Güncel İncelemeler;

Thelma (2017)

Thelma (2017)
Koyu katolik bir ailenin kızı olarak yetiştirilen Thelma, üniversiteyi kazanmasının ardından ilk kez ailesinden ayrılıp, bir başına yaşamayı tecrübe edecektir. Küçük bir yurt odası kiralayan kahramanımız, derslerine odaklanarak bir şekilde süreci atlatabileceğini düşünür. Zira ailesinden ilk kez bu kadar uzun süre ayrı kalacak olmasının yanı sıra pek de sosyal olmayan, tutucu bir çevrede büyümesinin de etkisiyle arkadaş edinmekte zorluk çekebileceği düşüncesi zihnini meşgul etmektedir. 
Thelma (2017)
Sıkıntılı geçen birkaç haftanın sonrasında çok geçmeden aynı dersliği paylaştığı Anja' nın ilgisi ve yakınlığıyla karşılaşan Thelma, tam da yalnızlığını çektiği arkadaşlığı bulduğunu hisseder. Anja' nın sosyal çevresi sayesinde başka öğrencilerle de tanışan ve sohbet etme şansı bulan kahramanımız, daha önce hiç bir zaman bir parçası olmayı başaramadığı sosyal bir çevrenin odağına girer. Ailesinin radikal öğretilerinden dolayı alkole ve cinselliğe mesafeli duran Thelma, farklı kültürler ve çevreler keşfettikçe yaşantısını sorgulamaya başlar. Anja' nın da teşvik etmesiyle yeni şeyler denemeye meyil eden kahramanımız, daha öncesinde bihaber olduğu farklı duyguları tecrübe etmektedir. Anja ile duygusal olarak yakınlaşmasıyla, çocukluğunda da zaman zaman anımsadığı şiddetli nöbetler geçirmeye başlayan Thelma, neler olup bittiğini araştırmaya karar verir. Doktorların teşhisi sonrasında psikolojik kaynaklı nöbetler geçirdiğini öğrenir. İşin garibi büyük annesinin de benzer bir hasta geçmişi olduğunu bilgisini edinir. Öte yandan bir süredir Anja' dan haber alamaması üzerine telaşlanan Thelma, birlikte takıldıkları her yere bakmasına rağmen herhangi bir iz bulamaz. Sanki yer yarılmıştır da Anja içine girmiş gibidir. Daha kötüsü ise Anja' nın kaybolmasından kendisini sorumlu tutan kahramanımız, giderek kontrolü kaybetmeye başladığını hisseder. Babaevine, küçük kasabasına dönen Thelma, hayal meyal anımsadığı çocukluğunu ve yaşadığı nöbetlerle ilgili gerçekleri öğrenmeye kararlıdır...

İyi; Sıra dışı konusu ve özgün sayılabilecek hikayesiyle göz atılması gereken, atmosfer ve oyunculuk olarak da gayet başarılı bulduğum bir yapım. Kullanılan metaforlar ve duygusal geçişlerin de tatmin edici bir şekilde sahnelendiğini ekleyeyim.
Kötü; Ağır tempoda ilerleyen film, uzun süresi de göz önüne alındığında yer yer sıkıcı gelebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Eylül 2018 | Etiketler : | | | | |

