Güncel İncelemeler;

Wind River (2017)

Wind River (2017)
Kurt, şanssız geyiği değil zayıf olanı avlar...
Amerika' nın Wyoming eyaletinde bulunan, dağlık ve engebeli topraklardan oluşan kızılderili bölgesi 'Wind River' olarak bilinmektedir. Ağustos' un en sıcak gününde bile dağların tepesinde kar bulunan ve yılın büyük bölümünü dondurucu soğuklar altında geçiren bölgede, nüfusun çoğunu oluşturan kızılderililer dağınık bir yerleşim göstermektedir. FBI' ın bile sadece cinayet vakalarında dahil olabildiği topraklar, kızılderili bürosu tarafından idare edilmektedir.
Wind River (2017)
Balık ve Vahşi Yaşam Servisi' nde çalışan Cory Lambert, veteran bir iz sürücüdür. Yıllar evvel kızını kaybeden ve o günden beri yüzünden keder eksik olmayan kahramanımız, zamanının çoğunu çiftçilerin besi hayvanlarına dadanan aslan ve çakal sürülerini avlamakla geçirmektedir. Günün birinde yine aldığı bir ihbar sonrasında vahşi hayvanların izini sürmeye başlayan kahramanımız, karlarla kaplı dağlık arazinin yakınlarında, muhtemelen soğuktan donarak ölmüş bir kız cesedi keşfeder. Dahası kızı ve ailesini yakından tanıyan Cory, hemen şerife olayı rapor ederek destek ister. Çok geçmeden olay yerine ulaşan şerif ve görevliler, cesedin el ve ayak parmaklarındaki morarmalardan ve kafasındaki yara izinden olayı durumu cinayet olarak değerlendirip, FBI' a iletirler. Bu sırada kızın ailesini teskin etme görevi de Cory' e düşmüştür. Olay yerine en yakın FBI ajanı olan ve anonsa cevap veren, genç dedektif Jane Banner hızla intikal eder. Fırtına çıkmadan olay yerini kendi gözleriyle detaylı bir şekilde incelemek isteyen kahramanımız, cesedi bulan ve aynı zamanda bölgeyi avucunun içi gibi bilen Cory' nin de davada yardımcı olmasını teklif eder. Otopsi sonuçlarının ardından vakanın FBI' ın ilgisini çekmemesi sonrasında, kısıtlı imkanlarda olayı çözmek için seferber olan Cory ve Banner, bir dizi soruşturma yönetmeye başlarlar. Kızın ailesine katillerin izini süreceğine dair söz veren Cory, tüm enerjisini bu işe ayırmaya odaklar. Toy bir FBI ajanı olan Jane ise yardımcı olabilmek için elinden geleni yapacağını yeniler. Kızın ailesi ve arkadaşlarıyla görüşen ikilimiz, tüm detayları öğrenip, bütün ipuclarını toplamaya yoğunlaşırlar. Tüm oklar kızın gizemli erkek arkadaşına yönelmiş durumdadır. Çok geçmeden cinayetin gerçek bir trajedi olduğu ortaya çıkar...


İyi; Ağır bir tempoda ilerlemesine rağmen; sürükleyici kurgusu ve soğuk, donuk atmosferiyle göz atılması gereken başarılı bir suç- gerilim filmi. Oyunculuk ve soundtrackler gayet iyi. Gizem seviyesi tatmin edici. Drama olarak da vuruculuğu yüksek bir film olduğunu ekleyeyim.
Kötü;
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Ekim 2017 | Etiketler : | | | | | |

The Colony (2015)

