Güncel İncelemeler;

The Other Side of the Door (2016)

The Other Side of the Door (2016)
Trajedik bir kaza sonrasında, çocukları arasında tercih yapmak zorunda kalan ve oğlunu ölüme terk eden Maria, sıkıntılı bir depresyon dönemi yaşamaktadır. Eşi Michael ve minik kızı Lucy'nin varlığıyla hayata tutunmaya çalışan kahramanımız, Hindu yardımcısı Piki sayesinde oğluna son kez elveda diyebileceği mistik bir ritüel olduğunu öğrenir. 
The Other Side of the Door (2016)
Güney Hindistanda doğup büyüyen Piki, köylerinin yakınında karanlık bir orman olduğunu, derinlerinde ise terk edilmiş eski bir tapınak olduğunu anlatır. Tapınakta ölüler ve yaşayanlar arasında bir perde bulunduğunu dahası bu perdenin oldukça ince olduğunu söyleyen Piki, Maria'nın oraya gitmesini ister. Geceyi orada geçirmesi durumunda oğlunun ona geri döneceğini de vaat eder. Öte yandan çok önemli bir uyarıyı da birkaç kez vurgulayarak tekrar eder. Maria'nın ne pahasına olursa olsun tapınaktaki kilitli kapıyı açmamalıdır.
Oğlunun ölümünün ardından uzunca zaman geçmesine rağmen halen gözüne uyku girmeyen, günden güne daha da yıpranan Maria, ilişkilerini kurtarabilmek ve yeniden eski günlere dönebilmek için Michael'a birkaç günlüğüne seyahate çıkacağını yalanını söyleyip tapınağın yolunu tutar. Piki'nin tarif ettiği şekilde tapınağa ulaşan ve ritüel için gerekli eşyaları yanında getiren kahramanımız, oğluyla son kez konuşabileceği umuduyla tapınakta geceyi geçirmeye hazırlanır. Havanın kararmasıyla birlikte ormandan gelen ürkütücü seslere aldırmadan oğluna kavuşabilmek için yakarışta bulunan ve pişmanlıklarını dile getiren Maria, vakit ilerledikçe tapınakta yalnız olmadığı hissine kapılmaya başlar. En nihayetinde iple çektiği an gelir ve oğlunun sesini duyar. Anlık heyecan ve arzularına yenik düşerek Piki'nin uyarısını es geçip kapıyı açtığında ise ölüm ve yaşam arasındaki dengeyi bozan kahramanımız çiğnediği kuralın bedelini ödemek zorundadır...
İyi; Mekan seçimleri, atmosfer ve gerilim seviyesi olarak başarılı bulduğum; oyunculuk ve gizem düzeyi açısından da tatminkar bir alternatif. 
Kötü; Kurgu ve konu olarak bariz şekilde kült korku filmi Pet Sematary (1989)'in etkisinde kalmış izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Haziran 2016 | Etiketler : | | | | |

The Forest (2016)

The Forest (2016)
Sara, Japonya'da yaşayan ikiz kardeşi Jess'den bir süredir haber alınamaması üzerine, dedektiflerle yaptığı kıtalararası konuşma sonrasında ilk uçağa atladığı gibi Japonya'ya gider. Telefonda ikiz kardeşinin davasıyla ilgilenen dedektif tarafından bilgilendirilen kahramanımız, Jess'in Fuji Dağı yakınlarında halk arasında 'intihar ormanı' olarak bilinen bir bölgede son olarak göründüğü bilgisini alır. Dahası intihar ormanına giren herhangi biri için yerel politika gereği 48 saat dolduğunda intihar etmiş gözüyle bakıldığını ve davanın kapatılacağını öğrenen Sara, olabildiğince hızlı bir şekilde meşhur intihar ormanının yolunu tutar.
The Forest (2016)
 Fuji dağına yakın kırsal bir alanda ufak bir motel odası kiralayan kahramanımız, Aiden isimli yardımsever bir Avustralya'lı turistle tanışır. Aiden, geçmişte intihar ormanında bulunduğunu anlatıp, japon folklorunda önemli bir yer tutan mistik mekanla ilgili araştırmaları olduğunu ekleyerek kendisini bir kaşif olarak nitelendirir. İkiz kardeşinin hala hayatta olduğundan emin olan ve başının dertte olduğunu hisseden Sara, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ormana gideceğini söyler. Sara'nın kararlı tavrı üzerine insanların oraya intihar etmek için gittiklerini ve yerlilerin gece vakti ormanda paranormal olaylar yaşadıklarını anlatan Aiden, yeterince ikna edici olamayınca Sara'yı yalnız bırakmayıp onunla beraber hareket etmeye karar verir. Michi isimli bir orman korucusuyla birlikte yola koyulan kahramanlarımız ormanının derinliklerine doğru yola ilerlerler. Karanlığın bastırmasıyla beraber orman turunda rehberlik yapan Michi, 'Yurei' isimli hayalet benzeri kötü ruhlu yaratıkların gece vakti ortaya çıktıklarını bu sebeple ormanda sıradışı bir şey görmeleri ya da ses duymaları halinde kesinlikle tepki vermeyip göz ardı etmelerini ister. Öte yandan Sara ikiz kardeşine ait kamp malzemelerine rastlar. Gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Mekan seçimleri ve atmosfer başarılı.
Kötü; Fazla beklenti ile izlenilmemesi gereken vasat bir gerilim filmi. Kurgu ve oyunculuk sıradan. Ne yazık ki klişelerin dışına çıkılamamış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Şubat 2016 | Etiketler : | | |

Bone Tomahawk (2015)


