Güncel İncelemeler;

Parallels (2015)

Parallels (2015)
Babasından gelen gizemli mesaj sonrasında uzun süre evvel terk ettiği baba ocağına dönen Ronan,kız kardeşi Beatrix ile karşılaşır.O da aynen kendisine gelen mesaj benzeri bir bildirim almıştır ve babasının nerede olduğu hususunda en ufak bir bilgisi dahi yoktur.
Parallels (2015)
Hızla eve göz atan kahramanlarımız garajda babalarına ait bir acil durum çantasının içerisinde gizemli bir küre bulurlar.Öte yandan çocukluk arkadaşları Harold da merakını yenemeyip olaya dahil olur.Ronan,babalarının ses kaydında bahsettiği binada olabileceğini düşünmektedir.Daha iyi bir fikirleri olmadığı için beraber yola koyulmaya karar veren üç kafadar,uzun yıllardır kullanılmayan ancak şehrin merkezinde yer alan binaya göz atmaya karar verirler.İçeri girdiklerinde ise bahsedildiği gibi terk edilmiş bir mekanla karşılaşırlar.Ancak çok geçmeden bir şeyler ters gitmeye başlar.Büyük bir sarsıntının ardından kahramanlarımız kendilerini bambaşka bir coğrafyada bulurlar.İçinde bulundukları bina dışında sanki her şey uçup gitmiş,deyim yerindeyse post apokaliptik bir dünyaya gözlerini açmışlardır.Bunun nasıl mümkün olabileceğine kafa yormaya başlayan gençler,binada yalnız olmadıklarını anlarlar.Polly isimli genç bir kız da buradadır ve tavırlarından binayla ilgili bir şeyler bildiği aşikardır.Binadan çıkmaya ve etrafa göz atmaya karar verdiklerinde ise dışarıda bir grup silahlı haydutun peşlerine düşmesiyle zor anlar yaşarlar.Babalarını ararlarken başlarını büyük belaya sokan kahramanlarımız yeniden binaya sığınırlar ancak esir düşmekten de kurtulamazlar.Haydutlar nükleer saldırı sonrasında dünyanın bu hale geldiğini söyleyip,gençler için uçuk gelen yakın gelecekten muhabbetler etmektedirler.Polly ise bir şekilde haydutların ellerinden kurtularak binaya dönmeleri gerektiğini söylemektedir.Zira bina belli saat aralıklarında zaman içerisinde sıçramalar yapabilmektedir.Eğer bu hiç de ısınamadıkları yerle bir olmuş dünyadan kurtulmak istiyorlarsa acele etmelidirler...
İyi;Fikir olarak başarılı,bilim-kurgu severlerin göz atması gereken bir yapım.Sürükleyicilik ve atmosfer olarak da tatmin edici.Oyunculuk idare eder.Seriye dönüşme olasılığı yüksek,konsept olarak izlemenizi tavsiye edebileceğim bir  film.
Kötü;Tv filmi ya da dizi havasında ilerleyen,sinemanın büyüsünü hissettirmekten geri kalmış bir yapım.Daha fazla bütçe ve iddialı oyuncu kadrosuyla çekilebilse,çok daha fazla ilgi çekebilecek bir bilim-kurgu,gerilim alternatifine dönüşebilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Insidious: Chapter 3 (2015)

