Güncel İncelemeler;

Demolition (2015)

Demolition (2015)
Bir şeyi onarmak istiyorsan, önce parçalara ayırmalısın...
Finans sektöründe çalışan, başarılı bir broker olan Davis, elim bir trafik kazası sonrasında eşi Julia' ı kaybeder. Kazanın ardından karmaşık duygular içerisine sürüklenen ve olayın şokuyla depresif bir hale bürünen kahramanımız, bir yandan da kayınpederi ve aynı zamanda patronu olan Phil' in baskın karakteri sebebiyle çeşitli sorunlar yaşamaktadır. 
Demolition (2015)
Eşini kaybettiği günün devamında, koridordaki otomat makinesinin takılması sonrasında kısa bir şikayet mektubu yazmaya karar veren Davis, cenaze evinde olmasına rağmen konuklara aldırmadan düşüncelerini kağıda dökmeye başlar. Yazdıkça açılan ve içini dökme fırsatı bulan kahramanımız, eşiyle tanışmasından, yaptığı işe kadar her şeyi eksiksiz bir şekilde metne aktarır. Şirketten herhangi bir cevap alamamasına rağmen, yazdığı ilk mektupla da yetinmeyen Davis, yaşantısından kesintiler sunan ve oldukça detaylı bir şekilde kaleme aldığı üç mektubu daha postalar. En nihayetinde yazdığı mektuplar birinin dikkatini çekmeyi başarır. Gecenin bir yarısı telefonu çalan kahramanımız, kendisini müşteri hizmetleri danışmanı olarak tanıtan Karen ile kısa bir diyalog yaşar. Zira mektupların tamamını hüzünlenerek okuduğu söyleyen Karen, Davis' in konuşabileceği biri olup olmadığını merak etmektedir. Davis ise mektupları sadece içini dökmek için yazdığını söylese de gerek yaşam stilleri gerekse maddi durumları birbirlerinden çok farklı olan ikili arasında duygusal bir bağ kurulmaya başlar. Karen ile yüzyüze tanışabilmek için çeşitli yollar deneyen ve bu süre zarfından işten güçten elini çekerek Phil' in tepkisine maruz kalan kahramanımız, Julia' nın her zaman dediği gibi çevresine gerçekten de yeterince odaklanamadığını ve olup bitenlerini yüzeysel değerlendirdiğini keşfeder. Her zaman dürüst davranıp, kendi bildiğini okuyan ve çevresindeki insanları umursamayan Davis, nasıl da istemediği bir düzenin içerisine hapsolduğu ve kendisinden yabancılaştığını sorgular. Karen ve oğlu Chris ile tanıştıktan sonra ise dışarıda bambaşka hayatların olduğunu fark eder.  Bir yandan ölen eşi bir şeyler yapmak isteyen ve ruhunun huzur bulmasını uman Davis, diğer yandan da yeni bir başlangıç için eski hayatından kalan her şeyi yok etmesi gerektiğinin bilincindedir...
İyi; Gerek oyunculuk gerekse duygu geçişlerinin inanılmaz bir şekilde kurgulandığı senaryosuyla kesinlikle göz atılması gereken bir dram- gerilim filmi. Soundtrackler çok iyi. Hikaye o kadar yalın ve saf bir şekilde işlenmiş ki sanki Albert Camus' ın 'Yabancı' romanını okuyor gibi hissettim.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 25 Şubat 2017 | Etiketler : | | |

Passengers (2016)

