye imrenmektedir.Ekibi toplayan gençler arabalarıyla şehrin bir hayli dışında,göl kenarındaki Megan’ın ailesine ait eve doğru yola çıkarlar.Mevsimin son derece elverişli olması ve yakında gün dönümünün gelecek olması sebebiyle coşkuyla eğlenmeye başlayan gençler,bir yandan da Megan ve Christian’ın yakınlaşmasına şahit olacaktır.
Zamanında beraber aynı odada kaldıkları ikizi Sophie’nin eşyalarını toplamaya başlayan ve onu unutmanın yollarını arayan Megan,bu sırada Sophie’e ait bir anahtarlığa rastlayacaktır.Başlarda önemsemeyip anahtarlığı da diğer eşyalar gibi bir kolinin içerisine tıkıştıran Megan,aynı günün gecesinde kardeşi Sophie ile ilgili korkunç kabuslar görmeye başlayacaktır.Dahası gecenin bir yarısında evin bahçesindeki arabalarından gelen sesler nedeniyle irkilen kahramanımız;arabaya ulaştığında kaldırıp paketlediği anahtarlığı yeniden karşısında görünce bir hayli şaşırır.Bu anahtarlıkta neyin nesidir?Acaba ucundaki anahtar neyin kilidini açacaktır?Sophie ikiz kardeşi Megan’a anahtarlık vasıtası ile bir şeyler mi anlatmaktadır?
Yaşadığı sıra dışı olayları ilk önce Christian ile paylaşmaya çalışan Megan,onun her şeyi unutmaya yönelik tavrından sıkılmaya başlamıştır.Eve yerleşmeden hemen önce alış verişi için uğradıkları markette,Nick isimli maneviyatı yüksek bir gençle tanışan Megan,belki de aradığı psikolojik desteği ondan bulacaktır.Nick,büyük annesi voodoo büyüleri yapan,ölüler ve onlarla ilgili pek çok makale okumuş bu konularda bilgi sahibi,genel olarak da çalışkan bir gençtir.Üstelik Megan’ı ilk gördüğünden beri onun bir sıkıntısı olduğunu hissetmektedir.Bir gün yine alışveriş için Nick’in çalıştığı markete uğrayan Megan,akşam evinde vereceği parti için onu da davet eder.Akşam partide eğlenen gençler,gecenin bastırması ile Nick’in önerisi üzerine ufak bir voodoo seansı yaparak,Megan’ın yaşadığı psikolojik buhranlara çare bulma arayışındadırlar.Ürpertici bir sonla bitecek olan bu seans sonrasında keyfi kaçan kahramanlarımız odalarına çekilirler.Gecenin sonunda Nick’in önerisi ile anahtarlığı beyaz bir beze sararak toprağa gömen Megan,anahtarlığın üzerindeki olası bir lanetten kurtulmanın peşindedir.

İyi;Başarılı bir hayalet hikayesi olduğunu söyleyebilirim.Kurgu oldukça ilgi çekici ve kesinlikle sıkılmanıza izin vermiyor.
Kötü;Olayın biraz daha psikolojik gerilim yönü vurgulansa ortaya daha iyi bir şeyler çıkabilirmiş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 13 Haziran 2012 | Etiketler : | | | |

