Güncel İncelemeler;

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Kız kardeşi La Niña ile beraber Madrid'de köhne bir apartmanda yaşayan Montse,açık alan korkusu olan agorafobik bir kadındır.Çocukluk yıllarından beri kapının ardına bir adım dahi atmayı başaramayan kahramanımız,kardeşi ve kendi geçimini sağlamak için evini ufak bir konfeksiyon bürosu şeklinde işleterek hayatını kazanmaktadır.
Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Aynı zamanda abla-kardeş koyu bir katolik gelenekten kalma tutucu bir aile yapısına sahiptirler.Her ne kadar La Niña'nın doğumu sırasında annelerini kaybetmiş olmaları büyük bir talihsizlik olsa da yıllar sonra tekrar kader ağlarını örer ve bu sefer de savaş sırasında babalarını kaybederler.Sözün kısası abla-kardeş hayatı beraber göğüslemek zorunda kalırlar.La Niña okul çağlarına geldiğinde,ablasına tezat şekilde son derece özgürlüğüne düşkün bir karaktere bürünür.Ablasının aksine dışarıdaki dünyanın güzelliklerini görmekten kendisini alıkoyamayarak normal insanlar gibi rutin bir hayat sürmektedir.Aynı zamanda ablasının da dış dünya ile tek bağlantısıdır.Günün birinde La Niñaokuldayken,Carlos isimli üst kat komşularının merdivenlerden yuvarlanarak kan-revan içinde kapılarının önüne düşmesiyle Montse büyük panik yaşar.Komşusu olduğundan dahi haberi olmasa da insanlık gereği yardıma muhtaç adamı sürükleyerek evine alır.Onu yatağa yatırarak yaralarını temizler,kırılan bacağıyla ilgilenir.Carlos ayıldığında kendisine şefkatle yardım eden Montse'ye teşekkür eder ve artık daha fazla zahmet etmemesini ister.Telefonu kullanıp bir arkadaşını çağırarak onun yardımıyla evine gidebileceğini düşünmektedir.Öte yandan okuldan gelen La Niña,ablası saklamaya çalışsa da Carlos'un varlığından haberdar olur...
İyi;İspanyol yapımı filmler her daim farklı bir atmosfere sahip olurlar.Shrew's Rest'de bu anlamda sürükleyici kurguya sahip,1950'ler İspanya'sında geçen tipik dram-gerilim filmlerinden veri.Oyunculuk başarılı.Final sürpriz.Bu filmi sevenlerin Misery (1990) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Konsept olarak bu tarz psikolojik gerilim filmleri genel olarak durağan bir kurguya sahip olsa da daha hareketli bir ilk yarı,giderek yükselen tansiyon geçişi için de daha hoş olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Living (2014)

