Güncel İncelemeler;

Jungle (2017)

Jungle (2017)
" Orduda 3 yıl geçirdikten sonra 1980' de İsrail' den ayrıldım. Standart bir yaşam bana göre değildi. Bilirsiniz işte; lise, üniversite, iş, evlilik, çocuklar vs... Ben bu değildim. Farklı olmak istedim; alışılmayanı yaşamak, bilinmeyenlere dalmak, kayıp kabileleri keşfetmek, gizli hazineler bulmak ve ormanın en el değmemiş bölgelerine ulaşmak. Bu nedenle Güney Amerika' da Bolivya' ya geldim... "
Jungle (2017)
Yossi Ghinsberg, ailesinin ve toplumun kendisine yüklediği sorumluluklardan bıkmış, monoton hayattan sıkılmış, yeni maceralar yaşamak istemek genç bir adamdır. Çantasını topladığı gibi umarsız bir yolculuğa yelken açan ve Bolivya topraklarına ayak basan kahramanımız, dost canlısı mizacından ötürü yeni arkadaşlar edinmekte zorlanmaz. Marcus ve onun fotoğrafçı arkadaşı Kevin ile tanışan Yossi, zamanının çoğunu yeni kankalarıyla birlikte kamp yapıp, çevrede takılarak geçirmeye başlar. Günün birinde Karl isimli gizemli bir adamla karşılaşan kahramanımız, uzun bir sohbetin ardından ormanın derinlerinde halen balta girmemiş topraklarda yaşayan Toromonas yerlileri hakkındaki hikayeleri duyunca deyim yerindeyse büyülenir. Tipik bir turist gibi dolaşmak yerine, tüm hayatı boyunca unutmayacağı bir macera yaşamak isteyen Yossi, yoğun ısrarlar sonucunda Marcus ve Kevin' i de gezi için ikna etmeyi başarır. Kevin, birbirinden güzel fotoğraflar çekebilmeyi umduğu için Marcus ise arkadaşlarını mutlu edebilmek için planlara dahil olur. Karl liderliğinde organize olan gençler, kısa bir hava yolculuğunun sonrasında sık orman ağıyla çevrili Asariamas' a ulaşırlar. Yağmur sezonunun yaklaşmasından ötürü ormanda günler sürecek uzun yürüyüşlerine bir an evvel başlayan kafilemiz, dur durak bilmeden gece gündüz yol almaya devam ederler. Gerek vahşi yaşamdan ötürü gerekse sık bitki örtüsünden dolayı bir türlü Karl' ın istediği tempoya ulaşamayan gençler, iki gruba ayrılarak hedefte bulaşmayı öngörürler. Kevin ve Yossi, ormandan devam etmek isteyen Karl' ın aksine el yapımı sallarıyla nehirden ilerlemeye karar verirler. Kendisini aksiyon adamı olarak tanımlayan Yossi, hem yeni maceralara yelken açabilmek hem de başının çaresine bakabildiğini ispat edebilmek için son derece isteklidir. Ancak bölgeye hakim olan tek kişinin, Karl' ın yokluğunda ilerlemek sandığının aksine pek de kolay gözükmemektedir. Çok geçmeden çeşitli problemler yaşamaya başlayan ikilimiz, ormanın derinliklerinde kaybolurlar. Serüven olarak gördükleri gezi artık hayatta kalma savaşına dönüşmüştür...


İyi; Sürükleyici kurgusu ve büyüleyici mekan seçimleriyle, tipik macera filmleri sevenler için kayda değer bir alternatif. Oyunculuk başarılı, diyaloglar eğlenceli. Bu filmi sevenler Turistas (2006), A Perfect Getaway (2009) ve And Soon the Darkness (2010) yapımlarına da göz atabilirler...
Kötü; Filmin süresinin görece uzun olduğunu düşünülürse, biraz daha aksiyon ya da gizem görebilsek daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Ekim 2017 | Etiketler : | | | |

Bone Tomahawk (2015)


