En yeniler :
Güncel İncelemeler;

The Living (2014)

The Living (2014)
Kız kardeşi Molly'ye eniştesi Teddy'nin şiddet göstermesi üzerine artık bir şeyler yapmanın zamanı geldiğini düşünen Gordon,annesinin de baskılarına boyun eğerek tehlikeli planlar yapmaya başlar.İş arkadaşlarından birinin aracı olması üzerine eskiden mahkum olan kiralık bir katil (Howard) tutmaya niyetlenen kahramanımız,kamyonet almak için biriktirdiği tüm parasını bu işe harcamaya hazırdır.
The Living (2014)
Annesinin baskın karakterinden ötürü çocukluğundan beri pısırık bir görüntü çizip, söyleneni yapmaya meyilli olan Gordon;artık ipleri eline alıp,ablasına acı çektiren eniştesine büyük bir ders verme arzusundadır.Bu sayede annesine tek başına sorumluluk alabildiğini ve işleri yoluna koyabildiğini ispatlayabilecektir.Howard ile kısa bir telefon konuşması yaptıktan sonra onu ikna edebilmek için şehrin dışındaki gözlerden uzak evine kadar gitmek zorunda kalan Gordon,kendisini beklentilerinin epey uzağında bir ortamın içerisinde bulur.Agresif mizaçlı,soğuk bir adam olan Howard parasını aldıktan sonra yapamayacağım iş yoktur modundadır.Dahası tekin olmayan davranışları ve ansızın saman alevi gibi parlayan sinirli yapısıyla kontrol edilmesi güç bir karakterdir.Eniştesi Teddy'i öldürtmeye kararlı olan Gordon,kendisinin bu işi yapabilecek kadar cesareti olmadığı için burada olduğunu söylemektedir.Öte yandan Molly'den bir şans daha isteyen ve alkolü bırakacağına söz veren Teddy gerçekten de mesafe kat etmeye başlamıştır.Yeniden Molly'nin aşık olduğu adama dönüşmeye başlayan ve hal-hareketlerine çeki düzen veren kahramanımız sevgilisinin kalbini kazanabilmek için ne dese evet deyip,elinden geleni yapmaya kararlıdır.Molly'de ondaki gelişmeyi görmüş ve geri adım atmaya başlamıştır.Gordon-Howard ikilisi ise parayı almak ve anlaşmayı tamamlamak için şehrin yolunu tutmuştur...
İyi;Enteresan,kendine özgü bir çekiciliğe sahip,garip bir dram-gerilim filmi.Oyunculuk ortalamanın üstünde,kurgu sürükleyici.Duygu geçişlerinin etkili şekilde yansıtıldığı,çarpıcı diyalogların yer aldığı kayda değer bir yapım.Donnie Darko (2001),The Village (2004) ve The Cabin in the Woods (2012) filmlerinden hatırlayacağınız başarılı aktör Fran Kranz ve yine The House of the Devil (2009) ve Insidious: Chapter 2 (2013) ile ün kazanan Jocelin Donahue'ın da cast içerisinde yer aldığını ekleyelim.
Kötü;Finalin şaşırtıcılıktan uzak ve ön görülebilir olması başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 26 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

Jessabelle (2014)