The Living (2014)
Kız kardeşi Molly'ye eniştesi Teddy'nin şiddet göstermesi üzerine artık bir şeyler yapmanın zamanı geldiğini düşünen Gordon,annesinin de baskılarına boyun eğerek tehlikeli planlar yapmaya başlar.İş arkadaşlarından birinin aracı olması üzerine eskiden mahkum olan kiralık bir katil (Howard) tutmaya niyetlenen kahramanımız,kamyonet almak için biriktirdiği tüm parasını bu işe harcamaya hazırdır.
The Living (2014)
Annesinin baskın karakterinden ötürü çocukluğundan beri pısırık bir görüntü çizip, söyleneni yapmaya meyilli olan Gordon;artık ipleri eline alıp,ablasına acı çektiren eniştesine büyük bir ders verme arzusundadır.Bu sayede annesine tek başına sorumluluk alabildiğini ve işleri yoluna koyabildiğini ispatlayabilecektir.Howard ile kısa bir telefon konuşması yaptıktan sonra onu ikna edebilmek için şehrin dışındaki gözlerden uzak evine kadar gitmek zorunda kalan Gordon,kendisini beklentilerinin epey uzağında bir ortamın içerisinde bulur.Agresif mizaçlı,soğuk bir adam olan Howard parasını aldıktan sonra yapamayacağım iş yoktur modundadır.Dahası tekin olmayan davranışları ve ansızın saman alevi gibi parlayan sinirli yapısıyla kontrol edilmesi güç bir karakterdir.Eniştesi Teddy'i öldürtmeye kararlı olan Gordon,kendisinin bu işi yapabilecek kadar cesareti olmadığı için burada olduğunu söylemektedir.Öte yandan Molly'den bir şans daha isteyen ve alkolü bırakacağına söz veren Teddy gerçekten de mesafe kat etmeye başlamıştır.Yeniden Molly'nin aşık olduğu adama dönüşmeye başlayan ve hal-hareketlerine çeki düzen veren kahramanımız sevgilisinin kalbini kazanabilmek için ne dese evet deyip,elinden geleni yapmaya kararlıdır.Molly'de ondaki gelişmeyi görmüş ve geri adım atmaya başlamıştır.Gordon-Howard ikilisi ise parayı almak ve anlaşmayı tamamlamak için şehrin yolunu tutmuştur...
İyi;Enteresan,kendine özgü bir çekiciliğe sahip,garip bir dram-gerilim filmi.Oyunculuk ortalamanın üstünde,kurgu sürükleyici.Duygu geçişlerinin etkili şekilde yansıtıldığı,çarpıcı diyalogların yer aldığı kayda değer bir yapım.Donnie Darko (2001),The Village (2004) ve The Cabin in the Woods (2012) filmlerinden hatırlayacağınız başarılı aktör Fran Kranz ve yine The House of the Devil (2009) ve Insidious: Chapter 2 (2013) ile ün kazanan Jocelin Donahue'ın da cast içerisinde yer aldığını ekleyelim.
Kötü;Finalin şaşırtıcılıktan uzak ve ön görülebilir olması başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

Jessabelle (2014)

Jessabelle (2014)
Geçirdiği dehşet dolu trafik kazası sonrasında erkek arkadaşını kaybeden Jessie,aynı zamanda tekerlekli sandalyeye de mahkum kalmıştır.Uzun süredir görüşmediği babasından yardım isteyen kahramanımız,çoçukluk yıllarından beri hiç geri dönmediği babaocağına Louisiana'a dönmek zorunda kalır.
Jessabelle (2014)
Annesini henüz bebekken kaybeden Jessie,aksiliğinden hiç bir şey kaybetmemiş olan babasıyla beraber,en azından fizik tedavisi bitip yeniden ayağa kalka bilene dek yaşamak durumundadır.Evde tüm odalar üst katta olduğu için alt kattaki tek oda olan annesinin eski odasına yerleşen Jessie,yeni durumuna alışana kadar epey güçlük çeker.Geceleri ise adeta kabus gibidir.Uykuya daldığı anda evin içerisinde garip yansımalar ve gölgeler hisseden kahramanımız,babasının bunları duymak istediğinden emin değildir.Gündüzleri ise tekerli sandalyesi ile annesine ait dolapları ve eşyaları kurcalayarak vakit geçiren Jessie,tesadüfen annesinin yıllar önce onun için hazırladığı VHS kasetleri keşfeder.Merakını daha fazla dizginleyemeyen kahramanımız vakit kaybetmeden videoları izlemeye koyulur.Annesini ilk kez digital görüntü olarak da olsa karşısında gören Jessie mutluluktan göz yaşlarına hakim olamaz.Ne de olsa annesinin kendisine hamileyken ağır bir hastalığa yakalanıp,doğumdan kısa süre sonra yaşamını yitirmesi yeterince hüzünlü bir hikayedir.Kasetleri izledikçe annesinin tarot falına meraklı olduğunu gören Jessie,onun kendisi için baktığı falı görünce dehşete kapılır.Annesi,Jessie'nin yıllar öncesinden yalnız olmadığı ve bir ruh tarafından rahatsız edileceğini ön görmektedir.Öte yandan babası ise Jessie'nin kasetleri bulmasına öfkelenerek bunların kızının ruh sağlığını bozabileceğinden endişelidir.Kasetleri yok etmeye karar verdiğinde ise şüpheli bir şekilde yanarak can verir.Artık hayatta kimsesi kalmayan Jessie,babasının cenazesinde liseden eski erkek arkadaşı Preston ile karşılaşır.Preston'ın yakın ilgisi sonrası çok geçmeden yaşadıkları anlatan ve yardım isteyen kahramanımız,evdeki kötü ruhun kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya kararlıdır.
İyi;Sürükleyici bir gerilim filmi.Oyunculuk,kurgu,mekan seçimleri ve gerilim seviyesi vasatın üstünde.Ufak tefek mantık hataları görmemezlikten gelinebilir.Bu filmi sevenler benzer kurgudaki 'The Skeleton Key (2005)' yapımına da göz atabilirler...
Kötü;Görece yavaş ilerleyen,aksiyondan uzak senaryo zaman zaman sıkıcı bir hal alabiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2015 | Etiketler : | | | | |

