Güncel İncelemeler;

La horde (2009)

La horde (2009)
Markudi çetesinin meslektaşlarını acımadan katletmesi üzerine intikam almaya yemin eden bir grup özel tim üyesi polis Ouessem önderliğinde organize olur. Gangsterlerin şehrin kuzeyinde gözlerden ırak bir lokasyonda olduğu istihbaratına erişen kahramanlarımız baskın için yola koyulurlar. Terk edilmiş çok katlı bir binada saklanan Markudiler ise mesken belledikleri dairede oldukça organize olmuş durumdadır. 
La horde (2009)
Binanın bekçisinden yardım alıp içeri sızan Ouessem ve arkadaşları üst katta olduğunu öğrendikleri Markudiler için operasyonu başlatıp gafil avlama niyetinde olsalar da işler pek de planladıkları gitmez. Markudilere esir düşen kahramanlarımız, eli kanlı katillerle dolu bir odada her an infaz edilme korkusu ile belki de son nefeslerini verecekleri anı beklemektedirler. Öte yandan dışarıdan gelen göz alıcı ışık kümeleri ve  şiddetli patlama sesleri bir şeylerin yolunda olmadığının habercisi gibidir. Çok geçmeden binada yankılanmaya başlayan silah sesleri ise tansiyonu daha da tetikler. Görünüşe göre hem eli kanlı Markudiler hem de intikam almak için tüm gemileri yakan ancak ne yazık ki yanlış yerde yanlış zamanda yakalanan polisler için gece henüz yeni başlamaktadır. Asıl tehdit kapıyı çalmak üzeredir.

İyi; Sürükleyici kurgusu ve aksiyon barındıran sahneleriyle izlemeye değer bir gerilim alternatifi. Mekan seçimleri ve atmosfer de başarılı. Zombi filmleri severlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Klişe tema ve tahmin edilebilir final başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Rammbock (2010)

Rammbock (2010)
Michael eski kız arkadaşını (Gabi) ziyaret etmek için Berlin'e döner.Eve gittiğinde Gabi'nin orda olmadığını fark eder.Tadilat yapan iki işçiden kız arkadaşının nerde olduğunu öğrenmeye çalışırken,ansızın olanlar olur.Dışarıda büyük bir gürültü kopmuş,insanlar delicesine şiddet eğilimi göstererek etrafa saldırmaktadır.
Rammbock (2010)
Harper isimli genç işçiyle beraber Gabi'nin evinde mahsur kalan Michael,çok geçmeden neler olup bittiğini anlar.Tv yayını bozulsa da radyodan aldıkları bilgiler sonrasında hızla yayılmakta olan bir virüsün insanları zombilere çevirerek saldırganlaştırdığını öğrenir.Öte yandan binanın avlusu onlarca vahşi zombiyle dolmuştur bile.Ne pahasına olursa olsun Gabi'ye ulaşmak isteyen kahramanımız, Harper ve kendisi gibi hayatta kalmayı başarmış birkaç apartman sakiniyle birlikte hareket etmeye karar verir.Salgın vücut sıvılarıyla yayılmaktadır ve dönüşmeden önce kullanılabilecek sakinleştirici maddeler şiddet eğilimi azaltmaktadır.Bunun üzerine madde bağımlısı komşularından birinin evine girerek sakinleştirici madde stoklamak isteyen kahramanlarımız kendilerini tehlikeli bir köşe kapmaca oyununun içerisinde bulurlar.Olay tahmin ettiklerinden çok daha vahimdir.Tüm şehir virüs sonrası istila halindedir ve görünürde bir kurtarma ekibi de yoktur hani...En nihayetinde kazara Gabi ile karşılaşan Michael,kapana kısıldıkları apartmandan kurtuluş için  plan yapmaya başlar.Hayatta kalabilmek için acele etmelidirler...
İyi;Enteresan bir atmosfere sahip,sürükleyici bir salgın-virüs temalı yapım.Oyunculuk ve mekan seçimleri başarılı.Genel olarak daha realistik bir zombi filmi olarak düşünülebilir.
Kötü;Süre olarak çok kısa.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere yedi genç kayak yapmak üzere eski bir barakaya gitmiş ve orada buldukları gizemli kutuyu açarak Albay Herzog liderliğinde bir grup zombi nazinin peşlerine düşmesine sebep olmuşlardı.Altınları yeniden nazilere teslim ederek canlarını kurtarmak isteseler de kan revan içerisinde oradan oraya savrulan gençlerden sadece Martin kurtulmayı başarmıştı.
Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
Zombi nazilerden kaçarken kolunu kaybeden kahramanımız sonunun yaklaştığını ve öleceğini düşünmeye başlamışken kasabada bir hastanede gözlerini açarak bir nevi kabustan uyanır.Dahası doktorlar kopan kolunu da dikmiştir (!) Kendine gelir gelmez polisler tarafından sorguya alınan Martin,diğer altı arkadaşını vahşi şekilde öldürmek suçuyla itham edilmektedir.Arkadaşlarının nazi zombiler tarafından katledildiğini söylese de alay edilen,gülünç bulunan kahramanımız implant edilen kolun da zombilerin lideri Herzog'a ait olduğunu ve bir an evvel bir şeyler yapmazlarsa nazi zombilerin geri dönüp kasabadaki herkesi katledeceğini ısrarla,defalarca anlatır.Bu arada Herzog'un kolu sayesinde bazı insan üstü güçler kazanan ve dalgacı polislerin elinden kaçmayı başaran Martin,kendisiyle temas kuran ve profesyonel zombi avcıları olarak yardım edeceklerini söyleyen bir grup amerikalı maceraperesti (Glen-Monica-Blake) kasabaya davet eder.Müzeye giderek Herzog'un kim olduğunu ve tam olarak ne istediğini anlamaya çalışan Martin,Daniel'i de yanına alarak nazi zombileri durdurmaya çalışır.Çok geçmeden Amerikalı zombi avcıları da onlara yetişir.Tüm kasabanın belki de dünyanın kaderi Martin ve arkadaşlarının elindedir.Nazi zombiler önlerine çeken her şeyi yakıp yıkarken Glen'in aklına dahiyane bir fikir gelir.Almanları yavaşlatmak için ebedi düşmanları ruslardan destek almayı düşünmektedir.Topyekun savaş kapıdadır...
İyi;Eğlenceli kurgusu ve sürükleyici temposuyla ilk yapımın üzerine çıkmayı başarmış göz atılması gereken bir korku-komedi yapımı.Oyunculuk,mekan seçimleri ve espri anlayışı olarak tatmin edici buldum.Serinin ilk filmi Død snø (2009)'a göre mizah olarak da daha fazla şey vaat ettiğini söyleyebilirim.
Kötü;Komedi yönü daha ağır basan bir yapım olmuş.Korku-gerilin öğelerinin eksik ve geri planda kalması başlıca eksileri.En azından gizem seviyesi daha yüksekte tutulabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ağustos 2014 | Etiketler : | | | |

