Güncel İncelemeler;

Prometheus (2012)

Prometheus (2012)
Bazen yaratmak için önce var olanın yok edilmesi gerekir.
Tarih 2 Aralık 2093, bilimsel keşif gemisi Prometheus, uzayın derinliklerinde ilerlemektedir. Weyland Endüstri adındaki özel şirketin kurucusu olan Peter Weyland' ın arzusu üzerine bir araya getirilen bilim insanları, büyük bir keşfin arifesindedir. Zira doktor Charlie Holloway ve Elizabeth Shaw dört yıl öncesinde büyük bir keşfe imza atmış ve İskoçya’da bulunan Skye Adası’nda bir mağarada yaptıkları kazı neticesinde dünyada insan yaşamının nasıl başladığına ilişkin önemli ipuçları edinmişlerdir. Öncesinde Mısır, Maya, Sümer, Babil gibi büyük medeniyetlerden kalan reliklerden elde ettikleri bilgileri, son keşifleriyle örtüştüren ve bu sayede dünya dışında başka bir yaşanılabilir gezegenin (terraform) de uzayda var olabileceğini düşünen kahramanlarımız, ufak bir taslak harita bile oluşturmuştur. Dahası LV 223 olarak adlandırılan bu gezegende insanı yaratan tasarlayıcıların da bulunduğunu düşünen Shaw, bu sayede Weyland' ın ilgisini çekmeyi başarmıştır. Prometheus gemisinin harekete geçmesiyle ise bilinmeze yolculuk başlar.
Prometheus (2012)
Uzun bir süre boyunca hiper uyku kapsüllerinde kalan keşif ekibi, LV 223' e yaklaşmaları sonrasında David tarafından uyandırılır. David, Weyland' a hizmet etmek için yaratılmış, hemen her konuda bilgi sahibi, morfolojik olarak da insan vari modellenen bir androidtir. Tüm keşif ekibi hiper uykudayken, onların rüyalarını izleyip, sürekli kendisini geliştiren ve yaratıcı olan insanlara daha yakından göz atan David, aynı zamanda gemideki komuta zinciri içerisinde de önemli bir role sahiptir. Weyland' ın son derece otoriter, despot kızı Vickers ise geminin finansmanını sağlayan ve bu sayede kritik kararlarda son sözün sahibi kişidir. İlk yapılan analizlere göre LV 223 gezegeninin sert ve kayalık bir zemin üzerine kurulu olduğu ancak atmosferin dünyaya benzer olması sebebiyle yaşanılabilir olduğu öngörüsüyle yola çıkan kahramanlarımız, piramit benzeri büyük bir yapının hemen yakınlarına başarılı bir inişin ardından etrafı kolaçan etmeye koyulurlar. Kaptan Janek ve bir grup mürettebat gemide kalıp, radyo aracılığıyla iletişim ve lojistiği sağlamaktan sorumludur. Shaw ve Holloway önderliğindeki bilim ekibi ise yüzeye ilk adımı atacak ve piramidi inceleyecek kişilerdir. David' in atmosferi taraması ve solunabilir olduğunu söylemesi üzerine kasklarını çıkaran kafilemiz, büyük bir hayranlıkla piramidin içerisini gezmeye başlarlar. Herhangi bir tehdide karşın silahlarını ve teçhizatlarını da yanlarından eksik etmeyen öncü ekip, ufak dronelar sayesinde bulundukları piramidin haritasını çıkarmaya konsantre olurlar. Büyük avlular ve devlerin geçebileceği kadar büyük kapılarla dolu olan piramit, hava kararmadan gezebileceklerinin çok ötesinde devası bir yapıdadır. Bu sırada büyük bir oda bulan David, kendi boyutlarının neredeyse iki katı büyüklüğünde dört tane hiperuyku konsolu da keşfeder. Konsollardan birinde 'Space Jockeys' ya da 'The Pilot' olarak refere edilen, Shaw' un tasarlayıcılar olarak söz ettiği bir uzaylı hemen karşılarında belirir. Gerekli bilimsel tetkikleri yapmak ve en önemlisi dna testi ile tezini kanıtlamak isteyen Shaw, Prometheus' dan gelen fırtına uyarısına aldırış etmeden, örnek almaya koyulur. Öte yandan bir başka odada içlerinde siyah yapışkan sıvıların bulunduğu, binlerce küp keşfeden araştırma ekibi, zeminde bir şeylerin hareket ettiğinden neredeyse emindir. Fırtına iyice bastırmadan bir an evvel Prometheus' a gitmek için yola çıkan kahramanlarımız, ellerine geçirebildikleri kadar çok örnekle uzay gemisine dönerler. Gerekli strelizasyon işlemlerinin ardından, dna testi sonrasında insan ırkıyla %100 eşleşme yakalayan Shaw, tarifsiz bir mutluluk yaşamaktadır. Zira köklü inanışları ve din kavramını rafa kaldıracak bu buluş, son derece önem arz etmektedir. Yıllar süren çalışmaları ve yoğun çabaları sonrasında gerçekten de tasarımcıların var olduğunu ispat etme aşamasındadır. Ancak ne yazık ki Holloway' ın piramitten döndüklerinden beri kendisi iyi hissetmemesi sevincini kursağında bırakır. Görünüşe göre gemiye kendilerine ait olmayan şeytani bir şeyle dönmüşlerdir...


İyi; Bilim-kurgu denilince ilk akla gelen yönetmenlerden biri olan Ridley Scott, yine her zaman olduğu gibi klasını konuşturmuş diyebiliriz. Alien serisiyle kronolojik olarak paralel ilerleyen yapım, tekinsiz atmosferi ve sürükleyici kurgusuyla son derece iddialı. Oyunculuk ve görsel efektler de keza gayet başarılı. Ayrıca; kriyojeni, hiper uyku, terraform gibi bilimsel konuların da altmetinlerde yer alması filmin kitabi yönünü de güçlendirmiş.
Kötü; Grup dinamikleri iyi olsa da karakterlerin biraz da detaylı tanıtılması daha hoş olabilirdi. Aralarda ufak mantık hataları yok değil...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Haziran 2017 | Etiketler : | | | | |

Devoured (2012)