100 Feet (2008)

Kısa bir süre evvel hapishaneden şartlı tahliye ile salınan Marnie,kendisine şiddet gösteren kocasını nefsi müdafaa sonrası öldürmüştür.Kocası Micheal’ın ölümünün akabinde hapishaneye yatırılan kahramanımız,belli bir sürenin ardından şartlı tahliye ile cezasını ev hapsine çevirmeyi başarmıştır.Ayak bileğine bağlanan elektronik bir kelepçe ile 100 adımlık alan içerisinde serbest gezmesine izin verilen Marnie,öldürdüğü eşi Micheal’ın ortağı olan Shanks tarafından da yoğun gözetim altındadır.
Hapishanede geçen uzun ayların ardından yeniden evine dönme şansını yakalayan kahramanımız,her ne kadar burada kendisini daha özgür hissetse de aslında yine de bir tutsaktan farksızdır.Evde geçirdiği birkaç gecenin sonrasında iyiden iyiye sıkılmaya başlayan Marnie,bir de Micheal’ı öldürdüğü köşedeki kan lekesinin,temizlemesine rağmen yeniden ortaya çıkması ile psikolojik olarak zor anlar yaşamaktadır.Semt marketinin servis görevlisi olan Joey ile tanışan kahramanımız,yaşadığı büyük yalnızlığın içerisinde kendisini anlayan tek kişi olarak onu görmektedir...
Yine bir gece evde uyumaya çalışan Marnie,bir anda karanlığın arasından bir suretin kendisine saldırması ile dehşet dolu anlar yaşar.Peki ama bu surette neyin nesidir?Hayalet?Ertesi gün sabahtan Marnie’nin evine gelen Shanks rutin bir kontrol olarak,eve göz atmak istemektedir.Ancak evden ziyade Marnie’nin yüzündeki morluklar ve çürük izleri Shanks’in daha çok dikkatini çekmeyi başarmıştır.Sürekli olarak Marnie’nin evini gözetleyen kahramanımız,eve giren çıkan olmadığı halde nasıl olur da onun bu hale gelebileceği konusunda ciddi endişelere sahiptir.İlk aklına gelen ise ortağı Micheal’ın başka biri tarafından öldürülüp,suçun Marnie tarafından üstlenildiğidir.Yani gizlice eve giren birisi ya da birileri Marnie’yi tehdit edebiliyor,hatta gerçeğin açığa çıkmaması pahasına ona işkence ediyor olabilirler.
Shanks’ın tüm baskılarına rağmen evde yalnız olduğunun kararlılıkla altını çizen Marnie,Micheal’ın hayaletinin evde dolaştığını ve kendisinden intikam almaya çalıştığını söyler.Shanks bu iddiaları komik bulsa da ortada esrarengiz bir olay olduğu açıktır.Joey’un yardımı ile kütüphaneden hayaletler hakkındaki yazılan kitaplara ulaşan Marnie,ilk olarak Micheal’ı ait bütün eşyaları evden uzaklaştırarak ondan kurtulmayı umar.Sonrasında ise evi tütsüler.Ancak ne yazık ki takım elbiseli hayalet suretindeki Micheal,hız kesmeden Marnie’nin başına bela olmayı sürdürmektedir.Ne yapıp etse de Micheal’ın hayaletinden kurtulamayan kahramanımız,en sonunda ona ait gizli bir eşyanın evde olabileceğini düşünmeye başlar.Bakalım bu eşya teorisi Marnie’nin kurtuluş yolu olabilecek midir?

İyi;Son derece başarılı tek mekan filmlerinden biri olduğunu söyleyebilirim.Bu filmi sevenler The Resident (2011) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;Efektler daha iyi olsa (yani yapım bazı sahneler de aksiyon yerine paranormal olarak konumlandırılsa) çok daha iyi bir iş ortaya çıkabilirmiş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Haziran 2012 | Etiketler : | | | |

Stag Night (2008)

