Güncel İncelemeler;

The Jacket (2005)

The Jacket (2005)
Körfez Savaşı gazisi Jack Starks, dehşet ve gözyaşıyla dolu günlerin ardından ordudan ayrılıp evine döner. Hala yaşadığını travmayı atlatamayan ve gündelik hayata geri dönüp sosyalleşmekte sıkıntılar yaşayan kahramanımız, bir yandan da gözüne uyku girmeyen geceler boyunca giderek depresif bir ruh haline sürüklenmektedir. Sürekli savaşta olan bitenleri düşünen ve bir türlü zihnini rahatlatamayan Jack, soğuk bir kışı günü umarsızca bir yürüyüşe çıkar. 
The Jacket (2005)
Yol üstünde otostop yaparak bir yabancının arabasına binen Jack, her şeyin çok hızlı gelişmesiyle ve şerifin ölmesiyle sona eren bir cinayete karışır. Polisler tarafından tutuklanan ve cinayet zanlısı olarak mahkemeye sevk edilen kahramanımız, olan bitenleri tam olarak hatırlayamadığı ve iyi bir savunma yapamadığı için, mental durumu da göz önüne alınıp akıl hastanesine yollanır. Dr. Becker gözetiminde tedavi alması planlanan Jack, bir dizi deneysel terapiler ve ilaçlarına maruz kalır. Dr. Becker, ilaçlar sayesinde nefret tabakasını soyacağını ve Jack' i yeniden topluma kazandıracağını savunmaktadır. Ancak bilim etiğinden son derece uzak uygulamalar ve kendi doğrularıyla yola çıkması, Dr. Lorenson tarafından sıklıkla eleştirilir. Lorenson, Becker' ın hastaları deney hayvanları gibi kullandığından ve amaçsız ilaç kokteyllerini karıştırarak deneysel çalışmalar yapmasından rahatsızdır. Ailesi- arayıp soranı olmadığı için uygun hasta olarak gördüğü Jack üzerinde farklı uygulamalara ve seanslara devam eden Dr.Becker; tedavinin bir parçası olarak Jack' e deli gömleği giydirip, tabut gibi daracık bir morg çekmecesine kilitlemektedir. Zaman zaman çekmece içerisinde uzun saatler geçirmek zorunda kalan ve flashback sahneler anımsamaya başlayan kahramanımız, bir yandan cinayet gecesi neler olduğunu hatırlamaya çalışırken bir yandan da hastaneden nasıl kaçabileceğinin planlarını yapar. Yine yoğun ilaç tedavisinin ardından kapatıldığı morg çekmecesinde bu sefer gelecekten kesitler gören ve dört gün içerisinde öleceğini öğrenen kahramanımız, ölüm sebebini bulabilirse bir şekilde  kurtulacağını umut eder. Öte yandan rastlantısal olarak Jackie ile tanışan ve düğümü çözebilme konusunda yardım isteyen Jack, her ne kadar ikna etmekte zorlansa da dikkatini çekmeyi başarır. Zamana karşı savaş çoktan başlamıştır bile...

İyi; Jack London' ın 'The Star Rover' isimli romanından uyarlanan yapım, efsane oyuncu kadrosuyla ve sürükleyici kurgunun bileşimiyle beraber son derece başarılı bir psikolojik gerilim filmi. Atmosfer ve gizem seviyesi çok iyi. Korku- gerilim severlerin gözdeleri; zamanda yolculuk ve akıl hastanesi gibi konseptleri de barındırdığını ekleyelim. Bu filmi sevenlerin Jacob's Ladder (1990) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

The Boy (2016)

