Güncel İncelemeler;

Upgrade (2018)

Upgrade (2018)
Yakın gelecekte, siberpunk bir evrene konuk oluyoruz. Teknoloji kullanımın Moore yasasında ön görüldüğü gibi hızla gelişmesi sonrasında, biyoteknoloji ve biyomekanik konularında insanoğlu çığır açan yeni buluşlar üretmektedir. Akıllı ev konsepti ve bilgisayar kontrollü akıllı araçların çok ötesinde, son teknoloji ürünü pek çok alet edevat, insanoğlunun yeni bir çağa ayak basmak üzerinde olduğuna işaret etmektedir. 
Upgrade (2018)
Grey - Asha ikilisi mutlu bir birliktelikleri olan genç bir çifttir. Büyük bir teknoloji firmasında çalışan Asha' nın aksine daha konvansiyonel yollardan para kazanan ve evinin garajında tamirat işleri yapan Grey, kendi halinde bir adamdır. Günün birinde birlikte dışarı çıkan çiftimiz, zorba bir grubun acımasızca saldırısına uğrar. Asha' nın gözlerinin önünde katledilmesini izlemek zorunda kalan ve o uğursuz geceden felçli bir adam olarak sağ çıkan Grey, hezeyan içerisinde yoğun bir depresyona sürüklenir. Ne pahasına olursa olsun, eşini infaz eden manyak ruhlu katilleri bulmaya çalışan kahramanımız, bir türlü emniyet birimlerinden istediği desteği alamaz. İyiden iyiye çaresiz hisseden ve intihar etmeyi düşünen Grey, Eron isimli eski bir müşterisinin ortaya çıkmasıyla reddedemeyeceği bir teklifle karşılaşır. Büyük bir biyoteknoloji şirketinin sahibi olan ve çalışmaları gözlerden uzakta bir şekilde yürüten Eron, 'stem' isimli insanlığın geleceği olduğunu düşündüğü bir elektronik modül geliştirmiştir. Stem sayesinde, beyin ve organlar arasındaki bağın tekrar kurulabileceğini söyleyen ve artık tekerlekli sandalyeye mahkum olmadığını vurgulayan Eron, onay vermesi halinde ameliyatı hemen yapabileceğini de ekler. Öncesinde teklife şüpheci yaklaşan Grey, başka seçeneği olmadığını hatırlayarak, bir şans vermeye ikna olur. En nihayetinde ameliyat sonrasında ayağa kalkmayı başaran ve hiç olmadığı kadar sağlıklı hisseden kahramanımız, bunun büyük bir lütuf olduğunun farkındadır. İşin ilginci, çok geçmeden 'stem' in kulak zarına ses dalgaları göndererek onunla iletişim kurabildiğini öğrendiğinde ise şaşkınlığını gizleyemez. Dahası, steam çevresindeki uyaranları algılayabilmekte, pratik hesaplamalar yaparak sorunları rasyonel bir şekilde hızla çözebilmektedir. Bedeninin hiç olmadığı kadar çevikleştiğini ve stem sayesinde daha önce hiç pratiği olmayan şeyleri bile ustaca yapabildiği keşfeden kahramanımız, hayat gayesi haline gelen, karısını öldüren çetenin peşine düşmeye karar verir...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve ilgi çekici temasıyla, tipik bir 'Black Mirror' bölümünü andıran 'Upgrade' şans verilmesi gereken başarılı bir yapım. Bilim- kurgunun yanı sıra aksiyonda da hoşlananlar için ideal bir alternatif olabilir. Bu filmi sevenler Limitless (2011) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; Gizem seviyesinin daha yüksek olmasını beklerdim. Son çeyrek daha farklı kurgulanabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ağustos 2018 | Etiketler : | | | |

The Belko Experiment (2016)