Insidious: Chapter 3 (2015)
Annesinin vefat etmesinin ardından sıkıntılı günler yaşayan Quinn Brenner,onunla bir şekilde iletişime geçebilmek için farklı yollar denemeye başlar.En nihayetinde arkadaşlarından birinin tavsiyesi üzerine medyum Elise'i ziyaret etmeye karar veren kahramanımız,ne yazık ki beklediği ilgiyi göremez.
Insidious: Chapter 3 (2015)
Elise kötü ruhların kendisini rahatsız ettikleri için artık medyumluk yapmak istemediği ve tekrar bu işe dönerse akıbetinin belirsizliğinden söz ederek,bütün sevimliliği ile karşısında duran Quinn'i reddeder.Evinin yolunu tutan talihsiz kahramanımız iyi bir uyku çekmek için sabırsızlanarak odasına gider.Aynı gece bir takım sıra dışı olaylar yaşamaya başlayan ve korku dolu anlar geçiren  Quinn,öncesinde annesinin kendisiyle temas etmeye çalıştığını düşünse de çok geçmeden yanıldığı anlar.Tiyatro seçmelerine gittiği günün ertesi,karanlık suretler gören ve dikkatsizliğinin bedelini ağır ödeyen kahramanımız,trafik kazası sonrasında yatağa mahkum kalır.Babası her ne kadar elinden geleni yapıp onu rahat ettirmeye çalışsa da,geceler bitmek tükenmek bilmeyen kabuslar gibidir.Quinn artık sadece duyduğu tekinsiz sesler ya da akılını oynatmasına sebep olabilecek gölgelerden değil,her an nefesini hissedebildiği dünyadışı bir varlığın fiziksel teması ile dehşete kapılır.Babasına durumdan söz etse de yapması gereken tek şeyin güzel bir uyku çekmek olduğu sözleriyle pışpışlanır.Öte yandan Quinn' e benzer şekilde buhranlı günler geçiren Elise ne pahasına olursa olsun,yardım etmeye karar verir.Bu sırada hayalet avcıları Specs ve Tucker da olaya dahil olmuştur.
İyi;Seriyi farklı bir perspektiften izleyerek soru işaretlerini giderme fırsatı buluyoruz.Daha çok Elise'in hikayesi üzerinden ilerleyen kurgu,sürükleyicilik açısından tatmin edici.Serinin diğer filmleri için Insidious (2010) ve Insidious: Chapter 2 (2013) sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Kötü;James Wan sonrası hayal kırıklığı yaratmaya aday olarak gösterilen serinin 3.filmi 'Insidious: Chapter 3' atmosfer ve gerilim seviyesi olarak sınıfta kalıyor.Konu olarak astral seyahatten uzaklaşılması başarısızlığın başlıca sebeplerinden...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Temmuz 2015 | Etiketler : | | | |

Resolution (2012)

Resolution (2012)

