Güncel İncelemeler;

The Purge: Anarchy (2014)

The Purge: Anarchy (2014)
The Purge (2013) filminin büyük ilgi görmesi sonrasında yapımcıların kurguyu seri filme çevirme isteğiyle ortaya çıkan 'The Purge: Anarchy' kanın su gibi aktığı şiddet dolu sahnelerle yine beğeni kazanacağa benziyor.İlk filmi izleyenlerin hatırlayacağı üzere Amerika'nın yeni kurucuları toplumda düzeni sağlamak için yılda bir geceyi arınma olarak adlandırıp insan doğasındaki her türlü öfke ve şiddetin dışarı salınmasına izin vermişti.Ancak bu sayede otorite insanları yeni düzen etrafında toplayabilmiş ve suç oranının arınma gecesi dışında %1 lere kadar düştüğü ütopik bir toplum yaratılmıştı.
The Purge: Anarchy (2014)
Arınma konseptinde ilk filme yenilik katmak için bu kez savunma yapılan kale misali kapalı mekanlardan çıkan ve dışarıdaki duruma göz atmak isteyen başarılı yönetmen James DeMonaco,deyim yerindeyse şiddetin doruk noktasına ulaştığı sokakların nabzını tutuyor.Arınma gecesinin sloganı haline gelen 'güvenli geceler' önermesi saklanabileceğiniz bir yer olmadığında,tek başınıza nasıl hayatta kalabileceğiniz sorunsalına değiniyor.Üç farklı grubun rastlantısal olarak bir araya gelmesi ve başlarından geçen dehşet dolu anlar,güneş doğana kadar ölesiye mücadele...Arınma başlamadan evlerine gitmek için yola koyulan,arabalarının bozulmasıyla yolda kalan genç bir çift,öldürülen oğlunun intikamını almak için ant içmiş bir polis ve evlerinin istilaya uğraması sonrasında sokakta kalan çaresiz anne-kız...Kaderin cilvesiyle bir araya gelen ve geceyi sağ salim atlatmak istiyorlarsa kader birliği yapması gereken bu beş kişi,kaosun ve şiddetin hakim olduğu sokaklarda çetin bir mücadeleye girişirler.Arınmanın sonlanmasına uzun saatler vardır...
İyi;İlk filme kıyasla kesinlikle daha fazla aksiyon barındıran daha sürükleyici,hareketli bir yapım.Serinin home invasion temasından çıkması ve arınmanın en şiddetli olduğu yer olan sokaklara yönelmesi kesinlikle yerinde bir karar.Sadist işkenceler,ürpertici cinayetler ve bol kanlı sahneler de korku-gerilim severler için filmin diğer artıları.Bu arada serinin üçüncü filminin 2015 yılında vizyona gireceğini de hatırlatalım.
Kötü;Açıkçası beklentilerim üstünde bulduğum bir devam filmi oldu.Ancak bu yine de mantık hatalarını,klişeleri ve bazı sahnelerin özgünlüğü hususunda çekincelerimi bastırabilecek düzeyde değil.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Aralık 2014 | Etiketler : | | | |

Starry Eyes (2014)

Starry Eyes (2014)
Sarah lokal bir fastfood firmasında çalışan güzel, alımlı bir genç kızdır. Rüyalarını süsleyen Hollywood hayalleri ve bir gün ünlü olacağına dair inancıyla hayattan her zaman daha fazlasını istemektedir...
Starry Eyes (2014)
Arkadaşlarının çekmeyi planladığı ufak filmde başrolü kaptırmasının ardından onlarla yolları ayırarak internette bulduğu Astreus yapım şirketine ait bir senaryoya bütün zamanını harcamaya başlayan Sarah, rolü kapabilmek için mülakatta en iyi performansı sergilemek zorundadır. Eleme günü verilen ufak diyalogları adeta yalayıp yutan kahramanımız her şeyin mükemmel gittiğini düşünse de yapımcılardan beklediği ilgiyi görmez. Bunun üzerine yaşadığı büyük hayal kırıklığının etkisiyle tuvalette ufak bir sinir krizi geçiren Sarah tam evine dönmek için hazırlanırken kendisine yeni bir şans verilmesi ile talihinin dönmeye başladığını hisseder. Meşhur bir aktrist olma hayallerinin ilk adımını attığını düşünen kahramanımız yakın çevresinden de şirketle ilgili olumlu referanslar aldıkça daha da öz güven kazanır. Çok geçmeden beklediği telefonun gelmesiyle prodüktör ile görüşmek üzere davet edilen Sarah artık rolü kaptığından emindir. Öyle ki uzun süredir sadece kirasını ödeyebilmek için nefret ederek yaptığı işinden ayrılır. Arkadaşlarına karşı sınırlar koymaya başlar. Davete katılan Sarah görüşmeden istediğini almayı başaramaz. Dahası Astreus şirketinin beklentilerinin ötesinde karanlık bir yanı olduğunu keşfeder. Yeniden eski hayatına adapte olmaya çalışsa da kurduğu düşler ve ünlü olma hevesi peşini bırakmaz. Şansını yeniden denemeye karar veren kahramanımız giderek yok oluşa sürüklenir. Yapımcıların istediği şeye dönüşebilmesi için kendini bırakması gereklidir... 

