Güncel İncelemeler;

A Simple Plan (1998)

A Simple Plan (1998) 
Hank, deli dolu abisi Jacob ve onun kaba, bir o kadar da serseri olan arkadaşı Lou ile beraber yılbaşı arifesinde kasabaya gitmek üzere yola çıkarlar. Kışın en soğuk günlerinden birinde, zemini halı gibi kaplamış kar örtüsünün içinden ansızın beliren tilki kahramanlarımızın kaza yapmasına sebep olur. 
A Simple Plan (1998)
Kamyonetinin epey hasar almasınında etkisiyle, doğal koruma alınında olmalarını hiçe sayıp tilkinin peşine düşen, avlamadan geri dönmeyeceğini söyleyen Lou, ateş püskürtmektedir. Onu ikna edemeyeceğini anlayan Hank ve Jacob da mecburen arkasına takılmak zorunda kalır. Şans eseri ormanın hemen girişinde yere çakılmış vaziyette bulunan ve yüzeyi tamamen karlarla kaplı ufak bir uçak enkazını keşfeden kahramanlarımız meraklarına engel olamayıp, içeriye göz atmaya karar verirler. Muhtemelen kaza anında ölmüş bir pilotun dışında kimsenin bulunmadığı uçaktan büyük bir çanta çıkaran Hank, fermuarları araladığında hayatının en büyük piyangosuyla karşılaşır. Çanta ağzına kadar parayla doludur ve Lou ile Jacob daha şimdiden kutlamalara başlamıştır bile. Kimselere görünmeden şu an için sahipsiz olduğunu umdukları parayı yanlarına alan ve saymaya başlayan kahramanlarımız, rüyalarında bile göremeyecekleri tamı tamına 4.4 milyon doları ne yapacaklarını düşünmeye başlarlar. Aralarında en aklı selim kişi olan Hank, bu paranın kendilerine ait olmadığını ve polislere teslim etmeleri gerektiğini söylese de hal böyleyken kimse oralı bile olmaz. Bunun üzerine parayı kendisinin saklayacağını ve aramaya kimse gelmediği takdirde eşit olarak paylaşacaklarını söyleyen Hank, eğer şartlarını kabul etmezlerse polis gidip her şeyi anlatacağı restinde bulunur. Hayatlarının fırsatı ayaklarına kadar gelmişken geri tepmek istemeyen ve Hank' in önerisini kabul etmek zorunda kalan Lou ve Jacob, bu konu hakkında eşleriyle dahi en ufak bir şey konuşmayacaklarının sözünü verip evlerine dağılırlar. En nihayetinde son derece basit olan plana sadık kalıp, en kısa süre içerisinde parayı paylaşmayı arzulayan kahramanlarımız, günler geçtikçe güvensizlik duygusuna kapılır ve paranın sevdasına düşerler. Birbirlerinin niyetlerini sorgular hale gelemeriyle de sözde basit plan giderek karmaşık bir hale bürünür...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve usta oyuncu kadrosuyla göz atılması gereken oldukça başarılı bir yapım. Diyaloglar keyifli, karakter seçimleri ve olay düğümü ilgi çekici. Giderek tırmanan gerilim seviyesi tatmin edici. Scott B. Smith'in romanındna uyarlanan ve sinemalaştırılan 'A Simple Plan' Sam Raimi'nin de yönetmen koltuğuna oturmasıyla üst düzey bir dram-gerilim filmi olarak göze çarpıyor. Romanın pdf versiyonu için buraya tıklayabilirsiniz.Bu arada Scott B. Smith'ın başka bir romanından beyaz perdeye aktarılan bir başka eseri de 'The Ruins (2008)' yapımıyla karşımıza çıkıyor.
Kötü; Final daha farklı olabilirmiş...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 3 Ağustos 2016 | Etiketler : | | | | | |

La horde (2009)