Bone Tomahawk (2015)
Kasabaya gizemli bir yabancının geldiği haberini alan Şerif Hunt, niyetinin ne olduğunu anlamak için ufak bir yoklama çekmeye gider. Bilge Keçi'nin mekanında içkisini içerken bulduğu yabancıya neden burada olduğunu sorduğunda ise işler çoktan karmaşık bir hale bürünür. 
Bone Tomahawk (2015)
Adamı bacağından yaralayan Şerif, doktor Samantha'nın acilen ofisine gelmesine ister. Öte yandan Samantha, ufak bir kaza sonrasında bacağındaki sakatlık nedeniyle yatağa mahkum kalan kocası Arthur'u yalnız bırakarak yola koyulmak zorunda kalır. Kasabanın bıçkın delikanlısı Booder da olaya dahil olur ve neler olup bittiğini öğrenmeye çalışır. Samantha'yı tedavi için hücrede bırakan ve memurlarından birini de tekinsiz bir duruma karşın nöbette tutan Şerif, kasabadan gelen ihbar üzerine soluklanmadan olay yerine gider. Ofisine geri döndüğünde Samantha ve gizemli yabancının orada olmadığını gören Şerif, duvara saplanmış eski bir oktan yolan çıkarak onları vahşilerin kaçırmış olabileceklerini düşünür.  Kızılderili bir dostu sayesinde vahşilerin nerede yaşadığını öğrenen Şerif, zaman kaybetmeksizin yardımcısı Chicory ve Arthur'a haber vererek Samantha'yı kurtarmak için organize olur. Booder'ın da katılımıyla güneş batmadan iz sürmeye başlarlar. Ölüm vadisine ulaşmak için gece-gündüz aralıksız at süren kahramanlarımız, medeniyetten giderek uzaklaşırken asla güvende olmayacakları yabancı topraklara da ayak basmış olurlar.  Kanibalist vahşilerle karşılaştıklarında ise işler pek de planladıkları gibi gitmeyecektir... 
İyi; Gerek oyuncu kadrosu gerekse özgün tarzıyla (western-korku-gerilim) kesinlikle göz atılması gereken, 2015'in en iddialı yapımlarından biri. Süre anlamında uzun bir yapım olmasına rağmen kesinlikle sıkıcı değil, sürükleyici-maceraperest kurgunun rolü tabii ki yadsınamaz. Keyifli diyaloglar ve üstün oyuncu performanslarından da söz etmeden olmaz. Bütün halinde farklı ve kaliteli bir yapım. Bu filmi sevenler, alternatif olarak Ravenous (1999)' a da göz atabilirler.
Bazı ufak detaylar;
-Oyuncu kadrosunda kimler yok ki; Kurt Russell, Patrick Wilson, Richard Jenkins, Matthew Fox ...
-Kurt Russell, Tombstone (1993) yapımının ardından western filmlere yeniden dönüş yapmış oldu.
-Korku-gerilim türüne en çok yakışan aktörlerden biri olan Sid Haig'in filmin giriş sahnesinde yer alması da hoş bir ironi :)
Kötü: -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

Visions (2015)

Visions (2015)
Geçirdikleri ölümcül trafik kazası sonrasında Los Angeles'dan ayrılmaya karar veren David-Eveleigh çifti, her şeyi geride bırakarak yeni bir başlangıç yapmaya karar verirler. Elim kazanın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen halen psikolojik olarak travmalar yaşayan Eveleigh, David'in de ısrarları üzerine yeniden hayata tutunup aile olmaya gayret göstermektedir. 
Visions (2015)
Napoli ailesine ait buram buram tarih kokan bir üzüm çiftliğinde eski bir malikaneye yerleşen genç çiftimiz, kaliteli şaraplar üreterek geçimlerini sağlamak niyetindedirler. Öte yandan çok geçmeden Eveleigh'den gelen mutlu haberler çiftimizin bebeklerini kucaklamak için gün saymalarına vesile olur. Travma sonrası antidepresan kullanmaya mahkum edilen Eveleigh, bebeğin haberini alır almaz ilaçlarına ara verir. Bütün gün David üzümlerin kalitesini arttırabilmek için uğraşırken, eve mahkum kalan Eveleigh ise ilaçları kesmesinin de etkisiyle bir takım yanılsamalar yaşamaya başlar. Dahası evde tuhaflıklar sezen, gizemli fısıltılar işiten kahramanımız, eşyaların yer değiştirmesi gibi çeşitli ürpertici olaylar da gözlemlemeye başlar. David ise olan biteni ilaçları kesmesinin ardından ortaya çıkabilecek rutin yan etkiler olarak düşünmektedir. Gebeliği ilerledikçe daha fazla depresif bir kimliğe bürünen Eveleigh, evin mazisini araştırarak kendisini rahatsız eden şeyin ne olduğunu bulup delirmediğini ispatlama çabasına girer. Doğum yaklaşmaktadır...
İyi; Oyunculuk ve mekan seçimleri başarılı. Kurgusal olarak zekice hazırlanmış güzel bir hikayeye sahip. Gerilim seviyesi tatmin edici.
Aktristin hamile olduğu ve gebelik sürecini konu edinen farklı filmler için Rosemary's Baby (1968), To Let (Para entrar a vivir) (2006)Inside (2007) ve The Clinic (2010) yapımlarına göz atabilirsiniz.
Kötü; Sürükleyicilik açısından zaman zaman tıkanan, sıkıcı sahneler barındıran vasat bir yapım.  
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

The Green Inferno (2013)

The Green Inferno (2013)
Bir grup öğrenci-çevreci aktivist doğa sorunlarıyla ilgili üniversitede eylemler yapmaktadır. Özellikle Amazon ormanlarındaki doğa katliamına dikkat çekmek isteyen gençler, babası Birleşmiş Milletler'de avukat olarak çalışan Justine'in de ilgisini çekerler. Aktivistlerin lideri Alejandro, karizmatik ve kendinden emin tavırlarıyla Justine'in de gruba dahil olmasına sebep olur. 
The Green Inferno (2013)
Amazon ormanlarındaki doğa katliamını görüntülemek ve bazı çok uluslu şirketlerin ormanlara verdiği zararı tüm dünyaya internet üzerinden video yayını yaparak belgelemek isteyen gençler, özel bir jetle yola koyulurlar. Alejandro, Carlos isimli arkadaşı sayesinde finansman sağlamış ve gerekli ayarlamaları yapabilmiştir. Devasa yeşilliğin içinde mükemmel bir manzara eşliğinde Amazon bölgesine ulaşan çevreci grubumuz, şirket çalışanlarını hazırlıksız yakalayarak istediklerini almaya çalışırlar. Amaçları doğrultusunda özellikle Justine stres dolu anlar yaşasa da kamuoyu oluşturmayı başaran Alejandro ve arkadaşları şirkete karşı büyük bir zafer kazanırlar. Öte yandan geri dönüş zamanı geldiğinde ise uçaklarının ansızın kontrolden çıkması sonrasında ormanın orta yerine çakılan kahramanlarımız; bazı arkadaşlarını feci şekilde kaybedip, ağır kayıplar verirler. Uçağın enkazı içerisinde hayatta kalmayı başaran bir avuç aktivist arasında Alejandro ve Justine de yer alır. Gps sinyali sayesinde acil durum çağrısı yapmaya çalışan gençler bu sefer de Amazon yerlilerinin etraflarını sarmasının ardından zor anlar yaşarlar. Dahası yerliler pek de misafirperver görünmemektedir.
İyi; Eli Roth yapımı gerilim filmlerinden biri olan 'The Green Inferno' sürükleyici kurgusu ve cesur sahneleriyle izlemeye değer bir yapım. Mekan seçimleri başarılı, oyunculuk tatmin edici. Bu filmi sevenler maceraperest kurgu anlamında benzerlikler taşıyan 'Aftershock (2012)' yapımına da  göz atabilirler.
Kötü; İlk yarısı itibariyle gerilim severler için hayal kırıklığı yaratabilir. Senaryo düşünsel olarak belirgin şekilde 'Cannibal Holocaust (1980)' etkisi altında...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Ekim 2015 | Etiketler : | | | | | |