Bone Tomahawk (2015)
Kasabaya gizemli bir yabancının geldiği haberini alan Şerif Hunt, niyetinin ne olduğunu anlamak için ufak bir yoklama çekmeye gider. Bilge Keçi'nin mekanında içkisini içerken bulduğu yabancıya neden burada olduğunu sorduğunda ise işler çoktan karmaşık bir hale bürünür. 
Bone Tomahawk (2015)
Adamı bacağından yaralayan Şerif, doktor Samantha'nın acilen ofisine gelmesine ister. Öte yandan Samantha, ufak bir kaza sonrasında bacağındaki sakatlık nedeniyle yatağa mahkum kalan kocası Arthur'u yalnız bırakarak yola koyulmak zorunda kalır. Kasabanın bıçkın delikanlısı Booder da olaya dahil olur ve neler olup bittiğini öğrenmeye çalışır. Samantha'yı tedavi için hücrede bırakan ve memurlarından birini de tekinsiz bir duruma karşın nöbette tutan Şerif, kasabadan gelen ihbar üzerine soluklanmadan olay yerine gider. Ofisine geri döndüğünde Samantha ve gizemli yabancının orada olmadığını gören Şerif, duvara saplanmış eski bir oktan yolan çıkarak onları vahşilerin kaçırmış olabileceklerini düşünür.  Kızılderili bir dostu sayesinde vahşilerin nerede yaşadığını öğrenen Şerif, zaman kaybetmeksizin yardımcısı Chicory ve Arthur'a haber vererek Samantha'yı kurtarmak için organize olur. Booder'ın da katılımıyla güneş batmadan iz sürmeye başlarlar. Ölüm vadisine ulaşmak için gece-gündüz aralıksız at süren kahramanlarımız, medeniyetten giderek uzaklaşırken asla güvende olmayacakları yabancı topraklara da ayak basmış olurlar.  Kanibalist vahşilerle karşılaştıklarında ise işler pek de planladıkları gibi gitmeyecektir... 
İyi; Gerek oyuncu kadrosu gerekse özgün tarzıyla (western-korku-gerilim) kesinlikle göz atılması gereken, 2015'in en iddialı yapımlarından biri. Süre anlamında uzun bir yapım olmasına rağmen kesinlikle sıkıcı değil, sürükleyici-maceraperest kurgunun rolü tabii ki yadsınamaz. Keyifli diyaloglar ve üstün oyuncu performanslarından da söz etmeden olmaz. Bütün halinde farklı ve kaliteli bir yapım. Bu filmi sevenler, alternatif olarak Ravenous (1999)' a da göz atabilirler.
Bazı ufak detaylar;
-Oyuncu kadrosunda kimler yok ki; Kurt Russell, Patrick Wilson, Richard Jenkins, Matthew Fox ...
-Kurt Russell, Tombstone (1993) yapımının ardından western filmlere yeniden dönüş yapmış oldu.
-Korku-gerilim türüne en çok yakışan aktörlerden biri olan Sid Haig'in filmin giriş sahnesinde yer alması da hoş bir ironi :)
Kötü: -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

The Green Inferno (2013)

The Green Inferno (2013)
Bir grup öğrenci-çevreci aktivist doğa sorunlarıyla ilgili üniversitede eylemler yapmaktadır. Özellikle Amazon ormanlarındaki doğa katliamına dikkat çekmek isteyen gençler, babası Birleşmiş Milletler'de avukat olarak çalışan Justine'in de ilgisini çekerler. Aktivistlerin lideri Alejandro, karizmatik ve kendinden emin tavırlarıyla Justine'in de gruba dahil olmasına sebep olur. 
The Green Inferno (2013)
Amazon ormanlarındaki doğa katliamını görüntülemek ve bazı çok uluslu şirketlerin ormanlara verdiği zararı tüm dünyaya internet üzerinden video yayını yaparak belgelemek isteyen gençler, özel bir jetle yola koyulurlar. Alejandro, Carlos isimli arkadaşı sayesinde finansman sağlamış ve gerekli ayarlamaları yapabilmiştir. Devasa yeşilliğin içinde mükemmel bir manzara eşliğinde Amazon bölgesine ulaşan çevreci grubumuz, şirket çalışanlarını hazırlıksız yakalayarak istediklerini almaya çalışırlar. Amaçları doğrultusunda özellikle Justine stres dolu anlar yaşasa da kamuoyu oluşturmayı başaran Alejandro ve arkadaşları şirkete karşı büyük bir zafer kazanırlar. Öte yandan geri dönüş zamanı geldiğinde ise uçaklarının ansızın kontrolden çıkması sonrasında ormanın orta yerine çakılan kahramanlarımız; bazı arkadaşlarını feci şekilde kaybedip, ağır kayıplar verirler. Uçağın enkazı içerisinde hayatta kalmayı başaran bir avuç aktivist arasında Alejandro ve Justine de yer alır. Gps sinyali sayesinde acil durum çağrısı yapmaya çalışan gençler bu sefer de Amazon yerlilerinin etraflarını sarmasının ardından zor anlar yaşarlar. Dahası yerliler pek de misafirperver görünmemektedir.
İyi; Eli Roth yapımı gerilim filmlerinden biri olan 'The Green Inferno' sürükleyici kurgusu ve cesur sahneleriyle izlemeye değer bir yapım. Mekan seçimleri başarılı, oyunculuk tatmin edici. Bu filmi sevenler maceraperest kurgu anlamında benzerlikler taşıyan 'Aftershock (2012)' yapımına da  göz atabilirler.
Kötü; İlk yarısı itibariyle gerilim severler için hayal kırıklığı yaratabilir. Senaryo düşünsel olarak belirgin şekilde 'Cannibal Holocaust (1980)' etkisi altında...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Ekim 2015 | Etiketler : | | | | | |