The Boy (2016)
İngiliz bir ailenin çocuğuna dadılık yapmak için işe alınan Greta, vakit kaybeden yeni iş vereninin malikanesine ulaşmak için yola çıkar. Heelshire' lar geleneklerine düşkün, retro hayat süren köklü bir aileden gelmektedir. Henüz malikaneye adım atar atmaz mimarisinden ve atmosferinden çok etkilenen Greta, dadılık yapacağı Brahms ile tanışmak için sabırsızlanmaktadır. 
The Boy (2016)
Çok geçmeden Brahams' ın porselen bir oyuncak olduğunu anlayan ve büyük bir şok yaşayan kahramanımız, kimseyi kırmamak için nazik tavrını sürdürür. Heelshire' ların bunadığını düşünse de paraya ihtiyacı olduğu için bozuntuya vermemeye karar verir. Ne de olsa oyuncak bir bebekle ilgilenmek pratikte çok daha basit görünmektedir. Zaman zaman teslimata gelen Malcolm ile arkadaşlık eden ve Heelshire' ların hikayesini öğrenmeye çalışan Greta, normalde bir ayda kazanacağı parayı, haftalık ve peşin olarak alınca malikanede kalmayı kabul eder. Malcolm, gerçekte Brahms' ın hüzünlü bir hikayesi olduğunu ve yıllar önce bir yangında feci şekilde can verdiğini anlatıp, Heelshire ailesinin o günden beri gözlerden uzakta yaşadıklarından bahseder. Oyuncağın da işte o zamanlar ortaya çıktığını anlatır. Greta da en nihayetinde belalı eski erkek arkadaşından kaçmak için tercih ettiği bu işi, deyim yerindeyse oyunu sürdürmeye ikna olur. Mrs. Heelshire tarafından hazırlanan, son derece katı kurallarla Brahams' la ilgilenmesi istenen Greta, Heelshire' ların bir gezi için evden ayrılması üzerine bir başına kalır. Hemen saçma bulduğu kuralları ve görünüşünden hoşlanmadığı Brahams' ı ihmal etmeye başlayan kahramanımız, daha ilk günden evde bir takım gariplikler sezmeye başlar. Bazı eşyaların yer değiştirdiğini ya da ortadan kaybolduğunu fark eden Greta, sabahın erken saatlerinde Malcolm' un uğramasıyla olup bitenleri bir bir anlatır. Malcolm ise yeni işinden ve mekan değişikliğinden ötürü stres yapmasının doğal olduğunu söyleyerek, rahatlamasını tavsiye eder. Ertesi günün gecesinde yine bir takım gizemli olaylar yaşayan ve Brahams' ın her nasılsa yer değiştirdiğini fark eden kahramanımız, bir şeylerin yolunda gitmediğinden emin olmaya başlar. Malcolm' dan Brahams' la ilgili bildiği her şeyi anlatmasını isteyen Greta, bir yandan da eski erkek arkadaşının tacizleriyle uğraşmaktadır. Geceleri kabusa dönüşen ve gözüne uyku girmeyen kahramanımız Brahams' ın canlı olabileceğini düşünmeye başlar...

İyi; Mekan seçimi, atmosfer ve sürükleyici kurgu. Oyunculuk ve gizem seviyesi de fena değil. Bu filmi sevenlerin Dead Silence (2007) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Klişe senaryo, sürprizlerden uzak final...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 21 Mart 2017 | Etiketler : | | | | |

Quarries (2016)

Quarries (2016)
Baskıcı erkek arkadaşından bir süre uzak kalmak ve deyim yerindeyse rahat bir nefes alabilmek için vahşi doğa gezisine katılmaya karar veren Kat, tamamı bayanlardan oluşan bir grupla buluşmak üzere yola çıkar. Her biri farklı heyecanlar ve deneyimler yaşamak için bir araya gelen kahramanlarımız, doğada bir başlarına hayatta kalabilme ve çeşitli güçlüklerle baş edebilme gayesiyle organize olurlar. 
Quarries (2016)
Böylece fiziksel ve mental olarak güçlenmeyi ve hayatlarına kaldıkları yerden daha sağlıklı olarak devam etmeyi umarlar. Tur liderlerleri önderliğinde, sırtlarında kamp malzemeleri ve çantalarla geziye başlayan kızlar, her gün yaklaşık on kilometre yol kat etmeleri gereken doğa yürüyüşüne başlarlar. Ancak ne yazık ki orman yangınından ötürü rotalarını değiştirmek zorunda kalırlar. Öncesinde test edilmeyen patikalarda ilerlerken tur rehberlerinin yaralanmasının ardından sıkıntılı anlar yaşayan kahramanlarımız, havanın da kararmaya başlamasıyla kamp yapabilecekleri sığınacak bir yer aramaya koyulurlar. Hemcinslerinden oluşan bir grup olmasına rağmen kızlarla pek de iyi anlaşamayan ve onların da çeşitli sorunları olduğuna şahit olan Kat, grubun yeni lideri pozisyonundadır. Arkadaşlarını yönlendirmeli ve gerekli durumlarda inisiyatif alabilmelidir. Kat ve arkadaşları bir yandan kamp malzemeleri yerleştirmekle uğraşırken bir yandan da gps marifetiyle en kısa yoldan geri dönmenin hesabını yaparlar. Zira kolunun durumu hiç de iyi olmayan ve giderek daha fazla acı çeken tur rehberinin tedaviye ihtiyacı vardır. Öte yandan etrafı kolaçan eden Joy, kamp alanlarının yakınında kan izlerine rastlar. Kahramanlarımız çok geçmeden ormanda yalnız olmadıklarını anlarlar. Eli kanlı bir çete silahlarıyla dehşet salmaktadır...
İyi; Sürükleyici kurgusuyla göz atılabilecek, bir grup genç ve başlarından geçen maceralar temalı bir film. Mekan seçimleri ve gerilim seviyesi tatmin edici. Oyunculuk ve karakter seçimleri fena değil. Bu filmi sevenler The Descent (2005), Vertige (2009) ve Carnage Park (2016) yapımları da izleyebilirler.
Kötü; Klişe konu, zeka parıltılarından yoksun kalmış senaryo...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 15 Mart 2017 | Etiketler : | | |