uwantme2killhim? (2013)


uwantme2killhim? (2013)
Mark, okul dışındaki zamanının neredeyse tamamını internette geçiren genç bir delikanlıdır. Chat odaları sayesinde sanal arkadaşlar edinen kahramanımız Rachel isimli genç bir kızla muhabbetini ilerletir. Rachel'a giderek bağlanan Mark, platonik seviyede başlayan sevgisini gerçek bir bulaşmaya çevirme niyetindedir. 
uwantme2killhim? (2013)
Rachel ise her ne kadar Mark ile sanal ortamda sohbet etmekten hoşlansa da Kevin isimli gaddar erkek arkadaşından bir hayli çekinmektedir. Son sohbetlerinden birinde kardeşi John'un Mark ile aynı sınıfta okuduğunu söyleyen ve onu kollamasını isteyen Rachel ansızın ortadan kaybolur. Günlerdir çevrim dışı olan Rachel'a bir şekilde ulaşabilmek için John' dan yardım isteyen kahramanımız, çok geçmeden kötü haberleri öğrenir. Rachel çok katlı bir binadan atlayarak intihar etmiştir, en azından polisler olayı bu şekilde yorumlamaktadır. Öte yandan okulun itilen kakılan ve üvey babasından ötürü terörist muamelesi gören talihsiz çocuğu John ile arkadaşlığını ilerleten ve hüzünlü kaybı Rachel için olayın gerçek yüzünü araştırmak isteyen Mark, Kevin'ın ona zarar vermiş olabileceğinden şüphelenmektedir. John ise ablasının intikamını almaya kararlıdır ve hiç kimsenin neler yapabileceği konusunda en ufak bir fikri dahi olmadığını tehditkar şekilde dillendirmektedir. Kevin'a ulaşabilmek için yine internette sanal chat odalarında takılan kahramanımız siber suçlarla ilgilenen bir müfettişin dikkatini çeker. Sert bir uyarı alan ve Kevin'dan uzak durması tembihlenen Mark, kendisini internetin öncesinde bihaber olduğu tehlikeli sularında bulur. Yaptığı eylemler bazı sonuçlar doğurmuştur ve bunlarla yüzleşmesi gerekmektedir...
İyi; Her şeyden önce bu denli saçma bir isme sahip bir filmden pek bir şey çıkmayacağını düşünüp, ön yargıyla izlemeye başlasam da filmin kalitesi ve sürükleyici kurgusu beni şaşırtmayı başardı. Gerçek bir hikayeden uyarlanan yapım izlemeye değer bir gerilim alternatifi. Oyunculuk da fena değil. Bu filmi sevenlerin Murder by Numbers (2002) ve Who Am I (aka Kein System ist sicher) (2014) yapımlarına da göz atmaları tavsiye ediyorum.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Eylül 2015 | Etiketler : | | |

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Felix,Sol çifti çocuklarıyla (Adolfo ve Sara) çıktıkları bir öğle gezisinin ardından Tjiuana denen tepelik bölgede çocukların ansızın ortadan kaybolmasıyla büyük panik yaşarlar.Hemen polislere haber verseler de en erken sabah saatlerinde arama kurtarma çalışmalarının başlayacağı bilgisini alırlar.
Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Bunun üzerine tepelere yakın bir bölgede otel odası kiralayan kahramanlarımız neyse ki gündüzün ilk ışıklarıyla hayırlı haberler alırlar.Polisler,Adolfo ve Sara'nın izini bulmuş ve çocukları ailelerine teslim etmek üzere getirmiştir.Zifiri karanlık geceyi tek başlarına tepelerin ardında geçirmek zorunda kalan çocuklar ailelerine kavuşmalarına rağmen pek de mutlu görünmemektedirler.Özellikle Sara'nın tavırlarındaki değişim ve isteksiz hareketleri sonrasında psikologdan destek almayı uman Sol,çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar.Dahası psikologun Sara hakkındaki izlenimleri endişelerini dindirmek bir yana dursun daha da güçlendirmiştir.Bildiklerini Felix ile paylaşan kahramanımız polisleri dahil etmeden kendi planlarını uygulamaya koyulur.Öte yandan çocukların bakıcısının anlattıkları ve Sol'un kabus dolu geceler boyunca birebir yaşadıkları gerilim dozunu tırmandırmaktadır.Bu sırada Sol,çocukların kaybolduğu tepeyle ilgili korkutucu bir mitin varlığından haberdar olur.Adolfo ve Sara da bir takım gariplikler ortaya çıkmaya başlar...
İyi;Atmosfer olarak başarılı,gizem seviyesi ve temposu yüksek bir yapım.Oyunculuk ve efektler vasatın üzerinde,izlemeye değer bir alternatif.
Kötü;Özellikle filmin ilk çeyreğindeki gereğinden fazlaca erotik sahneler...Klişe konsept.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

Jessabelle (2014)

Jessabelle (2014)
Geçirdiği dehşet dolu trafik kazası sonrasında erkek arkadaşını kaybeden Jessie,aynı zamanda tekerlekli sandalyeye de mahkum kalmıştır.Uzun süredir görüşmediği babasından yardım isteyen kahramanımız,çoçukluk yıllarından beri hiç geri dönmediği babaocağına Louisiana'a dönmek zorunda kalır.
Jessabelle (2014)
Annesini henüz bebekken kaybeden Jessie,aksiliğinden hiç bir şey kaybetmemiş olan babasıyla beraber,en azından fizik tedavisi bitip yeniden ayağa kalka bilene dek yaşamak durumundadır.Evde tüm odalar üst katta olduğu için alt kattaki tek oda olan annesinin eski odasına yerleşen Jessie,yeni durumuna alışana kadar epey güçlük çeker.Geceleri ise adeta kabus gibidir.Uykuya daldığı anda evin içerisinde garip yansımalar ve gölgeler hisseden kahramanımız,babasının bunları duymak istediğinden emin değildir.Gündüzleri ise tekerli sandalyesi ile annesine ait dolapları ve eşyaları kurcalayarak vakit geçiren Jessie,tesadüfen annesinin yıllar önce onun için hazırladığı VHS kasetleri keşfeder.Merakını daha fazla dizginleyemeyen kahramanımız vakit kaybetmeden videoları izlemeye koyulur.Annesini ilk kez digital görüntü olarak da olsa karşısında gören Jessie mutluluktan göz yaşlarına hakim olamaz.Ne de olsa annesinin kendisine hamileyken ağır bir hastalığa yakalanıp,doğumdan kısa süre sonra yaşamını yitirmesi yeterince hüzünlü bir hikayedir.Kasetleri izledikçe annesinin tarot falına meraklı olduğunu gören Jessie,onun kendisi için baktığı falı görünce dehşete kapılır.Annesi,Jessie'nin yıllar öncesinden yalnız olmadığı ve bir ruh tarafından rahatsız edileceğini ön görmektedir.Öte yandan babası ise Jessie'nin kasetleri bulmasına öfkelenerek bunların kızının ruh sağlığını bozabileceğinden endişelidir.Kasetleri yok etmeye karar verdiğinde ise şüpheli bir şekilde yanarak can verir.Artık hayatta kimsesi kalmayan Jessie,babasının cenazesinde liseden eski erkek arkadaşı Preston ile karşılaşır.Preston'ın yakın ilgisi sonrası çok geçmeden yaşadıkları anlatan ve yardım isteyen kahramanımız,evdeki kötü ruhun kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya kararlıdır.
İyi;Sürükleyici bir gerilim filmi.Oyunculuk,kurgu,mekan seçimleri ve gerilim seviyesi vasatın üstünde.Ufak tefek mantık hataları görmemezlikten gelinebilir.Bu filmi sevenler benzer kurgudaki 'The Skeleton Key (2005)' yapımına da göz atabilirler...
Kötü;Görece yavaş ilerleyen,aksiyondan uzak senaryo zaman zaman sıkıcı bir hal alabiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2015 | Etiketler : | | | | |

