Güncel İncelemeler;

Durante la tormenta (aka Mirage) (2018)

Durante la tormenta (aka Mirage) (2018)
9 Kasım 1989 tarihinde (aynı zamanda Berlin duvarının da yıkıldığı gün) yaklaşık 72 saattir süregelen büyük bir fırtına tüm kasabayı esir almıştır. Aralıksız devem eden fırtına ve şiddetli yıldırımlar henüz on iki yaşında olan Nico' nun da epey ürpermesine sebep olur. Zamanının çoğunu bestelediği şarkıları gitarıyla yorumlamak ve aynı zamanda da anı olarak biriktirmek için video kasetlere kaydetmekle geçiren Nico, pencerenin kenarına geçip kasvetli fırtınanın dinmesini umut etmektedir. Tam da bu sırada yan komşularının evinden gelen gürültüler ve çıkan arbedenin uğultularını işitmeye başlayan kahramanımız, iyi olup olmadıklarını öğrenmek için oraya gitmeye karar verir. Eve girer girmez korkutucu bir sahneyle karşılaşan ve kanlı bir cinayete şahit olan Nico, travmanın etkisiyle şoka girer. Evin sahibi aynı zamanda da komşuları olan Angel ile göz göze gelen kahramanımız,  hızla oradan uzaklaşmaya çalışır. Ancak büyük bir talihsizlik sonucu yoldan geçen aracın altında kalır ve oracıkta hayata gözlerini yumar.
Durante la tormenta (aka Mirage) (2018)
Yıl 2014. Orta yaşlarda alımlı bir bayan olan Vera, hastanede hemşire olarak çalışmaktadır. Aşk evliliği yaptığı David ve minik kızları Gloria ile beraber huzurlu bir yaşam süren kahramanımız, hem işinde hem de özel hayatında oldukça mutludur. Günün birinde yeni evlerine taşınmalarını kutlamak için eski arkadaşı Aitor ve annesini de davet eden Vera, akşam yemeği sırasında yeni evleriyle ilgili eski bir hikayeyi öğrenir. Aitor, çocukken yakın arkadaşı olan Nico' nun bu evde yaşadığını ve trajedik bir trafik kazasının ardından vefat ettiğini anlatır. Duydukları karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen kahramanımız, ertesi gün eski bir dolapta kapalı duran evin eski sahiplerinden kalma bir takım eşyalarını kurcalamaya başlar. Nico' ya ait video kasetler, kamera ve bir televizyon bulan Vera, hala çalışıp çalışmadıklarını kontrol etmeye karar verir. Ancak çok geçmeden bunların amatörce çekilmiş bir dizi kayıt olduğu sonucuna varır. Aynı gece Nico' nun televizyonundan gelen gürültülere uyanan kahramanımız, neler olup bittiğini keşfetmek için otomatik devreye giren kaydı izlemeye başlar. Görüntüdeki Nico' dan başkası değildir. Öte yandan meteoroloji uzmanları en son 25 yıl önce görünen şiddette büyük bir fırtınanın yaklaştığını rapor etmektedir...


İyi; Oriol Paulo imzalı, tipik İspanyol gerilim sinemasının son dönem örneklerinden biri olan yapım, kurgusal olarak oldukça başarılı ve bir o kadar da sürükleyici bir alternatif. Arka planda zamanda yolculuk ve boyut kavramı gibi ilgi çekici temalar da barındıran yapım, aynı zamanda dram-gerilim türünün de temsilcisi. Oyunculuk ve gizem seviyesi olarak da tatmin edici. Son olarak Oriol Paulo' un diğer filmlerine de göz atmanızı tavsiye ediyorum. Los ojos de Julia (aka Julia´s Eyes) (2010), El cuerpo (aka The Body) (2012)Contratiempo (aka The Invisible Guest) (2016)...
Kötü: -
Editör'ün Puanı

The Haunting (1999)