Ex Machina (2014)

Ex Machina (2014)
Bilinçli bir makine yaratırsan, insanlık tarihi olmaz. Tanrı' ların tarihi olur.
Blue Book isimli küresel çapta tanınan büyük bir yazılım şirketinde programcı olarak çalışan Caleb, şirket bünyesinde yapılan bir çekiliş sonrasında büyük ödüle hak kazanır Şirketin kurucusu ve aynı zamanda CEO' su olan Nathan tarafından, gözlerden ırakta bir araştırma için gözlemci olarak seçilen kahramanımız, büyük bir heyecanla yolculuk hazırlıklarına başlar. 
Ex Machina (2014)
 Ormanlar ve akarsularla çevrili, dağlık bir bölgede gözlerden uzak bir şekilde çalışmalarını yürüten Nathan, ancak helikopterle ulaşımın sağlanabildiği araşma tesisinde bir haftalık süre boyunca Caleb' i ağırlar ve yapmasını istediği şeyleri açık bir şekilde izah eder. Henüz 13 yaşındayken 'Blue Book' arama motorunun kodlarını yazan ve bilişim camiasında dahi olarak adlandırılan Nathan, bir süredir yapay zeka üzerine çalışmalar yapmaktadır. Şirketinin genç ve başarılı programcılarından Caleb' in de katkılarıyla son aşamaya getirdiği Ava projesini bir adım daha ileri taşımanın arzusundadır. Ava' yı test edebilmesi için Caleb' den 'Turing testi' yapmasını isteyen kahramanımız, bu sayede geliştirdiği yapay zekanın kontrollü deneylerini gerçekleştirebilecektir. Yazılım ve soyutlama konularında uzman olan Caleb, büyük bir merak ve arzuyla Ava' yı görebilmek için adeta dakikaları saymaktadır. En nihayetinde Nathan kontrolünde, Ava ile seanslara başlayan ve ilk andan itibaren şaşkınlığını gizleyemeyen kahramanımız, beklentilerinin çok ötesinde bir deneyim yaşar. Zira sadece konuşabilen ve sorulara cevaplar verebilen mekanik bir kutuyla karşılaşmayı beklerken, oldukça alımlı bir bayan olarak modellenen Ava, hemen karşısında oturmakta ve akıcı diyalog içerisinde oldukça zekice ve esprili bir şekilde yanıtlar verebilmektedir. Henüz ilk seanstan itibaren Ava' nın çığır açabilecek bir buluş olduğunu düşünen ve projenin yaratıcısı ve aynı zamanda iş vereni olan Nathan' a daha fazla saygı duymaya başlayan kahramanımız, öte yandan da kameralar sayesinde sürekli gözlemler yaparak gelecek seanslar için yeni sorular hazırlamaktadır. Teorikte robot olsa da Ava' nın görselliğinden etkilenmeye başlayan ve geceleri gözlerine uyku girmeyen kahramanımız, sürekli Ava' nın söylediklerini düşünmeye başlar. Seanslar ilerledikçe her defasında Ava' nın verdiği cevaplardan daha fazla etkilenen ve zekasına saygı duyan Caleb, bir yandan da Nathan' ın neden yüzlerce programcı arasından kendisini seçtiğini sorgulamaktadır. Bu sırada Nathan' ın Ava' ya olan tavırlarından hoşlanmayan ve zaman zaman gerçekleşen enerji kesintilerinden huzursuz olan Caleb, bir şeylerin yolunda gitmediğini keşfeder...