Who Am I (aka Kein System ist sicher) (2014)

'Hack yapmak büyü gibidir.Her ikisi de başkalarını aldatma üzerinedir.14 yaşımdan beri tüm zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.Programlama dillerini öğrendim.İlk sistemimi hackledim.Sonsuz olasılıklı bir evren...İlk kez bir şeyde iyi olduğumu hissettim.Gerçek hayatta ben birler arasında bir sıfırdım.Bir zavallı,bir ezik,bir ucube...Fakat internette bir aidiyet duygusu hissettim.'
Genç bir hacker olan Benjamin,artık yeteneklerini ispatlayabilmek için büyük oynamaya karar vermiştir.Okulda hoşlandığı kız arkadaşı Marie'nin gözüne girebilmek için ilk büyük hack denemesini planlayan kahramanımız,okulun veri tabanına sızarak sınav sorularını ele geçirme niyetindedir.Ancak her şeyi eksiksiz planladığını düşünse de son anda güvenliğe yakalanmaktan paçayı kurtaramaz.Cezasını toplumsal hizmet adı altında 'temizcilik' yaparak çekmek zorunda kalan Benjamin,kendisiyle benzer kaderi paylaşan Max ile tanışma fırsatı bulur.Max,Benjamin'in bilgisayardan anladığını söylemesi üzerine onu test etmeye karar verir.Yeteneklerini ispatlamakta zorlanmayan kahramanımız Max'in gözüne girmeyi başarır.Yazılım ustası Stephan ve donanım manyağı Paul ile birlikte ufak bir hack timi olan Max,Benjamin'i de aralarına katılması hususunda ikna eder.Çok geçmeden kahramanlarımız beraber çalışmaya ve ses getirir eylemler yapmaya başlamıştır.Öte yandan kendilerine bir isim bulmayı  da ihmal etmezler.Sanal dünyada ve yer altında CLAY adıyla anılan Max ve çetesi kendilerine hedef olarak Fr13nds isimli dünyaca ünlü bir hack topluluğunu seçmiştir.Onların dikkatini çekmek ve becerini ispatlamak isteyen kahramanlarımız işledikleri siber suçlar sonrasında polisin takibine takılırlar.Artık işler çok daha karmaşık bir hale gelmiştir.Zira siber suçlar bürosu yetmezmiş gibi bir de  Fr13nds'in  soluğunu enselerinden hissetmeye başlarlar.Artık CLAY'in varlığı tamamen Benjamin'in omuzlarındadır...
İyi;İnternet ve hack üzerine yapılmış son yılların en iyi gerilim filmlerinden biri.Alman menşeli sıradışı bir yapım.Başarılı oyunculuk ve sürükleyici kurgu başlıca artılar.Ayrıca finalin de filmin kalitesini yakışır şekilde olduğunu ekleyeyim.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)