The Colony (2015)
'Santiago, Şili. Yıl 1973. Politik ayaklanmalar tüm ülkeyi istikrarsızlaştırdı. Birleşik Devletler' in genç demokrasiye sırtını dönmesiyle Şili, Soğuk Savaş'ın yeni muharebe alanı haline geldi. Bu sırada, Sovyetler Birliği desteğini esirgemiyor. ABD hükümeti, Salvador Allende'nin kovulması gereken bir komünist olduğunu bildirdi. Yüzlerce, binlerce insan Başkan Salvadore Allende'yi desteklemek için Santiago, Şili sokaklarına döküldü. Uzmanlar Şili'yi iç savaşın eşiğinde görüyor. Biz, Şili' deki son gelişmeleri beklerken.dünya da nefesini tutmuş durumda...'
The Colony (2015)
Yaşam dolu, genç bir hostes olan Lena, haftada bir Almanya' dan Santiago' ya düzenlenen uçak seferi sayesinde erkek arkadaşı Daniel ile görüşebilmektedir. Konforuna düşkün, güzel bir bayan olan Lena, yolculuğun yorgunluğunu unutup, erkek arkadaşıyla buluşma anının heyecanını kapılır. Lena' nın aksine toplumsal olaylara daha duyarlı olan ve Allande yanlısı sosyalist bir grupla takılan Daniel, posterler hazırlayarak ideolojisine katkı sağlamayı ummaktadır. Kız arkadaşının gelmesiyle sürekli ayaklanmalar ve protesto gösterilerinin eşiğindeki Santiago' da keyifli birkaç gün geçirme fırsatı bulan Daniel, sabah saatlerinde gelen bir telefon sonrasında büyük bir şok yaşar. Zira General Pinochet kanlı bir darbe sonrası yönetimi devralmış ve sosyalistleri yok etmek için deyim yerindeyse her fare deliğine dahi asker sevk etmiştir. Alman vatandaşı olmalarına rağmen, askerlere yakalanan çiftimiz, bir itirafçının verdiği ifade sonrasında epeyce zor duruma düşerler. Daniel' in, gözlerinin önünde haç işaretli bir minibüsle alıkoyulmasına şahit olan Lena, pes edip ülkeyi terk etmek yerine erkek arkadaşının izini sürmeye karar verir. Daniel' in şehir dışında bulunan 'Colonia Dignidad' adı verilen bir kampa götürüldüğünü öğrenen kahramanımız, araştırmalar yapmaya başlar. Devlet kaynaklarında saygın bir yardım kuruluşu olarak adledilen Colonia Dignidad, kağıt üstünde tamamen yasal evraklara sahip bir kuruluştur. Pius isimli eski bir Alman rahibin 2.Dünya Savaşı sonrasında müritleriyle beraber deyim yerindeyse hiçliğin ortasında bulunan bu araziye, radikal bir tarikat inşa ettiğini öğrenen Lena, tüm riskleri göz ardı ederek Daniel' i bulmak pahasına oraya gitmeye karar verir. Bir şekilde onlardan biri olup, içeriye sızmayı planlayarak, henüz sağ bile olduğundan şüphe duyduğu Daniel' in peşine düşer. Tarikata katılabilmesi için Pius' u etkilemek zorunda olan kahramanımız, çok geçmeden kendisini kuralları Pius' un belirlediği ve geri kalan herkesin kayıtsız şartsız itaat ettiği, kaçışın mümkün olmadığı bir ortamda bulur. Modern dünyadan oldukça farklı ve radikal bir şekilde organize olan Pius ve tarikatı tuhaf rituellere sahiptir. En nihayetinde Daniel' in izini bulan Lena, bir yolunu bulup buradan kaçmayı planlamaktadır. Ancak Colonia Dignidad, Dante' nin İnferno' sunda cehennem kapısındaki yazı misali, 'buradan içeri giren, ümidi geride bıraksın' vari bir yerdir. Dahası tüm gözlerin üstünde olduğunu bilen Lena, akıllıca davranmak zorundadır...