Dört genç adam eğlenmek için gittikleri barda huzursuzluk çıkardıkları gerekçesiyle dışarı atılırlar.Ancak gece daha yeni başlamıştır ve kahramanlarımızın evlerine dönmeye hiç de niyetleri yoktur.Aralarından birinin önerisi üzerine sabaha kadar açık olan bir gece kulübüne gitmek için metroyu tercih ederler.Ne de olsa en yakın arkadaşları Mike evlenme arifesindedir ve hazır onu yakalamışken sabahlara kadar eğlenmeden bırakacak değildirler.
Mike'ın baş belası abisi Tony de yanlarındadır.Metroda iki genç bayanla tanışan kahramanlarımız,alkolün etkisiyle kızları rahatsız etmeye başlarlar.Bu sırada metro ansızın istasyona ulaşmadan durur.Dahası ışıklar kapanmış ve kapılarda açılmıştır.Başlarda bunun mekanik bir arıza olduğunu ve her şeyin birkaç dakika içerisinde yoluna gireceğini düşünen Mike,metroda kızlar ve arkadaşlarından başka hiç kimse olmadığını anlayacaktır.Etrafı keşfe koyulmak için aşağı inen kahramanlarımız,metronun bir anda çalışarak yoluna devam etmesi ile tuhaf,izbe bir mekanda yapa yalnız kalırlar.Bir sonraki metro seferinin bir saat sonra olduğunu öğrenen  gençler,ikiye ayrılmayı düşünürler.Bir grup bir sonraki istasyona kadar karanlık tünel boyunca yürümeyi planlar.Diğer grup ise bekleyerek bir sonraki metroya binme taraftarıdır.
Çok geçmeden tünellerde başkalarının da olduğu fark eden kahramanlarımız,köpeklerle dolaşan bir grup ucubenin saldırısına uğrar.Teker teker avlanmaya başlayan kafilemiz deyim yerindeyse kapana kısılmıştır.Gün doğana kadar saklanarak bir şekilde hayatta kalmayı planlasalar da işleri hiç de kolay olmasa gerek.

İyi;Karanlık sahnelerin çok olduğu,kovalamacalı sıkılmadan seyredebileceğiniz alternatiflerden biri.Bu filmi sevenler;Creep (2004) ve The Midnight Meat Train (2008) yapımlarını da izleyebilirler.
Kötü;Kurgu çok klişe.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Mayıs 2012 | Etiketler : | | | |

Fear Itself (2008)

Fear Itself (2008)

Masters of Horror serisinin ikinci sezonunun ardından tamamlanması sonrasında,benzer mantıkla oluşturulan Fear Itself,yaklaşık 40-45 dakikadan oluşan birbirleriyle bağlantısı olmayan kısa bölümlerden oluşuyor.Korkunun ustaları serisinde yer alan yönetmenlerin bazılarının bu projede de karşımıza çıktığını söyleyebilirim.Masters of Horror'a göre daha az şiddet öğeleri,kan ve cinsellik barındıran bu yapımda,bazı bölümlerin gerçekten iddialı olduğunu da ekleyeyim.

Bölüm rehberi:

1-The Sacrifice 
2-Spooked 
3-Family Man 
4-In Sickness and in Health 
5-Eater 
6-New Year's Day 
7-Community 
8-Skin and Bones 
9-Something with Bite 
10-Chance 
11-The Spirit Box 
12-Echoes 
13-The Circle

Akılda kalan bölümler;

 

The Sacrifice 



Kardeşi Lemmon ile beraber belalı bir işe bulaşan Point,arkadaşlarından birinin vurulması sonrasında şehirden uzaklaşmaya çalışır.Polisler nedeniyle otoyoldan ve tanıdık yollardan uzak duran kahramanlarımız,ufak bir taşra yolu üzerinden ilerlerler.Arabalarının bir şeye çarpması sonrasında,dondurucu soğuğun altında sığınacak bir yerler aramaya başlayan gençler,en nihayetinde epey uzaklarda olsa da tüten bir baca görürler.
Yaralı arkadaşları Navarro'nun durumunun kritikleşmesi sonrasında hızlanarak tuhaf bir mekana ulaşan gençler,çevrede kimseye rastlamazlar.Etrafı tahtalarla çevrilmiş dev bir kaleyi andıran yerde,iç içe geçmiş onlarca küçük ev bulunmaktadır.Yolun karşısında ise bu tarz bir yere oranla oldukça büyük olan mezarlık ilgilerini çekmeyi başarmıştır.Evlerden birine sığınan Point ve arkadaşları,çok geçmeden Chelsea isimli bir kızın karşılarına çıkması ile paniklerler.İzinsizce girdikleri evin sahibi odur.Dahası pek de misafirperver görünmemektedir.Kısa tanışma faslının ardından mağdur olduklarına inandığı Point ve çetesini ağırlamayı kabul eden Chelsea,kendisine çok benzeyen diğer iki kız kardeşini de (Tara ve Virginia) tanıştırmakta gecikmez.(devamı)