Who Am I (aka Kein System ist sicher) (2014)

'Hack yapmak büyü gibidir.Her ikisi de başkalarını aldatma üzerinedir.14 yaşımdan beri tüm zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.Programlama dillerini öğrendim.İlk sistemimi hackledim.Sonsuz olasılıklı bir evren...İlk kez bir şeyde iyi olduğumu hissettim.Gerçek hayatta ben birler arasında bir sıfırdım.Bir zavallı,bir ezik,bir ucube...Fakat internette bir aidiyet duygusu hissettim.'
Genç bir hacker olan Benjamin,artık yeteneklerini ispatlayabilmek için büyük oynamaya karar vermiştir.Okulda hoşlandığı kız arkadaşı Marie'nin gözüne girebilmek için ilk büyük hack denemesini planlayan kahramanımız,okulun veri tabanına sızarak sınav sorularını ele geçirme niyetindedir.Ancak her şeyi eksiksiz planladığını düşünse de son anda güvenliğe yakalanmaktan paçayı kurtaramaz.Cezasını toplumsal hizmet adı altında 'temizcilik' yaparak çekmek zorunda kalan Benjamin,kendisiyle benzer kaderi paylaşan Max ile tanışma fırsatı bulur.Max,Benjamin'in bilgisayardan anladığını söylemesi üzerine onu test etmeye karar verir.Yeteneklerini ispatlamakta zorlanmayan kahramanımız Max'in gözüne girmeyi başarır.Yazılım ustası Stephan ve donanım manyağı Paul ile birlikte ufak bir hack timi olan Max,Benjamin'i de aralarına katılması hususunda ikna eder.Çok geçmeden kahramanlarımız beraber çalışmaya ve ses getirir eylemler yapmaya başlamıştır.Öte yandan kendilerine bir isim bulmayı  da ihmal etmezler.Sanal dünyada ve yer altında CLAY adıyla anılan Max ve çetesi kendilerine hedef olarak Fr13nds isimli dünyaca ünlü bir hack topluluğunu seçmiştir.Onların dikkatini çekmek ve becerini ispatlamak isteyen kahramanlarımız işledikleri siber suçlar sonrasında polisin takibine takılırlar.Artık işler çok daha karmaşık bir hale gelmiştir.Zira siber suçlar bürosu yetmezmiş gibi bir de  Fr13nds'in  soluğunu enselerinden hissetmeye başlarlar.Artık CLAY'in varlığı tamamen Benjamin'in omuzlarındadır...
İyi;İnternet ve hack üzerine yapılmış son yılların en iyi gerilim filmlerinden biri.Alman menşeli sıradışı bir yapım.Başarılı oyunculuk ve sürükleyici kurgu başlıca artılar.Ayrıca finalin de filmin kalitesini yakışır şekilde olduğunu ekleyeyim.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

The East (2013)

The East (2013)
Eski bir FBI ajanı olan Sarah Moss,Hiller Brood isimli özel bir VIP koruma şirketi için çalışmaktadır.Sadece premium müşteriler için hizmet veren Hiller Brood,küresel çapta en büyük özel güvenlik şirketi olma gayesiyle çalışmakta olup;ünlü bürokratlar,nufüs sahibi kişiler ve seçkin ailelerden oluşan bir portföye sahiptir.Firmanın patronu Sharon,Sarah'un zekasından ve özgüveninden etkilenerek onu önemli bir plan için görevlendirir.
The East (2013)
Amerika'da son yıllarda ortaya çıkan radikal çevreci örgüt 'The East' (Doğu) doğaya ve insanlığa zarar veren zengin patron ve işverenlere savaş açmış durumdadır.Sansasyonel eylemler yapan ve basında da sık sık yer edinen örgüt,FBI dahil tüm ulusal güvenlik teşkilatları için başlıca sorunsal olmaya başlamıştır.İşte bu noktada sadece seçkin müşteriler için özel güvenlik sağlayan Hiller Brood devreye girmektedir.Sharon,Sarah'nın gizlice örgüte sızarak onlardan biri gibi davranmasını istemektedir.Casusluk yaparak örgütle ilgili bilgi toplaması ve eylemlerden önce Hiller Brood'la çalışan müşterileri uyarmakla görevlendirilen kahramanımız,yaşam standartların çok dışında enteresan bir maceraya yelken açar.Örgüte sızabilmek için kendisinden ve özel hayatından fedakarlıklar yapan Sarah,görevi başarabilmek ve onlardan biri olabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.Çok geçmeden özverisi ve arzusuyla örgüte kabul edilen kahramanımız,grubun lideri Benji'ye ait eski bir barakaya kabul edilir.Zamanla Benji ile yakınlaşan Sarah,ona ve fikirlerine sempati duymaya başlar.The East,kamuoyunda yansıtılanların aksine terör saçan bir örgüt olmaktan ziyade ilkeleri olan insani bir hareket görüntüsü vermektedir.Dahası Sarah'nın da dahil olduğu ilk eylem epey ses getirecektir.Gerçekte sahip olduğu hayat ve Benji sayesinde kapılarını aralayıp keşfe koyulduğu yaşam arasında karar vermeye sürüklenen Sarah,kalbi ve mantığı arasından bir seçim yapmalıdır...