İyi; Baştan sona gizemli ve fantastik ilerleyen kurgusuyla ilgi çekici bir bilim-kurgu filmi. Oyunculuk, mekan seçimleri ve diyaloglar oldukça başarılı. Teknoloji ve bilimin gelecekte yaratabileceği paranoyaların yanı sıra düşünsel olarak da alt metinler barındırıyor. Filmin konusundan hoşlanan ve insanlığın geleceği hususunda daha fazla kafa yormak isteyenler, Yuval Noah Harari' nin 'Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi' kitabına göz atabilirler. Yapay zeka ve turing testiyle ilgili daha fazla bilgi olmak isteyenler linke tıklayabilirler...
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 6 Mart 2017 | Etiketler : | | | |

Demolition (2015)

Demolition (2015)
Bir şeyi onarmak istiyorsan, önce parçalara ayırmalısın...
Finans sektöründe çalışan, başarılı bir broker olan Davis, elim bir trafik kazası sonrasında eşi Julia' ı kaybeder. Kazanın ardından karmaşık duygular içerisine sürüklenen ve olayın şokuyla depresif bir hale bürünen kahramanımız, bir yandan da kayınpederi ve aynı zamanda patronu olan Phil' in baskın karakteri sebebiyle çeşitli sorunlar yaşamaktadır. 
Demolition (2015)
Eşini kaybettiği günün devamında, koridordaki otomat makinesinin takılması sonrasında kısa bir şikayet mektubu yazmaya karar veren Davis, cenaze evinde olmasına rağmen konuklara aldırmadan düşüncelerini kağıda dökmeye başlar. Yazdıkça açılan ve içini dökme fırsatı bulan kahramanımız, eşiyle tanışmasından, yaptığı işe kadar her şeyi eksiksiz bir şekilde metne aktarır. Şirketten herhangi bir cevap alamamasına rağmen, yazdığı ilk mektupla da yetinmeyen Davis, yaşantısından kesintiler sunan ve oldukça detaylı bir şekilde kaleme aldığı üç mektubu daha postalar. En nihayetinde yazdığı mektuplar birinin dikkatini çekmeyi başarır. Gecenin bir yarısı telefonu çalan kahramanımız, kendisini müşteri hizmetleri danışmanı olarak tanıtan Karen ile kısa bir diyalog yaşar. Zira mektupların tamamını hüzünlenerek okuduğu söyleyen Karen, Davis' in konuşabileceği biri olup olmadığını merak etmektedir. Davis ise mektupları sadece içini dökmek için yazdığını söylese de gerek yaşam stilleri gerekse maddi durumları birbirlerinden çok farklı olan ikili arasında duygusal bir bağ kurulmaya başlar. Karen ile yüzyüze tanışabilmek için çeşitli yollar deneyen ve bu süre zarfından işten güçten elini çekerek Phil' in tepkisine maruz kalan kahramanımız, Julia' nın her zaman dediği gibi çevresine gerçekten de yeterince odaklanamadığını ve olup bitenlerini yüzeysel değerlendirdiğini keşfeder. Her zaman dürüst davranıp, kendi bildiğini okuyan ve çevresindeki insanları umursamayan Davis, nasıl da istemediği bir düzenin içerisine hapsolduğu ve kendisinden yabancılaştığını sorgular. Karen ve oğlu Chris ile tanıştıktan sonra ise dışarıda bambaşka hayatların olduğunu fark eder.  Bir yandan ölen eşi bir şeyler yapmak isteyen ve ruhunun huzur bulmasını uman Davis, diğer yandan da yeni bir başlangıç için eski hayatından kalan her şeyi yok etmesi gerektiğinin bilincindedir...
İyi; Gerek oyunculuk gerekse duygu geçişlerinin inanılmaz bir şekilde kurgulandığı senaryosuyla kesinlikle göz atılması gereken bir dram- gerilim filmi. Soundtrackler çok iyi. Hikaye o kadar yalın ve saf bir şekilde işlenmiş ki sanki Albert Camus' ın 'Yabancı' romanını okuyor gibi hissettim.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 25 Şubat 2017 | Etiketler : | | |

Passengers (2016)