İyi; Gerçek olaylardan uyarlama, oldukça sürükleyici, macera düzeyi yüksek  bir dram- gerilim filmi. Kurgu, oyunculuk, görseller, kamera açıları ve soundtrackler de gayet iyi. Bu filmi sevenler tarz olan yakın olan The Sacrament (2013) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Temmuz 2017 | Etiketler : | | | | |

A Monster Calls (2016)

A Monster Calls (2016)
12 yaşındaki Conor, hasta annesiyle birlikte yaşayan, hayal gücü oldukça yüksek bir çocuktur. Annesinin terminal evresinde kanser olmasından ötürü, gün geçtikçe gözlerinin önünde eriyip gitmesine mani olmayan kahramanımız, hüznünü kendi içerisinde yaşamakta ve giderek yalnızlaşmaktadır. 
A Monster Calls (2016)
Birkaç ay da bir gördüğü ilgisiz babası ve despot babaannesiyle geçinemeyen Conor, okulda da zorbalar tarafından sürekli aşağılanmaktadır. Zamanının çoğunu odasında geçiren ve hayal gücünü kara kalem resimlere aktaran kahramanımız, bir gece yarısı penceresinde beliren devasa bir ağaç canavarın şaşkınlığını yaşar. Canavar, Conor' a üç hikaye anlatacağını ve bu hikayeler bitince onun da dürüst bir şekilde kendi hikayesini anlatması gerektiğini söyler. Hayal gücünün kendisine oyunlar oynadığını varsayan ve sabah uyanınca yaşadıklarını basit bir rüya olarak yorumlayacağını zanneden Conor, yarın yeniden geleceğini söyleyen canavarın gözlerden kaybolmasına izin verir. Uyandığında sakin kafayla düşünen ve penceresine gelen canavar ağacın, hemen evlerinin yakınındaki bir mezarlıkta bulunan porsuk ağacı olduğunu fark eden Conor, kimseye neler olup bittiğini bahsetmeden, bir an evvel yeniden gece olmasını bekler. Saatler gece yarısını gösterirken yeniden Conor' ı ziyarete gelen canavar, bu sefer öykülerini anlatmakta kararlıdır. Annesinin çok hasta olduğunu ve aptalca hikayeler dinlemeye vakti olmadığını söyleyen Conor, en nihayetinde ikna olur. Hikayeleri kafasında canlandırması gerektiğini söyleyen canavar, vakit kaybetmeden öykülerini anlatmaya başlar. Hikayeleri yorumlamaya gelindiğinde ise gerçekte neyin iyi neyin kötü ya da neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda akıl yormaya başlayan Conor, her defasında farklı sürprizlerle karşılaşır. Canavar, deyim yerindeyse ona rehberlik etmekte ve hayatına mana katmaktadır. Öte yandan gündelik hayatında ise işler daha da zorlaşmaya başlamıştır. Zira annesinin hastaneye kaldırılması üzerine, babaannesiyle kalmak zorunda kalan Conor, kendi odasını ve eşyalarını terk etmek istememektedir. Hayatta en sevdiği varlığın, annesinin hayata tutunabilmesi için canavardan yardım istemeyi uman kahramanımız, ilk olarak gerçeklerle yüzleşmesi gerektiğini keşfeder. Anlatılan her hikayeden ise dersler çıkarmalıdır. Hayat sandığından çok daha acımasızdır.

İyi;  'A Monster Calls' isimli Patrick Ness imzalı kitabın uyarlaması olan yapım, oldukça sürükleyici, arka planda dram barındıran, başarılı bir fantastik gerilim filmi. Görseller, atmosfer ve oyunculuk oldukça iyi. Tarz olarak El laberinto del fauno (2006) yapımın andıran film, göz atılması gereken bir alternatif.
Kötü; Gizem seviyesi biraz daha yüksek olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Prometheus (2012)