İyi; Satanizm temalı, gerilim dolu kurgusuyla izlemenizi tavsiye edebileceğim bir yapım. Oyunculuk, tekinsiz atmosfer ve drama ile yoğrulan gerilim başlıca artılar.
Kötü; Ticari kaygılardan olsa gerek korku-gerilim dozunu arttırabilmek için tercih edilen bol kanlı sahneler olmasa,psikolojik yanı ağrılıklı bir final  tercih edilse sanki daha başarılı olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Kasım 2014 | Etiketler : | | | |

As Above, So Below (2014)

The Poughkeepsie Tapes (2007),Devil (2010) ve Quarantine serisinenden hatırlayacağınız başarılı yönetmen John Erick Dowdle'un yeni filmi 'As Above, So Below' mistik kurgusu ve maceraperest atmosferi ile 2014 yılının iddialı korku-gerilim yapımlarından biri...
Babası gibi tarih,simya ve mitolojiye meraklı olan Scarlett,babasının felsefe taşını bulabilmek pahasına gizemli bir şekilde ölümü üzerine yarım kalan işi tamamlamaya karar verir.İran'da gizli bir tünelde mistik bir heykel ve yazıtlar bulan kahramanımız,Paris'e dönerek eski dostu George'un bulduklarının çevirisini yapmasını ister.
As Above, So Below (2014)
En son Türkiye'de bir arkeolojik kazı sonrasında başını belaya soktuğu için Scarlett'e yardım etme hususunda çekinceleri olan George en sonunda ikna olur.Uzun yıllardır izini sürdükleri felsefe taşı anavatanlarında Paris'de yer altı tünellerde bulunmaktadır.Papillon isimli rehber ve onun iki arkadaşı ile toplamda beş kişi yer altı mezarlarını (catacomb) keşfe çıkmak üzere yola koyulan kahramanlarımız gerekli teçhizatları da alarak heyecan dolu bir serüvene yelken açarlar.Scarlett,Papillon ve arkadaşlarını büyük bir definenin peşinde oldukları vaadi ile ikna edebilmiştir.Daha önce defalarca yeraltı mezarları ve tünellerde keşfe çıkan Papillon,bir takım riskler konusunda arkadaşlarını uyarır.Zira yerin yüzlerce metre altındadırlar ve en ufak bir hata oldukça dar ve yıllardır kendi haline bırakılan bakımsız tünellerin çökmesine sebep olabilir.Öte yandan felsefe taşına daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştığını hisseden Scarlett,geçmişte kullanılmamış güvensiz dar bir tünelden geçmek konusunda ısrarcıdır.Papillon ise bunun son derece riskli olabileceğini söylese de yaşanan göçük sonrasında mecbur kalırlar.Nereye çıktığı belirsiz tünelde artık el fenerlerini ve bataryaları daha tasarruflu kullanmalı her türlü aksiliğe hazır olmalıdırlar.Yerin merkezine giden yolculuk giderek sıradışı bir hal alır.Çok geçmeden yalnız olmadıklarını anlayan kahramanlarımız,tuhaf olaylar yaşanmaya başlar.Scarlett ise cezbedici felsefe taşına ulaşmak için tüm gemileri yakmıştır.
İyi;Tipik bir grup genç temalı footage yapımlardan biri.Gizemli kurgu başlıca artısı.Mısır hiyeroglifleri,incilden alıntılar,kadim dillerde yazılmış metinler ve tabii simyanın olmazsa olmazı felsefe taşı...Tüm bunlara bir de yeraltı tünelleri ve akluofobi,klostrofobi eklenince izlemeye değer bir alternatife dönüşüyor.Bu filmi sevenler benzer atmosferde geçen;The Descent (2005),The Cave (2005) ve Urban Explorer (2011) yapımlarına da göz atabilirler...
Kötü;Vasat oyunculuk,aceleye getirilen final...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Kasım 2014 | Etiketler : | | |

Eliza Graves (2014)

Eliza Graves (2014)
Oxford mezunu idealist doktor Edward Newgate,insan psikoloji üzerine çalışmalar yapmak üzere taşrada bulunan eski bir mental kliniğin yolunu tutar.Teorik bilgi birikimini pratik tecrübeler edinerek geliştirmeyi uman kahramanımız Dr.Salt'a referanslarını yer aldığı bir mektup yollayarak yakın zamanda orada olacağının bilgisini verir.
Eliza Graves (2014)
Şehir merkezinden epey uzaktaki kliniğe en nihayetinde ulaşmayı başaran Dr.Edward silahlı güvenliklerin kapıda kendisini karşılaması ile epey panikler.Dahası kliniğin kampüsüne girdikten sonra şaşkınlığını giderek artar.Sis bulutları içerisinde ormanlık bir arazinin dağlık yamacında yer alan klinik adeta dış dünyadan izole kasveti bir kaleyi andırmaktadır.Hastane sorumlusu Dr.Salt'ın karşılamasını bekleyen kahramanımız Dr.Silas ile tanışır.Silas kliniğin sorumlusudur ve işlerin gidişatı hakkında ufak bir brifing verir.Burası tüm Britanya'daki kliniklerden oldukça farklıdır.Zira burda akıl hastası olarak tutulan kişiler arasında çok zenginlerlerin yakınları olduğu gibi hatta kralın soyundan gelenler dahi bulunmaktadır.Anlaşılacağı üzere esasında tümü iyi eğitimli yetişkinlerden oluşan hastalar Dr.Edward için inanılmaz bir deneyim olacaktır.Öte yandan Silas'ın çalışanlarına ve hastaneye inanılmaz hakim görüntüsü daha şimdiden ilham kaynağı olmaya başlamıştır.Edward'ın gelişini onurlandırmak için özel bir akşam yemeği organize eden Silas'ın çalışma şekli ve hastalarla ilişkisi daha ilk andan itibaren Edward'ın ilgisini çekmeyi başarır.Silas,hastaların şiddetle değil onlara değer verilerek iyileşebileceklerini düşünmektedir.Zira yemekte de hastalar ve çalışanların birlikte aynı masaları paylaşarak oturmaları Edward'ın gözünden kaçmaz.Geceye ait asıl sürprizse sanki buraya ait değilmiş görüntüsü veren ve son derece alımlı bir bayan olan Eliza'nın kahramanımızla tanışması olur.Edward'a soğuk davranan Eliza,derhal gitmesini istemektedir.Edward ise burayı mükemmel bir kariyer basamağı olarak görmektedir.Çok geçmeden Eliza'nın haklı olduğu ortaya çıkar...
İyi;Oyunculuk ve atmosfer olarak başarılı,20.yy'ın başlarında geçen etkileyici bir dönem filmi.Genel olarak 'asylum' (akıl hastanesi) konseptinde yer alan psikolojik-gerilim ağırlıklı yapım iddaalı oyuncu kadrosunu da hesaba katarsak göz atılması gereken bir alternatif. Modern korku-gerilim ve polisiye romanlarının  öncülerinden olan Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nun kısa hikayelerinden birinin uyarlaması olması da başka bir detay...
Kötü;Daha tempolu,daha sürükleyici kurgulanabilirdi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Kasım 2014 | Etiketler : | | | |

