En yeniler :
Güncel İncelemeler;

The Purge: Anarchy (2014)

The Purge: Anarchy (2014)
The Purge (2013) filminin büyük ilgi görmesi sonrasında yapımcıların kurguyu seri filme çevirme isteğiyle ortaya çıkan 'The Purge: Anarchy' kanın su gibi aktığı şiddet dolu sahnelerle yine beğeni kazanacağa benziyor.İlk filmi izleyenlerin hatırlayacağı üzere Amerika'nın yeni kurucuları toplumda düzeni sağlamak için yılda bir geceyi arınma olarak adlandırıp insan doğasındaki her türlü öfke ve şiddetin dışarı salınmasına izin vermişti.Ancak bu sayede otorite insanları yeni düzen etrafında toplayabilmiş ve suç oranının arınma gecesi dışında %1 lere kadar düştüğü ütopik bir toplum yaratılmıştı.
The Purge: Anarchy (2014)
Arınma konseptinde ilk filme yenilik katmak için bu kez savunma yapılan kale misali kapalı mekanlardan çıkan ve dışarıdaki duruma göz atmak isteyen başarılı yönetmen James DeMonaco,deyim yerindeyse şiddetin doruk noktasına ulaştığı sokakların nabzını tutuyor.Arınma gecesinin sloganı haline gelen 'güvenli geceler' önermesi saklanabileceğiniz bir yer olmadığında,tek başınıza nasıl hayatta kalabileceğiniz sorunsalına değiniyor.Üç farklı grubun rastlantısal olarak bir araya gelmesi ve başlarından geçen dehşet dolu anlar,güneş doğana kadar ölesiye mücadele...Arınma başlamadan evlerine gitmek için yola koyulan,arabalarının bozulmasıyla yolda kalan genç bir çift,öldürülen oğlunun intikamını almak için ant içmiş bir polis ve evlerinin istilaya uğraması sonrasında sokakta kalan çaresiz anne-kız...Kaderin cilvesiyle bir araya gelen ve geceyi sağ salim atlatmak istiyorlarsa kader birliği yapması gereken bu beş kişi,kaosun ve şiddetin hakim olduğu sokaklarda çetin bir mücadeleye girişirler.Arınmanın sonlanmasına uzun saatler vardır...
İyi;İlk filme kıyasla kesinlikle daha fazla aksiyon barındıran daha sürükleyici,hareketli bir yapım.Serinin home invasion temasından çıkması ve arınmanın en şiddetli olduğu yer olan sokaklara yönelmesi kesinlikle yerinde bir karar.Sadist işkenceler,ürpertici cinayetler ve bol kanlı sahneler de korku-gerilim severler için filmin diğer artıları.Bu arada serinin üçüncü filminin 2015 yılında vizyona gireceğini de hatırlatalım.
Kötü;Açıkçası beklentilerim üstünde bulduğum bir devam filmi oldu.Ancak bu yine de mantık hatalarını,klişeleri ve bazı sahnelerin özgünlüğü hususunda çekincelerimi bastırabilecek düzeyde değil.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 10 Aralık 2014 | Etiketler : | | | |

Wer (2013)