Prometheus (2012)
Bazen yaratmak için önce var olanın yok edilmesi gerekir.
Tarih 2 Aralık 2093, bilimsel keşif gemisi Prometheus, uzayın derinliklerinde ilerlemektedir. Weyland Endüstri adındaki özel şirketin kurucusu olan Peter Weyland' ın arzusu üzerine bir araya getirilen bilim insanları, büyük bir keşfin arifesindedir. Zira doktor Charlie Holloway ve Elizabeth Shaw dört yıl öncesinde büyük bir keşfe imza atmış ve İskoçya’da bulunan Skye Adası’nda bir mağarada yaptıkları kazı neticesinde dünyada insan yaşamının nasıl başladığına ilişkin önemli ipuçları edinmişlerdir. Öncesinde Mısır, Maya, Sümer, Babil gibi büyük medeniyetlerden kalan reliklerden elde ettikleri bilgileri, son keşifleriyle örtüştüren ve bu sayede dünya dışında başka bir yaşanılabilir gezegenin (terraform) de uzayda var olabileceğini düşünen kahramanlarımız, ufak bir taslak harita bile oluşturmuştur. Dahası LV 223 olarak adlandırılan bu gezegende insanı yaratan tasarlayıcıların da bulunduğunu düşünen Shaw, bu sayede Weyland' ın ilgisini çekmeyi başarmıştır. Prometheus gemisinin harekete geçmesiyle ise bilinmeze yolculuk başlar.
Prometheus (2012)
Uzun bir süre boyunca hiper uyku kapsüllerinde kalan keşif ekibi, LV 223' e yaklaşmaları sonrasında David tarafından uyandırılır. David, Weyland' a hizmet etmek için yaratılmış, hemen her konuda bilgi sahibi, morfolojik olarak da insan vari modellenen bir androidtir. Tüm keşif ekibi hiper uykudayken, onların rüyalarını izleyip, sürekli kendisini geliştiren ve yaratıcı olan insanlara daha yakından göz atan David, aynı zamanda gemideki komuta zinciri içerisinde de önemli bir role sahiptir. Weyland' ın son derece otoriter, despot kızı Vickers ise geminin finansmanını sağlayan ve bu sayede kritik kararlarda son sözün sahibi kişidir. İlk yapılan analizlere göre LV 223 gezegeninin sert ve kayalık bir zemin üzerine kurulu olduğu ancak atmosferin dünyaya benzer olması sebebiyle yaşanılabilir olduğu öngörüsüyle yola çıkan kahramanlarımız, piramit benzeri büyük bir yapının hemen yakınlarına başarılı bir inişin ardından etrafı kolaçan etmeye koyulurlar. Kaptan Janek ve bir grup mürettebat gemide kalıp, radyo aracılığıyla iletişim ve lojistiği sağlamaktan sorumludur. Shaw ve Holloway önderliğindeki bilim ekibi ise yüzeye ilk adımı atacak ve piramidi inceleyecek kişilerdir. David' in atmosferi taraması ve solunabilir olduğunu söylemesi üzerine kasklarını çıkaran kafilemiz, büyük bir hayranlıkla piramidin içerisini gezmeye başlarlar. Herhangi bir tehdide karşın silahlarını ve teçhizatlarını da yanlarından eksik etmeyen öncü ekip, ufak dronelar sayesinde bulundukları piramidin haritasını çıkarmaya konsantre olurlar. Büyük avlular ve devlerin geçebileceği kadar büyük kapılarla dolu olan piramit, hava kararmadan gezebileceklerinin çok ötesinde devası bir yapıdadır. Bu sırada büyük bir oda bulan David, kendi boyutlarının neredeyse iki katı büyüklüğünde dört tane hiperuyku konsolu da keşfeder. Konsollardan birinde 'Space Jockeys' ya da 'The Pilot' olarak refere edilen, Shaw' un tasarlayıcılar olarak söz ettiği bir uzaylı hemen karşılarında belirir. Gerekli bilimsel tetkikleri yapmak ve en önemlisi dna testi ile tezini kanıtlamak isteyen Shaw, Prometheus' dan gelen fırtına uyarısına aldırış etmeden, örnek almaya koyulur. Öte yandan bir başka odada içlerinde siyah yapışkan sıvıların bulunduğu, binlerce küp keşfeden araştırma ekibi, zeminde bir şeylerin hareket ettiğinden neredeyse emindir. Fırtına iyice bastırmadan bir an evvel Prometheus' a gitmek için yola çıkan kahramanlarımız, ellerine geçirebildikleri kadar çok örnekle uzay gemisine dönerler. Gerekli strelizasyon işlemlerinin ardından, dna testi sonrasında insan ırkıyla %100 eşleşme yakalayan Shaw, tarifsiz bir mutluluk yaşamaktadır. Zira köklü inanışları ve din kavramını rafa kaldıracak bu buluş, son derece önem arz etmektedir. Yıllar süren çalışmaları ve yoğun çabaları sonrasında gerçekten de tasarımcıların var olduğunu ispat etme aşamasındadır. Ancak ne yazık ki Holloway' ın piramitten döndüklerinden beri kendisi iyi hissetmemesi sevincini kursağında bırakır. Görünüşe göre gemiye kendilerine ait olmayan şeytani bir şeyle dönmüşlerdir...