İyi;Sürükleyici kurgu ve oyunculuk gerçekten başarılı.Konu özgün,sıradışı;bir o kadar da ilgi çekici.Bu filmi sevenler benzer tarzdaki The Thaw (2009) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;İlk yarısı itibariyle ağır tempoda ilerliyor olması sıkıcı gelebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 23 Nisan 2015 | Etiketler : | | | |

Backcountry (2014)


Backcountry (2014)
Genç bir çift olan Jenn ve Alex,Kanada'ın doğal güzellikleriyle süslü;ünlü bir sit alanında kamp yapmayı planlarlar.Alex çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği Blackfoot yolunu günlerdir Jenn'e anlata anlata bitirememiştir.Sevgilisinin ısrarıyla kamp yapmaya ikna olan Jenn ise bir an evvel kendisini etkileyecek bir şeyler görebilme arzusundadır.Mesleğe yeni adım atmış bir avukat olarak erkek arkadaşının aksine doğa yürüyüşlerinden pek haz etmese de şehir yaşantısının gürültüsünden ve bunalımından sıyrılıp temiz hava alabilmek kendisi için de hayli cezbedicidir.
Backcountry (2014)
İlk kamp gecelerinde ormanın derinliklerinde Brad isimli tuhaf bir adamla tanışan ikilimiz nezaketen yemeğe davet ederler.Birlikte yemek fikrinden Alex pek de memnun değildir,zira tekin olmayan tavırlar sergileyen Brad daha ilk andan itibaren rahatsız vermeye başlar.Brad kendisini tur rehberi olarak tanıtıp çevreye hakim olduğunu söyleyip beraber zaman geçirmekte ısrar etse de Alex buralara çocukluğundan beri geldiğini ve avucunun içi gibi bildiğini söyleyerek kibarca reddeder.Yemeğin ardından çiftimizin kamp çadırından ayrılan Brad gecenin karanlığına karışır.Ertesi sabah Blackfoot'a gidebilmek için yeniden harekete geçen kahramanlarımız uzun saatler boyu yürümelerine rağmen bir türlü kamp alanına ulaşamazlar.Dahası kampın ilk gününde yolda karşılaştıkları turistlerden de eser kalmamıştır.Uzun süredir kimseyi görmeden Alex'in peşinden sürüklenen Jenn,yolu karıştırmalarından çekinmektedir.İnatçı bir tavırla sevgilisini tersleyen Alex ise çok az yolları kaldığını ve neredeyse gelmek üzere olduklarını söylemektedir.Yiyecekle sularının azalmaya başlaması ve Jenn'in artık sabrının tükenmesi üzerine yolu kaybettiğini itiraf eden Alex;karanlık çökmeden çadırlarını kurup,sabahın ilk ışıklarıyla başlarının çaresine bakmayı teklif eder.Zira saatlerce boş yere ormanın içerisinde daireler çizip,deyim yerindeyse hiçliğin ortasına yapa yalnız kalmışlardır.Zor koşullardan ötürü umutlarını kaybetmeye başlayan ikilimizi kırılgan ilişkilerini de hesaba katarsak zor bir gece beklemektedir.Asıl endişe etmeleri gereken şey ise henüz ortaya çıkmamıştır...
İyi;Ortalama bir doğal yaşamda  hayatta kalma temalı gerilim filmi.Oyunculuk fena değil,kurgu yeterli düzeyde olmasa da sürükleyici sayılır.
Kötü;Daha fazla zeka parıltısı görmeyi beklerdim.Baştan sona tahmin edilebilir,sürprizden uzak şekilde sonlanıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Mart 2015 | Etiketler : | | |

Dans ton sommeil (2010)

Dans ton sommeil (2010)
Sarah,eşi ve kolej öğrencisi oğlu Loic şehirdeki evlerini bırakarak kırsala taşınırlar.Arkadaş çevresinden uzak kaldığı için  kendisini yalnız hisseden Loic ailesinin de otoriter tavırları sonrasında büyük bir trajediyi sebep olur.
Dans ton sommeil (2010)
Olaydan yaklaşık bir yıl sonra hala tam olarak kendisini toparlayamayan Sarah,hastalardan birine uyguladığı yüksek doz sebebiyle şefi tarafından dinlenmeye gönderilir.Gecenin ikisinde nöbeti terk ederek evinin yolunu tutan kahramanımız ağaçların arasından fırlayan genci göremeyerek ufak bir kazaya neden olur.Arthur isimli genç bir şeyi olmadığını söyleyerek hemen buradan uzaklaşmak istemektedir.Hemşire olduğu için Arthur'la ilgilenmek isteyen Sarah yakınlardaki evine gitmeyi teklif eder.Bu sırada gecenin karanlığında yalnız olmayan ikilimiz gizemli birinin son sürat arabalarına yaklaşması ve tacizi ile büyük bir panik yaşar.Arthur,adamın evine girmeye çalışan psikopat bir hırsız olduğunu ve yüzünü gördüğü için peşine takıldığını anlatır.Sarah hemen bir telefon bulup polisi aramaları gerektiği hususunda ısrar etsede yorgun olduğunu ve dinlenmek istediğini söyleyen Arthur sabah olan biten her şeyi anlatacağının sözünü vererek uykuya dalar.Gece yarısı tanıştığı genç bir adamı yalnız yaşadığı evine getirdiği için endişeli olsa da Arthur'a ve anlattıklarına güvenen Sarah onu yakın zaman evvel kaybettiği oğlunun yerine koyar.Arthur'un tedavisini yapıp dinlenmeye çekildikten sonra uyku sersemi evinin hemen yanı başında yolda arabasını sıkıştıran ve  Arthur'un hırsız dediği adamın arabasını fark eder.Korkudan deliye dönen ve Arthur'u uyandırmak için koşan kahramanımız evde güvende olmadıklarının farkındadır.Gece daha yeni başlamıştır...
İyi;Sürükleyici senaryo ve atmosfer olarak başarılı,Fransız korku sinemasının olmazsa olmazı bol kanlı sahnelerin de yer aldığı başarılı bir gerilim filmi.Flashback geçişler,tekinsiz ilerleyen kurgu ve oyunculuk söz edilmesi gereken başlıca artılar.
Kötü;Tahmin edilebilir,şaşırtıcılıktan uzak final daha farklı düşünülebilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Ekim 2014 | Etiketler : | | |

Oculus (2013)