Eater
Acemi polis Bannerman rutin geçen mesai sonrasında Mellor isimli azılı bir suçlunun birimlerine getirilmesi ile heyecanlanır.Zira çavuş Williams'ın bahsettiği üzerine tipik bir seri katilden epey farklıdır.Kurbanlarını özenle seçerek onlara günlerce işkenceler yapan Mellor,en nihayetinde diri diri yiyerek midesine indirir.Cajun misali katlettiği insanların derisinden-dişlerine her şeyleri sökerek kullanan Mellor,son derece dikkat edilmesi gereken eli kanlı bir canidir...
Daha ilk görüşten fiziği ile de dikkatleri çekmeyi başaran dev katil,Bannerman gibi çaylak bir polis için epey korku vericidir.Çavuşun evine gitmesi ile Mattingley ve Steinwitz ile gece nöbetine kalan kahramanımız saatler ilerledikçe bi şeylerin ters gitmeye başladığına şahit olacaktır.Mellor üzerini ceketiyle örterek ölü misali yatmaktadır,Steinwitz ise Bannerman'ın çok meraklı ve korkak olduğunu düşünerek onunla dalga geçmeye başlamıştır.Bir süredir ortalarda görünmeyen Mattingley, Mellor'ı gözetlemesi gerekirken aniden ortadan kaybolmuştur.Telsizle çavuşa son durum hakkında bilgi vermek isteyen Bannerman ne yazık ki elektronik aletlerin sebepsiz yere bozulması sonrasında epey panikler.İşin geyiğinde olan Steinwitz ise anlattığı ürpertici hikayeler ile kahramanımızın psikolojisini bozmaya başlamıştır.(devamı)



Skin and Bones

Elena ve iki çocuğunu geride bırakarak avlanmak için arkadaşlarıyla dağa giden Grady,aradan neredeyse iki hafta geçmesine rağmen halen geri dönmemiştir.Grady'nin kardeşi olan Rowdy ise Elena ve çocukları teselli etmekle uğraşmaktadır.Kış çok sert şekilde geçmektedir ve dondurucu fırtına halen çevreyi esir almaktadır.Abisine olan sorumluluğunu yerine getirmek için hiç ümidi olmasa da yeniden dağın eteklerini turlamaya hazırlanan Rowdy büyük bir sürprizle karşılaşacaktır.
Grady günler sonra geri dönmüştür.Soğuktan ve açlıktan bitap düşen kahramanımız daha ailesi ile hasret gideremeden dinlenmeye çekilmiştir.Doktorun durumunun iyi olduğunu söylemesi ile derin bir nefes alan Elena,Grady'nin soğuk ve mesafeli tavırlarına rağmen yaşadığı ölüm kalım mücadelesi sonrasında zamanla iyileşeceğini düşünmektedir.(devamı)



Community
Evliliklerinin henüz ilk aylarında bazı sıkıntılar yaşamaya başlayan genç çiftimiz Bobby ve Tracy,yakın arkadaşlarından edindikleri bilgiler sonrasında yeni bir semte taşınmayı düşünürler.Bu semt sosyal ve kültürel olarak refah sahibi insanlardan oluşmaktadır.Yakın zamanda çocuk yapmayı planlayan genç çiftimiz için son derece kaliteli bir ilkokulun da bulunması seçimlerini kolaylaştıracaktır.
Kasaba sakinlerinin saygın isimlerinden Candace'in son derece yardım sever tavırları sonrasında evi kiralamayı kabul eden kahramanlarımız,her şeyin mükemmele yakın olduğu bir rüyada gibidir.Zira oldukça saygılı komşuları ve en ufak problemleri dahi umursayan kasabalılar hayatlarını epey kolaylaştırmaktadır.Lakin kısa bir süre sonra işlerin nasıl yürüdüğü anlamaya başlayan Bobby,Candace liderliğinde kasabalıların kendi etik ve hukuk kuralları çerçevesi içerisinde yaşadıklarını anlayacaktır.Öyle ki Candace ve kurul üyeleri her hangi bir kararın altına imza atar atmaz eyaletin polis birimi dahi olayların neden-sonuçlarını sorgulamaksızın uyum sağlamaktadır.(devamı)