Devoured (2012)
Lourdes, hasta oğlu Oliver'ı ameliyat ettirebilmesi için gerekli olan parayı kazanmak adına memleketi El Salvador’dan New York'un yolunu tutmuş genç bir bayandır. Gözlerden uzakta köhne bir Fransız restoranında geceleri temizlik işlerini yürüten ve son derece kısıtlı paralar kazanan kahramanımız, tüm enerjisini oğlunu hayata döndürecek operasyon için para biriktirmeye yoğunlaştırmıştır.
Devoured (2012)
Yeteri parayı bulabilmek için tüm masraflarını minimuma çeken izbe bir dairede yaşayan Lourdes, işten vakit bulabildiği zamanlar belki de tek neşelendiği anlar olan El Salvador'daki annesini arayarak Oliver'in sesini duymaktadır. Bir an evvel operasyonu karşılayabileceği parayı bularak ülkesine dönmeyi uman kahramanımız canını düşüne katarak çalışmaktadır. Öte yandan yüzünün gülmemesi ve somurtkan görüntüsü nedeniyle kıskanç patronunun baskısına maruz kalmaya başlayan Lourdes, yoğun çalışma temposundan mı olsa gerek saatlerce tek başına düzenlemeye çalıştığı restoranda bir takım yanılsamalar görür. Sebepsiz yere lambalar patlamakta, bir takım eşyalar yer değiştirmekte ve özellikle restoranın bodrum katından ürkütücü sesler gelmektedir. Sürekli rahatsızlık vermeye başlayan gizemli bir adamın nefesini ensesinde hisseden kahramanımız iyiden iyiye fiziksel ve psikolojik olarak yıpranmaktadır. Yoğun stres yetmezmiş gibi bir de paranormal olayların vuku bulması zaten nefes almakta zorluk çektiği hayatını daha da güçleştirir. Oğlunun onuncu yaş günü için ona ufak bir hediye gönderen Lourdes, yine çaresizce restoranın yolunu tutar. Ne var ki bu gece diğerlerinden çok daha uzun geçecektir...
İyi; Düşük bütçeli bir yapım olmasına rağmen özellikle Marta Milans'ın oyunculuğuyla dikkat çeken, kurgu ve mekan seçimlerinin de ortalamanın üstünde olduğunu izlemenizi tavsiye edebileceğim bir gerilim filmi. Gizem seviyesi ve atmosfer de son derece etkileyici. Finale doğru giderek tırmanan gerilim tipik tek mekan konsepti için de ideal şekilde seyirciyi yakalamayı başarıyor.
Kötü; Marta Milans'a ayak uyduramayan diğer oyuncular ve nispeten klişe senaryo...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Eylül 2015 | Etiketler : | | | | |

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)

Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Felix,Sol çifti çocuklarıyla (Adolfo ve Sara) çıktıkları bir öğle gezisinin ardından Tjiuana denen tepelik bölgede çocukların ansızın ortadan kaybolmasıyla büyük panik yaşarlar.Hemen polislere haber verseler de en erken sabah saatlerinde arama kurtarma çalışmalarının başlayacağı bilgisini alırlar.
Ahí va el diablo (aka Here Comes the Devil) (2012)
Bunun üzerine tepelere yakın bir bölgede otel odası kiralayan kahramanlarımız neyse ki gündüzün ilk ışıklarıyla hayırlı haberler alırlar.Polisler,Adolfo ve Sara'nın izini bulmuş ve çocukları ailelerine teslim etmek üzere getirmiştir.Zifiri karanlık geceyi tek başlarına tepelerin ardında geçirmek zorunda kalan çocuklar ailelerine kavuşmalarına rağmen pek de mutlu görünmemektedirler.Özellikle Sara'nın tavırlarındaki değişim ve isteksiz hareketleri sonrasında psikologdan destek almayı uman Sol,çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar.Dahası psikologun Sara hakkındaki izlenimleri endişelerini dindirmek bir yana dursun daha da güçlendirmiştir.Bildiklerini Felix ile paylaşan kahramanımız polisleri dahil etmeden kendi planlarını uygulamaya koyulur.Öte yandan çocukların bakıcısının anlattıkları ve Sol'un kabus dolu geceler boyunca birebir yaşadıkları gerilim dozunu tırmandırmaktadır.Bu sırada Sol,çocukların kaybolduğu tepeyle ilgili korkutucu bir mitin varlığından haberdar olur.Adolfo ve Sara da bir takım gariplikler ortaya çıkmaya başlar...
İyi;Atmosfer olarak başarılı,gizem seviyesi ve temposu yüksek bir yapım.Oyunculuk ve efektler vasatın üzerinde,izlemeye değer bir alternatif.
Kötü;Özellikle filmin ilk çeyreğindeki gereğinden fazlaca erotik sahneler...Klişe konsept.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Ağustos 2015 | Etiketler : | | | |

Resolution (2012)

Resolution (2012)

Michael en yakın arkadaşı Chris'den gelen videolu mail sonrasında onu uyuşturucu illetinden kurtarmak için yola koyulur.Chris uzun süredir kendisini insanlardan izole etmiş her şeyini kaybetmiş bir adamdır.Sadece iki lokal hapçının ziyaret ettiği ve elinde kalan son parasını da onlara yediren Chris tam anlamıyla yok olup gitmektedir.Arkadaşını yeniden eski günlerine döndürebilmek ve vefa borcunu ödeyebilmek için nişanlısına bir haftalığına Chris ile takılacağını söyleyen Michael,kararlı bir şekilde maile eklenmiş adreste bulunan virane barakaya gider.Chris'i tam da beklediği gibi bulan kahramanımız,uyuşturucu psikozları geçiren olmayan şeyleri gören ve saldırganlaşmış bir halde gözlemler.Arkadaşını buraya neden geldiği konusunda ikna edemeyen Michael ani bir hamleyle onu duvardaki demirlere kelepçeler.Arınma süreci başlamıştır.Kanındaki son esrar atılana kadar beş gün boyunca Chris'i kelepçeli halde tutacağını söyleyen Michael bu şekilde en yakın dostunu kurtarabilecektir.
Resolution (2012)
Chris elindeki kelepçeye rağmen uzun süredir dinlenemediği kadar dinlenip uykusunu ala dursun,Michael can sıkıntısından etrafı keşfetmeye koyulur.Barakanın hemen altında gizemli siyah beyaz fotolar bulan kahramanımız çok geçmeden iki belalı torbacının Chris'i görmek istemesi ile zor anlar yaşar.Öte yandan baraka Chris'e ait bile değildir,dahası ufak bir kızıldereli çetesi buranın sahibidir ve kan çıkmaması için derhal terk etmelerini istemektedir.Çeteyle beş günlük kira konusunda anlaşan Michael artık Chris ile baş başa kalmıştır.Ancak iki gündür esrar kullanamadığı için kafasında gel gitler olan ve düşmanca bir tavır sergileyen Chris,arkadaşının bodrumda bulduğu fotoların oraya nasıl geldiğini bilmediğini söyler.Bir sabah uyandıklarında gizemli bir kızın barakanın camından kendilerine bakmasını ise çevrede bir akıl hastanesi olduğu ve oradan kaçmış olabileceği şeklinde yorumlar.Gündüz vakitleri Chris uyuya kaldığı için sık sık yalnız başına yürüyüşler yapan Michael,karavanda ikamet eden Byron isimli bir adamla tanışır.Byron uzun yıllardır burada yaşamakta olup,çok seyrek bir yerleşimin olduğu bu çevrede yıllar önce kendisi gibi Fransız olan iki öğrenci arkadaşının radyo dalgaları ve ışınlar üzerine deneyler yaparken gizemli bir şekilde ortadan kaybolduklarını anlatır.Diğer taraftan Kızıldereli çetesine para yedirerek barakayı daha önce kimlere kiraladıklarını soran Michael,buranın bir kabileye verildiğini daha sonra çıkan yangınla her şeyin yok olduğunu öğrenir.Fransız öğrencileri sorduğunda ise onların mağarayla ilgilendiklerini anlar.Michael kendini büyük bir kaosun kıyısında  bulur.Zira kısa sürede tanıştığı bu tekinsiz adamlar ve anlattıkları kanını dondurmuştur.Barakada bir şeylerin yolunda gitmediği açıktır.Fotoğraflar ve videolardan yola çıkarak burada satanistik bir tarikatın yaşadığını düşünmüş,sonra Fransız öğrencilerin deneyler yaparken gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğunu öğrenmiştir.Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de kabileye kiralanan barakanın yanıp kül olduğunu ve kabilenin ne amaçla bu garabet yeri kiraladığı sorusuna cevaplar aramaktadır.Yavaş yavaş kafasını toparlamaya çalışan Chris de arkadaşına yardımcı olup parçaları birleştirmeye çalışır.Barakada beşinci gündüz için güneş doğmuştur...
İyi;Baştan sonra mistik,gizemli bir havası olan sürükleyici kurguya sahip göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir yapım.Oyunculuk,keyifli diyaloglar ve sürekli bir şeylerin gelişebileceği tekinsiz atmosfer seyirciyi yakalamayı başarıyor.
Kötü;Her korku-gerilim severe hitap edebilecek bir yapım değil.Kaldı ki final de ucu açık bitiyor..
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Ekim 2014 | Etiketler : | | | |