The Belko Experiment (2016)
Kırkı aşkın ülkede ofisleri bulunan Belko şirketi, çoğunlukla Güney Amerika' da faaliyet gösteren, genel itibariyle Amerika vatandaşı çalışanlardan oluşan bir aracı şirkettir. Aynı zamanda lokal çalışanlara da iş imkanı sağlayan kurum, modern ofisleri ve dinamik kadrosuyla sürekli büyüme eğilimdedir. Şirket çalışanlarına standart prosedür olarak çip takan ve saniye saniye onları izleyen Belko, sıkı bir güvenlik duvarına sahip olmalarıyla övünmektedir.
The Belko Experiment (2016)
Şirketin Bogota, Kolombiya' da bulunan gözlerden uzaktaki binasında sabah saatlerinde bir hareketlilik göze çarpmaktadır. Zira lokal çalışanların tamamı evlerine gönderilmiş, halihazırda sadece Amerikan vatandaşı olan seksen çalışan kalmıştır. Binanın hemen dışında yer alan bir hangarda ise uzun namlulu silahları olan askerler, agresif bir tavırla  binayı ablukaya almaktadır. Daha neler olup bittiğini anlayamadan binanın güvenlik moduna geçmesi, tüm kapı ve pencerelerin otomatik olarak kapanması sonrasında, kahramanlarımız deyim yerindeyse kendilerini çelik bir kafesin içerisinde hapsolmuş şekilde bulurlar. Öte yandan binanın intercom sisteminden gelen bir ses çeşitli direktifler vermekte ve talimatlara uyulmaması durumunda herkesin öleceğini dillendirmektedir. Öncesinde pek de ciddiye almadıkları durum karşısında, fikir jimnastiği yaparak bir çıkış yolu arayışına giren kahramanlarımız, etrafı kolaçan etmeye karar verirler. Her yerde kameralar olması ve dahası enselerinde bulunan çiplerle adım adım izlendikleri düşüncesi, büyük bir panik ve tabiatıyla kaosa sebep olur. Verilen süre içerisinde talimatların es geçilmesi üzerine yine intercomdan çağrı yapan ve bu sefer seçtiği kişileri öldürmekle tehdit eden dış ses :) çok geçmeden aksiyona başlar. Grup içerisinde bazı arkadaşlarının hunharca öldürülmesine şahit olan kahramanlarımız, panikle bina içerisinde koşuştururlar. Grubun alfa erkeği olmak ve kontrolü sağlamak için öne çıkan Barry, tek çarelerinin talimatları uygulamak olduğunu düşünmektedir. Mike' ın etrafında organize olan diğer bir grupsa, kimsenin canı yanmadan bir şekilde dışarı çıkabileceklerini iddia etmektedir. Zaman ilerledikçe olaylar gelişir...

İyi; Düşünsel olarak modern bir Battle Royal (2000) uyarlaması olan yapım, sürükleyici kurgusuyla kolay izlenebilecek bir gerilim filmi. Dahası bol kanlı cesur sahnelere sahip, aksiyon- gerilim severler için iyi bir alternatif.
Kötü; Karakterlerin yeterince tanıtılmadığı, grup dinamikleri açısından vasat bir yapım. Filmin ofis ortamında geçmesi sebebiyle The Method (2005) benzeri daha çok karakter çatışmaları ve diyaloglar içeren  sahneler görebilmeyi beklerdim. Kaldı ki herhangi bir altmetin ya da önerme de barındırmıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Haziran 2017 | Etiketler : | | |

Beta Test (2016)

