En yeniler :
Güncel İncelemeler;

The Covenant (2006)

The Covenant (2006)
Spenser Akademi'nin dört yakışıklı öğrencisi (Caleb,Reid,Tyler ve Pogue) namı diğer Ipswich oğulları (Sons of Ipswich) kampüsün en ilgi çekici,en popüler delikanlılarıdır.Birbirlerine büyük bir bağlılık duymalarının yanı sıra 17.yy'dan kalma yaklaşık 300 yıllık bir sırrı da paylaşan gençler,gerekmedikçe kullanmamaya söz verdikleri süper güçlere sahiptirler.
The Covenant (2006)
17.yüzyılda cadılarla yapılan anlaşma sonucu özel güçler kazanan beş köklü aileden dördü günümüze kadar ulaşabilmiş ve güçlerini korumuşken,hırslarına yenik düşen beşinci aile sürgün edilerek yok olmuştur.İşte bu dört ailenin temsilcileri olan Caleb,Reid,Tyler ve Pogue süper güçlerinin ötesinde sıradan bir hayat sürdürmektedir. Günün birinde kampüse yeni katılan Chase ile tanışan kahramanlarımız,çok geçmeden onda bir şeylerin yolunda gitmediğini anlarlar.Öte yandan Caleb'in okula yeni nakil olan Sarah ile yakınlaşması,özellikle Reid ile arasının açılmasına sebep olur.Caleb'in güçlerinin zirveye yükseleceği on sekizinci yaş günü yaklaşırken kampüste gizlice birinin süper güçler kullanmaya başlaması ortamı germeye yetecektir.Birbirlerini suçlayan Ipswich oğulları Caleb'in yükselmesine bu denli az zaman kalmışken kimin güçlerini düşmanca kullandığını sorgulamaya başlarlar.Sürgün edilen beşinci Ipswich oğlunun ansızın ortaya çıkması sonrasında kahramanlarımızı ve onların sevdiklerini tehdit etmesi  gençlerin yeniden bir araya gelip beraber hareket etmesine sebep olacaktır.5.oğul hepsinden daha güçlüdür ve dahası onların da güçlerini toplamak için savaş açmıştır.Yaş gününe saatler kalan Caleb ise önemli bir seçim yapmak zorundadır...
İyi;Oyuncu kadrosunun gençlerden oluştuğu,sürükleyici bir gençlik-macera karışımı fantastik yapım.Kurgu akıcı,görsel olarak dönemin şartlarına göre fena değil.
Kötü;İlk yarısı itibariyle eğlenceli devam etse de,ne yazık ki klişelerle dolu sıkıcı bir son çeyreğe sahip.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 1 Eylül 2015 | Etiketler : | | | | |

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Felix,Sol çifti çocuklarıyla (Adolfo ve Sara) çıktıkları bir öğle gezisinin ardından Tjiuana denen tepelik bölgede çocukların ansızın ortadan kaybolmasıyla büyük panik yaşarlar.Hemen polislere haber verseler de en erken sabah saatlerinde arama kurtarma çalışmalarının başlayacağı bilgisini alırlar.
Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Bunun üzerine tepelere yakın bir bölgede otel odası kiralayan kahramanlarımız neyse ki gündüzün ilk ışıklarıyla hayırlı haberler alırlar.Polisler,Adolfo ve Sara'nın izini bulmuş ve çocukları ailelerine teslim etmek üzere getirmiştir.Zifiri karanlık geceyi tek başlarına tepelerin ardında geçirmek zorunda kalan çocuklar ailelerine kavuşmalarına rağmen pek de mutlu görünmemektedirler.Özellikle Sara'nın tavırlarındaki değişim ve isteksiz hareketleri sonrasında psikologdan destek almayı uman Sol,çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar.Dahası psikologun Sara hakkındaki izlenimleri endişelerini dindirmek bir yana dursun daha da güçlendirmiştir.Bildiklerini Felix ile paylaşan kahramanımız polisleri dahil etmeden kendi planlarını uygulamaya koyulur.Öte yandan çocukların bakıcısının anlattıkları ve Sol'un kabus dolu geceler boyunca birebir yaşadıkları gerilim dozunu tırmandırmaktadır.Bu sırada Sol,çocukların kaybolduğu tepeyle ilgili korkutucu bir mitin varlığından haberdar olur.Adolfo ve Sara da bir takım gariplikler ortaya çıkmaya başlar...
İyi;Atmosfer olarak başarılı,gizem seviyesi ve temposu yüksek bir yapım.Oyunculuk ve efektler vasatın üzerinde,izlemeye değer bir alternatif.
Kötü;Özellikle filmin ilk çeyreğindeki gereğinden fazlaca erotik sahneler...Klişe konsept.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 30 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