The Babadook (2014)

The Babadook (2014)
Amelia,doğumu esnasında kendisini hastaneye yetiştirmeye çalışan eşini talihsiz bir kaza sonrasında kaybeder.Deyim yerindeyse oğlunu kucağına aldığı gün eşini toprağa verir.Yıllar sonra dahi eşinin ölümünü kabul etmekte zorlanan kahramanımız ele avuca sığmayan yaramaz oğlu Samuel'le birlikte yaşamını sürdürür.
The Babadook (2014)
Yaşlı hastalara bakım yapan ve onlarla ilgilenerek geçimini sağlayan Amelia,oğlunun haylazlıklarından bunalıp yalnızlığın da etkisiyle stres dolu depresyonlu bir döneme sürüklenir.Zira Samuel'in akranlarına göre hiperaktif olmasının yanı sıra hırçın karakteri ve zaman zaman çevresindekilere zarar verir tutumları Amelia'nın öz kız kardeşi de dahil olmak üzere herkesi bunaltmıştır.Oğlunun okuldan uzaklaştırma cezası almasıyla işini bir kenara bırakıp günlerinin tamamını onunla birlikte geçirmeye başlayan Amelia,dış dünyadan izole evin içerisine kapanmak zorunda kalır.Samuel'i uyutabilmek için her gece masallar okuyan kahramanımız Samuel'in seçtiği ve rafa nasıl geldiğini hatırlayamadığı kırmızı ciltli 'The Babadook' isimli kitabı okumaya başlar.Kitapta söz edilen ve geceleri geldiğinden bahsedilen Babadook sayfaları okumaya devam ettikçe giderek ürkütücü bir hal alır.Amelia hemen kitabı kaldırıp Samuel'e bir daha Babadook'dan söz etmemesini tembih etse de  iş işten geçmiştir.Samuel kitabı takıntı haline getirip Babadook'un annesini ele geçirmeye çalıştığını düşünmeye başlar.Öte yandan geceleri evden gelen takırtılar Amelia'nın uyku düzenini alt üst eder.Uzunca bir süre işe gitmemeye ve dinlenmeye karar veren kahramanımız Samuel yetmezmiş gibi bir de uykusuzluktan muzdarip bitkin düşer.Geceler kabusa dönüşmüş,zaman geçmez olmuştur.Öncesinde silik birer fısıltı olarak kalan düşünceler giderek güçlenip Samuel'in söylediklerini doğrular gibidir..Kitapsa her ne kadar yok etmekle uğraşsalar da bir şekilde karşılarına çıkmaktadır...
İyi;Oyunculuk ve gerilim dolu atmosfer başlıca artılar.Düşük bütçeli olmasına rağmen şans verilmesi gereken bir alternatif.
Kötü;Zaman olarak uzun bir yapım olmasa da yer yer kopuk ilerleyen kurgu sıkcı olabiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Kasım 2014 | Etiketler : | | |

The Canal (2014)

The Canal (2014)
David,Ulusal Film Arşivinde çalışan işini severek yapan başarılı bir arşivcidir.Eşi Alice ve oğluyla beraber mutlu bir yaşam süren kahramanımız birkaç yıl öncesinde taşındıkları  yeni evlerinde deyim yerindeyse  huzuru bulmuştur.
The Canal (2014)
Günün birinde mesai arkadaşı Claire'in önerisi üzerine polis arşivinden gelen ve ilginç olabileceğini düşündüğü eski filmleri incelemeye koyulan David,videolardan birinde yaşadıkları evde 20 yy'ın başlarında canice işlenen bir cinayetin kayda alındığını fark eder.Her ne kadar aradan onlarca sene geçmiş olsa da evinde cinayet işlenmesi fikrinden dahi yeterince rahatsız olan kahramanımız ailevi olarak da sıkıntılı zamanlar geçirmeye başlar.Alice'in müşterilerinden biriyle çıktığı yemek sonrasında eve dönmemesi üzerine polise haber veren David,karısı öldürmek ve ortadan kaldırmakla suçlanır.Zira çok geçmeden dedektifler Alice'in cansız bedenini kanalda bulurlar.Garip şekilde kazara oraya düşmüş olabileceğini düşünülsede yaşananları kaldıramayan David giderek bozulan psikolojisinin de etkisiyle buhranlı bir döneme girer.Alice'nin uzun süredir görüştüğü gizli bir aşığı olduğunu öğrendiğinde ise ona karşı olan düşünceleri değişmeye başlar.Dedektiflere karısının ölümüyle yıllar önce evinde işlenen cinayetin ilişkisi olabileceğini söyleyen David,tutarsız tavırları ve değişken ruh haliyle ciddiye alınmaz.Sürekli duvarların içinden fısıltılar duyan,evin içerisinde karanlık suretler gezindiğini söyleyen kahramanımız,oğlunun dadısını da ürperterek kaçmasına sebep olur.Evde bir şeylerin yolunda gitmediğini ispatlamak için odasını kameraya kaydetmeye karar veren David,şüphelerinde haksız olmadığını anlar.Film negatiflerinde  sıradışı görüntüler bulunmaktadır...
İyi;Gizem seviyesi,oyunculuk,buhranlı atmosfer ve hayalet temasının işleniş şekli beğenimi kazandı.
Kötü;Genel olarak düşük tempoda ilerleyen kurgu başlıca eksisi.The Ring (2005) filmine yapılan atıf son derece gereksizdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Ekim 2014 | Etiketler : | | | |