Wer (2013)
Ormanlık arazide vahşice katledilerek öldürülen Porter ailesi,Fransa'da bir numaralı gündemi oluşturmaktadır.Minik oğlu ve eşini kaybeden,ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Claire Porter,saldırganı hızlı hareket eden,iki ayağının üstünde duran,vücudu kıllarla kaplı ve uzun boylu olarak tarif etmektedir.
Wer (2013)
Gecenin karanlığı ve yaşadığı travmanın da etkisiyle başlarından geçenleri net olarak anımsayamayan,katliamın tek tanığı olan Claire de yoğun bakımından çıkamayıp hayata gözlerini yumar.Polisler Claire'nin tanıklığından yola çıkarak,kamp günü Porter ailesinin çektiği kamera kayıtlarını da göz önünde bulundurarak bir kişiyi göz altına alırlar.Talan isimli Claire'nin tariflerine uyan;uzun boylu ve kıllı adam polisler tarafından etkisiz hale getirilmiştir.Polisler,basın ve kamuoyu suçluyu yakaladıkları hususunda hem fikirdir.Öte yandan davaya ilgi duyan genç avukat Kate,Talan'ın savunmasını üstlenir.Zira davayı takip ettiği kadarıyla Porter ailesinin başına gelenlerin polislerin görüşlerinin aksine vahşi hayvan saldırısı olabileceğini düşünmektedir.İki yakın arkadaşı Eric ve Gavin ile beraber soruşturmaya katılan Kate,Claire Porter ve ailesinin kesinlikle bir insan tarafından öldürülmüş olabileceğine ihtimal vermemektedir.Kurbanlardaki diş izleri ve pençe benzeri sıyrıklar Gavin'in de uzman görüşüyle beraber vahşi hayvan saldırısı olasılığını arttırmaktadır.Diğer taraftan müvekkili Talan ile görüşen Kate,onun porfiri hastası olduğunu kanıtlayarak davayı düşürmeyi ummaktadır.Talan uzun boylu ve güçlü fiziğine rağmen ailesinin bazı bireylerinde olduğu gibi genetik bir bozukluk sonrasında son derece hantal ve kesinlikle kamera görüntüleri ya da Claire'nin ifadesiyle çelişecek şekilde çeviklikten yoksundur.Hastalık semptomları ayrıca neden vücudunda ve yüzünde aşırı tüylenmeler olduğunu da açıklamaktadır.Hazırladığı savunma için Talan'ın annesini de ziyaret eden ve destek olmasını uman Kate,ailenin ellerinde tuttukları bir araziden ötürü uzun yıllardır politik olarak yıpratıldığı bilgisine de ulaşır.Artık taşlar yerine oturmaya başlamıştır.Kate'in yapması gereken Talan'ın hastalığını juri önünde kanıtlamak ve müvekkilinin beraatini istemektir...
İyi;Tekinsiz atmosfer,sürükleyici kurgu ve gizem seviyesi olarak başarılı bir gerilim filmi.Kurtadam filmleri severler için değişik bir tecrübe olabilir.Benzer senaryoya sahip Afflicted (2013) yapımına da göz atabilirsiniz.
Kötü;Zayıf oyunculuk,efektler,klişeler...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 6 Aralık 2014 | Etiketler : | | | |

Starry Eyes (2014)

Starry Eyes (2014)
Sarah lokal bir fastfood firmasında çalışan güzel,alımlı bir genç kızdır.Rüyalarını süsleyen Hollywood hayalleri ve bir gün ünlü olacağına dair inancıyla hayattan her zaman daha fazlasını istemektedir...
Starry Eyes (2014)
Arkadaşlarının çekmeyi planladığı ufak filmde başrolü kaptırmasının ardından onlarla yolları ayırarak internette bulduğu Astreus yapım şirketine ait bir senaryoya bütün zamanını harcamaya başlayan Sarah,rolü kapabilmek için mülakatta en iyi performansı sergilemek zorundadır.Eleme günü verilen ufak diyalogları adeta yalayıp yutan kahramanımız her şeyin mükemmel gittiğini düşünse de yapımcılardan beklediği ilgiyi görmez.Bunun üzerine yaşadığı büyük hayal kırıklığının etkisiyle tuvalette ufak bir sinir krizi geçiren Sarah tam evine dönmek için hazırlanırken kendisine yeni bir şans verilmesi ile talihinin dönmeye başladığını hisseder.Meşhur bir aktrist olma hayallerinin ilk adımını attığını düşünen kahramanımız yakın çevresinden de şirketle ilgili olumlu referanslar aldıkça daha da öz güven kazanır.Çok geçmeden beklediği telefonun gelmesiyle prodüktör ile görüşmek üzere davet edilen Sarah artık rolü kaptığından emindir.Öyle ki uzun süredir sadece kirasını ödeyebilmek için nefret ederek yaptığı işinden ayrılır.Arkadaşlarına karşı sınırlar koymaya başlar.Davete katılan Sarah görüşmeden istediğini almayı başaramaz.Dahası Astreus şirketinin beklentilerinin ötesinde karanlık bir yanı olduğunu keşfeder.Yeniden eski hayatına adapte olmaya çalışsa da kurduğu düşler ve ünlü olma hevesi peşini bırakmaz.Şansını yeniden denemeye karar veren kahramanımız giderek yok oluşa sürüklenir.Yapımcıların istediği şeye dönüşebilmesi için kendini bırakması gereklidir... 
İyi;Satanizm temalı, gerilim dolu kurgusuyla izlemenizi tavsiye edebileceğim bir yapım.Oyunculuk,tekinsiz atmosfer ve drama ile yoğrulan gerilim başlıca artılar.
Kötü;Ticari kaygılardan olsa gerek korku-gerilim dozunu arttırabilmek için tercih edilen bol kanlı sahneler olmasa,psikolojik yanı ağrılıklı bir final  tercih edilse sanki daha başarılı olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 30 Kasım 2014 | Etiketler : | | | |