İyi; Bilim-kurgu denilince ilk akla gelen yönetmenlerden biri olan Ridley Scott, yine her zaman olduğu gibi klasını konuşturmuş diyebiliriz. Alien serisiyle kronolojik olarak paralel ilerleyen yapım, tekinsiz atmosferi ve sürükleyici kurgusuyla son derece iddialı. Oyunculuk ve görsel efektler de keza gayet başarılı. Ayrıca; kriyojeni, hiper uyku, terraform gibi bilimsel konuların da altmetinlerde yer alması filmin kitabi yönünü de güçlendirmiş.
Kötü; Grup dinamikleri iyi olsa da karakterlerin biraz da detaylı tanıtılması daha hoş olabilirdi. Aralarda ufak mantık hataları yok değil...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Haziran 2017 | Etiketler : | | | | |

Contratiempo (aka The Invisible Guest) (2016)

Contratiempo (aka The Invisible Guest) (2016)
Adrián Doria, oldukça varlıklı genç bir iş adamı olup, Asya piyasasında yaptığı ses getiren anlaşmaların ardından, ülkede yılın iş adamı olarak onurlandırılır. Paranın ve şöhretin yanı sıra, eşi ve minik kızından oluşan çekirdek ailesine rağmen, mutluluğu bulamayan ve fotoğrafçı sevgilisi Laura ile sık sık kaçamaklar yapan kahramanımız, Fransa gezisi için evden ayrılır. 
Contratiempo (aka The Invisible Guest) (2016)
Ancak gezide yaşanan bir takım gizemli olaylar sonrasında cinayet zanlısı olarak aranan Adrián, evinin yolunu tuttuğu gibi avukatı Felix' den yardım ister. Bir otel odasında kafasına aldığı darbe sonrasında, gözlerini açtığında yüklü meblağ para ve Laura' nın cesediyle uyandığını söyleyen Adrián, anlattığı hikayeyle kendi avukatı Felix' i dahi ikna etmekte zorlanmaktadır. Olay yeri tutanağı ve polis raporlarında odaya dışarıdan üçüncü bir kişinin girme olasılığı olmadığının kati bir şekilde vurgulanması, Adrián' in saldırıya uğradıkları tezini çürütmektedir. Yeni deliller bulunana kadar parasının ve güçlü dostlarının yardımıyla tutuksuz olarak yargılanmayı başaran kahramanımız, Felix' in tavsiyesi üzerine tanık hazırlama programında uzman olan, veteran avukat Virginia Goodman ile görüşmeyi kabul eder. Goodman, kısa süre evvel emekliye ayrılmış, adliyede bağlantıları olan son derece tecrübeli bir avukattır. Savcının yeni bir tanık bulduğunu ve davanın aleyhlerine işlediğini belirterek, dostlarından edindiği bilgiye göre tutuklama kararı çıkana kadar sadece üç saatleri olduğunu vurgular. Adrián' ın sakladığı bir şeyler olduğundan kuşkulanan ve tüm detayları yeniden onun ağzından dinlemek isteyen kahramanımız, en ufak bir ayrıntının dahi olayların seyrini değiştirebileceğinden emindir. Fazla şansı olmadığını anlayan Adrián ise Laura ile kaçamak yaptığı sözde Fransa gezisinden itibaren olan bitenleri anlatmaya başlar. Her ikisinde bir şekilde dahil olduğu, sürücüsü Daniel Garrido adında bir adamın gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğu güne vurgu yapan Goodman, eğer tüm detaylara hakim olamazsa mahkemede kimsenin ona yardımcı olamayacağını yeniler. Adrián' ın son derece zeki bir o kadar da temkinli bir adam olduğunu bilen Goodman, maktul Laura' nın başına gelenleri öğrenmekte kararlıdır. Sohbet ilerledikçe Adrián' ın hikayesinde bazı boşluklar bulan ve juriyi bu şekilde asla ikna edemeyecekleri dillendiren Goodman, bir takım kirli sırların ortaya çıkmasına sebep olur. Öte yandan davada gizemli tanık olarak kimin ifadesine başvurulduğu ise soru işareti olarak kalmayı sürdürmektedir. Adrián  için zaman giderek daralmaktadır...


