Güncel İncelemeler;

Creep (2004)

Son zamanlarda sık sık karşımıza çıkmaya başlayan,belki de kendine ait bir tarz oluşturan;metro ya da tren istasyonlarındaki tünellerde karanlıkta yaşayan yaratıkları konu alan filmlerin atası olan “Creep” filmi pek çok kıstas bakımından öncül durumda.Her daim karanlık tünellerin korkutuculuğu ve orada yaşayabileceği düşünülen bazı dünyevi olmayan yaratıklar gibi (belki de şehir efsanesi olarak nitelendirebileceğimiz) fikri bile insanı ürpertmeye yeterli olan bir konsept içeresindeki bu filmi farklı yapımlar seyretmek isteyenlere önerebilirim.
Kate alımlı ve bir o kadar da seksi bir bayandır.Yakın arkadaşlarından birinin düzenlediği partiye katılan kahramanımız,hızlı davranabilirse George Cooney ile tanışma fırsatı yakalayacaktır.Ancak Kate ne yazık ki çıkışta arkadaşının  ekmesi ile taksi de çeviremeyince metroya binmek zorunda kalır.Bu esnada partide kendisine sarkıntılık eden Guy,Kate’in adımlarını izleyerek geceye dair farklı beklentiler içerisindedir.Metroya ulaşan Kate,evsiz bir kadından(Mandy) metro kartı alarak son trene yetişmeye çalışır.İstasyona gelen kahramanımız,koşuşturmacanın verdiği yorgunluk ile uykuya yenik düşer.Gözlerini açtığında peronda tek başınadır ve artık geceye dair planlarını tekrardan gözden geçirmek zorunda kalacaktır.
Metrodan çıkıp evinin yolunu tutmaya karar veren genç bayan,metro alt geçidinin kilitlendiği görür.Dahası etrafta ne bir görevli ne de kendisi ile aynı durumda olan bir yolcu vardır.Peronlar arasında geçiş yapan Kate,en sonunda gelen trene atlar.Kendisinden başka kimsenin olmadığını düşündüğü trene binen kahramanımız,çok geçmeden karanlık bir tünelin içerisinde trenin ansızın stop etmesi ile telaşlanır.Seslenip neler olduğunu anlamaya çalışsa da kimselere ulaşamayan Kate,kendisine sulu bir şaka yapan Guy ile karşı karşıyaya kalır.Bu yalnızlığın ortasında belki de en son karşılaşmak istediği insan ile karşılaşan kahramanımız,Guy’ın niyetini öğrenince iyiden iyiye gerilecektir.
Guy'ın kanlar içerisinde ortadan kaybolması ile bu dehşet verici olaylara anlam veremeyen Kate,trenden atlayarak ışığa doğru koşmaya başlar.En sonunda bir durağa ulaşmıştır.Ancak yine çıkış kapıları kilitlidir ve de yardım alacak hiç kimse yoktur.Koridorlarda çaresizce koşuşturmaya başlayan kahramanımız en sonunda gecenin başlarında kendisine yardımcı olan evsiz kadının köpeğine rastlar.Çok geçmeden köpeği takip ederek,koridordan açılan özel bir bölmede,Mandy ve erkek arkadaşına ait bir oda bulan Kate,sığınacak bir liman bulduğunu düşünmektedir.Kahramanımız başından geçen korku dolu anları ve Guy’a olanları teker teker Mandy ve Jimmy’e anlatır.Jimmy de aynen Mandy gibi gamsız,esrarkeş birisidir ve yalnızca para karşılığında ona yardım edebileceğini söyler.Plan basittir;her durakta gece nöbetçisi görevli vardır ve Jimmy Kate’i oraya götürerek buradan çıkmasını sağlayacaktır.Tabii her şey yolunda giderse...