As Above, So Below (2014)

The Poughkeepsie Tapes (2007),Devil (2010) ve Quarantine serisinenden hatırlayacağınız başarılı yönetmen John Erick Dowdle'un yeni filmi 'As Above, So Below' mistik kurgusu ve maceraperest atmosferi ile 2014 yılının iddialı korku-gerilim yapımlarından biri...
Babası gibi tarih,simya ve mitolojiye meraklı olan Scarlett,babasının felsefe taşını bulabilmek pahasına gizemli bir şekilde ölümü üzerine yarım kalan işi tamamlamaya karar verir.İran'da gizli bir tünelde mistik bir heykel ve yazıtlar bulan kahramanımız,Paris'e dönerek eski dostu George'un bulduklarının çevirisini yapmasını ister.
As Above, So Below (2014)
En son Türkiye'de bir arkeolojik kazı sonrasında başını belaya soktuğu için Scarlett'e yardım etme hususunda çekinceleri olan George en sonunda ikna olur.Uzun yıllardır izini sürdükleri felsefe taşı anavatanlarında Paris'de yer altı tünellerde bulunmaktadır.Papillon isimli rehber ve onun iki arkadaşı ile toplamda beş kişi yer altı mezarlarını (catacomb) keşfe çıkmak üzere yola koyulan kahramanlarımız gerekli teçhizatları da alarak heyecan dolu bir serüvene yelken açarlar.Scarlett,Papillon ve arkadaşlarını büyük bir definenin peşinde oldukları vaadi ile ikna edebilmiştir.Daha önce defalarca yeraltı mezarları ve tünellerde keşfe çıkan Papillon,bir takım riskler konusunda arkadaşlarını uyarır.Zira yerin yüzlerce metre altındadırlar ve en ufak bir hata oldukça dar ve yıllardır kendi haline bırakılan bakımsız tünellerin çökmesine sebep olabilir.Öte yandan felsefe taşına daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştığını hisseden Scarlett,geçmişte kullanılmamış güvensiz dar bir tünelden geçmek konusunda ısrarcıdır.Papillon ise bunun son derece riskli olabileceğini söylese de yaşanan göçük sonrasında mecbur kalırlar.Nereye çıktığı belirsiz tünelde artık el fenerlerini ve bataryaları daha tasarruflu kullanmalı her türlü aksiliğe hazır olmalıdırlar.Yerin merkezine giden yolculuk giderek sıradışı bir hal alır.Çok geçmeden yalnız olmadıklarını anlayan kahramanlarımız,tuhaf olaylar yaşanmaya başlar.Scarlett ise cezbedici felsefe taşına ulaşmak için tüm gemileri yakmıştır.
İyi;Tipik bir grup genç temalı footage yapımlardan biri.Gizemli kurgu başlıca artısı.Mısır hiyeroglifleri,incilden alıntılar,kadim dillerde yazılmış metinler ve tabii simyanın olmazsa olmazı felsefe taşı...Tüm bunlara bir de yeraltı tünelleri ve akluofobi,klostrofobi eklenince izlemeye değer bir alternatife dönüşüyor.Bu filmi sevenler benzer atmosferde geçen;The Descent (2005),The Cave (2005) ve Urban Explorer (2011) yapımlarına da göz atabilirler...
Kötü;Vasat oyunculuk,aceleye getirilen final...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 22 Kasım 2014 | Etiketler : | | |

Eliza Graves (2014)