Deliver Us from Evil (2014)


Deliver Us from Evil (2014)
New York şehri bir dizi şiddet olayı ve gizemli ölüm davalarıyla çalkalanmaktadır.New York Polis Departmanı'nda çalışan Çavuş Sarchie belanın kokusunu alan,doğuştan gelen önsezi yeteneği ile pek çok olayı çözmüş başarılı bir dedektiftir.Hatta bu mahareti sayesinde arkadaşları tarafından 'radar' olarak adlandırılmaktadır.
Deliver Us from Evil (2014)
Günün birinde bir aile içi şiddet vakasının telsizde anons edilmesi üzerine ortağı Butler ile beraber olay mahaline giden kahramanımız kötü bir gün geçirir.Dahası hayvanat bahçesinde vuku bulan enteresan bir olaya da karışan ikilimiz bir annenin çocuğunu aslanların kafesine atması ile adeta şok olurlar.Üst üste yaşadığı tuhaf olayların ardından psikolojisi bozulan Sarchie eşini ve minik kızını ihmal etmeye başlar.Hayvanat bahçesinde karşılaştıkları ve ellerinden kaçırdıkları şüpheliye ilişkin kamera görüntülerini inceleyen kahramanımız videoda önemli detaylar saptar.Öte yandan bebeğini öldürmek isteyen bayanı yakından tanıyan Peder Mendoza,Sarchie ile görüşmek istemektedir.Sarchie her ne kadar kadının tam bir manyak olduğunu ve aklını yitirdiği için böyle bir şey yaptığını düşünse de Mendoza onu uzun yıllardır tanıdığını söyleyerek davanın göründüğünden çok daha kompleks olduğunu iddia eder.Peder yanılmamıştır.Sarchie çok geçmeden aile içi şiddet davası ve hayvanat bahçesi davasındaki kurbanların ortak ilişkileri olduğunu keşfeder.Irak'da asker olarak görev yapan ve ülkeye dönüşlerinden itibaren türlü suçlara bulaşmış üçlünün peşine düşer.Bu sırada arama yaptıkları evlerden birinde faillerden birinin cesedini bulan ve duvardaki gizemli sembolleri daha öncede kamera kayıtlarında saptayan kahramanlarımız,Mendoza'yı da soruşturmaya dahil ederek araştırmaları genişletirler.Katolik kökenli olmasına rağmen yıllar önce dini inancını yitiren Sarchie,Mendoza'nın yardımını kabul eder.Soluksuz kovalamaca sonu şeytan çıkarmaya varan korku dolu dakikalara dönüşür.Üstelik Sarchie'nin ailesi de tehdit altındadır.
İyi;Oyunculuk ve sürükleyici kurgu başarılı.Karakter seçimleri sıradışı.Kafanızda yer edinen peder imajını bir kenara bırakmanız gerekebilir :)Şeytan çıkarma teması farklı bir boyutta işlenmiş.Ayrıca müzikler ve karanlık atmosfer de filme değişik bir hava kazandırmış.
Kötü;Klişe senaryo,zaman zaman kopuk şekilde ilerleyen yapım gereğinde fazla uzatılmış izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Ekim 2014 | Etiketler : | | | |

See No Evil 2 (2014)

See No Evil 2 (2014)
2006 yapımı ilk filmin ardından uzunca bir süre sonra vizyona giren See No Evil 2 (2014) daha fazla şiddet,kan ve gerilim vaat ediyor.Meraklıları için Glenn Jacobs (aka Kane) kadroda yer alıyor.
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere dördü erkek dördü bayan toplamda sekiz mahkum cezalarında ufak bir indirim karşılığında Blackwell otelinin restorasyonu için görevlendirilmişti.Mahkumlar arasında üç günlük tatil olarak öngörülen keyif yapmayı planladıkları otel,yalnız olmadıklarını öğrenmeleriyle dehşet dolu bir geceye dönüşmüştü.İşte tam da bu noktadan itibaren kanlı geceden başlayan serinin devam filmi;dev cüsseli katil Jacob'un ve mahkumların cansız bedenlerinin sevk edildiği hastane morgunda geçiyor.
See No Evil 2 (2014)
Yeni yaş gününü kutlamak için işten erken çıkmanın planlarını yapan Amy,mesai arkadaşları Holden ve Seth ile vedalaşarak paydos yapmaya hazırlanır.Ancak bu sırada polis telsizinden gelen bilgiler sonrasında Blackwell otelindeki katliamdan arta kalanların (?) sevk edileceği bilgisi gelir.Holden ve Seth'i mağdur etmemek için doğum günü partisini iptal etmeyi düşünen Amy,çok geçmeden büyük bir sürprizle karşılaşır.Arkadaşları kahramanımızı yalnız bırakmamak için Holden ile iş birliği yaparak morgda alternatif bir parti planlarlar.Alkolün etkisi ile etrafı dağıtmaya başlayan gençler,çok geçmeden Blackwell katilinin morgda olduğunu öğrenip göz atmaya karar verirler.Meraklarını dizginleyemeyen gençler için eğlenceli başlayan gece bol kanlı,dehşet dolu kabus gibi bir geceye dönüşür.Jacob geri dönmüştür...
İyi;Klişe senaryo ve zayıf oyunculuğu rağmen sürükleyici kurgu itibariyle bir grup genç ve başlarından geçenler temalı filmleri sevenler için alternatif olabilir.
Kötü;Ne yazık ki Cold Prey 2 (2008) filmiyle neredeyse aynı kurgu üzerine kurulmuş;zeka parıltısı bulunmayan,tahminleriniz doğrultusunda gelişen,şaşırtıcı olmaktan uzak  bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Ekim 2014 | Etiketler : | | | | |

True Detective (2014)