Oculus (2013)
21.yaş gününde uzun süredir kapalı tutulduğu mental klinikten doktorlarının olumlu rapor vermesi ile ayrılmaya hazırlanan Tim,özgürlüğüne kavuşmak üzeredir.Ablası Kaylie ile yeniden bir araya geleceği için heyecanlanan kahramanımız yeni bir başlangıç yapma niyetindedir.Geçmişe dair her şeyi unutmak,çocukken yaşadıkları evde olan biten garabet olayları anmamak üzere kesin kararlı olan Tim,özellikle hayatlarını değiştiren gizemli aynadan asla söz etmemeye yeminlidir.
Oculus (2013)
Aksini düşünen Kaylie,Tim'in yıllar önceki kendisine verdiği sözü hatırlatarak soyadlarını temizlemenin tek yolunun aynanın sırrını çözmeleri olduğunda diretir.Bir müzayede yeni sahibini arayan aynanın izini bulduğunu söyleyen Kaylie,kardeşini ikna ederek yıllar önce kabus dolu geceler geçirdikleri baba evinin yolunu tutar.Kaylie ve Tim'in anne-babaları,(Russell ailesi) aynanın son sahibi olup bir gece yarısı yaşanan kanlı olayların akabinde dağılmak zorunda kalmıştır.Kaylie çocuk esirgeme kurumuna gönderilirken,Tim ise ailesini öldürmek suçundan amiyane tabirle çocuk hastaların tutulduğu bir akıl hastanesine yollanmıştır.Bu olay üzerinden geçen uzun yıllar sonrasında soyadlarını temizlemek ve aslında yaşananlardan aynanın sorumlu olduğunu ispatlamak için bütün hazırlıklarını tamamlayan Kaylie,çekimser davranan Tim'in desteğini kazanmayı başarır.Aynayı duvara yaslayan kahramanlarımız kameralarla donattıkları oda da herhangi sıradışı bir olayı kayıt altına alarak ispat yapmaya çalışacaktır.Sıcaklık değişimleri tespit etmek için termostatlar,elektrikte meydana gelebilecek olası kesilmeler için farklı güç kaynakları ayarlayarak dersine iyi çalışan Kaylie,her şeyin başlangıcı olabilecek ufak bir kıvılcım için beklemeye koyulur.Aynanın şimdiye kadarki tüm sahiplerinin gizemli şekilde can verdiklerini araştıran kahramanımız,yok edilemeyen sürekli bir şekilde ortaya çıkan aynanın doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmektedir.Aynanın çevresinde bulunan her şeyi ele geçirebileceğini fark eden Kaylie çok dikkatli olmaları gerektiğinin bilincindedir.Saatler ilerledikçe sıkıntılı bekleyiş buhranlı bir atmosfere,birbirini tekrar eden yanılsamalara dönüşür.Üstelik gece daha henüz yeni başlamıştır...
İyi;Sürükleyici kurgu ve gizem seviyesinin tatminkar oluşu ile izlemenizi tavsiye edebileceğim kalburüstü bir gerilim filmi.Oyunculuk ve atmosferin de başarılı olduğunu ekleyelim.Özellikle korku-gerilin filmleri için benim her daim ilgimi çekmeyi başaran paralel olaylar ve flashback sahneler de iyi iş çıkarılmış.
Kötü;Tipik tek mekan filmleri,lanetli ev (obje) konseptinde klişe bir senaryoya sahip.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Temmuz 2014 | Etiketler : | | | |

P2 (2007)

P2 (2007)
Angela Bridge genç,başarılı bir avukattır.Patronunun işgüzarlığı sonrasında noel gecesi olmasına rağmen geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalan kahramanımız,ailesini arayarak işleri yoluna koyar koymaz ofisten ayrılacağını söyler.Ne de olsa noel de evde olmak gibisi yoktur hani :)
P2 (2007)
En nihayetinde işlerini bitirip eve gitmek için p2 katındaki garaja inen kahramanımız arabasının çalışmaması sonrasında büyük bir hayal kırıklığı yaşar.Hemen taksi çağırmak için telefonuna sarılan Angela,bu kez de üst katın kapılarının kilitli olması ile yeni bir şok atlatır.Ofiste çalışan herkes noel olması sebebiyle erkenden paydos etmiş binadan ayrılmıştır.Kapılar kilitli kaldığı için taksiyi kaçıran kahramanımız p2 katına geri dönerek oradaki gece nöbetçisi güvenlik görevlisinden (Thomas) yardım ister.Beraber çalıştığı mesai arkadaşı Thomas'ın yardımsever tavırları sonrasında epey rahatlayan Angela şansının döndüğünü düşünerek artık tüm olan biten aksaklıklara rağmen noeli evde geçirebileceğini düşünür.Ancak her şeye rağmen halen aksilikler yakasını bırakmamaktadır.Zaman ilerledikçe Thomas'ın aşırı ilgili tavırlarından bunalan Angela,geç kalmanın verdiği sinirle gerilmeye başlar.Bu sırada  Thomas'ın noel gecesi ve Angela'yla ilgili farklı planları olduğu ortaya çıkar.Angela bir an önce p2 katından kurtulmalıdır.
İyi;Genç yönetmen Alexandre Aja imzalı yine oldukça sürükleyici başarılı bir gerilim filmi.Yönetmenin tarzını beğenenlerden biri olarak diğer filmleri Mirrors (2008),The Hill Have Eyes (2006) ve Haute Tension (2003) yapımlarına da göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Kötü;Tipik,klişelerle dolu tek mekan filmlerinden biri daha.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Temmuz 2014 | Etiketler : | | | |

El rey de la montaña (2007)


El rey de la montaña (2007)
Evinden çok uzakta bir iş gezisi için yolda olan Quim,yakıtının azalması ile bir benzin istasyonda mola verir.İstasyonda Bea isimli genç bir bayanla karşılaşan kahramanımız cüzdanını kaybeder.Cüzdanını Bea'nın çalmış olabileceğini düşünen Quim yolda onun arabasını görünce peşine düşmeye karar verir.
El rey de la montaña (2007)
Anayoldan ayrılan ve sarp kayalıklarla dolu dağ yoluna giren kahramanımız Bea'yı bulmaya çalışırken birilerinin ateş açmasıyla arabadan inmek zorunda kalır.Daha ne olup bittiğini anlayamadan mermi yağmurunun içine düşen Quim bacağından yaralanır.Hemen arabasına atlayarak son sürat uzaklaşmaya çalışır. Cep telefonun çekmemesi bu da yetmezmiş gibi yolunu kaybetmesi ile iyiden iyiye paniklemeye başlar.Öte yandan yol üzerinde ansızın karşısına çıkan birini de ezen Quim neyse ki şansının yardımıyla Bea'nın arabasına rastlar.Bea'nın yanına gittiğinde ise onun da ateşe maruz kaldığını ve epey korktuğunu anlar.Beraber hareket etmeye karar veren ikilimiz ormanda kaybolurlar.Kader birliği yapan Quim ve Bea bir an evvel anayola dönebilme uğraşıyla oradan oraya sürüklenirler.Talihsiz kahramanlarımız kimden ve neden kaçtıklarından bi haber ateş eden adamlardan kurtulmak için kendilerini gerilim dolu bir serüvenin içinde bulurlar...
İyi;Macera dolu,kurgu zayıf olsa da hoş zaman geçirmenizi sağlayabilecek başarılı bir gerilim filmi.Mekan seçimleri başlıca artılar.Bu filmi sevenler Eden Lake (2008) ve A Lonely Place to Die (2011) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Fazla alt metin barındırmayan kurgusal olarak vasat bir yapım.  
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Şubat 2014 | Etiketler : | | | |