İyi; Baştan sona sürükleyici kurgusu ve gizemli hikayesiyle beğeni kazanan yapım, göz atılması gereken başarılı bir alternatif. Oyunculuk, atmosfer, zekice hazırlanmış kurgu, sürprizlerle dolu son çeyrek... gerçekten de tatmin edici. Bu filmi sevenlerin yine bir başka İspanyol sineması ürünü olan El cuerpo (aka The Body) (2012) yapımını da izlemelerini tavsiye ederim.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 13 Mayıs 2017 | Etiketler : | | |

The Road (2009)

The Road (2009)
Dünyayı yok oluşa sürükleyen dehşet verici olayın ardından, ne bir bitki ne de bir hayvan cinsi sağ kurtulabilmiştir. Dahası sık sık depremlerin tetiklendiği, her yeri yakıp kül eden yangınların yaşandığı ve yeryüzünün giderek harap olduğu coğrafyada, açlık temel problem haline dönüşmüştür. Ayakta kalmayı başarabilen bir avuç insan, elleri silahlı çeteler halinde örgütlenerek, günden güne kaynakların tükendiği deyim yerindeyse sıfırı tükettikleri ortamda, kanibal bir yaşam süren canilere dönüşmüştür. 
The Road (2009)
Nefes almanın her geçen gün daha da zorlaştığı bu distopik dünyanın henüz ilk yıllarında bir erkek bebek dünyaya getiren bir anne, eşinin de desteğiyle hayata tutunmaya çalışmaktadır. Ancak yaşamın giderek manasını yitirmesi üzerine intihar eden kahramanımız, çocuk yaştaki oğluyla eşini bir başlarına bırakır. Çaresiz bir şekilde oğluyla yapayalnız kalan baba ise onu ne pahasına olursa olsun gözünden sakınmaya devam etmektedir. Ellerinde kalan son yiyeceklerle daha yaşanabilir şartların olabileceğini düşündükleri güneye ilerleyen ikilimiz, sahibi oldukları tek şeyin umutlarının peşine düşerler.  Oğluna her zaman iyilerin tarafında olduklarını söyleyerek telkin eden ve ateşi (yaşamı) taşımaya devam edeceklerini sık sık vurgulayan kahramanımız, günün birinde kendisine bir şey olması durumunda onu her gün daha da zorlaşan hayata hazırlamaya çalışmaktadır. Araba mezarlığına dönmüş, toz ve kumlarla kaplı yollarda her şeyin daha iyi olacağı ümidiyle gece- gündüz demeden mesefe kat eden kahramanlarımız, eğer bulabilirlerse güvenli olduğunu düşündükleri terk edilmiş ev ve barakalarda, şansları yaver gitmezse de yol kenarlarında kısa molalar vermektedirler. Oğluna yabancılara güvenmemesi ve sahip oldukları şeyleri koruması yönünde nasihatlar veren kahramanımız, ancak bu şekilde hayata tutunabileceklerinin farkındadır. İnsanlıktan çıkmış, kaniballeşen çetelerin korkusuyla izlerini gizlemeli ve sürekli tetikte uyumalıdırlar. Sahip oldukları en önemli şey olan ve yola devam etmelerini sağlayan botlarını kaybetmemesi gereken ikilimiz, gerektiğinde yakalanmamak pahasına intiharı göze alırlar. Ellerinde kalan son iki kurşunla, kaderlerinin sürüklediği haftalarca sürecek tehlikeli bir maceraya yelken açarlar....