John Dies at the End (2012)


John Dies at the End (2012)
Dave gece yarısı katıldığı bir partide daha önce tanışıklığı olmayan Jamaika'lı bir satıcı vesilesiyle sokakta adı 'soyasosu' olarak anılan,alışılmışın dışında etkilere sahip yeni bir uyuşturucu ile haşır neşir olur.Soyasosunu kullanmasını takiben bulunduğu boyuttan sıyrılan ve olan biteni fantastik bir şekilde yaşamaya başlayan Dave,gözlerini açtığında polislerin peşinde olduğunu öğrenir.
John Dies at the End (2012)
Çok geçmeden geçen geceki partiden ayrıldık sonra iki ahbabı hariç herkesin feci biçimde öldürüldüğünü öğrenen kahramanımız,polisin kendisini baş şüpheli ilan ettiğini anlar.Şiddetli baş ağrısı ve neyin gerçek neyin göz yanılması olduğunu anlamakla geçen saatler sonrasında en yakın arkadaşı John'un temas kurması ile şoke olan Dave,gerçeklik kavramını iyiden iyiye yitirmeye başlar.Zira peşindeki dedektif John'un öldüğünü söyleyip Dave'i yakalayabilmek için ellerinden geleni yapmaktadır.O gece partide yaşananlar gizemi koruya dursun Dave bir barda gazeteci Arnie ile hoş bir sohbete girişir.Arnie kahramanımızın soyasosu ile ilgili söyledikleri safsata olarak nitelendirip dalga geçse de hikayeyi dinledikçe ilgisini çeker.Dave en nihayetinde Arnie'nin gözlerindeki perdeyi aralamayı başarır.Ortalıkta dünyevi olmayan yaratıklar gezinmekte,öteki dünyanın kapıları sonuna kadar açılıp büyük bir istila yaklaşmaktadır.Dave,önce arkadaşı John'u bulmalı sonrasında ise insanlığı yok oluştan kurtarıp,kaderini çizmelidir.
İyi;Uzun süredir izlediğim en eğlenceli yapımlardan biri.Özetle kurgusu geyik muhabbetine :) dayanan fantastik-absurd komedi karışımı sürükleyici bir yapım olarak sınıflandırabiliriz.Usta yönetmen Don Coscarelli yine iyi iş çıkarmış.Daha önce  paylaştığım İngiliz yapımı korku-komedi [The Cottage (2008),Severance (2006)] yapımlarıyla benzer mizahi kalitede.
Kötü;Genel izleyici kitlesine hitap etmeyebilir.Özellikle korku-gerilim arayanları hayal kırıklığına uğratacağı kesin.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Temmuz 2014 | Etiketler : | | | |

Deadfall (2012)


Deadfall (2012)
Kumarhane soygunundan sonra Kanada'ya kaçmak için yola koyulan Addison ve Liza kardeşler geçirdikleri kazanın ardından parayı bölüşerek yola yalnız devam etmeye karar verirler.Addison kaza sırasında yardım için gelen lokal polisi öldürmüş ve başını daha da fazla belaya sokmuştur.Liza'dan aklına kullanmasını isteyen kahramanımız polisin sadece kendisinin peşinde olduğunu söyleyerek kız kardeşinin aksine dondurucu soğukta kuzeye ilerlemeyi seçer.
Deadfall (2012)
Pekin olimpiyatlarında madalya kazanmış eski boksör Jay,yaşadığı kötü günler sonrasında en nihayetinde hapishaneden tahliye edilir.Annesi ve babasına karşı kendisini suçlu hisseden kahramanımız çekinerek de olsa onlarla yeniden görüşebilmek için telefonu çevirir.Annesinin şükran günü için daveti üzerine ufak bir işi halledip orada olacağını söyleyen Jay,hapishaneye düşmesinde payı olan ve başına gelenlerden sorumlu tuttuğu eski antrenörü ile yüzleşmek için ofisine gider.İşlerin kontrolden çıkması sonrasında epey kafası karışan Jay yolda Liza'ya rastlar ve arabasına alır.Onu en yakın benzin istasyonuna bırakacağını söyleyen kahramanımız yolculuk ilerledikçe Liza'ya ısınmaya başlar.Kar fırtınası sonrasında yol üzeri bir motelde mahsur kalan Jay ve Liza birbirlerini yeni tanısalar da aşık olurlar.Öte yandan yaralanan Addison,peşine polisleri takıp  kasabanın hemen dışındaki bir eve sığınır.Bu ev Jay'in ailesinin evinden başkası değildir...
İyi;Sürükleyici kurgusu ve etkileyici oyuncu kadrosu ile boş geçilmemesi gereken bir yapım.Suç-gerilim tarzı filmler sevenler için ideal seçim olabilir.
Kötü;Klişe senaryo.Soygun,psikopat bir katil,paylaşılamayan para...Tipik Cohen kardeşler filmlerini andırıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Nisan 2014 | Etiketler : | | | | |

Mine Games (2012)

Üniversiteyi bitiren bir grup genç beraber takılmak için gözlerden uzakta ormanın içerisinde bulunan eski bir kulübeye gitmeye karar verir.Kuralların ve insanların olmadığı,amcalarına ait ıssız mekanda doyasıya eğlenmeyi planlayan gençler vakit kaybetmeden yola koyulurlar.
Mine Games (2012)
Uzun karayolu yolculuğu sırasında önlerine çıkan gizemli bir adam yüzünden ciddi bir kaza atlatan kahramanlarımız minibüslerinin bozulmasıyla,yakınlarda olduğunu düşündükleri kulübeye  yürüyerek ilerlerler.Çok geçmeden gecenin karanlığından süzülen ışığı fark eden gençler,en nihayetinde aradıkları kulübeye ulaşırlar.Doğru yere geldiklerini ise masanın üzerine bırakılan isimlerine yazılmış nottan anlayan kahramanlarımız yerleşir yerleşmez hız kesmeden eğlenmeye başlarlar.Ne de olsa çevrelerindeki en yakın yerleşim birimine onlarca mil uzaklıkta olup rahatsızlık duyabilecek ya da dur diyecek kimseleri yoktur.Neşeli geçen ilk gecenin ardından sabah ormanda dolaşmaya giden kahramanlarımız eski bir maden bulurlar.Maden girişindeki mistik semboller ve süslü yazılardan etkilenen Michael ve arkadaşları içeriye göz atmayı düşünürler.Bu sırada diğerlerinin aksine evde kalmaya karar veren Rose garip yanılsımalar görmeye başlar.Grubu Michael hakkında uyaran Rose,ona karşı dikkatli olmalarını ister.Öte yandan madene geri dönen Lex ve Tj yalnız olmadıkları hisseder.Hücrelerden birinde bir grup ceset bulunmaktadır.Dahası buldukları cansız bedenler kendilerine aittir...