World War Z (2013)

World War Z (2013)
Gerry Lane ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmek için Birleşmiş Milletler'deki görevinden istifa etmiş veteran bir arabulucudur.Hayatını ailesine adayan kahramanımız her şeyden vazgeçip huzuru seçmiştir.Ancak ne yazık ki mutlu mesut yaşadıkları Philadelphia'da güneşli bir günde ansızın patlak veren virüs salgını,sağlıklı insanları çok kısa bir süre içerisinde saldırgan zombilere dönüştürmeye başlamıştır.Dahası tüm dünyada benzer şekilde büyük bir istila gerçekleşmektedir.İnsanoğlu tarih boyunca hiç olmadığı kadar büyük bir tehditle yüzleşmek zorundadır...
World War Z (2013)
Hazırlıksız yakalanılan durum sonrasında çaresiz kalan ordu,sağ salim bulabildikleri insanları toplayarak güvenli yerlere tahliye edebilmekle uğraşmaktadır.Saatler içerisinde onlarca şehir kaybedilmiş olup sığınabilecek yer sayısı giderek azalmaktadır.Zombiler heryerdedir...Öte yandan Gerry'nin Birleşmiş Milletler'den mesai arkadaşı olan ve ona her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını söyleyen Thierry,yardım etmesi karşılığında ailesinin güvenli bir yere nakledileceğinin garantisini verir.Eşi ve iki küçük kızının hayatı için gözünü kırpmadan göreve dahil olan kahramanımız virüsün kaynağını bulabilmek amacıyla kendisi ve viroloji uzmanı bir doktora destek sağlayacak ufak bir askeri timle beraber yola koyulur.Salgınla ilgili ilk belirtiler ve "zombi" kelimesi resmi raporlarda ilk kez G.Kore'de bulunan bir üste kullanılması sebebiyle araştırmalar oraya odaklanır.İpuçlarını bir araya getirerek İsrail ve sonrasında Galler'e kadar uzanan takip,Gerry Lane'in ailesi için neler yapabileceğinin sınanmasına ve büyük bir hayatta kalma macerasına dönüşecektir.İnsanlığın savaşı henüz yeni başlamıştır...
İyi;Dev bütçeli,farklı coğrafyalarda geçen sürükleyici aksiyon dolu bir kıyamet sonrası yapımı.Oyunculuk ve senaryo gayet iyi.2013 yılının en iddialı salgın-virüs temalı  gerilim filmi olduğuna şüphe yok.Hafızalarda uzun süre yer edinebilecek gösterişli sahnelere sahip.Tipik zombi filmlerinden temel farklılıkları bulunan bu sebeple olası klişe eleştirilerinden de sıyrılabilecek ezber bozan bir kurguda.Her şeyden önce zombiler çok hızlı,saldırı sırasında da hiç olmadıkları kadar seçiciler...
Kötü;Biraz daha mistik bir hava katılabilse daha başarılı olabilirdi kanaatindeyim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Ekim 2013 | Etiketler : | | | |