İyi; Post-apokaliptik bir dünyada geçen, distopik kurgusuyla göz atmanız gereken, başarılı bir yol- gerilim filmi. Baştan sona grinin tonlarının hakim olduğu bir dünyada, bunaltıcı bir atmosferde geçen film, dram- gerilim sevenler için de iyi bir alternatif. Oyunculuk muazzam.
Kötü; Zaman zaman ağır işleyen kurgu. Gerilim seviyesi daha yüksek olabilirdi. Biraz daha felsefik alt metinler ve ilgi çekici diyaloglar barındırabilirdi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Mayıs 2017 | Etiketler : | | | |

Get Out (2017)

 Get Out (2017)
Kız arkadaşı Rose ile yaklaşık beş aydır mutlu bir birliktelikleri olan Chris, ilişkilerini yeni bir boyuta taşımaya hazırlanmaktadır. Tanınmış ünlü bir nörolog olan Dean Armitage' ın kızı olan Rose, Chris' i ailesiyle tanıştırmaya karar verir. Ailesine sürekli Chris' den bahsetse de onun siyahi biri olduğundan söz etmeyen ve ailesinin ırkçı olmadığını yenileyerek kendisini savunan Rose, Chris' in aksine herhangi bir sorun yaşanmayacağını düşünmektedir. 
 Get Out (2017)
Modern toplumda Afroamerikan bir birey olmanın sıkıntılarını çok iyi bilen ve bu sebepten ötürü daveti çekimserce onaylayan Chris ise aristokrat bir aile olan Armitage' lar ile tanışmaktan şeref duyacağını söylemekle yetinir. Haftasonu için eşyalarını toplayan ve gözlerden uzakta, göl kenarında bulunan Armitage malikanesi için yola koyulan ikilimiz, her şeyin çok güzel olacağı düşüncesiyle motive olurlar. Armitage malikanesine geldiklerinde ise beklentilerinin aksine Rose' un ailesi tarafından oldukça samimi karşılanan ve gururu okşanan Chris, ön yargılarının ne kadar da saçma olduğunu düşünmeye başlar. Zira her ne kadar aristokrat beyaz bir aile ve malikanelerinde çalışan siyahi hizmetliler epeyce klişe bir durum teşkil etse de, Armitage' ların kesinlikle ırkçı insanlar değil; oldukça liberal, medeni bir aile yapısına sahip olduklarına kanaat getirir. Rose' un erkek kardeşi Jeremy, babasının yolundan giden genç bir tıp öğrenci olup; annesi Missy de deneysel metotlar geliştiren başarılı bir psikiyatristtir. Mükellef bir akşam yemeğinin ardından dinlenmek için odalarına çekilen kahramanlarımız, her şeyin yolunda gittiğinden emindir. Hatta sigara bağımlılığını hipnoz metodu ile yenebileceğini anlatan Missy Armitage' ın konuşmaları Chris' i epeyce etkilemiştir. Ertesi sabah için bir süre evvel kaybettikleri büyük babaları Roman Armitage şerefine geleneksel bir davet düzenleyen Armitage' lar, hem bu sayede Chris' i de konuklarıyla tanıştırmayı arzu ederler. Onlarca beyaz misafir arasında kendisini kısmen yabancı ve dışlanmış hissedebileceğinden korkan Chris ise Rose'un yoğun ısrarlarından ötürü kalmaya ikna olur. Öte yandan yakın arkadaşı Rod ile sık sık telefonda mesajlaşan ve olan bitenleri anlatan Chris, davette yaşanan bir tatsızlık sonrasında epey huzursuz olur. Bir an evvel eşyalarını toplayıp, Rose ile birlikte evden ayrılmayı düşünen kahramanımız bir şeylerin yolundan gitmediğini hisseder. Gece ise henüz yeni başlamıştır...