Passengers (2016)
5000 yolcu ve 258 mürettebattan oluşan Avalon uzay gemisi, dünyadan yola çıkmış ve Homestead II gezegenin rotasında ışık hızında ilerlemektedir. Homestead II gezegenine ulaşmalarına değin sürecek zamanı hibernasyon sayesinde uyutularak geçirecek olan kafile, gezegene yaklaşmalarına kısa bir zaman kala bilgisayar otomasyon sistemleri sayesinde uyandırılacaktır.
 Homestead şirketi tarafından uzay koloniler oluşturma fikrinin giderek yaygınlaşmasıyla, Aurora ve Jim' in de içinde bulunduğu yolcular yaklaşık 120 yıl sürecek bir maceraya adım atarlar. Ancak dünyadan ayrılmalarından yaklaşık 30 sene sonra uyku kapsüllerinden birinin arıza vermesi sonrasında uyanmak zorunda kalan Jim, Avalon uzay gemisinden kendisinden başka kimse olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Etrafı kolaçan eden kahramanımız, neden sadece kendi uyku kapsülünün arızalandığını keşfetmeye çalışır. Öte yandan Jim, üstün teknolojiler ve robotlar tarafından yönetilen gemide, Homestead II gezegenine yaklaşık 90 yıl sürecek bir yolculuğun ortasında uyandığını fark eder.
Passengers (2016)
Yeniden uyku kapsülüne dönmek ve hibernasyona geçebilmek için her yolu deneyen kahramanımız, ne yazık ki sonuç alamaz. Bir başına kaldığı gemide mürettebattan birilerini uyandırmayı düşünen Jim, özel giriş izinleriyle korunan odaya da giremez. Sonsuzluğun ortasında, ışık hızında hareket eden uzay gemisinde, 90 yıl önce uyanmak zorunda kalan Jim, fani ömrüyle Homestead II gezegenine ulaşamayacağının bilincindedir. İlk birkaç haftalık şaşkınlığın ardından gemide zaman geçirebilmek için çeşitli uğraşlar bulan ve bir şekilde eğlenmeye başlayan kahramanımız, Arthur isimli android bir barmen sayesinde içini dökebilmekte ve bir nebze olsun konuşarak rahatlayabilmektedir. En nihayetinde aylar sonra uyku kapsüllerden birini kısa devre yaptırarak, yolculardan birini uyandırıp yalnızlığını dindirmeye karar veren Jim, rastlantısal olarak karşısına çıkan Aurora' dan bir hayli etkilenir. Süper bilgisayarlar sayesinde Aurora hakkında tüm detayları toplamaya başlar. Aurora' nın fiziksel olarak çok güzel bir bayan olmasının yanı sıra yazar olmasından, olaylara bakış açısından ve düşünme tarzından hoşlanan Jim, Avalon gemisinde yaklaşık bir yıl süren yalnızlığını sonlandırmaya hazırlanır. Arthur' a da Aurora' dan bahseden kahramanımız, kendisi gibi kazara uyandırılmış izlenimi vererek Aurora' nın uyanmasına sebep olur. Gözlerini açtığı andan itibaren çevreyi sorgulamaya başlayan Aurora ise Jim'in ilk hallerine benzer şekilde neden Homestead II gezegenine 89 yıl mesafe varken uyandığını keşfe koyulur. Çok geçmeden gemide bir araya gelen ikilimiz, tam da Jim' in planladığı gibi arkadaş olurlar. Aurora sadece ikisinin hibernasyondan uyanma talihsizliği yaşamasını garipsese de geminin üstün teknolojisi ve olanaklarıyla zaman geçirip, kaderine razı olur. Öte yandan Avalon gemisinin kontrol ünitesinden birbiri ardına gelmeye başlayan hata mesajları, elektrik kesintileri ve robotların kontrolden çıkmaya başlaması bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisi gibidir...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve üst düzey oyuncu seçimleriyle son derece başarılı bir bilim-kurgu filmi. Atmosfer, görsel efektler muazzam. Bilim- kurgunun yanı sıra romantik, duygusal anlar da yaşayabileceğiniz, uzun süredir izlediğim en eğlenceli filmlerden biri.
Kötü; İşin içine biraz daha gizem- gerilim katılabilse çok daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 7 Şubat 2017 | Etiketler : | | |

Arrival (2016)