Død snø (aka Dead Snow) (2009)

Død snø (aka Dead Snow) (2009)
Yedi tıp öğrencisi Paskalya tatilinde kayak yapmak için gözlerden uzakta,büyük bir dağın eteğinde bulunan döküntü bir barakaya giderler.Tam gaz eğlenceye başlayan kahramanlarımız akşam saatlerinde kapılarında beliren yaşlı bir adamın anlattıkları sonrasında epey irkilirler.Zira 2.Dünya Savaşı sırasında bulundukları kulübe ve çevresi Almanlar tarafından işgal edilmiş olup,epey stratejik bir plana hizmet etmiştir.Albay Herzog komutasındaki Alman askerleri bu bölgede konuşlanıp,İngiliz-Rus ittifakını engellemeye çalışmıştır.Acı ve şiddet dolu üç yılın ardından kasaba ahalisinin ayaklanması ile tüm Alman askerleri öldürülmüş sadece Albay Herzog ve bir grup asker dağlara sığınarak kurtulabilmiştir.O günden sonra kaçak Alman askerlerinin izine rastlanamamıştır.Ancak kötülüğün bir yerlerde açığa çıkmaya hazırda beklediği dilden dile konuşulmaktadır.
Yaşlı adamın anlattıkları hayal ürünü saçma sapan hikayeler olarak gören gençler,yeniden bildiklerini okumaya başlarlar.Çevrede kendilerinden başka kimsenin olmadığına ikna olduklarında ise eğlence tam gaz devam eder.Öte yandan ertesi sabah uyandıklarında evin sahibi Sara'nın ortalarda olmaması gerilimi tetikleyecektir.İçlerinden biri kar motorunu alarak onu aramaya dağın zirvesine çıkmışken,diğerleri ise kulübede bir kutu dolusu altın bulurlar.Yaşlı adamın hikayesinde değindiği Nazilerin zorbalıkla topladıkları altınlar bunlar olabilir mi?Bu aşamadan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...


İyi;Klişelerle dolu tipik bir zombi filmi olmasına rağmen,teen slasher tarzından da yoğun olarak yararlanan yönetmen iyi iş çıkarmış diyebiliriz.Komedi-korku dengesinin tam kararında olduğunu da eklemek lazım.Soundtrackler de başarılı.
Kötü;Yaratıcı olacağız derken fazlaca mantık hatası yapılmış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Mart 2013 | Etiketler : | | | |

Zombieland (2009)

 
Ansızın gerçekleşen zombi istilası sonrasında hayatta kalmayı başaran Columbus,başarısını her daim sadık olduğu prensiplerine borçludur.(kondisyon,çift vuruş,tuvaletlere dikkat,kemerini sıkı bağla) Çevresinde nefes alan son insanın kendisi olduğu hissine kapılan kahramanımız,Ohio'da oturan halen yaşadığını umduğu ailesi ulaşmak niyetindedir...
Yola koyulan Columbus,çok geçmeden Tallahassee isimli sert bir adamla tanışır.Tallahassee yaşam gayesi olmayan,hoş sohbet kendisine tuhaf şeyleri dert edinen agresif mizaca sahip orta yaşlarda bir adamdır.Ohio'ya kadar Tallahassee ile beraber gitmek için anlaşan Columbus bu sayede yalnızlık duygusundan da kurtulmuş olur.Hız kesmeden araba yolculuklarına devam eden ikilimiz,yol üzerinde bir istasyonda iki kız kardeşle tanışırlar.Dahası kız kardeşlerin alicengiz oyunu sonrasında ellerinde ne varsa yitiren ve zombilere karşı savunmasız kalan kahramanlarımız her şeye sıfırdan başlamak zorundadır.Lakin bir süre sonra kız kardeşlerle yarım kalan işlerini tamamlayacak fırsatı bulacaklardır.
Kız kardeşler eyaletin biraz dışındaki luna parka gitmeye çalışmaktadır.Zira luna parkta askeri bir koruma kalkanı olduğu duyumunu almışlardır.Zombilerden kurtulmak ve yeniden medeni yaşama dönmek için bunun son şansları olduğunu düşünen ikilimiz,yol üzerinde bazı aksiliklerle karşılacaktır.Belki de Columbus ve Tallahassee'nin ahı tutmuştur.En nihayetinde birlik olarak zombi ülkesinden kaçmak için işbirliğine giden kahramanlarımızı keyifli bir yolculuk beklemektedir...