Rammbock (2010)

Rammbock (2010)
Michael eski kız arkadaşını (Gabi) ziyaret etmek için Berlin'e döner.Eve gittiğinde Gabi'nin orda olmadığını fark eder.Tadilat yapan iki işçiden kız arkadaşının nerde olduğunu öğrenmeye çalışırken,ansızın olanlar olur.Dışarıda büyük bir gürültü kopmuş,insanlar delicesine şiddet eğilimi göstererek etrafa saldırmaktadır.
Rammbock (2010)
Harper isimli genç işçiyle beraber Gabi'nin evinde mahsur kalan Michael,çok geçmeden neler olup bittiğini anlar.Tv yayını bozulsa da radyodan aldıkları bilgiler sonrasında hızla yayılmakta olan bir virüsün insanları zombilere çevirerek saldırganlaştırdığını öğrenir.Öte yandan binanın avlusu onlarca vahşi zombiyle dolmuştur bile.Ne pahasına olursa olsun Gabi'ye ulaşmak isteyen kahramanımız, Harper ve kendisi gibi hayatta kalmayı başarmış birkaç apartman sakiniyle birlikte hareket etmeye karar verir.Salgın vücut sıvılarıyla yayılmaktadır ve dönüşmeden önce kullanılabilecek sakinleştirici maddeler şiddet eğilimi azaltmaktadır.Bunun üzerine madde bağımlısı komşularından birinin evine girerek sakinleştirici madde stoklamak isteyen kahramanlarımız kendilerini tehlikeli bir köşe kapmaca oyununun içerisinde bulurlar.Olay tahmin ettiklerinden çok daha vahimdir.Tüm şehir virüs sonrası istila halindedir ve görünürde bir kurtarma ekibi de yoktur hani...En nihayetinde kazara Gabi ile karşılaşan Michael,kapana kısıldıkları apartmandan kurtuluş için  plan yapmaya başlar.Hayatta kalabilmek için acele etmelidirler...
İyi;Enteresan bir atmosfere sahip,sürükleyici bir salgın-virüs temalı yapım.Oyunculuk ve mekan seçimleri başarılı.Genel olarak daha realistik bir zombi filmi olarak düşünülebilir.
Kötü;Süre olarak çok kısa.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 28 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Kız kardeşi La Niña ile beraber Madrid'de köhne bir apartmanda yaşayan Montse,açık alan korkusu olan agorafobik bir kadındır.Çocukluk yıllarından beri kapının ardına bir adım dahi atmayı başaramayan kahramanımız,kardeşi ve kendi geçimini sağlamak için evini ufak bir konfeksiyon bürosu şeklinde işleterek hayatını kazanmaktadır.
Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Aynı zamanda abla-kardeş koyu bir katolik gelenekten kalma tutucu bir aile yapısına sahiptirler.Her ne kadar La Niña'nın doğumu sırasında annelerini kaybetmiş olmaları büyük bir talihsizlik olsa da yıllar sonra tekrar kader ağlarını örer ve bu sefer de savaş sırasında babalarını kaybederler.Sözün kısası abla-kardeş hayatı beraber göğüslemek zorunda kalırlar.La Niña okul çağlarına geldiğinde,ablasına tezat şekilde son derece özgürlüğüne düşkün bir karaktere bürünür.Ablasının aksine dışarıdaki dünyanın güzelliklerini görmekten kendisini alıkoyamayarak normal insanlar gibi rutin bir hayat sürmektedir.Aynı zamanda ablasının da dış dünya ile tek bağlantısıdır.Günün birinde La Niñaokuldayken,Carlos isimli üst kat komşularının merdivenlerden yuvarlanarak kan-revan içinde kapılarının önüne düşmesiyle Montse büyük panik yaşar.Komşusu olduğundan dahi haberi olmasa da insanlık gereği yardıma muhtaç adamı sürükleyerek evine alır.Onu yatağa yatırarak yaralarını temizler,kırılan bacağıyla ilgilenir.Carlos ayıldığında kendisine şefkatle yardım eden Montse'ye teşekkür eder ve artık daha fazla zahmet etmemesini ister.Telefonu kullanıp bir arkadaşını çağırarak onun yardımıyla evine gidebileceğini düşünmektedir.Öte yandan okuldan gelen La Niña,ablası saklamaya çalışsa da Carlos'un varlığından haberdar olur...
İyi;İspanyol yapımı filmler her daim farklı bir atmosfere sahip olurlar.Shrew's Rest'de bu anlamda sürükleyici kurguya sahip,1950'ler İspanya'sında geçen tipik dram-gerilim filmlerinden veri.Oyunculuk başarılı.Final sürpriz.Bu filmi sevenlerin Misery (1990) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Konsept olarak bu tarz psikolojik gerilim filmleri genel olarak durağan bir kurguya sahip olsa da daha hareketli bir ilk yarı,giderek yükselen tansiyon geçişi için de daha hoş olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Parallels (2015)