La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)
Beş yakın arkadaş kafa dağıtmak ve eğlenmek için deniz kenarına gidip kamp yapmayı planlarlar.Gürültülü şehir hayatından kurtulmak ve kısa süreliğine de olsa dinlemek için organize olan gençler; hem manzaranın tadını çıkarıp hem de doyasıya yüzmenin hayalini kurarlar.Kamp kurdukları ilk gecenin sabahında yüzmek için kıyıya giden kahramanlarımız alışılagelmişin dışında büyüklükte gizemli bir mağara keşfederler.
La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)
Meraklarına yenik düşen gençler Jaco'nun da ısrarları üzerine göz atmaya karar verirler.Ne de olsa deniz orada durmaktadır ve bir yere de gideceği yoktur..Mağaraya girdikten kısa bir süre sonra beklentilerin aksine irili ufaklı çok sayıda tünelle karşılaşan kahramanlarımız egzotik yerler keşfetmenin heyecanıyla bilinmeze doğru ilerlemeye devam ederler.Artık mağaranın girişinden sızan güneş ışınları görünmez olmuş,enselere vuran ılık  rüzgarsa yerini bunaltıcı bir havaya bırakmıştır.Bu arada saatin kaç olduğundan habersiz duraksamadan yürümeye devam eden gençler,kızlardan birinin fenalaşması üzerine artık geri dönüş yoluna sapmaya karar verirler.Ancak ilk karşılaştıkları yol ayrımında tereddüt yaşayan kahramanlarımız yorgunluğun da verdiği stresle ağız dalaşı yaşarlar.Çok geçmeden adrenalin dolu başlayan serüven etraflarında daireler çizmeye başladıkları,labirent misali tüneller içerisinde giderek amaçsızlaşan tekinsiz bir yol bulma arayışına dönüşür.Dahası suları tükenen,yiyecekleri kalmayan gençler el fenerlerinin de bataryalarının bitmesiyle büyük panik yaşarlar.Zaman alehylerine işlemektedir...
İyi;Tek mekanda geçen sıradan bir grup genç filmlerinden biri.İspanyol yapımı olması ve mağarada geçmesi itibariyle türü sevenlerin göz atabileceği bir alternatif olabilir.Gizem seviyesi fena değil.Bu filmi sevenler tarz olarak benzer olan As Above, So Below (2014),The Cave (2005),The Descent (2005),Urban Explorer (2011) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Fazlaca klişe barındıran,sürprizden uzak,kurgu olarak vasatı aşamayan bir film.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Nisan 2015 | Etiketler : | | | |

Backcountry (2014)


Backcountry (2014)
Genç bir çift olan Jenn ve Alex,Kanada'ın doğal güzellikleriyle süslü;ünlü bir sit alanında kamp yapmayı planlarlar.Alex çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği Blackfoot yolunu günlerdir Jenn'e anlata anlata bitirememiştir.Sevgilisinin ısrarıyla kamp yapmaya ikna olan Jenn ise bir an evvel kendisini etkileyecek bir şeyler görebilme arzusundadır.Mesleğe yeni adım atmış bir avukat olarak erkek arkadaşının aksine doğa yürüyüşlerinden pek haz etmese de şehir yaşantısının gürültüsünden ve bunalımından sıyrılıp temiz hava alabilmek kendisi için de hayli cezbedicidir.
Backcountry (2014)
İlk kamp gecelerinde ormanın derinliklerinde Brad isimli tuhaf bir adamla tanışan ikilimiz nezaketen yemeğe davet ederler.Birlikte yemek fikrinden Alex pek de memnun değildir,zira tekin olmayan tavırlar sergileyen Brad daha ilk andan itibaren rahatsız vermeye başlar.Brad kendisini tur rehberi olarak tanıtıp çevreye hakim olduğunu söyleyip beraber zaman geçirmekte ısrar etse de Alex buralara çocukluğundan beri geldiğini ve avucunun içi gibi bildiğini söyleyerek kibarca reddeder.Yemeğin ardından çiftimizin kamp çadırından ayrılan Brad gecenin karanlığına karışır.Ertesi sabah Blackfoot'a gidebilmek için yeniden harekete geçen kahramanlarımız uzun saatler boyu yürümelerine rağmen bir türlü kamp alanına ulaşamazlar.Dahası kampın ilk gününde yolda karşılaştıkları turistlerden de eser kalmamıştır.Uzun süredir kimseyi görmeden Alex'in peşinden sürüklenen Jenn,yolu karıştırmalarından çekinmektedir.İnatçı bir tavırla sevgilisini tersleyen Alex ise çok az yolları kaldığını ve neredeyse gelmek üzere olduklarını söylemektedir.Yiyecekle sularının azalmaya başlaması ve Jenn'in artık sabrının tükenmesi üzerine yolu kaybettiğini itiraf eden Alex;karanlık çökmeden çadırlarını kurup,sabahın ilk ışıklarıyla başlarının çaresine bakmayı teklif eder.Zira saatlerce boş yere ormanın içerisinde daireler çizip,deyim yerindeyse hiçliğin ortasına yapa yalnız kalmışlardır.Zor koşullardan ötürü umutlarını kaybetmeye başlayan ikilimizi kırılgan ilişkilerini de hesaba katarsak zor bir gece beklemektedir.Asıl endişe etmeleri gereken şey ise henüz ortaya çıkmamıştır...
İyi;Ortalama bir doğal yaşamda  hayatta kalma temalı gerilim filmi.Oyunculuk fena değil,kurgu yeterli düzeyde olmasa da sürükleyici sayılır.
Kötü;Daha fazla zeka parıltısı görmeyi beklerdim.Baştan sona tahmin edilebilir,sürprizden uzak şekilde sonlanıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Mart 2015 | Etiketler : | | |

