Güncel İncelemeler;

A Monster Calls (2016)

A Monster Calls (2016)
12 yaşındaki Conor, hasta annesiyle birlikte yaşayan, hayal gücü oldukça yüksek bir çocuktur. Annesinin terminal evresinde kanser olmasından ötürü, gün geçtikçe gözlerinin önünde eriyip gitmesine mani olmayan kahramanımız, hüznünü kendi içerisinde yaşamakta ve giderek yalnızlaşmaktadır. 
A Monster Calls (2016)
Birkaç ay da bir gördüğü ilgisiz babası ve despot babaannesiyle geçinemeyen Conor, okulda da zorbalar tarafından sürekli aşağılanmaktadır. Zamanının çoğunu odasında geçiren ve hayal gücünü kara kalem resimlere aktaran kahramanımız, bir gece yarısı penceresinde beliren devasa bir ağaç canavarın şaşkınlığını yaşar. Canavar, Conor' a üç hikaye anlatacağını ve bu hikayeler bitince onun da dürüst bir şekilde kendi hikayesini anlatması gerektiğini söyler. Hayal gücünün kendisine oyunlar oynadığını varsayan ve sabah uyanınca yaşadıklarını basit bir rüya olarak yorumlayacağını zanneden Conor, yarın yeniden geleceğini söyleyen canavarın gözlerden kaybolmasına izin verir. Uyandığında sakin kafayla düşünen ve penceresine gelen canavar ağacın, hemen evlerinin yakınındaki bir mezarlıkta bulunan porsuk ağacı olduğunu fark eden Conor, kimseye neler olup bittiğini bahsetmeden, bir an evvel yeniden gece olmasını bekler. Saatler gece yarısını gösterirken yeniden Conor' ı ziyarete gelen canavar, bu sefer öykülerini anlatmakta kararlıdır. Annesinin çok hasta olduğunu ve aptalca hikayeler dinlemeye vakti olmadığını söyleyen Conor, en nihayetinde ikna olur. Hikayeleri kafasında canlandırması gerektiğini söyleyen canavar, vakit kaybetmeden öykülerini anlatmaya başlar. Hikayeleri yorumlamaya gelindiğinde ise gerçekte neyin iyi neyin kötü ya da neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda akıl yormaya başlayan Conor, her defasında farklı sürprizlerle karşılaşır. Canavar, deyim yerindeyse ona rehberlik etmekte ve hayatına mana katmaktadır. Öte yandan gündelik hayatında ise işler daha da zorlaşmaya başlamıştır. Zira annesinin hastaneye kaldırılması üzerine, babaannesiyle kalmak zorunda kalan Conor, kendi odasını ve eşyalarını terk etmek istememektedir. Hayatta en sevdiği varlığın, annesinin hayata tutunabilmesi için canavardan yardım istemeyi uman kahramanımız, ilk olarak gerçeklerle yüzleşmesi gerektiğini keşfeder. Anlatılan her hikayeden ise dersler çıkarmalıdır. Hayat sandığından çok daha acımasızdır.

İyi;  'A Monster Calls' isimli Patrick Ness imzalı kitabın uyarlaması olan yapım, oldukça sürükleyici, arka planda dram barındıran, başarılı bir fantastik gerilim filmi. Görseller, atmosfer ve oyunculuk oldukça iyi. Tarz olarak El laberinto del fauno (2006) yapımın andıran film, göz atılması gereken bir alternatif.
Kötü; Gizem seviyesi biraz daha yüksek olabilirdi.
Editör'ün Puanı

The Belko Experiment (2016)