Michael en yakın arkadaşı Chris'den gelen videolu mail sonrasında onu uyuşturucu illetinden kurtarmak için yola koyulur.Chris uzun süredir kendisini insanlardan izole etmiş her şeyini kaybetmiş bir adamdır.Sadece iki lokal hapçının ziyaret ettiği ve elinde kalan son parasını da onlara yediren Chris tam anlamıyla yok olup gitmektedir.Arkadaşını yeniden eski günlerine döndürebilmek ve vefa borcunu ödeyebilmek için nişanlısına bir haftalığına Chris ile takılacağını söyleyen Michael,kararlı bir şekilde maile eklenmiş adreste bulunan virane barakaya gider.Chris'i tam da beklediği gibi bulan kahramanımız,uyuşturucu psikozları geçiren olmayan şeyleri gören ve saldırganlaşmış bir halde gözlemler.Arkadaşını buraya neden geldiği konusunda ikna edemeyen Michael ani bir hamleyle onu duvardaki demirlere kelepçeler.Arınma süreci başlamıştır.Kanındaki son esrar atılana kadar beş gün boyunca Chris'i kelepçeli halde tutacağını söyleyen Michael bu şekilde en yakın dostunu kurtarabilecektir.
Resolution (2012)
Chris elindeki kelepçeye rağmen uzun süredir dinlenemediği kadar dinlenip uykusunu ala dursun,Michael can sıkıntısından etrafı keşfetmeye koyulur.Barakanın hemen altında gizemli siyah beyaz fotolar bulan kahramanımız çok geçmeden iki belalı torbacının Chris'i görmek istemesi ile zor anlar yaşar.Öte yandan baraka Chris'e ait bile değildir,dahası ufak bir kızıldereli çetesi buranın sahibidir ve kan çıkmaması için derhal terk etmelerini istemektedir.Çeteyle beş günlük kira konusunda anlaşan Michael artık Chris ile baş başa kalmıştır.Ancak iki gündür esrar kullanamadığı için kafasında gel gitler olan ve düşmanca bir tavır sergileyen Chris,arkadaşının bodrumda bulduğu fotoların oraya nasıl geldiğini bilmediğini söyler.Bir sabah uyandıklarında gizemli bir kızın barakanın camından kendilerine bakmasını ise çevrede bir akıl hastanesi olduğu ve oradan kaçmış olabileceği şeklinde yorumlar.Gündüz vakitleri Chris uyuya kaldığı için sık sık yalnız başına yürüyüşler yapan Michael,karavanda ikamet eden Byron isimli bir adamla tanışır.Byron uzun yıllardır burada yaşamakta olup,çok seyrek bir yerleşimin olduğu bu çevrede yıllar önce kendisi gibi Fransız olan iki öğrenci arkadaşının radyo dalgaları ve ışınlar üzerine deneyler yaparken gizemli bir şekilde ortadan kaybolduklarını anlatır.Diğer taraftan Kızıldereli çetesine para yedirerek barakayı daha önce kimlere kiraladıklarını soran Michael,buranın bir kabileye verildiğini daha sonra çıkan yangınla her şeyin yok olduğunu öğrenir.Fransız öğrencileri sorduğunda ise onların mağarayla ilgilendiklerini anlar.Michael kendini büyük bir kaosun kıyısında  bulur.Zira kısa sürede tanıştığı bu tekinsiz adamlar ve anlattıkları kanını dondurmuştur.Barakada bir şeylerin yolunda gitmediği açıktır.Fotoğraflar ve videolardan yola çıkarak burada satanistik bir tarikatın yaşadığını düşünmüş,sonra Fransız öğrencilerin deneyler yaparken gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğunu öğrenmiştir.Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de kabileye kiralanan barakanın yanıp kül olduğunu ve kabilenin ne amaçla bu garabet yeri kiraladığı sorusuna cevaplar aramaktadır.Yavaş yavaş kafasını toparlamaya çalışan Chris de arkadaşına yardımcı olup parçaları birleştirmeye çalışır.Barakada beşinci gündüz için güneş doğmuştur...
İyi;Baştan sonra mistik,gizemli bir havası olan sürükleyici kurguya sahip göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir yapım.Oyunculuk,keyifli diyaloglar ve sürekli bir şeylerin gelişebileceği tekinsiz atmosfer seyirciyi yakalamayı başarıyor.
Kötü;Her korku-gerilim severe hitap edebilecek bir yapım değil.Kaldı ki final de ucu açık bitiyor..
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Ekim 2014 | Etiketler : | | | |

7500 (2014)

7500 (2014)

7500 numaralı Los Angeles-Tokyo tarifeli uçuşu her zaman olduğu gibi son derece rutin bir şekilde başlar.Boeing 747 marka jumbo jet,üst katı birinci sınıf yolculara ayrılmış,alt kat ise ekonomi sınıfı olarak neredeyse tamamı dolu şekilde uçuşa hazırdır.Pasifik okyanusu kat edilene dek yaklaşık on saat sürecek olan uçuş 7500,kuleden alınan izinle havalanır.
7500 (2014)
Kalkışın ardından uçağın türbülansa girmesi ile büyük bir panik atlatan yolcular hosteslerin kendilerini yatıştırması ve kaptanın hava akımını geçtikleri anonsu ile rahatlarlar.Kabin basındaki değişime bağlı olarak oksijen maskelerin açılması büyük bir tehlikenin atlatıldığının kanıtıdır.Öte yandan yolculardan birinin aşırı heyecana bağlı olarak nöbet geçirmesi hosteslerin ve bir acil tıp teknikerinin hemen müdahale etmesini gerektirir.Ne yazık ki nöbet geçiren yolcu tüm uğraşlara rağmen kurtarılamaz.Onlarca yolcunun bakışları arasında hayatını kaybeden eden adam yukarı taşınır.An itibariyle uçaktaki gerilim yeniden tetiklenir,dahası bir takım garip olaylar sıradan başlayan yolculuğun farklı bir boyuta taşınmasına sebep olur.Yanlarında bir ölüyle beraber yaklaşık altı saat aynı kapalı ortamda kalmak zorunda kalan kahramanlarımız bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir.Hosteslerin telaşlı hareketleri,ortadan kaybolan yolcular kaotik bir ortamın habercisi olmaya başlar.Bu sırada kaptan pilotun bir türlü Tokyo hava sahası ile telsiz teması kuramaması,hosteslerden birinin yakınlardan geçen bir jet gördüğünü iddia etmesi uçaktaki tansiyonu daha da arttırır.Bir grup yolcu ise yaşanan tuhaflıkların,nöbet geçirip ölen adamla ilişkisi olduğunu düşünmektedir.Yerlerinden kalkmaları güvenlik sebebiyle yasaklansa da meraklarına yenik düşüp etrafı kolaçan etmeye koyulurlar.Çok geçmeden 7500 numaralı uçuş metafizik,doğaüstü olayların odağı haline gelir...
İyi;Gizem seviyesi ve atmosfer olarak olarak başarılı bir tek mekan filmi.Uçakta geçiyor olması mekan olarak da yadsınamaz bir egzotizm kazanmasını sağlıyor.Bu filmi sevenlerin Altitude (2010) yapımı göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Kurgu son derece dağınık şekilde ilerliyor.Senaryo tanıdık,oyunculuk vasat.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Eylül 2014 | Etiketler : | | | | |

