Güncel İncelemeler;

Los Parecidos (aka The Similars) (2015)

Los Parecidos (aka  The Similars) (2015)
Yıl 1968. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, şehir merkezine ulaşabilmek umuduyla otobüslerini bekleyen bir grup yolcu için tam manasıyla bir kabusa dönüşür. Seferler art arda iptal edildiğinden ötürü, izbe bir istasyonda mahsur kalırlar. Her birinin ayrı problemleri ve yetişecek yerleri olan altı yabancı, iki istasyon görevlisiyle beraber tuhaf olayların yaşandığı bir geceye tanık olacaktır...
Los Parecidos (aka  The Similars) (2015)
 Otuz yıldır istasyon şefi görevini yapan Martin, kendisine yöneltilen eleştirilere karşı bu şiddette yağan bir yağmurun sorumlusu olamayacağını biraz da bezgin bir ifadeyle tekrarlamaktadır. Madende çalışan ve işi gereği sık sık şehir merkezine yolculuklar yapan Ulises, eşinin doğum yapmak üzere olduğunu söyleyerek veryansın eder. İstasyonda doğru düzgün çalışan bir telefon hattı bile bulunmamaktadır. Eşinin durumundan ötürü sürekli Martin ile ağız dalaşına giren Ulises, onun pasif tavırlarından sıkılmış, neredeyse boğazını sıkacak hale gelmiştir. Öte yandan bekleme salonunda dinlenen ve sekiz aylık hamile olduğunu söyleyen Irene, Martin' in en azından bir taksi çağırması ve kıymetli olan zamanlarını çarçur etmemesi hususunda ısrarcıdır. Salonun köşesinde ağız dalaşlarına kulak misafiri olan yaşlı bir şaman kadın ise kimsenin anlamadığı bir dilde kendi kendine konuşmakta, dışarıdaki şiddetli yağmurun da etkisiyle ritüel benzeri büyüyü çağrıştıran hareketler yapmaktadır. Ortamdaki negatif elektrikten bunalan, şehirde tıp eğitimi alan ve kendisini hükümet karşıtı devrimci bir genç olarak tanıtan Alvaro ise olan bitenden, özellikle de Ulises' in despot tavırlarından son derece rahatsızdır. Son otobüse yetişebilmek için taksiyle gelen Gertrudis ve onun hastalıklı oğlu Ignacio da gerilimli bekleyişe katılır. Ignacio' nun zaman zaman öfke nöbetleri geçirebileceği ve ilacına bağımlı olarak yaşadığını söyleyen Gertrudis, giderek daha da hararetlenen kafileyi uyarır. Çok geçmeden tuvaletten gelen çığlık sesleriyle dehşete kapılan kahramanlarımız, neler olup bittiğini anlamak için koşar adamlarla gürültüye yönelirler. İstasyonda temizlik görevlisi olarak çalışan Rosa; sinir krizi geçirmekte, saldırgan davranışlar sergilemektedir. Rosa' yı yıllardır tanıyan Martin ise olan bitenin sorumlusu olarak Ulises' i gösterir. Hatta elinde bir tüfekle, onu öldürmekle tehdit eder...


İyi: Tekinsiz atmosferi ve gizem seviyesiyle oldukça ilgi çekici, sürükleyici bir yapım. Tipik bir Alacakaranlık Kuşağı bölümü izlenimi veren 'The Similars', özgün hikayesiyle de göz atılması gereken bir alternatif. 1968' ler gençlik hareketleri ve soğuk savaş paranoyaları da alt metin olarak başarıyla işlenmiş.
Kötü: Daha büyük bütçe ile daha kaliteli bir yapıma dönüşebilirmiş.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Şubat 2019 | Etiketler : | | | |

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Felix,Sol çifti çocuklarıyla (Adolfo ve Sara) çıktıkları bir öğle gezisinin ardından Tjiuana denen tepelik bölgede çocukların ansızın ortadan kaybolmasıyla büyük panik yaşarlar.Hemen polislere haber verseler de en erken sabah saatlerinde arama kurtarma çalışmalarının başlayacağı bilgisini alırlar.
Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Bunun üzerine tepelere yakın bir bölgede otel odası kiralayan kahramanlarımız neyse ki gündüzün ilk ışıklarıyla hayırlı haberler alırlar.Polisler,Adolfo ve Sara'nın izini bulmuş ve çocukları ailelerine teslim etmek üzere getirmiştir.Zifiri karanlık geceyi tek başlarına tepelerin ardında geçirmek zorunda kalan çocuklar ailelerine kavuşmalarına rağmen pek de mutlu görünmemektedirler.Özellikle Sara'nın tavırlarındaki değişim ve isteksiz hareketleri sonrasında psikologdan destek almayı uman Sol,çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar.Dahası psikologun Sara hakkındaki izlenimleri endişelerini dindirmek bir yana dursun daha da güçlendirmiştir.Bildiklerini Felix ile paylaşan kahramanımız polisleri dahil etmeden kendi planlarını uygulamaya koyulur.Öte yandan çocukların bakıcısının anlattıkları ve Sol'un kabus dolu geceler boyunca birebir yaşadıkları gerilim dozunu tırmandırmaktadır.Bu sırada Sol,çocukların kaybolduğu tepeyle ilgili korkutucu bir mitin varlığından haberdar olur.Adolfo ve Sara da bir takım gariplikler ortaya çıkmaya başlar...
İyi;Atmosfer olarak başarılı,gizem seviyesi ve temposu yüksek bir yapım.Oyunculuk ve efektler vasatın üzerinde,izlemeye değer bir alternatif.
Kötü;Özellikle filmin ilk çeyreğindeki gereğinden fazlaca erotik sahneler...Klişe konsept.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