Jessabelle (2014)
Geçirdiği dehşet dolu trafik kazası sonrasında erkek arkadaşını kaybeden Jessie,aynı zamanda tekerlekli sandalyeye de mahkum kalmıştır.Uzun süredir görüşmediği babasından yardım isteyen kahramanımız,çoçukluk yıllarından beri hiç geri dönmediği babaocağına Louisiana'a dönmek zorunda kalır.
Jessabelle (2014)
Annesini henüz bebekken kaybeden Jessie,aksiliğinden hiç bir şey kaybetmemiş olan babasıyla beraber,en azından fizik tedavisi bitip yeniden ayağa kalka bilene dek yaşamak durumundadır.Evde tüm odalar üst katta olduğu için alt kattaki tek oda olan annesinin eski odasına yerleşen Jessie,yeni durumuna alışana kadar epey güçlük çeker.Geceleri ise adeta kabus gibidir.Uykuya daldığı anda evin içerisinde garip yansımalar ve gölgeler hisseden kahramanımız,babasının bunları duymak istediğinden emin değildir.Gündüzleri ise tekerli sandalyesi ile annesine ait dolapları ve eşyaları kurcalayarak vakit geçiren Jessie,tesadüfen annesinin yıllar önce onun için hazırladığı VHS kasetleri keşfeder.Merakını daha fazla dizginleyemeyen kahramanımız vakit kaybetmeden videoları izlemeye koyulur.Annesini ilk kez digital görüntü olarak da olsa karşısında gören Jessie mutluluktan göz yaşlarına hakim olamaz.Ne de olsa annesinin kendisine hamileyken ağır bir hastalığa yakalanıp,doğumdan kısa süre sonra yaşamını yitirmesi yeterince hüzünlü bir hikayedir.Kasetleri izledikçe annesinin tarot falına meraklı olduğunu gören Jessie,onun kendisi için baktığı falı görünce dehşete kapılır.Annesi,Jessie'nin yıllar öncesinden yalnız olmadığı ve bir ruh tarafından rahatsız edileceğini ön görmektedir.Öte yandan babası ise Jessie'nin kasetleri bulmasına öfkelenerek bunların kızının ruh sağlığını bozabileceğinden endişelidir.Kasetleri yok etmeye karar verdiğinde ise şüpheli bir şekilde yanarak can verir.Artık hayatta kimsesi kalmayan Jessie,babasının cenazesinde liseden eski erkek arkadaşı Preston ile karşılaşır.Preston'ın yakın ilgisi sonrası çok geçmeden yaşadıkları anlatan ve yardım isteyen kahramanımız,evdeki kötü ruhun kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya kararlıdır.
İyi;Sürükleyici bir gerilim filmi.Oyunculuk,kurgu,mekan seçimleri ve gerilim seviyesi vasatın üstünde.Ufak tefek mantık hataları görmemezlikten gelinebilir.Bu filmi sevenler benzer kurgudaki 'The Skeleton Key (2005)' yapımına da göz atabilirler...
Kötü;Görece yavaş ilerleyen,aksiyondan uzak senaryo zaman zaman sıkıcı bir hal alabiliyor.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2015 | Etiketler : | | | | |

Who Am I (aka Kein System ist sicher) (2014)

'Hack yapmak büyü gibidir.Her ikisi de başkalarını aldatma üzerinedir.14 yaşımdan beri tüm zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.Programlama dillerini öğrendim.İlk sistemimi hackledim.Sonsuz olasılıklı bir evren...İlk kez bir şeyde iyi olduğumu hissettim.Gerçek hayatta ben birler arasında bir sıfırdım.Bir zavallı,bir ezik,bir ucube...Fakat internette bir aidiyet duygusu hissettim.'
Genç bir hacker olan Benjamin,artık yeteneklerini ispatlayabilmek için büyük oynamaya karar vermiştir.Okulda hoşlandığı kız arkadaşı Marie'nin gözüne girebilmek için ilk büyük hack denemesini planlayan kahramanımız,okulun veri tabanına sızarak sınav sorularını ele geçirme niyetindedir.Ancak her şeyi eksiksiz planladığını düşünse de son anda güvenliğe yakalanmaktan paçayı kurtaramaz.Cezasını toplumsal hizmet adı altında 'temizcilik' yaparak çekmek zorunda kalan Benjamin,kendisiyle benzer kaderi paylaşan Max ile tanışma fırsatı bulur.Max,Benjamin'in bilgisayardan anladığını söylemesi üzerine onu test etmeye karar verir.Yeteneklerini ispatlamakta zorlanmayan kahramanımız Max'in gözüne girmeyi başarır.Yazılım ustası Stephan ve donanım manyağı Paul ile birlikte ufak bir hack timi olan Max,Benjamin'i de aralarına katılması hususunda ikna eder.Çok geçmeden kahramanlarımız beraber çalışmaya ve ses getirir eylemler yapmaya başlamıştır.Öte yandan kendilerine bir isim bulmayı  da ihmal etmezler.Sanal dünyada ve yer altında CLAY adıyla anılan Max ve çetesi kendilerine hedef olarak Fr13nds isimli dünyaca ünlü bir hack topluluğunu seçmiştir.Onların dikkatini çekmek ve becerini ispatlamak isteyen kahramanlarımız işledikleri siber suçlar sonrasında polisin takibine takılırlar.Artık işler çok daha karmaşık bir hale gelmiştir.Zira siber suçlar bürosu yetmezmiş gibi bir de  Fr13nds'in  soluğunu enselerinden hissetmeye başlarlar.Artık CLAY'in varlığı tamamen Benjamin'in omuzlarındadır...
İyi;İnternet ve hack üzerine yapılmış son yılların en iyi gerilim filmlerinden biri.Alman menşeli sıradışı bir yapım.Başarılı oyunculuk ve sürükleyici kurgu başlıca artılar.Ayrıca finalin de filmin kalitesini yakışır şekilde olduğunu ekleyeyim.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 21 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