Arrival (2016)
Ansızın dünyaya inen 12 uzay gemisi, insanlığın akıbeti konusunda büyük bir tartışma yaratır. Zira dünya üzerinde 12 farklı noktaya inen bu uzay gemileri, uzaylıların asıl niyeti anlaşılana kadar büyük bir istilanın da habercisi olabilir. Montana bölgesine inen ve Amerikan ordusu tarafından bir dizi incelemeye tabii tutulan uzay gemisi, Çin ve Rusya başta olmak üzere diğer lokasyonlardaki araştırmalardan edinilen bilgiler doğrultusunda analiz edilmektedir.
Arrival (2016)
 Kimyasal bileşimi bilinmeyen uzay gemileri, dış kabuk kısmının ise herhangi bir gaz ya da radyasyon yaymaması neticesinde pek çok soru işaretini de beraberinde getirir. Uzaylıların neden bu noktaları seçtikleri ya da ne amaçla yeryüzüne indikleri gibi önermeler ise insanlığı büyük bir paradoksa sürüklemektedir. Ordunun ve sonrasında bilim insanlarının harıl harıl çalışarak uzayların niyetini deşifre etme çabası ise artık bambaşka bir boyuta taşınmıştır. Zira kabuk içerisine gönderilen ekip, doğrudan uzaylılarla görsel temas kurabilmeyi başarmış dahası kayıt altına alınan radyo sinyalleri ve görüntüler sayesinde uzaylıların tanımlanamayan bir dilde insanlarla temas edebildiklerini keşfetmiştir. Bunun üzerine Albay Webber' ın emriyle ülke çapında tanınan dil bilimi uzmanı Louise bölgeye davet edilir. Aynı zamanda teorik fizik konusunda uzman olan Ian' da benzer şekilde davet edilmiştir. Ian ile birlikte ekip olarak çalışması ve en kısa sürede uzaylıların niyetini deşifre etmesi istenen Louise, büyük bir heyecan ve özveriyle işe koyulur. Ian' ın fikirlerinin aksine evrensel iletişim aracı olan matematik yerine dili etkin şekilde kullanmayı öneren kahramanımız, Webber' ı ikna ederek kendi yöntemlerini uygulamaya başlar.  Öte yandan edindikleri son bilgileri komisyonla paylaşmayı reddeden ve uzaylılara karşı agresif bir tavır sergilemeye başlayan Rus ve Çin hükümetleri, projeden sorumlu olan Webber'ı bir hayli zora sokmaktadır. Çin' in bir şekilde uzaylıların amacını öğrendiğini ve bu nedenle politikasını değiştirdiğini düşünen ve Louise' i sıkıştırmaya başlayan CIA, artık daha fazla kaybedecek zamanları olmadığını vurgulamaktadır. Louise ise uzaylılara doğru soruyu sormak ve neticesinde uygun cevabı almak için hala zamana ihtiyacı olduğunu dillendirmektedir. Yaşadığı yoğun stresli dönemden ötürü karmaşık rüyalar ve hayaller görmeye başlayan kahramanımız rasyonel düşünmesi hususunda Ian tarafından da uyarılır. Ordu tarafından tanınan süre hızla tükenmektedir. Louise ise uzaylıların görsel olarak tarif ettiği bazı simge ve imgeleri birleştirerek onların alfabesini çözmeye ve niyetlerini öğrenmeye çok yaklaşmıştır...
İyi; Son dönemlerde adından sıklıkla bahsettiren, favori yönetmenlerimden Denis Villeneuve' u sinemasının son gözdesi 'Arrival' gerek imdb puanı gerekse olumlu eleştirilerden ötürü uzun süredir merakla izlemeyi beklediğim bir bilim- kurgu filmiydi. Senaryo, oyunculuk, atmosfer ve ses efektleriyle beni tatmin etmeyi başardı. Uzun bir yapım olmasına rağmen, sürükleyici kurgu ve alt metinler seyir zevkinin azalmasını engelliyor. H.P. Lovecraft'ın hayal dünyasından aşina olduğumuz Cthulhu benzeri heptapod uzaylı konsepti düşünsel olarak oldukça ilgi çekici. Bu filmi sevenlerin Contact (1997) yapımını da izlemelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Denis Villeneuve' ıın diğer filmleri için Incendies (2010), Prisoners (2013) ve Enemy (2013) sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Kötü; Tipik bilim-kurgu ve uzaylılar denince mekanın uzay olması beklenti dahilinde ancak hikaye dünyada geçiyor. Hikaye daha derin bir şekilde işlense ve görsel olarak daha iddialı sahneler yansıtılsa daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 3 Şubat 2017 | Etiketler : | | | | |

Dead Story (2017)