The Belko Experiment (2016)
Kırkı aşkın ülkede ofisleri bulunan Belko şirketi, çoğunlukla Güney Amerika' da faaliyet gösteren, genel itibariyle Amerika vatandaşı çalışanlardan oluşan bir aracı şirkettir. Aynı zamanda lokal çalışanlara da iş imkanı sağlayan kurum, modern ofisleri ve dinamik kadrosuyla sürekli büyüme eğilimdedir. Şirket çalışanlarına standart prosedür olarak çip takan ve saniye saniye onları izleyen Belko, sıkı bir güvenlik duvarına sahip olmalarıyla övünmektedir.
The Belko Experiment (2016)
Şirketin Bogota, Kolombiya' da bulunan gözlerden uzaktaki binasında sabah saatlerinde bir hareketlilik göze çarpmaktadır. Zira lokal çalışanların tamamı evlerine gönderilmiş, halihazırda sadece Amerikan vatandaşı olan seksen çalışan kalmıştır. Binanın hemen dışında yer alan bir hangarda ise uzun namlulu silahları olan askerler, agresif bir tavırla  binayı ablukaya almaktadır. Daha neler olup bittiğini anlayamadan binanın güvenlik moduna geçmesi, tüm kapı ve pencerelerin otomatik olarak kapanması sonrasında, kahramanlarımız deyim yerindeyse kendilerini çelik bir kafesin içerisinde hapsolmuş şekilde bulurlar. Öte yandan binanın intercom sisteminden gelen bir ses çeşitli direktifler vermekte ve talimatlara uyulmaması durumunda herkesin öleceğini dillendirmektedir. Öncesinde pek de ciddiye almadıkları durum karşısında, fikir jimnastiği yaparak bir çıkış yolu arayışına giren kahramanlarımız, etrafı kolaçan etmeye karar verirler. Her yerde kameralar olması ve dahası enselerinde bulunan çiplerle adım adım izlendikleri düşüncesi, büyük bir panik ve tabiatıyla kaosa sebep olur. Verilen süre içerisinde talimatların es geçilmesi üzerine yine intercomdan çağrı yapan ve bu sefer seçtiği kişileri öldürmekle tehdit eden dış ses :) çok geçmeden aksiyona başlar. Grup içerisinde bazı arkadaşlarının hunharca öldürülmesine şahit olan kahramanlarımız, panikle bina içerisinde koşuştururlar. Grubun alfa erkeği olmak ve kontrolü sağlamak için öne çıkan Barry, tek çarelerinin talimatları uygulamak olduğunu düşünmektedir. Mike' ın etrafında organize olan diğer bir grupsa, kimsenin canı yanmadan bir şekilde dışarı çıkabileceklerini iddia etmektedir. Zaman ilerledikçe olaylar gelişir...

İyi; Düşünsel olarak modern bir Battle Royal (2000) uyarlaması olan yapım, sürükleyici kurgusuyla kolay izlenebilecek bir gerilim filmi. Dahası bol kanlı cesur sahnelere sahip, aksiyon- gerilim severler için iyi bir alternatif.
Kötü; Karakterlerin yeterince tanıtılmadığı, grup dinamikleri açısından vasat bir yapım. Filmin ofis ortamında geçmesi sebebiyle The Method (2005) benzeri daha çok karakter çatışmaları ve diyaloglar içeren  sahneler görebilmeyi beklerdim. Kaldı ki herhangi bir altmetin ya da önerme de barındırmıyor.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 18 Haziran 2017 | Etiketler : | | |

Life (2017)

Life (2017)
Uluslararası Uzay İstasyonu, yaklaşık sekiz ay süren Mars görevinin ardından çok kıymetli toprak numuneleriyle birlikte yörünge yolculuğuna hazırlanır. Ancak Pilgrim kapsülünün zarar görmesi neticesinde numunelerin tehlikeye girmesi tüm ekibin yoğun çaba sarf etmesi gereken büyük bir probleme dönüşür. 
Life (2017)
Ekibin güvenlik ve karantina uzmanı olan Dr. North, uzun uğraşlar sonucunda elde ettikleri toprak numunelerinin protokollere uygun şekilde izole edilerek incelenmesini ister. Ekibin bilim uzmanı olan Hugh, büyük bir merak ve ilgiyle mikroskobunun başına geçer ve örneklerini incelemeye koyulur. Mars yüzeyinden alınan toprak parçası içerisinde, tek hücreli silli bir mikroorganizmayı izole etmeye başaran Hugh; sıcaklık değişimi, besin ortamı, elektriksel uyarım gibi çeşitli yöntemlerle mikroorganizmayı canlandırmaya çalışır. En nihayetinde uyaranlara cevap veren ve hareket etmeye başlayan mikroorganizma, keşif ekibi başta olmak üzere tüm dünyada büyük ilgi uyandırır. Zira dünyada yaşamanın nasıl başladığı gibi önemli bir sorunsala cevap bulabileceklerini düşünen Hugh, mikroorganizmaya Calvin adını verir. Calvin' in insanlar gibi karbon kökenli bir canlı olduğuna işaret eden ve çok hızlı bir şekilde glikoz tükettiğe şahit olan kahramanlarımız, tetkiklere devam ederler. Calvin' in son derece hızlı bir şekilde büyümesi ve kütlesini arttırması oldukça şaşırtıcıdır. Güvenlikten sorumlu olan North ise Calvin' in kesinlikle laboratuvardan çıkmaması ve karantina altında tutulmasından yanadır. Ancak laboratuvarda yaşanan bir kaza sonrasında Calvin' in güvenlik duvarını aşması ve keşif ekibinden birini öldürmesi tüm planların değişmesine sebep olur. Calvin' in iyi niyetli olmayan, saldırgan doğası uzay gemisinde endişe dolu bir panik ortamı oluşturur. Dahası Calvin' i yakalayabilmek için yakıtlarının çoğunu tüketen kahramanlarımız, istemsiz bir şekilde uzay gemisinin dünya yörüngesine oturmasına neden olurlar. Hugh, marslı organizmanın tıpkı insanlar gibi oksijen ve besine ihtiyaç duyduğunu ve bu sebepten ötürü son derece tehlikeli olduğunu yeniler. Öte yandan dünyayla iletişimi kopan ve yakıtları hızla tükenen kahramanlarımız, bir yandan da gemide serbest halde dolaşan Calvin tehlikesi ile yüzleşmek durumundadır. Ne pahasına olursa olsun güvenlik protokolünü uygulamaya kararlı olan North, dünyaya bu şekilde dönemeyecekleri konusunda ısrarcıdır. Bir şekilde Calvin yok edilmeli ya da Pilgrim uzayın derinliklere savrulmalıdır. Esaslı bir plana ihtiyaç duyan North ve David, Calvin' in dünyaya ulaşmaması için ellerinden geleni yapmaya kararlıdır...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve giderek tırmanan gerilim seviyesiyle göz atılması gereken başarılı bir bilim-kurgu filmi. Oyunculuk ve görsel efektler gayet iyi. Tipik Alien, Prometheus benzeri hatlara sahip olsa da, hikaye son derece ilgi çekici.
Kötü; Her ne kadar grup dinamikleri başarılı olsa da senaryodaki hızlı geçişler sebebiyle karakter gelişimleri aksaklıklara sebep oluyor. Gizem seviyesi bir tık daha iyi olabilirmiş.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 11 Haziran 2017 | Etiketler : | | |

Bornless Ones (2016)

Bornless Ones (2016)
Beyin felçli kardeşi Zack' e daha iyi bakım sağlayabilmek için arkadaşlarının da yardımıyla gözlerden uzakta bir kulübe satın alan Emily, bu sayede kliniğe daha rahat gidip gelebileceğini düşünür. Kız arkadaşına zor zamanlarında destek olmak için elinden geleni yapan Jesse ise yakın arkadaşı Woodrow' la beraber ufak tefek tamirat işleriyle ilgilenecektir. 
Bornless Ones (2016)
Yorucu bir araba yolculuğunun ardından uzun süredir bakımsız olduğu her halinden belli olan kulübeye yerleşen kahramanlarımız, etrafı kolaçan edip, eşyalarını yerleştirirler. Evin kötü bir mazisi olduğunu ve ev sahiplerinin kaçarcasına buradan uzaklaştıklarını düşünen gençler, pencerelerin tahtalarla kapatılmasından ve bir takım ürkütücü eşyalardan epey rahatsız olsalar da Emily' nin cesaretini kırmamak için dillendirmemeyi tercih ederler. Öte yandan evin bodrum katı başta olmak üzere pek çok yerinde, satanizmle ilgili olabileceğini düşündükleri  rahatsız edici çizimler, semboller ve metinler gözlerine çarpsa da evin eski sahiplerinin aptalca işleri deyip önemsemezler. Ne de olsa buraya arkadaşlarına destek olmak ve arta kalan zamanlarda da olabildiğince eğlenmek için gelmişlerdir. Karanlığın çökmesiyle, hunharca alkol tüketmeye başlayan kahramanlarımız, Zack' in ilaçlarını vermeyi unuturlar. Ertesi sabah uyandıklarında Zack' in ilk kez kendi kendine yürüyebildiğine ve uyarılara tepki verebildiğine şahit olan gençler, hemen doktoru çağırırlar. Doktor da onlarla aynı fikirdedir, Zack için deyim yerindeyse ufak bir mucize gerçeklemiştir. Gerekli tetkikleri yapabilmek için Zack' i hastaneye yatıran kahramanlarımız, gece saatlerinde tek başına eve dönüşüne tanık olurlar. Bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Woodrow, bir an evvel burayı terk etmeleri gerektiğini söyler. Ancak ormanda bir takım şeytani güçler ortaya çıkmış ve kahramanlarımız eve hapsolmuştur. Dönen kişinin ise Zack olmadığı aşikardır. Sembolleri kullanarak çıkar yol aramaya koyulan gençler, şeytani bir güçle karşı karşıya olduklarını keşfederler. İşin kötüsü gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir yapım. Lanetli ev konsepti ve Evil Dead vari şeytani güç önermesiyle türü sevenler için alternatif olabilir. 
Kötü; Klişelerle dolu, sürprizlerden uzak senaryosuyla vasat bir yapım. Oyunculuk ve grup dinamikleri de zayıf. 
Editör'ün Puanı

Raw (aka Grave) (2016)

Raw (aka Grave) (2016)
Tamamı vejetaryenlerden oluşan bir ailenin küçük kızı olan Justine, üniversite çağına gelmesiyle birlikte aile geleneğini sürdürüp, veterinerlik okuluna kaydolur. Ablası Alexia' nın da halihazırda okumakta olduğu okulun yurduna yerleşen kahramanımız, çok geçmeden kendisini pek de alışık olmadığı bir ortamın içerisinde bulur. 
Raw (aka Grave) (2016)
Üst dönemler tarafından sürekli çaylak muamelesi gören ve tuhaf şakalara maruz kalan Justine, gecenin bir yarısı zorla uyandırılma, tavşan böbreği yeme, hayvan kanına bulanmış üniforma ile gün boyu dolaşma gibi garip ritüelleri yerine getirmek zorunda kalır. Alışma döneminde Alexia' dan yardım medet umsa da ezik gibi davranmaması hususunda fırça yemekten kurtulamaz. Anne- babasından ilk kez bu kadar uzun süre ayrılan ve yeni çevresine adapte olmakta sıkıntılar yaşayan kahramanımız, Adrien isimli eşcinsel bir üst dönem öğrencisiyle aynı odayı paylaşmaktadır. Öte yandan ilk defa et yediği ve kanla bu kadar haşır neşir olduğu için vücudunun tepkiler verdiğine şahit olan Justine, cildindeki yaralardan ve kavlayan derisinden ötürü doktora gider. Bir çeşit alerji olduğu konusunda hem fikir olsalar da sürekli açlık hissettiğini söyleyen Justine, bir çeşit dönüşümün içerisinde olduğunu düşünmektedir. Artık eskisi gibi küçük bir kız değildir ve ergenliğe girip, cinselliği yeni yeni keşfetmeye başlamıştır. Gözünün önündeki rol modeli ablası Alexia' dan etkilenen kahramanımız, süslü dekolteli kıyafetler giyip geceleri birbirinden sapkın partilere katılmaya başlar. Bir kaza sonrasında Alexia' ın kopan parmağını istemsiz ancak karşı konulamaz bir şekilde ağzına atan Justine, ilk kez yamyamlığı deneyimlemiş olur. Alexia' nın olan bitene şahit olmasıyla, durdurulmaz bir arzuya yenik düştüğünü söyleyen Justine, böylelikle deyim yerindeyse yeni limanlara yelken açmış olur. Olan bitenden çok sonraları haberdar olan anne-babası ise Alexia' nın aksine onun tek umutları olduğunu yenileyip, bunu yenebileceğini telkin ederler...

İyi; Tekinsiz atmosferi ve şaşırtıcı kurgusuyla, tipik bol kanlı bir Fransız gerilim filmi. Oyunculuk tatmin edici. Kanibalizm, feminizm, karaktersel dönüşüm ve libido gibi önermeleri işleyen, The Women (2011), Omnivoros (2013) ve Starry Eyes (2014) gibi alternatiflere de göz atabilirsiniz.
Kötü; Bazı marjinal sahnelerden ötürü genel izleyici kitlesine hitap etmeyen bir yapım olduğu uyarısını yapayım.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 7 Haziran 2017 | Etiketler : | | | |

Alien: Covenant

Alien: Covenant
Filmin resmi roman uyarlaması olan kitap; son derece sürükleyici kurguya sahip, kolay okunabilir, keyifli zaman geçirebileceğiniz bir eser. Kitabın ödüllü yazarı Alan Dean Foster' ın kendi deyimiyle tam bir bilim-kurgu ve korku- fantazi fanatiği olması eminim sizinde ilginizi çekecek. Kronolojik çizelge olarak Alien öncesi, Prometheus sonrası bir zamanı anlatan kitap, seriyi sevenler ve kafa kurculayan sorulara cevaplar arayanlar için göz atılması gereken bir kaynak.
'2093 yılında bilimsel keşif için uzaya gönderilen Prometheus gemisinin akibeti belirsizliğini korurken, aradan geçen on yıl sonrasında insanoğlu her zaman olduğu gibi  gemiyi de mürettebatlarını unutmuştur. Uzayın derinliklerinde ilerlemekte olan Covenant ise Prometheus' un aksine bir kolonizasyon gemisidir. Hali hazırda mürettebat, 2000 kadar kolonist ve yüzlerce embriyo taşıyan gemi, yapılan onlarca test ve araştırma sonrasında en uygun terraform olarak kayda geçen Origae-6 gezegenine yol almaktadır. Ancak sektörlerden birinde meydana gelen enerji patlaması sonrasında; geminin oto pilotu, Anne ismini verdikleri yapay zeka bilgisayarı tarafından uyandırılan mürettebat, etrafı kolaçan etmeye koyulur. Prometheus gemisindeki David vari sentetik bir android olan Walter da neler olup bittiğini öğrenmeye çalışmaktadır. Patlamanın ardından hiperuykudaki kolonistlerin güvenliğini sağlamak için ellerinden geleni yapan kahramanlarımız, bir dizi talihsizlik sonrasında gemide komuta zincirinin değişimine şahit olurlar. Jacob' un ölümünün akabinde sorumluluğu devralmak zorunda kalan Oram, yas tutmanın zamanı olmadığını söyleyerek bir an evvel geminin onarılmasını ister. Öte yandan parazit bir sinyal yakalayan kahramanlarımız, ayrıştırdıkları ses perdesi içerisinde bir şarkı melodisine rastlarlar. Dünyadan onbinlerce mil ötede olmalarına rağmen, insan sesi olarak kayda geçirdikleri bu sinyalin peşine düşmeye kararlı olan Oram, Walter' ın yaptığı hesaplamalar neticesinde kaynağa sadece birkaç hafta uzaklıkta olduklarını keşfeder. On yıllık yoğun çalışmalar sonrasında keşfettikleri Origae-6 gezegeni içinse daha yaklaşık yedi yıllık bir mesafeleri bulunmaktadır. Yeniden hiper uykuya dalmak istemeyen ve arkadaşlarını ikna etmeye çalışan Oram, çok yakınlarında oldukları gezegene iniş için kararlıdır. Oram' ın düşünceleriyle ters düşen Daniels ise bütün projeyi çöpe atabileceklerinden daha da kötüsü kolonistlerin hayatlarını tehlikeye atmaktan çekinmektedir. Yapılan ilk topoğrafik analizler sonrasında, yüzeyinde ufak göletler ve sarp kayalıkların bulunduğu gezegenin, yeni bir yaşam (terraform) için epeyce uygun olduğunu hesaplayan Walter, bu gezegeni nasıl olurda gözlerinden kaçırdıklarını düşünmeye başlar. Atmosferde solunabilir oksijen olduğu bilgisinin gelmesiyle, tüm sorumluluğu alıp deyim yerindeyse cennet vari görünen gezegene bir öncü keşif aracı göndermeyi planlayan Oram, iniş için hazırlıklara başlanılmasını ister. Yoğun fırtına ve yıldırımlardan ötürü son derece zor şartlarda gerçekleşen inişin ardından etrafı kolaçan etmeye koyulan kahramanlarımız kendilerini suyun ve bitkilerin bulunduğu, son derece yaşanılabilir, sessiz bir gezegende bulurlar. Kim bilir belki de Oram haklıdır, Oriage-6' ya gitmeye hiç gerek kalmayacaktır. Ancak keşfin ilerleyen saatlerinde gezegenin son derece karanlık ve tehlikeli yüzü ortaya çıkmaya başlar. Hayatta kalabilmek için kaçmaktan başka çare yoktur...'
Bu kitabı benim için temin eden, İthaki yayınları editörlerinden Ömer Ezer' e teşekkürlerimi sunarım.

Yazar Hakkında; 

Alan Dean Foster - After Dark Horror Movies

1946 yılında New York' da doğan Foster, Los Angeles' ta büyüdü. UCLA' da Siyaset Bilimi üzerine lisans ve Sinema üzerine yüksek lisans yaptıktan sonra küçük bir Studio City, CA reklam firmasında metin yazarı olarak çalıştı.
Yazın kariyeri 1968 senesinde kısa hikayelerle başladı. O zamandan bu yana saltık bilimkurgu, fantazi, korku, polisiye, western, tarihi ve çağdaş hikayelerde yaptığı gezintilerden oluşma bir külliyat oluşturdu. Pek çok filmin roman uyarlamasını yaptı. Bunlar arasında Star Wars, ilk üç Alien filmleri, Star Trek, Terminator- Salvation ve Transformers da yer almakta. Eserleri elliden fazla dile çevrilen yazar, İspanya ve Rusya' da ödüller kazandı.

Yazar : | Tarih : 2 Haziran 2017 | Etiketler :

Prometheus (2012)

Prometheus (2012)
Bazen yaratmak için önce var olanın yok edilmesi gerekir.
Tarih 2 Aralık 2093, bilimsel keşif gemisi Prometheus, uzayın derinliklerinde ilerlemektedir. Weyland Endüstri adındaki özel şirketin kurucusu olan Peter Weyland' ın arzusu üzerine bir araya getirilen bilim insanları, büyük bir keşfin arifesindedir. Zira doktor Charlie Holloway ve Elizabeth Shaw dört yıl öncesinde büyük bir keşfe imza atmış ve İskoçya’da bulunan Skye Adası’nda bir mağarada yaptıkları kazı neticesinde dünyada insan yaşamının nasıl başladığına ilişkin önemli ipuçları edinmişlerdir. Öncesinde Mısır, Maya, Sümer, Babil gibi büyük medeniyetlerden kalan reliklerden elde ettikleri bilgileri, son keşifleriyle örtüştüren ve bu sayede dünya dışında başka bir yaşanılabilir gezegenin (terraform) de uzayda var olabileceğini düşünen kahramanlarımız, ufak bir taslak harita bile oluşturmuştur. Dahası LV 223 olarak adlandırılan bu gezegende insanı yaratan tasarlayıcıların da bulunduğunu düşünen Shaw, bu sayede Weyland' ın ilgisini çekmeyi başarmıştır. Prometheus gemisinin harekete geçmesiyle ise bilinmeze yolculuk başlar.
Prometheus (2012)
Uzun bir süre boyunca hiper uyku kapsüllerinde kalan keşif ekibi, LV 223' e yaklaşmaları sonrasında David tarafından uyandırılır. David, Weyland' a hizmet etmek için yaratılmış, hemen her konuda bilgi sahibi, morfolojik olarak da insan vari modellenen bir androidtir. Tüm keşif ekibi hiper uykudayken, onların rüyalarını izleyip, sürekli kendisini geliştiren ve yaratıcı olan insanlara daha yakından göz atan David, aynı zamanda gemideki komuta zinciri içerisinde de önemli bir role sahiptir. Weyland' ın son derece otoriter, despot kızı Vickers ise geminin finansmanını sağlayan ve bu sayede kritik kararlarda son sözün sahibi kişidir. İlk yapılan analizlere göre LV 223 gezegeninin sert ve kayalık bir zemin üzerine kurulu olduğu ancak atmosferin dünyaya benzer olması sebebiyle yaşanılabilir olduğu öngörüsüyle yola çıkan kahramanlarımız, piramit benzeri büyük bir yapının hemen yakınlarına başarılı bir inişin ardından etrafı kolaçan etmeye koyulurlar. Kaptan Janek ve bir grup mürettebat gemide kalıp, radyo aracılığıyla iletişim ve lojistiği sağlamaktan sorumludur. Shaw ve Holloway önderliğindeki bilim ekibi ise yüzeye ilk adımı atacak ve piramidi inceleyecek kişilerdir. David' in atmosferi taraması ve solunabilir olduğunu söylemesi üzerine kasklarını çıkaran kafilemiz, büyük bir hayranlıkla piramidin içerisini gezmeye başlarlar. Herhangi bir tehdide karşın silahlarını ve teçhizatlarını da yanlarından eksik etmeyen öncü ekip, ufak dronelar sayesinde bulundukları piramidin haritasını çıkarmaya konsantre olurlar. Büyük avlular ve devlerin geçebileceği kadar büyük kapılarla dolu olan piramit, hava kararmadan gezebileceklerinin çok ötesinde devası bir yapıdadır. Bu sırada büyük bir oda bulan David, kendi boyutlarının neredeyse iki katı büyüklüğünde dört tane hiperuyku konsolu da keşfeder. Konsollardan birinde 'Space Jockeys' ya da 'The Pilot' olarak refere edilen, Shaw' un tasarlayıcılar olarak söz ettiği bir uzaylı hemen karşılarında belirir. Gerekli bilimsel tetkikleri yapmak ve en önemlisi dna testi ile tezini kanıtlamak isteyen Shaw, Prometheus' dan gelen fırtına uyarısına aldırış etmeden, örnek almaya koyulur. Öte yandan bir başka odada içlerinde siyah yapışkan sıvıların bulunduğu, binlerce küp keşfeden araştırma ekibi, zeminde bir şeylerin hareket ettiğinden neredeyse emindir. Fırtına iyice bastırmadan bir an evvel Prometheus' a gitmek için yola çıkan kahramanlarımız, ellerine geçirebildikleri kadar çok örnekle uzay gemisine dönerler. Gerekli strelizasyon işlemlerinin ardından, dna testi sonrasında insan ırkıyla %100 eşleşme yakalayan Shaw, tarifsiz bir mutluluk yaşamaktadır. Zira köklü inanışları ve din kavramını rafa kaldıracak bu buluş, son derece önem arz etmektedir. Yıllar süren çalışmaları ve yoğun çabaları sonrasında gerçekten de tasarımcıların var olduğunu ispat etme aşamasındadır. Ancak ne yazık ki Holloway' ın piramitten döndüklerinden beri kendisi iyi hissetmemesi sevincini kursağında bırakır. Görünüşe göre gemiye kendilerine ait olmayan şeytani bir şeyle dönmüşlerdir...


İyi; Bilim-kurgu denilince ilk akla gelen yönetmenlerden biri olan Ridley Scott, yine her zaman olduğu gibi klasını konuşturmuş diyebiliriz. Alien serisiyle kronolojik olarak paralel ilerleyen yapım, tekinsiz atmosferi ve sürükleyici kurgusuyla son derece iddialı. Oyunculuk ve görsel efektler de keza gayet başarılı. Ayrıca; kriyojeni, hiper uyku, terraform gibi bilimsel konuların da altmetinlerde yer alması filmin kitabi yönünü de güçlendirmiş.
Kötü; Grup dinamikleri iyi olsa da karakterlerin biraz da detaylı tanıtılması daha hoş olabilirdi. Aralarda ufak mantık hataları yok değil...
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 1 Haziran 2017 | Etiketler : | | | | |