İyi;Baştan sona oldukça sürükleyici,gerilim yüklü sıkılmadan izleyebileceğiniz bir yapım.
Bu filmi sevenler The Midnight Meat Train (2008) ve Staf Night (2008) yapımlarını da izleyebilirler.
Kötü;Bir noktadan sonra tipik ucube filmine dönüşmesi.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 2 Haziran 2012 | Etiketler : | | | | |

Stag Night (2008)

Dört genç adam eğlenmek için gittikleri barda huzursuzluk çıkardıkları gerekçesiyle dışarı atılırlar.Ancak gece daha yeni başlamıştır ve kahramanlarımızın evlerine dönmeye hiç de niyetleri yoktur.Aralarından birinin önerisi üzerine sabaha kadar açık olan bir gece kulübüne gitmek için metroyu tercih ederler.Ne de olsa en yakın arkadaşları Mike evlenme arifesindedir ve hazır onu yakalamışken sabahlara kadar eğlenmeden bırakacak değildirler.
Mike'ın baş belası abisi Tony de yanlarındadır.Metroda iki genç bayanla tanışan kahramanlarımız,alkolün etkisiyle kızları rahatsız etmeye başlarlar.Bu sırada metro ansızın istasyona ulaşmadan durur.Dahası ışıklar kapanmış ve kapılarda açılmıştır.Başlarda bunun mekanik bir arıza olduğunu ve her şeyin birkaç dakika içerisinde yoluna gireceğini düşünen Mike,metroda kızlar ve arkadaşlarından başka hiç kimse olmadığını anlayacaktır.Etrafı keşfe koyulmak için aşağı inen kahramanlarımız,metronun bir anda çalışarak yoluna devam etmesi ile tuhaf,izbe bir mekanda yapa yalnız kalırlar.Bir sonraki metro seferinin bir saat sonra olduğunu öğrenen  gençler,ikiye ayrılmayı düşünürler.Bir grup bir sonraki istasyona kadar karanlık tünel boyunca yürümeyi planlar.Diğer grup ise bekleyerek bir sonraki metroya binme taraftarıdır.
Çok geçmeden tünellerde başkalarının da olduğu fark eden kahramanlarımız,köpeklerle dolaşan bir grup ucubenin saldırısına uğrar.Teker teker avlanmaya başlayan kafilemiz deyim yerindeyse kapana kısılmıştır.Gün doğana kadar saklanarak bir şekilde hayatta kalmayı planlasalar da işleri hiç de kolay olmasa gerek.

İyi;Karanlık sahnelerin çok olduğu,kovalamacalı sıkılmadan seyredebileceğiniz alternatiflerden biri.Bu filmi sevenler;Creep (2004) ve The Midnight Meat Train (2008) yapımlarını da izleyebilirler.
Kötü;Kurgu çok klişe.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Mayıs 2012 | Etiketler : | | | |

The Hills Have Eyes 2 (2007)

The Hills Have Eyes 2 (2007)