Eliza Graves (2014)
Oxford mezunu idealist doktor Edward Newgate,insan psikoloji üzerine çalışmalar yapmak üzere taşrada bulunan eski bir mental kliniğin yolunu tutar.Teorik bilgi birikimini pratik tecrübeler edinerek geliştirmeyi uman kahramanımız Dr.Salt'a referanslarını yer aldığı bir mektup yollayarak yakın zamanda orada olacağının bilgisini verir.
Eliza Graves (2014)
Şehir merkezinden epey uzaktaki kliniğe en nihayetinde ulaşmayı başaran Dr.Edward silahlı güvenliklerin kapıda kendisini karşılaması ile epey panikler.Dahası kliniğin kampüsüne girdikten sonra şaşkınlığını giderek artar.Sis bulutları içerisinde ormanlık bir arazinin dağlık yamacında yer alan klinik adeta dış dünyadan izole kasveti bir kaleyi andırmaktadır.Hastane sorumlusu Dr.Salt'ın karşılamasını bekleyen kahramanımız Dr.Silas ile tanışır.Silas kliniğin sorumlusudur ve işlerin gidişatı hakkında ufak bir brifing verir.Burası tüm Britanya'daki kliniklerden oldukça farklıdır.Zira burda akıl hastası olarak tutulan kişiler arasında çok zenginlerlerin yakınları olduğu gibi hatta kralın soyundan gelenler dahi bulunmaktadır.Anlaşılacağı üzere esasında tümü iyi eğitimli yetişkinlerden oluşan hastalar Dr.Edward için inanılmaz bir deneyim olacaktır.Öte yandan Silas'ın çalışanlarına ve hastaneye inanılmaz hakim görüntüsü daha şimdiden ilham kaynağı olmaya başlamıştır.Edward'ın gelişini onurlandırmak için özel bir akşam yemeği organize eden Silas'ın çalışma şekli ve hastalarla ilişkisi daha ilk andan itibaren Edward'ın ilgisini çekmeyi başarır.Silas,hastaların şiddetle değil onlara değer verilerek iyileşebileceklerini düşünmektedir.Zira yemekte de hastalar ve çalışanların birlikte aynı masaları paylaşarak oturmaları Edward'ın gözünden kaçmaz.Geceye ait asıl sürprizse sanki buraya ait değilmiş görüntüsü veren ve son derece alımlı bir bayan olan Eliza'nın kahramanımızla tanışması olur.Edward'a soğuk davranan Eliza,derhal gitmesini istemektedir.Edward ise burayı mükemmel bir kariyer basamağı olarak görmektedir.Çok geçmeden Eliza'nın haklı olduğu ortaya çıkar...
İyi;Oyunculuk ve atmosfer olarak başarılı,20.yy'ın başlarında geçen etkileyici bir dönem filmi.Genel olarak 'asylum' (akıl hastanesi) konseptinde yer alan psikolojik-gerilim ağırlıklı yapım iddaalı oyuncu kadrosunu da hesaba katarsak göz atılması gereken bir alternatif. Modern korku-gerilim ve polisiye romanlarının  öncülerinden olan Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nun kısa hikayelerinden birinin uyarlaması olması da başka bir detay...
Kötü;Daha tempolu,daha sürükleyici kurgulanabilirdi...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 14 Kasım 2014 | Etiketler : | | | |

The Babadook (2014)