İyi; Baştan sona oldukça sürükleyici ve gerilimin giderek tırmandığı, gizem seviyesi tatmin edici izlemeye değer bir salt gerilim filmi.  Zekici kurgulanmış, özgün bir senaryoya sahip. Oyunculuk, görüntü yönetimi ve gerilim filmlerinin olmazsa olmazı ses efektleri oldukça başarılı.
Kötü; İlk yarısı itibariyle ırkçılık işleyen klişe bir tema barındırdığı söylenebilir. Bknz 'Ku klux klan
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 23 Nisan 2017 | Etiketler : | | | |

The Machinist (2004)

The Machinist (2004)
Bir fabrikada makinist olarak çalışan Trevor, bir yıldır üstesinden gelemediği şiddetli uykusuzluk probleminden muzdariptir. Geceleri bir an dahi gözlerine uyku girmeyen ve dolasıyla fiziksel olarak da bitkin düşen kahramanımız, günden güne kilo vermekte, deyim yerindeyse erimektedir. 
The Machinist (2004)
Geceleri gündüz etmekte zorlanan Trevor, ailesi ya da arkadaşı olmadığı için para karşılığı ilişki yaşadığı Stevie' nin varlığıyla yetinmektedir. Çoğu zaman da gecenin bir yarısında evinin kilometrelerce ötesindeki havalimanına gidip, garson pozisyonunda çalışan dul bir kadın olan Marie ile muhabbet ederek evine dönen kahramanımız, depresif bir yaşam sürmektedir. Günün birinde her zamanki gibi sıkıcı geçen bir iş mesaisinin ardından vardiya değişimi sırasında, daha önce hiç görmediği Ivan isimli bir kaynakçıyla tanışır. Oldukça gizemli bir kişiliğe sahip olan Ivan, bir arkadaşının yerine bakmak için geldiğini söyleyerek uzaklaşır. Trevor ise günün devamında kendi hatasından ve dikkatsizliğinden ötürü bir iş arkadaşının ciddi şekilde yaralanmasına sebep olur. İş yerinde istenilmeyen adam ilan edilen ve şefi tarafından uyuşturucu kullanmakla suçlanan kahramanımız, soruşturma neticelene kadar evinin yolunu tutar. Olan bitenleri anlatabileceği tek kişi olan Stevie' ye içini döken Trevor, sabah uyandığında buzdolabının üzerine yapıştırılmış bir not bulur. Birilerinin ciddi anlamda kendisiyle uğraştığını düşünerek, ev sahibine dairesine izinsiz olarak birinin girmiş olabileceğini söyleyen kahramanımız, bir yandan da kazanın olduğu gün tanıştığı ve bir daha karşısına çıkmayan Ivan' ı sorgulamaya başlar. Ertesi gün buzdolabın üzerinde yeni bir not gören ve kafası allak bullak olan Trevor, kazadan sonra düşman kesilen iş arkadaşlarından birinin bunu yapmış olabilme ihtimalini irdeleyip, iyiden iyiye panikler. Günden güne psikolojisi daha fazla bozulan ve paranoyalarla dolu yıkıcı bir kabusun içerisine sürüklenen kahramanımız, büyük bir komplonun içerisinde olduğunu düşünmektedir. Düğümü çözebilmekse için tek çare Ivan' ı bulmalıdır...

İyi; Senaryo ve atmosfer olarak tatmin edici, gizem seviyesi yüksek, başarılı bir psikolojik gerilim filmi. Christian Bale' in oyunculuğunun zirve yaptığı bir yapım. 
Kötü; İlk yarısı itibariyle klişe, tahmin edilebilir bir kurguda ilerlese de finaliyle sinemaseverleri mutlu edebilecek bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Nisan 2017 | Etiketler : | | | |