“2 yıl önce çölü geçen Amerikalı bir aile yanlış yöne dönüp 16. Bölge olarak adlandırılan, askeri bir zona girdiler. Ertesi günün şafağında ailenin yarısı katledilmişti. İlerleyen haftalarda Amerikan ordusu bölgede arama yok etme operasyonları düzenledi. Kısa süre önce açıklanmayan bazı nedenlerle elektronik izleme cihazları kullanılması emredildi. Söz konusu bölgenin yakınları...”
Merakla beklediğim devam filmi işte bu şekilde; ilk yapımda katledilen ve güç bela hayatta kalmayı başaran bazı fertlerin bulunduğu Carter ailesine atıfta bulunarak başlıyor... 16. bölge denilen NewMexico sınırındaki çölde, araştırmalarına devam eden bir grup bilim adamı, ilk filmin meşhur mutantlarının saldırısına uğrayarak öldürülür. Bu olayın akabinde bölgeye mühimmat taşıyan küçük bir askeri kafile; bilim adamlarının kullandıkları bazı elektronik araçlardan sinyaller alarak, bölgede halen canlı birilerinin olabileceği ihtimalini rapor eder. Kamp alanı tamamen tahrip edilmiştir ve buna neyin sebep olduğu konusunda askeri timimizin en ufak bir fikri yoktur. Ancak üstlerinden gelen emir basittir; bölgeden alınan sinyallerin kaynağı tespit edilmelidir. Timi iki ayrı gruba bölen çavuş; birinci grubun kendisi ile beraber çöldeki tepelerde sinyalin peşine düşmesini, diğer grubun ise yıkıntı hale getirilmiş kamp alanında ip uçları aramasını ister.
The Hills Have Eyes 2 (2007)
Kamp alanını korumak ve incelemekle görevlendirilen iki asker, klozetten çıkan yaralı bir adam yüzünden dehşete düşecektir. Kimliği belirsiz adam, her ne kadar askerleri başlarına gelecekler hakkında uyarmaya çalışsa da derdini net bir şekilde anlatamaz. Bir şeylerin ters gittiğini anlayan kahramanlarımız bir de tepelerin arasından mutantların kendilerine saldırması ile iyice telaşlanırlar. Ne de olsa onlar birer askerdirler ve ölüm makinelerı olarak yetiştirilmişlerdir. Ancak hayatları boyunca başlarına gelebilecek belki de en garip şeyle karşılaşırlar. Bakalım NewMexico tepelerindeki kovalamaca ve ava gidenlerin av olduğu kan kokan arazide, kimler hayatta kalabilecektir? Öte yandan çavuş emrinde hareket eden diğer bölük de mutantların saldırısı sonrasında büyük hasar almıştır. Fakat lugatında pes etmek olmayan çavuş, askerlerini yeniden disipline sokarak organize etmeye çalışacaktır.
The Hills Have Eyes 2 (2007)
Tehlikenin tepelerin arasındaki irili ufaklı mağaralardan kaynaklandığını fark eden kahramanlarımız, büyük bir labirent edasındaki tüneller zincirinden oluşan karanlık bir çöküntünün içerisine girerler. 
İyi mutant,kötü mutant,beter mutant...Mağara içerisindeki dehşet dolu yolculuklarına devam eden askerler birer birer av olmaya devam ederler. İyice çaresizliğe kapılan kahramanlarımız; envai çeşit eşyanın bulunduğu adeta yer altına kurulmuş genişçe bir siteyi andıran tünellerin arasında,beklenmedik birinden destek alırlar.
“Ulusal muhafız birliğe bağlı erler ve çavuşlarının kayboluş nedenleri ailelerine açıklanmadı.Resmi kayıtlara asker kaçağı olarak geçtiler...”



Serinin ilk filmi için tıklayınız !
İyi;Serinin devam filmi niteliğinde. İlk filmdeki hayatta kalanlar ile ilgili ipuçları mevcut. Ayrıca daha fazla aksiyon vadeden bir yapım.
Kötü;İlk filmin egzotik atmosferi ve gerilimi tırmandıran kurgu akışı bu yapımda yok. Final daha iyi olabilirmiş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |

The Hills Have Eyes (2006)

