Güncel İncelemeler;

Zombieland: Double Tap (2019)

Zombieland: Double Tap (2019)
Columbus, Tallahassee, Wichita ve Little Rock ilk filmdeki maceranın ardından sayıları ve yetenekleri giderek artan zombilerden sakınabilecekleri, korunaklı bir ev arayışındadırlar. Bu kez hedefi yüksek tutan kahramanlarımız, beyaz sarayı gözlerine kestirirler...
Zombieland: Double Tap (2019)
Beyaz saraya yerleştikten sonra nispeten rutine binen, heyecandan uzak bir yaşam süren kahramanlarımız, uzun süre sonra ilk kez kendilerini normal hissetmeye başlarlar. Ancak fazlaca sıkıcı gelmeye başlayan ortam, giderek izole edildiğini düşünen Little Rock' un tanıştığı bir gençle eve terk etmesine sebep olur. Üstelik sadece uyduruk bir not bırakıp, arkasına bile bakmadan çekip gitmiştir. Zombilerle dolu bir evrende kız kardeşinin, pasifist bir hippi ile ortadan kaybolmasına mani olmadığı için kendisini suçlayan Wichita, kankalarının da koşulsuz desteği ile yeniden yollara düşmeyi planlar. Ancak bu sefer durum farklıdır, zira zombiler de geçen sürede evrimleşmiş; hız kazanıp, daha çevik bir forma dönüşmüştür. Yol boyunca karşılarına çıkan türlü macerayı sağ salim atlatıp, zombi sürülerinden bir şekilde uzak durmayı başarsalar da Little Rock' un güvende olup olmadığına şüpheyle bakan kahramanlarımız, ipuçlarını izleyerek takibi sürdürürler. Öte yandan çat kapı ortaya çıkan bazı enteresan simalar da Columbus ve arkadaşlarına eşlik eder. Uzun süren yolculuğun ardından en nihayetinde Little Rock' ın izini bulmayı başaran kahramanlarımız kendilerini, Babylon olarak tanımlayan bir komünitenin içinde bulur. Görünüşte her şey iyi ve hoş olsa da çok geçmeden başlarının belada olduğunu ortaya çıkar...


İyi; Serinin ilk filmi olan ve yayımlandığı dönem epey ses getiren Zombieland (2009)' dan tam 10 yıl sonra vizyona giren devam filmi, yine benzer atmosfere ve kurgu dinamiklerine sahip, başarılı bir korku- komedi alternatifi. 
Kötü; Yeni bir hikaye olmadığından ilk filmin kopyasıymış hissiyatı veriyor. Yardımcı karakterlerin gelişimi ve katkısı zayıf kalmış.Yer yer sıkıcı sahneler de sahip.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 25 Aralık 2019 | Etiketler : | | | | |

La horde (2009)

La horde (2009)
Markudi çetesinin meslektaşlarını acımadan katletmesi üzerine intikam almaya yemin eden bir grup özel tim üyesi polis Ouessem önderliğinde organize olur. Gangsterlerin şehrin kuzeyinde gözlerden ırak bir lokasyonda olduğu istihbaratına erişen kahramanlarımız baskın için yola koyulurlar. Terk edilmiş çok katlı bir binada saklanan Markudiler ise mesken belledikleri dairede oldukça organize olmuş durumdadır. 
La horde (2009)
Binanın bekçisinden yardım alıp içeri sızan Ouessem ve arkadaşları üst katta olduğunu öğrendikleri Markudiler için operasyonu başlatıp gafil avlama niyetinde olsalar da işler pek de planladıkları gitmez. Markudilere esir düşen kahramanlarımız, eli kanlı katillerle dolu bir odada her an infaz edilme korkusu ile belki de son nefeslerini verecekleri anı beklemektedirler. Öte yandan dışarıdan gelen göz alıcı ışık kümeleri ve  şiddetli patlama sesleri bir şeylerin yolunda olmadığının habercisi gibidir. Çok geçmeden binada yankılanmaya başlayan silah sesleri ise tansiyonu daha da tetikler. Görünüşe göre hem eli kanlı Markudiler hem de intikam almak için tüm gemileri yakan ancak ne yazık ki yanlış yerde yanlış zamanda yakalanan polisler için gece henüz yeni başlamaktadır. Asıl tehdit kapıyı çalmak üzeredir.

İyi; Sürükleyici kurgusu ve aksiyon barındıran sahneleriyle izlemeye değer bir gerilim alternatifi. Mekan seçimleri ve atmosfer de başarılı. Zombi filmleri severlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Klişe tema ve tahmin edilebilir final başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Rammbock (2010)

Rammbock (2010)
Michael eski kız arkadaşını (Gabi) ziyaret etmek için Berlin'e döner.Eve gittiğinde Gabi'nin orda olmadığını fark eder.Tadilat yapan iki işçiden kız arkadaşının nerde olduğunu öğrenmeye çalışırken,ansızın olanlar olur.Dışarıda büyük bir gürültü kopmuş,insanlar delicesine şiddet eğilimi göstererek etrafa saldırmaktadır.
Rammbock (2010)
Harper isimli genç işçiyle beraber Gabi'nin evinde mahsur kalan Michael,çok geçmeden neler olup bittiğini anlar.Tv yayını bozulsa da radyodan aldıkları bilgiler sonrasında hızla yayılmakta olan bir virüsün insanları zombilere çevirerek saldırganlaştırdığını öğrenir.Öte yandan binanın avlusu onlarca vahşi zombiyle dolmuştur bile.Ne pahasına olursa olsun Gabi'ye ulaşmak isteyen kahramanımız, Harper ve kendisi gibi hayatta kalmayı başarmış birkaç apartman sakiniyle birlikte hareket etmeye karar verir.Salgın vücut sıvılarıyla yayılmaktadır ve dönüşmeden önce kullanılabilecek sakinleştirici maddeler şiddet eğilimi azaltmaktadır.Bunun üzerine madde bağımlısı komşularından birinin evine girerek sakinleştirici madde stoklamak isteyen kahramanlarımız kendilerini tehlikeli bir köşe kapmaca oyununun içerisinde bulurlar.Olay tahmin ettiklerinden çok daha vahimdir.Tüm şehir virüs sonrası istila halindedir ve görünürde bir kurtarma ekibi de yoktur hani...En nihayetinde kazara Gabi ile karşılaşan Michael,kapana kısıldıkları apartmandan kurtuluş için  plan yapmaya başlar.Hayatta kalabilmek için acele etmelidirler...
İyi;Enteresan bir atmosfere sahip,sürükleyici bir salgın-virüs temalı yapım.Oyunculuk ve mekan seçimleri başarılı.Genel olarak daha realistik bir zombi filmi olarak düşünülebilir.
Kötü;Süre olarak çok kısa.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere yedi genç kayak yapmak üzere eski bir barakaya gitmiş ve orada buldukları gizemli kutuyu açarak Albay Herzog liderliğinde bir grup zombi nazinin peşlerine düşmesine sebep olmuşlardı.Altınları yeniden nazilere teslim ederek canlarını kurtarmak isteseler de kan revan içerisinde oradan oraya savrulan gençlerden sadece Martin kurtulmayı başarmıştı.
Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
Zombi nazilerden kaçarken kolunu kaybeden kahramanımız sonunun yaklaştığını ve öleceğini düşünmeye başlamışken kasabada bir hastanede gözlerini açarak bir nevi kabustan uyanır.Dahası doktorlar kopan kolunu da dikmiştir (!) Kendine gelir gelmez polisler tarafından sorguya alınan Martin,diğer altı arkadaşını vahşi şekilde öldürmek suçuyla itham edilmektedir.Arkadaşlarının nazi zombiler tarafından katledildiğini söylese de alay edilen,gülünç bulunan kahramanımız implant edilen kolun da zombilerin lideri Herzog'a ait olduğunu ve bir an evvel bir şeyler yapmazlarsa nazi zombilerin geri dönüp kasabadaki herkesi katledeceğini ısrarla,defalarca anlatır.Bu arada Herzog'un kolu sayesinde bazı insan üstü güçler kazanan ve dalgacı polislerin elinden kaçmayı başaran Martin,kendisiyle temas kuran ve profesyonel zombi avcıları olarak yardım edeceklerini söyleyen bir grup amerikalı maceraperesti (Glen-Monica-Blake) kasabaya davet eder.Müzeye giderek Herzog'un kim olduğunu ve tam olarak ne istediğini anlamaya çalışan Martin,Daniel'i de yanına alarak nazi zombileri durdurmaya çalışır.Çok geçmeden Amerikalı zombi avcıları da onlara yetişir.Tüm kasabanın belki de dünyanın kaderi Martin ve arkadaşlarının elindedir.Nazi zombiler önlerine çeken her şeyi yakıp yıkarken Glen'in aklına dahiyane bir fikir gelir.Almanları yavaşlatmak için ebedi düşmanları ruslardan destek almayı düşünmektedir.Topyekun savaş kapıdadır...
İyi;Eğlenceli kurgusu ve sürükleyici temposuyla ilk yapımın üzerine çıkmayı başarmış göz atılması gereken bir korku-komedi yapımı.Oyunculuk,mekan seçimleri ve espri anlayışı olarak tatmin edici buldum.Serinin ilk filmi Død snø (2009)'a göre mizah olarak da daha fazla şey vaat ettiğini söyleyebilirim.
Kötü;Komedi yönü daha ağır basan bir yapım olmuş.Korku-gerilin öğelerinin eksik ve geri planda kalması başlıca eksileri.En azından gizem seviyesi daha yüksekte tutulabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ağustos 2014 | Etiketler : | | | |

World War Z (2013)

World War Z (2013)
Gerry Lane ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmek için Birleşmiş Milletler'deki görevinden istifa etmiş veteran bir arabulucudur.Hayatını ailesine adayan kahramanımız her şeyden vazgeçip huzuru seçmiştir.Ancak ne yazık ki mutlu mesut yaşadıkları Philadelphia'da güneşli bir günde ansızın patlak veren virüs salgını,sağlıklı insanları çok kısa bir süre içerisinde saldırgan zombilere dönüştürmeye başlamıştır.Dahası tüm dünyada benzer şekilde büyük bir istila gerçekleşmektedir.İnsanoğlu tarih boyunca hiç olmadığı kadar büyük bir tehditle yüzleşmek zorundadır...
World War Z (2013)
Hazırlıksız yakalanılan durum sonrasında çaresiz kalan ordu,sağ salim bulabildikleri insanları toplayarak güvenli yerlere tahliye edebilmekle uğraşmaktadır.Saatler içerisinde onlarca şehir kaybedilmiş olup sığınabilecek yer sayısı giderek azalmaktadır.Zombiler heryerdedir...Öte yandan Gerry'nin Birleşmiş Milletler'den mesai arkadaşı olan ve ona her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını söyleyen Thierry,yardım etmesi karşılığında ailesinin güvenli bir yere nakledileceğinin garantisini verir.Eşi ve iki küçük kızının hayatı için gözünü kırpmadan göreve dahil olan kahramanımız virüsün kaynağını bulabilmek amacıyla kendisi ve viroloji uzmanı bir doktora destek sağlayacak ufak bir askeri timle beraber yola koyulur.Salgınla ilgili ilk belirtiler ve "zombi" kelimesi resmi raporlarda ilk kez G.Kore'de bulunan bir üste kullanılması sebebiyle araştırmalar oraya odaklanır.İpuçlarını bir araya getirerek İsrail ve sonrasında Galler'e kadar uzanan takip,Gerry Lane'in ailesi için neler yapabileceğinin sınanmasına ve büyük bir hayatta kalma macerasına dönüşecektir.İnsanlığın savaşı henüz yeni başlamıştır...
İyi;Dev bütçeli,farklı coğrafyalarda geçen sürükleyici aksiyon dolu bir kıyamet sonrası yapımı.Oyunculuk ve senaryo gayet iyi.2013 yılının en iddialı salgın-virüs temalı  gerilim filmi olduğuna şüphe yok.Hafızalarda uzun süre yer edinebilecek gösterişli sahnelere sahip.Tipik zombi filmlerinden temel farklılıkları bulunan bu sebeple olası klişe eleştirilerinden de sıyrılabilecek ezber bozan bir kurguda.Her şeyden önce zombiler çok hızlı,saldırı sırasında da hiç olmadıkları kadar seçiciler...
Kötü;Biraz daha mistik bir hava katılabilse daha başarılı olabilirdi kanaatindeyim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Ekim 2013 | Etiketler : | | | |

Død snø (aka Dead Snow) (2009)

Død snø (aka Dead Snow) (2009)
Yedi tıp öğrencisi Paskalya tatilinde kayak yapmak için gözlerden uzakta,büyük bir dağın eteğinde bulunan döküntü bir barakaya giderler.Tam gaz eğlenceye başlayan kahramanlarımız akşam saatlerinde kapılarında beliren yaşlı bir adamın anlattıkları sonrasında epey irkilirler.Zira 2.Dünya Savaşı sırasında bulundukları kulübe ve çevresi Almanlar tarafından işgal edilmiş olup,epey stratejik bir plana hizmet etmiştir.Albay Herzog komutasındaki Alman askerleri bu bölgede konuşlanıp,İngiliz-Rus ittifakını engellemeye çalışmıştır.Acı ve şiddet dolu üç yılın ardından kasaba ahalisinin ayaklanması ile tüm Alman askerleri öldürülmüş sadece Albay Herzog ve bir grup asker dağlara sığınarak kurtulabilmiştir.O günden sonra kaçak Alman askerlerinin izine rastlanamamıştır.Ancak kötülüğün bir yerlerde açığa çıkmaya hazırda beklediği dilden dile konuşulmaktadır.
Yaşlı adamın anlattıkları hayal ürünü saçma sapan hikayeler olarak gören gençler,yeniden bildiklerini okumaya başlarlar.Çevrede kendilerinden başka kimsenin olmadığına ikna olduklarında ise eğlence tam gaz devam eder.Öte yandan ertesi sabah uyandıklarında evin sahibi Sara'nın ortalarda olmaması gerilimi tetikleyecektir.İçlerinden biri kar motorunu alarak onu aramaya dağın zirvesine çıkmışken,diğerleri ise kulübede bir kutu dolusu altın bulurlar.Yaşlı adamın hikayesinde değindiği Nazilerin zorbalıkla topladıkları altınlar bunlar olabilir mi?Bu aşamadan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...


İyi;Klişelerle dolu tipik bir zombi filmi olmasına rağmen,teen slasher tarzından da yoğun olarak yararlanan yönetmen iyi iş çıkarmış diyebiliriz.Komedi-korku dengesinin tam kararında olduğunu da eklemek lazım.Soundtrackler de başarılı.
Kötü;Yaratıcı olacağız derken fazlaca mantık hatası yapılmış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Mart 2013 | Etiketler : | | | |

Zombieland (2009)

 
Ansızın gerçekleşen zombi istilası sonrasında hayatta kalmayı başaran Columbus, başarısını her daim sadık olduğu prensiplerine borçludur. (kondisyon,çift vuruş,tuvaletlere dikkat,kemerini sıkı bağla) Çevresinde nefes alan son insanın kendisi olduğu hissine kapılan kahramanımız, Ohio'da oturan halen yaşadığını umduğu ailesi ulaşmak niyetindedir...
Yola koyulan Columbus, çok geçmeden Tallahassee isimli sert bir adamla tanışır. Tallahassee yaşam gayesi olmayan; hoş sohbet, kendisine tuhaf şeyleri dert edinen, agresif mizaca sahip, orta yaşlarda bir adamdır. Ohio'ya kadar Tallahassee ile beraber gitmek için anlaşan Columbus bu sayede yalnızlık duygusundan da kurtulmuş olur. Hız kesmeden araba yolculuklarına devam eden ikilimiz, yol üzerinde bir istasyonda iki kız kardeşle tanışırlar. Dahası kız kardeşlerin alicengiz oyunu sonrasında ellerinde ne varsa yitiren ve zombilere karşı savunmasız kalan kahramanlarımız her şeye sıfırdan başlamak zorundadır. Lakin bir süre sonra kız kardeşlerle yarım kalan işlerini tamamlayacak fırsatı bulurlar...
Kız kardeşler eyaletin biraz dışındaki luna parka gitmeye çalışmaktadır. Zira luna parkta askeri bir koruma kalkanı olduğu duyumuna sahiptirler. Zombilerden kurtulmak ve yeniden medeni yaşama dönmek için bunun son şansları olduğunu düşünen ikilimiz, yol üzerinde bazı aksiliklerle karşılaşırlar. Belki de Columbus ve Tallahassee'nin ahı tutmuştur :) En nihayetinde birlik olarak zombi ülkesinden kaçmak için işbirliğine giden kahramanlarımızı keyifli bir yolculuk beklemektedir...
İyi;Korku-komedi tarzı yapımlar içerisinde iddialı olduğu söylenebilir.Oyunculuk,hikaye ve atmosfer yönünden başarılı.Her ne kadar Shaun of the Dead (2004) kadar övgüyle söz edilebilecek bir zombi-komedi filmi olmasa da yine de zombi severler tarafından izlenilebilecek ideal alternatiflerden biri...
Kötü;Biraz daha fazla korku-gerilim ağırlıklı sahne görebilsek sanki daha hoş olabilirdi.Sonuçta bu bir zombi filmi.Haa bu arada Amber Heard'ün rolü biraz daha uzun olsa iyiymiş :D
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 20 Temmuz 2012 | Etiketler : | | | |

The Christmas Tale (Cuento de navidad) (2005)

The Christmas Tale (Cuento de navidad)
Yıl 1985,walkmanlerin en popüler olduğu dönemlerde Koldo, Peti, Tito, Eugenio ve Moni isimli beş yakın arkadaş sabah akşam izlemeye doyamadıkları "Zombie Invasion" filmini bilmem kaçıncı kez tekrar izledikten sonra bisikletleriyle ormana doğru yola çıkarlar.Bu sırada Moni ağaçların arasındaki bir kuyuya düşmüş,üzerinde noel baba kıyafeti olan bir kadın görür.Hemen arkadaşlarına haber veren Moni,tek başlarına kuyudan çıkaramayacaklarını düşündükleri kadına yardım edebilmek için polis merkezine gitmeye karar verirler.
Zor durumda olduğunu düşündükleri kadın için yardım istemeye niyetlenen kahramanlarımız,gazetede noel baba kıyafetli kadının resimlerini görürler.Rebeca Expósito oldukça tehlikeli bir hırsızdır ve yanında iki milyon peso ile yakın zamanda firar etmiştir.İşin içine paranın girmesi ile Rebeca'yı polise teslim etmek yerine kuyunun ağzını ağaçlarla kapatıp,onu aç bırakarak ölmesini tercih eden kahramanlarımız böylece parayı da aralarından bölüşebilecektir.Ancak hesaba katmadıkları şey Peti ve Eugenio'nın kendilerinden habersiz tıpkı Zombie Invasion filminde gördükleri gibi Rebecca'yı zombiye dönüştürecek voodoo ayini düzenlemeleridir.
Günün birinde yeniden Rebeca'nın öldüğünü umarak parayı almak için ormanın yolunu tutan kahramanlarımız,kuyunun boş olduğunu göreceklerdir.Panikleyerek birbirlerini suçlamaya başladıkları anda ise Rebeca'nın zombi benzeri şekilde elinde bir balta ile karşılarında belirdiğini fark edeceklerdir.Hemen koşarak uzaklaşmaya çalışan gençler hep birlikte bir lunaparka sığınacaklardır.Ancak zombi halen peşlerindedir ve onu yok etmek istiyorlarsa aynen filmde izledikleri gibi yaşayan ölüyü gözünden yaralayarak siyah sıvının akmasını beklemelidirler.


İyi;Özellikle 80lerde çocukluğunu yaşayanlar için tam bir nostalji.Çocuk gözüyle iyi-kötü ayrımının sorgulandığı sürükleyici bir film.6 Films to Keep You Awake serisinin başarılı yapımlarından biri.Bu filmi severler için Stephen King uyarlaması olan Stand By Me (1986) da izlemelerini tavsiye ederim.
Kötü;Son çeyrek daha farklı olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;