Dead Story (2017)
Anne- Harold çifti şehir yaşantısından sıkılıp, daha fazla birlikte zaman geçirebilecekleri kırsal bir araziye yerleşmeyi planlarlar. Gözlerine kestirdikleri ilk evin de fiyatı makul olunca fazla bir araştırmaya luzüm görmeden hemen taşınırlar. Anne ile mutluluğu için her sabah gittiği şehirdeki işyerine bir saat daha uzaklaşmayı dert etmeyen Harold, yakın zamanda bebek sahibi olup aile bağlarını güçlendirmeyi ummaktadır. 
Dead Story (2017)
Anne ise evini ofis gibi kullanan bir fotoğraf sanatçısı olup, zamanının çoğunu evde bir başına geçirmektedir. Harold' ın aksine bebek sahibi olma fikrini sürekli öteleyen ve bu işleri zamana yaymanın daha mantıklı olacağını düşünen kahramanımız, yeni evine adapte olmaya çalışmaktadır. Anne' nın eve taşınmaktaki asıl amacı ise Harold' ın annesi Martha' dan olabildiğince uzaklaşmaktır. Zira evliliklerinin ilk gününden itibaren Martha' nın oğluna yakıştırmadığı ve hoşlanmadığı Anne, uygun bir eş adayı değildir.  Öte yandan eve taşındıkları ilk gün, çiftimize yardımcı olmak için gelen yakın arkadaşları Niel, evle ilgili ürpertici hikayeler anlatmakta ve geçmişte yaşanan bir takım çözülemeyen kanlı cinayetlerin burada vuku bulduğunu dillendirmektedir. Niel' in alkol etkisiyle bu tarz hikayeler anlatıp kendilerini korkutmaya çalıştığını düşünen genç çiftimiz ise bu durumu pek de önemsemez. Harold' ın iş için sabahın erken saatlerinde evden ayrılmasıyla, tek başına kalan ve etrafı kolaçan etmeye karar veren Anne, aynı zamanda fotoğraflar çekerek zaman geçirmeyi ummaktadır. Eve döndüğünde ise bir takım garip sesler ve gürültüler duyan kahramanımız, bazı eşyaların yerlerinin değiştiğine şahit olur. Büyük bir panik yaşayan ve hemen Harold' ı arayan Anne, evde bir şeylerin yolunda gitmediği ve yalnız olmadıkları kanısı varır. Tam yeni bir düzen kurmuşken ve işinde terfiye yaklaşmışken, Anne' ın yeni eve taşınma stresinden dolayı bu tarz yanılsamalar yaşadığını düşünen Harold ise olaya soğukkanlı bir şekilde yaklaşır. Günler ilerledikçe, her gece saat iki gibi uyanan ve çeşitli halüsinasyonlar görmeye başlayan Anne, giderek daha fazla takıntılı ve depresif bir hale bürünmeye başlar. Evde karanlık bir varlık olduğunu keşfettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...
İyi; Tipik lanetli ev teması içeren vasat bir korku-gerilim filmi. Mekan seçimleri ve atmosfer idare eder. Yüksek beklenti ile izlenilmemesi gereken, korku-gerilim olarak ne yazık ki tatmin edici olmayan bir yapım.
Kötü; Zayıf kurgu ve vasat oyunculuk başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 22 Ocak 2017 | Etiketler : | | | |

The Girl on the Train (2016)