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere yedi genç kayak yapmak üzere eski bir barakaya gitmiş ve orada buldukları gizemli kutuyu açarak Albay Herzog liderliğinde bir grup zombi nazinin peşlerine düşmesine sebep olmuşlardı.Altınları yeniden nazilere teslim ederek canlarını kurtarmak isteseler de kan revan içerisinde oradan oraya savrulan gençlerden sadece Martin kurtulmayı başarmıştı.
Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
Zombi nazilerden kaçarken kolunu kaybeden kahramanımız sonunun yaklaştığını ve öleceğini düşünmeye başlamışken kasabada bir hastanede gözlerini açarak bir nevi kabustan uyanır.Dahası doktorlar kopan kolunu da dikmiştir (!) Kendine gelir gelmez polisler tarafından sorguya alınan Martin,diğer altı arkadaşını vahşi şekilde öldürmek suçuyla itham edilmektedir.Arkadaşlarının nazi zombiler tarafından katledildiğini söylese de alay edilen,gülünç bulunan kahramanımız implant edilen kolun da zombilerin lideri Herzog'a ait olduğunu ve bir an evvel bir şeyler yapmazlarsa nazi zombilerin geri dönüp kasabadaki herkesi katledeceğini ısrarla,defalarca anlatır.Bu arada Herzog'un kolu sayesinde bazı insan üstü güçler kazanan ve dalgacı polislerin elinden kaçmayı başaran Martin,kendisiyle temas kuran ve profesyonel zombi avcıları olarak yardım edeceklerini söyleyen bir grup amerikalı maceraperesti (Glen-Monica-Blake) kasabaya davet eder.Müzeye giderek Herzog'un kim olduğunu ve tam olarak ne istediğini anlamaya çalışan Martin,Daniel'i de yanına alarak nazi zombileri durdurmaya çalışır.Çok geçmeden Amerikalı zombi avcıları da onlara yetişir.Tüm kasabanın belki de dünyanın kaderi Martin ve arkadaşlarının elindedir.Nazi zombiler önlerine çeken her şeyi yakıp yıkarken Glen'in aklına dahiyane bir fikir gelir.Almanları yavaşlatmak için ebedi düşmanları ruslardan destek almayı düşünmektedir.Topyekun savaş kapıdadır...
İyi;Eğlenceli kurgusu ve sürükleyici temposuyla ilk yapımın üzerine çıkmayı başarmış göz atılması gereken bir korku-komedi yapımı.Oyunculuk,mekan seçimleri ve espri anlayışı olarak tatmin edici buldum.Serinin ilk filmi Død snø (2009)'a göre mizah olarak da daha fazla şey vaat ettiğini söyleyebilirim.
Kötü;Komedi yönü daha ağır basan bir yapım olmuş.Korku-gerilin öğelerinin eksik ve geri planda kalması başlıca eksileri.En azından gizem seviyesi daha yüksekte tutulabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ağustos 2014 | Etiketler : | | | |

Død snø (aka Dead Snow) (2009)

Død snø (aka Dead Snow) (2009)
Yedi tıp öğrencisi Paskalya tatilinde kayak yapmak için gözlerden uzakta,büyük bir dağın eteğinde bulunan döküntü bir barakaya giderler.Tam gaz eğlenceye başlayan kahramanlarımız akşam saatlerinde kapılarında beliren yaşlı bir adamın anlattıkları sonrasında epey irkilirler.Zira 2.Dünya Savaşı sırasında bulundukları kulübe ve çevresi Almanlar tarafından işgal edilmiş olup,epey stratejik bir plana hizmet etmiştir.Albay Herzog komutasındaki Alman askerleri bu bölgede konuşlanıp,İngiliz-Rus ittifakını engellemeye çalışmıştır.Acı ve şiddet dolu üç yılın ardından kasaba ahalisinin ayaklanması ile tüm Alman askerleri öldürülmüş sadece Albay Herzog ve bir grup asker dağlara sığınarak kurtulabilmiştir.O günden sonra kaçak Alman askerlerinin izine rastlanamamıştır.Ancak kötülüğün bir yerlerde açığa çıkmaya hazırda beklediği dilden dile konuşulmaktadır.
Yaşlı adamın anlattıkları hayal ürünü saçma sapan hikayeler olarak gören gençler,yeniden bildiklerini okumaya başlarlar.Çevrede kendilerinden başka kimsenin olmadığına ikna olduklarında ise eğlence tam gaz devam eder.Öte yandan ertesi sabah uyandıklarında evin sahibi Sara'nın ortalarda olmaması gerilimi tetikleyecektir.İçlerinden biri kar motorunu alarak onu aramaya dağın zirvesine çıkmışken,diğerleri ise kulübede bir kutu dolusu altın bulurlar.Yaşlı adamın hikayesinde değindiği Nazilerin zorbalıkla topladıkları altınlar bunlar olabilir mi?Bu aşamadan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...