Mine Games (2012)

Üniversiteyi bitiren bir grup genç beraber takılmak için gözlerden uzakta ormanın içerisinde bulunan eski bir kulübeye gitmeye karar verir.Kuralların ve insanların olmadığı,amcalarına ait ıssız mekanda doyasıya eğlenmeyi planlayan gençler vakit kaybetmeden yola koyulurlar.
Mine Games (2012)
Uzun karayolu yolculuğu sırasında önlerine çıkan gizemli bir adam yüzünden ciddi bir kaza atlatan kahramanlarımız minibüslerinin bozulmasıyla,yakınlarda olduğunu düşündükleri kulübeye  yürüyerek ilerlerler.Çok geçmeden gecenin karanlığından süzülen ışığı fark eden gençler,en nihayetinde aradıkları kulübeye ulaşırlar.Doğru yere geldiklerini ise masanın üzerine bırakılan isimlerine yazılmış nottan anlayan kahramanlarımız yerleşir yerleşmez hız kesmeden eğlenmeye başlarlar.Ne de olsa çevrelerindeki en yakın yerleşim birimine onlarca mil uzaklıkta olup rahatsızlık duyabilecek ya da dur diyecek kimseleri yoktur.Neşeli geçen ilk gecenin ardından sabah ormanda dolaşmaya giden kahramanlarımız eski bir maden bulurlar.Maden girişindeki mistik semboller ve süslü yazılardan etkilenen Michael ve arkadaşları içeriye göz atmayı düşünürler.Bu sırada diğerlerinin aksine evde kalmaya karar veren Rose garip yanılsımalar görmeye başlar.Grubu Michael hakkında uyaran Rose,ona karşı dikkatli olmalarını ister.Öte yandan madene geri dönen Lex ve Tj yalnız olmadıkları hisseder.Hücrelerden birinde bir grup ceset bulunmaktadır.Dahası buldukları cansız bedenler kendilerine aittir...


İyi;Gizem seviyesi tatmin edici,sürükleyici bir yapım.Bu filmi sevenler Timecrimes (2007) ve Triangle (2009) yapımlarına göz atabilirler.
Kötü;Tipik bir grup genç ve maceraları formatından pek de fazlasını vaat ettiği söylenemez.Kurgu düşünsel olarak başarılı olsa da senaryo ve oyunculuk bakımında vasatın üzerine çıkamıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Ocak 2014 | Etiketler : | | | |

Insidious: Chapter 2 (2013)