The Girl on the Train (2016)
Eşinden ayrıldıktan sonra sıkıntılı günler geçirmeye başlayan Rachel, alkol problemi sebebiyle de giderek depresif bir hayata sürüklenmektedir. Her sabah New York' a işine gitmek için bindiği tren, eski evinin önünden geçmekte ve hatıralarını depreştirmektedir. Dahası eski eşi Tom, Anna ile evlenmiş ve yeni doğan bebekleriyle mutlu bir yaşam portresi sergilemektedir. Tom' dan bebek sahibi olamadıkları için ayrılan Rachel, her defasında trenle oradan geçeceğini bildiği halde bu alışkanlığından kurtulamamıştır.
The Girl on the Train (2016)
 Öte yandan eski evinin hemen bitişiğinde bulunan malikanede, Scott- Megan çiftinin göz okşayan, mutlu- mesut ilişkileri ise bir nevi Rachel' ın asla yaşayamayacağı mutluluğun vücut bulmuş hali gibi karşısında belirmektedir. Resim çizmekten ve sanattan hoşlanan Rachel, trenle seyahati sırasında hem Tom yüzünden çektiği acıları hem de Megan' ın inanılmaz mesut görünen hayatını gözlemlemekten kendini alıkoyamamaktadır. Kafasında mükemmel çift olarak kurguladığı Megan- Scott çiftine inanılmaz özenen ve ilişkilerine imrenen kahramanımız, evine döndüğünde ise her zamanki alkol problemiyle uğraşmaktadır. Gündüz vakti bile alkol tüketmekten vazgeçemeyen, gittiği seanslara rağmen üzüntüsünü ve kederini unutmak için en yakın dost olarak gördüğü alkolden uzaklaşamayan Rachel, kimi zaman kendisini farklı mekanlarda yarı baygın olarak bulmakta ve neler olup bittiğini hatırlayamamaktadır. Günün birinde vücudunun çeşitli yerlerinde yaralar ve çiziklerle uyanan ve başına darbe aldığını fark eden kahramanımız saldırıya uğradığını düşünmektedir. Polislere giden ve bu konuda ifade veren Rachel, içten içe kötü bir şeylerin olduğunu hissetmekte ancak izah edememektedir. Bu sırada tv de Megan' ın kaydolduğu haberini görünce büyük bir şok yaşayan kahramanımız, olaydan bir gün öncesinde, yine bir tren yolculuğu sırasında Megan' ı başka bir erkekle balkonda görmesinden yola çıkarak hayallerindeki mükemmel çiftin esasında o kadar da mutlu olmadıklarını keşfeder. Görüklerini anlatmak ve yardımcı olmak için Scott' ın evine gitmeye karar verir. Karısını bulmak için her yolu deneyen ve tüm ip uçlarını toplamaya çalışan Scott ise alkol probleminden ötürü mesafeli davrandığı Rachel' a güvenmekten başka şansı olmadığını anlar. Tüm oklar Megan' ın psikiyatrisi Dr. Abdic'i göstermektedir. Öte yandan evinin yakınlarında sık sık Rachel ile karşılaşmaktan dolayı gerilen ve onun kötü niyetli olabileceğini düşünen Anna ise bu konuda Tom' u uyarır. Megan' ı bulmak için kararlı olan Rachel ise bulmacanın eksik parçalarına giderek yaklaşmaktadır...
İyi; Paula Hawkins imzalı 'The Girl on the Train' , ünlü gerilim yazarı Tess Gerritsen (Cerrah ve Çırak kitaplarıyla tanınan) tarafından övgüye mazhar olmuş başarılı bir kitap. Kitabın uyarlaması olarak beyazperdeye aktarılan yapım ise gerçekten de iddialı.Gerek atmosferi gerekse kurgusuyla oldukça dikkat çeken, oyunculuk olarak da epey beğenimi kazanan etkileyici bir dram-gerilim filmi. Gizem seviyesinin de başarılı olması dahası sürpriz finaliyle mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. Bu filmi sevenlerin Antichrist (2009)Gothika (2003) ve Gone Girl (2014) yapımlarına da göz atmalarını tavsiye ediyorum. 

Megan' ın hikayesinin Antichrist filmini çağrıştırdığını, benzer şekilde Rachel'ın başından geçenlerin Gothika ' yı anımsattığını söyleyebilirim.
Kötü; İlk yarısı itibariyle yavaş ilerlediği için biraz sıkıcı ve karmaşık gelebilir.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 18 Ocak 2017 | Etiketler : | | | |

2016 yılının en iyi 12 korku-gerilim filmi

2016 yılının en iyi 12 korku-gerilim filmi

2016 yılını uğurlamaya hazırlandığımız son saatlerde, artık After Dark Horror Movies klasiği haline gelen yıl sonu en iyi korku-gerilim filmleri listesini beğenilerinize sunuyorum. 2016 yılının korku- gerilim sineması açısından başarılı bir yıl olduğunu söyleyebilir. Listedeki yapımların rastgele sıralandıklarını hatırlatıp başlayalım;

2016 yılının en iyi 12 korku-gerilim filmi

Al final del túnel (2016)

Joaquín, tekerlekli sandalyeye mahkum olan, malikanesinde yalnız yaşayan bir adamdır. Aynı zamanda bilgisayar mühendisi olan ve elektronik donanımlarla uğraşmaktan zevk alan kahramanımız, uzun zamandır tek yoldaşı olan yaşlı köpeğiyle birlikte yaşamaktadır. Bankaya olan borçlarından ötürü evinin teras katındaki odayı kiralamayı düşünen Joaquin, bir yandan da tatsız tuzsuz geçen hayatına yeni bir heyecan geleceğini umut etmektedir. (devamı)


The Autopsy of Jane Doe (2016)