Beta Test (2016)
Sentinel; fps oyunlarıyla tanınan, son zamanlarda epey popüler olmuş bir şirkettir. Şirketin kurucu ve sahibi olan Kincaid, oyunlar sayesinde insanların şiddet eğiliminin baskılanabileceğini ve daha iyi bir dünya inşa edebileceklerini düşünmektedir. Günümüzde silahların güvenliği sağlamaktan ziyade işleri daha da çığırından çıkarttığını ve şiddet eğilimine yol açtığını vurgulayan Kincaid, insanların öfke ve şiddet gibi güdülerini, Sentinel oyunları sayesinde sanal bir ortamda giderebilecekleri iddiasındadır. 
Beta Test (2016)
Çok sayıda  fps oyununda şampiyonlukları bulunan Max, cazip teklif üzerine Sentinel şirketi için çalışmaktadır. Tam bir oyun tutkunu olan ve zamanının tamamını evinde oyun oynayarak geçiren kahramanımız, en son ne zaman dışarı adım attığını bile hatırlamamaktadır. Şirketle telefon yardımıyla iletişim kuran ve yeni oyunları kuryelerle teslim alan Max, oyunlarda mod geliştiriciliği ve beta testleri yapmaktadır. Günün birinde Sentinel tarafından gönderilen, uzun süredir merakla beklediği yeni oyunu konsoluna takan ve fantezi dünyasında keşfe çıkan kahramanımız, bir yandan da deneyimlerini canlı olarak aktarmak için şirket yetkilisiyle telefonda görüşmektedir. İlk andan itibaren oyunun gerçekçiliğinden ve modellemelerinden etkilenen Max, sunulan görevleri heyecanla yerine getirmeye başlar. Öte yandan şirket tarafından sürekli oyundaki kurallara uyması ve görevleri zamanında bitirmesi için geri dönüşler alan kahramanımız, bir yandan da salonunda açık olan tv ye kulak vermektedir. Zira az önce oyunda yerine getirdiği görevlerinden birinin geçtiği mekanda, gerçekten de silahlı çatışma olduğu bilgisi canlı yayınla flash haber olarak verilmektedir. Beyninde şimşekler çakan Max, çok geçmeden oyunda yaptığı eylemlerin gerçek hayatta vuku bulduğunu keşfeder. Dahası oyun içerisinde yönettiği karakterin, Sentinel şirketinin eski ortağı Creed olduğunu öğrenen Max, bir an önce oyuna son vermeye çalışır. Ancak penceresinin pervazından dışarı baktığında evin etrafının silahlı adamlar tarafından sarıldığını ve oyunu bitirmekten başka seçeneği olmadığını anlar. Son çare oyundan çıkmak için yönettiği karakter Creed' den destek almaya karar verir...
İyi; Konu olarak ilgi çekici, sürükleyici kurgusuyla göz atılabilecek bir alternatif. Bu filmi sevenler Stay Alive (2006)' ı da izleyebilirler... 
Kötü; Tv filmi havasında çekilmiş, düşük bütçeli bir yapım. Prodüksiyon ve oyunculuk olarak pek de başarılı bulmadığımı söylemeliyim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Aralık 2016 | Etiketler : | | | |

Daylight's End (2016)

Daylight's End (2016)
Salgının ardından yıllar geçmesiyle birlikte insanlık neredeyse tamamen yok olmuş ve kana susamış yaratıklar dünyayı esir almıştır. Frank önderliğindeki bir grup insan, yaratıkların güneş ışığı zaafından yararlanarak bir şekilde hayatta kalmış ve eski bir otele sığınarak organize olmaya çalışmaktadır. 
Daylight's End (2016)
Öte yandan yalnız kurt Rourke ise eşi Kathy' nin dönüşmesinin ardından kalan günlerini yaratıkları öldürmeye adamıştır. Modifiye ettiği arabasıyla, seyyah vari gün ışığında yol almaktadır. Günün birinde Frank' in ekibinden Sam' in hayatını kurtaran ve bu şekilde Frank' in ekibiyle tanışan kahramanımız, onların nasıl hayatta kaldıklarından öte bir planları olup olmadığı öğrenmek ister. Oldukça otoriter ve dediğim dedik biri olan Frank ise daha ilk görüşten Rourke' dan haz etmemeye başlar. Buradaki herkesin güvenliğinden kendisinin sorumlu olduğunu hatırlatan Frank, özellikle geceleri sıklaşan saldırılar nedeniyle sığınaklarının daha fazla koruma sağlayamayacağının da farkındadır. Neyse ki otelin çok da uzağında olmayan bir mesafede, çalıştırılabilir durumda olan eski bir kargo uçağı keşfetmeleri umutlarını arttırmaktadır. Ancak bir türlü gerekli taşıtlara ulaşamayan ve mesafeyi gün ışığı süresinde kat edemeyeceklerini düşünen kahramanlarımızın yeni bir plana ihtiyacı vardır. Daha fazla hareket alanı kalmayan ve gün geçtikçe hızla adamlarını kaybetmeye devam eden Frank, Rourke' un önerisine kulak vermeye karar verir. Rourke sürüye öncülük eden alfayı yok etmeyi ve bu sayede kaçış için gerekli zamanı yaratabileceklerini dillendirmektedir. Dahası grup üyelerinin çoğu da Frank' in itirazlarına rağmen başka seçenekleri olmadığı görüşündedir. Her ne kadar yaratıkların inine girmek son derece tehlikeli olsa da uçağa ulaşabilmek için denemek zorunda olan kahramanlarımızı korku dolu bir macera beklemektedir. Güneşin batmasına ise saatler kalmıştır...
İyi; Tipik salgın- virüs temasını işleyen ve bir grup hayatta kalanın hikayesini anlatan ortalama bir gerilim filmi. Oyunculuk ve atmosfer olarak başarılı. Aksiyon düzeyi ve sürükleyicilik de başlıca diğer artılar.
Kötü; İlk çeyreği itibariyle sıkı bir başlangıç yapsa da; klişe ilerleyen, tahmin edilebilir finaliyle de hayal kırıklığı yaşatan bir yapım. Görsel efektler daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ekim 2016 | Etiketler : | | | |