True Detective (2014)
HBO'nun yeni efsanesi True Detective polisiye-gerilim severler için eşi bulunmaz ideal alternatif.Paralel ilerleyen kurgu,müthiş oyunculuk,keyifli diyaloglar ve akıllara zarar soundtrackler sadece iyi bir başlangıç...Çok daha fazlası sadece sekiz bölümden oluşan bir çırpıda izleyip bitirebileceğiniz sezonda saklı.
Marty iri cüsseli,soğuk kanlı görüntüsüne rağmen zaman zaman sinirlerini hakim olamayan agresif bir adamdır.Genel anlamda Amerikan filmlerinde resmedilen tipik dedektifin benzeridir.Evli ve iki kız çocuğu babası olan kahramanımız aynı zamanda mesai arkadaşları tarafından da saygıyla karşılanan biridir.Zira patronlarıyla iyi geçinip,önemli davalarda yer edinmektedir.Marty'nin aksine Rust insani ilişkileri zayıf,sakin bir mizacı olan gerektiğinde yalnız kalmaktan çekinmeyen biridir. Yıllar önce çocuğunu ihmalden kaynaklanan bir kaza sonrası kaybeden kahramanımız evliliğini de sürdüremeyip bir başına kalmıştır.Sorgulayıcı yaratılışından ötürü iş arkadaşları tarafından antipatik bulunmakta ve araştırma sırasında elinden düşürmediği büyük not defterinden ötürü 'vergi memuru' olarak adlandırılıp alay konusu olmaktadır.
True Detective (2014)
Çevresindekileri ve hakkında ne düşündüklerini önemsemeyen Rust kendi bildiğinden şaşmayan,hayata karşı duruşu olan bir karakterdir.1995 yılında bir kaçırılma davası sonrasında Marty ve Rust ortak olarak soruşturmayla görevlendirilir.Daha doğrusu antipatik,burnu havada tavırlarından dolayı geri planda kalan Rust,Marty'nin hatrına davada yer edinmiş olur.Uzun yıllardır görülmemiş şekilde vahşice ve kurnazca işlenen cinayet sonrasında katilin alay eder gibi kurbana poz verdirmesi de eklenince dava bir anda kamuoyu gündemine oturur.Doğal olarak herkesin gözleri üzerlerindeyken Marty ve Rustlin'in soruşturmayı aydınlatabilmek için epey çabalamaları gerekir.İpuçlarını takip ederek virane bir kilise duvarındaki resme odaklanan ikilimiz vakit kaybetmeden var güçleriyle araştırmaya yoğunlaşıp kendilerine zaman kazandıracak yeni bir tanık bulmaya çalışırlar.Zira eyaletten gelen farklı bir tim davayı devralmak istemektedir.Bir an evvel kayda değer bulgularla amirlerinin karşısına çıkmak zorunda olan Marty ve Rust aileleri dahil her şeyi ikinci plana atarak davanın seyrini değiştirebilecek yeni bir delil için gecelerini gündüzlerine katarlar.Tamamen farklı kişilikleri ve iş anlamında da farklı teknikleri olmalarına rağmen davada birbirlerini mükemmel şekilde bütünleyerek katili ortaya çıkarma hususunda epey yol kat eden ikilimiz ahbap olmaya başlarlar.
True Detective (2014)
Marty,eşinin (Maggie) ısrarı üzerine yeni ortağını yakından tanımaya çalışır.Ne de olsa Maggie'nin de dediği gibi Rust yeri geldiğinde canını emanet edeceği güvenilir biri olmalıdır.Bir gün kahramanlarımız ipucu peşinde arabayla ilerlerken Marty,Rust'ı konuşturabilmek için keyifli bir muhabbet başlatır.Ancak Rustin'in insan doğasından tutunda yaratılışa ve sosyal yaşama kadar olan farklı düşünceleri sonrasında dehşete kapılan Marty,öncesinde ağzından laf alabilmek için bin bir dil döktüğü adımın susması için yalvarmaya başlar.Evet Rust son derece zeki ve işinde başarılı bir dedektiftir.Ancak insani olarak sosyopat olduğu düşünülebilir...
Girişte sözünü ettiğim gibi paralel olarak ilerleyen kurgu bizleri 17 yıllık bir serüvene sürüklüyor.Louisiana da seri katil kovalamacası ile başlayan yolculuk Marty ve Rust'ın ortak sevinçleri ve hüzünleri ile yansıtılıyor.2002 de aralarının bozulmasından tutup da yıllar önceki davayı eksik bıraktıklarını düşünüp yeniden iş başı yapmalarına değin sürüyor.Zira eyalet polisinin benzer şekilde işlenen yeni cinayetlerle kapılarına gelmesi ve kahramanlarımızın fikirlerine başvurması uzun zaman evvel ters düşmüş iki dostu yeniden bir araya getiriyor...



Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Eylül 2014 | Etiketler : | | | |

7500 (2014)

7500 (2014)