The Babadook (2014)
Amelia,doğumu esnasında kendisini hastaneye yetiştirmeye çalışan eşini talihsiz bir kaza sonrasında kaybeder.Deyim yerindeyse oğlunu kucağına aldığı gün eşini toprağa verir.Yıllar sonra dahi eşinin ölümünü kabul etmekte zorlanan kahramanımız ele avuca sığmayan yaramaz oğlu Samuel'le birlikte yaşamını sürdürür.
The Babadook (2014)
Yaşlı hastalara bakım yapan ve onlarla ilgilenerek geçimini sağlayan Amelia,oğlunun haylazlıklarından bunalıp yalnızlığın da etkisiyle stres dolu depresyonlu bir döneme sürüklenir.Zira Samuel'in akranlarına göre hiperaktif olmasının yanı sıra hırçın karakteri ve zaman zaman çevresindekilere zarar verir tutumları Amelia'nın öz kız kardeşi de dahil olmak üzere herkesi bunaltmıştır.Oğlunun okuldan uzaklaştırma cezası almasıyla işini bir kenara bırakıp günlerinin tamamını onunla birlikte geçirmeye başlayan Amelia,dış dünyadan izole evin içerisine kapanmak zorunda kalır.Samuel'i uyutabilmek için her gece masallar okuyan kahramanımız Samuel'in seçtiği ve rafa nasıl geldiğini hatırlayamadığı kırmızı ciltli 'The Babadook' isimli kitabı okumaya başlar.Kitapta söz edilen ve geceleri geldiğinden bahsedilen Babadook sayfaları okumaya devam ettikçe giderek ürkütücü bir hal alır.Amelia hemen kitabı kaldırıp Samuel'e bir daha Babadook'dan söz etmemesini tembih etse de  iş işten geçmiştir.Samuel kitabı takıntı haline getirip Babadook'un annesini ele geçirmeye çalıştığını düşünmeye başlar.Öte yandan geceleri evden gelen takırtılar Amelia'nın uyku düzenini alt üst eder.Uzunca bir süre işe gitmemeye ve dinlenmeye karar veren kahramanımız Samuel yetmezmiş gibi bir de uykusuzluktan muzdarip bitkin düşer.Geceler kabusa dönüşmüş,zaman geçmez olmuştur.Öncesinde silik birer fısıltı olarak kalan düşünceler giderek güçlenip Samuel'in söylediklerini doğrular gibidir..Kitapsa her ne kadar yok etmekle uğraşsalar da bir şekilde karşılarına çıkmaktadır...
İyi;Oyunculuk ve gerilim dolu atmosfer başlıca artılar.Düşük bütçeli olmasına rağmen şans verilmesi gereken bir alternatif.
Kötü;Zaman olarak uzun bir yapım olmasa da yer yer kopuk ilerleyen kurgu sıkcı olabiliyor.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 6 Kasım 2014 | Etiketler : | | |

Dans ton sommeil (2010)

Dans ton sommeil (2010)
Sarah,eşi ve kolej öğrencisi oğlu Loic şehirdeki evlerini bırakarak kırsala taşınırlar.Arkadaş çevresinden uzak kaldığı için  kendisini yalnız hisseden Loic ailesinin de otoriter tavırları sonrasında büyük bir trajediyi sebep olur.
Dans ton sommeil (2010)
Olaydan yaklaşık bir yıl sonra hala tam olarak kendisini toparlayamayan Sarah,hastalardan birine uyguladığı yüksek doz sebebiyle şefi tarafından dinlenmeye gönderilir.Gecenin ikisinde nöbeti terk ederek evinin yolunu tutan kahramanımız ağaçların arasından fırlayan genci göremeyerek ufak bir kazaya neden olur.Arthur isimli genç bir şeyi olmadığını söyleyerek hemen buradan uzaklaşmak istemektedir.Hemşire olduğu için Arthur'la ilgilenmek isteyen Sarah yakınlardaki evine gitmeyi teklif eder.Bu sırada gecenin karanlığında yalnız olmayan ikilimiz gizemli birinin son sürat arabalarına yaklaşması ve tacizi ile büyük bir panik yaşar.Arthur,adamın evine girmeye çalışan psikopat bir hırsız olduğunu ve yüzünü gördüğü için peşine takıldığını anlatır.Sarah hemen bir telefon bulup polisi aramaları gerektiği hususunda ısrar etsede yorgun olduğunu ve dinlenmek istediğini söyleyen Arthur sabah olan biten her şeyi anlatacağının sözünü vererek uykuya dalar.Gece yarısı tanıştığı genç bir adamı yalnız yaşadığı evine getirdiği için endişeli olsa da Arthur'a ve anlattıklarına güvenen Sarah onu yakın zaman evvel kaybettiği oğlunun yerine koyar.Arthur'un tedavisini yapıp dinlenmeye çekildikten sonra uyku sersemi evinin hemen yanı başında yolda arabasını sıkıştıran ve  Arthur'un hırsız dediği adamın arabasını fark eder.Korkudan deliye dönen ve Arthur'u uyandırmak için koşan kahramanımız evde güvende olmadıklarının farkındadır.Gece daha yeni başlamıştır...
İyi;Sürükleyici senaryo ve atmosfer olarak başarılı,Fransız korku sinemasının olmazsa olmazı bol kanlı sahnelerin de yer aldığı başarılı bir gerilim filmi.Flashback geçişler,tekinsiz ilerleyen kurgu ve oyunculuk söz edilmesi gereken başlıca artılar.
Kötü;Tahmin edilebilir,şaşırtıcılıktan uzak final daha farklı düşünülebilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 21 Ekim 2014 | Etiketler : | | |