Return to Sender (2015)

Return to Sender (2015)
Genç ve güzel bir hemşire olan Miranda,küçük bir kasabada tek başına yaşamaktadır.Günün birinde kız arkadaşlarının birinin tavsiyesi üzerine tanımadığı bir adamla (Kevin) randevulaşan kahramanımız,şık görünebilmek için son hazırlıklarını yapmaya başlar.Buluşma saatinden erken gelen kavalyesi görüntü ve hal-hareketleriyle Miranda'ya tedirgin eder.Kahramanımız çok geçmeden kendisi için gelen kişinin Kevin olmadığını anlayacaktır...
Return to Sender (2015)
Kendi evinde şiddet ve cinsel istismara uğrayan Miranda için artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.Hayat dolu işini severek yapan bir hemşireyken şimdi ise kendisini yapayalnız hisseden çaresiz bir kadına dönüşmüştür.Yaşadığı zor dönemi babasının desteği ile atlatmaya çalışan kahramanımız,tecavüzcünün yakalanmasıyla bir nebze olsun huzur bulur.Ancak yine de ne işine odaklanabilmekte ne de eskiden neşeyle yapabildiği hobilerine zaman ayırabilmektedir. Olay gününden kara bir leke olarak kalan evini ise ne kadar uğraşsa da bir türlü satamamaktadır.Emlakçının tavsiyesi üzerine evi alıcılara hoş göstermek için bir takım düzenlemeler ve tamiratlar yapan kahramanımız bir an evvel rehabilite olmak için özveri göstermektedir.Tüm bunlar yetmezmiş gibi şiddete uğradığı günden arta kalan fiziksel bozukluklar da yakasını bırakmamaktadır.Sağ elindeki seğirme işini yapmasına engel teşkil edecek duruma gelmiştir.Tüm bunlarla başa çıkmaya çalışan kahramanımız diğer yandan da kendisini istismar eden Willian ile mektuplaşmaya başlar.Willian ile arasında bağ kurmayı başaran Miranda,Stockholm sendromu benzeri bir ilişkiye meyleder.Sık sık hapishaneye giderek onu ziyaret etmeye başlar.Öte yandan Willian'ın şartlı tahliyesi de yaklaşmaktadır...
İyi;Gone Girl (2014) filmiyle kendisini izleyenlere hayran bırakan Rosamund Pike yine yakın bir karakter ve rolle karşımıza çıkıyor.Oyunculuk ve karakter seçimleri olarak başarılı bir gerilim filmi.
Kötü:Sıkıcı senaryo ve finalin soyut kalması başlıca eksiler.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 13 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

The East (2013)