La horde (2009)
Markudi çetesinin meslektaşlarını acımadan katletmesi üzerine intikam almaya yemin eden bir grup özel tim üyesi polis Ouessem önderliğinde organize olur. Gangsterlerin şehrin kuzeyinde gözlerden ırak bir lokasyonda olduğu istihbaratına erişen kahramanlarımız baskın için yola koyulurlar. Terk edilmiş çok katlı bir binada saklanan Markudiler ise mesken belledikleri dairede oldukça organize olmuş durumdadır. 
La horde (2009)
Binanın bekçisinden yardım alıp içeri sızan Ouessem ve arkadaşları üst katta olduğunu öğrendikleri Markudiler için operasyonu başlatıp gafil avlama niyetinde olsalar da işler pek de planladıkları gitmez. Markudilere esir düşen kahramanlarımız, eli kanlı katillerle dolu bir odada her an infaz edilme korkusu ile belki de son nefeslerini verecekleri anı beklemektedirler. Öte yandan dışarıdan gelen göz alıcı ışık kümeleri ve  şiddetli patlama sesleri bir şeylerin yolunda olmadığının habercisi gibidir. Çok geçmeden binada yankılanmaya başlayan silah sesleri ise tansiyonu daha da tetikler. Görünüşe göre hem eli kanlı Markudiler hem de intikam almak için tüm gemileri yakan ancak ne yazık ki yanlış yerde yanlış zamanda yakalanan polisler için gece henüz yeni başlamaktadır. Asıl tehdit kapıyı çalmak üzeredir.

İyi; Sürükleyici kurgusu ve aksiyon barındıran sahneleriyle izlemeye değer bir gerilim alternatifi. Mekan seçimleri ve atmosfer de başarılı. Zombi filmleri severlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Klişe tema ve tahmin edilebilir final başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Kız kardeşi La Niña ile beraber Madrid'de köhne bir apartmanda yaşayan Montse,açık alan korkusu olan agorafobik bir kadındır.Çocukluk yıllarından beri kapının ardına bir adım dahi atmayı başaramayan kahramanımız,kardeşi ve kendi geçimini sağlamak için evini ufak bir konfeksiyon bürosu şeklinde işleterek hayatını kazanmaktadır.
Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Aynı zamanda abla-kardeş koyu bir katolik gelenekten kalma tutucu bir aile yapısına sahiptirler.Her ne kadar La Niña'nın doğumu sırasında annelerini kaybetmiş olmaları büyük bir talihsizlik olsa da yıllar sonra tekrar kader ağlarını örer ve bu sefer de savaş sırasında babalarını kaybederler.Sözün kısası abla-kardeş hayatı beraber göğüslemek zorunda kalırlar.La Niña okul çağlarına geldiğinde,ablasına tezat şekilde son derece özgürlüğüne düşkün bir karaktere bürünür.Ablasının aksine dışarıdaki dünyanın güzelliklerini görmekten kendisini alıkoyamayarak normal insanlar gibi rutin bir hayat sürmektedir.Aynı zamanda ablasının da dış dünya ile tek bağlantısıdır.Günün birinde La Niñaokuldayken,Carlos isimli üst kat komşularının merdivenlerden yuvarlanarak kan-revan içinde kapılarının önüne düşmesiyle Montse büyük panik yaşar.Komşusu olduğundan dahi haberi olmasa da insanlık gereği yardıma muhtaç adamı sürükleyerek evine alır.Onu yatağa yatırarak yaralarını temizler,kırılan bacağıyla ilgilenir.Carlos ayıldığında kendisine şefkatle yardım eden Montse'ye teşekkür eder ve artık daha fazla zahmet etmemesini ister.Telefonu kullanıp bir arkadaşını çağırarak onun yardımıyla evine gidebileceğini düşünmektedir.Öte yandan okuldan gelen La Niña,ablası saklamaya çalışsa da Carlos'un varlığından haberdar olur...
İyi;İspanyol yapımı filmler her daim farklı bir atmosfere sahip olurlar.Shrew's Rest'de bu anlamda sürükleyici kurguya sahip,1950'ler İspanya'sında geçen tipik dram-gerilim filmlerinden veri.Oyunculuk başarılı.Final sürpriz.Bu filmi sevenlerin Misery (1990) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Konsept olarak bu tarz psikolojik gerilim filmleri genel olarak durağan bir kurguya sahip olsa da daha hareketli bir ilk yarı,giderek yükselen tansiyon geçişi için de daha hoş olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Purge: Anarchy (2014)