Şerif Sheldon, sırlarla dolu bir olay yeri incelemesinin ardından iki ceset ele geçirir. Dahası araştırma genişledikçe, cesetlerle akrabalığı bulunmayan üçüncü bir bayan cesedi de toprağa gömülü halde bulunur. Üstünde herhangi bir kimlik olmamasından ve parmak izi kayıtlarının da kimseyle eşleşmemesinden ötürü Jane Doe olarak adlandırılan ceset, görünür bir ölüm sebebi tespit edilemediği için Tildenların işlettiği morga gönderilir. (devamı)


Before I Wake (2016)

Jessie ve Mark çifti, minik oğullarını ihmalden kaynaklanan bir kaza sonrasında kaybetmeleriyle hezeyan dolu depresyona sürüklenirler. İlişkilerini kurtarabilmek ve yeni bir başlangıç yapabilmek için sosyal hizmetler kurumuna başvurup evlat edinmeyi düşünen kahramanlarımız, geri kalan hayatlarını derinden etkileyecek önemli bir karanın alınma aşamasındadır. Kurum tarafından Cody isimli küçük bir erkek çocukla tanıştırılan çiftimiz, daha ilk andan itibaren sevimli görüntüsü ile kalplerini kazanan Cody'i evlat edinmeyi planlarlar. (devamı)


Under the Shadow (2016)

'İran - Irak savaşı 20. yüzyılın en uzun konvansiyonel savaşı olarak kabul edildi. 1980' den 1988 yılına kadar sürdü. Savaş boyunca, İran hızlı bir şekilde siyasal ve kültürel bir geçiş yaşadı. Kanlı 1979 İran Devrimi' nin mirası, on yıllık sürenin sonuna doğru; Irak, İran'ın stratejik şehirlerini bombalamaya başladı. Hayatlar, korku ve endişenin büyüdüğü bir karanlığa daldı.' (devamı)




The Conjuring 2 (2016)

Ed ve Lorraine Warren'ın, Amityville vakasıyla ilgili araştırması medyada ses getirdi ve göz önünde olmalarını sağladı. Bu arada sonradan Amityville ile kıyaslanacak bir musallat vakası binlerce kilometre ötede; Enfield, İngiltere'de gelişiyordu. Warren' ları en şeytansı vakalardan birinin içerisine çekecekti. (devamı)



10 Cloverfield Lane (2016)

Karanlık bir gecede geçirdiği trafik kazası sonrasında kilitli bir odada gözlerini açan Michelle, bacağından zincirlenmiş şekilde uyanır. Meraklı gözlerle etrafı keşfe koyulan kahramanımız nasıl buraya geldiğini anımsamak bir kenara dursun kazadan nasıl sağ çıktığını dahi hatırlayamamaktadır. Kilitli demir kapı dışında herhangi bir pencere ya da çıkış bulunmayan odada.. (devamı)


Don't Breathe (2016)
Üç kafadar Alex, Money ve Rocky geçimlerini ufak tefek hırsızlık işleri ve çalıntı mallarla sağlamaktadırlar. Bu sefer büyük oynamaya karar veren ve yüklü miktarda nakit kaldırabilecekleri bir plan üzerinde çalışan kahramanlarımız, savaş gazisi bir adamın hükümet tarafından ödenen sansasyonel tazminatına göz koyarlar. (devamı)



The Neighbor (2016)

Amcasının kirli işleri için aracılık eden ve gözlerden uzakta kırsal bir arazide ikamet etmek zorunda olan John, sevgilisi Rosie' nin artık bir an evvel buradan ayrılmak istemesi üzerine sıkıntılı günler yaşamaktadır. Sürekli Rosie' ye bu durumun geçici olduğunu anlatıp, gerekli parayı bulduğunda gizlice kaçacaklarını anlatan kahramanımız, bir yandan da eli kanlı amcasının ardı arkası kesilmeyen kaçakçılık işleriyle uğraşmaktadır. (devamı)


The Monster (2016)
Alkol sorunu olan, aynı zamanda sigara bağımlısı Kathy, genç yaşta anne olma sorumluluğunu taşımakta zorluk yaşamaktadır. Eşinin terk etmesi sonrasında kızı Lizzy ile bir başına kalan Kathy, içinde bulunduğu depresyonu defalarca kez bırakıp yeniden geri döndüğü alkol ile dindirmeye çalışmaktadır. Annesinin durumundan epey rahatsız olan Lizzy ise bir türlü normal bir aile olamamalarından yakınmaktadır. (devamı)