El desconocido (aka Retribution) (2015)

El desconocido (aka Retribution) (2015)
Bir bankada yönetici pozisyonunda çalışan Carlos, iki çocuğu ve eşiyle birlikte huzurlu bir hayat sürmektedir. Günün birinde işe giderken çocukları da okula bırakmaya karar veren kahramanımız, tam yola koyulmuşken bilinmeyen bir numaradan çağrı alır. Telefondaki kişi Carlos'un tüm dikkatini ona vermesini ve kulaklarını dört açıp isteklerini yerine getirmesini söylemektedir. 
El desconocido (aka Retribution) (2015)
Arabada koltukların altına ağırlık değişimiyle tetiklenen bombalar yerleştirdiğini söyleyen bilinmeyen numara, birkaç saat içerisinde yüklü miktarda paranın hesabına geçmemesi durumda gözünü kırpmadan bombaları patlatacağını dillendirmektedir. Keza benzer şekilde arabadan çıkmaya çalışırlarsa da bombalar otomatik olarak infilak edecektir. Öncesinde arkadaşlarından birinin kendisine sulu bir şaka yaptığını düşünen ve telefonu kapatan Carlos, yine de tedbir amacıyla sürücü koltuğunun altında ellerini gezdirmeyi ihmal etmez. Bu sırada bilinmeyen numara yeniden arar ve bir daha kesinlikle telefonun yüzüne kapatılmaması ve sürekli açık kalması konusunda uyarır. Bombanın varlığından emin olan ve iki çocuğuyla beraber kapana kısılan kahramanımız tek çare olarak telefondan gelen komutları istisnasız uygulamaya başlar. Öte yandan hesabında yeterli para bulunmadığı için durumu hissettirmeden eşinden yardım almak isteyen Carlos, eşinin ne kadar kendisine ve evliliğine sadık olduğunu sorgulamak zorunda kalacaktır. Telefon trafiği içerisinde banka arkadaşlarından birinin de bilinmeyen bir numaradan çağrı aldığı bilgisine ulaşması üzerine işler daha da kızışır. Çok geçmeden zamanla yarışmak zorunda kalan Carlos, asla temin edemeyeceği yüklü bir parayı temin etmenin hesabını yaparken, bir şekilde bir yolunu bulup kendisini ve çocuklarını kurtarma peşindedir. Bilinmeyen numara ise istediği parayı hesabından görmeden durmaya niyetli değildir...