The Purge: Anarchy (2014)
The Purge (2013) filminin büyük ilgi görmesi sonrasında yapımcıların kurguyu seri filme çevirme isteğiyle ortaya çıkan 'The Purge: Anarchy' kanın su gibi aktığı şiddet dolu sahnelerle yine beğeni kazanacağa benziyor.İlk filmi izleyenlerin hatırlayacağı üzere Amerika'nın yeni kurucuları toplumda düzeni sağlamak için yılda bir geceyi arınma olarak adlandırıp insan doğasındaki her türlü öfke ve şiddetin dışarı salınmasına izin vermişti.Ancak bu sayede otorite insanları yeni düzen etrafında toplayabilmiş ve suç oranının arınma gecesi dışında %1 lere kadar düştüğü ütopik bir toplum yaratılmıştı.
The Purge: Anarchy (2014)
Arınma konseptinde ilk filme yenilik katmak için bu kez savunma yapılan kale misali kapalı mekanlardan çıkan ve dışarıdaki duruma göz atmak isteyen başarılı yönetmen James DeMonaco,deyim yerindeyse şiddetin doruk noktasına ulaştığı sokakların nabzını tutuyor.Arınma gecesinin sloganı haline gelen 'güvenli geceler' önermesi saklanabileceğiniz bir yer olmadığında,tek başınıza nasıl hayatta kalabileceğiniz sorunsalına değiniyor.Üç farklı grubun rastlantısal olarak bir araya gelmesi ve başlarından geçen dehşet dolu anlar,güneş doğana kadar ölesiye mücadele...Arınma başlamadan evlerine gitmek için yola koyulan,arabalarının bozulmasıyla yolda kalan genç bir çift,öldürülen oğlunun intikamını almak için ant içmiş bir polis ve evlerinin istilaya uğraması sonrasında sokakta kalan çaresiz anne-kız...Kaderin cilvesiyle bir araya gelen ve geceyi sağ salim atlatmak istiyorlarsa kader birliği yapması gereken bu beş kişi,kaosun ve şiddetin hakim olduğu sokaklarda çetin bir mücadeleye girişirler.Arınmanın sonlanmasına uzun saatler vardır...
İyi;İlk filme kıyasla kesinlikle daha fazla aksiyon barındıran daha sürükleyici,hareketli bir yapım.Serinin home invasion temasından çıkması ve arınmanın en şiddetli olduğu yer olan sokaklara yönelmesi kesinlikle yerinde bir karar.Sadist işkenceler,ürpertici cinayetler ve bol kanlı sahneler de korku-gerilim severler için filmin diğer artıları.Bu arada serinin üçüncü filminin 2015 yılında vizyona gireceğini de hatırlatalım.
Kötü;Açıkçası beklentilerim üstünde bulduğum bir devam filmi oldu.Ancak bu yine de mantık hatalarını,klişeleri ve bazı sahnelerin özgünlüğü hususunda çekincelerimi bastırabilecek düzeyde değil.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Aralık 2014 | Etiketler : | | | |

Dans ton sommeil (2010)

Dans ton sommeil (2010)
Sarah,eşi ve kolej öğrencisi oğlu Loic şehirdeki evlerini bırakarak kırsala taşınırlar.Arkadaş çevresinden uzak kaldığı için  kendisini yalnız hisseden Loic ailesinin de otoriter tavırları sonrasında büyük bir trajediyi sebep olur.
Dans ton sommeil (2010)
Olaydan yaklaşık bir yıl sonra hala tam olarak kendisini toparlayamayan Sarah,hastalardan birine uyguladığı yüksek doz sebebiyle şefi tarafından dinlenmeye gönderilir.Gecenin ikisinde nöbeti terk ederek evinin yolunu tutan kahramanımız ağaçların arasından fırlayan genci göremeyerek ufak bir kazaya neden olur.Arthur isimli genç bir şeyi olmadığını söyleyerek hemen buradan uzaklaşmak istemektedir.Hemşire olduğu için Arthur'la ilgilenmek isteyen Sarah yakınlardaki evine gitmeyi teklif eder.Bu sırada gecenin karanlığında yalnız olmayan ikilimiz gizemli birinin son sürat arabalarına yaklaşması ve tacizi ile büyük bir panik yaşar.Arthur,adamın evine girmeye çalışan psikopat bir hırsız olduğunu ve yüzünü gördüğü için peşine takıldığını anlatır.Sarah hemen bir telefon bulup polisi aramaları gerektiği hususunda ısrar etsede yorgun olduğunu ve dinlenmek istediğini söyleyen Arthur sabah olan biten her şeyi anlatacağının sözünü vererek uykuya dalar.Gece yarısı tanıştığı genç bir adamı yalnız yaşadığı evine getirdiği için endişeli olsa da Arthur'a ve anlattıklarına güvenen Sarah onu yakın zaman evvel kaybettiği oğlunun yerine koyar.Arthur'un tedavisini yapıp dinlenmeye çekildikten sonra uyku sersemi evinin hemen yanı başında yolda arabasını sıkıştıran ve  Arthur'un hırsız dediği adamın arabasını fark eder.Korkudan deliye dönen ve Arthur'u uyandırmak için koşan kahramanımız evde güvende olmadıklarının farkındadır.Gece daha yeni başlamıştır...
İyi;Sürükleyici senaryo ve atmosfer olarak başarılı,Fransız korku sinemasının olmazsa olmazı bol kanlı sahnelerin de yer aldığı başarılı bir gerilim filmi.Flashback geçişler,tekinsiz ilerleyen kurgu ve oyunculuk söz edilmesi gereken başlıca artılar.
Kötü;Tahmin edilebilir,şaşırtıcılıktan uzak final daha farklı düşünülebilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Ekim 2014 | Etiketler : | | |