The Hills Have Eyes (2006)
Teen slasher formatı yapımların en başarılılarından biri olarak nitelendirebileceğimiz Tepenin Gözleri; korku ve gerilimin tavan yaptığı, izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız sürükleyici bir yapım. Mutlaka göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Eski bir polis dedektifi olan Big Bob, emekliliğinin ardından kendi güvenlik şirketini kurar. Big Bob, eşi Ethel ve ailesi ile beraber; evliliklerinin bilmem kaçıncı yıl dönümünde bütün aile beraber olmak amacıyla bir karavan yolculuğu ayarlar. Her ne kadar damadı Doug ve küçük kızı Brenda' nın bu fikre pek rızası olmasa da, sırf Ethel'i mutlu etmek adına bu plana dahil olurlar ve seslerini çıkarmazlar. California' ya doğru yola çıkan Carter ailesi bir benzinlikte yakıt almak üzere duraksar. Bu sırada görünüş olarak pek de tekin olmayan yaşlı bir pompacı onlara otoyoldan daha kısa bir kestirme yol alternatifi sunar. Bunun üzerine medeniyetten uzak bir taşra yolunda seyahatlarına bir kaç mil daha devam eden kahramanlarımız, lastiklerinin patlaması ile bir kaza geçirirler. Uçsuz bucaksız bir çölün ortasında kalan Carter ailesi, buranın Amerikan hükümeti tarafından nükleer denemeler yapılan; yüksek radyasyon içeren, yasak bölge olduğunu çok sonraları anlayacaktır.
The Hills Have Eyes (2006)
Her Hollywood filminde olduğu gibi yine kahramanlarımız kendilerini ülke çapındaki %99'luk gsm kapsama alanının dışında bulurlar. Bunun üzerine kazanın ardından karavanları arızalanan kahramanlarımız, Big Bob'ın önerisi sonrasında damadı Doug ile zıt yönlere doğru olmak üzere onar km açılıp yardım bulmayı planlarlar. Big Bob karısını, 2 kızını ve Doug'un daha kundaktaki bebeğini, oğlu Boby'ye emanet eder ve Boby'ye her hangi bir aksilik durumunda kullanması için bir silah verir. Doug güneye, Big Bob ise kuzeye doğru yola çıkarak, bu ıssız çölde yardım bulmayı umarlar. 
Babası ve Doug'ın karavandan ayrılmasından kısa bir süre sonra; köpeklerinin huysuzlanması ile bir tepeye doğru kaçışmaları üzerine Boby onları geri getirmek için peşlerine düşer. Çok geçmeden köpeklerden sadece biri ile geri dönen Boby, diğer köpeklerine ne olduğu konusunda hiç bir fikri yoktur. Doug bir kaç mil ilerledikten sonra yolun krater benzeri devasa bir çukurla bittiğini görür. Dahası bu çukurun içerisinde azımsanmayacak büyüklükte bir araba mezarlığı vardır. Bu arabalar buraya kim tarafından getirilmiştir? Ayrıca yaşlı pompacı onları neden bu garabet yere yönlendirmiştir. Doug bu soruları düşüne dursun, bu sırada Big Bob ise giderken uğradıkları benzinliğe ulaşmıştır. Etrafı yoklayan Big Bob, yaşlı pompacıya rastlamaz.Tekin olmayan bu mekandan bir an önce uzaklaşıp ailesinin yanına karavana dönmek ister. 
Havanın iyice kararması ve henüz karavana Doug ve Big Bob'un dönmemeleri üzerine iyice telaşlanan Ethel ve kızlara bir kötü haber de Boby'den gelecektir. Boby kayıp köpeklerini hunharca katledilmiş bir şekilde tepelerin arasında bulmuştur. İşlerin yolunda gitmediği kesindir. Boby sorumluluk alarak annesini ve kardeşlerini karavanda kalmaları doğrultusunda ikaz eder ve eli tetikte başlarına gelebilecek bir aksiliğe karşı hazırlıklı olmaya çalışır. Bu sırada dışarıdan gelen ayak sesleri, karavanın içerisindeki gerilimi arttırmıştır. 
The Hills Have Eyes (2006)
Koskoca aileden sadece 3 kişi ve bir köpek kalmıştır.Yaşadıkları bu ağır travmanın ardından; Doug bebeğini kurtarmak adına yanına köpeği alarak yola çıkar. Boby ve Brenda ise artık beraber hareket ederek,kendilerini korumak zorundadırlar.Bu aşamadan sonra Doug'un tepenin altındaki bir madeni keşfetmesi ve o yoldan giderek terk edilmiş lanet bir kasabaya ulaşması ile film yeni bir boyut kazanacaktır. Doug bebeğini kurtarma yolunda mutantlarla ölesiye mücadeleye hazırdır. Boby ise kardeşini korumak için kendi canını feda etmeyi göze almıştır.


Serinin ikinci filmi için tıklayınız !
İyi; Gerilimin tavan yaptığı, türünün en iyi filmlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada yapımda roller homojen dağılmış, öyle ki bebek ve köpek bile etkin roldeler..
Kötü; Karmaşanın içerisine hapsolan bebek...
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : | Etiketler : | | | | |

Wrong Turn 4: Bloody Beginnings (2011)