The Haunting (1999)
130 yıl önce Manchester ve Concorde Amerikan sanayinin merkezleriydi. Tepedeki malikanenin sahibi olan Hugh Craine de bu dönemde tekstil fabrikalarındaki işçilerin sırtından büyük bir servet edinmiş. İstediği her şeye sahip olabiliyormuş. Ama en çok istediği şey çocuk kahkahalarıyla dolu bir evden başkası değilmiş...
The Haunting (1999)
Uyku probleminden muzdarip olan Eleanor, Theo ve Luke, Dr. Marrow' un denetiminde gerçekleşecek bir deney için gazete ilanına başvurup, iyi bir para karşılığı gönüllü olmayı kabul ederler. Deney 'Tepedeki Ev' olarak adlandırılan oldukça gösterişli bir malikanede yapılacaktır. Hugh Crain' in 130 yıl kadar önce yaptırdığı ve onun ölümünün akabinde eve gelen ilk ziyaretçiler olan kahramanlarımız, malikanenin de şatafatına yenik düşerek denek olmayı kabul ederler. Oturumları yönetecek olan Dr. Marrow, akşam yemeği sırasında malikanenin tarihçesinden bahsettikten sonra, herkese iyi geceler dileyerek odasına çekilir. Birbirleriyle vakit geçirme fırsatı bulan kahramanlarımız Crain ve tuhaf hikayesinden söz etmeye başlarlar. En başından beri Dr. Marrow' a karşı mesafeli davranan Luke, uykuyla ilgili bir deney için neden bu tarz bir ortam seçildiği konusunda düşünmeden edememekte, bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetmektedir. Yakın zamanda annesini kaybeden ve onun yokluğuna alışma hususunda sıkıntılar yaşayan Eleanor ise malikanenin gösterişine kapılmış, çocuk suretlerinden oluşan heykellerle süslü koridorları gezmekte, büyülenmiş bir edayla etrafı kolaçan etmektedir. Öte yandan asi ve bencil tavırlarıyla keyfine göre davranan Theo ise uyku probleminin ötesinde, ürkütücü bir evde olmanın sıra dışılığını keşfetmektedir. Daha geçirdikleri ilk gece itibariyle bir takım gizemli olaylar yaşamaya başlayan kahramanlarımız, çeşitli halüsinasyonlar ve yanılsamalarla dolu bir sabaha uyanırlar. Neler olup bittiğini anlamak için Theo' nun da desteğini alarak Dr. Marrow' dan bir açıklama bekleyen Eleanor, uyku problemi için bir araya geldikleri evin insanı huzursuz eden aurası sebebiyle deneyin yönteminin sorgulamasında ısrarcıdır. Zira geceleri kabuslarla geçmekte, hayaletler gördüğü hususunda diretmektedir...

İyi; Robert Wise imzalı 1963 yapımı olan 'The Haunting' kadar başarılı olmasa da remake olarak değerlendirilmesi gereken bir film. Oyuncu kadrosu, görseller ve atmosfer kayda değer.
Kötü; Zaman zaman sıkıcı bir hale bürünen senaryo, tamamen atmosfer odaklı gerilime dayandırılmış.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 2 Mart 2019 | Etiketler : | | | |

Los Parecidos (aka The Similars) (2015)

Los Parecidos (aka  The Similars) (2015)
Yıl 1968. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, şehir merkezine ulaşabilmek umuduyla otobüslerini bekleyen bir grup yolcu için tam manasıyla bir kabusa dönüşür. Seferler art arda iptal edildiğinden ötürü, izbe bir istasyonda mahsur kalırlar. Her birinin ayrı problemleri ve yetişecek yerleri olan altı yabancı, iki istasyon görevlisiyle beraber tuhaf olayların yaşandığı bir geceye tanık olacaktır...
Los Parecidos (aka  The Similars) (2015)
 Otuz yıldır istasyon şefi görevini yapan Martin, kendisine yöneltilen eleştirilere karşı bu şiddette yağan bir yağmurun sorumlusu olamayacağını biraz da bezgin bir ifadeyle tekrarlamaktadır. Madende çalışan ve işi gereği sık sık şehir merkezine yolculuklar yapan Ulises, eşinin doğum yapmak üzere olduğunu söyleyerek veryansın eder. İstasyonda doğru düzgün çalışan bir telefon hattı bile bulunmamaktadır. Eşinin durumundan ötürü sürekli Martin ile ağız dalaşına giren Ulises, onun pasif tavırlarından sıkılmış, neredeyse boğazını sıkacak hale gelmiştir. Öte yandan bekleme salonunda dinlenen ve sekiz aylık hamile olduğunu söyleyen Irene, Martin' in en azından bir taksi çağırması ve kıymetli olan zamanlarını çarçur etmemesi hususunda ısrarcıdır. Salonun köşesinde ağız dalaşlarına kulak misafiri olan yaşlı bir şaman kadın ise kimsenin anlamadığı bir dilde kendi kendine konuşmakta, dışarıdaki şiddetli yağmurun da etkisiyle ritüel benzeri büyüyü çağrıştıran hareketler yapmaktadır. Ortamdaki negatif elektrikten bunalan, şehirde tıp eğitimi alan ve kendisini hükümet karşıtı devrimci bir genç olarak tanıtan Alvaro ise olan bitenden, özellikle de Ulises' in despot tavırlarından son derece rahatsızdır. Son otobüse yetişebilmek için taksiyle gelen Gertrudis ve onun hastalıklı oğlu Ignacio da gerilimli bekleyişe katılır. Ignacio' nun zaman zaman öfke nöbetleri geçirebileceği ve ilacına bağımlı olarak yaşadığını söyleyen Gertrudis, giderek daha da hararetlenen kafileyi uyarır. Çok geçmeden tuvaletten gelen çığlık sesleriyle dehşete kapılan kahramanlarımız, neler olup bittiğini anlamak için koşar adamlarla gürültüye yönelirler. İstasyonda temizlik görevlisi olarak çalışan Rosa; sinir krizi geçirmekte, saldırgan davranışlar sergilemektedir. Rosa' yı yıllardır tanıyan Martin ise olan bitenin sorumlusu olarak Ulises' i gösterir. Hatta elinde bir tüfekle, onu öldürmekle tehdit eder...


İyi: Tekinsiz atmosferi ve gizem seviyesiyle oldukça ilgi çekici, sürükleyici bir yapım. Tipik bir Alacakaranlık Kuşağı bölümü izlenimi veren 'The Similars', özgün hikayesiyle de göz atılması gereken bir alternatif. 1968' ler gençlik hareketleri ve soğuk savaş paranoyaları da alt metin olarak başarıyla işlenmiş.
Kötü: Daha büyük bütçe ile daha kaliteli bir yapıma dönüşebilirmiş.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 21 Şubat 2019 | Etiketler : | | | |

The Babysitter (2017)

The Babysitter (2017)
Kendi halinde içine kapanık bir çocuk olan Cole, oniki yaşını doldurmasına rağmen halen eski bebek bakıcısı ve aynı zamanda da en yakın arkadaşı olarak gördüğü Bee' siz yapamamaktadır. Ailesinin evden uzakta geçirdiği hafta sonlarında Bee' e emanet edilen kahramanımız, bu durumdan oldukça memnundur. Zira oldukça çekici, popüler ve özgüveni yüksek olan Bee, tam da Cole' un ihtiyacı olan rol modelidir. 
The Babysitter (2017)
Okulda sık sık akranlarının zorbalıklara maruz kalan, korkak olarak yaftalanan Cole, sadece Bee' nin yanında güvende hissetmektedir. Yine ailesinin evden uzakta olduğu ve Bee ile geçireceği bir gecede, erkenden uyumak yerine bakıcısının neler yaptığını gözetlemeye koyulan kahramanımız, birkaç saat içerisinde bir grup gencin evde toplanmalarını hayretle izler. Bee' nin arkadaşları oldukları her hallerinden belli olan güruh, eğlenceyi abartmakta, sanki kendi evlerindelermişcesine hoyratlık etmektedirler. Üst kattan gizlice olan biteni izlemeye devam eden Cole, neşeli başlayan gecenin devamında bol kanlı bir ritüele tanık olur. Neler olup bittiğine anlam veremeden, gördüklerinin şokunu atlatamadan yakayı ele veren kahramanımız, Bee' yi bir şey görmediği hususunda ikna etmeye çalışsa da bir türlü başarılı olamaz. Çok geçmeden şiddetin de artmasıyla işler daha da içinden çıkılamaz bir hale bürünür. Bir yolunu bularak Bee ve arkadaşlarının elinden kurtulmayı başaran kahramanımız, dışarıdan yardım bulma umuduyla  zaman kazanmaya çalışır. Ancak çocukluğundan beri gelişimini takip eden Bee' den saklanabilmek pek de kolay olmayacaktır...

İyi; Baştan sona oldukça sürükleyici, keyifle izleyebileceğiniz bir korku- komedi yapımı. Klasik tek mekan ve slasher tarzlarının karşımı bir atmosfere sahip, gerilim seviyesi olarak da fena değil. Bu filmi sevenlerin benzer tarzdaki Better Watch Out (2016) ve Summer of 84 (2018) yapımlarına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Gizem seviyesi zayıf kalan, eğlenceli olmasına karşın klişelerle dolu bir film.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 20 Şubat 2019 | Etiketler : | | |

Aterrados (aka Terrified) (2017)

Aterrados (aka Terrified) (2017)
Buenos Aires' in kenar mahallelerinden birinde, anlaşılması güç bir dizi paranormal olay yaşanmaya başlar. Birbirine komşu olan üç evde de bir takım gizemli olaylar vuku bulmakta, olayların şiddeti ise artık adli bir vakaya dönüşmüş durumdadır. Yaşananların tanığı olan ve bir şekilde sağ kurtulmayı başaran Juan, polis denetiminde ifade vermekte, olayları çözmekte yardımcı olması umulan bir grup uzman ile iş birliği yapmaktadır. 
Aterrados (aka Terrified) (2017)
Yaşananların sorumlusu olarak yan komşusu Walter' ı işaret eden kahramanımız, gece geç saatlere kadar gürültü yapmasından ve duvarlardan gelen ürpertici seslerden yakınmaktadır. Eşi Clara' nın da son dönemlerde ağır stres altında olduğunu ve mutfakta bir takım şeytani fısıltılar duyduğunu da ekler. Tüm detayları tekrar tekrar dinleyen ve bir başlangıç noktası bulabilmek için olayların yaşandığı semte gidip, olan biteni yerinde gözlemlemeye karar veren araştırmacılar vakit kaybetmeden soruşturmayı genişletirler. Üç komşu evde üç farklı hikaye olduğunu keşfeden ve bağlantı kurmak için gruplara ayrılan kahramanlarımız, daha ilk dakikadan itibaren bir şeylerin yolunda gitmediği hususunda hem fikir olurlar. Zira çeşitli yanılsamalar yaşayıp ve bir takım metafizik olaylarla yüzleşmek zorunda kalırlar. Çok geçmeden normal dışı olaylar ve ortak yaşam hakkında birçok seminer veren Dr. Albreck, kendi uzmanlık alanı içerisinde bir teori geliştirmeye başlar. Fikirlerini dedektifle paylaşan ve güvende olmadıklarını söyleyen Albreck, düşüncelerini somutlaştırmakta sıkıntılar yaşamaktadır. Her daim iç güdülerine güvenerek işini yapan dedektif ise başlarının belada olduğundan emindir. Öte yandan zaman aleyhlerine işlemeye devam etmektedir...

