Güncel İncelemeler;

Solace (2015)

Solace (2015)
FBI özel ajanları Joe ve partneri Katherine, şehre dehşet salan ve hiçbir ipucu bırakmadan kurbanlarını avlayan gizemli bir seri katilin peşine düşerler. Katherine her ne kadar psikoloji eğitimleri almış olsa da katili herhangi bir profile oturtamayıp, soruşturmada bir türlü mesafe kat edememektedir.
Solace (2015)
Joe ise artık eski dostu John'dan yardım istemenin zamanı geldiğini düşünmektedir. Eskiden FBI ile beraber çalışan ve deyim yerindeyse havayı koklayarak kötü bir şeyler olabileceğini hisseden yaşlı kurt John, kızının başına gelenler sonrasında seneler öncesinde her şeyden vazgeçmiş ve bir nevi emeklilik yıllarını yaşamaktadır. John ile aynı zamanda ailevi ilişkileri de olan ve onun için kaygılanan Joe, içinden bir türlü çıkamadığı davada eski dostunun fikirlerine ihtiyaç duyar. Katherine ile beraber şehrin epeyce dışında uzun kilometreler kat edip John'un inzivaya çekildiği eve ulaşan kahramanlarımız, öncesinde epey ayak direten ve huysuz bir ihtiyar gibi davranan John'u bir şekilde ikna etmeyi başarırlar.Onun yaratılıştan gelen insanların geleceğini görme yetisinden yararlanarak katilin izini bulmayı uman Joe, olay yerlerini gezdirerek atlamış olabilecekleri herhangi bir detayı keşfedebilme arzusundadır. John'un katkıları sayesinde kurbanlar arasında ilişki kurmayı başaran ve katilin doğasını anlamaya çalışan Katherine, en nihayetinde aşama kaydetmeye başlar. Öte yandan Joe ise elde ettikleri bir takım ip uçları sayesinde şüphelinin yaşıyor olabileceği bir mekana baskın için yola koyulmuştur. Kötü bir şeyler olacağını hisseden ve dikkatli olmalarını isteyen John, konsantre olmakta zorluklar çekmekte ve katilin bir sonraki hamlesini tahmin edebilmekte sıkıntılar yaşamaktadır. Görünüşe göre katil de görü yeteneğine sahiptir...


İyi; Oyunculuk, mekan seçimleri ve atmosfer olarak başarılı bulduğum sürükleyici bir polisiye gerilim filmi. CSI bölümü tadında polisiye kurgu, gizem seviyesi biraz geri planda kalsa da ilgi çekici şekilde işlenmiş. Klişe senaryoya izlenimi verse de, ilerleyen yaşına rağmen Anthony Hopkins'in  varlığı dahi filmi bir üst kaliteye çıkarmada yeterli olmuş. Bu filmi sevenlerin Murder by Numbers (2002) ve Fracture (2007) yapımlarına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Bu tarz yapımların olmazsa olmazı olan gizem seviyesi ve bulmacalar daha iyi kurgulanabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Fracture (2007)

Ted Crawford kendisine ait bir havacılık şirketinde mühendis olarak çalışan son derece zeki bir adamdır.Karısının genç bir sevgilisi olduğunu öğrendiğinde ise aldatılmayı kabullenemeyip her ikisini de cezalandırmaya karar verir.Öte yandan eşinin aşığının dedektif olması işleri daha da karıştıracaktır.İhanetin bedelini ödetmek isteyen Crawford,saat gibi işleyeceğini umduğu zekice bir plan yapar.
Willy Beachum kariyerinde giderek zirveye tırmanan başarılı bir kamu avukatıdır.Baronun yaptığı teklif sonrasında çok daha iyi imkanlar ve yüksek paralara çalışmaya hazırlanırken,arkadaşlarının basit dava olarak adlandırdığı Crawford cinayeti için görevlendirilir.Ted Crawford,karısını ağır yaralamakla suçlanmaktadır.Zira polisler eve baskın yaptığında ona ait suçun işlendiği silahla yakalanmıştır.Ayrıca Ted'in karısına ateş ettiğini itiraf etmesi davanın kolay lokma olacağını göstermektedir.Beachum ön hazırlık dahi yapmaya gerek duymadan davaya dahil olur.Mahkeme huzuruna çıkan Ted,avukata ihtiyacı olmadığını söyleyerek herkesi şaşırmayı başarır.Beachum ise yeni ofisine taşınma arifesinde son mahkemesinden de galip ayrılacağından emindir.Ne de olsa Ted kendisine ait bir silahle karısını yaralamış ve üstelik olan biteni de itiraf etmiştir.Tek celse de davayı kapatacağını düşünen kahramanımız,balistikten gelen raporlar sonrasında köşeye sıkışır.Ted'e ait olan silah asla ateşlenmemiştir.Peki cinayet silahı şu an nerededir?Dava başka bir seyir kazanmıştır.Kariyerinde mağlubiyet olmayan Beachum ise bu denli kolay alt edilmeye razı olmayacaktır...
İyi;Oyunculuk ve sürükleyici kurgu başlıca artılar.Gizem seviyesi de tatmin edici.
Kötü;Kadroda Anthony Hopkins ve Ryan Gosling gibi iki değerli oyuncu olmasa senaryo olarak vasat kalabilecek,genel olarak sıkıcı bir yapım.Şahsen polisiye-gerilim,suç-gerilim filmlerinde daha fazla zeka parıltısı görebilmek yapımın kalitesinde belirleyici oluyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Ocak 2015 | Etiketler : | | | | |

Deliver Us from Evil (2014)


Deliver Us from Evil (2014)
New York şehri bir dizi şiddet olayı ve gizemli ölüm davalarıyla çalkalanmaktadır.New York Polis Departmanı'nda çalışan Çavuş Sarchie belanın kokusunu alan,doğuştan gelen önsezi yeteneği ile pek çok olayı çözmüş başarılı bir dedektiftir.Hatta bu mahareti sayesinde arkadaşları tarafından 'radar' olarak adlandırılmaktadır.
Deliver Us from Evil (2014)
Günün birinde bir aile içi şiddet vakasının telsizde anons edilmesi üzerine ortağı Butler ile beraber olay mahaline giden kahramanımız kötü bir gün geçirir.Dahası hayvanat bahçesinde vuku bulan enteresan bir olaya da karışan ikilimiz bir annenin çocuğunu aslanların kafesine atması ile adeta şok olurlar.Üst üste yaşadığı tuhaf olayların ardından psikolojisi bozulan Sarchie eşini ve minik kızını ihmal etmeye başlar.Hayvanat bahçesinde karşılaştıkları ve ellerinden kaçırdıkları şüpheliye ilişkin kamera görüntülerini inceleyen kahramanımız videoda önemli detaylar saptar.Öte yandan bebeğini öldürmek isteyen bayanı yakından tanıyan Peder Mendoza,Sarchie ile görüşmek istemektedir.Sarchie her ne kadar kadının tam bir manyak olduğunu ve aklını yitirdiği için böyle bir şey yaptığını düşünse de Mendoza onu uzun yıllardır tanıdığını söyleyerek davanın göründüğünden çok daha kompleks olduğunu iddia eder.Peder yanılmamıştır.Sarchie çok geçmeden aile içi şiddet davası ve hayvanat bahçesi davasındaki kurbanların ortak ilişkileri olduğunu keşfeder.Irak'da asker olarak görev yapan ve ülkeye dönüşlerinden itibaren türlü suçlara bulaşmış üçlünün peşine düşer.Bu sırada arama yaptıkları evlerden birinde faillerden birinin cesedini bulan ve duvardaki gizemli sembolleri daha öncede kamera kayıtlarında saptayan kahramanlarımız,Mendoza'yı da soruşturmaya dahil ederek araştırmaları genişletirler.Katolik kökenli olmasına rağmen yıllar önce dini inancını yitiren Sarchie,Mendoza'nın yardımını kabul eder.Soluksuz kovalamaca sonu şeytan çıkarmaya varan korku dolu dakikalara dönüşür.Üstelik Sarchie'nin ailesi de tehdit altındadır.
İyi;Oyunculuk ve sürükleyici kurgu başarılı.Karakter seçimleri sıradışı.Kafanızda yer edinen peder imajını bir kenara bırakmanız gerekebilir :)Şeytan çıkarma teması farklı bir boyutta işlenmiş.Ayrıca müzikler ve karanlık atmosfer de filme değişik bir hava kazandırmış.
Kötü;Klişe senaryo,zaman zaman kopuk şekilde ilerleyen yapım gereğinde fazla uzatılmış izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Ekim 2014 | Etiketler : | | | |

True Detective (2014)

True Detective (2014)
HBO'nun yeni efsanesi True Detective polisiye-gerilim severler için eşi bulunmaz ideal alternatif.Paralel ilerleyen kurgu,müthiş oyunculuk,keyifli diyaloglar ve akıllara zarar soundtrackler sadece iyi bir başlangıç...Çok daha fazlası sadece sekiz bölümden oluşan bir çırpıda izleyip bitirebileceğiniz sezonda saklı.
Marty iri cüsseli,soğuk kanlı görüntüsüne rağmen zaman zaman sinirlerini hakim olamayan agresif bir adamdır.Genel anlamda Amerikan filmlerinde resmedilen tipik dedektifin benzeridir.Evli ve iki kız çocuğu babası olan kahramanımız aynı zamanda mesai arkadaşları tarafından da saygıyla karşılanan biridir.Zira patronlarıyla iyi geçinip,önemli davalarda yer edinmektedir.Marty'nin aksine Rust insani ilişkileri zayıf,sakin bir mizacı olan gerektiğinde yalnız kalmaktan çekinmeyen biridir. Yıllar önce çocuğunu ihmalden kaynaklanan bir kaza sonrası kaybeden kahramanımız evliliğini de sürdüremeyip bir başına kalmıştır.Sorgulayıcı yaratılışından ötürü iş arkadaşları tarafından antipatik bulunmakta ve araştırma sırasında elinden düşürmediği büyük not defterinden ötürü 'vergi memuru' olarak adlandırılıp alay konusu olmaktadır.
True Detective (2014)
Çevresindekileri ve hakkında ne düşündüklerini önemsemeyen Rust kendi bildiğinden şaşmayan,hayata karşı duruşu olan bir karakterdir.1995 yılında bir kaçırılma davası sonrasında Marty ve Rust ortak olarak soruşturmayla görevlendirilir.Daha doğrusu antipatik,burnu havada tavırlarından dolayı geri planda kalan Rust,Marty'nin hatrına davada yer edinmiş olur.Uzun yıllardır görülmemiş şekilde vahşice ve kurnazca işlenen cinayet sonrasında katilin alay eder gibi kurbana poz verdirmesi de eklenince dava bir anda kamuoyu gündemine oturur.Doğal olarak herkesin gözleri üzerlerindeyken Marty ve Rustlin'in soruşturmayı aydınlatabilmek için epey çabalamaları gerekir.İpuçlarını takip ederek virane bir kilise duvarındaki resme odaklanan ikilimiz vakit kaybetmeden var güçleriyle araştırmaya yoğunlaşıp kendilerine zaman kazandıracak yeni bir tanık bulmaya çalışırlar.Zira eyaletten gelen farklı bir tim davayı devralmak istemektedir.Bir an evvel kayda değer bulgularla amirlerinin karşısına çıkmak zorunda olan Marty ve Rust aileleri dahil her şeyi ikinci plana atarak davanın seyrini değiştirebilecek yeni bir delil için gecelerini gündüzlerine katarlar.Tamamen farklı kişilikleri ve iş anlamında da farklı teknikleri olmalarına rağmen davada birbirlerini mükemmel şekilde bütünleyerek katili ortaya çıkarma hususunda epey yol kat eden ikilimiz ahbap olmaya başlarlar.
True Detective (2014)
Marty,eşinin (Maggie) ısrarı üzerine yeni ortağını yakından tanımaya çalışır.Ne de olsa Maggie'nin de dediği gibi Rust yeri geldiğinde canını emanet edeceği güvenilir biri olmalıdır.Bir gün kahramanlarımız ipucu peşinde arabayla ilerlerken Marty,Rust'ı konuşturabilmek için keyifli bir muhabbet başlatır.Ancak Rustin'in insan doğasından tutunda yaratılışa ve sosyal yaşama kadar olan farklı düşünceleri sonrasında dehşete kapılan Marty,öncesinde ağzından laf alabilmek için bin bir dil döktüğü adımın susması için yalvarmaya başlar.Evet Rust son derece zeki ve işinde başarılı bir dedektiftir.Ancak insani olarak sosyopat olduğu düşünülebilir...
Girişte sözünü ettiğim gibi paralel olarak ilerleyen kurgu bizleri 17 yıllık bir serüvene sürüklüyor.Louisiana da seri katil kovalamacası ile başlayan yolculuk Marty ve Rust'ın ortak sevinçleri ve hüzünleri ile yansıtılıyor.2002 de aralarının bozulmasından tutup da yıllar önceki davayı eksik bıraktıklarını düşünüp yeniden iş başı yapmalarına değin sürüyor.Zira eyalet polisinin benzer şekilde işlenen yeni cinayetlerle kapılarına gelmesi ve kahramanlarımızın fikirlerine başvurması uzun zaman evvel ters düşmüş iki dostu yeniden bir araya getiriyor...



Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Eylül 2014 | Etiketler : | | | |

Mong-ta-joo (2013)

Mong-ta-joo (2013)
15 yıl önce bir fidye davasında çocuğu kaçırılan Ha-kyeong,Dedektif Kang'ın uzun süre sonra ziyareti ile yeniden umutlanır.Ancak dedektif sanılanın aksine yeni ip uçları bulmaktan öte yasal olarak davanın bir haftadan kısa bir süre içerisinde zaman aşımına uğrayıp kapanacağını bildirmek için uğramıştır.
Mong-ta-joo (2013)
Acısı ilk günkü gibi taze olan Ha-kyeong ise tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşar.Davanın kapanmasına saatler kala olay yerini bir kez daha gezmek ve deyim yerindeyse günah çıkartmak isteyen Dedektif Kang,gizemli bir şekilde birisinin tam da oraya çiçek bıraktığını fark eder.Öncesinde çiçeği Ha-kyeong'un kızının anısı için bırakmış olabileceğini düşünse de otoyoldaki kamera kayıtlarından yola çıkarak yıllar önce kusursuz suç işleyen ve zekasıyla polisleri alt eden fidyeciden başkası olmadığını anlar.Kang elinden geldiğince araştırmalara devam etse de davanın düşmesi üzerine işin peşini bırakmak zorunda kalır.Öte yandan şehrin bir başka ucunda benzer bir kaçırılma davası kayıtlara geçer.Kang'ın soruşturmasında olduğu gibi yine kurban olarak küçük bir çocuk seçilmiş ve benzer yöntemlerle ailesiyle temas kurulup yüklü miktarda fidye istenmiştir.Fidyenin götürüleceği yer bile on beş yıl önceki mekan seçilmiştir.Yeniden davaya taraf olan ve yıllar önce elinden kaçırdığı fidyeciyi bulmak için her şeyi göze alan Kang,bu sefer çok daha dikkatli davranmalıdır.Zira başka bir acılı anneyi görmek ve kızını bulup getirememe düşüncesi en büyük kabusuna dönüşmüştür.Takas için beklenen telefonun gelmesi üzerine hemen yola çıkan Kang'ın bir yenilgiye daha asla tahammülü yoktur...
İyi;Güney Kore sinemasından yeni bir baş yapıt.Sürekleyici senaryo,oyunculuk,zekice kurgulanmış final...Kesinlikle izlenmesi gereken bir polisiye gerilim.Bu filmi sevenlerin benzer tarzdaki yine Güney Kore menşei Memories of Murder (2003) yapımına göz atabilirler.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Eylül 2014 | Etiketler : | | |

Waz (2007)

Waz (2007)
New York'da süregelen kanlı cinayetler sonrasında cinayet masası tarafından görevlendirilen dedektifler Helen ve Eddie,vakit kaybetmeksizin soruşturmayı yönetmeye başlarlar.Ancak bu sefer işleri hiç de kolay değildir.Zira katil alışılagelmedik metotlar denemekte,hedef olarak belalı tipleri seçmektedir.Esasında bir bakıma polislerin de peşinden koşuşturduğu sadist suçluları,gaspçı ve tecavüzcüleri yok etmesi teşkilat içinde sempati görmesine de sebep olur...
Waz (2007)
İşe koyulup ip uçlarını toparlayan kahramanlarımız cesetlerin bedenlerinde bulunan bir formülden yola çıkarak katilin izini bulmayı umarlar.Formül Price denklemi olarak bilinmektedir.(Literatürde karşılığı gen aktarımı ve doğal seleksiyonun popülasyon içerisindeki rolünü belirleyen bir çeşit ispat oluşudur.)Bir uyuşturucu taciri ve çetesinin hedef alındığını fark eden Dedektif Eddie geçmişte kalan adli bir davanın soruşturmaya yön göstereceğinden emindir.Araştırma genişledikçe dedektifler katilin,kurbanlarını kendi hayatları ya da en sevdikleri kişinin hayatı arasında bir tercih yapmaya zorladığını öğrenirler.Dahası ellerinde artık bir baş şüpheli de yer almaktadır.Bir sonraki hedefi tahmin etmeyi başaran Helen,davayı kişiselleştirmesinden ötürü ortağı Eddie ile sorunlar yaşamaya başlar.Çember giderek daralmaktadır,en sevdiği kişinin hayatını kendi elleriyle sonlandırma fikri ise tam bir baş ağrısına dönüşmüştür.Price denkleminden ilham alan katil bakalım bu kez kimi gözüne kestirecek...

İyi;Kurgu bakımından sürükleyici,atmosferi ile fark yaratan göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir polisiye gerilim filmi.Hatta öyle ki karakter betimlemeleri ve formülize edilmiş cinayetler bana sanki Tess Gerritsen romanlarından birini okuyormuşum izlenimi vermeyi başardı.Oyuncu kadrosu olarak da oldukça iddialı bir yapım.
Kötü;Maalesef ortada yaratıcı bir senaryo yok.Biraz zeka parıltıları görebilsek daha üst seviye bir film olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ekim 2013 | Etiketler : | | |

El cuerpo (aka The Body) (2012)

2012 yapımı İspanyol sinemasının son dönemlerdeki en iddialı gizem-gerilim eksenli filmlerinden biri olan "El cuerpo" gerek oyuncu kadrosu gerekse sürükleyici kurgusu ile mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim başarılı bir alternatif.Ülkemizde de yakın zamanda vizyona girdiği düşünülürse sinemada izlemenin hakkını verebilecek kalitede.
El cuerpo (aka The Body) (2012)
Biyoteknoloji ve yeni ilaçlar geliştirme işleriyle ilgilenen,bu sektörde büyük bir firması bulunan Mayka,Los Angeles gezisinin ardından evine döndükten sadece birkaç saat sonra kalp krizi geçirerek hayata veda etmiştir.Karısının ölümünün ardından taziyeleri kabul eden Alex,aynı günün gecesinde polisin acilen kendisini çağırması ile büyük bir şok yaşar.Otopsiye hazırlanılan Mayka'nın cesedi anlaşılamaz gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Dahası morgun gece bekçisi güvenlik kamerasında bir şeyler gördükten sonra aklını kaçırmış şekilde tesisin alt tarafındaki ormanlık alana kaçmıştır.Bir taşıtın çarpması sonrasında da yoğun bakıma kaldırılan bekçi sır perdesini aralayabilecek tek kişi olmasına rağmen halen komadadır.Dedektif Jaime tarafından göz altına alınan Alex ise karısının cesedinin kaçırılmış olma ihtimalinin verdiği şaşkınlık ve ürpertiyle öte yandan da polisin kendisini baş şüpheli olarak görmesinin verdiği gerginlikle büyük bir travma yaşamaya başlar.Jaime ise davayla özel olarak ilgilenmektedir ve güç sahibi bir kadın olan Mayka'nın ölümünün ardında henüz birkaç yıl önce evlendiği Alex'in rolü olduğunu düşünmektedir.Morg binasında gözaltı durumu devam eden Alex,Mayka'nın ölmediği ve halen hayatta olabileceği olasılığını düşünmeye başlar.Parçalar yerine oturdukça kısa dönem içerisinde başına gelenleri ve Mayka ile olan ilişkisini tekrar anlamlandırmaya çalışan kahramanımız,kimseyle paylaşmadığı birtakım kirli sırların yüzüne çarpması sonrasında,Jaime ile sorgusuna devam ettikçe hikayesinde giderek açıklar verir.Bir nevi zeka oyunları oynadığı Jaime'ye karşı üstünlük kurmaya çalışan Alex zaman ilerledikçe köşeye sıkışmaktadır.Günün sonunda yaklaşık sekiz saatlik bir köşe kapmaca bakalım gerçek suçlunun ortaya çıkması için yeterli olacak mı?

İyi;Son dönemlerde izlediğimi en iyi gizem-gerilim yapımlarından biri.İspanyol sineması beni yine yanıltmadı desem yeridir.Oyunculuk,atmosfer,kurgu ve total olarak hikayenin tamamı oldukça başarılı.En önemlisi de muazzam gizem seviyesinin yanısıra  son derece sürükleyici olması.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Ağustos 2013 | Etiketler : | | | |

Antikörper (aka Antibodies) (2005)

Antikörper (aka Antibodies) (2005)
Uzun süredir Alman polis departmanını peşinden sürükleyen seri katil Gabriel Engel,en sonunda sansasyonel bir baskınla adalete teslim edilmiştir.Kurbanlarını erkek çocuklar arasından seçen sapık katil,yakalanmadan hemen önce Laura isimli küçük bir kızın da günahına girmiştir.Laura'nın katledilmesiyle olaya dahil olan küçük bir kasabanın şerifi Michael şehre davet edilerek araştırmanın odağı haline gelmiştir.Zira Engel diğer polislerle konuşmayı reddederek sadece Michael'ın sorularına cevap vereceğini söylemektedir...
Engel'in diğer cinayetleri itiraf etmesine rağmen minik Laura'ya dokunmadığını ancak onun kim tarafından öldürüldüğünü bildiğini söylemesi soruşturmayı bir başka boyuta taşımıştır.Michael ile ilk karşılaşmasından itibaren sürekli onun üstüne oynayan Engel,masum bir insan olmadığını onun da kendisi kadar günahkar olduğunu düşünmektedir.Michael'la sohbetlerinden arta kalan zamanlarda sürekli bir not defterine boya kalemleri ile bir şeyler karalayan Engel,kırk tilkinin dolaştığı kafasında yeni planlara yoğunlaşmaktadır.Öte yandan Laura'nın iç çamaşırlarında Engel dışında bir başkasının da sperm örneklerinin bulunması kasabadan birilerinin azılı katilin iş birlikçisi olabileceğine işaret etmektedir.Geçmişten beri enset ilişkilerin yaygın olduğu kasabada erkeklerin tamamının dna saptaması için örnek vermesini isteyen Michael bir yandan kariyer olarak zirveye tırmandığını hissetse de öte yandan Engel'ın kafasına soktuğu bazı fikirler adeta bedenini zehirlemektedir.Eşi ve çocuklarına karşı kaba davranışlar sergilemeye başlayan kahramanımız,13 yaşındaki oğlu Christan'ın sorunlu ergenlik döneminde şiddete eğilimli olduğu gerçeğini yeterince önemsememektedir.
Uzun uğraşlara rağmen halen Engel'i konuşturmayı başaramayan Michael,psikolojik avantajını da tamamen kaybetmiştir.En başından beri onun sapkın bir günahkar olduğunu,kendisininse sıradan bir hayat yaşayan ahlaklı,masum bir insan olduğunu düşünen Michael giderek çirkinleşmeye başlayan diyaloglar sonrasında neyin doğru neyin yanlış olduğunu cevabını vermekte zorlanmaya başlar.Dinine bağlı koyu bir katolik olan kahramanımız duygusal gel-gitler içerinde bir an evvel Laura'nın nasıl öldürüldüğünü Engel'in itiraf etmesini sağlamaya odaklanmıştır.


"Kötülük bir virüstür.Bulaşıcı ve yok edici.Sana bulaştı bile."
İyi;Kurgu son derece sürükleyici.Oyunculuk üst düzeyde.Hani bazı filmler damakta ayrı bir tat bırakırya işte onlardan biri.Polisiye-gerilimin yanı sıra dram yönü de ağır basan izlemenizi tavsiye edebileceğim bir gizem filmi.Atmosfer baştan sona etkileyici.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 31 Ekim 2012 | Etiketler : | | | | |

The Lodger (2009)

The Lodger (2009)
Batı Hollywood yakın geçmişinin en kanlı günlerini geçirmektedir.Yedi yıl önce "Karındeşen Jack" cinayetlerini taklit eden ve yargılanarak idam edilen katilin ardından,uzun süre sonra aynı yöntemle işlenen yeni seri cinayetler ortaya çıkmaya başlamıştır.Tıpkı yüz yılı aşkın süre önce gerçekleşen Karındeşen Jack infazlarında olduğu gibi benzer kurban seçimi (fahişe) ve hemen hemen aynı bıçak darbeleri ile cinayetlerin işlendiği saptanarak,Dedektif Manning genç ortağı Wilkenson ile beraber göreve çağrılmıştır.
Manning işinde son derece başarılı bir dedektif olmasına rağmen aile olabilmek hususunda sınıfta kalmıştır.Eşinin kendisini görmek istememesi ve kızının da bunun sorumlusu olarak kendisini göstermesi ile tek başına kalan kahramanımız,"Karındeşen Jack" cinayetlerinin yeniden alevlenmesi ile işine sıkı sıkıya bağlanacaktır.Tecrübesiz genç ortağı Wilkenson ile davayı araştırmaya koyulan Manning çok geçmeden yeni bulgulara ulaşacaktır.Katilin psikolojik profilinin belirlenmesi ile onu bir an önce yakalamayı kafasına koyan kahramanımız bir takıma kendisini yeniden ispat etme çabasındadır.Zira yedi yıl önce gerçekleşen benzer yöntemlerin kullanıldığı iki cinayet sonrasında masum birinin idama sürüklenmesi gerçeğinde onun da istemeden de olsa katkıları bulunmuştur.Öte yandan federal ajanların davaya dahil olması ile delilleri çarpıttığı gerekçesiyle açığa alınan Manning için işler de karmaşık hale gelmiştir.Sonuçta sadece uzun koyu renk bir palto giyindiği ve elinde orta boy deri bir çanta ile dolaştığı bilinen katilin bu aşamadan sonra hata yaparak kendisini ele vermesi uzak ihtimal görünmektedir.
Sorunlu bir evlliği olan Ellen,eşiyle problemler yaşayan orta yaşlarda bir bayandır.Güvenlik görevlisi olan eşinin gece geç saatlere kadar çalışması nedeniyle tüm işleri çekip çeviren Ellen,uzun süredir kiralamak istedikleri misafir odaları için en nihayetinde bir müşteri bulmayı başarmıştır.Malcolm isimli kendisini yazar olarak tanıtan orta yaşlardaki bu adam odayı gördüğü anda tereddütsüz kiralamak istediğini söyler.Parayla ilgili herhangi bir sorunu olmadığı her halinden belli olan Malcolm,üç aylık kirayı da peşin vererek kendisi için son derece önemli olan tek şartını da Ellen'a iletir.Hiçbir şekilde rahatsız edilmemesi gerektiği söyleyen kahramanımız,lüzum olduğu takdirde sadece Ellen'ın kendisi ile iletişim kurmasını,kocasının asla buraya gelmemesini istemektedir.


İyi;Oyunculuk,atmosfer oldukça başarılı.Kurgu sürükleyici.Final beklentilerimin üzerinde;seyirciyi şaşırtabilecek nitelikte.Özetle izlemenizi tavsiye edebileceğim gizem-gerilim yönünden akıcı bir seri katil filmi.Bu filmi sevenler From Hell (2011) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;Bazı ufak mantık hataları yok değil."Karındeşen Jack" cinayetleri üzerinden ilerleyen senaryo her ne kadar tanıdık gelse de yine de izlemeye değer.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Ekim 2012 | Etiketler : | | | |

Les rivières pourpres II - Les anges de l'apocalypse (2004)

Kızıl Nehirler (2000) yapımının ardından uzunca bir süre sonra vizyona giren serinin devam filmi,gelişen teknolojinin de etkisi ile görsel olarak daha doyurucu sahnelere sahip.Aksiyon düzeyindeki artış ve kovalamacalı sahnelerin çokluğu seyirciyi cezbedebilecek yanları.Konuya gelecek olursak;kilisede cereyan eden gizemli bir cinayet sonrasında tecrübeli dedektif Niemans görevlendirilir.Montanist akımı benimseyen,bu yönden oldukça farklı bir maziye sahip olan kilisede ansızın ortaya çıkan ölüm,gerçekleşme şekliyle de epey ilgi çekicidir.
Zamanında akademide Niemans'dan ders alan bıçkın polis Reda,sokakta şans eseri karşısına çıkan;görünüş olarak Hz.İsa'yı andıran,tuhaf tavırlar sergileyen adamı gözetim altına alır.Dediklerinden pek bir şeyler anlaşılmayan bu adam,kiliseyle ilgili bazı anahtar kelimeleri sayıklamaktadır.Reda'nın eski hocası Niemans ile yollarının kesişmesi sonrasında soruşturmanın seyri değişir.Birbirlerinin eksiklerini ve hikayenin karanlık kısımlarını tamamlamaya başlayan kahramanlarımız,kilisede bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir.Bu arada Hz.İsa'ya benzeyen adamın asıl kimliğinin ortaya çıkması ve yalnız olmadığın anlaşılması ile,aynen gerçekte olduğu gibi havarileriyle beraber gizli bir tarikat üyesi oldukları belirlenir.Bunun üzerine kasabada cinayetlerin artması,birilerinin tarikatın üyelerini hedef aldığını ortaya çıkaracaktır.Şimdi açıklığa kavuşturulması gereken tek nokta,bahsi geçen kutsal kitabın nerede olduğudur ?
İlk yapıma pek çok yönden benzeyen bu devam filminde özellikle birkaç nokta epey ilgi çekici.
-Her iki filmde de Niemans'ın kendisinden daha genç,bıçkın bir ortağı var.Aslında ortak değiller ama her ikisi de hikayenin farklı yerlerinden iz sürerek aynı noktaya ulaşıyorlar.Bıçkın karakterin kısa süreli dövüş sahneleri  mevcut.
-İlk yapımda üniversite ekseninde gerçekleşen gizemli olaylar bu sefer kilisede cereyan ediyor.Yine garip cinayetler ve göründüğünden daha karmaşık olan ilişkiler söz konusu.
-Özetle serinin devam filmi ilk yapımın senaryoya farklı ilavelerle yeniden kurgulanıp,bir benzerinin çekimi gibi.Bu yönden ilk filmi sevenlerin ikinci yapıma da göz atmalarını tavsiye ediyorum.Zira her şeyiyle paralel ilerliyor,hayal kırıklığı yaşama şansınız neredeyse sıfır...


İyi;İlk yapıma göre daha fazla aksiyon yüklü,çekim efektleri vs daha başarılı.Gizem seviyesi tatmin edici.
Kötü;Farklı bir kurgu daha ilgi çekici olabilirdi.Hemen hemen ilk filmin yeniden uyarlaması gibi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Ağustos 2012 | Etiketler : | | | |

Les rivières pourpres (2000)

Les rivières pourpres (2000)
İş gereği Paris'den taşraya gönderilen deneyimli dedektif Niemans;korkunç işkenceler sonrası öldürülen,Remy isimli üniversitede görevli gencin cinayeti davası ile ilgilenmektedir.Dağın yaklaşık elli metre yüksekliğindeki sarp bir yamaçta bulunan ceset,gerek cinayetin işleniş biçimiyle gerekse kurbanın seçimi ile beraber epey dikkat çekicidir.Olayları soruşturmak için bölgede bulunan,mazisi oldukça eskilere dayanan aynı zamanda Remy'nin de çalıştığı üniversiteden başlayan Niemans,olayı aydınlatabilecek ufak bir ipucu bulmanın peşindedir.
Guernon'da bulunan üniversite Avrupa'nın en eski ilim irfan yuvalarından biri olup,elektrik ve su ihtiyaçlarını kendi imkanları ile karşılayabilen,bünyesinde bir hastaneye de sahip olan tuhaf bir yerleşke içerisinde bulunmaktadır.Bölge içerisinde yıllardır önemli bir yere sahip olan üniversite de seçkin kişilerden oluşan öğretim görevlileri,kendi aralarında evlenerek eski bir geleneği de günümüze değin yaşatmayı başarmıştır.Okulun idari amiri olan rektör aynı zamanda o çevrenin efendisi gibidir.Tamamen kendi kurallarına bağlı olarak var olan üniversitede,geleceği parlak zeki öğrenciler eğitim görmektedir. 
Üniversiteyle ilgili bilgileri edinen Niemans,bir şekilde beraber çalışmak zorunda kaldığı ortağı Max ile beraber cinayetlerin arkasındaki sır perdesini aralamaya çalışır.Öte yandan bölgede yeni ve benzer özellikler taşıyan cinayetlerin de cereyan etmesi yaklaşık yirmi yıl önce ölen Judith isminin ön plana çıkmasına neden olacaktır.Judith'in annesi ile görüşerek bilgi edinmeye çalışan kahramanlarımız,iblislerin kızını aldığı söylemleri ile karşılaşırlar.Peki ama aradan geçen onca zaman sonra ne olmuştur da yıllar öncesine dayanan bir ölüm şimdi yeniden farklı cinayetlerin fitilini ateşlemiştir?Yakın zamanda gerçekleşen kanlı ölümlerin kurbanlarının hepsinin de üniversite ile bağlantısının olması araştırmaların o yöne kaymasına neden olacaktır.Bu arada Fanny isimli genç bir dağcı,Niemans'ın soruşturmasına katkı sağlamaktadır.


İyi;Bir dönemlerin popüler polisiye-gerilim yapımlarından biri.Oyunculuk,mekan betimleri vs başarılı.Kurgu merak uyandıracak şekilde ilerliyor.Jean-Christophe Grangé'ın romanında uyarlama bu filmi beğenenlerin kitabı okumadılarsa mutlaka göz atmalarını öneriyorum.Keza son derece sürükleyici ve detaylı bir anlatım sizi bekliyor olacak.
Kötü;Final beklentilerin altında.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Ağustos 2012 | Etiketler : | | |

Murder by Numbers (2002)

Murder by Numbers (2002)
Her nasılsa gözden kaçırmış olduğum yapımlardan biri olan "Murder by Numbers" üst düzey oyuncuların yer aldığı,daha çok polisiye yönü baskın olsa da  etkileyici bir gerilim filmi.Yaşıtlarına göre oldukça zeki olan Richard ve Justin isimli iki lise öğrencisi,zekaları karşısında hafif kalan derslerden sıkılmış halde geleceklerini umursamazca planlar yapmaktadır.Kusursuz bir suç işleyerek tatmin olmayı planlayan kahramanlarımız,işleyecekleri cinayetin ardından kimsenin olayı çözemeyeceğinden emindir.İşte bu noktada cinayet masası tarafından davaya atanan  başına buyruk dedektif Cassie ise yetenekleri ile sezgilerini harmanlayarak gerçek suçluları bulmanın peşindedir.
Lisenin en popüler öğrencisi olan Richard görünürde Justin ile pek geçinemese de onun düşüncelerine saygı duymaktadır.Justin ise felsefeyle ilgilenen suç ve ceza konularında kendine has teorilere sahip çalışkan bir isimdir.Anlaşılacağı üzere karakter olarak pek yıldızları barışmasa da beraber planlar yapmaktan hoşlanan ikilimiz,uçurumun kenarında bulunan virane bir dağ evinde rastlantısal görünümlü suç işleyerek polis teşkilatı ile dalga geçme arzusundadırlar.Aylar öncesinden her şeyi planlayan kahramanlarımız en ufak detayı dahi düşünerek kusursuz olduğuna inandıkları kanlı eyleme girişirler.Her şey plana uygun ilerlemektedir,ancak teoriden pratiğe geçerken ufak bir hata dedektif Cassie'nin dikkatinden kaçmayacaktır...
Lise yıllarında büyük hezeyanlar yaşayan Cassie halen psikolojik destek almaktadır.Richard-Justin ikilisini görür görmez onlar hakkında negatif düşüncelere sahip olan kahramanımız,ortağı ile beraber olayın üzerine gitmektedir.Ancak çok geçmeden delillerin lehine olduğu bir şüphelinin göz altına alınması ile davanın peşini bırakan polisler,Cassie her ne kadar aksini iddia etse de onu hiçe saymaktadırlar.Bu noktada yalnız kalan kahramanımız olayın seyrini değiştirebilecek bulgulara ulaşır..


İyi;Kurgu ve oyunculuk gerçekten son derece başarılı.Polisiye yönü ağır basan izlemenizi tavsiye ettiğim etkileyici bir yapım.
Kötü;Biraz daha gerilim yüklü olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Temmuz 2012 | Etiketler : | | |