En yeniler :
Son Eklenen İncelemeler;

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)

Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
İlk yapımı izleyenlerin hatırlayacağı üzere yedi genç kayak yapmak üzere eski bir barakaya gitmiş ve orada buldukları gizemli kutuyu açarak Albay Herzog liderliğinde bir grup zombi nazinin peşlerine düşmesine sebep olmuşlardı.Altınları yeniden nazilere teslim ederek canlarını kurtarmak isteseler de kan revan içerisinde oradan oraya savrulan gençlerden sadece Martin kurtulmayı başarmıştı.
Død Snø 2 (aka Dead Snow 2) (2014)
Zombi nazilerden kaçarken kolunu kaybeden kahramanımız sonunun yaklaştığını ve öleceğini düşünmeye başlamışken kasabada bir hastanede gözlerini açarak bir nevi kabustan uyanır.Dahası doktorlar kopan kolunu da dikmiştir (!) Kendine gelir gelmez polisler tarafından sorguya alınan Martin,diğer altı arkadaşını vahşi şekilde öldürmek suçuyla itham edilmektedir.Arkadaşlarının nazi zombiler tarafından katledildiğini söylese de alay edilen,gülünç bulunan kahramanımız implant edilen kolun da zombilerin lideri Herzog'a ait olduğunu ve bir an evvel bir şeyler yapmazlarsa nazi zombilerin geri dönüp kasabadaki herkesi katledeceğini ısrarla,defalarca anlatır.Bu arada Herzog'un kolu sayesinde bazı insan üstü güçler kazanan ve dalgacı polislerin elinden kaçmayı başaran Martin,kendisiyle temas kuran ve profesyonel zombi avcıları olarak yardım edeceklerini söyleyen bir grup amerikalı maceraperesti (Glen-Monica-Blake) kasabaya davet eder.Müzeye giderek Herzog'un kim olduğunu ve tam olarak ne istediğini anlamaya çalışan Martin,Daniel'i de yanına alarak nazi zombileri durdurmaya çalışır.Çok geçmeden Amerikalı zombi avcıları da onlara yetişir.Tüm kasabanın belki de dünyanın kaderi Martin ve arkadaşlarının elindedir.Nazi zombiler önlerine çeken her şeyi yakıp yıkarken Glen'in aklına dahiyane bir fikir gelir.Almanları yavaşlatmak için ebedi düşmanları ruslardan destek almayı düşünmektedir.Topyekun savaş kapıdadır...
İyi;Eğlenceli kurgusu ve sürükleyici temposuyla ilk yapımın üzerine çıkmayı başarmış göz atılması gereken bir korku-komedi yapımı.Oyunculuk,mekan seçimleri ve espri anlayışı olarak tatmin edici buldum.Serinin ilk filmi Død snø (2009)'a göre mizah olarak da daha fazla şey vaat ettiğini söyleyebilirim.
Kötü;Komedi yönü daha ağır basan bir yapım olmuş.Korku-gerilin öğelerinin eksik ve geri planda kalması başlıca eksileri.En azından gizem seviyesi daha yüksekte tutulabilirdi.
Editör'ün Puanı

Gallows Hill (aka The Damned) (2014)

Gallows Hill (2014)
David,evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısı Lauren ile beraber kızı Jill'e sürpriz yapmak için Kolombiya'nın yolunu tutar.Ziyaretin amaçlarından biri de kızının nişanda yanında olmasını sağlamak,eve dönmesi için ikna etmektir.Ansızın babasını ve müstakbel üvey annesini karşısında görünce büyük bir şok yaşayan Jill,teyzesi Gina ve erkek arkadaşı Ramon ile birlikte burada mutlu olduğunu söyleyerek ayrılmayı reddeder.
Gallows Hill (2014)
David ise kızını yanında götürmekte kararlıdır.Öte yandan Jill'in pasaportunu kasabada unutmasından ötürü yaklaşık yedi saatlik bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan kahramanlarımız yoğun yağmura rağmen geri adım atmazlar.Gina'nın tavsiyesi üzerine kestirme bir yola saparlar.Ancak çok geçmeden şiddetli yağıştan ötürü toprak kayması sonrası arabaları kullanılamaz hale gelen kahramanlarımız,etrafı ağaçlarla çevrili dar bir patikayı izleyerek yardım bulmayı umarlar.Zira Lauren kaburgasından yaralanmış,hareket kabiliyeti epey sınırlanmıştır.Bu da yetmezmiş gibi cep telefonlarının şebeke bulamaması tek çare olarak patikanın sonundaki eski malikaneye ilerlemelerine sebep olur.Kahramanlarımız eskiden otel olarak kullanılan,şu anki haliyle yıllardır kimsenin uğramadığı büyük bir hurdayı andıran binaya giriş yaparlar.Felipe isimli huysuz bir ihtiyar David ve ailesini karşılar.Her halinden misafirperver olmadığı anlaşılan Felipe,salondan ayrılmamaları hususunda uyarılarda bulunur.İhtiyarın dediklerine kulak asmayan Jill ve Ramon,banyoda ufak bir kız çocuğunun yardım edin çığlıklarını duyar.Zemin katta yerin dibine inen gizli bir geçit keşfeden gençler,çok geçmeden sesin sahibi Anna Maria isimli minik kızın tamamen dış dünyadan tecrit edilmiş,hücre benzeri bir kafeste hapsedildiğini fark ederler.Neden kilitli kapılar arkasında tutulduğunu sorgulamadan kızı serbest bırakan Jill,antik zamanlardan kalma dehşet verici bir kötülüğün masum yüzüne inanıp gün yüzüne çıkmasına izin vermiş olur.Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır...
İyi;Tipik şeytan-şeytani güç temalı yapımlardan biri.Artıları atmosferin ve gizem seviyesinin tatmin edici olması.Oyunculuk ve kurgunun sürükleyiciliği de yeterli düzeyde.
Kötü;Türü sevenlerin her halikarda göz atabileceği bir yapım olsa da yönetmenden (Victor Garcia) biraz kendi tarzında zeka parıltıları görmeyi beklerdim.Ne de olsa Garcia'nın Return to House on Haunted Hill,Mirrors 2,Hellraiser: Revelations flmlerinde iyi işler çıkardığını biliyoruz.
Editör'ün Puanı