Wrong Turn 4: Bloody Beginnings (2011)
Wrong Turn serisinin nasıl başladığını hiç merak ettiniz mi? Yani absürd mutantlar nasıl olmuştur da bir şekilde ormanda kolonize olmayı başarmıştır. Tepenin Gözleri serisinde olduğu gibi yoksa nükleer bir deneme mi bu olaya sebep olmuştur? İşte serinin bilinmeyen orjinine bu film ile ışık tutulmaya çalışılmış. Bizim mutantlar meğer eskiden normal insanlarmış. Daha doğrusu pek de normal sayılmazlar hani :D
Wrong Turn 4: Bloody Beginnings (2011) 
Bir grup genç snowmobiling yapmak üzere bir araya gelmiştir. Başlarda her şey normal olsa da eğlencenin doruklarında gezinmeye başlayan kahramanlarımız, malesef bu arada yollarını da kaybetmiştir. Havanın kararması ve fırtınanın bastırması ile sığınacak bir yerler aramaya başlayan gençler, en nihayetinde terkedilmiş eski bir sanatoryum binasına ulaşırlar. Mekana yerleşen kahramanlarımız çok geçmeden burasının geçmişte akıl hastalarıyla dolu, garabet bir yer olduğunu anlarlar. Dahası ellerine geçirdikleri bazı kasetler sayesinde geçmişte burada gerçekleşen  yasa dışı olaylar konusunda da fikir sahibi olurlar.
Wrong Turn 4: Bloody Beginnings (2011)
Devasa sanatoryum binasının içerisinde, ilkin yaşadıkları telaş ve alışma döneminin akabinde yeniden hız kesmeden eğlenmeye başlayan gençler, geceyi geçirecekleri odaları ayırmışlardır bile. Ancak bilmedikleri önemli bir detay vardır. Sanatoryumda mutantlar dolaşmaktadır. Üstelik pek de dost canlısı değildirler hani. Sabahı eden kahramanlarımız,arkadaşlarında birinin ortadan kaybolduğuna şahit olurlar. Zamanla neyle karşı karşıya olduklarını keşfedecek olan gençler, birer birer kıyıma uğrasalar da kurtulmak için önemli bir fırsata sahiptirler. Dışarıda devam eden yoğun tipiye rağmen, eğer buradan sağ salim çıkmak istiyorlarsa bazı fedakarlıkları da göz önüne almak zorundadırlar.
Serinin diğer filmleri;
Wrong Turn (2003)



İyi; Wrong Turn serisine ilişkin pek çok bilinmeyenin cevabını bulabileceğiniz bir yapım.
Kötü; İlk üç filmdeki klişe orman sahnelerinin olmaması ve filmin tarzının farklılaşması ilk göze çarpan dezavantajlar arasında.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;

Wrong Turn 3: Left for Dead (2009)