7500 numaralı Los Angeles-Tokyo tarifeli uçuşu her zaman olduğu gibi son derece rutin bir şekilde başlar.Boeing 747 marka jumbo jet,üst katı birinci sınıf yolculara ayrılmış,alt kat ise ekonomi sınıfı olarak neredeyse tamamı dolu şekilde uçuşa hazırdır.Pasifik okyanusu kat edilene dek yaklaşık on saat sürecek olan uçuş 7500,kuleden alınan izinle havalanır.
7500 (2014)
Kalkışın ardından uçağın türbülansa girmesi ile büyük bir panik atlatan yolcular hosteslerin kendilerini yatıştırması ve kaptanın hava akımını geçtikleri anonsu ile rahatlarlar.Kabin basındaki değişime bağlı olarak oksijen maskelerin açılması büyük bir tehlikenin atlatıldığının kanıtıdır.Öte yandan yolculardan birinin aşırı heyecana bağlı olarak nöbet geçirmesi hosteslerin ve bir acil tıp teknikerinin hemen müdahale etmesini gerektirir.Ne yazık ki nöbet geçiren yolcu tüm uğraşlara rağmen kurtarılamaz.Onlarca yolcunun bakışları arasında hayatını kaybeden eden adam yukarı taşınır.An itibariyle uçaktaki gerilim yeniden tetiklenir,dahası bir takım garip olaylar sıradan başlayan yolculuğun farklı bir boyuta taşınmasına sebep olur.Yanlarında bir ölüyle beraber yaklaşık altı saat aynı kapalı ortamda kalmak zorunda kalan kahramanlarımız bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir.Hosteslerin telaşlı hareketleri,ortadan kaybolan yolcular kaotik bir ortamın habercisi olmaya başlar.Bu sırada kaptan pilotun bir türlü Tokyo hava sahası ile telsiz teması kuramaması,hosteslerden birinin yakınlardan geçen bir jet gördüğünü iddia etmesi uçaktaki tansiyonu daha da arttırır.Bir grup yolcu ise yaşanan tuhaflıkların,nöbet geçirip ölen adamla ilişkisi olduğunu düşünmektedir.Yerlerinden kalkmaları güvenlik sebebiyle yasaklansa da meraklarına yenik düşüp etrafı kolaçan etmeye koyulurlar.Çok geçmeden 7500 numaralı uçuş metafizik,doğaüstü olayların odağı haline gelir...
İyi;Gizem seviyesi ve atmosfer olarak olarak başarılı bir tek mekan filmi.Uçakta geçiyor olması mekan olarak da yadsınamaz bir egzotizm kazanmasını sağlıyor.Bu filmi sevenlerin Altitude (2010) yapımı göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Kurgu son derece dağınık şekilde ilerliyor.Senaryo tanıdık,oyunculuk vasat.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Eylül 2014 | Etiketler : | | | | |

The Possession of Michael King (2014)

The Possession of Michael King (2014)
Michael King ne Tanrıya ne de şeytanlara inanan her türlü batıl inanışı reddeden bir belgesel yapımcısıdır.Günün birinde eşinin aniden ölümü sonrasında kızıyla yapa yalnız kalan kahramanımız sıkıntı dolu,buhranlı bir döneme sürüklenir.
The Possession of Michael King (2014)
Kız kardeşinin Ellie'yle ilgilenmesi ve yeniden hayata tutunma çabaları Michael'ı yeni bir fikir üzerinde düşünmeye yöneltir.Tanrının ya da şeytanların var olduklarına dair hiç bir bilimsel kanıt olmamasına rağmen insanların dogmatik dini inançları ve yaşam tarzlarından ödün vermemeleri Michael için yeni bir araştırma konusuna dönüşür.Geçmişten günümüze doğa üstü varlıklara ilgili hiç bir somut veri bulunmamasından yola çıkarak tüm gerçek büyüleri,ayinleri ve ruh çağırmaları deneyerek gerçek olup-olmadıklarını ispatlamaya karar veren kahramanımız,evinin her tarafını kameralarla donatarak sonucunu merakla beklediği yeni deneyimler için hazır hale getirir.Sırasıyla ruh çağırma ve bedenini şeytana sunma gibi bir takım denemeler yapan Michael,işin profesyonellerinden yarım almayı da ihmal etmez.Önce şeytanın kendisiyle konuştuğunu iddia eden bir pederle,sonrasında ise şeytan çağırma ayinleri yapan bir grup satanistle bir araya gelen Michael,bedenini ve ruhunu esirgemeden onlarca metafizik öğeye karşı savunmasız bırakır.Zamanla oluşturmaya çalıştığı belgeseli profesyonel yaklaşımdan ziyade takıntı haline getirmeye başlayan kahramanımız bedenen iflas eder.Uykusuz gecelerin ardından kafasında parazit bir sesin sürekli rahatsız ettiği hisseden genç belgesel yapımcımız,giderek kaotik bir yaşamın parçası haline gelir.Çok sevdiği kızı Ellie'ye zarar vermemek için kendisini izole etmeye çalışsa da her şey alt üst olmaya başlar.Belki de Michael en sonunda aradığını ispatı bulmuştur?
İyi;Tipik el kamerası teknikleriyle çekilmiş belgesel tadında bir gerilim filmi.Kurgu sürükleyici,oyunculuk tatmin edici.Gizem seviyesi daha üst seviyede olabilirdi.
Kötü;Klişeler,finalin şaşırtıcılıktan uzak,vasat-öngörülebilir-olması.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Eylül 2014 | Etiketler : | | | |

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere yedi genç kayak yapmak üzere eski bir barakaya gitmiş ve orada buldukları gizemli kutuyu açarak Albay Herzog liderliğinde bir grup zombi nazinin peşlerine düşmesine sebep olmuşlardı.Altınları yeniden nazilere teslim ederek canlarını kurtarmak isteseler de kan revan içerisinde oradan oraya savrulan gençlerden sadece Martin kurtulmayı başarmıştı.
Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
Zombi nazilerden kaçarken kolunu kaybeden kahramanımız sonunun yaklaştığını ve öleceğini düşünmeye başlamışken kasabada bir hastanede gözlerini açarak bir nevi kabustan uyanır.Dahası doktorlar kopan kolunu da dikmiştir (!) Kendine gelir gelmez polisler tarafından sorguya alınan Martin,diğer altı arkadaşını vahşi şekilde öldürmek suçuyla itham edilmektedir.Arkadaşlarının nazi zombiler tarafından katledildiğini söylese de alay edilen,gülünç bulunan kahramanımız implant edilen kolun da zombilerin lideri Herzog'a ait olduğunu ve bir an evvel bir şeyler yapmazlarsa nazi zombilerin geri dönüp kasabadaki herkesi katledeceğini ısrarla,defalarca anlatır.Bu arada Herzog'un kolu sayesinde bazı insan üstü güçler kazanan ve dalgacı polislerin elinden kaçmayı başaran Martin,kendisiyle temas kuran ve profesyonel zombi avcıları olarak yardım edeceklerini söyleyen bir grup amerikalı maceraperesti (Glen-Monica-Blake) kasabaya davet eder.Müzeye giderek Herzog'un kim olduğunu ve tam olarak ne istediğini anlamaya çalışan Martin,Daniel'i de yanına alarak nazi zombileri durdurmaya çalışır.Çok geçmeden Amerikalı zombi avcıları da onlara yetişir.Tüm kasabanın belki de dünyanın kaderi Martin ve arkadaşlarının elindedir.Nazi zombiler önlerine çeken her şeyi yakıp yıkarken Glen'in aklına dahiyane bir fikir gelir.Almanları yavaşlatmak için ebedi düşmanları ruslardan destek almayı düşünmektedir.Topyekun savaş kapıdadır...
İyi;Eğlenceli kurgusu ve sürükleyici temposuyla ilk yapımın üzerine çıkmayı başarmış göz atılması gereken bir korku-komedi yapımı.Oyunculuk,mekan seçimleri ve espri anlayışı olarak tatmin edici buldum.Serinin ilk filmi Død snø (2009)'a göre mizah olarak da daha fazla şey vaat ettiğini söyleyebilirim.
Kötü;Komedi yönü daha ağır basan bir yapım olmuş.Korku-gerilin öğelerinin eksik ve geri planda kalması başlıca eksileri.En azından gizem seviyesi daha yüksekte tutulabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ağustos 2014 | Etiketler : | | | |