Parallels (2015)
Babasından gelen gizemli mesaj sonrasında uzun süre evvel terk ettiği baba ocağına dönen Ronan,kız kardeşi Beatrix ile karşılaşır.O da aynen kendisine gelen mesaj benzeri bir bildirim almıştır ve babasının nerede olduğu hususunda en ufak bir bilgisi dahi yoktur.
Parallels (2015)
Hızla eve göz atan kahramanlarımız garajda babalarına ait bir acil durum çantasının içerisinde gizemli bir küre bulurlar.Öte yandan çocukluk arkadaşları Harold da merakını yenemeyip olaya dahil olur.Ronan,babalarının ses kaydında bahsettiği binada olabileceğini düşünmektedir.Daha iyi bir fikirleri olmadığı için beraber yola koyulmaya karar veren üç kafadar,uzun yıllardır kullanılmayan ancak şehrin merkezinde yer alan binaya göz atmaya karar verirler.İçeri girdiklerinde ise bahsedildiği gibi terk edilmiş bir mekanla karşılaşırlar.Ancak çok geçmeden bir şeyler ters gitmeye başlar.Büyük bir sarsıntının ardından kahramanlarımız kendilerini bambaşka bir coğrafyada bulurlar.İçinde bulundukları bina dışında sanki her şey uçup gitmiş,deyim yerindeyse post apokaliptik bir dünyaya gözlerini açmışlardır.Bunun nasıl mümkün olabileceğine kafa yormaya başlayan gençler,binada yalnız olmadıklarını anlarlar.Polly isimli genç bir kız da buradadır ve tavırlarından binayla ilgili bir şeyler bildiği aşikardır.Binadan çıkmaya ve etrafa göz atmaya karar verdiklerinde ise dışarıda bir grup silahlı haydutun peşlerine düşmesiyle zor anlar yaşarlar.Babalarını ararlarken başlarını büyük belaya sokan kahramanlarımız yeniden binaya sığınırlar ancak esir düşmekten de kurtulamazlar.Haydutlar nükleer saldırı sonrasında dünyanın bu hale geldiğini söyleyip,gençler için uçuk gelen yakın gelecekten muhabbetler etmektedirler.Polly ise bir şekilde haydutların ellerinden kurtularak binaya dönmeleri gerektiğini söylemektedir.Zira bina belli saat aralıklarında zaman içerisinde sıçramalar yapabilmektedir.Eğer bu hiç de ısınamadıkları yerle bir olmuş dünyadan kurtulmak istiyorlarsa acele etmelidirler...
İyi;Fikir olarak başarılı,bilim-kurgu severlerin göz atması gereken bir yapım.Sürükleyicilik ve atmosfer olarak da tatmin edici.Oyunculuk idare eder.Seriye dönüşme olasılığı yüksek,konsept olarak izlemenizi tavsiye edebileceğim bir  film.
Kötü;Tv filmi ya da dizi havasında ilerleyen,sinemanın büyüsünü hissettirmekten geri kalmış bir yapım.Daha fazla bütçe ve iddialı oyuncu kadrosuyla çekilebilse,çok daha fazla ilgi çekebilecek bir bilim-kurgu,gerilim alternatifine dönüşebilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 1 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | | |

Insidious: Chapter 3 (2015)