John Dies at the End (2012)


John Dies at the End (2012)
Dave gece yarısı katıldığı bir partide daha önce tanışıklığı olmayan Jamaika'lı bir satıcı vesilesiyle sokakta adı 'soyasosu' olarak anılan,alışılmışın dışında etkilere sahip yeni bir uyuşturucu ile haşır neşir olur.Soyasosunu kullanmasını takiben bulunduğu boyuttan sıyrılan ve olan biteni fantastik bir şekilde yaşamaya başlayan Dave,gözlerini açtığında polislerin peşinde olduğunu öğrenir.
John Dies at the End (2012)
Çok geçmeden geçen geceki partiden ayrıldık sonra iki ahbabı hariç herkesin feci biçimde öldürüldüğünü öğrenen kahramanımız,polisin kendisini baş şüpheli ilan ettiğini anlar.Şiddetli baş ağrısı ve neyin gerçek neyin göz yanılması olduğunu anlamakla geçen saatler sonrasında en yakın arkadaşı John'un temas kurması ile şoke olan Dave,gerçeklik kavramını iyiden iyiye yitirmeye başlar.Zira peşindeki dedektif John'un öldüğünü söyleyip Dave'i yakalayabilmek için ellerinden geleni yapmaktadır.O gece partide yaşananlar gizemi koruya dursun Dave bir barda gazeteci Arnie ile hoş bir sohbete girişir.Arnie kahramanımızın soyasosu ile ilgili söyledikleri safsata olarak nitelendirip dalga geçse de hikayeyi dinledikçe ilgisini çeker.Dave en nihayetinde Arnie'nin gözlerindeki perdeyi aralamayı başarır.Ortalıkta dünyevi olmayan yaratıklar gezinmekte,öteki dünyanın kapıları sonuna kadar açılıp büyük bir istila yaklaşmaktadır.Dave,önce arkadaşı John'u bulmalı sonrasında ise insanlığı yok oluştan kurtarıp,kaderini çizmelidir.
İyi;Uzun süredir izlediğim en eğlenceli yapımlardan biri.Özetle kurgusu geyik muhabbetine :) dayanan fantastik-absurd komedi karışımı sürükleyici bir yapım olarak sınıflandırabiliriz.Usta yönetmen Don Coscarelli yine iyi iş çıkarmış.Daha önce  paylaştığım İngiliz yapımı korku-komedi [The Cottage (2008),Severance (2006)] yapımlarıyla benzer mizahi kalitede.
Kötü;Genel izleyici kitlesine hitap etmeyebilir.Özellikle korku-gerilim arayanları hayal kırıklığına uğratacağı kesin.
Editör'ün Puanı

Oculus (2013)