Fargo (1996)


Jerry Lundegaard borçlarını kapatmak için yeni bir iş kurmayı planlayan daha önce giriştiği her işi batırmış kaypak bir adamdır.Gerekli sermayeyi kısa sürede bulması gereken kahramanımız eşinin zengin babasından yardım almayı umar.Ancak daha önce aralarında geçen bazı diyaloglar ve girdiği her işte başarısız olması bunun pek de mümkün olmadığını gösterir.Kendi başına kalan Jerry gerekli meblağı bulabilmek için şeytanın aklına gelmeyecek bir planı uygulamaya başlar.
Fargo (1996)
Para karşılığı tuttuğu iki seri katilden karısını kaçırmasını ve fidye talep etmesini isteyen kahramanımız her şeyin yolunda gideceğini düşünerek tereyağından kıl çeker gibi ihyacı olan paranın kendisi zahmet etmeden avucuna geleceğini ummaktadır.Bir aracı vasıtasıyla işi biri ufak tefek komik görünümlü diğeriyse buz gibi olan iri kıyım bir adama veren Jerry artık sadece zamanın işlemesini beklemektedir.Karısının kaçırılmasının ardındansa planlar alt üst olmaya başlar.Brainerd kasabasında biri polis üç kişinin cesedinin bulunması şerifin de devreye girmesi ile amansız bir kovalamacayı başlatır.Öte yandan fidyeci katillerin kendilerine vaad edilenle yetinmemesi işleri çok daha komplike bir hale getirir.Paraya zamanında ulaşabilmek için her şeyi göze alan Jerry ise hiç beklemediği bir takım gelişmeler sonrasında planında yeni rötuşlar yapmakla meşguldür.Lakin hiç bir şeyin plana bağlı gitmemesi kaotik ortamın habercisi olacaktır...

İyi;Coen kardeşlerin büyük ün kazandığı son derece başarılı bir karamizah örneği,gerilim filmi.Gerçek bir olaydan hikayeleştirilen özgül senaryo ve karakter seçimlerindeki ustalık muazzam.Tipik Coen kardeşler kurgusuna sahip (kimseye yar olmayan yüklü miktar para,absurd karakterler vs) kesinlikle izlemeniz gereken baştacı filmlerden.Sonuçta yedi kategoride Oscar'a aday gösterilip iki ödül kazanmış bir yapımdan söz ediyoruz.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Şubat 2014 | Etiketler : | | | | |

Open Grave (2013)

Open Grave (2013)
Bir adam cesetlerle dolu büyük bir çukurun içerisinde uyanır.Yoğun baş ağrısı yetmezmiş gibi kendi adını dahi hatırlayamamaktadır.Buraya nasıl geldiği ya da kim tarafından ölüme terk edildiği hususunda hiçbir fikri yoktur.Yardım için seslenen kahramanımız en nihayetinde gizemli bir kadının kendisine halat uzatması ile çukurdan tırmanarak kurtulmayı başarır.İşin garibiyse kadının dilsiz olması ve onu ormanın içerisinde bir eve yönlendirmesidir.Kahramanımız evde dört yabancıyla daha tanışır.Dahası onlarda kendileriyle ilgili hiç bir şey hatırlayamamaktadır.
Open Grave (2013)
Ormanın orta yerinde ıssız bir evde birbirlerini hatırlamaya çalışan kahramanlarımız en nihayetinde kimliklerini bularak isimleriyle hitap etmeye başlarlar.Dilsiz kızın yanlarına getirdiği adama (John) karşı mesafeli davranan Lukas ve Nathan onun çukurda ölüme terk edilmesinin bir sebebi olduğunu düşünmektedir.Ellerine geçirdikleri bir fotoğrafta John dışında odada bulunan herkesin olması teorilerini güçlendirmektedir.Cesetler gizemini korurken bir araba anahtarı bulan kahramanlarımız ormanın bir yerlerinde kendilerine ait bir araç olabileceği düşüncesiyle keşfe çıkarlar.Ormandan kurtulabilmek için belki de tek şansları budur.Öte yandan Lukas'ın gruba patronluk taslamaya başlaması Michael ile gerilmelerine sebep olacaktır.Sharon ise geçmişe dair anılarını canlandırmaya,John'a güven duymaya başlar.Bu sırada Michael ormanda zombi vari hasta bir adamla karşılaşır.Nathan çok sayıda dil konuşabildiği,Michael ise usta bir nişancı olduğunu fark eder.Anlaşılan burada bir araya gelmelerinin bir sebebi olmalı,her yerde karşılarına çıkan onsekiz rakamının sırrı çözülmelidir.Takvimde de ayın onsekizi işaretlidir ve malum güne sadece 24 saat kalmıştır...

İyi;Kurgu son derece sürükleyici,gizem seviyesi tatmin edici.Oyunculuk ve mekan seçimleri başarılı.Filmin başları Modus Anomali (2012) yapımından esintiler sunuyor.Kaotik atmosfer olarak da Unknown (2006) filmine benziyor.
Kötü;Filmin süresinin uzun olmasından ötürü daha fazla zeka parıltısı görmeyi beklerdim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Aralık 2013 | Etiketler : | | | |

Laid to Rest (2009)

Laid to Rest (2009)
Genç bir kız kilitli bir tabutun içerisinde uyanır.Zorlukla nefes alıp verebilmektedir.Şiddetli baş ağrısı zaman zaman bilincini kaybetmesine,ismini dahi hatırlayamamasına sebep olmaktadır.Tüm gücüyle tabuttan çıkabilmek için çabalayan kahramanımız en nihayetinde kurtulmayı başarır.Etrafına göz attığında ise kendisini ölülerin bulunduğu büyük bir morgun içerisinde bulur.Dahası çıkardığı gürültüler sonrasında birinin dikkatini çekmeyi başarmıştır.Yüzünde metalik bir maske bulunan,omuzunda sürekli kayıt halinde çekim yapan mini bir kamera bulunan gizemli bir adam peşine düşer.Niyeti açıktır,sadece ve sadece öldürmek...
Kahramanımız morgdan kaçtıktan sonra arkasına bile bakmadan soluk soluğa ormanın içerisine doğru ilerler.Şansı dönmeye başlamıştır,karşısında bir araba belirir.Tucker bu kasabada yaşayan orta yaşlarda bir adamdır.Kızın yardımına koşarak onu evine götürür.Söyledikleri dehşet verici olsa da onun şokta olduğunu ve tek ihtiyacı olan şeyin dinlenmek olduğunu düşünmektedir.Maskeli katil hikayesini ise hayal gücüne vermektedir.Ancak çok geçmeden kızın anlattıklarının doğru olduğu ve başının gerçekten de belada olduğunu anlayacaktır.Gizemli maskeli katil ortaya çıkmış ve terör estirmeye başlamıştır.Ne pahasına olursa olsun kızı koruyacağına söz veren Tucker kamyonetiyle telefonu çalışan birilerini bulmak için yola koyulur.Şerife ulaşmaya çalışan ikilimiz destek için komşulardan birini uyandırır.Steven annesini henüz yeni kaybetmiş onun yasını tutan dostcanlısı bir gençtir.Tucker ve yaralı kıza yardım edebilmek için şerifin yanına kadar birlikte gitmeyi kabul eder.Öte yandan peşlerindeki katilin otuzdan fazla kadını alıkoyma ve öldürme suçlarından arandığını öğrenirler.Gece henüz yeni başlamıştır.Psikopat katilin ise kızı ele geçirmeden durmaya niyeti yoktur...