Welp (aka Cub) (2014)

Welp (aka Cub) (2014)
Oniki yaşında olan  fantastik hayal gücü sebebiyle çevresindekiler tarafından pek ciddiye alınmayan Sam, okul izci takımıyla beraber kampa katılmak için arkadaşlarıyla birlikte organize olur. İzci takımında sadece üç yetişkin yer almakta ve geri kalanlar Sam ve onun yaş grubundan çocuklardan oluşmaktadır. Velilerin evlatlarını emanet ettikleri izci lideri Kris, sorunsuz geçmesini planladığı kamp için aylar öncesinden yerel polis merkezinden de gerekli izinleri almıştır. 
Welp (aka Cub) (2014)
Ve büyük gün gelir, Kris liderliğinde çocuklar büyük bir kamyonetle kamp eşyalarını da yanlarına alarak yola çıkarlar. Çocukları daha rahat kontrol edebilmek için onları eski bir mitle korkutmayı düşünen Kris, Kai isimli geceleri kurt adama dönüşen vahşi bir çocuk hikayesi anlatır. Bu sayede işler yolunda gitmediğinde çocukları hikayesiyle disipline edebileceğini düşünmektedir. Öte yandan yakın zaman önce bölgede kamp kuran genç bir çiftin ansızın ortadan kaybolması ve halen bulunamaması polisler tarafından kulaklarına çalınmıştır. Kamp sahasına gelen kahramanlarımız go kart yapan anlayışsız iki budala ile karşılaşırlar. Adamların çetin ceviz çıkmasına üzerine ormanın derinlerinde farklı bir yerde kamp kurmaya karar veren Kris, çocukları da peşinden sürükleyerek arayışa başlar. Çok geçmeden yeni bir kamp alanı keşfeden kahramanlarımız izci bayraklarını dikerler ve görev dağılımı sonrasında çadırlarını kurarlar. Bu sırada daha ilk andan itibaren ormanda gariplikler sezmeye başlayan Sam, bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir. Ertesi sabah uyandıklarında kamp alanından bazı eşyaların eksilmesi üzerine çocukların çadırlarında arama yapan Kris, umduğunu bulamaz. Kai'nin burada olduğunu ve eşyaları alabilmiş olabileceğinden bahseden Sam ise her zaman olduğu gibi hayal görmekte suçlanır. Dahası arkadaşlarının içinde  küçük düşürülür. Yeniden gece olup karanlık çöktüğünde ise orman her zaman olduğundan çok daha tehlikeli bir hale bürünmüştür. Görünüşe göre Sam'in alay konusu edilen hayal gücü ormanda bir şeyleri harekete geçirmiştir...
İyi; Maceraperest,sürükleyici kurgusuyla izlenebilir bir yapım. Orman ve kamp kurma konsept olarak daha çok bir grup genç temalı filmleri çağrıştırıp, gerilim ve bol kan vadetse de bu filmin tanıma pek uymadığı ekleyeyim. Beklentilerinizi yüksek tutmayın.
Kötü; Klişelerle dolu, yaratıcılıktan uzak vasat bir gerilim filmi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Eylül 2015 | Etiketler : | | | |

The Covenant (2006)