Family Man



Fear Itself dizisinin belki de en dikkat çeken yapımlarından biri olan Family Man,ilgiyle izleyebileceğiniz hoş bir alternatif.Filmin konusuna gelirsek;Dennis Mahoney kendi halinde mutlu bir ailesi olan,çevresindeki herkes tarafından saygı duyulan hem aşk hem iş konularında gayet başarılı biridir.Günün birinde talihsiz bir kaza geçiren kahramanımız,alel acele hastaneye kaldırılır.Bilinci yerine gelen Dennis uyandığında uzun süredir hastanede olduğunu öğrenir.Dahası her şey bi gariptir.Brautigan isimli kendisi gibi hastanede yatan biriyle tanışır lakin söyleyecekleri pek de hoşuna gidecek gibi değildir.
Günler sonra hasta yatağında uyanan Dennis,hemen hemşirelere eşi ve çocuklarının nerede olduğunu sorar.Ancak araya giren polis memuru onun eşi ya da çocukları olmadığını azılı bir suçlu olup,en nihayetinde yakalandığını söyler.Kahramanımız aynaya bakmasıyla beraber büyük bir şok yaşayacaktır.Hayal meyal hatırladığı Brautigan'ın suretine bürünmüştür.Her ne kadar gerçekte kim olduğu,ne iş yaptığını ve nerede oturduğunu söylese de herkesin idam cezasından yakayı sıyırmak için deli numarası yaptığını düşünmesini ile eli kolu bağlanacaktır.(devamı)


Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Mayıs 2012 | Etiketler : | |

Fear Itself:Family Man (2008)

Fear Itself dizisinin belki de en dikkat çeken yapımlarından biri olan Family Man,ilgiyle izleyebileceğiniz hoş bir alternatif.Filmin konusuna gelirsek;Dennis Mahoney kendi halinde mutlu bir ailesi olan,çevresindeki herkes tarafından saygı duyulan hem aşk hem iş konularında gayet başarılı biridir.Günün birinde talihsiz bir kaza geçiren kahramanımız,alel acele hastaneye kaldırılır.Bilinci yerine gelen Dennis uyandığında uzun süredir hastanede olduğunu öğrenir.Dahası her şey bi gariptir.Brautigan isimli kendisi gibi hastanede yatan biriyle tanışır lakin söyleyecekleri pek de hoşuna gidecek gibi değildir.
Günler sonra hasta yatağında uyanan Dennis,hemen hemşirelere eşi ve çocuklarının nerede olduğunu sorar.Ancak araya giren polis memuru onun eşi ya da çocukları olmadığını azılı bir suçlu olup,en nihayetinde yakalandığını söyler.Kahramanımız aynaya bakmasıyla beraber büyük bir şok yaşayacaktır.Hayal meyal hatırladığı Brautigan'ın suretine bürünmüştür.Her ne kadar gerçekte kim olduğu,ne iş yaptığını ve nerede oturduğunu söylese de herkesin idam cezasından yakayı sıyırmak için deli numarası yaptığını düşünmesini ile eli kolu bağlanacaktır.Tecride kapatılan kahramanımız inandırıcılık hususunda ciddi anlamda problemler yaşamaktadır.
Birinin kendisini ziyaret için geldiğini öğrenmesi ile eşinin olabileceğini düşünen kahramanımızın gördükleri sonrasında psikolojisi iyice alt üst olacaktır.Zira azılı katil Brautigan benzer şekilde gerçekte Dennis'in olması gereken surettedir.Dahası Dennis'in çocuklarına babalık yapmakta,onun iş yerine giderek çalışmakta,eşi ile aynı yatağı paylaşmaktadır...
İyi;Serinin en dikkat çeken yapımlarından biri.Kurgu,konu ve oyunculuk gayet başarılı.
Kötü;Sürenin kısalığından ötürü final biraz aceleye getirilmiş.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Mayıs 2012 | Etiketler : | | | |