Wrong Turn 3: Left for Dead (2009)
Teen Slasher tarzının kült filmi olma yolunda ilerleyen "Korku Kapanı"serisinin bu yapımının, içerik olarak kendisini baya bir geliştirmiş olduğu hemen göze çarpıyor. Her daim görmeye alışık olduğumuz eğlenmeye ıssız bir yerlere gelen gençler ve başlarından geçen dehşet dolu saatlerin yanına bu kez bir de azılı mahkumlar eklenince, ormandaki mutantlı kovalamacalı curcuna daha da artmış. Dahası bir de sahibi olamayan çuvallar dolusu paranın da ortaya çıkması, her an güç dengelerinin değişebileceği anlamına geliyor...
 Wrong Turn 3: Left for Dead (2009)
 Alex ve üç arkadaşı manzara olarak gayet güzel, gözlerden uzak bir ormana kampa giderler. Kamp her zamanki Hollywood gençlik filmleri gibidir, anlarsınız işte söze gerek yok:D Çok geçmeden enerjik gençler bir anda daha ne olduğunu anlayamadan, Three Fingers adı ile ormana nam salmış bir mutantın saldırısına uğrarlar. Tabii ormanda bu kovalamacayla vs baya bir şenlenir. Three Fingers' ın saldırılarından sadece esas kızımız Alex kendisini kurtarabilmiştir. Ancak bu arada Alex, oraya koş buraya saklan derken, ormanın derinliklerinde kaybolmuştur ve halihazırda av pozisyonundadır. İşte tam bu sıralarda saklandığı yerden kendisine yaklaşan birilerinin olduğunu sezer ve hamle yapar. Boom !
Kasabanın azılı suçlularının tutulduğu hapishanede bir nakil hazırlığı gözlenmektedir. Nakledilecek olan mahkumlar, hapishanenin en eli kanlı birinci sınıf katil olarak bahsedebileceğimiz tehlikeli kişilerdir. Özellikle Chavez ve Floyd tam baş belalarıdır. Transfer sırasında Chavez ve Floyd'un yanı sıra, onlara göre sicilleri bir hayli silik kalan birkaç mahkum daha nakil taşıtında olacaktır. Müdür tarafından transfer işlemi sırasında,en ufak bir sorun çıkmaması talimatı ile gardiyan Nate göreve çağrılır. Nate güvenilir bir o kadar da başarılı bir isimdir. Ayrıca bu göreve layık görülmesinde, nakil güzergahı üzerindeki geniş ormanlık arazideki kasabada çocukluğunun geçmiş olması bir hayli etkilidir. Özellikle hapishane istihbaratına takılan transfer sırasında Chavez'in bir firar planı olduğu düşüncesi üzerine, bu önemli görevde mahkum kılığına giren bir polisle beraber Nate görev alacaktır. Polisin kimliğini ise Nate dışında o taşıtta olan kimse bilmeyecektir. Ekip göreve hazırdır ve yolculuk başlar.
Wrong Turn 3: Left for Dead (2009)
Nate, Chavez'in firar planları üzerine, yol haritası değiştirilen nakil aracında uzun bir süre herhangi bir aksilik yaşanmadan, Alex ve arkadaşlarının kamp yaptığı alana kadar ulaşılmıştır bile. Bu arada nakil taşıtına bir saldırı gerçekleşir ancak bu tahmin edilenin aksine Chavez'in planladığı bir saldırı değildir. Ağır bir kaza geçiren kahramanlarımız nakil otobüsünün kullanılamaz hale gelmesi ve telsizle yardım çağıramamaları üzerine, ormanı geçerek yeniden saatler önce ayrıldıkları şerifin ofisine dönmek amacıyla yola çıkarlar. Zifiri karanlığın arasında 2 gardiyan, 4-5 mahkum ve bir mahkum kılığındaki gizli polis Nate önderliğinde ilerlemeye başlarlar. (Ne ekip ama :D) Çok geçmeden karşılarına Alex çıkar. Artık ormanda mağdur kalan Alex de Nate'in isteği üzerine onlara katılacaktır...


İyi; 
Kurguya eklenen azılı mahkumlar ve paylaşılamayan yüklü para; ormandaki mutant rutinini biraz daha ilgi çekici hale getirmiş.
Kötü; Serinin diğer yapımlarına göre daha az mutantlı sahne yer alıyor. Final daha iyi olabilirmiş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;

Wrong Turn 2: Dead End (2007)