İyi; Baştan sona sürükleyici devam eden, aksiyon ve gerilimin beraber harmanlandığı göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir İspanyol filmi. Oyunculuk ve mekan seçimleri de başarılı.
Kötü; Film gereğinden fazla uzatılmış gibi. Bazı mantık hataları mevcut...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Nisan 2016 | Etiketler : | | |

La horde (2009)

La horde (2009)
Markudi çetesinin meslektaşlarını acımadan katletmesi üzerine intikam almaya yemin eden bir grup özel tim üyesi polis Ouessem önderliğinde organize olur. Gangsterlerin şehrin kuzeyinde gözlerden ırak bir lokasyonda olduğu istihbaratına erişen kahramanlarımız baskın için yola koyulurlar. Terk edilmiş çok katlı bir binada saklanan Markudiler ise mesken belledikleri dairede oldukça organize olmuş durumdadır. 
La horde (2009)
Binanın bekçisinden yardım alıp içeri sızan Ouessem ve arkadaşları üst katta olduğunu öğrendikleri Markudiler için operasyonu başlatıp gafil avlama niyetinde olsalar da işler pek de planladıkları gitmez. Markudilere esir düşen kahramanlarımız, eli kanlı katillerle dolu bir odada her an infaz edilme korkusu ile belki de son nefeslerini verecekleri anı beklemektedirler. Öte yandan dışarıdan gelen göz alıcı ışık kümeleri ve  şiddetli patlama sesleri bir şeylerin yolunda olmadığının habercisi gibidir. Çok geçmeden binada yankılanmaya başlayan silah sesleri ise tansiyonu daha da tetikler. Görünüşe göre hem eli kanlı Markudiler hem de intikam almak için tüm gemileri yakan ancak ne yazık ki yanlış yerde yanlış zamanda yakalanan polisler için gece henüz yeni başlamaktadır. Asıl tehdit kapıyı çalmak üzeredir.

İyi; Sürükleyici kurgusu ve aksiyon barındıran sahneleriyle izlemeye değer bir gerilim alternatifi. Mekan seçimleri ve atmosfer de başarılı. Zombi filmleri severlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Klişe tema ve tahmin edilebilir final başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Who Am I (aka Kein System ist sicher) (2014)

'Hack yapmak büyü gibidir.Her ikisi de başkalarını aldatma üzerinedir.14 yaşımdan beri tüm zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.Programlama dillerini öğrendim.İlk sistemimi hackledim.Sonsuz olasılıklı bir evren...İlk kez bir şeyde iyi olduğumu hissettim.Gerçek hayatta ben birler arasında bir sıfırdım.Bir zavallı,bir ezik,bir ucube...Fakat internette bir aidiyet duygusu hissettim.'
Genç bir hacker olan Benjamin,artık yeteneklerini ispatlayabilmek için büyük oynamaya karar vermiştir.Okulda hoşlandığı kız arkadaşı Marie'nin gözüne girebilmek için ilk büyük hack denemesini planlayan kahramanımız,okulun veri tabanına sızarak sınav sorularını ele geçirme niyetindedir.Ancak her şeyi eksiksiz planladığını düşünse de son anda güvenliğe yakalanmaktan paçayı kurtaramaz.Cezasını toplumsal hizmet adı altında 'temizcilik' yaparak çekmek zorunda kalan Benjamin,kendisiyle benzer kaderi paylaşan Max ile tanışma fırsatı bulur.Max,Benjamin'in bilgisayardan anladığını söylemesi üzerine onu test etmeye karar verir.Yeteneklerini ispatlamakta zorlanmayan kahramanımız Max'in gözüne girmeyi başarır.Yazılım ustası Stephan ve donanım manyağı Paul ile birlikte ufak bir hack timi olan Max,Benjamin'i de aralarına katılması hususunda ikna eder.Çok geçmeden kahramanlarımız beraber çalışmaya ve ses getirir eylemler yapmaya başlamıştır.Öte yandan kendilerine bir isim bulmayı  da ihmal etmezler.Sanal dünyada ve yer altında CLAY adıyla anılan Max ve çetesi kendilerine hedef olarak Fr13nds isimli dünyaca ünlü bir hack topluluğunu seçmiştir.Onların dikkatini çekmek ve becerini ispatlamak isteyen kahramanlarımız işledikleri siber suçlar sonrasında polisin takibine takılırlar.Artık işler çok daha karmaşık bir hale gelmiştir.Zira siber suçlar bürosu yetmezmiş gibi bir de  Fr13nds'in  soluğunu enselerinden hissetmeye başlarlar.Artık CLAY'in varlığı tamamen Benjamin'in omuzlarındadır...
İyi;İnternet ve hack üzerine yapılmış son yılların en iyi gerilim filmlerinden biri.Alman menşeli sıradışı bir yapım.Başarılı oyunculuk ve sürükleyici kurgu başlıca artılar.Ayrıca finalin de filmin kalitesini yakışır şekilde olduğunu ekleyeyim.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