Gallows Hill (aka The Damned) (2014)

Gallows Hill (2014)
David,evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısı Lauren ile beraber kızı Jill'e sürpriz yapmak için Kolombiya'nın yolunu tutar.Ziyaretin amaçlarından biri de kızının nişanda yanında olmasını sağlamak,eve dönmesi için ikna etmektir.Ansızın babasını ve müstakbel üvey annesini karşısında görünce büyük bir şok yaşayan Jill,teyzesi Gina ve erkek arkadaşı Ramon ile birlikte burada mutlu olduğunu söyleyerek ayrılmayı reddeder.
Gallows Hill (2014)
David ise kızını yanında götürmekte kararlıdır.Öte yandan Jill'in pasaportunu kasabada unutmasından ötürü yaklaşık yedi saatlik bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan kahramanlarımız yoğun yağmura rağmen geri adım atmazlar.Gina'nın tavsiyesi üzerine kestirme bir yola saparlar.Ancak çok geçmeden şiddetli yağıştan ötürü toprak kayması sonrası arabaları kullanılamaz hale gelen kahramanlarımız,etrafı ağaçlarla çevrili dar bir patikayı izleyerek yardım bulmayı umarlar.Zira Lauren kaburgasından yaralanmış,hareket kabiliyeti epey sınırlanmıştır.Bu da yetmezmiş gibi cep telefonlarının şebeke bulamaması tek çare olarak patikanın sonundaki eski malikaneye ilerlemelerine sebep olur.Kahramanlarımız eskiden otel olarak kullanılan,şu anki haliyle yıllardır kimsenin uğramadığı büyük bir hurdayı andıran binaya giriş yaparlar.Felipe isimli huysuz bir ihtiyar David ve ailesini karşılar.Her halinden misafirperver olmadığı anlaşılan Felipe,salondan ayrılmamaları hususunda uyarılarda bulunur.İhtiyarın dediklerine kulak asmayan Jill ve Ramon,banyoda ufak bir kız çocuğunun yardım edin çığlıklarını duyar.Zemin katta yerin dibine inen gizli bir geçit keşfeden gençler,çok geçmeden sesin sahibi Anna Maria isimli minik kızın tamamen dış dünyadan tecrit edilmiş,hücre benzeri bir kafeste hapsedildiğini fark ederler.Neden kilitli kapılar arkasında tutulduğunu sorgulamadan kızı serbest bırakan Jill,antik zamanlardan kalma dehşet verici bir kötülüğün masum yüzüne inanıp gün yüzüne çıkmasına izin vermiş olur.Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır...
İyi;Tipik şeytan-şeytani güç temalı yapımlardan biri.Artıları atmosferin ve gizem seviyesinin tatmin edici olması.Oyunculuk ve kurgunun sürükleyiciliği de yeterli düzeyde.
Kötü;Türü sevenlerin her halikarda göz atabileceği bir yapım olsa da yönetmenden (Victor Garcia) biraz kendi tarzında zeka parıltıları görmeyi beklerdim.Ne de olsa Garcia'nın Return to House on Haunted Hill,Mirrors 2,Hellraiser: Revelations flmlerinde iyi işler çıkardığını biliyoruz.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Ağustos 2014 | Etiketler : | | | |

Transcendence (2014)

Transcendence (2014)

-Bir Tanrı mı yaratmak istiyorsunuz?Kendi tanrınızı?
-İnsanoğlu bunu hep yapmaz mı?
Transcendence (2014)
Dr.Will Carter eşi Evelyn ile beraber zeka üzerine çalışmalar yapan,geleceğin kendi mantığını yürütebilecek bilinç sahibi süper bilgisayarlarda olduğuna inanan başarılı bir bilim insanıdır.Uzun yıllar süren çalışmalarını maymunlar üzerinde denemeler yaparak bir sonraki boyuta taşıyan kahramanımız,bilim dünyasında yeni bir çığır açmaya bu denli yaklaşmışken,insan beyninden daha zeki bilgisayarlar istemeyen radikal bir grubun saldırısına uğrar.Suikasti ufak bir sıyrıkla atlatsa da mermiye sürülmüş olan zehirli bir radyoaktif izotop sebebiyle sadece 4-5 haftalık ömrü kalan Carter,hayatının son günlerini eşi Evelyn'i ayırarak tüm çalışmalarından feragat etmeyi düşünür.Daha sonra eşinin ve en yakın arkadaşı Max'in desteği ile kamuoyundan gizli bir şekilde kendi bedeninin denek olarak kullanılmasına izin veren kahramanımız,beyinin elektriksel sinapslar yöntemiyle bir bilgisayara aktarılmasına razı olur.Cater'ın zekası bilgisayara aktarılırken kaçınılmaz olarak son nefesini verir.Öte yandan radikal terör örgütü yarım kalan işini tamamlamak için Evelyn'in peşine düşer.Bu sırada Carter sanal olarak internet ağı üzerimden online olmayı başarır.Evelyn'ı Brightwood kasabasına yönlendiren kahramanımız fikirlerini paylaşmaya başlar.Burada devasa bir şeyler inşa etmeyi düşünmektedir.Dr.Will Carter artık bir insandan daha fazlasıdır...
İyi;Üst düzey oyuncu kadrosu ve ilgi çekici kurgusuyla yılın iddialı bilim-kurgu yapımlarından biri.Bu filmi sevenlerin eXistenZ (1999) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Ne yazık ki beklentilerin altında kalan bir yapım.Konu daha iyi işlenebilirdi zira senaryo kesinlikle daha fazlasını vaad ediyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Temmuz 2014 | Etiketler : | | | | |