The Devil's Backbone (2001)

“Bir hayalet nedir?Kendini yinelemeye mahkum bir trajedi mi?Bir acı anı belki.Hâlâ canlı gibi gözüken ölü bir şey.Zamanda asılı kalmış bir his.Bulanık bir fotoğraf gibi.Kehribarın içinde tuzağa düşmüş bir böcek gibi.”Pan'ın Labirenti filmi ile hemen hemen aynı dönemi ve benzer bir hikayeyi konu edinen bu yapımda,fantastik gerilim severlere ve artık alışılagelmiş Del toro sinemasına bir kez daha konuk oluyoruz.Filmin konusu;Carlos isimli cumhuriyetçi bir babanın oğlunun,ağır koşullarda gerçekleşen iç savaş yıllarında yetimhaneye bırakılması ve akabindeki günlerde Santi isimli bir hayaletle karşılaşmasını ele alıyor.
 Yetimhanede hiç istemese de kalmak zorunda kalan Carlos,babasının geleceği günü bekleyerek sabretmektedir.Diğer çocuklarla arasında herhangi bir sıkıntı bulunmayan kahramanımız,sadece kendisinden birkaç yaş büyük olan Jaime isimli bir elemanla sorun yaşamaktadır.İç savaşın başlaması ile yetimhaneye sığınmak durumunda kalan yaşlı doktor Casares’in desteği ile alışma dönemini aşmaya çalışan Carlos,bir yandan da kader birliği edeceği yeni arkadaşları ile dostluk bağları kurmaktadır.Kendisini ispat etmesi ve cesur olduğunu ispatlaması için Jaime ile beraber gece yarısı mutfağa ellerindeki sürahileri doldurmaya giden ikilimiz,bir yandan da “iç çeken” isimli garip lakabı olan garabetten de bir hayli korkmaktadır.Jaime’nin kendisini ekmesi ile karanlık koridorlarda tek başına kalan Carlos,mahzende gördüğü ufak bir havuzun çevresinde aslında “iç çeken” namıyla anılan şeyin bir hayalet olduğunun farkına varacaktır.Çok korkan ve hemen oradan uzaklaşan kahramanımız,yakın zaman içinde hayaletin hikayesini de öğrenecektir...
İlerleyen günlerde Jaime ile arasındaki buzları da ertimeye başlayan Carlos,yeni edindiği  arkadaşları ile neşeli günler geçirmektedir.Bu arada  Jacinto isimli orta yaşlarda,yetimhanenin getir götür işlerini yapan sert görünüşlü bir adamla tanışan kahramanımız;bir yandan Santi’nin hayaleti bir yandan da tekin görünmeyen Jacinto’nun tavırlarıyla uğraşmaktadır.Jacinto yıllar önce yetimhaneye bırakılmış ve burada büyümüş,geleceğe dair ilginç hayalleri olan,etrafındaki birkaç serseri ile arkadaşlık kurmuş,müdüre hanımın yardımı ile askerlikten yırtmış kendi halinde bir adamdır.Müdüreye ait bir takım sırları bilen Jacinto,cumhuriyetçilere ait gizli bir kasada tutulan külçe altınları çalarak,yeni bir hayat kurma çabasındadır.
Zaman zaman kasabaya uğrayan Dr.Casares,günün birinde kötü bir haberle yetimhaneye döner.Milliyetçiler savaşı kazanma arifesindedir ve bir an önce yetimhaneyi boşaltıp onlar buraya ulaşmadan kaçmalıdırlar.Olan bitenden haberi olan Jacinto ise altınları ne pahasına olursa olsun yanına alarak ortadan kaybolmanın planlarını yapmaktadır.Casares’in niyetini anlaması ile kovulan Jacinto,kasabaya dönüş için hazırlanan Casares liderliğindeki çocuklardan ve yetimhane personellerinden oluşan kafileyi sabote edecektir.Altınlardan başka kimseyi düşünmeyen Jacinto,gerekirse önüne çıkan herkesi  teker teker öldürerek amacına ulaşmanın peşindedir.Ancak hesaba katmadığı çocuklar ve geçmişte işlediği telafisi olmayan büyük bir günah yakasını rahat bırakmayacaktır.

İyi;Carlos'un gözünden döneme ilişkin belgesel havasında ilerleyen başarılı bir fantastik gerilim filmi.
Kötü;-
Gereksiz;Finale doğru oluşmaya başlayan epik atmosfer yapımın fantastik yönünü baskılıyor.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Ocak 2012 | Etiketler : | | | | |