Insidious: Chapter 2 (2013)
Insidious (2010) yapımının ardından olumlu geri dönüşler alan başarılı yönetmen James Wan,bu kez serinin devam filmi Chapter 2 ile korku sineması severlerle buluşuyor.Takipçilerinin yakından bileceği üzere Saw (2004),Dead Silence (2007),Insidious (2010) ve Conjuring (2013) ile çıtayı her yeni filminde daha da öteye taşıyan Wan,yine beklentileri fazlasıyla karşılayarak takdiri hak ediyor.
Insidious: Chapter 2 (2013)
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere Dalton'un bilincini kaybederek derin bir uykuya dalması sonrasında Josh-Renai Lambert çifti ünlü bir medyum olan Elise'den yardım istemiş ve aile olarak başlarının büyük bir belada olduğunu fark etmişlerdi.Dalton'a babasından (Josh) geçen astral seyahat yeteneği ruhunun başka bir boyutta sıkışmasına,bedeninin ise sahipsiz kalmasına sebep olmuştu.Oğlu için yıllardır baskılamaya çalıştığı yeteneğini kullanarak bütün riskleri göze alıp astral bir seyahate karar veren Josh,Elise'in dramatik bir şekilde öldüğü hipnoz seansı sonrasında oğlu ile birlikte dönmeyi başarmıştı.Serinin devam filminde de ismine münhasır şekilde kaldığı noktadan kurgusunu şekillendiren Wan,bu sefer yıllar öncesine giderek Josh'ın hikayesine odaklanıyor.Sonrasında ise yeniden Lambert ailesine...
Dalton'un uyanmasının ardından yeniden normale döneceklerini düşünen Josh ve Renai,Elise'in ölümü sonrasında kendilerini adli bir soruşturmanın içerisinde bulurlar.Renai ile yakından ilgilenen dedektifler Elise'in ölümünden Josh'uın sorumlu olabileceğini iddia etmektedirler.Öte yandan Lambert ailesi Josh'un çocukluğunun geçtiği Lorraine'in (Josh'ın annesi) yanına taşınmaya karar verirler.Sıkıntılı günler yaşayan Renai ise hayatlarını kabusa çeviren paranormal kabuslar görmeye devam etmekte,evde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hissetmektedir.Josh ise bunları kuruntu olarak görmekte Renai'in psikolojisinin düzeleceğini ummaktadır.Çok geçmeden Lorrain'de Renai'ın haklı olduğunu düşünmeye başlar.Dahası bu kez tehlikenin odağındaki ismi oğlu Josh'dan başkası değildir.Yıllar önce Josh'ın astral yeteneğini keşfeden ve Elise'den yardım almasını tavsiye eden Carl isimli bir medyumun yeniden kapısını çalan Lorraine,ailesinin etrafından dönen şer odaklarını tamamen yok etmeye kararlıdır.


İyi:2013 yılının beklenen,gözde korku-gerilim yapımlarından biri.İlk filmi sevenlerin ilgiyle izleyebilecekleri başarılı bir devam filmi.Kurgu gayet sürükleyici,oyunculuk tatminkar.
Kötü;Bazı ufak mantık hataları...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Kasım 2013 | Etiketler : | | |

Nine Miles Down (2009)

Nine Miles Down (2009)
Sahra çölünün en ıssız yerlerinden birinde bir grup bilim adamı son teknoloji sondaj aletlerinin yardımıyla büyük bir izin peşini sürmektedirler.Zira yerin yaklaşık 15 mil kadar altında sonu olmayan bir boşluk olduğu saptanmıştır.Bilim dünyasının epey ilgisini çeken bu durum yaklaşık 25 bilim adamından oluşan uzman bir kafilenin bölgeye akın etmesine sebep olmuştur.Ancak sondajdan birkaç gün sonra çalışma grubuyla telsiz temasının yitirilmesi üzerine Jack Jackman isimli bir güvenlik görevlisi göz atması için bölgeye gönderilir.
Jack yoğun kum fırtınasının ardından ulaştığı istasyonun terk edilmiş olduğunu anlar.Geceyi orada geçiren kahramanımız ertesi sabah oldukça alımlı bir bayanın kuyulara yaklaştığını fark eder.Adının Jennie Christianson olduğunu söyleyen bayan çalışma ekibinden olduğunu belirterek burada korkunç şeyler yaşandığını ve sadece kendisinin hayatta kaldığını anlatır.Bir an önce arkasına bakmadan uzaklaşmak istemektedir.Telsizle merkeze durumu ileten Jack çalışma grubunda hiç bayan bilim insanı olmadığını bilgisini edinir.Jennie ise zamanın daraldığı söyleyerek ikna edici olabilmek için her şeyi anlatmaya karar verir.Sondajın ardından buldukları sonsuz boşluktan ve kaydedilen ses kasetlerinden bahseden kahramanımız,orada acı çeken birileri olduğunu o günün ardından kampta hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını ekler.Bazı metafizik güçlerin ve huzursuz ruhların etrafta belirdiği fikri Jack tarafından komik karşılansa da sondaj istasyonuna geldiği günden beri anlık yanılsamalar ve uykusunda kabuslar görmeye başlayan kahramanımız,yerin 15 mil kadar altında cehennem olabileceği fikrini dillendirir.Zaten Jennie'nin dolaylı yoldan ima ettiği şey ve istasyondaki ölümlerin sebebi de budur.Giderek ruh sağlığı bozulan Jack,bakalım ölen karısının yer aldığı halüsinasyonlarla dolu saatlerin ardından bu gizemli mekandan kurtulabilecek mi?