Non-Stop (2014)

Non-Stop (2014)
Bill Marks bir süredir kendi problemleriyle uğraşan,sivil havacılık güvenliği için çalışan deneyimli bir dedektiftir.New York,Londra seferi yapan bir uçakta görevlendirilen,sürekli formaliteleri uygulamaktan sıkılmış kahramanımız için bu kez rutin bir uçuş olmayacaktır.
Non-Stop (2014)
Özel çağrı cihazıyla üstlerinden emirler alan Bill,internet ağlarına gizemli bir yabancının girmesi ve istekleri sonrasında epey telaşlanır.Zira yabancı kısa bir süre içerisinde hesabına yüzelli milyon dolar yatırılmazsa uçakta bulunan yolculardan birini öldüreceğini söylemektedir.Durumu uçaktaki bir başka gizli güvenlik görevlisiyle konuşmaya karar veren kahramanımız istediği reaksiyonu alamayınca kaptan pilotla konuşup,uçuşun güvenliğini riske atabilecek büyük bir tehditle karşı karşıya olduklarını anlatmaya karar verir.Öte yandan sürenin dolması ile uçakta gerçekten de birinin öldürülmesi gerilimi daha da tetikleyecektir.Yolculardan kendisine yakın hissettiği Jen ve hostes Nancy ile beraber şüpheli görünen herkesi araştırmaya başlayan Bill,yine gizemli yabancıdan gelen mesajlar sonrasında kaptan pilotun -dışarıdan açılması imkansız olan her türlü güvenlik önleminin düşünüldüğü kokpitte- öldüğü haberi ile sarsılır.Birinin kendisiyle oyun oynadığını düşünen ve giderek sinirleri bozulan kahramanımız çalıştığı şirketin de kendisinden bağımsız kararlar almaya başlaması ile daha da yalnızlaşır.Peki ama uçaktaki cinayetlerin sorumlusu kimdir?Daha ilk andan itibaren dikkatini çeken müslüman bir doktor,sürekli telefonuyla uğraşan zenciler,göçmenler ya da takım elbisenin ardında kimliğini gizleyen bir casus olabilir mi?
İyi;Baştan sona sürükleyici,kesinlikle sıkılmadan izleyeceğiniz artık klasikleşen tipik bir Liam Neeson filmi.Katil kim? önermesini işleyen gizem seviyesinin de tatminkar olduğu başarılı bir gerilim örneği.Yönetmen Jaume Collet-Serra'nın diğer yapımları ;Orphan (2009),House of Wax (2005) ve Unknown (2011) yine göz atmanızı tavsiye edebileceğim gerilim alternatifleri.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Haziran 2014 | Etiketler : | | | | | |

The Crypt (2014)

The Crypt (2014)
Bir grup genç ilginç eğlence arayışları sonucunda eski bir manastıra girip göz atmaya karar verirler.Manastırla ilgili ürpertici hikayelerle birbirlerini korkutan kahramanlarımız bodrum katına indikten sonra kapının gizemli bir şekilde içeriden kilitlenmesiyle hapsolurlar.Dahası gece henüz yeni başlamıştır.Gençlerden bir daha haber alınamaz.
The Crypt (2014)
Kilise,manastırda ortadan kaybolan bir grup gencin akibetini öğrenmek için araştırma ekibi kurar.Bir medyum,dedektif ve pederden oluşan ekip kilisenin baskıları üzerine kimseyle bilgi paylaşmadan soruşturmanın tamamlanacağına söz verirler.Zira kaybolan gençlere ait polisin erişim izni bulunmayan bir kamerada o gün manastırda yaşananlara dair görüntüler olup,dış dünyayla paylaşılması durumunda dine olan bakışın değişebileceği ve kaos oluşabileceği vurgulanır.Olan biteni yerinde incelemek için yola koyulan araştırma ekibi manastırda incelemelere başlar.Bilimsel kanıtlar bulmayı uman kahramanlarımız etrafı teknolojik aygıtlarla donatarak paranormal aktivite merkezlerini bulmayı planlarlar.Öte yandan pederse şeytan kovma ayinine hazırlanmaktadır.Kilise tarafından bir şeylerin eksik anlatıldığını,saklandığını düşünen kahramanlarımız  ip uçlarını elde ettikçe kendilerini karanlık ve ürpertici bir  yolculuğun içerisinde bulurlar...

İyi;Atmosfer olarak başarılı,gizem seviyesi tatminkar orta karar bir gerilim filmi.Din-mantık-paranormal olaylar üçgeninde önermelerle dolu...
Kötü;Zaman zaman sıkıcı ilerleyen kurgu bir de yönetmenin deneyimsizliği ile birleşince yapımın bir üst kaliteye ulaşmasına engel oluyor.Fazlaca diyalog...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Mart 2014 | Etiketler : | | |