İyi;Korku-komedi tarzı yapımlar içerisinde iddialı olduğu söylenebilir.Oyunculuk,hikaye ve atmosfer yönünden başarılı.Her ne kadar Shaun of the Dead (2004) kadar övgüyle söz edilebilecek bir zombi-komedi filmi olmasa da yine de zombi severler tarafından izlenilebilecek ideal alternatiflerden biri...
Kötü;Biraz daha fazla korku-gerilim ağırlıklı sahne görebilsek sanki daha hoş olabilirdi.Sonuçta bu bir zombi filmi.Haa bu arada Amber Heard'ün rolü biraz daha uzun olsa iyiymiş :D
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 20 Temmuz 2012 | Etiketler : | | | |

The Christmas Tale (Cuento de navidad) (2005)

The Christmas Tale (Cuento de navidad)
Yıl 1985,walkmanlerin en popüler olduğu dönemlerde Koldo, Peti, Tito, Eugenio ve Moni isimli beş yakın arkadaş sabah akşam izlemeye doyamadıkları "Zombie Invasion" filmini bilmem kaçıncı kez tekrar izledikten sonra bisikletleriyle ormana doğru yola çıkarlar.Bu sırada Moni ağaçların arasındaki bir kuyuya düşmüş,üzerinde noel baba kıyafeti olan bir kadın görür.Hemen arkadaşlarına haber veren Moni,tek başlarına kuyudan çıkaramayacaklarını düşündükleri kadına yardım edebilmek için polis merkezine gitmeye karar verirler.
Zor durumda olduğunu düşündükleri kadın için yardım istemeye niyetlenen kahramanlarımız,gazetede noel baba kıyafetli kadının resimlerini görürler.Rebeca Expósito oldukça tehlikeli bir hırsızdır ve yanında iki milyon peso ile yakın zamanda firar etmiştir.İşin içine paranın girmesi ile Rebeca'yı polise teslim etmek yerine kuyunun ağzını ağaçlarla kapatıp,onu aç bırakarak ölmesini tercih eden kahramanlarımız böylece parayı da aralarından bölüşebilecektir.Ancak hesaba katmadıkları şey Peti ve Eugenio'nın kendilerinden habersiz tıpkı Zombie Invasion filminde gördükleri gibi Rebecca'yı zombiye dönüştürecek voodoo ayini düzenlemeleridir.
Günün birinde yeniden Rebeca'nın öldüğünü umarak parayı almak için ormanın yolunu tutan kahramanlarımız,kuyunun boş olduğunu göreceklerdir.Panikleyerek birbirlerini suçlamaya başladıkları anda ise Rebeca'nın zombi benzeri şekilde elinde bir balta ile karşılarında belirdiğini fark edeceklerdir.Hemen koşarak uzaklaşmaya çalışan gençler hep birlikte bir lunaparka sığınacaklardır.Ancak zombi halen peşlerindedir ve onu yok etmek istiyorlarsa aynen filmde izledikleri gibi yaşayan ölüyü gözünden yaralayarak siyah sıvının akmasını beklemelidirler.