Oculus (2013)
21.yaş gününde uzun süredir kapalı tutulduğu mental klinikten doktorlarının olumlu rapor vermesi ile ayrılmaya hazırlanan Tim,özgürlüğüne kavuşmak üzeredir.Ablası Kaylie ile yeniden bir araya geleceği için heyecanlanan kahramanımız yeni bir başlangıç yapma niyetindedir.Geçmişe dair her şeyi unutmak,çocukken yaşadıkları evde olan biten garabet olayları anmamak üzere kesin kararlı olan Tim,özellikle hayatlarını değiştiren gizemli aynadan asla söz etmemeye yeminlidir.
Oculus (2013)
Aksini düşünen Kaylie,Tim'in yıllar önceki kendisine verdiği sözü hatırlatarak soyadlarını temizlemenin tek yolunun aynanın sırrını çözmeleri olduğunda diretir.Bir müzayede yeni sahibini arayan aynanın izini bulduğunu söyleyen Kaylie,kardeşini ikna ederek yıllar önce kabus dolu geceler geçirdikleri baba evinin yolunu tutar.Kaylie ve Tim'in anne-babaları,(Russell ailesi) aynanın son sahibi olup bir gece yarısı yaşanan kanlı olayların akabinde dağılmak zorunda kalmıştır.Kaylie çocuk esirgeme kurumuna gönderilirken,Tim ise ailesini öldürmek suçundan amiyane tabirle çocuk hastaların tutulduğu bir akıl hastanesine yollanmıştır.Bu olay üzerinden geçen uzun yıllar sonrasında soyadlarını temizlemek ve aslında yaşananlardan aynanın sorumlu olduğunu ispatlamak için bütün hazırlıklarını tamamlayan Kaylie,çekimser davranan Tim'in desteğini kazanmayı başarır.Aynayı duvara yaslayan kahramanlarımız kameralarla donattıkları oda da herhangi sıradışı bir olayı kayıt altına alarak ispat yapmaya çalışacaktır.Sıcaklık değişimleri tespit etmek için termostatlar,elektrikte meydana gelebilecek olası kesilmeler için farklı güç kaynakları ayarlayarak dersine iyi çalışan Kaylie,her şeyin başlangıcı olabilecek ufak bir kıvılcım için beklemeye koyulur.Aynanın şimdiye kadarki tüm sahiplerinin gizemli şekilde can verdiklerini araştıran kahramanımız,yok edilemeyen sürekli bir şekilde ortaya çıkan aynanın doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmektedir.Aynanın çevresinde bulunan her şeyi ele geçirebileceğini fark eden Kaylie çok dikkatli olmaları gerektiğinin bilincindedir.Saatler ilerledikçe sıkıntılı bekleyiş buhranlı bir atmosfere,birbirini tekrar eden yanılsamalara dönüşür.Üstelik gece daha henüz yeni başlamıştır...
İyi;Sürükleyici kurgu ve gizem seviyesinin tatminkar oluşu ile izlemenizi tavsiye edebileceğim kalburüstü bir gerilim filmi.Oyunculuk ve atmosferin de başarılı olduğunu ekleyelim.Özellikle korku-gerilin filmleri için benim her daim ilgimi çekmeyi başaran paralel olaylar ve flashback sahneler de iyi iş çıkarılmış.
Kötü;Tipik tek mekan filmleri,lanetli ev (obje) konseptinde klişe bir senaryoya sahip.
Editör'ün Puanı

Lost Place (2013)

Lost Place (2013)
HAARP: Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı.Soğuk Savaş'ın zirve yaptığı 1982 yılında Güneybatı Almanya'da konuşlanan Birleşik Devlet Ordusu yüksek yoğunluktaki elektromanyetik dalgalarla deneyler yapmaya başladı.İddialara göre amaç havayı kontrol altına almaktı.Bölgede art arda yaşanan 28 ölümcül vakadan sonra program iptal edildi ve tüm tesis kapatıldı.Ta ki günümüze dek...
Lost Place (2013)
Gps sayesinde koordinatlarını edindikleri bir noktada hazine avı düzenlemek için internet üzerinden bir araya gelen bir grup genç, Palatinate ormanın derinlerine yolculuk ederler.Eğlenceli başlayan gezi koordinatların peşinden sürüklenen gençleri eski bir askeri üsse götürür.Çevrelerindeki yüksek radyasyon,ölüm tehlikesi vs gibi uyarılara aldırmayarak her halinden terk edilmiş olduğu anlaşılan tesise giren kahramanlarımız etrafı keşfe koyulurlar.Çok geçmeden değerli hazinelerinin civardaki küçük bir gölün içerisinde olduğunu anlayan gençler buldukları kutudan çıkanlar sonrasında epey hayal kırıklığı yaşarlar.Olanları boş verip tesise dönüp eğlence yolları arayan kahramanlarımız Jessica'nın fenalaşması ile bir şeylerin yolunda gitmediğini hissederler.Öncesinde kullandıkları uyuşturucunun yan etkisi olarak düşünseler de bir şeylerin yolunda gitmediği aşikardır.Dahası sanılanın aksine ormanda yalnız olmadıklarını anlarlar.Özel radyasyon koruma kıyafetleri olan bir adam çıkagelmiştir...
İyi;Gizem seviyesi fena olmayan,orta karar bir grup genç temalı gerilim filmi.Aslında filmin ilk çeyreği itibariyle daha fazla şey vaad ettiğini ancak giderek kısırlaştığını eklemeliyim.Bu filmi sevenlerin Chernobyl Diaries (2012) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Kurgu kademeli olarak sürükleyiciliğini yitiriyor,klişeler de eklenince vasatın üstüne çıkamıyor.
Editör'ün Puanı

Transcendence (2014)

Transcendence (2014)

-Bir Tanrı mı yaratmak istiyorsunuz?Kendi tanrınızı?
-İnsanoğlu bunu hep yapmaz mı?
Transcendence (2014)
Dr.Will Carter eşi Evelyn ile beraber zeka üzerine çalışmalar yapan,geleceğin kendi mantığını yürütebilecek bilinç sahibi süper bilgisayarlarda olduğuna inanan başarılı bir bilim insanıdır.Uzun yıllar süren çalışmalarını maymunlar üzerinde denemeler yaparak bir sonraki boyuta taşıyan kahramanımız,bilim dünyasında yeni bir çığır açmaya bu denli yaklaşmışken,insan beyninden daha zeki bilgisayarlar istemeyen radikal bir grubun saldırısına uğrar.Suikasti ufak bir sıyrıkla atlatsa da mermiye sürülmüş olan zehirli bir radyoaktif izotop sebebiyle sadece 4-5 haftalık ömrü kalan Carter,hayatının son günlerini eşi Evelyn'i ayırarak tüm çalışmalarından feragat etmeyi düşünür.Daha sonra eşinin ve en yakın arkadaşı Max'in desteği ile kamuoyundan gizli bir şekilde kendi bedeninin denek olarak kullanılmasına izin veren kahramanımız,beyinin elektriksel sinapslar yöntemiyle bir bilgisayara aktarılmasına razı olur.Cater'ın zekası bilgisayara aktarılırken kaçınılmaz olarak son nefesini verir.Öte yandan radikal terör örgütü yarım kalan işini tamamlamak için Evelyn'in peşine düşer.Bu sırada Carter sanal olarak internet ağı üzerimden online olmayı başarır.Evelyn'ı Brightwood kasabasına yönlendiren kahramanımız fikirlerini paylaşmaya başlar.Burada devasa bir şeyler inşa etmeyi düşünmektedir.Dr.Will Carter artık bir insandan daha fazlasıdır...
İyi;Üst düzey oyuncu kadrosu ve ilgi çekici kurgusuyla yılın iddialı bilim-kurgu yapımlarından biri.Bu filmi sevenlerin eXistenZ (1999) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Ne yazık ki beklentilerin altında kalan bir yapım.Konu daha iyi işlenebilirdi zira senaryo kesinlikle daha fazlasını vaad ediyor.
Editör'ün Puanı

P2 (2007)

P2 (2007)
Angela Bridge genç,başarılı bir avukattır.Patronunun işgüzarlığı sonrasında noel gecesi olmasına rağmen geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalan kahramanımız,ailesini arayarak işleri yoluna koyar koymaz ofisten ayrılacağını söyler.Ne de olsa noel de evde olmak gibisi yoktur hani :)
P2 (2007)
En nihayetinde işlerini bitirip eve gitmek için p2 katındaki garaja inen kahramanımız arabasının çalışmaması sonrasında büyük bir hayal kırıklığı yaşar.Hemen taksi çağırmak için telefonuna sarılan Angela,bu kez de üst katın kapılarının kilitli olması ile yeni bir şok atlatır.Ofiste çalışan herkes noel olması sebebiyle erkenden paydos etmiş binadan ayrılmıştır.Kapılar kilitli kaldığı için taksiyi kaçıran kahramanımız p2 katına geri dönerek oradaki gece nöbetçisi güvenlik görevlisinden (Thomas) yardım ister.Beraber çalıştığı mesai arkadaşı Thomas'ın yardımsever tavırları sonrasında epey rahatlayan Angela şansının döndüğünü düşünerek artık tüm olan biten aksaklıklara rağmen noeli evde geçirebileceğini düşünür.Ancak her şeye rağmen halen aksilikler yakasını bırakmamaktadır.Zaman ilerledikçe Thomas'ın aşırı ilgili tavırlarından bunalan Angela,geç kalmanın verdiği sinirle gerilmeye başlar.Bu sırada  Thomas'ın noel gecesi ve Angela'yla ilgili farklı planları olduğu ortaya çıkar.Angela bir an önce p2 katından kurtulmalıdır.
İyi;Genç yönetmen Alexandre Aja imzalı yine oldukça sürükleyici başarılı bir gerilim filmi.Yönetmenin tarzını beğenenlerden biri olarak diğer filmleri Mirrors (2008),The Hill Have Eyes (2006) ve Haute Tension (2003) yapımlarına da göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Kötü;Tipik,klişelerle dolu tek mekan filmlerinden biri daha.
Editör'ün Puanı