The Pyramid (2014)

The Pyramid (2014)
Arkeolog Dr.Holden,kızı Dr.Nora ve belgesel çekim ekibiyle beraber Mısır'da kumların altında gömülü kayıp bir piramidi keşfetmek için yola koyulurlar.Holden ve ekibi,bilim insanlarının uydu teknolojisi sayesinde;marsda yüzeyin onlarca metre altında su kalıntıları bulunmasında olduğu gibi çölün altında da geometrik şekil olarak diğer piramitlere hiç benzemeyen saklı piramidin izini bulurlar.Diğer bilinen piramitlerin aksine tepe noktasında giriş bulunması ve kumların yüzeyini tamamen kapatabilmesi için kabataslak binlerce yıl geçmiş olması,Dr.Holden ve Nora'nın  yüzyılın keşiflerinden birine imza atabileceği anlamına gelmektedir.
The Pyramid (2014)
Ekibin mühendisi Zahir,sadece otuz santim boyunda 'Shorty' adını taktıkları robottan da faydalanmayı düşünmektedir.Zira esasen Shorty marsın engebeli yüzeyinde araştırmalar yapabilmek için NASA tarafından geliştirilmiş son derece pahalı bir keşif robotudur.Araştırma ekibimiz son hazırlıklarını tamamlarken,Kahire'de siyasi olayların patlak vermesi sonrasında ordu tarafından derhal ülkeyi terk etmeye zorlanırlar.Ancak Dr.Nora yüzyılın keşfine bu kadar yaklaşmışken kesinlikle eli boş dönmek istememektedir.En azından içeriye Shorty'i gönderip,bol bol fotoğraf ve video kaydı almayı düşünür.Öte yandan askerlerin verdiği süre dolmak üzeredir.Shorty'i ile teması kopan Zahir ise içeri girip onu geri getirmeyi planlamaktadır.Sonuçta ödünç olarak aldığı milyon dolarlık keşif robotunu kumların altında  bırakıp dönmek pek de akıllıca değildir.Shorty olayını fırsat bilen Nora babası Dr.Holden'ı da ikna ederek,binlerce yıldır kimsenin varlığından dahi haberi olmadığı  saklı piramidinin içine girer.Yanlarına yedek bataryalar ve görüntü kayıt cihazları alan kahramanlarımız son derece mistik bir keşfe koyulurlar.Çok geçmeden Shorty'nin parçalara ayrılmış enkazını bulan araştırma ekibimiz bir şeylerin yolunda gitmediği anlarlar.Bu arada geri dönüş yolunu da kaybedip,labirent misali kendi etraflarında daireler çizmeye başlarlar.Yumuşak zeminin çökmesi sonrasında piramidin derinlerinde hapsolan Dr.Holden ve ekibi askerlerin eninde sonunda kendilerini kurtarmaya geleceklerini düşünmektedir.Etraftaki hiyeroglifleri incelediklerinde ise Anubis'in lanetininin yakınlarda olduğunu hissederler..
İyi;Kurgu ve mistik atmosfer olarak başarılı bir gizem filmi.Özellikle benim gibi antik mısır,firavun,piramit,imhotep ve anubis gibi temalara meraklıysanız göz atmanızı tavsiye ederim.
Kötü;Oyunculuk ve görsel efektler zayıf.Çok daha fazlasını beklerken sıradan bir hikayenin içine hapsolan vasat bir film.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Mart 2015 | Etiketler : | | |