The East (2013)
Eski bir FBI ajanı olan Sarah Moss,Hiller Brood isimli özel bir VIP koruma şirketi için çalışmaktadır.Sadece premium müşteriler için hizmet veren Hiller Brood,küresel çapta en büyük özel güvenlik şirketi olma gayesiyle çalışmakta olup;ünlü bürokratlar,nufüs sahibi kişiler ve seçkin ailelerden oluşan bir portföye sahiptir.Firmanın patronu Sharon,Sarah'un zekasından ve özgüveninden etkilenerek onu önemli bir plan için görevlendirir.
The East (2013)
Amerika'da son yıllarda ortaya çıkan radikal çevreci örgüt 'The East' (Doğu) doğaya ve insanlığa zarar veren zengin patron ve işverenlere savaş açmış durumdadır.Sansasyonel eylemler yapan ve basında da sık sık yer edinen örgüt,FBI dahil tüm ulusal güvenlik teşkilatları için başlıca sorunsal olmaya başlamıştır.İşte bu noktada sadece seçkin müşteriler için özel güvenlik sağlayan Hiller Brood devreye girmektedir.Sharon,Sarah'nın gizlice örgüte sızarak onlardan biri gibi davranmasını istemektedir.Casusluk yaparak örgütle ilgili bilgi toplaması ve eylemlerden önce Hiller Brood'la çalışan müşterileri uyarmakla görevlendirilen kahramanımız,yaşam standartların çok dışında enteresan bir maceraya yelken açar.Örgüte sızabilmek için kendisinden ve özel hayatından fedakarlıklar yapan Sarah,görevi başarabilmek ve onlardan biri olabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.Çok geçmeden özverisi ve arzusuyla örgüte kabul edilen kahramanımız,grubun lideri Benji'ye ait eski bir barakaya kabul edilir.Zamanla Benji ile yakınlaşan Sarah,ona ve fikirlerine sempati duymaya başlar.The East,kamuoyunda yansıtılanların aksine terör saçan bir örgüt olmaktan ziyade ilkeleri olan insani bir hareket görüntüsü vermektedir.Dahası Sarah'nın da dahil olduğu ilk eylem epey ses getirecektir.Gerçekte sahip olduğu hayat ve Benji sayesinde kapılarını aralayıp keşfe koyulduğu yaşam arasında karar vermeye sürüklenen Sarah,kalbi ve mantığı arasından bir seçim yapmalıdır...

İyi;Sürükleyici kurgu ve oyunculuk gerçekten başarılı.Konu özgün,sıradışı;bir o kadar da ilgi çekici.Bu filmi sevenler benzer tarzdaki The Thaw (2009) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;İlk yarısı itibariyle ağır tempoda ilerliyor olması sıkıcı gelebilir.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 23 Nisan 2015 | Etiketler : | | | |

La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)

La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)
Beş yakın arkadaş kafa dağıtmak ve eğlenmek için deniz kenarına gidip kamp yapmayı planlarlar.Gürültülü şehir hayatından kurtulmak ve kısa süreliğine de olsa dinlemek için organize olan gençler; hem manzaranın tadını çıkarıp hem de doyasıya yüzmenin hayalini kurarlar.Kamp kurdukları ilk gecenin sabahında yüzmek için kıyıya giden kahramanlarımız alışılagelmişin dışında büyüklükte gizemli bir mağara keşfederler.
La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)
Meraklarına yenik düşen gençler Jaco'nun da ısrarları üzerine göz atmaya karar verirler.Ne de olsa deniz orada durmaktadır ve bir yere de gideceği yoktur..Mağaraya girdikten kısa bir süre sonra beklentilerin aksine irili ufaklı çok sayıda tünelle karşılaşan kahramanlarımız egzotik yerler keşfetmenin heyecanıyla bilinmeze doğru ilerlemeye devam ederler.Artık mağaranın girişinden sızan güneş ışınları görünmez olmuş,enselere vuran ılık  rüzgarsa yerini bunaltıcı bir havaya bırakmıştır.Bu arada saatin kaç olduğundan habersiz duraksamadan yürümeye devam eden gençler,kızlardan birinin fenalaşması üzerine artık geri dönüş yoluna sapmaya karar verirler.Ancak ilk karşılaştıkları yol ayrımında tereddüt yaşayan kahramanlarımız yorgunluğun da verdiği stresle ağız dalaşı yaşarlar.Çok geçmeden adrenalin dolu başlayan serüven etraflarında daireler çizmeye başladıkları,labirent misali tüneller içerisinde giderek amaçsızlaşan tekinsiz bir yol bulma arayışına dönüşür.Dahası suları tükenen,yiyecekleri kalmayan gençler el fenerlerinin de bataryalarının bitmesiyle büyük panik yaşarlar.Zaman alehylerine işlemektedir...
İyi;Tek mekanda geçen sıradan bir grup genç filmlerinden biri.İspanyol yapımı olması ve mağarada geçmesi itibariyle türü sevenlerin göz atabileceği bir alternatif olabilir.Gizem seviyesi fena değil.Bu filmi sevenler tarz olarak benzer olan As Above, So Below (2014),The Cave (2005),The Descent (2005),Urban Explorer (2011) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Fazlaca klişe barındıran,sürprizden uzak,kurgu olarak vasatı aşamayan bir film.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 7 Nisan 2015 | Etiketler : | | | |

