Güncel İncelemeler;

Dead End (2003)

Klişelerden sıkıldıysanız tam size göre bir fantastik gerilim filmi olan Dead End,sıra dışı konu ve kurgusuyla beğeninizi kazanabilecek yapımların başında geliyor.Bu filmi sevenlere alternatif olarak blogumda incelemesi bulunan Reeker filmini de tavsiye ederim.
Frank Harrington her yıl olduğu gibi yine noel akşamını geçirmek üzere,sevgili ailesi ile beraber kayınvalidesinin evine doğru yola çıkar.Frank ve eşi Laura çocuklarla beraber düzenli olarak her yıl bu ziyareti tekrarlamaktadır.Çocuklar Richard ve ablası Marion ise kendi fikirleri alınmaksızın planlanan bu noel gezilerinden pek de memnun değildirler.Bu yıl ki noel ziyaretine bir de ek olarak Marion’ın erkek arkadaşı Brad,Harrington ailesine katılmıştır.Eğlenceli başlayan araba yolculuğu,Frank’ın kestirme yoldan gitme sevdası ile yerini paniğe bırakır.Yaptığı hatayı sonradan anlayacak olan Frank,bir de dalgınlık sonrasında tehlikeli bir  kaza atlatınca,uyumakta olan bütün aile sakinlerini uyandırır ve onların tepkisi ile karşılaşır.Kısa bir münakaşanın ardından,kestirme yola girerek kaybolduklarını ailesine itiraf eden Frank,bakalım iyi bir baba olup başlarındaki sorunu alt edebilecek midir?
Yolculuk boyunca Marion ve Brad’e takılan Richard,ilginç espri anlayışı ile ortamı daha da germeye başlamıştır.Yola çıkmadan önce yerel haritayı almayı unutan Laura ise Frank'in hışmına uğrayacaktır.Az önce geçtikleri eski bir baraka,Frank'in otoyolu bulma konusunda umutlarını yeşertmiştir.Gecenin karanlığında ilerlemeye devam eden Harrington ailesi,ansızın yol kenarında karşılarına çıkan beyaz kıyafetli bir kadını görünce irkilir.Ne de olsa uzun süredir yolda ne bir araba ne de bir sosyal yaşam belirtisi görmüşlerdir.Dahası tek şeritli bir orman yolundadırlar ve gecenin bu saatinde yolda gördükleri bu yabancı kadın da kimdir?
Aile reisi Frank,bayana yardım etmek amacıyla onu arabaya alır.Yapılacak iş;az önce yol kenarında gördükleri barakaya dönüp bir telefon bularak polise ulaşmaktır.Arabada sıkışmak istemeyen Marion ise yürüyerek gelmek istediğini söyler.Barakaya ulaşan kahramanlarımız etrafı keşfe başlarlar.Frank ve Laura barakaya girer…Her türlü pis işin gediklisi olan Richard ise kafayı bulmak amacıyla ormanda yer aramaktadır.Tam bu sırada Brad’in haykırışı ile pür dikkat kesilen kahramanlarımız,arabaya dönüklerinde ne Brad ne de beyazlı kadından her hangi bir iz bulamazlar.Bu da neyin nesidir?Ürkek adımlarla dönüş yolundaki barakaya yaklaşan Marion ise antika bir arabanın içerisinde tutsak edilen erkek arkadaşı Brad’i görür.Koşarak barakaya ulaştığında ise işler tamamen kontrolden çıkmıştır.Hemen arabaya atlayarak;Marion’un tarif ettiği arabanın peşine düşen Harrington ailesi,birkaç mil ötede feci şekilde parçalara ayırılmış Brad’in cesedine rastlar.Artık sadece kayıp değildirler,peşlerinde muhtemelen beyazlı kadınında içinde bulunduğu bir ölüm tuzağı vardır.
Brad’in akibetini gören Marion şoktadır.Frank yine inisiyatifi eline alarak yol kenarında gördüğü bir tabeladaki kasabaya(Marcott)doğru yola çıkar.Giderek kabusa dönüşmeye başlayan bu noel gecesi bakalım daha ne belalara gebedir?Millerce yol gitmelerine rağmen bir türlü ulaşamadıkları Marcott,kahramanlarımız üzerindeki psikolojik baskıyı arttırmaktadır.Arabayı her durduklarında ve yine aynı zamanda beyazlı kadını her gördüklerinde;birer birer ölmeye mahkum olacak olan bahtsız ailemiz,adeta sınırları sonsuz olan bir boyutta,kaderin çıkmazında sessiz sedasız ölümü beklemektedir.Sırasıyla Richard ve Laura’nın başına gelenler,baba-kızın daha da birbirlerine bağlanmasına neden olacaktır.Buradan kurtuluş mümkün mü?Neredesin Marcott?