Digging Up the Marrow (2014)

Digging Up the Marrow (2014)
Genç yaşına rağmen korku-gerilim sektöründe başarılı filmleriyle büyük bir hayran kitlesine ulaşan Adam Green,'Digging Up the Marrow' yapımıyla bu kez kameranın arkasında kısıtlı kalmayıp oyunculuk yeteneklerini de sergilemekten çekinmiyor.Daha çok Frozen ve Hatchet serisinden hatırlayacağınız Green,bu kez hayatı boyunca takıntı haline getirdiği canavarların varlığını sorguluyor.
Digging Up the Marrow (2014)
Çocukluk yıllarından bu yana canavarlar hakkında hep daha fazlasını merak eden ve son belgeselinde bunu konu edinmeye hazırlanan Green,içerik bulamamaktan yakınmaktadır.Neyse ki çok geçmeden talihi döner ve William Dekker isimli eski bir polis dedektifinin hikayesiyle ilgilenmeye başlar.Dekker uzun süredir 'ilik' adını verdiği canavarların dünyasına uzanan gizli yer altı geçitleri olduğundan söz etmektedir.Dahası canavarların yer altında kurdukları kendi dünyalarında yaşamayı sürdürdüklerini iddia etmektedir.Dekker'a göre genetik bozukluklar ya da mutasyonlar sonucu doğan çocuklar,sanılanın aksine ansızın toplumdan uzaklaşarak kaybolmamakta,ilik diye bahsettiği geçitler yardımıyla kendileriyle aynı kaderi paylaşanların yanına gitmektedir.Dekker'in yaşamı boyunca kırka yakın canavar gördüğünü ve onları isimlendirdiğini söylemesi umut vericidir.Ona göre çoğu barışçıl canlılar olup saldırganlık göstermemektedir.Elinde somut bir kamera görüntüsü ya da fotoğraf olmamasına rağmen söylemleriyle Green'in dikkatini çekmeyi başaran kahramanımız,onu ikna edebilmek için onu son keşfettiği yer altı kapısına -iliğe- götürmeye karar verir.Öte yandan arkadaşlarıyla Dekker'in samimiyetini sorgulayan Green,somut bir şeyler bulamamaları durumunda zamanını boşa harcamaktan çekinmektedir.En nihayetinde teçhizatlarla beraber iliğin yolunu tutan kahramanlarımız gizli kameralarla görüntü elde etmeyi planlarlar.Kayıtları incelediklerinde ise Dekker'ın gizli sırları olduğu ortaya çıkacaktır...
İyi;Düşünsel olarak kayda değer,el kamerası tekniklerinin kullanıldığı ortalama bir fantastik-gerilim filmi olarak kategorilendirebiliriz.
Kötü;Bu tarz filmlere çok yakışan Ray Wise'ın oyunculuğu belli bir seviyeye kadar kurguyu tek başına sürüklemeyi başarıyor.Ancak gizem ve gerilim seviyesi olarak sınıfta kalmaktan kurtaramıyor..
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2015 | Etiketler : | | | |