Backcountry (2014)


Backcountry (2014)
Genç bir çift olan Jenn ve Alex,Kanada'ın doğal güzellikleriyle süslü;ünlü bir sit alanında kamp yapmayı planlarlar.Alex çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği Blackfoot yolunu günlerdir Jenn'e anlata anlata bitirememiştir.Sevgilisinin ısrarıyla kamp yapmaya ikna olan Jenn ise bir an evvel kendisini etkileyecek bir şeyler görebilme arzusundadır.Mesleğe yeni adım atmış bir avukat olarak erkek arkadaşının aksine doğa yürüyüşlerinden pek haz etmese de şehir yaşantısının gürültüsünden ve bunalımından sıyrılıp temiz hava alabilmek kendisi için de hayli cezbedicidir.
Backcountry (2014)
İlk kamp gecelerinde ormanın derinliklerinde Brad isimli tuhaf bir adamla tanışan ikilimiz nezaketen yemeğe davet ederler.Birlikte yemek fikrinden Alex pek de memnun değildir,zira tekin olmayan tavırlar sergileyen Brad daha ilk andan itibaren rahatsız vermeye başlar.Brad kendisini tur rehberi olarak tanıtıp çevreye hakim olduğunu söyleyip beraber zaman geçirmekte ısrar etse de Alex buralara çocukluğundan beri geldiğini ve avucunun içi gibi bildiğini söyleyerek kibarca reddeder.Yemeğin ardından çiftimizin kamp çadırından ayrılan Brad gecenin karanlığına karışır.Ertesi sabah Blackfoot'a gidebilmek için yeniden harekete geçen kahramanlarımız uzun saatler boyu yürümelerine rağmen bir türlü kamp alanına ulaşamazlar.Dahası kampın ilk gününde yolda karşılaştıkları turistlerden de eser kalmamıştır.Uzun süredir kimseyi görmeden Alex'in peşinden sürüklenen Jenn,yolu karıştırmalarından çekinmektedir.İnatçı bir tavırla sevgilisini tersleyen Alex ise çok az yolları kaldığını ve neredeyse gelmek üzere olduklarını söylemektedir.Yiyecekle sularının azalmaya başlaması ve Jenn'in artık sabrının tükenmesi üzerine yolu kaybettiğini itiraf eden Alex;karanlık çökmeden çadırlarını kurup,sabahın ilk ışıklarıyla başlarının çaresine bakmayı teklif eder.Zira saatlerce boş yere ormanın içerisinde daireler çizip,deyim yerindeyse hiçliğin ortasına yapa yalnız kalmışlardır.Zor koşullardan ötürü umutlarını kaybetmeye başlayan ikilimizi kırılgan ilişkilerini de hesaba katarsak zor bir gece beklemektedir.Asıl endişe etmeleri gereken şey ise henüz ortaya çıkmamıştır...
İyi;Ortalama bir doğal yaşamda  hayatta kalma temalı gerilim filmi.Oyunculuk fena değil,kurgu yeterli düzeyde olmasa da sürükleyici sayılır.
Kötü;Daha fazla zeka parıltısı görmeyi beklerdim.Baştan sona tahmin edilebilir,sürprizden uzak şekilde sonlanıyor.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 29 Mart 2015 | Etiketler : | | |