Insidious: Chapter 3 (2015)
Annesinin vefat etmesinin ardından sıkıntılı günler yaşayan Quinn Brenner,onunla bir şekilde iletişime geçebilmek için farklı yollar denemeye başlar.En nihayetinde arkadaşlarından birinin tavsiyesi üzerine medyum Elise'i ziyaret etmeye karar veren kahramanımız,ne yazık ki beklediği ilgiyi göremez.
Insidious: Chapter 3 (2015)
Elise kötü ruhların kendisini rahatsız ettikleri için artık medyumluk yapmak istemediği ve tekrar bu işe dönerse akıbetinin belirsizliğinden söz ederek,bütün sevimliliği ile karşısında duran Quinn'i reddeder.Evinin yolunu tutan talihsiz kahramanımız iyi bir uyku çekmek için sabırsızlanarak odasına gider.Aynı gece bir takım sıra dışı olaylar yaşamaya başlayan ve korku dolu anlar geçiren  Quinn,öncesinde annesinin kendisiyle temas etmeye çalıştığını düşünse de çok geçmeden yanıldığı anlar.Tiyatro seçmelerine gittiği günün ertesi,karanlık suretler gören ve dikkatsizliğinin bedelini ağır ödeyen kahramanımız,trafik kazası sonrasında yatağa mahkum kalır.Babası her ne kadar elinden geleni yapıp onu rahat ettirmeye çalışsa da,geceler bitmek tükenmek bilmeyen kabuslar gibidir.Quinn artık sadece duyduğu tekinsiz sesler ya da akılını oynatmasına sebep olabilecek gölgelerden değil,her an nefesini hissedebildiği dünyadışı bir varlığın fiziksel teması ile dehşete kapılır.Babasına durumdan söz etse de yapması gereken tek şeyin güzel bir uyku çekmek olduğu sözleriyle pışpışlanır.Öte yandan Quinn' e benzer şekilde buhranlı günler geçiren Elise ne pahasına olursa olsun,yardım etmeye karar verir.Bu sırada hayalet avcıları Specs ve Tucker da olaya dahil olmuştur.
İyi;Seriyi farklı bir perspektiften izleyerek soru işaretlerini giderme fırsatı buluyoruz.Daha çok Elise'in hikayesi üzerinden ilerleyen kurgu,sürükleyicilik açısından tatmin edici.Serinin diğer filmleri için Insidious (2010) ve Insidious: Chapter 2 (2013) sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Kötü;James Wan sonrası hayal kırıklığı yaratmaya aday olarak gösterilen serinin 3.filmi 'Insidious: Chapter 3' atmosfer ve gerilim seviyesi olarak sınıfta kalıyor.Konu olarak astral seyahatten uzaklaşılması başarısızlığın başlıca sebeplerinden...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 4 Temmuz 2015 | Etiketler : | | | |

The Living (2014)

The Living (2014)
Kız kardeşi Molly'ye eniştesi Teddy'nin şiddet göstermesi üzerine artık bir şeyler yapmanın zamanı geldiğini düşünen Gordon,annesinin de baskılarına boyun eğerek tehlikeli planlar yapmaya başlar.İş arkadaşlarından birinin aracı olması üzerine eskiden mahkum olan kiralık bir katil (Howard) tutmaya niyetlenen kahramanımız,kamyonet almak için biriktirdiği tüm parasını bu işe harcamaya hazırdır.
The Living (2014)
Annesinin baskın karakterinden ötürü çocukluğundan beri pısırık bir görüntü çizip, söyleneni yapmaya meyilli olan Gordon;artık ipleri eline alıp,ablasına acı çektiren eniştesine büyük bir ders verme arzusundadır.Bu sayede annesine tek başına sorumluluk alabildiğini ve işleri yoluna koyabildiğini ispatlayabilecektir.Howard ile kısa bir telefon konuşması yaptıktan sonra onu ikna edebilmek için şehrin dışındaki gözlerden uzak evine kadar gitmek zorunda kalan Gordon,kendisini beklentilerinin epey uzağında bir ortamın içerisinde bulur.Agresif mizaçlı,soğuk bir adam olan Howard parasını aldıktan sonra yapamayacağım iş yoktur modundadır.Dahası tekin olmayan davranışları ve ansızın saman alevi gibi parlayan sinirli yapısıyla kontrol edilmesi güç bir karakterdir.Eniştesi Teddy'i öldürtmeye kararlı olan Gordon,kendisinin bu işi yapabilecek kadar cesareti olmadığı için burada olduğunu söylemektedir.Öte yandan Molly'den bir şans daha isteyen ve alkolü bırakacağına söz veren Teddy gerçekten de mesafe kat etmeye başlamıştır.Yeniden Molly'nin aşık olduğu adama dönüşmeye başlayan ve hal-hareketlerine çeki düzen veren kahramanımız sevgilisinin kalbini kazanabilmek için ne dese evet deyip,elinden geleni yapmaya kararlıdır.Molly'de ondaki gelişmeyi görmüş ve geri adım atmaya başlamıştır.Gordon-Howard ikilisi ise parayı almak ve anlaşmayı tamamlamak için şehrin yolunu tutmuştur...
İyi;Enteresan,kendine özgü bir çekiciliğe sahip,garip bir dram-gerilim filmi.Oyunculuk ortalamanın üstünde,kurgu sürükleyici.Duygu geçişlerinin etkili şekilde yansıtıldığı,çarpıcı diyalogların yer aldığı kayda değer bir yapım.Donnie Darko (2001),The Village (2004) ve The Cabin in the Woods (2012) filmlerinden hatırlayacağınız başarılı aktör Fran Kranz ve yine The House of the Devil (2009) ve Insidious: Chapter 2 (2013) ile ün kazanan Jocelin Donahue'ın da cast içerisinde yer aldığını ekleyelim.
Kötü;Finalin şaşırtıcılıktan uzak ve ön görülebilir olması başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 26 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |