Güncel İncelemeler;

The Veil (2016)

The Veil (2016)
'23 Mart 1985'te Cennetin Perdesi Kilisesi'ne mensup 47 kişi toplu şekilde intihar etti. Jim Jacobs'ın hazırladığı ölümcül bir ilaçla kendilerini ve çocuklarını zehirlediler. Bu A.B.D tarihindeki en büyük toplu intihardır.'
Profesyonel olarak belgesel yapımcılığı yapan ve kamera arkasında bulunmaktan zevk alan Maggie, 1985 yılında toplu intihar vakası olarak tarihe geçen 'Cennetin Perdesi Kilisesi' davasını araştırmaktadır. Yıllar öncesinde olaydan tek sağ kurtulan kişi olarak tarihe geçen Sarah ile temas kurmayı başaran Maggie, tüm gerçekleri ortaya çıkarmak için birlikte olayların yaşandığı araziye gidip belgesel çekmeye ikna eder. Toplu intihar vakasının yaşandığı gün 'Cennetin Perdesi' tarikatının minik bir üyesi olan Sarah, olan biten metruk olaylar sonrasında hala neden sağ bırakıldığına sorusunun yıllarca kafasını kemirdiğinden yakınmaktadır. Annesi ve babasının dahi kim olduğunu hatırlamakta zorluk çeken ve aradan geçen 25 yıla rağmen hala büyük bir dram yaşamaya devam eden Sarah, gerçekleri ortaya çıkarma vaadiyle gönüllü olarak ekibe katılır. Maggie ve erkek kardeşi Christian'ı 'Cennetin Perdesi' tarikatını araştırmaya yönelten asıl etken ise intihar vakasının yaşandığı ve polis kayıtlarına geçtiği günde babalarının da bir FBI ajanı olarak olaya dahil olmasıdır. 
The Veil (2016)
Kameralar, piller, görüntü cihazları ve diğer bir sürü teknik argümanla beraber karavanla yola çıkan kahramanlarımız, en nihayetinde gizemli olayın yaşandığı kırsal mekana ulaşırlar. Aradan geçen onca yıla rağmen gözünde flashback sahneler canlanmaya başlayan Sarah, Maggie ve belgesel ekibinin bir nevi rehberi olarak yol göstermeye başlar. Tarikatın lideri ve intihar olayının baş sorumlusu olan Jim'in polis kayıtlarına geçen ancak asla bulunamayan gizli odasını keşfe koyulan gençler, gizli yollardan ele geçirdikleri fotoğraflardan yola çıkarak ayinler sırasında kameralar kullanıldığını ve olası çekilen filmlerin halen buralarda bir yerlerde olabileceğini düşünürler. Kamp yaparak geçirdikleri ilk günün ardından sığ bir akarsuyu geçerek nehrin karşısına geçen kahramanlarımız olayı aydınlatmalarına yardımcı olabilecek herhangi bir ipucu için araştırmalarını hızlandırırlar. Öte yandan ekipten birinin hiç kimseye tek kelime dahi etmeden karavanı da alıp kamptan ayrıldığı bilgisi başta Maggie olmak üzere herkesi kızdırmıştır. Cep telefonları şebeke dışı kalmasına ve en yakın yerleşim biriminden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen, buraya kadar gelmişken bir şeyler bulmadan geri dönmeye hiç de niyeti olmayan Maggie, ekibini bir arada tutmakta zorluklar yaşamaya başlar. Neyse ki çok geçmeden Sarah'nın hafızasında anılar yeniden canlanır ve Jim'in gizli odasına ulaşırlar. Maggie, 'Cennetin Perdesi' tarikatının akıbetine ve liderleri Jim'e bir adım daha yaklaşmıştır. Jim'in odasını keşfe koyulan belgesel ekibimiz hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını anlarlar...

İyi; El kamerası teknikleriyle çekilmiş, gizem seviyesi fena olmayan sürükleyici bir yapım. Oyunculuk ve atmosfer başarılı sayılabilir. Bu filmi sevenler konu olarak çok benzer tarzda olan The Sacrament (2013) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; Tahmin edilebilir kurgu... Daha fazla zeka parıltısı ve bulmacalar içeren bir senaryo filmi daha üst seviyelere çıkarabilirdi. 
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 7 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Jeruzalem (2015)

Jeruzalem (2015)
Cehenneme açılan üç kapı vardır; biri çölde, biri okyanusta ve bir diğeri de Kudüs'te bulunmaktadır...
Babasının hediye ettiği ve zevkle kullandığı akıllı gözlüklerini de yanına alıp, en yakın arkadaşı Rachel ile beraber tatil için İsrail'e gitmeye karar veren Sarah tüm hazırlıkları tamamlar. Tel Aviv' de takılıp kız kıza eğlenmek isteyen kahramanlarımız, yolculuk sırasında tanıştıkları Kevin' ın tavsiyeleri üzerine eski Kudüs kentini ziyaret edip, oradan asıl durakları Tel Aviv'e geçmeyi planlarlar. 
Jeruzalem (2015)
Kevin turist olarak geldiği İsrail'e, lisans eğitiminin antropoloji olmasından ötürü Kudüs'ü farklı kültürler ve insanlar tanımak için büyük bir şans olarak görmektedir. İşin daha çok eğlence kısmıyla ilgilenen Sarah ve Rachel ise merkeze yakın müslüman bölgesinde bulunan Araplara ait bir motelde oda kiralar. Kevin da onlarla birlikte motele yerleşir. Motel sorumlusunun oğlu Omar sayesinde mekana ve şehre adapte olmaya başlayan gençler, antik kentin keyfini sürmeye başlarlar. Gündüzleri bol bol yürüyüşler yapıp, hava karardığında ise gece kulüplerinin yolunu tutan kahramanlarımız kentte geçirdiklerini ilk günün ardından Kevin'in farkı sesler duyduğunu söylemesi ve psikolojik olarak sorunlar yaşaması üzerine eğlenceyi yarıda bırakıp motelin yolunu tutarlar. Öncesinde Kevin'in sadece kırgın ve hasta olduğunu düşünen Sarah, sonrasında Omar'ın da düşüncelerine hak verip, Kudüs sendromu* belirtileri gösterdiğine ikna olur. Omar; ne de olsa semavi dinlerin merkezi olan ve antik geçmişiyle herkesin ilgisini çeken Kudüs şehrinin, buraya sadece eğlenmek için gelen turistler üzerinde çoğu zaman bu tarz etkilere sebep olduğunu anlatır. Öte yandan Kevin ise bir an evvel buradan gitmeleri gerektiğini söylemekte ve internet sayesinde araştırıp elde ettiği bilgilerle nefilimlerden** söz edip, kötü şeyler olmadan şehirden ayrılmaları gerektiğini ısrarla dillendirmektedir. Kefaret günü öncesinde son gecelerini geçirip Tel Aviv'in yolunu tutmaya karar veren Sarah ve Rachel, asla unutamayacakları bir geceye sürüklenirler. Her yerden alevler yükselmekte, çatışma ve patlama sesleri yankılanmaktadır. Görünüşe göre karanlık güçler ve kötülük  Kudüs'te yeniden ortaya çıkmaktadır...


İyi; Sürükleyici kurguya sahip, el kamerası teknikleriyle çekilmiş; bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir başka alternatif yapım. Mekan olarak Kudüs sokaklarının seçilmesi kurgunun mistik bir hava kazanmasında en büyük etken. Bu filmi sevenlerin As Above, So Below (2014) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Oyunculuk vasat, kurgu da kopukluklar mevcut. Gerilim yönünden tatmin edici değil. Fantaziye kaçan son çeyrek ise filmin ne yazık ki bir üst seviyeye çıkamamasının başlıca sebeplerinden.
* Kudüs sendromu ile ilgili detaylı bir yazı için buraya tıklayınız.
** Nefilimler hakkında bilgi edinmek için eklediğim bağlantıları kullanabilirsiniz. [1] [2]
Editör'ün Puanı

2015' in en iyi 11 korku-gerilim filmi

2015' in en iyi 11 korku-gerilim filmi

Geride bırakmaya hazırladığımız 2015 yılının en iyi 11 korku-gerilim filmini, yıl sonunda artık bir After Dark Horrror Movies klasiği olarak derleyip, beğenilerinize sunuyorum. Listede korkudan ziyade gerilim filmlerinin ağırlıklı olması, 2015 yılının salt korku yerine daha çok gerilime doyduğumuz bir yıl olarak hatırlarda kalmasına sebep olacak.  Listede yer alan yapımların rastgele sıralandıklarını belirterek başlayalım;

2015' in en iyi 11 korku-gerilim filmi

1) The Final Girls (2015)

Max, annesi Amanda'nın (80'li yılların ünlü bir teen-slasher oyuncusu) trafik kazası sonrasında hayata gözlerini yummasıyla büyük bir sarsıntı yaşar. Aradan geçen üç koca yıl sonrasında halen annesinin yokluğuna alışamayan kahramanımız, okuldan arkadaşı Duncan'ın sinemaya daveti üzerine büyük bir tereddüt yaşar...(devamı)



Simon-Robyn çifti Chicago'dan ayrılarak Simon'un gençliğinin geçtiği kasabaya yerleşirler. İlişkilerinde yeni bir başlangıç için öncesinde kötü tecrübeleri olsa da bebek yapmak niyetinde olan kahramanlarımız bu sayede iyi bir aile olabileceklerini düşünmektedirler...(devamı)



Kız kardeşi Molly'ye eniştesi Teddy'nin şiddet göstermesi üzerine artık bir şeyler yapmanın zamanı geldiğini düşünen Gordon,annesinin de baskılarına boyun eğerek tehlikeli planlar yapmaya başlar.İş arkadaşlarından birinin aracı olması üzerine eskiden mahkum olan kiralık bir katil (Howard) tutmaya niyetlenen kahramanımız,kamyonet almak için biriktirdiği tüm parasını bu işe harcamaya hazırdır...(devamı)



Kız kardeşi La Niña ile beraber Madrid'de köhne bir apartmanda yaşayan Montse,açık alan korkusu olan agorafobik bir kadındır.Çocukluk yıllarından beri kapının ardına bir adım dahi atmayı başaramayan kahramanımız,kardeşi ve kendi geçimini sağlamak için evini ufak bir konfeksiyon bürosu şeklinde işleterek hayatını kazanmaktadır...(devamı)



Ray,Claire çifti ve yedi yaşındaki kızları Zoe; Kingsville kasabasında aniden ortaya çıkan salgın sonrasında eski bir sığınağa saklanırlar. Her şeyi değiştiren o korkunç günün ardından kendilerinden başka kimselerin hayatta kalmadığını düşünen kahramanlarımız, sığınakta buram buram klostrofobi kokan bir ortam içerisinde, günden güne tükenen erzakları sayesinde hayata tutunmaya çalışırlar...(devamı)



Annesinin vefat etmesinin ardından sıkıntılı günler yaşayan Quinn Brenner,onunla bir şekilde iletişime geçebilmek için farklı yollar denemeye başlar.En nihayetinde arkadaşlarından birinin tavsiyesi üzerine medyum Elise'i ziyaret etmeye karar veren kahramanımız,ne yazık ki beklediği ilgiyi göremez... (devamı)




Amatör bir kameraman olan Aaron,günü-birlik bir iş için şehir dışına çıkar.Josef isimli iş vereni bol para vaat ettiği iş için şimdiden ödemeyi peşin yapmıştır ve oldukça samimi görünmektedir.Aaron'a kısmen acıklı hikayesini anlatan ve onunla dost olmayı uman Josef,günün sonunda yeni bir arkadaş edineceğinden emin davranmaktadır... (devamı)



Kasabaya gizemli bir yabancının geldiği haberini alan Şerif Hunt, niyetinin ne olduğunu anlamak için ufak bir yoklama çekmeye gider. Bilge Keçi'nin mekanında içkisini içerken bulduğu yabancıya neden burada olduğunu sorduğunda ise işler çoktan karmaşık bir hale bürünür... (devamı)





Genç bir çift olan Jenn ve Alex,Kanada'ın doğal güzellikleriyle süslü;ünlü bir sit alanında kamp yapmayı planlarlar.Alex çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği Blackfoot yolunu günlerdir Jenn'e anlata anlata bitirememiştir.Sevgilisinin ısrarıyla kamp yapmaya ikna olan Jenn ise bir an evvel kendisini etkileyecek bir şeyler görebilme arzusundadır... (devamı)



'Hack yapmak büyü gibidir.Her ikisi de başkalarını aldatma üzerinedir.14 yaşımdan beri tüm zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.Programlama dillerini öğrendim.İlk sistemimi hackledim.Sonsuz olasılıklı bir evren...İlk kez bir şeyde iyi olduğumu hissettim.Gerçek hayatta ben birler arasında bir sıfırdım.Bir zavallı,bir ezik,bir ucube... (devamı)



Robert C. O’Brien'ın 1974 de yayımladığı 'Z for Zachariah' romanından uyarlama olan film, post apokaliptik bir ortamda geçen distopik bir hikaye. Ancak gerek karakter ilişkileri gerekse samimi kurgusuyla düşündüren; tebessüm ettiren, zaman zaman rahatsız eden enteresan bir dram-gerilim filmi... (devamı)
Yazar : | Tarih : 22 Aralık 2015 | Etiketler :

The Objective (2008)

The Objective (2008)
CIA'a bağlı özel bir ajan olan Benjamin Keynes, Afganistan üzerinde uydu aracılığıyla tespit ettikleri bir takım yüksek enerji noktaları sonrasında özel bir göreve davet edilir. CIA, uydu fotoğraflarından yola çıkarak Taliban'ın kendi nükleer silahını geliştirmiş olabileceğinden çekinmektedir. Uzun yıllar sonra yeniden Afganistan'da bir operasyon için görevlendirilen ve keşfedilen koordinatları kontrol etmek için yolan çıkan Keynes, çok gizli 'top-secret' dosyanın baş aktörü olacaktır.
The Objective (2008)
Afganistan'da özel bir Amerikan birliğinin başına getirilen Keynes, ilk amaçlarının saygın bir Afgan din adamı olan Mohammed Aban'ın yerini tespit edip bilgi almak olduğunu söyler. Abdul isimli lokal bir rehberi de yanlarına alarak çorak topraklarda ilerlemeye başlayan kahramanlarımız bir yandan Taliban tehdidiyle yüzleşmek zorundayken öte yandan da yerlilerin lanetli olarak nitelendirdikleri ve yüzyıllardır kimsenin gidip sağ dönemediği tılsımlı toprakları aramaya koyulurlar. Çok geçmeden yolculuğun başlamasıyla bir takım esrarengiz olaylar yaşamaya başlayan Keynes ve arkadaşları, ilk olarak tekinsiz bir vadide tuzağa düşürülüp adamlarından birini kaybederler. Ancak işin enteresan tarafı  çatışma sırasında öldürdükleri saldırganların cesetlerini bir türlü bulamazlar.Aynı gece yarısı kendilerine yaklaşan ve araba sandıkları iki ışık kümesi gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Ertesi sabah ise tüm mekanik teçhizatları kullanılamaz hale gelmiştir. Pusulaları şaşmış, gps çalışmaz olmuş, uydu telefonu ise parazitler sebebiyle kullanılamaz hale gelmiştir. Oldukça donanımlı ve yetenekli askerlerden oluşan bir ekibe sahip olmasına rağmen Keynes, artık tamamen lokal rehberleri Abdul'un becerilerine güvenmek zorunda kalır. Çölün ortasında susuz kalıp bitap düşmeye başlayan kahramanlarımız Keynes'in kendilerinden bir şeyler sakladığını düşünürler. Göremedikleri bir düşmanla savaştıklarını anladıklarında ise canlarının derdine düşerler. Her ne kadar Keynes bunun çok gizli bir görev olduğunu yenilese de saldırganlaşmaya ve korkmaya başlayan ekip arkadaşlarını sakinleştirmekte zorluklar yaşar. Görevi pahasına her şeyi feda etmeye kararlı olan Keynes, aradıkları şeye oldukça yaklaştıklarını hissetmektedir. Öte yandan gariplikler devam etmekte, tedirgin edici olaylar yaşanmaktadır...

İyi; Asya mitolojisinden önemli bir yer tutan Vimana (havada uçuşan UFO benzeri ters piramit şekilli enerji dalgaları) üzerine ilgi çekici ve oldukça sürükleyici bir film olmuş. Oyunculuk ve gizem seviyesi başarılı. Yönetmenin, Blair Cadısı (1999) ve Solstice (2008) yapımlarından hatırlayacağınız
Daniel Myrick olduğunu da ekleyeyim. Bu filmi sevenlerin Devil's Pass (2013) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Ses ve efektler daha başarılı olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 5 Aralık 2015 | Etiketler : | | | |

Deep Dark (2015)

Deep Dark (2015)
Hermann, gecelerini gündüze katıp sürekli çalışsa da bir türlü istediği eserleri ortaya koyamayan genç bir sanatçıdır. Yaptığı iş görüşmelerinden eli boş dönen ve eserleri satmakta zorluk çeken kahramanımız bir ilan sonucunda ulaştığı Devora'nın galerisini son çare olarak görmektedir. Zira parası iyiden iyiye suyunu çekmiş, birlikte yaşadığını annesinin dırdırları daha da strese girmesine sebep olmuştur.
Deep Dark (2015)
Devora'nın galerisinde yine umduğunu bulamayan ve yeniden hüzünlü bir hayal kırıklığı yaşayan Hermann, en nihayetinde annesini dinleyerek tavsiyeler alabilmek için dayısını (Felix) arar. Felix, Hermann'ın kafasını dağıtması gerektiğini söyler ve ona kariyerinin başlarında kullandığı stüdyo daireyi kiralayabileceğini sözlerine ekler. Devora'dan son bir şans isteyen ve iki hafta sonra ona ilgisini çekecek muhteşem bir eserle dönmeyi vaat eden Hermann, zaten halihazırda kalan son parasıyla daireyi kiralar. Dayısından adresi alarak dairesinin yolunu tutan kahramanımız, Layla isimli bina yöneticisinin de yardımıyla yeni ilham kaynağı olmasını beklediği daireye yerleşir. Her ne kadar dayısının anlattıkları sonrasında gözünde farklı bir ortam hayal etse de görüntü olarak beklentilerinin dışında izbe ve son derece bakımsız küçük bir odayla karşılaşır. Hemen işe koyulan ve Devora'yı mest edebilmek için tüm yeteneklerini sergileyen Hermann ne yazık ki bir türlü umduğu ilhamı bulamaz. Teslimatın son gününde artık iyiden iyiye tükenmişlik sendromu yaşar hatta intihar etmeyi bile düşünür. Tam gemileri yaktığı sırada ise geri kalan hayatını derinden etkileyecek büyük bir sürprizle karşılaşır. Duvarda bulunan karanlık bir delikten sesler duymaya başlayan Hermann, öncesinde hayal gördüğünü düşünse de yaşadıklarının gerçek olduğuna ikna olur. Dahası oyuktan bir bayan sesi gelmekte ve Hermann'a yardım edebileceğini söylemektedir. Duvardaki gizemli güç sayesinde hayallerindeki fantastik eserleri bir bir ortaya koymaya başlayan Hermann, çok geçmeden Devora'nın da dikkatini çekmeyi başarır. İyi anlaşmalar yapıp eserlerini ciddi paralara satan kahramanımız, ilham perisi olan duvardaki varlık sayesinde büyülü bir rüyadaymış hissine kapılır. Hayatı hiç olmadığı kadar iyi gitmeye başlamıştır. Ne var ki rüyası kabusa dönüşene dek...
İyi; Oldukça sürükleyici kurguya sahip, vasatın üzerinde bir fantastik gerilim filmi. Oyunculuk ve mekan seçimleri fena değil. Fikir olarak başarılı.
Kötü; Düşünsel olarak beğendiğim ancak fikrin tam olarak yansıtılamadığı, bu sebepten ötürü de ne yazık ki kalite olarak bir üst sekmeye çıkamayan bir alternatif. Hani H. P. Lovecraft'ın kitaplarından uyarlanmaya çalışılan kısa filmler vardır ya, aynen onlar gibi sinemalaştırıldığında aynı hissi vermekten uzak ve  beklentilerin altında kalıyor,
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 19 Kasım 2015 | Etiketler : | | |

La casa del fin de los tiempos (2013)

La casa del fin de los tiempos (2013)
İki oğlu ve kocasıyla beraber eski bir malikanede yaşayan Dulce, paranormal olayların yaşandığı gizemli bir gece sonrasında oğlu ve kocasını öldürmek suçundan hapsedilir. Aradan geçen uzun yılların akabinde cezasını ev hapsine çeviren ve halen gözünün önünden gitmeyen vahim olayların yaşandığı evine dönen kahramanımız, ömrünü hücrelerde çürütmesine sebep olan esrarengiz geceyi çözmeye karar verir.
La casa del fin de los tiempos (2013)
Eve geri dönüşünün ardından evi kutsamak ve kendisiyle sohbet etmek isteyen bir rahibe, yaşanan her şeyin sorumlusu olarak evi gösteren kahramanımız, olanları değiştiremeyeceğini ve artık hüznünü kalbine gömdüğünü söyler. Günlerinin çoğunu yalnız başına geçirmek zorunda kalan Dulce, ilerleyen yaşını da göz önüne alarak son zamanlarında huzuru bulmak istemektedir. Ancak eve dönmesiyle beraber yeniden anıları depreşmeye başlar. Koridorlarda sesler duymakta evde başkalarının da olduğu hissine kapılmaktadır. Öte yandan eve ziyaretlerini arttırmaya başlayan peder, Dulce ile arkadaş olabilme ve bu sayede ruhunu kurtarma çabasındadır. Dulce ise otuz yıl öncesinde gizemli bir şekilde ortadan kaybolan oğlunun halen evde bir yerlerde olduğunu düşünmekte, kendisini hayata bağlayan tek şeyin yeniden onunla karşılaşabilme umudu olduğunu söylemektedir. Geçmişinden bir türlü kopamayan Dulce, en nihayetinde kendisini anıların içerisinde bulur. Zamanın sonundaki evde gerilim giderek yükselmektedir...
Kıyamet günü geldiğinde, o gün zamanların son günüdür.
İyi; Görüntü ve tema olarak tipik lanetli ev konseptini çağrıştırsa da kesinlikle çok daha fazlasını vaat eden bir yapım. Zaman ve paralel evren kavramları içeren sürükleyici bir gerilim filmi. Mekan seçimi, tekinsiz atmosfer ve oyunculuk gayet başarılı. Özellikle hikayenin asıl kahramanı Dulce'nin zamanla süregelen karakter değişimi ve psikolojisi ilgi çekici şekilde yansıtılmış. Ön yargılarınızı bir kenara bırakarak göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 15 Kasım 2015 | Etiketler : | | | | |

The Final Girls (2015)

The Final Girls (2015)
Max, annesi Amanda'nın (80'li yılların ünlü bir teen-slasher oyuncusu) trafik kazası sonrasında hayata gözlerini yummasıyla büyük bir sarsıntı yaşar. Aradan geçen üç koca yıl sonrasında halen annesinin yokluğuna alışamayan kahramanımız, okuldan arkadaşı Duncan'ın sinemaya daveti üzerine büyük bir tereddüt yaşar. 
The Final Girls (2015)
Tam bir korku filmi tutkunu olan Duncan, Max'in annesi Amanda'nın oyuncularından biri olduğu 'Katliam Kampı' isimli 80'li yıllarda çekilmiş, türü sevenler için tam bir kült olarak adlandırılan teen-slasher filmin gösterimiyle ilgilenmektedir. Yoğun katılımın gerçekleşeceği gecede, annesini beyaz perde de yeniden görünce nasıl bir tepki vereceğinden emin olamayan Max, en nihayetinde Duncan'ın cazip teklifi sonrasında ikna olur. Geceye yakın arkadaşları Chris, Vicki ve Gertie ile katılan kahramanımız, gerçekten de vadedildiği gibi dolu bir salonda keyifli bir öğrenci kitlesiyle beraber filmi izlemeye koyulur. Ancak ansızın büyük bir yangının salonu sarmasıyla panik ortamında kaçacak yer arayan Max ve arkadaşları, sinema perdesinden kaçayım derken fantastik bir şekilde gözlerini ormanlık bir alanda açarlar.
Neler olup bittiğini ve buraya nasıl geldiklerini sorgulamakla uğraşırlarken, yolda tıpkı 'Katliam Kampı' filminde olduğunu gibi sarı bir minibüs belirir. Dahası sahne aynen filme olduğunu gibidir. Aracı kullananın Kurt ve yanındaki kızında Tina olduğunu gören gençler gözlerine inanmazlar. Tina, 'Katliam Kampı'na nasıl gideriz diye sorduğunda ise parçalar yerine oturmaya başlar. Olan bitenle ilgili basit bir teorisi olan Duncan, bir şekilde filmin içine girdiklerine ve buraya sıkıştıklarına inanmaktadır. Zaten hali hazırda evlerine dönebilmek için onlarca kez etrafta tur atmalarına rağmen sürekli filmin açılış sahnesine sürüklenmektedirler. Döngüyü kırmak için minibüse binmeye karar veren kahramanlarımız ancak bu şekilde mesafe kat edebileceklerine ikna olurlar. Öte yandan annesine çok düşkün olan Max için yeniden Amanda'nın gençlik yıllarına dönmek ve annesini kendi akranı gibi karşısında görmek son derece duygusal bir sahneye  dönüşür. Ancak Max ve arkadaşlarının dikkat etmesi gereken asıl husus 'Katliam Kampı' filminin bir teen-slasher olduğu gerçeğidir. Aynen filmde olduğu gibi kampın çevresinde Billy isimli eli kanlı bir ucube dolanmaktadır....
İyi; Baştan sona son derece keyifli, sürükleyici bir korku-komedi filmi. Oyunculuk, mekan seçimleri ve kurgu son derece başarılı. Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olayları tiye alan The Cabin in the Woods (2011) tarzı bir havası da yok değil.
Kötü; Komedi yanı ağır basan, korku-gerilimin epeyce geri planda kaldığı bir yapım. Biraz daha gizem ve gerilim tercih edilebilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 1 Kasım 2015 | Etiketler : | | | |