Passengers (2016)
5000 yolcu ve 258 mürettebattan oluşan Avalon uzay gemisi, dünyadan yola çıkmış ve Homestead II gezegenin rotasında ışık hızında ilerlemektedir. Homestead II gezegenine ulaşmalarına değin sürecek zamanı hibernasyon sayesinde uyutularak geçirecek olan kafile, gezegene yaklaşmalarına kısa bir zaman kala bilgisayar otomasyon sistemleri sayesinde uyandırılacaktır.
 Homestead şirketi tarafından uzay koloniler oluşturma fikrinin giderek yaygınlaşmasıyla, Aurora ve Jim' in de içinde bulunduğu yolcular yaklaşık 120 yıl sürecek bir maceraya adım atarlar. Ancak dünyadan ayrılmalarından yaklaşık 30 sene sonra uyku kapsüllerinden birinin arıza vermesi sonrasında uyanmak zorunda kalan Jim, Avalon uzay gemisinden kendisinden başka kimse olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Etrafı kolaçan eden kahramanımız, neden sadece kendi uyku kapsülünün arızalandığını keşfetmeye çalışır. Öte yandan Jim, üstün teknolojiler ve robotlar tarafından yönetilen gemide, Homestead II gezegenine yaklaşık 90 yıl sürecek bir yolculuğun ortasında uyandığını fark eder.
Passengers (2016)
Yeniden uyku kapsülüne dönmek ve hibernasyona geçebilmek için her yolu deneyen kahramanımız, ne yazık ki sonuç alamaz. Bir başına kaldığı gemide mürettebattan birilerini uyandırmayı düşünen Jim, özel giriş izinleriyle korunan odaya da giremez. Sonsuzluğun ortasında, ışık hızında hareket eden uzay gemisinde, 90 yıl önce uyanmak zorunda kalan Jim, fani ömrüyle Homestead II gezegenine ulaşamayacağının bilincindedir. İlk birkaç haftalık şaşkınlığın ardından gemide zaman geçirebilmek için çeşitli uğraşlar bulan ve bir şekilde eğlenmeye başlayan kahramanımız, Arthur isimli android bir barmen sayesinde içini dökebilmekte ve bir nebze olsun konuşarak rahatlayabilmektedir. En nihayetinde aylar sonra uyku kapsüllerden birini kısa devre yaptırarak, yolculardan birini uyandırıp yalnızlığını dindirmeye karar veren Jim, rastlantısal olarak karşısına çıkan Aurora' dan bir hayli etkilenir. Süper bilgisayarlar sayesinde Aurora hakkında tüm detayları toplamaya başlar. Aurora' nın fiziksel olarak çok güzel bir bayan olmasının yanı sıra yazar olmasından, olaylara bakış açısından ve düşünme tarzından hoşlanan Jim, Avalon gemisinde yaklaşık bir yıl süren yalnızlığını sonlandırmaya hazırlanır. Arthur' a da Aurora' dan bahseden kahramanımız, kendisi gibi kazara uyandırılmış izlenimi vererek Aurora' nın uyanmasına sebep olur. Gözlerini açtığı andan itibaren çevreyi sorgulamaya başlayan Aurora ise Jim'in ilk hallerine benzer şekilde neden Homestead II gezegenine 89 yıl mesafe varken uyandığını keşfe koyulur. Çok geçmeden gemide bir araya gelen ikilimiz, tam da Jim' in planladığı gibi arkadaş olurlar. Aurora sadece ikisinin hibernasyondan uyanma talihsizliği yaşamasını garipsese de geminin üstün teknolojisi ve olanaklarıyla zaman geçirip, kaderine razı olur. Öte yandan Avalon gemisinin kontrol ünitesinden birbiri ardına gelmeye başlayan hata mesajları, elektrik kesintileri ve robotların kontrolden çıkmaya başlaması bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisi gibidir...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve üst düzey oyuncu seçimleriyle son derece başarılı bir bilim-kurgu filmi. Atmosfer, görsel efektler muazzam. Bilim- kurgunun yanı sıra romantik, duygusal anlar da yaşayabileceğiniz, uzun süredir izlediğim en eğlenceli filmlerden biri.
Kötü; İşin içine biraz daha gizem- gerilim katılabilse çok daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 7 Şubat 2017 | Etiketler : | | |

Arrival (2016)

Arrival (2016)
Ansızın dünyaya inen 12 uzay gemisi, insanlığın akıbeti konusunda büyük bir tartışma yaratır. Zira dünya üzerinde 12 farklı noktaya inen bu uzay gemileri, uzaylıların asıl niyeti anlaşılana kadar büyük bir istilanın da habercisi olabilir. Montana bölgesine inen ve Amerikan ordusu tarafından bir dizi incelemeye tabii tutulan uzay gemisi, Çin ve Rusya başta olmak üzere diğer lokasyonlardaki araştırmalardan edinilen bilgiler doğrultusunda analiz edilmektedir.
Arrival (2016)
 Kimyasal bileşimi bilinmeyen uzay gemileri, dış kabuk kısmının ise herhangi bir gaz ya da radyasyon yaymaması neticesinde pek çok soru işaretini de beraberinde getirir. Uzaylıların neden bu noktaları seçtikleri ya da ne amaçla yeryüzüne indikleri gibi önermeler ise insanlığı büyük bir paradoksa sürüklemektedir. Ordunun ve sonrasında bilim insanlarının harıl harıl çalışarak uzayların niyetini deşifre etme çabası ise artık bambaşka bir boyuta taşınmıştır. Zira kabuk içerisine gönderilen ekip, doğrudan uzaylılarla görsel temas kurabilmeyi başarmış dahası kayıt altına alınan radyo sinyalleri ve görüntüler sayesinde uzaylıların tanımlanamayan bir dilde insanlarla temas edebildiklerini keşfetmiştir. Bunun üzerine Albay Webber' ın emriyle ülke çapında tanınan dil bilimi uzmanı Louise bölgeye davet edilir. Aynı zamanda teorik fizik konusunda uzman olan Ian' da benzer şekilde davet edilmiştir. Ian ile birlikte ekip olarak çalışması ve en kısa sürede uzaylıların niyetini deşifre etmesi istenen Louise, büyük bir heyecan ve özveriyle işe koyulur. Ian' ın fikirlerinin aksine evrensel iletişim aracı olan matematik yerine dili etkin şekilde kullanmayı öneren kahramanımız, Webber' ı ikna ederek kendi yöntemlerini uygulamaya başlar.  Öte yandan edindikleri son bilgileri komisyonla paylaşmayı reddeden ve uzaylılara karşı agresif bir tavır sergilemeye başlayan Rus ve Çin hükümetleri, projeden sorumlu olan Webber'ı bir hayli zora sokmaktadır. Çin' in bir şekilde uzaylıların amacını öğrendiğini ve bu nedenle politikasını değiştirdiğini düşünen ve Louise' i sıkıştırmaya başlayan CIA, artık daha fazla kaybedecek zamanları olmadığını vurgulamaktadır. Louise ise uzaylılara doğru soruyu sormak ve neticesinde uygun cevabı almak için hala zamana ihtiyacı olduğunu dillendirmektedir. Yaşadığı yoğun stresli dönemden ötürü karmaşık rüyalar ve hayaller görmeye başlayan kahramanımız rasyonel düşünmesi hususunda Ian tarafından da uyarılır. Ordu tarafından tanınan süre hızla tükenmektedir. Louise ise uzaylıların görsel olarak tarif ettiği bazı simge ve imgeleri birleştirerek onların alfabesini çözmeye ve niyetlerini öğrenmeye çok yaklaşmıştır...
İyi; Son dönemlerde adından sıklıkla bahsettiren, favori yönetmenlerimden Denis Villeneuve' u sinemasının son gözdesi 'Arrival' gerek imdb puanı gerekse olumlu eleştirilerden ötürü uzun süredir merakla izlemeyi beklediğim bir bilim- kurgu filmiydi. Senaryo, oyunculuk, atmosfer ve ses efektleriyle beni tatmin etmeyi başardı. Uzun bir yapım olmasına rağmen, sürükleyici kurgu ve alt metinler seyir zevkinin azalmasını engelliyor. H.P. Lovecraft'ın hayal dünyasından aşina olduğumuz Cthulhu benzeri heptapod uzaylı konsepti düşünsel olarak oldukça ilgi çekici. Bu filmi sevenlerin Contact (1997) yapımını da izlemelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Denis Villeneuve' ıın diğer filmleri için Incendies (2010), Prisoners (2013) ve Enemy (2013) sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Kötü; Tipik bilim-kurgu ve uzaylılar denince mekanın uzay olması beklenti dahilinde ancak hikaye dünyada geçiyor. Hikaye daha derin bir şekilde işlense ve görsel olarak daha iddialı sahneler yansıtılsa daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 3 Şubat 2017 | Etiketler : | | | | |