Outpost (2007)

Outpost (2007)
Doğu Avrupa savaşın sıcak külleriyle yoğrulurken,Hunt isimli gizemli bir gezgin elit savaşçılardan kurduğu silahlı bir timle birlikte yıkımın tam ortasında eski bir sığınağın yolunu tutar.Sığınağın;gerillalar ve merkezi ordunun sürekli çatıştığı,deyim yerindeyse kansız gün geçmeyen lojistik açıdan berbat ormanlık bir arazide olmasına rağmen,bol para vererek askerleri ikna eden kahramanımız uzun bir kara yolculuğunun ardından en nihayetinde hedefe ulaşmayı başarır.
Outpost (2007)
Askerlere değerli madenler aradığını ve bu sebepten ötürü onları tuttuğunu söyleyen Hunt,sığınağın hemen yanı başında gerçekleşen bir çatışma sonrasında içeriye hapsolur.Araziden yaylım ateş açılmasıyla sığınağa çekilmeye karar veren askerler,henüz ilk andan itibaren içeride bir şeylerin yolunda gitmediğini anlarlar.Sanki enselerinde sürekli bir nefes varmış gibi hisseden tim,bir yandan dışarıda neyle karşı karşıya olduklarından bi haber bir yandan da kapana kısılma hissiyle epey gerilir.Etrafı kolaçan ederlerken odalardan birinde tavana kadar istiflenmiş cesetler bulunması bardağı taşıran son damla olur.Dahası cesetler arasından canlı bir adamın çıkması ve askerlerin onu bir türlü konuşturamaması Hunt'ın planlarını alt üst etmeye yeter.Öte yandan sığınakta bulunan nazi propagandaları,askerlerin Hunt'ın kayıp nazi altınlarının peşinde olduğunu düşünmeye iter.Sessiz kalmayı tercih eden Hunt,dışarıdaki tüm gürültü ve çatışmalara rağmen depoda bulduğu eski bir makine ile meşgul olmaya başlar.Zengin sponsorlarından kendisini buradan çıkarması için destek birliği isteyen kahramanımız en yakın ekibin yetmişiki saat sonra ulaşabileceği bilgisiyle telaşlanır.Askerlerin sığınakta halüsinasyonlar görmeleri ve bazı metafizik olaylar yaşamaları neden burada olduklarını sorgulatır cinstendir.Hunt,askerlere açıklama yapmak zorundadır...
İyi;Gizem seviyesi tatminkar,tek mekanda geçen başarılı bir gerilim filmi.Zaten Outpost: Black Sun (2012) ve Outpost: Rise of the Spetsnaz (2013) ile seriye dönüşmesi de bunun en büyük kanıtı.Alt metinden Philadelphia deneyi ve nazilerin üstün insana ulaşmak için yaptıkları çalışmaları konu edinen yapım izlemenizi tavsiye edebileceğim başarılı bir alternatif.Bu filmi sevenler benzer tarzdaki The Bunker (2001) ve Dead Mine (2012) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Sürükleyicilik hususunda bazı sıkıntılar var.Kurgu daha akıcı diyaloglar daha ilgi çekici olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Haziran 2014 | Etiketler : | | | | | |