İyi;Klişelerle dolu tipik bir zombi filmi olmasına rağmen,teen slasher tarzından da yoğun olarak yararlanan yönetmen iyi iş çıkarmış diyebiliriz.Komedi-korku dengesinin tam kararında olduğunu da eklemek lazım.Soundtrackler de başarılı.
Kötü;Yaratıcı olacağız derken fazlaca mantık hatası yapılmış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Mart 2013 | Etiketler : | | | |

Naboer (2005)

Kısa bir süre evvel kız arkadaşından olaylı bir şekilde ayrılan John,halen terk edilmenin ızdırabını yaşamaktadır.Günün birinde işten dönen kahramanımız asansörde daha önce hiç karşılaşmadığı alımlı bir bayanla tanışır.Anne isimli bayan binaya yeni taşındığını söyleyerek ağır bir eşyasının yerinin değiştirilmesi hususunda kahramanımızdan yardım ister..
John evinin bulunduğu koridorun sonundaki,hatta duvarlarının çoğunun bitişik olduğu yan daireye ilk kez adım atmıştır.Kız kardeşi Kim ile beraber burada yaşadıklarını söyleyen Anne,kapının ardındaki dolabın yerini değiştirmek istemektedir.Eve girer girmez,etrafın son derece dağınık olduğuna şahit olan John,dolaşmaya başladıkça epey şaşkınlık yaşayacaktır.Zira kolilerce erzak odalarda stoklanmış olup,sanki Anne ve kardeşi hiç dışarı çıkmaksızın evin içerisinde esir hayatı yaşamaktadır.Dahası labirent benzeri dar koridorlu odalar ve loş aydınlatma eve tuhaf bir hava katmaktadır.Bayanlara kibarca yardımcı olup evine dönen kahramanımızın kafası hiç olmadığı kadar karışmıştır.
Ertesi gün yeniden Anne'nin yardım istemesi ile epey tereddütte kalarak yeniden o eve adım atan John,Kim'in başına gelenleri öğrendikten sonra kafasındaki soru işaretlerinden arınacaktır.Ablasının anlattığı üzerine Kim yakın zamanda tecavüze uğramıştır ve o nedenle kendisini sadece evinde güvende hissetmektedir.Muhabbet ilerledikçe Anne ve Kim'in kendisine dair epey bilgi sahibi olduğunu öğrenen kahramanımız,yan komşularının evinin bitişiği duvar sayesinde;kız arkadaşından ayrılmasından tutunda ne işle uğraştığına kadar türlü bilgiye kulak misafiri olduklarını öğrenecektir.
İşi giderek savsaklamaya başlayan John,eski kız arkadaşının annesinin araması ile Ingrid'in iş yerine gitmeye karar verir.Bu arada Kim'in telefonla araması sonrasında bir arkadaşından kendisini arayan kapı komşusunun numarasını isteyen kahramanımız,ikamet ettiği katta başka kayıtlı numara olmadığını öğrenecektir...

İyi;Başarılı bir psikolojik gerilim filmi.Oyunculuk,mekan vs gayet iyi.Diyaloglar ilgi çekici.
Kötü;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Nisan 2012 | Etiketler : | | | | |

Cold Prey 3 (2010)

Cold Prey serisinin yüksek ihtimal son filmi olan bu yapımda,dağ otelinin gizemli geçmişine şahit olacağız.Öyle ki malumunuz üzerine otelin sahibi olan ailenin doğuştan sorunlu çocukları,ergenlik yaşlarına ulaştığında hırçın,acımasız birine dönüşmüştür.Etraftaki hayvanlara zarar vererek otelin müşterilerini kaçırmaktadır.En nihayetinde bu davranışları sonrasında otelden kovularak dondurucu soğukta yapayalnız kalan kahramanımız,kafa dengi birisinden destek alarak tam anlamıyla bir caniye dönüşecektir.
Otele geri dönerek babası ve annesini gözünü kırpmadan öldüren genç psikopatımız,kendisine yaşayabileceği bir barınak veren Jon sayesinde hayata tutunmayı başarmıştır.Jon kasabanın şerifinin kardeşi olup,içine kapanık yalnız yaşamayı seçen,avcılıkla geçinen birisidir.Avladığı hayvanlar üzerinde sapıkça denemeler yapmaktadır ki zaten zamanla bu özellikleri de genç canimize geçecektir.Keza ölü doğup saatler sonrasında bir mucize yardımıyla hayata geri dönen birinin,hayatta kalabilmek için bazı özel yeteneklere sahip olması gerek...
Aradan geçen koca oniki yıl sonrasında  bir grup genç bölgeye kamp kurmaya gelmiştir.Eğlenceli gençler havanın kararması ile psikopat katilimizin menziline gireceklerdir.Jon'un öğretilerinin aksine sadece hayvanları avlamakla yetinmeyen psikopatımız etrafa terör saçmaya başlamıştır.Zamanla Jon ve şerifinde olay örgüsüne karışması ile bol kovalamacalı hayatta kalma savaşı başlayacaktır.
Serinin diğer filmleri;
Cold Prey (2006)
Cold Prey 2 (2008)