Haunter (2013)

Haunter (2013)
Lisa 16.yaş gününün arifesinde pesimist takılan genç bir kızdır.Ailesinin onu anlamadığını düşünen kahramanımız giderek yalnızlaşmaya mahkum olur.Dahası rutin hayat o kadar sıkmaya başlamıştır ki eve ailesiyle birlikte hapis olduğunu düşünür.Zira günlerdir dışarıdaki sis yüzünden dışarı çıkamamış evin içine sıkışıp kalmışlardır.Anne-babası Lisa'nın ergenlik döneminde olduğunu düşünerek söylediklerinin üzerinde durmazlar.Ancak Lisa bir kez da avazı çıkana kadar bağırarak anlatır;
Haunter (2013)
'Her sabah annem krepleri kahvaltı için hazırlıyor ve babam da bazı gizemli sebeplerden dolayı bir türlü çalışmayan arabayı tamir etmeye çalışıyor.Sonra öğle yemeği için fırında makarna hazırlanıyor.Akşam da sürekli rulo köfte yiyoruz.Ve saat sekiz de hep birlikte 'Cinayet Dosyası' nı izliyoruz.Sabah kalkıyoruz ve aynı şeyleri tekrar yapıyoruz...'
Ailesinin ilgisini çekmeyi başaramayan Lisa çok geçmeden evde yalnız olmadıklarını anlar.Bazen bir fısıltı bazense alelen bir ses Lisa'yı çağırmaktadır.Evin geçmişini araştırmaya koyulan kahramanımız genç kızları kaçıran ve canice öldüren bir seri katille aynı mekanı paylaştıklarını keşfeder.Kazan dairesinden gelen seslere daha fazla kayıtsız kalamayan Lisa göz atmaya karar verir.Öte yandan taşlar yerine oturmaya başlamıştır.Sürekli doğum gününün bir gün öncesini tekrar tekrar yaşadığını keşfeder.Kendi deyimiyle artık uyanmıştır ve felaketin öncesinde çok geç olmadan ailesini de uyandırmalıdır.
İyi;Oyunculuk,atmosfer,gizem seviyesi ve sürükleyici kurgu oldukça başarılı.Yönetmen koltuğunda oturan ve Cube (1997) filmiyle ben de özel bir yeri olan Vincenzo Natali,aslında konu olarak klişe diyebileceğimiz bir senaryoda yine farkını hissettirmiş.Senaryoya değinmişken filmin damakta American Horror Story 1.sezon gibi bir tat bıraktığını da ekleyeyim.
Kötü;Klişe senaryo ve tahmin edilebilir kurgu başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Ekim 2014 | Etiketler : | | | | |

Non-Stop (2014)

