Güncel İncelemeler;

Deathgasm (2015)

Deathgasm (2015)
Annesiyle yaşadığı bazı problemler neticesinde, koyu bir hristiyan olan dayısının yanına taşınmak zorunda kalan Brodie, zamanının neredeyse tamamını heavy metal müzikle uğraşarak geçirmektedir. Çekingen yapısından ve çoğunluğa hitap etmeyen müzik tarzından ötürü silik bir karakter olan kahramanımız, günün birinde kafa dengi Zakk ile tanışması sonrasında, okuldan iki yakın arkadaşının da katılımıyla 'Deathgasm' isimli bir heavy metal grup kurar.
Deathgasm (2015)
Her ne kadar Zakk ile tamamen tezat karakterlere ve yaşam biçimlerine sahip olsalar da müzik tutkusunun bir araya getirdiği gençler, seksenli yılların ünlü heavy metal yıldızı Rikki Daggers'ın peşine düşerler. Parlak kariyerinin ardından tüm parasını fahişeler, uyuşturucu ve satanizm eylemlerinde harcayarak sıfırı tüketen ve popülaritesini yitiren Daggers'ın evine gizlice sızan Zakk ve Brodie, eski bir plak içerisinde dağınık şekilde bulunan birkaç sayfa halindeki notaları keşfederler. Bunun müzik grupları 'Deathgasm' için inanılmaz bir şans olduğuna ve bu sayede ünlü olabileceklerine inanan kahramanlarımız, vakit kaybetmeden kayda başlarlar. Neye bulaştıkları hususunda en ufak fikirleri olmayan gençler, notalarının enstrümanlarından dökülmesiyle şeytani güçleri harekete geçirirler. Kara ilahi olarak bilinen notalar Brodie ve arkadaşlarının kara büyüye bulaşmasına sebep olur. Artık kasabada hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...

İyi; Oyunculuk ve kurgu olarak başarılı, korku-komedi dengesinin yerinde olduğu, ayrıca bol kanlı sahnelerin de cesur bir şekilde yansıtıldığı sürükleyici bir alternatif. Zaman zaman absurd yapısı itibariyle 'Ash vs Evil Dead' dizisi tadında, mizahi olarak da tatminkar bir yapım. Bu filmi sevenler; The Final Girls (2015), John Dies at the End (2012) ve The Cottage (2008) yapımlarına da göz atabilirler...
Kötü; Sürprizlerden uzak senaryo...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Z for Zachariah (2015)

Z for Zachariah (2015)
Robert C. O’Brien'ın 1974 de yayımladığı 'Z for Zachariah' romanından uyarlama olan film, post apokaliptik bir ortamda geçen distopik bir hikaye. Ancak  gerek karakter ilişkileri gerekse samimi kurgusuyla düşündüren; tebessüm ettiren, zaman zaman rahatsız eden enteresan bir dram-gerilim filmi. 
Z for Zachariah (2015)
Nükleer savaş ve sonrasında radyoaktif sızıntı kaçınılmaz olarak dünyadaki yaşamı sona erdirmiştir. Su ve toprak da havadan gelen sızıntı sonrasında kontamine olmuş sadece insanlığın değil tüm biyolojik yaşamın günleri tükenmiştir. Böylesine post apokaliptik bir ortamda Yeni Zelanda'da kendi mikroklimasına sahip radyasyondan etkilenmemiş bir çiftlikte yaşayan Ann, inançlı bir kadın olmasına rağmen içten içe kendisini tüketmeye başlayan yanlızlığını köpeği Faro sayesinde telafi edebilmiş, kelimenin tam anlamıyla gerçek bir survivordır. Ailesinden kalan çiftlikte yaşamını sürdüren Ann, günün birinde büyük bir mucizeyle karşılaşır. Üzerinde astronot vari radyasyon koruyucu kıyafetleri olan gizemli bir adam (John) çıkagelmiştir. Ancak ne yazık ki John radyasyona maruz kalmış ve ayakta duramayacak kadar hastadır. John'u sorgusuz sualsiz insaniyet namına çiftliğine götüren ve iyileştirmek için elinden geleni yapan kahramanımız, bir bakıma sıkıcı yalnızlığından kurtulmak ve yıllar sonrasında kendisi için gerçekleşen mucizeye tutunup arkadaş edinmek amacındadır. Hızla geçip giden günler sonrasında John iyileşmeye başlar ve gücünü toplayarak yataktan kalkar. Ann'in yardımlarına ve kendisine olan ilgisine teşekkür etmek isteyen kahramanımız yaklaşan dondurucu kış soğuklarını düşünerek ona yardımcı olmayı teklif eder. Ann'in babasından kalan eski bir kiliseyi yıkarak elde edeceği odunlarla hemen çiftliğin yakınlarındaki akarsuya değirmen kurmayı düşünen John bu sayede çiftliğe elektrik getirerek sürdürebilir bir enerji kaynağı elde etmeyi ummaktadır. Başlarda babasından yadigar kiliseyi kesinlikle gözden çıkartmak istemeyen Ann, çok geçmeden başka şansları olmadığını anlar. Öte yandan uzun süredir madenlere yaşayarak hayatta kalmayı başardığını söyleyen Caleb isimli genç bir adam da çiftliğe ulaşmıştır. Caleb'a karşı Ann'in aksine her zaman şüpheyle yaklaşan John, yoğun ısrarlar sonrasında onun da çiftlikte kalmasına izin verir. Ann- Caleb ve John distopyanın ortasında yeni bir hayat kurmak için kollarını sıvazlayıp var güçleriyle kış gelmeden değirmeni inşa etmek için çalışırlar. Ancak Ann ve Caleb'in giderek yakınlaşması bazı dengeleri değiştirecektir...