The Covenant (2006)
Spenser Akademi'nin dört yakışıklı öğrencisi (Caleb,Reid,Tyler ve Pogue) namı diğer Ipswich oğulları (Sons of Ipswich) kampüsün en ilgi çekici,en popüler delikanlılarıdır.Birbirlerine büyük bir bağlılık duymalarının yanı sıra 17.yy'dan kalma yaklaşık 300 yıllık bir sırrı da paylaşan gençler,gerekmedikçe kullanmamaya söz verdikleri süper güçlere sahiptirler.
The Covenant (2006)
17.yüzyılda cadılarla yapılan anlaşma sonucu özel güçler kazanan beş köklü aileden dördü günümüze kadar ulaşabilmiş ve güçlerini korumuşken,hırslarına yenik düşen beşinci aile sürgün edilerek yok olmuştur.İşte bu dört ailenin temsilcileri olan Caleb,Reid,Tyler ve Pogue süper güçlerinin ötesinde sıradan bir hayat sürdürmektedir. Günün birinde kampüse yeni katılan Chase ile tanışan kahramanlarımız,çok geçmeden onda bir şeylerin yolunda gitmediğini anlarlar.Öte yandan Caleb'in okula yeni nakil olan Sarah ile yakınlaşması,özellikle Reid ile arasının açılmasına sebep olur.Caleb'in güçlerinin zirveye yükseleceği on sekizinci yaş günü yaklaşırken kampüste gizlice birinin süper güçler kullanmaya başlaması ortamı germeye yetecektir.Birbirlerini suçlayan Ipswich oğulları Caleb'in yükselmesine bu denli az zaman kalmışken kimin güçlerini düşmanca kullandığını sorgulamaya başlarlar.Sürgün edilen beşinci Ipswich oğlunun ansızın ortaya çıkması sonrasında kahramanlarımızı ve onların sevdiklerini tehdit etmesi  gençlerin yeniden bir araya gelip beraber hareket etmesine sebep olacaktır.5.oğul hepsinden daha güçlüdür ve dahası onların da güçlerini toplamak için savaş açmıştır.Yaş gününe saatler kalan Caleb ise önemli bir seçim yapmak zorundadır...
İyi;Oyuncu kadrosunun gençlerden oluştuğu,sürükleyici bir gençlik-macera karışımı fantastik yapım.Kurgu akıcı,görsel olarak dönemin şartlarına göre fena değil.
Kötü;İlk yarısı itibariyle eğlenceli devam etse de,ne yazık ki klişelerle dolu sıkıcı bir son çeyreğe sahip.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Eylül 2015 | Etiketler : | | | | |

El rey de la montaña (2007)


El rey de la montaña (2007)
Evinden çok uzakta bir iş gezisi için yolda olan Quim,yakıtının azalması ile bir benzin istasyonda mola verir.İstasyonda Bea isimli genç bir bayanla karşılaşan kahramanımız cüzdanını kaybeder.Cüzdanını Bea'nın çalmış olabileceğini düşünen Quim yolda onun arabasını görünce peşine düşmeye karar verir.
El rey de la montaña (2007)
Anayoldan ayrılan ve sarp kayalıklarla dolu dağ yoluna giren kahramanımız Bea'yı bulmaya çalışırken birilerinin ateş açmasıyla arabadan inmek zorunda kalır.Daha ne olup bittiğini anlayamadan mermi yağmurunun içine düşen Quim bacağından yaralanır.Hemen arabasına atlayarak son sürat uzaklaşmaya çalışır. Cep telefonun çekmemesi bu da yetmezmiş gibi yolunu kaybetmesi ile iyiden iyiye paniklemeye başlar.Öte yandan yol üzerinde ansızın karşısına çıkan birini de ezen Quim neyse ki şansının yardımıyla Bea'nın arabasına rastlar.Bea'nın yanına gittiğinde ise onun da ateşe maruz kaldığını ve epey korktuğunu anlar.Beraber hareket etmeye karar veren ikilimiz ormanda kaybolurlar.Kader birliği yapan Quim ve Bea bir an evvel anayola dönebilme uğraşıyla oradan oraya sürüklenirler.Talihsiz kahramanlarımız kimden ve neden kaçtıklarından bi haber ateş eden adamlardan kurtulmak için kendilerini gerilim dolu bir serüvenin içinde bulurlar...
İyi;Macera dolu,kurgu zayıf olsa da hoş zaman geçirmenizi sağlayabilecek başarılı bir gerilim filmi.Mekan seçimleri başlıca artılar.Bu filmi sevenler Eden Lake (2008) ve A Lonely Place to Die (2011) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Fazla alt metin barındırmayan kurgusal olarak vasat bir yapım.  
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Şubat 2014 | Etiketler : | | | |