İyi;Kurgu çok başarılı,klişelerden sıkılanlar için bire bir.Bu filmi sevenler hemen hemen aynı kurgudaki Reeker (2005) filmini de izleyebilirler !
Kötü;Ufak mantık hataları yok değil.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Aralık 2011 | Etiketler : | | | | | |

Reeker (2005)

Reeker (2005)
Zaman zaman "Son Durak (Final Destination)" serisinden esintiler bulacağınız bu filmde; çekim hataları, amatör efektler ve vasat oyunculuğu bir kenara bırakırsak, son derece sinir bozucu ve bir o kadar da gerilim yüklü bu yapımı izleme konusunda kendimize bir şans verebiliriz. Öncelikle şunu söyleyeyim, kesinlikle genel seyirci kitlesine hitap eden bir kurgu yok. Bu nedenle hangi beklentilerle filmi başlayacağınızı tekrar gözden geçirin. Biraz sıkıcı ilerlese de boyut, zaman, kader gibi temaları işleyen The Reeker, eğer ki izlemeye ön yargısız başlarsanız hoşunuza gidebilecek bir alternatif olabilir.
Reeker (2005)
 Yol masrafları bölüşmek amacıyla bir araya gelen beş genç, Gretchen’ın şoförlüğünde yola çıkarlar. Gretchen zeki ve bunun yanında dediğim dedik otoriter bir bayandır. Lakin yolculuklarını daha neşeli hale getirmek ve eğlencenin sınırlarını zorlamak adına yanına bir sürü extacy hap alan Trip ve onun yakın arkadaşı Nelson’ın pek de uslu durmaya niyetleri yoktur. Jack ise görme özürlü bir gençtir ve bir bakıma kaderine küsmüştür; kendisini derslerine veren, ahlaklı zeki biridir. Cookie ise her Hollywood filminde görmeye alışık olduğumuz, eğlencesine düşkün maceraperest, bir o kadar da neşeli, ateşli bayan tiplemesidir.Her ne kadar karakter olarak kahramanlarımız pek de birbirlerine uymasalar da, bir bakıma rastlantısal olarak bir araya gelmişlerdir. Artık kaderin cilvesi mi denir bilinmez :D
Reeker (2005)
 Kısa bir tanışma faslının ardından seyahatlerine kaldıkları yerden devam eden gençler, otoyolun bilinmeyen bir sebepten ötürü kapanmasının akabinde kendilerini çölün ortasında bulurlar. Trip'in extacy kullanması ile arabada gerginleşen ortam sonrasında Gretchen sağa çeker ve Trip’in inmesini ister. Tam da o an işte her ne olduysa artık, deprem benzeri; kahramanlarımız hepsinin de hissettiği kulakları çınlatan titreşimin ardından,görünüşe göre artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Çok geçmeden gençler daha dakikalar öncesinde bulundukları ortamın ya da dokundukları her hangi bir nesnenin kendileri için yabancılaştığı hissine kapılmaya başlarlar.
 Arkadaşlarının isteğini kıramayan Gretchen, çölün ortasında Trip’i yapayalnız bırakmamak adına, onu gidiş yolunda konakladıkları ve birkaç mil gerilerinde kalan restorana bırakıp, yola kaldığı yerden devam etmeyi planlar. Dönüş yolu boyunca hiç kimse ile karşılaşmayan kahramanlarımız, restorana vardıklarında ise arabalarının arıza yapması  sonrasında,zorunlu olarak mahsur kalırlar. Ancak her şey bir gariptir; ne bir görevli ne de bir müşteri vs görünürde yoktur, dahası telefonlar çalışmamaktadır. Kısaca kahramanlarımız kendilerini bir bilinmeyenin ortasında bulurlar. Karanlığın bastırması ile gizemli bir taşıt kaldıkları yere yanaşır, karısını aradığını söyleyen tuhaf bir adam taşıttan iner ve  işlerin iyice çığırından çıkmasına neden olur. Ölü insanlar gördüğünü ve saatlerdir karısına ulaşamadığını söyleyen bu adam, halihazırda panikleyen gençleri tedirgin etmeye yetecektir.
Etraflarında siyah pelerinli metafizik bir öğenin dolaştığının ortaya çıkması ile,o ana dek pek de ciddiye almadıkları Jack'in 6.hissi en büyük yardımcıları olacaktır.Oysa her şeyin basit bir açıklaması vardır; alaca karanlık kuşağı benzeri bu ortamda, herkes kendi kaderinde ne varsa onu yaşamakla hükümlüdür. Kaderi değiştirmek mümkün olabilir mi?


İyi;Ön yargısız bir şekilde izlenirse sonlara doğru kurgu tavan yapıyor.
Kötü; Dead End (2003) filminin neredeyse uyarlaması gibi. Efektler, çekim hataları bazı sahnelerde çok göze batıyor.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Aralık 2011 | Etiketler : | | | | |