Wrong Turn 2: Dead End (2007)
Wrong Turn(2003)' ün aksine daha fazla aksiyon vaad eden bu yapımda, her ne kadar serinin ilk filminin tadını alamasak da bence hoş zaman geçirmenizi sağlayacak kalbur üstü bir alternatif olduğunu söyleyebilirim. Konu olarak ilk filmle ortak olan tek şey; yine medeniyetten uzakta yaşayan mutantlar ile günümüz popüler kültürüne sahip kahramanlarımızın karşılaşmaları ve tabii akabinde kültür alış-verişinde bulunarak :D  hayatta kalabilme uğraşıları...
 Emekli bir deniz komutanı olan Albay Dale, iddialı bir reality show yapımı ile televizyon programcılığı işine girmiştir. Survivor mantığı ile düzenlenecek olan bu yarışma sapa bir ormanda geçecektir. Kahramanlarımız her yeri kameralarla donatılmış ormanda çeşitli tuzaklardan korunmak ve açlık vs gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak gayesiyle hayatta kalabilmek için savaşacaklardır. Büyük ödül ise sona kalanın 100 bin dolar para ile mükafatlandırılacak olmasıdır. Yarışmacıların ormana teşrif etmesi ile çekimlere başlayacak olan programda bir katılımcının(Kimberly) bölgeye ulaşamadığı bilgisinin ardından, esasında programın yapımcısı olan Mara,kameraman erkek arkadaşının da baskılarıyla yarışmaya dahil edilir. 6 kişi hayatta kalmak ve büyük ödülü alabilmek amacıyla, ormandaki zor koşullara karşın ölesiye bir mücadeleye hazırdır.
 Wrong Turn 2: Dead End (2007)
 Bir canlı yayın aracı, ormana döşenen yüzlerce kamera ve 6 yarışmacının da sonunda bulunması ile şov başlar. Esasında tamamen kurmaca olan bu programda, Dale kahramanlarımızı yönlendirerek daha fazla reyting alma yolunda ufak oyunlar hazırlamıştır. Ormanın derinliklere doğru yol alan yarışmacılar çevreyi tanımaya çalışırlar. Bu sırada canlı yayın aracının içerisindeki takip monitörlerine devasa fizikli, suratı mutasyona uğramış ve görünüş itibari ile de yamyamlara benzeyen garabet bir adam takılır. Çok geçmeden kahramanlarımız ormanda yalnız olmadıklarını anlayacaklardır.
 Wrong Turn 2: Dead End (2007)
Mara ve Nina birbirlerine yol arkadaşı olmuştur. Etrafı turlarken,kendilerini daha önce Dale tarafından bahsedilen bir oyunun içerisinde bulurlar. Oyunu Mara’nın yoğun uğraşları ile kazanan ikilimiz, daha sevinçleri kursaklarındayken Mara’nın erkek arkadaşının diğer yarışmacılardan biriyle samimi görüntüsüne şahit olurlar. Bu aldatma olayının ardından sinirlenen Mara, görüntü ve sinyal kaydının olmadığı bir kör noktadan gizlice çıkarak,düzmece programın  içerisinde daha fazla yer almak istemez. Nina ise Mara’nın fikrini değiştirmesi için onu telkin eder ve ikna etmek için peşine takılır. Bu sırada karşılarına döküntü bir baraka çıkar. Mara içeri girip bir telefon bularak, arkadaşını arayıp kendisini buradan almasını planlamaktadır. Öyle ya da böyle bir şekilde kendilerini barakanın içinde bulan kahramanlarımız, gördükleri iğrenç manzara sonrasında dehşete kapılır. Burada mutant bir aile yaşamaktadır ve evde gördükleri korkunç manzaraya göre de yamyam oldukları aşikardır...
Serinin diğer filmleri;



İyi; Wrong Turn serisini şöhrete kavuşturan kan- revan orman sahnelerinin yer alması. Ekstra olarak bir de olaya reality show eklenmesi.
Kötü; Serinin ilk filmine göre biraz daha vasat. Bazı sahneler çok abartılı.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;

Wrong Turn (2003)

Tepenin Gözleri serisi ile beraber en iyi mutant yaratıklar ve hayatta kalma temalı gençlik filmlerinin başında gelen “Wrong Turn” serisi,izlerken kesinlikle sıkılmayacağınız korku ve gerilim öğelerinin yanı sıra bir hayli de eğleneceğiniz yapımlardan...
Chris önemli bir iş görüşmesine yetişmek amacıyla bütün parasını uçak biletine değil de tutkunu olduğu Mustang arabasına yatırmış,tıp eğitimi alan sorumluluk sahibi bir gençtir.Arabasıyla ilerleyen Chris,otoyolun tıkanması üzerine kestirmeden trafiği atlatmak için,ıssız bir taşra yoluna sapar.Burada görünüş itibari ile pek de tekin olmayan bir adamdan yol hakkında yardım alır ve onun gösterdiği harita üzerindeki tali yol hattından ilerlemeye devam eder.Toplantıya yetişebilmek için hız yapmaya başlayan kahramanımız ansızın önüne çıkan park halindeki bir jeepe çarpar.Neyse ki bu olaydan ciddi bir yara almayan Chris’in etrafını maceraperest bir genç grubu sarar(Jessie,Carly,Scott,Evan ve Francine) ve onlar tarafından neden bu kadar hızlı gittiği konusunda sorguya çekilir.Kısa süreli bir münakaşanın ardından gençler aralarındaki problemleri hallederler ve ortamın yatışması ile tanışma fırsatı bulurlar.Anlaşılana göre onlarda mağdurdur.Çünkü birisi yolun üzerine dikenli tel bırakarak kaza yapmasına neden olmuştur.
 