İyi;Özellikle 80lerde çocukluğunu yaşayanlar için tam bir nostalji.Çocuk gözüyle iyi-kötü ayrımının sorgulandığı sürükleyici bir film.6 Films to Keep You Awake serisinin başarılı yapımlarından biri.Bu filmi severler için Stephen King uyarlaması olan Stand By Me (1986) da izlemelerini tavsiye ederim.
Kötü;Son çeyrek daha farklı olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Shaun of the Dead (2004)

 
Shaun,David ve Ed aynı evde yaşamaktadırlar.Daha doğrusu evin her türlü giderini David ve Shaun karşılamakta,Ed ise onlara ayak bağı olmaktadır.Ed;biraz eksik akıl,gününün tamamını barlarda ya da evde playstation oynayarak geçiren eğlenceli bir o kadar da boş birisidir.Her ne kadar Shaun,Ed'den vazgeçemese de David onunla aynı evde kalmaktan bıkmıştır.Liz,Shaun'ın gel-gitler yaşayan sevgilisidir.İlişkilerini bir türlü ilerki adıma taşıyamayan Liz,en sonunda Shaun'ı arkadaşlarından ve Winchester denilen,sürekli takıldıkları bardan uzak tutamayacağını anlar.Arka fonda Ghost Town melodisi çalarken,o meşhur Winchester da cesaretini toplayarak Shaun'a ayrılmak istediğini söyler...
Shaun'ın hayatındaki tek sorun Liz ile aralarındaki soğukluk değildir.Aynı zamanda kahramanımız annesi ile de problemler yaşamaktadır.Shaun Liz'in bu beklenmedik çıkışı üzerine hayatına çeki düzen vermeye ve onun kalbini yeniden kazanmaya karar verir.Liz'i hoş,nezih bir mekanda yemeğe götürmeyi ve böylece aradaki buzları eritmeyi planlar.Ancak son anda annesinin planları bozması ile randevusuna güç bela yetişebilen Shaun,kaliteli bir mekana yaptırmayı planladığı rezervasyon için de artık çok geç kalmıştır.Anlaşılan kahramanlarımıza yine Winchester yolu görünecektir.
Shaun Liz'i arayarak rezervasyonda bir aksilik yaşadığını ve onunla Winchester gelmek isteyip istemediğini sorduğu anda telefon yüzüne kapanır.Kahramanımız ellerinde çiçekler Liz'in kapısına dayanır ancak ne fayda.Yaşadığı bu üzücü olayın yasını tutmak için Winchester'a gelen Shaun,teselliyi Ed'in omuzlarında bulacaktır.Her ne kadar başlarda hayatındaki temel problemin Ed olduğunu söyleyip ona yüklense de,ev arkadaşı onun gönlünü almayı bilecektir.Biralarını içen kahramanlarımız evlerine doğru yola çıkarlar.Yolda garip davranışlar sergileyen,muhtemelen sarhoş olabileceğini düşündükleri tuhaf giyimli bir adamla karşılaşırlar.Eve ulaştıklarında ise kendilerini elektro müziğin ritmine kaptıran iklimiz,sabah işi gitmek için erken kalkması gereken David'in sert tepkisiyle karşılaşır.Arlarındaki problemi halleden ve akabinde sızan gençler sabah uyandıklarında hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını göreceklerdir.
Shaun dünkü sarhoşluğun ardından halen tam olarak ayılamamıştır.Markete atıştıracak bir şeyler almaya giderken,etrafta aynen dün gece gördükleri gibi pek çok tuhaf hareketler sergileyen insanların farkına varmaz.Bu insanlara ne olmuştur?(zombi?)Eve dönüş yolunda ise başlarda hasta sandığı bir zombi kızın saldırısına uğrar.Ed'in de yardımıyla bu zombiyi haklayan Shaun,çok geçmeden kasabalıların tamamının zombilere dönüştüğünü fark eder.Hemen bir plan yapar ve annesi ile Liz'i;tabii onlar da bu lanet zombilere dönüşmemişlerse,kurtarmak için yakın dostu Ed ile beraber yola koyulur.
Annesi ve Liz'i zombilerin saldırısına uğramadan kurtaran Shaun,bu uğurda çıktıkları yolda bir grup yine kendileri gibi zombilerden kaçan elemana rastlar.Artık azımsanmayacak bir güç haline gelmişlerdir.Zombi avı bütün eğlencesiyle başlasa da sonraları dışarıda daha fazla dayanamayacaklarını anlayan kahramanlarımız,Ed'in dahiyane önerisi üzerine Winchester'a sığınmayı planlarlar.Ancak büyük bir sorunları vardır;Winchester barının bulunduğu yol zombilerce çevrelenmiştir.Neyse ki kahramanlarımız zekice bu zorluğu da atlatmayı başaracaktır...



İyi;Mizahselin ağır bastığı en iyi zombi filmlerinden biri.Oyunculuk ve yaratılan atmosfer çok başarılı.

Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 25 Şubat 2012 | Etiketler : | | | | | |