Ouija: Origin of Evil (2016)
Yıl 1965' ler, melekler şehri Los Angeles' dayız. Eşinin ölümünün ardından genç yaşta dul kalan Alice, iki kızı Doris ve Lina ile beraber borçlar ve senetler yüzünden sıkıntılı dönemler geçirmektedir. Eşinden kalan son yadigar olan evini de kaybetme riski giderek artan Alice; çeşitli aldatmacalar ve ufak tefek hilelerle fal bakıp, sözde medyumluk yaparak geçimini sağlamaktadır. (devamı)


Anthropoid (2016)
1938 Eylül' ünde Fransız, İtalyan ve İngiliz liderlerle Hitler arasında Münih' te bir konferans düzenlenir. Komşu ülke Çekoslovakya, Almanya' ya bağımlı olmadıkça, Hitler savaş tehditleri savurmaktadır. Çekoslovakya tek bir müttefikten dahi destek alamadan Almanya' nın korku salan ordularına karşı durmak zorunda kalır ve Almanya tek bir kurşun sıkmadan ülkeyi işgal eder. (devamı)


Divines (2016)
Paris banliyölerinde yaşayan Dounia, ailesiyle problemler yaşayan ve rutin sefil yaşamın sıkıntılarından muzdarip olan genç bir kızdır. Parasızlık ve sefaletten bıkan Dounia, günün birinde şansının elbet döneceğini ve bu sayede çok zengin olacağının hayaliyle hayata tutunmaktadır. (devamı)
Yazar : | Tarih : 31 Aralık 2016 | Etiketler :

Hush (2016)

 Hush (2016)
Çocukluk yıllarında geçirdiği ateşli hastalık sonrasında, işitme ve konuşma yeteneğini kaybeden Maddie, yalnız yaşayan bir bayandır. Gençlik yıllarından itibaren, annesinin de etkisiyle yazarlığa ilgi duyan kahramanımız, zamanının çoğunu yeni hikayeler ve kitaplar için ayırmaktadır. 
 Hush (2016)
Gözlerden uzakta bir yaşam sürmesinden ötürü ormanlık, kırsal bir alanda yaşayan Maddie, yalnızlıktan bunaldığı zamanlarda komşusu Sarah' ın ziyaretleriyle mutlu olmaktadır. Sarah' ın dudaklarını okuyabilen ve ona yeni kitaplarından bahsetmeyi seven Maddie, dış dünyayla iletişimini telefonu ve dizüstü bilgisayarı sayesinde yapmaktadır. Her zaman olduğu gibi yine yeni hikayesine yoğunlaştığı günlerden birinde Maddie, bahçesinde maskeli bir adamın dolaştığını fark eder. Dahası elinde bıçak olan ve Maddie' i taciz etmeye başlayan bu adamın niyetinin iyi olmadığını anlamak çok zaman almayacaktır. Dehşete kapılan ve hemen polisleri aramak için telefonunu bulmaya çalışan Maddie, maskeli adamın evin elektrik ve internet hatlarını kesmesiyle büyük bir çaresizliğin içinde boğulmaya başlar. Duyma yeteneği olmadığı için düşmanını sürekli gözetlemek zorunda olan ve tek şansı olan evin içerisinde saklanmak fikrini benimseyen kahramanımız, roman yazarı kişiliği sayesinde başına gelebilecek tüm alternatifleri de sorgulamaktadır. Maskeli katil ise Maddie' nin dudaklarını okuyabildiğini bildiğinden, yüksek sesle istediği an eve girebileceğini ve kimsenin bunu engelleyeceğini dillendirmektedir. Zaman ilerledikçe gerilim tırmanması ve maskeli adamın tacizlerinin artması, Maddie' nin buhranlı bir atmosfer içerisinde sürüklenmesine sebep olur. Kendini savunmak için elinden geleni yapmaya kararlı olan Maddie, hayatta kalmak istiyorsa güçlü olması gerektiğinin farkındadır. Gece henüz yeni başlamıştır...
İyi; Absentia (2011), Oculus (2013), Before I Wake (2016) ve Ouija: Origin of Evil (2016) gibi korku- gerilim yapımlarıyla dikkat çeken başarılı yönetmen Mike Flanagan' ın bir başka filmi... Düşünsel olarak beğenimi kazanan, sürükleyici bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Oyunculuk ve gerilimli atmosfer başlıca artılar.
Kötü; Gizem seviyesi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 29 Aralık 2016 | Etiketler : | | | |