İyi;Gizem seviyesi tatmin edici,sürükleyici bir yapım.Bu filmi sevenler Timecrimes (2007) ve Triangle (2009) yapımlarına göz atabilirler.
Kötü;Tipik bir grup genç ve maceraları formatından pek de fazlasını vaat ettiği söylenemez.Kurgu düşünsel olarak başarılı olsa da senaryo ve oyunculuk bakımında vasatın üzerine çıkamıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Ocak 2014 | Etiketler : | | | |

La senda (2012)

Saygın bir satranç şampiyonu olan Raul,ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmek ve eşi Ana ile olan problemlerini düzeltebilmek için gözlerden uzakta eski bir dağ evini kiralar.Gerek çevrelerinde her işe karışan komşularının olmaması gerekse zamanlarının çoğunu esir alan tv vs gibi teknolojik aletlerin bulunmaması Raul için ideal ortamı sağlayacaktır.
La senda (2012)
Oğlu Nico'yla da bol bol satranç oynayıp aralarındaki buzları eritmeyi planlayan kahramanımız her şeyin yolunda gideceğinden emindir.Ta ki yerleşmelerinin ertesi günü ev sahibinin yardım için yolladığı yakışıklı marangoz Samuel gelene dek.Orta yaşlarda karizmatik bir adam olan Samuel yardımsever tavırları sonrasında Ana'nın kalbini kazanır.Ana'nın Samuel'e olan samimi ilgisinden rahatsız olmaya başlayan Raul,ikisinin daha önce tanışmış olabileceğinden kuşkulanmaya başlar.Öte yandan Samuel sürekli ziyarete gelmekte,Raul'un hoşnutsuz tutumuna aldırış etmemektedir.Raul,hayatlarına ansızın giren bu yabancının Nico'yla da arasını iyi tutarak kendisini dışarıda bırakmaya çalıştığını düşünür.Dahası kasabaya gideceğini söyleyerek evden ayrılan eşinin Samuel'in evine gittiğini öğrendiğinde ise aldatılıyor olabileceği fikri beynini kemirmeye başlar.Noel gecesi Samuel'i de yemeğe davet ederek bir açığını bulmaya çalışan Raul,ne yazık ki amacına ulaşamaz.Sorunsuz bir gece yaşanmıştır.Günler sonra rahat bir uykudan uyunan kahramanımız çok geçmeden kuşkularını arttıracak başka gelişmeler olduğunu fark eder...
Şüphe değil, kesinliktir insanı deli eden.. (Nietzsche)
İyi;Soğuk,karlı atmosferde geçen gerilim yapımları her zaman favorim olmuştur."La senda" da kurgusuyla beni yakalamayı başardı.Oyunculuk gayet iyi,gizem seviyesi tatmin edici.Bu filmi sevenler Retreat (2011) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;Şaşırtıcı bir finalle süslense çok daha iyi olabilirdi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Kasım 2013 | Etiketler : | | |

Wither (aka Vittra) (2012)

Wither (2012)
Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar eksenli filmlerden biri olan İsveç yapımı "Wither" daha başlarından itibaren "Evil Dead" serisine benzerlikler gösteren şeytan-şeytani güç temalı,bol kanlı yapımlardan biri.
Wither (2012)
Genç mutlu bir çift olan Ida ve Albin arkadaşlarıyla beraber neşeli bir hafta sonu geçirmek için ailelerine ait gözlerden uzakta,ormanın içerisinde bulunan eski bir barakaya giderler.Başlarda her şey normaldir,monoton görünümlü sıkıcı barakada gençler birbirlerine uçuşup eğlencenin ibresini arttırmaya uğraşırlar.Çok geçmeden içlerinden birinin kilitli bodrum kapısını açıp aşağı inmesi ile korku dolu anlar başlayacaktır.Arkadaşlarından birinin giderek garipleşmeye başlaması ve gözlerinin mavileşme sonrasında saldırganlaşarak tehdit oluşturması üzerine Albin ve Simon onu bağlamaya karar verirler.Neler olup bittiği konusunda hiçbir fikri olmayan kahramanlarımız gece yarısı kapılarını çalan elinde silah bulunan yaşlı bir adamın anlattıkları sonrasında paniğe kapılırlar.Zira İsveç mitolojisine göre karanlığın içerisinde binlerce yıllık kadim,korkutucu yaratıklar yaşamaktadır ve eğer onlar sizin gözleriniz içerisine bakarsa ruhunuzu ele geçirirler.Hayatta en sevdiği iki kişi olan karısı ve kızını öldürmek zorunda kaldığını söyleyen gizemli yaşlı adam,gençlerin bir an evvel burayı terk etmelerini tembihleyerek ortadan kaybolur.Barakada hayatta kalma savaşı başlamıştır...

İyi;Sürükleyici bir yapım.Pek çok yönden "Evil Dead" ile benzerlikler taşıyor.Baraka,bodrum katı,şeytani güç,cesur sahneler vs..."Cold Prey" ile çıkışa geçen Kuzey Avrupa menşeili -teen slasher konsepti- korku-gerilim sinemasının son gözdesi.Bol kanlı fimlerden hoşlananlar boş geçmesin.
Kötü;Son derece klişe herhangi bir zeka parıltısı taşımayan vasat bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Static (2012)

Static (2012)
Jonathan,Addie Dade yakın zaman evvel çocuklarını kaybetmiş,buhranlı dönemler geçiren genç bir çifttir.Bebeklerinin (Thomas) ölümünden popüler bir yazar olan eşi Jonathan'ı suçlayan ve onun kendisi gibi acı çekmediğini savunan Addie,giderek paranoyaklaşmaya başlamıştır.Zira Thomas'ın gölde boğulmasına sebep olan,şehirden uzakta izbe bir kır evine yerleşme fikri tamamen Jonathan'a aittir.
Static (2012)
Yine sıkıntılı geçen bir günün sonunda gece vakti kapılarını çalan davetsiz bir misafir Dade ailesinin hüzün dolu monoton yaşamını tümüyle etkileyecektir.Rachel isimli bu yabancı arabasının sokakta arıza yaptığını ve peşinde maskeli adamlar olduğunu söyleyerek sığınma talep etmektedir.Her şeye olduğu gibi bu duruma da şüpheci yaklaşan Addie,mağdur görünümlü bu yabancıyı içeri alma taraftarı değildir.Ancak Jonathan'ın yardım etme sevdası elini kolunu bağlar.Genç,güzel bir bayan olan Rachel,onlarca kitabı yayınlanan başarılı bir yazar olan Jonathan'ı tanımakta ve yakın zaman önce bebeklerinin kaybı sonrası yaşadıkları travmayı bilmektedir.Rachel'in Jonathan'a ilgisinden rahatsız olan Addie ise onun bir an evvel evden gitmesini ister.Tam da bu sırada kurmaca bir hikayenin parçaları gibi görünen maskeli adamlar ortaya çıkar.Dahası Rachel'i kaçırırlar.Onu aramak için yola koyulan Jonathan,bir süredir evlerinin kameralarla gözlenip,takip edildiklerini anlar.Öte yandan evde kapana kısılan Addie ise çaresizce Jonathan'ın dönmesini beklemektedir...

İyi;Sara Paxton ve Milo Ventimiglia gibi gerilim filmlerinin aranan oyuncularının yer aldığı sıradışı bir psikolojik gerilim filmi.Gizem seviyesi tatmin edici.Kurgu zaman zaman aksasa da final ilgi çekici,başarılı...
Kötü;Yaklaşık 83 dakikalık bir yapım olmasına rağmen fazlaca durağan,sıkıcı sahnelere sahip.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Eylül 2013 | Etiketler : | | |

El cuerpo (aka The Body) (2012)

2012 yapımı İspanyol sinemasının son dönemlerdeki en iddialı gizem-gerilim eksenli filmlerinden biri olan "El cuerpo" gerek oyuncu kadrosu gerekse sürükleyici kurgusu ile mutlaka izlemenizi tavsiye ettiğim başarılı bir alternatif.Ülkemizde de yakın zamanda vizyona girdiği düşünülürse sinemada izlemenin hakkını verebilecek kalitede.
El cuerpo (aka The Body) (2012)
Biyoteknoloji ve yeni ilaçlar geliştirme işleriyle ilgilenen,bu sektörde büyük bir firması bulunan Mayka,Los Angeles gezisinin ardından evine döndükten sadece birkaç saat sonra kalp krizi geçirerek hayata veda etmiştir.Karısının ölümünün ardından taziyeleri kabul eden Alex,aynı günün gecesinde polisin acilen kendisini çağırması ile büyük bir şok yaşar.Otopsiye hazırlanılan Mayka'nın cesedi anlaşılamaz gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Dahası morgun gece bekçisi güvenlik kamerasında bir şeyler gördükten sonra aklını kaçırmış şekilde tesisin alt tarafındaki ormanlık alana kaçmıştır.Bir taşıtın çarpması sonrasında da yoğun bakıma kaldırılan bekçi sır perdesini aralayabilecek tek kişi olmasına rağmen halen komadadır.Dedektif Jaime tarafından göz altına alınan Alex ise karısının cesedinin kaçırılmış olma ihtimalinin verdiği şaşkınlık ve ürpertiyle öte yandan da polisin kendisini baş şüpheli olarak görmesinin verdiği gerginlikle büyük bir travma yaşamaya başlar.Jaime ise davayla özel olarak ilgilenmektedir ve güç sahibi bir kadın olan Mayka'nın ölümünün ardında henüz birkaç yıl önce evlendiği Alex'in rolü olduğunu düşünmektedir.Morg binasında gözaltı durumu devam eden Alex,Mayka'nın ölmediği ve halen hayatta olabileceği olasılığını düşünmeye başlar.Parçalar yerine oturdukça kısa dönem içerisinde başına gelenleri ve Mayka ile olan ilişkisini tekrar anlamlandırmaya çalışan kahramanımız,kimseyle paylaşmadığı birtakım kirli sırların yüzüne çarpması sonrasında,Jaime ile sorgusuna devam ettikçe hikayesinde giderek açıklar verir.Bir nevi zeka oyunları oynadığı Jaime'ye karşı üstünlük kurmaya çalışan Alex zaman ilerledikçe köşeye sıkışmaktadır.Günün sonunda yaklaşık sekiz saatlik bir köşe kapmaca bakalım gerçek suçlunun ortaya çıkması için yeterli olacak mı?

İyi;Son dönemlerde izlediğimi en iyi gizem-gerilim yapımlarından biri.İspanyol sineması beni yine yanıltmadı desem yeridir.Oyunculuk,atmosfer,kurgu ve total olarak hikayenin tamamı oldukça başarılı.En önemlisi de muazzam gizem seviyesinin yanısıra  son derece sürükleyici olması.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Ağustos 2013 | Etiketler : | | | |

Truth or Dare (2012)

Truth or Dare (2012)
Eğlenceli bir partide bir araya gelen bir grup üniversiteli genç kuralları biraz değiştirerek "doğruluk&cesaret" oynamaya karar verirler.Gemma'ya karşı ilgi duyan Felix arkadaşlarının cesaretlendirmesi sonrasında tam da hislerini paylaşmaya hazırlanırken oyun kontrolden çıkmaya başlar.O geceden sonra kahramanlarımız bir daha Felix ile karşılaşmazlar.
Truth or Dare (2012)
Aradan aylar geçtikten sonra ayrı ayrı posta kartlarıyla Felix'in partisine davet edilen gençler,teklif biraz garip olsa da beleş eğlence mantığından yola çıkarak katılmayı planlarlar.Kararlarında Felix'in ailesinin son derece varlıklı olması ve büyük bir köşkte yaşamalarının da  katkısı olur.Arabalarına atadıkları gibi kasabanın dışında yer alan Felix ailesinin köşkünün yolunu tutan kahramanlarımız oraya ulaştıklarında umdukları gibi karşılanmazlar.Zira Felix görünürde yoktur.Dahası görevli partinin köşkün biraz ilerisindeki ormanın içindeki kulübede olduğunu söylemektedir.Neye niyet neye kısmet çamurlu dar bir patikada güç bela ilerleyen kahramanlarımız sonunda kulübeye ulaşırlar.Ancak tahminlerinin aksine Felix değil de bir başkası onları beklemektedir.Karizmatik görünümlü,misafirperver davranan bu adam Felix'in abisi (Justin) olduğunu ve birazdan onun da gelip partinin başlayacağını hatırlatır.Ancak kendilerinden başka davetli olmaması ve kulübenin döküntü görünümü Chris ve arkadaşlarını yeterince rahatsız eder.Öte yandan Justin'in ordu için hizmet veren bir asker olması ve üstünde taşıdığı silah ortamın gerilmesine neden olacaktır...

İyi;Fazla beklentiyle izlenilmemesi gereken tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı vasat bir gerilim filmi.Elle tutulur yanı ise oyunculuk ve soundtracklerin fena olmaması.
Kötü;Klişe.Herhangi bir önermesi olmayan senaryo.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Sawney: Flesh of Man (2012)

Sawney: Flesh of Man (2012)
500 yıl önce İskoçya topraklarında cani ve kana susamış bir klan yaşadı.Kurbanlarını yerlerdi.Baba, kız, erkek, torun...En acımasız katiller.1000'den fazla insanı katlettikleri ve yedikleri,yeryüzünün derinliklerinde karanlık bir mağarada yaşadılar.Bu ucube klan sonunda yakalandı ve yargılanmadan derhal infaz edildi.Ama biri...Biri kurtulmayı başardı....
Sawney: Flesh of Man (2012)
İskoç efsanesi eli kanlı,yamyam Sawney ailesi yüzyıllardır bölgede terör estirmektedir.Onlarca faili meçhul cinayet ve kayıptan sorumlu tutulan ailenin son temsilcisi olan Sawney Bean,terk edilmiş eski madende halen atadan kalma geleneklerini sürdürmektedir.Ölümsüz bir yaşama sadece insan kanı içilerek ve eti yenilerek ulaşabileceğini düşünen Sawney,sık sık şehir merkezine inerek yeni kurbanlar seçmektedir.Öte yandan yerel bir gazeteci olan Hamish ise bölgede cesedi bulunan genç bir kızın davasıyla ilgilenmektedir.Charlotte isimli maktul ormanın derinliklerinde paramparça edilmiş ve deyim yerindeyse vahşice katledilmiştir.Polisin cinayeti aydınlatmada yetersiz kalmasından ötürü olayı aydınlatabilmek için kendi yöntemleriyle iz sürmeye başlayan Hamish,1970'li yıllara uzanan benzer bir cinayet sonrasında İskoçya'da eski madenin bulunduğu dağlık arazi üstünde yoğunlaşır.Araştırma sırasında polisi ağır şekilde eleştiren kahramanımız,eski sevgilisi Wendy'nin kız kardeşinin gece yarısı taksiye bindikten sonra gözden kaybolması ve bir daha haber alınamaması üzerine polis memuru Bill'in başlattığı incelemeye dahil olur.Bulduğu ipuçları sonrasında madenin yolunu tutan Hamish,Sawney efsanesi ile yüzleşecektir...

İyi;Atmosfer ve mekan seçimleri bakımından oldukça iddialı bir yapım.Konsept olarak "Wrong Turn"serisine benzediğini,gizem seviyesi ve senaryo olarak ise "The Hills Run Red" filmini andırdığını ekleyeyim.
Kötü;Kurgu zayıf,oyunculuk vasat,çaylak yönetmenin bir çuval inciri mahvettiğini söylesek yanlış olmaz.
Sawney Bean efsanesini merak edenler bu siteyi ziyaret edebilirler.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Ağustos 2013 | Etiketler : | | |

No One Lives (2012)

No One Lives (2012)
2012'nin sıradışı korku-gerilim odaklı yapımlarından biri olan "No One Lives" pek çok klişeye gönderme yapan,gerilimin kara mizahla örtüştüğü farklı bir film.Sık sık seyirciyi ters köşeye yatırmasının yanısıra önermesiz ilerleyen senaryo,takip mekanizmanızı da kırabilecek cinsten...
Hoag liderliğinde gangsterlik oynayan eli kanlı otoyol çetesi,ilişkilerinde buhranlı günler yaşayan genç bir çifti gözüne kestirir.Çetenin asi çocuğu Flynn kasabaya yabancı olan ve beladan uzak durmak isteyen kahramanlarımızı gasp edip elleri kolları bağlı şekilde tutsak eder.Hoag bu durumdan hoşnut olmasa da grup dinamiklerini bozmamak için sessiz kalmayı yeğler.Öte yandan değerli bir şeyler bulabilmek için çiftin arabasını araştıran Flynn tuhaf bir sürprizle karşılaşır.Eve döndüğünde ise esir aldıkları çiftin ve kaçmamaları için onları başlarına diktiği arkadaşının canice katledildiklerini görür.Kötü adamı oynayan Flynn kendisi için bile çok fazla olan bu dehşetin karşısında çaresiz duruma düşer.Tipik bir seri katilden çok farklı soğukkanlı bir düşman edinmiştir.Her kuşun eti yenmez misali büyük bir belaya bulaşan otoyol çetesi bakalım bol kanlı geceden sağ çıkabilecek mi?

İyi;Oyunculuk,mekan,kurgu ve sürükleyicilik bakımından tatmin edici bir yapım.Klişeleri yerle bir eden,gerilim türünde alışkanlıklarımızı rafa kaldırmamıza sebep olan,göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir yapım.Görüntü olarak başlarda yol-gerilim daha sonra teen slasher gibi ilerlese de senaryoda çok daha fazlası olduğunu ekleyelim.
Kötü;Gereksiz diyaloglar,mantık hataları ve önermesiz final herkese hitap etmeyebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2013 | Etiketler : | | |

Dead Mine (2012)

Dead Mine (2012)
2.Dünya Savaşı döneminde Japon general Yamashita,savaşta hizmetlerinden ziyade Güneydoğu Asya'da ele geçirdiği savaş ganimeti ile tarihe mal olmuştur.Yamashita'nin altınları olarak anılan,dillere destan hazine o günden bu yana yüzlerce hazine avcısının hayallerini süsleyip,Asya'yı karış karış aramalarına sebep olmuştur.
 Hazinenin yıllarca Filipinler topraklarında olduğu düşünülse de Warren liderliğinde bir grup maceraperest elde ettikleri bilgiler sonrasında Endonezya'da araştırmalara başlamıştır.Warren 2.Dünya Savaşı sırasında Japonların kullandığı bir sığınakta hazinenin var olduğuna inanmaktadır.Kurduğu araştırma ekibi ve anlaştığı bir grup paralı askerle (Tino ve askerleri) Endonezya ormanlarının derinliğinde bulunan sığınağa ilerleyen kahramanlarımız,kartel bir grubun saldırısı ile silahlı çatışmanın içerisine girerler.Son çare olarak komutayı devralıp -kontrol edip güvenilirliğine ikna olmadığı mağaraya- sığınmayı öneren yüzbaşı Tino,patlama sonrasında içeride ne olduğunu bilmedikleri büyük bir kapanın içerisine kısılmalarına sebep olur.Yeni bir çıkış yolu bulmak zorunda kalan Warren ve arkadaşları bir yandan huzursuz olan paralı askerleri dizginleye dursun öte yandan da karanlık tünellerde yalnız olmadıkları gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalırlar.Hazineye giden yolda korku dolu bir maceraya girişen kahramanlarımız bakalım yeniden gün ışığını görebilecek mi?


İyi;Kurgu ve mekan olarak başarılı bir yapım.Bu filmi sevenlerin Outpost (2007) ve Outpost: Black Sun (2012) filmlerine de göz atmalarını öneriyorum.
Kötü;Oyunculuk,efektler ne yazık ki tatmin edici değil.Yüksek bütçe ve daha popüler oyuncularla kesinlikle başarılı bir yapım ortaya çıkabilirdi.Özetle tek mekanda geçen orta karar bir aksiyon gerilim filmi olduğunu söyleyebilirim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Haziran 2013 | Etiketler : | | | |

Aftershock (2012)

Aftershock (2012)
Şili'de tatil yapan bir grup Amerikalı turist,zengin arkadaşları Pollo'nun daveti üzerine underground bir partiye giriş biletleri bulurlar.Epey eğlenceli başlayan gece,siren seslerinin kulaklarda yankılandığı dehşet dolu bir kabusa dönüşecektir.Uzmanların son on yıldır rutin tatbikatını yaptıkları tsunami gerçeği kasabayı alt üst etmiştir...
Gece kulübünün yerle bir olması sonrasında canlarını zor kurtaran kahramanlarımız ağır yaralanan arkadaşlarını hastaneye götürebilmek için uğraşa dursunlar kasabada taş üstünde taş kalmadığını gözlerler.İşin daha da kötüsü bu artçı deprem tsunaminin sadece habercisi niteliğindedir yani daha asıl tehdit kendisini göstermemiştir.Daha saatler öncesinde eğlencenin doruklarında gezindikleri kasaba birden yangın yerine dönmüştür.Yağmacılar ve anarşi yanlıları kaostan pay alabilmek için askeri otoriteyi uzak tutmaya çalışmaktadır.Öte yandan deprem sonrası ağır hasar gören hapishane binası yıkılmış ve kaçak mahkumlar çevreye terör salmaya başlamıştır.Tüm bu arbedenin içerisinde aralarında tek İspanyolca bilen kişi olan Pollo'nun da en yakın arkadaşını kaybetmesi grubun hayatta kalma şansını epey azaltacaktır.Zira babasının parasıyla her şeyi satan almaya alışkın olan Pollo,insanların canlarının derdine düştüklerinde paranın ne kadar sembolik bir alışveriş icadı olduğunu anlayacaktır.Şimdi kahramanlarımızın yapması gereken peşlerine takılan  azılı mahkumları atlatmak ve bir yolunu bularak tsunami  başlamadan şehri terk etmektir...
İyi;Atmosfer,oyuncular,akıcı kurgu.Kısaca klişe bir grup genç konseptine biraz da felaket sonrası hayatta kalma teması eklenerek sürükleyici bir yapım ortaya çıkarılmış.Bu filmi sevenler tarz olarak benzerlikler gösteren Bait (2012) ve Turistas (2006) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Çerez niyetine izleyebileceğiniz orta karar bir film,senaryoda herhangi bir alt metin yok.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Mayıs 2013 | Etiketler : | | | |

Black Forest (2012)

Black Forest (2012)
2012 yapımı fantezi-korku eksenli Black Forest,düşük bütçeli orta karar bir yapım.Esasında daha iyi işlenebilecek bir fikrin ziyanı da denilebilir.
Konuya gelecek olursak;Almanya'da "Black Forest" olarak bilinen ,insanların perilere ve büyüye inandıkları çağlardan kalma antik bir ormanda bir grup turist,yol rehberlerinin (Cazmar) gizemli daveti sonrasında bir araya gelir.Grupta bebekleriyle geziye katılan evli bir çift ve yardımcıları,Pagan kültürü üzerine eğitim almış iki genç ve son olarak da geçmişi başarılarla dolu onkoloji uzmanı bir doktor da yer almaktadır.Yaz ortası denilen özel günde Cazmar'ın hayatlarının en macera dolu gününü geçirecekleri vaadiyle bir araya getirdiği kahramanlarımız,antik taşların yer aldığı ormanın izbe bir köşesinde perilerle temasa geçebilmek için Cazmar'ın direktifleri ile tılsımı aşmayı denerler.Öte yandan bunun saçma bir fikir olduğunu düşünen doktor Saxon en başından beri işin eğlencesinde olsa da ansızın Cazmar ve evli çiftin minik bebeğinin ortadan kaybolması ile işin ciddiyetini anlar.Artık ormanın ortasında,bambaşka fantastik bir dünyanın içerisindedirler.Öyle ki her şey masallardaki gibi olup etraflarında dev mantarlar,rengarenk bitkiler,devasa ağaçlar,süslü evler yer almaktadır.En tuhafı ise az önce kullandıkları,geri dönüş biletleri olan patika görünmez olmuştur.

Çocukluklarından aşina oldukları Grimm Masallarının hüküm sürdüğü otantik ormanda kaybolan kahramanlarımız, Karin isimli bir yabancının yardımlarıyla büyük bir eve sığınırlar.Karin eğer hayatta kalmak istiyorlarsa masallardaki kurallara uymaları gerektiğini ve ancak bu şekilde buradan kurtulabileceklerini tekrarlar.Öncesinde sevimsiz bir rüyanın içinde uyanmak için debelendiğini düşünen rasyonel doktor Saxon ise kendi doğrularıyla hareket edecektir.Bakalım giderek sayıları azalan kahramanlarımız ormandan sağ salim çıkabilecek mi?


İyi;Fikir ve kurgu olarak başarılı.Soundtrackler ve mekan betimlemeleri de tatminkar.
Kötü;Oyunculuk,atmosfer...Düşük bütçeli bir tv yapımı daha fazlasını beklemek akıllıca olmaz.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Mayıs 2013 | Etiketler : | | |

Insensibles (Painless) (2012)

Insensibles (Painless) (2012)
İspanya-Fransa-Portekiz ortak yapımı olan "Insensibles" kesinlikle övgüyü hak eden,fantezi ile dram-gerilimin tam kıvamında birleştiği son dönemlerin en güzide yapımlarından biri.Filmde kurgu iki koldan ilerliyor.İlk olarak İspanya'da iç savaşın ve kaosların hüküm sürdüğü 1930-60 yılları arasında yaşanan bir olaya şahit oluyoruz.Ardındansa günümüze dönerek başarılı bir cerrah olan David'in eşini kaybettiği dramatik bir trafik kazasının sonrasında kemik iliği kanseri olduğunu öğrenmesi ve yıllardır görüşmediği anne-babasının izini sürmesi konu ediliyor.
1930'lu yıllarda toplum tarafından yadırganan bazı tuhaf yetenekleri olan çocuklar garabet bir tepenin zirvesine kurulmuş akıl hastaları ve özel bakım gerektiren mahkumların tutulduğu bir hastaneye sevk edilirler.Aralarında Benigno ve Inés'in de bulunduğu bu çocukların ortak özelliği acıya karşı duyarsız olmalarıdır.Öyle ki yaratılışın getirisi olan acı,onların tabiatında yer almamaktadır.Zaten halihazırda bu yüzden kendilerine ve çevrelerine zararlı olabilecekleri düşüncesiyle her biri ayrı hücrelerde olmak üzere izole edilmiş,24 saat kilit altında tutuldukları odalara yerleştirilirler.
Tüm bunlar yaşanırken iç savaş tüm şiddeti ile İspanya'yı kavurmakta,Avrupa'nın kaderi için büyük tehdit oluşturan Naziler istilacı bir politika izlemektedir.Almanya'nın en tanınmış bilim adamlarından biri olan Dr. Holzmann ise tüm bu kargaşanın içerisinde yahudi olduğu gerekçesiyle vatanını terk etmek zorunda kalmıştır.Uzun zamandır kendisiyle mektuplarla temas kuran ve hastanede tutulan acıya duyarsız çocuklarla ilgili bir hemşireden bilgi alan Holzmann,İspanya'ya iltica etmeye karar verir.Saygınlığından ötürü İspanya'ya gelir gelmez hastanenin baş hekiminden çocukların sorumluluğunu alan kahramanımız,bazı deneysel tetkiklerle onları topluma kazandırmayı amaçlamaktadır...
David yaşaması için gerekli olan kemik iliğini bulabilmek için ailesinin ikamet ettiği ufak bir kasabanın yolunu tutar.Ancak onca zaman anne-baba dediği insanların kendisini evlatlık edindiklerini öğrendiğinde büyük bir şok yaşayacaktır.Şimdi yapması gereken kalan kısa zamanı boyunca biyolojik anne-babasını bularak onlardan donör olmasını istemektir.David geçmişin karanlık sırları ve ibretlik bir dramayla yüzleşmek zorundadır...


İyi;Kesinlikle son yılların en başarılı gizem,dram-gerilim yapımlarından biri.Kurgu,mekan betimlemeleri ve oyunculuk tatmin edici.Sürekli ters köşelerle ilerleyen sıra dışı hikayesi ve soluksuz izlemenizi sağlayacak akıcı senaryosu ile mutlaka göz atmanızı tavsiye ettiğimi yapımlardan biri.
Kötü;Final daha farklı olabilirdi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 27 Mart 2013 | Etiketler : | | | | | |

Would You Rather (2012)

Would You Rather (2012)
Anne ve babasını uzun zaman önce kaybeden İris,ölümün pençesinde kemik iliği kanseri olan erkek kardeşinin (Raleigh) bakımını üstlenmiştir.Raleigh'in durumu gün geçtikçe daha da kötüye giderken kendi hayatını kardeşi için adamaya ve son nefesini verene kadar onun yanında kalmaya kararlı olan İris,kardeşinin doktorunun kendisine yardımsever bir zenginden söz etmesi ile Raleigh'i kurtarabileceği umuduna iyiden iyiye bağlanmaya başlar.Şimdi yapması gereken Shepard Lambrick'in şatafatlı vakıf evinde düzenleyeceği ve kendisi dışında yedi yabancının da yer alacağı bir akşam yemeğine katılmaktır.Günün sonunda Lambrick'in sözünü ettiği oyunun galibi ise vakıfdan sınırsız destek alacak ve bir nevi hayalleri gerçeğe dönüşecektir

Akşam yemeğinde yaşanabileceklerle ilgili birtakım endişeleri olsa da kardeşi için teklifi kabul eden İris,önceden belirlenen saatte özel bir şoförün kendisi evinden alması ile Lambricklere ait malikaneye getirilir.Katılımıyla birlikte son davetlinin de içeri girmesinin ardından yemeğe geçen kahramanlarımız,sohbet sırasında Bay Shepard ve oğlu Julian'ın gerçekten de çok değişik insanlar olduğuna kanaat ederler.Yemeğin sonunda ise büyük salona geçilmesi ile bahsi geçen oyun başlayacaktır.Aralarında belden aşağısı felçli yaşlı bir kadın,asi bir genç kız,Irak'da savaşmış eski bir gazinin de yer aldığı grup,Shepard'ın şu an evi terk etmek isteyen gidebilir önerisini geri çevirerek ne olduu hakkında en ufak bir fikirlerinin dahi olmadığı oyunu oynamaya karar verirler.Sonuçta herbiri paraya ihtiyacı olan ve sevdiklerini kurtarabilmek için mutlaka bir şeyler yapması gereken bireylerdir.Saatler ilerledikçe vakfın sahibi Shepard'ın sapıkça istekleriyle yüzleşmek durumunda kalan kahramanlarımız kendi hayatları ve henüz yeni tanıştıkları insanlar arasında seçim yapmak zorunda bırakılacaktır...


İyi;Esasında tanıdık bir kurgu olsa da oyunculuğun ve grup dinamiklerin iyi kurulması ile seyirciyi pür dikkat kesen,soluksuz izleyeceğiniz başarılı bir psikolojik gerilim filmi.Bu filmi sevenlerin benzer tarza olan Nine Nead (2010),Panic Button (2011) ve The Method (2005) yapımlarına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Finalde verilmek istenen mesaj başarılı olsa da bu kadar keskin bir sahnenin  dolaysız yoldan gelmesi bende biraz hayal kırıklığı yarattı.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 25 Mart 2013 | Etiketler : | | |

Modus Anomali (2012)

Sık çalılarla örtülü ıssız bir ormanda genç bir adam üstündeki topraklardan sıyrılarak doğrulur.Dehşete kapılmış haldedir,zira birileri onu buraya gömüp ölüme terk etmiştir.İşin daha acıklı olan yanı ise kahramanımız kendi adını dahi hatırlayamamaktadır.Çevresine bakındığında  tanıdık gelmeyen,hani belgesellerde görürüz ya balta girmemiş orman hesabı sık bir bitki örtüsünün içerisine hapsolduğunu anlar...

Güneş ışınları bile yüksek ağaçlar arasından güçlükle yere inebilmektedir.Cebinde bir cüzdan olduğunu fark eden kahramanımız,resminin yer aldığı bir kimlikten isminin John olduğunu öğrenir.Yine cüzdanın içerisin bulunan bir başka fotoğraftan ise evli ve iki çocuk babası olduğunu anlar.Zaten parmağındaki yüzükte bunu doğrulamaktadır.Derin bir nefes alarak,bir kaza atlattıklarını ve eşi ile çocuklarına ulaşması gerektiğini düşünen John,ormanda telaşla koşuşturmaya başlar.En nihayetinde karşısına çıkan terk edilmiş bir kulübeye girdiğinde ise kendisini büyük bir tuzağın içerisinde bulur.Merakına yenik düşerek odada bulunan bir kamerayı çalıştıran kahramanımız,hemen yanı başında üstü kanlar içerisinde olan kameradaki görüntülerde izlediği kadının cesedi ile karşılaşır.Yaşadıklarına anlam veremeyen John,çok geçmeden ormanda yalnız olmadığını anlayacaktır.Çevreden garip sesler gelmekte,alarmları öten çalar saatler bulmaktadır.Giderek paranoyaklaşan kahramanımız büyük bir bilinmezin merkezinde olduğunu hissetmektedir..Daha acıklısı ise ne kadar yol kat ederse etsin sanki sürekli aynı noktada dönüp durmaktadır...
John çok geçmeden cesedin bulunduğu barakaya dönerek kameradaki görüntülerin devamını izlemeye karar verir.Ne de olsa saatlerdir amaçsızca dolaştığı ormanda aradığı soruların cevabını bulamayacağı aşikardır.Öte yandan elinde satırla dolaşan maskeli bir adam bulunduğunu fark eder.Gecenin karanlığında eline geçirdiği bir lamba ile kulübenin yolunu tutan kahramanımız giderek çaresizleşmektedir.Hayatta kalma savaşına girişen John,bakalım ailesi ve kendisini kurtarabilecek mi?

İyi;Endonezya yapımı;tavsiye üzerine izlediğim beklentilerimi karşılayan bir yapım.Kurgu son derece başarılı,oyunculuk ve mekan seçimi de tatmin edici.Filmin son bölümü pek çok sürprize gebe :) Farklı bir paranoya-kaçış temalı yapım izlemek isteyenlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Bazı gereksiz sahneler ve tuhaf efektler olmasa gerilim dalında bir üst seviyede yer alabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 2 Mart 2013 | Etiketler : | | | |