Non-Stop (2014)
Bill Marks bir süredir kendi problemleriyle uğraşan,sivil havacılık güvenliği için çalışan deneyimli bir dedektiftir.New York,Londra seferi yapan bir uçakta görevlendirilen,sürekli formaliteleri uygulamaktan sıkılmış kahramanımız için bu kez rutin bir uçuş olmayacaktır.
Non-Stop (2014)
Özel çağrı cihazıyla üstlerinden emirler alan Bill,internet ağlarına gizemli bir yabancının girmesi ve istekleri sonrasında epey telaşlanır.Zira yabancı kısa bir süre içerisinde hesabına yüzelli milyon dolar yatırılmazsa uçakta bulunan yolculardan birini öldüreceğini söylemektedir.Durumu uçaktaki bir başka gizli güvenlik görevlisiyle konuşmaya karar veren kahramanımız istediği reaksiyonu alamayınca kaptan pilotla konuşup,uçuşun güvenliğini riske atabilecek büyük bir tehditle karşı karşıya olduklarını anlatmaya karar verir.Öte yandan sürenin dolması ile uçakta gerçekten de birinin öldürülmesi gerilimi daha da tetikleyecektir.Yolculardan kendisine yakın hissettiği Jen ve hostes Nancy ile beraber şüpheli görünen herkesi araştırmaya başlayan Bill,yine gizemli yabancıdan gelen mesajlar sonrasında kaptan pilotun -dışarıdan açılması imkansız olan her türlü güvenlik önleminin düşünüldüğü kokpitte- öldüğü haberi ile sarsılır.Birinin kendisiyle oyun oynadığını düşünen ve giderek sinirleri bozulan kahramanımız çalıştığı şirketin de kendisinden bağımsız kararlar almaya başlaması ile daha da yalnızlaşır.Peki ama uçaktaki cinayetlerin sorumlusu kimdir?Daha ilk andan itibaren dikkatini çeken müslüman bir doktor,sürekli telefonuyla uğraşan zenciler,göçmenler ya da takım elbisenin ardında kimliğini gizleyen bir casus olabilir mi?
İyi;Baştan sona sürükleyici,kesinlikle sıkılmadan izleyeceğiniz artık klasikleşen tipik bir Liam Neeson filmi.Katil kim? önermesini işleyen gizem seviyesinin de tatminkar olduğu başarılı bir gerilim örneği.Yönetmen Jaume Collet-Serra'nın diğer yapımları ;Orphan (2009),House of Wax (2005) ve Unknown (2011) yine göz atmanızı tavsiye edebileceğim gerilim alternatifleri.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Haziran 2014 | Etiketler : | | | | | |

Mindscape (aka Anna) (2013)

Mindscape (aka Anna) (2013)
John;görü yetisi sahibi,insanların hafızalarına inebilen başarılı bir dedektiftir.Kendisiyle benzer yeteneğe sahip dedektiflerle birlikte "Mindscape" isimli adli davalara bakan bir kurumda çalışan kahramanımız,eşinin ölümünün ardından işe ara vermek durumunda kalır.Ekonomik olarak zor günler yaşamaya başlayan John,henüz geri dönmeye kafa olarak tam hazır olmasa da patronu Sebastian'dan ilgilenebileceği bir dava ister.Sebastian'ın önerisi üzerine yemek yemeyen açlık diyeti yapan Anna isimli genç bir kızın sosyopat mı olduğu yoksa yaşadığı olası bir travma sonrası mı bu davranışa yöneldiğini araştırmaya koyulur.Özetle John'dan istenilen Anna'nın yeniden yemek yemeye başlamasıdır.
Mindscape (aka Anna) (2013)
Anna ile tanışmak için yaşadığı malikanenin yolunu tutan John,henüz ilk seansta davanın bahsedilenden çok daha komplike olduğunu hisseder.Son derece zeki bir kız olan Anna,John'un kelime oyunları ve tuzaklarını ustaca atlatarak dikkatini çekmeyi başarır.Zamanla sıkıcı terapilerden ziyade birbirlerine güvenen iki ahbaba dönüşen Anna ve John daha fazla vakit geçirmeye başlarlar.Anna,annesinin Amerika'nın en zengin ailelerinden birinin mensubu olduğunu ve üvey babasının(Robert) mirası bypass etmek için onu öldürmeye çalıştığını iddia etmektedir.Robert ise Anna'nın kişilik bozukluğu sorunları olduğunu ve şiddet eğilimi nedeniyle tam gün gözetim altında tutulacağı bir bakım evine sevk edilmesi gerektiğini söylemektedir.Dahası Anna'nın karıştığı bir takım gizemli olaylar ve okul yıllarında arkadaşlarına başından geçen kanlı olayda şüpheli görülmesi Robert'ı destekleyen diğer bilgilerdir.Öte yandan John'un  davayı almasına yardım eden Sebastian'ın Anna henüz çocuk yaşlardayken terapisti olması kahramanımıza kendisinden bir şeyler saklandığı düşündürür...
İyi;Son derece sürükleyici,oyunculuk ve kurgunun başarılı olduğu izlemenizi tavsiye edebileceğim bir gerilim filmi.Bu film sevenler benzer tarzdaki The Cell (2000) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;Son bölüm sanki biraz aceleye getirilmiş gibi.Daha vurucu bir final olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Mayıs 2014 | Etiketler : | | | | |