İyi;Enteresan bir fikirle başarılı bir kurgunun birleşimi olan beyin jimnastiği yapmanıza olanak sağlayan başarılı bir psikolojik gerilim filmi.
Kötü;Biraz daha para harcanıp görsel efektler ve atmosfer iyileştirilebilse çok daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Modus Anomali (2012)

Sık çalılarla örtülü ıssız bir ormanda genç bir adam üstündeki topraklardan sıyrılarak doğrulur.Dehşete kapılmış haldedir,zira birileri onu buraya gömüp ölüme terk etmiştir.İşin daha acıklı olan yanı ise kahramanımız kendi adını dahi hatırlayamamaktadır.Çevresine bakındığında  tanıdık gelmeyen,hani belgesellerde görürüz ya balta girmemiş orman hesabı sık bir bitki örtüsünün içerisine hapsolduğunu anlar...

Güneş ışınları bile yüksek ağaçlar arasından güçlükle yere inebilmektedir.Cebinde bir cüzdan olduğunu fark eden kahramanımız,resminin yer aldığı bir kimlikten isminin John olduğunu öğrenir.Yine cüzdanın içerisin bulunan bir başka fotoğraftan ise evli ve iki çocuk babası olduğunu anlar.Zaten parmağındaki yüzükte bunu doğrulamaktadır.Derin bir nefes alarak,bir kaza atlattıklarını ve eşi ile çocuklarına ulaşması gerektiğini düşünen John,ormanda telaşla koşuşturmaya başlar.En nihayetinde karşısına çıkan terk edilmiş bir kulübeye girdiğinde ise kendisini büyük bir tuzağın içerisinde bulur.Merakına yenik düşerek odada bulunan bir kamerayı çalıştıran kahramanımız,hemen yanı başında üstü kanlar içerisinde olan kameradaki görüntülerde izlediği kadının cesedi ile karşılaşır.Yaşadıklarına anlam veremeyen John,çok geçmeden ormanda yalnız olmadığını anlayacaktır.Çevreden garip sesler gelmekte,alarmları öten çalar saatler bulmaktadır.Giderek paranoyaklaşan kahramanımız büyük bir bilinmezin merkezinde olduğunu hissetmektedir..Daha acıklısı ise ne kadar yol kat ederse etsin sanki sürekli aynı noktada dönüp durmaktadır...
John çok geçmeden cesedin bulunduğu barakaya dönerek kameradaki görüntülerin devamını izlemeye karar verir.Ne de olsa saatlerdir amaçsızca dolaştığı ormanda aradığı soruların cevabını bulamayacağı aşikardır.Öte yandan elinde satırla dolaşan maskeli bir adam bulunduğunu fark eder.Gecenin karanlığında eline geçirdiği bir lamba ile kulübenin yolunu tutan kahramanımız giderek çaresizleşmektedir.Hayatta kalma savaşına girişen John,bakalım ailesi ve kendisini kurtarabilecek mi?

İyi;Endonezya yapımı;tavsiye üzerine izlediğim beklentilerimi karşılayan bir yapım.Kurgu son derece başarılı,oyunculuk ve mekan seçimi de tatmin edici.Filmin son bölümü pek çok sürprize gebe :) Farklı bir paranoya-kaçış temalı yapım izlemek isteyenlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Bazı gereksiz sahneler ve tuhaf efektler olmasa gerilim dalında bir üst seviyede yer alabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 2 Mart 2013 | Etiketler : | | | |