İyi;Orijinal sahnelere sahip,son derece sürükleyici bulduğum başarılı bir gerilim filmi.Oyunculuk ve kurgu tatmin edici.Bol kanlı film severler için ideal alternatif.
Kötü;Bu tarz yapımlarda ne yazık ki sıklıkla karşımıza çıkan mantık hataları...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Aralık 2013 | Etiketler : | | | |

Omnívoros (2013)

Marcos Vela gastronomi makaleleri yazan ünlü bir gazetecidir. Damak tadına çok güvenilen bu hususta otorite sayılan Vela, günün birinde bağımsız yayın yapan bir yaymcı tarafından iş teklifi alır. Yapması gereken sıradışı lezzetler sunan illegal yemek toplantıları hakkında bilgi sahibi olmak ve araştırmasının ardından bunu kitaplaştırarak belgelendirmektir. Öncesinde bu garip iş teklifi hakkında düşünme süresi isteyen kahramanımız,sadece davetlilerin alındığı yemek organizasyonlardan birine iş vereninin referansı ile katılmaya söz verir.
Omnívoros (2013)
Seçkin davetlilerin katıldığı ve yüksek meblağların bağış olarak verildiği toplantıda uzun süredir tatmadığı kadar lezzetli yemeklerle karşılaşan Vela, günün sonunda Eva isimli bir arkadaş da edinmeyi başarır. İlerleyen günlerde Eva ile duygusal bağlar kurmayan başlayan Vela, onun araştırmalarına yardım etmesi ve yeni toplantılar için davetiyeler bulması ile kitabı için aradığı şansı bulduğunu hissetmeye başlar. Yine Eva'nın referansı ile katıldığı davetlerden birinde konunun insan etini tatmaya gelmesi sonrasında epey tedirgin olan kahramanımız,araştırmasına yeni bir boyut kazandıracak bu iddiayı yerinde gözlemlemeye karar verir. Ancak bu sefer işler çok daha gizemlidir. Vela özel bir şoför tarafından alınmış ve gözleri kapatılarak şehirden epey uzakta yemeğin tertip edildiği mekana getirilmiştir. Dahası organizasyon için sert tedbirler alınması ve silahlı adamların etrafta dolaşması Vela'nın umduğunun çok daha ötesinde bir deneyim sunmaktadır. Akşam gelip çatıp yemek için masa hazırlandığında ise toplantıya katıldığı için insan etini yemeye zorlanan Vela kabus gibi bir gün geçirir. Kahramanımız çok geçmeden kanibal bir topluluğun içerisinde olduğunu anlayacaktır...

İyi; Tipik İspanyol sinemasına özgü mistik bir hava barındıran, gizem seviyesi ve oyunculuğun vasatın üstünde olduğu kalburüstü bir yapım. Düşünce olarak izlemeye değer...
Kötü; Yönetmenin deneyimsizliğinden kaynaklanan gereğinden fazla sıkıcı sahnelere sahip. Kurgu kimi zaman tıkanıyor...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Aralık 2013 | Etiketler : | | |

You're Next (2011)

You're Next (2011)
Anne ve babalarının otuz beşinci evlilik yıl dönümlerini kutlamak için bir araya gelen Davison ailesi,babaları Paul'un emeklilik kararı sonrasında satın aldığı gözlerden uzakta bir dağ evinde toplanırlar.Paul Davison uzun yıllar büyük şirketlerde hizmet vermiş başarılı bir pazarlamacıdır.Şimdi ise eşi Aubrey ile emeklilik projesi olarak gördüğü bu evin restorasyonu ile ilgilenmektedir.Davison ailesinin fertleri Drake,Crispian,Aimee ve Felix bu özel günde anne-babalarını yalnız bırakmamak için eşleriyle birlikte katılım sağlarlar.
You're Next (2011)
Huzurlu ve eğlenceli başlayan gece,maskeli şahıslar tarafından uğradıkları saldırı sonrasında gerilim yüklü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşecektir.Cep telefonları sinyal kesiciler tarafından engellenmiş,çeşitli tuzaklar kurularak evin içerisinde hapsolmuşlardır.Neyle karşı karşıya olduklarını bilmeyen kahramanlarımız panikleyerek sağa sola savrula dursunlar,geceye Crispian ile birlikte katılan ve davetsiz misafir olarak karşılanan Erin,Davison'ları organize etmeye çalışmaktadır.Erin küçük yaşlarda babasının öğretileri sonrasında hayatta kalabilmek için savaşması gerektiğinin bilincinde olan görüntüsünden daha fazlasını vaad eden gizemli,genç bir bayandır.Öte yandan artık sadece dışarıdan tacizlerle yetinmeyen eli kanlı,maskeli saldırganlar evin içerisine kadar girmeyi başarırlar.Bakalım Davisonlar için dehşet dolu gece nasıl sonlanacak? 

İyi;Birkaç akılda kalan sahne dışında kayda değer hiçbir yanı bulunmayan sadece bol kanlı filmlerden hoşlananların sevebileceği bir yapım.
Kötü;Adam Wingard tarzını beğendiğim başarılı bir yönetmen olsa da ne yazık ki son filmi "You're Next" vasatın dahi altında kalmış klişelerle dolu saçma sapan bir kurguya sahip şişirme bir yapım.Öyle ki  imdb'den ve benzer sitelerden nasıl yüksek puanlar alabilmiş anlamak mümkün değil.Oyunculuk zayıf,efektler skandal boyutunda...Düşük bütçeli bir yapım olması kesinlikle kurtarıcı bir sebep olamaz.
Maskeli saldırgan-home invasion tarzı yapımlardan gına gelmeye başladı desek yeridir.Sadece 2013 yılı içerisinde Static (2012) ve The Purge (2013) gibi birkaç benzer film vizyona girdi.Umarım bu kısır döngü kısa zamanda yıkılır.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Eylül 2013 | Etiketler : | | | |