İyi;Filmle ilgili sinema anlamında pek olumlu şeyler söyleyemeyeceğim.Konu dışı olarak seksenlerin sonlarında geçen hikayedeki ufak ayrıntılar hoş bir nostalji yaratmış(walkman,cep telefonu ...) 
Kötü;Seriye yakışmayan,vasatın altında başarısız bir yapım olduğunu söylemeliyim.Oyunculuk kötü,kurgu zayıf.
Gereksiz;Seriye ait boşluklar ne yazık ki saçmalıklarla doldurulmuş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Mart 2012 | Etiketler : | | |

Cold Prey 2 (2008)


Epey ilgi çeken ilk yapımın kaldığı yerden devam eden serinin ikinci filmi,çizgisini koruyarak başarılı korku-gerilim filmlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.Jannicke'in şeytanın otelinden sağ kurtulmasının ardından,polis telsizine düşen bir anons sonrasında,kahramanımız donmak üzereyken bulunarak hastaneye kaldırılır.İşte bu olay sonun başlangıcını tetikleyecektir.
Jannicke'nin hayatını kurtaran polis memuru Ole,hastanedeki sevgilisi aynı zamanda doktor olan Camilla'ya olayla ilgili detayları bildirir.Jannicke bulunduğunda elinde kesici bir alet vardır ve belli ki birinden kaçmaya çalışmaktadır.Kısa bir uykunun ardından polislerin kendisine yönelttiği soruları cevaplamaya başlayan kahramanımız,kaldıkları dağ otelinden arkadaşlarının öldürülmesine değin herşeyi birer birer anlatır.Bunun üzerine yola koyulan ekipler,Jannicke'nin arkadaşlarına ait cansız bedenleri ve bütün bu olanların sorumlusu malum psikopat katilimizin cesedini de alarak yeniden hastaneye dönerler.
Camilla'nın önerisi üzerine morgdaki arkadaşlarını görmeye giden kahramanımız,son anda haklayarak hayatta kalmayı başardığı manyak katilin cesedini görünce tekrar travma belirtileri gösterir.Kısa bir süre sonra morgda cesetlerin üzerindeki eşyalarla ilgilenen hemşirenin,çoktan ölmüş olduğunu düşündükleri katilin nefes aldığını fark etmesi ile hemen doktorlara haber vererek onun yoğun bakıma alınmasını sağlar.Doktor Herman'ın görüşlerine göre donma sonrası kalp atışları çok düşük bir genliğe inse de yeniden ortam şartlarının normale dönmesi ile kişi hayata bağlanabilir.Keza psikopat katilimizinde başına gelenler tam olarak budur.Hastanedeki hareketlilikten bir şeylerin ters gittiğini anlayan Jannicke ise ansızın elektriklerin kesilmesi ile öncesinde ucuz atlattığı kabusun yeniden tekerrür ettiğini algılayacaktır.
Bu noktadan sonra yeniden hayata dönen acımasız katilimiz polisler dahil hastane personellerini teker teker haklamaya başlamıştır.Jannicke ise küçük bir hasta çocuk ve Camilla ile beraber hastaneden kurtulmaya çalışmaktadır.Bakalım gerilimin tırmandığı bol saklambaçlı kovalamaca nasıl sonlanacak...

Serinin diğer filmleri Cold Prey (2006) ve Cold Prey 3 (2010) için tıklayınız !
İyi;Hastane konsepti bu tarz yapımlar için her daim ilgi çekici olmuştur.Dahası son çeyrekte yeniden her şeyin başladığı dağ oteline dönüş oldukça başarılıydı.
Kötü;İlk bölüm daha akıcı kurgulanabilirdi.
Gereksiz;Hikayeyi geliştirmek adına bazı kılıfına uydurmalar :D
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 3 Mart 2012 | Etiketler : | | | |

Cold Prey (2006)

Norveç sinemasının belki de son yıllarda ürettiği en iyi korku-gerilim tarzı yapımlardan biri.Oldukça beğenimi kazanan 'Cold Prey (2006)' aynı zamanda serinin başlangıç filmi olma özelliğini taşıyor.Özellikle ucubeli-kovalamacalı bir grup genç ve başlarından geçenler temalı filmlerden hoşlananlar için ideal bir alternatif.
Filmin konusuna gelecek olursak;kış mevsiminin ortasında,maceraperest beş genç snowboard yapmak için bir araya gelirler ve gözlerden uzaktaki Jotunheimen dağının eteklerine ulaşmak için yola çıkarlar.Neşeli yolculuklarının ardından dağa ulaşan gençler oldukça sarp bir rampanın üzerinde yeteneklerini sergilemeye başlarlar.Her şey son dereceli eğlenceli ve adrenalin dolu gitse de bir anda neşelerini kaçıracak bir olay gerçekleşir. Morten Tobias yere çakılıp bacağını sakatlamıştır ve durumu son derece ciddidir.Zira bacağı kırılmıştır ve yardım almadan hareket etmesi imkansızdır.Jannicke’in ilk müdahalesinin ardından,elverişsiz arazi koşullarına bir de fırtınaya çalan hava eklenince kahramanlarımız arabalarına ulaşamayacaklarını anlarlar.Bunun üzerine cep telefonlarını kullanarak yardım çağırmayı umsalar da bulundukları bölgede şebeke yoktur.Bütün bu aksiliklerin ardından etrafta sığınabilecekleri bir yer aramaya başlarlar.
Çok geçmeden kıytı bir köşede,dışarıdan terk edilmiş gibi gözlenen döküntü bir dağ oteli bulurlar.Otel oldukça bakımsızdır ve telefon hattı da kesiktir.Kısa bir süre sonra kahramanlarımız bu otelin bir yangın sonrasında boşaltıldığını anlayacaktır.Yardım çağırma hayalleri suya düşmüştür.Bir nevi dış dünyadan izole olan bu dağ otelinde yapa yalnız kalmışlardır.Morten Tobias’ın daha az acı çekmesi için onu bir yere yatırırlar.Kahramanlarımız,nasıl yardım isteyecekleri ve buradan çıkıp gidecekleri sorunlarını düşünürlerken belki de en çok kaygılanmaları gereken sorunun ıssız dağ otelinde yalnız olmadıklarını öğrenmeleri olacaktır.
Kısa sürede otele yerleşen gençler Morten Tobias’ın da sağlığının biraz düzelmesi ile rahat bir nefes alırlar.Sonuçta terk edilmiş bir otelde kalmaktadırlar ve kendilerini eğlendirecek bir şeyler bulmakta gecikmezler.Buraya geldikleri yol boyunca flört eden Mikal ve Ingunn baş başa vakit geçirebilecekleri üst kattaki bir odaya geçerler.Kendileri açısından pek de iyi geçmeyen birkaç saatin ardından iklimiz ayrılırlar.Mikal aşağıya diğer arkadaşlarının yanına iner.Ingunn ise odada yalnız kalmıştır.İşte bu noktadan sonra oteldeki hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Kahramanlarımız ertesi sabah uyandıklarında Ingunn’u bulamazlar.Peki ama nereye gitmiştir.Bu şüpheli ortadan kayboluşun ardından herkes tedirgindir ve üst katta kan izlerini rastlamaları da endişelerini arttırır.Kan izlerini takip ederek Ingunn’un cansız bedenine ulaşmaları ise bu dehşet verici olayın nasıl gerçekleştiğini konusunda fikirler üretmelerine neden olacaktır.Kısa sürede ölümlerin artması ise neyle karşı karşıya olduklarını anlamalarını sağlayacaktır.Artık bu köhne dağ otelinde yalnız olmadıklarının farkındadırlar.Peki bu olayların sorumlusu kimdir?


Serinin diğer filmleri; Cold Prey 2 (2008),Cold Prey 3 (2010) için tıklayınız !
İyi;Gerilim düzeyi tatminkar,kurgu sıkmıyor keyifle zaman geçirebileceğiniz bir yapım. Kötü;Bazı klişeler. Gereksiz;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Şubat 2012 | Etiketler : | | |