İyi; Oyunculuk, karakter seçimleri ve kurgu gerçekten son derece başarılı. Drama yönü ağır basan ancak geriliminde sürekli tırmandığı kesinlikle izlemeye değer post apokaliptik bir yapım. Alt metinde ırk ve din üzerinden göndermeler barındıran, hiciv yapmaktan korkmayan özgün bir film.
Kötü; Kendi temposunda ilerleyen, bazı sahnelerde zaman zaman sıkabilecek bir yapım. İzleyicinin kafanızda ulaşabilecek soru işaretlerini cevaplamaktan ziyade kendi mesajlarını veren ve bu nedenle herkese hitap etmeyecek bir dram-gerilim alternatifi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

30 Days of Night (2007)

Alaska’nın en soğuk ve ücra köşelerinden biri olan Barrow kasabası,nüfus ve yerleşim olarak dünyadan kopuk bir yerleşim birimidir.Öyle ki her kış 30 gün süreyle gün ışığı alamaz ve zifiri karanlığa gömülür.Bu zaman diliminden önce kasabalının çoğu güneye göç ederek can sıkıcı,buhranlı dönemden kaçar.Öte yandan Şerif Eben ve sorunlar yaşadığı kız arkadaşı Stella yol ayrımındadır.Stella Eben’a haber vermeden kasabadan ayrılmayı planlar.Ancak son uçak seferini talihsiz bir kaza geçirerek kaçırır.Artık o da 30 gün boyunca burada kalmak zorundadır.İşte bu noktada karanlığın kasabaya çökmesi ile bir aylık gizemli ve kasabalıyı dehşete düşüren olaylar gelişecektir.Bir grup garip kılıklı,yüzü gözü kanlar içerindeki kalabalık,güneşin batması ve karanlığın çökmesi ile avlanmayı beklemektedirler.Bu sırada Şerif Eben,kasabanın barında tuhaf görünümlü ve saldırgan tavırlı bir adamı göz altına alır.Bu adam ortaya tehditler savurmaktadır ve karanlık çöktüğünde,hiç kimsenin hayatını kurtaramayacağını söylemektedir.
Kısa sürede kasabada gariplikler ve kanlı ölümler gerçekleşmeye başlar.Şerif kasabalıyı uyarır ve bu katliam benzeri cinayetlerin faalini bulana dek kimsenin evinden dışarı çıkmamasını ister.Şerif uyarılarında haklıdır ve artık vampir grubumuzda kıytı köşelerde değil kasabanın ortasında,kendileri göstere göstere avlanmaktadır.Kasabalı panik halindedir ve hayatta kalan sayısı da giderek azalmaktadır.
 Şerif Eben,Stella ve hayatta kalan bir grup kasabalı bir evin çatı katına saklanırlar.Günler geçtikçe açlık ve barınma imkanları giderek zorlaşmaya başlar.Ayrıca grup içerisindeki iki başlılıklar ve hepimiz öleceğiz saplantısı,barındıkları yeri ifşa etmelerine neden olacaktır.Şerif Eben önderliğinde sığınacak yeni bir yer aramak zorundadırlar.Ama dışarı çıkmanın iyi bir fikir olmadığı da şüphe götürmez bir gerçektir.Zira vampirler acıkmaya başlamış,saklandıklarını bildikleri Eben ve kafilesinin izini sürmektedirler.
 Günler  geçtikçe hayatta kalan sayısı azalmaktadır.Bunun üzerine Eben planını hayata geçirir.İlk olarak bir markete sığınıp yiyecek içecek tatbik edecekler oradan kasabanın yapı olarak en sağlam binasına sığınıp güneşin doğmasını bekleyeceklerdir.Ancak  kaçabilecek zamanı bulmak için birisinin yem olması gerekmektedir.Bu kişi de tahmin edeceğiniz üzere Eben’dan başkası değildir.Vampirler Eben’i arayıp bulmaya çalışa dursunlar,planda değişikler olmaya başlar.Stella küçük bir çocuğun hayatını kurtarmak için kendisini tehlikeye atar.

Eben,zor da olsa peşindeki vampirleri atlatmayı başarır ve diğer hayatta kalanların olduğu binaya sığınmayı başarır.Tam rahat bir nefes alan kahramanımız,Stella’nın dışarıda kaldığını görüp onu kurtarmak adına yeniden riske girer.Eben’ın  vampirlerle mücadele edebilecek gücü yoktur.Güneşin doğmasına ise sadece saatler kalmıştır.Vampirler Stella’yı bulmadan,ona erişmelidir.Zamanı daraltan ve Eben’ı sıkıntıya sokan bir diğer faktör ise Stella’nın saklandığı arabanın altında durumunun hiçte iyi görünmemesi  ve donmak üzere olduğu gerçeğidir.


İyi;Gayet sürükleyici olan filmi başarılı buldum.Özellikle artık son dönem filmlerinden alışık olmaya başladığımız;aklımızdaki soyut vampir anlayışını daha çok duygusallaştıran sevimli bir hale sokan yapımlara,tokat gibi bir cevap olmuş.
Kötü;Final son çeyrekten itibaren tahmin edilebiliyor.Sürprize yer yok.Tipik vampir filmlerinde yer alan klişeler...
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 27 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |