The Breed (2006)


Klişe bir grup genç ve başlarından geçen olaylar dizisi temalı yapımlardan biri olan The Breed,akıcı kurgusu ile izlenmeye değer.Her ne kadar bu tarz filmler hep eğlenceli başlayıp,kulaklara küpe olacak bol kanlı katliam sahneleri ile bitse de,bu tarzdan hoşlananların sayısı hiçte azımsanacak miktarda değil.Öncelikle sıkılmadan izleyeceğiniz bir film olduğu kesin,ancak daha fazlasını beklemeyin...
Bir grup genç,sadece hava yoluyla ulaşılabilinen bir adaya tatillerini geçirmek üzere gelirler.Kahramanlarımızdan kardeş olan John ve Matt'in dedesine ait bir malikanede kalacak olan gençler,her ne kadar çevrede başka sosyal hayat belirtisi olmasa da,birbirlerine yeteceklerini düşünerek eğlenmeye başlarlar.Alkol,seks vs gençler tam da istedikleri ortamdadırlar.Taa ki bir küçük köpek yavrusu karşılarına çıkana dek...Oldukça sevimli görünen bu köpeğin nereden geldiği ve nasıl kendilerini bulduğu konusunda hiçbir fikre sahip olmayan gençler,çok geçmeden etraflarında belirmeye başlayan ve hallerinden hiç de arkadaş canlısı gözükmeyen bir köpek ordusu ile karşılaşırlar.Bu sırada yaşanan karışıklıkta,Sara’nın bir köpek tarafından ısırılması,eğlencenin doruklarına tırmanmayı düşünen kahramanlarımızın,dehşet dolu saatler geçirmesine neden olacaktır.Öyle ki;köpekler evin etrafını sarmıştır ve kimsenin dışarı çıkmasına izin vermemektedirler.Evin için de kapana kısılan gençler,bu medeniyetten uzak coğrafya da yardıma gelecek kimse olmadığının farkına vardıklarında,çaresizce hayatta kalma planları yapmaya başlayacaklardır.Peki ama bu köpekler de neyin nesidir?En sadık dostumuz olarak nitelendirilen köpeklere ne olmuştur da cani,yırtıcı hayvanlara dönüşmüşlerdir?
 
Köpekler tarafından ısırılan Sara,bir virüs tarafından enfekte edilmiştir ve bazı hastalık belirtileri göstermeye başlamıştır.Eğer ki Sara tedavi göremezse,başına gelebilecek olası senaryoları düşünmek bile kahramanlarımız kanını dondurmaktadır.Yapılacak iş basittir;buradan bir çıkış yolu bulunmalı ve gelirken körfeze demirledikleri float uçağa ulaşılmalıdır.Ama nasıl?Çok geçmeden gençlerin aklına evin çatısında bulunan,ev-garaj arasındaki bir teleferik hattını kullanmak gelir.Eğer başarabilirlerse,garajda bulunan dedelerine ait antika bir mercedese ulaşmış ve bu sayede sıkıştıkları evden kurtulmuş olacaklardır.Planlar her ne kadar istedikleri gibi gitmese de en sonunda arabaya ulaşmayı başarabilen kahramanlarımız,şimdi adadan kurtuluş için önemli bir şansa sahiptirler.
 
Parmaklıklarla çevrili eski bir tesise rastlayan gençler;burasının köpek eğitimi için kullanılan bilimsel bir kurum olduğunu ancak sonrasında köpekler üzerinde denenen bir virüsün ortaya çıkardığı yan etkilerin akabinde,laboratuvarın terk edildiği ve ölüm saçan hırçın köpeklerinin adanın etrafına yayıldığını anlayacaklar...

 İyi;Macera düzeyi yüksek,sıkılmadan izlenebilecek,hoş bir yapım.
Kötü;Klişelerle dolu olması.
Gereksiz;Son çeyrek daha yaratıcı düşünülebilirdi.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Ocak 2012 | Etiketler : | | | | |

Yorum Gönder