Gençler Evan ve Francine’yi arabaların yanında bırakıp,Chris’in de onlara katılmasıyla ormanın derinliklerinde yardım aramaya çıkarlar.Çok geçmeden etrafında araba enkazlarının bulunduğu,döküntü bir baraka bulurlar.Kapıyı çalan kahramanlarımız içerde birisinin olmadığını anlayıp,Chris’in fikri ile içeri girmeye karar verirler.Amaçları bir telefon bulmak ve yardım çağırmaktır.Barakaya giren kahramanlarımız burasının iğrenç bir yer olduğu konusunda hem fikirdir.Dahası evin her yerinde parçalanmış insan uzuvları vs vardır.Bu lanet kulübe dakikalar geçtikçe daha da berbat bir yer haline dönüşmektedir.Gençler tam bu garabet yerden uzaklaşacakken dışarıdan eve yaklaşan bir kamyonetin geldiğini görürler.Barakaya bakılınca burada nasıl birilerinin yaşadığı bilmecesinin cevabı kahramanlarımız dehşete düşürür.Hemen evin arka kapısından tüymeyi düşünürler.Ancak kapının kapalı olduğunu fark ederler.Bu sırada evin sahipleri ön kapıdan içeri girmeye başlamıştır bile.
 
Geride bıraktıkları arkadaşlarının mutantlar tarafından parçalanarak korkunç şekilde öldürülmelerine şahit olan kahramanlarımız paniklerler ancak bu lanet yerden çıkmak istiyorlarsa sessiz olmalıdırlar.Scott sorumluluk alır ve bu işin üstesinden gelebileceğini söyler.Ancak  bazı aksilikler sonrasında planları sekteye uğrayan gençler Chris de hayatını riske atar.Neyse ki sadece bacağından yaralanmıştır ve kızlarla beraber anahtarı üzerinde olan mutantların boşalttığı kamyonete ulaşmayı başarır.Tam işler yolunda gitmeye başlamışken Scott’ın gözleri önünde öldürüldüğünü gören gençler yeniden dehşete kapılırlar.Özellikle Scott’ın sevgilisi olan Carly;erkek arkadaşının katledilmesinin ardından bu lanet ormandan ve vahşi mutantlardan kurtuluş yolu olmadığını hissetmeye başlar.
 Kamyonetin arızalanmasının ardından yürüyerek ormandan kurtulmaya çalışan Jessie,Carly ve Chris,bir yangın kulesine rastlarlar.Olabildiğince ağaçlarla kaplı bu medeniyetin girmediği arazide kule sayesinde olası bir telsize ulaşabilecek olan kahramanlarımız,bu sayede yardım çağırabileceklerini umarlar.Kuleye tırmanan gençler tahmin ettikleri gibi bir telsiz bulurlar.Ancak çok eski olduğu her halinden belli olan bu telsizi çalıştıramazlar.Bu sırada gecenin karanlığı ormanı kelimenin tam anlamıyla bir zindana çevirmiştir.Karanlığı bozan tek şey ise ellerinde meşalelerle iz süren mutant ailedir...


Serinin Diğer Filmleri;
Wrong Turn 2: Dead End (2007)
Wrong Turn 3: Left for Dead (2009)
Wrong Turn 4: Bloody Beginnings (2011)

İyi;Türünün en iyi temsilcilerinden biri.Son ana kadar soluksuz seyir zevki sizleri bekliyor.Ayrıca orman sahnelerinin ve özellikle yangın gözlem kulesi bölümlerinin gayet başarılı olduğunu ekleyeyim.
Gereksiz;Klişe teen slasher yapımlardan pek farkı yok açıkçası.O nedenle fazla beklentiye kapılmadan izlemenizi öneriyorum.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;