İyi; Özellikle ilk çeyreği oldukça ilgi çekici ve korku- gerilim sevenleri tatmin edebilecek tarzda. Kurgu sürükleyici ve bol bol korku ögelerine sahip. Gizem seviyesi ve tekinsiz atmosfer de kayda değer. Son olarak kapalı mekan sahnelerinde Silent Hill : The Room oyunundakine benzer  bir atmosfer sezdiğimi de ekleyeyim.
Kötü; Temposunu yitiren ve mantık hataları içermeye başlayan ikinci yarısı itibariyle vasat bir görünüme bürünüyor. Daha farklı bir final olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 19 Şubat 2019 | Etiketler : | | | |

Climax (2018)

Climax (2018)
Farklı hayat görüşlerine ve etnik kimliklere sahip olan yirmi Fransız dansçı, gözlerden uzakta eski bir okul binasında, üç gün sürecek bir partiye davet edilirler. Dışarıdaki dondurucu soğuğa aldırış etmeyen ve en iyi bildikleri işi yaparak yani dans ederek ısınan gençler, tüm yeteneklerini göstermelerinin yanı sıra kaynaşma fırsatı da bulurlar. 
Climax (2018)
Her biri ayrı motivasyonlara sahip olmasına rağmen ortak tutkuları olan dans, müzik ve hareketli atmosferle de birleşince karşı konulamaz bir hale bürünür. Eğlencenin doruklarında gezinmeye başlayan gençler, giderek zaman kavramından uzaklaşarak kendi tarz ve figürlerini meydan okurcasına sergilerler. Danstan arta kalan zamanlarında sosyalleşen ve organizatörün ikramı olan açık büfede takılan kahramanlarımız, kana kana sangria içerek partiye yeni bir aksiyon katacaklarını düşünürler. Soluksuz ilerleyen partide giderek dengesizleşen ve tuhaf tavırlar takınan gençler, öncesinde sadece sarhoş olduklarında ısrar edip birbirlerini teskin etseler de çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediği ortaya çıkar. Atmosfer ansızın değişmiş, halüsinasyonlar ve çılgınlıklarla dolu ürpertici bir hale bürünmüştür. İçlerinden bazıları müziğin ritmine kapılarak kendisini cennette gibi hissetmekteyken, bir diğer grup ise şiddetli öfke nöbetleri geçirmekte ortamı cehenneme çevirmektedir. Öte yandan birinin kendilerini zehirlemiş olabileceğini düşünen Selva, sangrianın içerisine lsd karıştırıldığından şüphelenmektedir. Bu söylemin de etkisiyle daha da agresifleşen ve saldırgan hale bürünen gençler, olan bitenin sorumlusunu bulmak için cadı avına çıkarlar. Aralarında ayık kafa kimse bulunmadığı için giderek kontrolü kaybeden ve bozulan grup dinamiklerinin de etkisiyle  şiddete başvuran kahramanlarımız, gecenin ilerleyen saatlerinde farklı kimliklere bürünürler...


İyi; İnsan ruhunun sınırlarında gezinen, tekinsiz atmosfere sahip, gerilimin giderek tırmandığı özgün bir yapım.Grup dinamikleri ve duygu geçişlerinin izleyiciye aktarımı övgüyü hak ediyor. Sinema tekniği, açılar ve görseller olarak da oldukça ilgi çekici. Bu filmi sevenlerin benzer temaya sahip Masks (2011) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmeyen, şiddet ve aşırılıklar içeren, rahatsız edici bir yapım.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 28 Ocak 2019 | Etiketler : | | | |

The House That Jack Built (2018)

The House That Jack Built (2018)
Jack; yalnız yaşayan, çocukluğundan beri mimar olma hayalleri kurmuş yetenekli bir mühendistir. Aynı zamanda oldukça zeki ve sıra dışı bir seri katil olan kahramanımız, polislere yakalanmadan, övgüyle bahsettiği düzinelerce cinayet işlemiştir. Eylemlerinin bir estetik barındırdığını düşünen ve kurbanlarının fotoğraflarını çekmeyi de ihmal etmeyen Jack, her kurbanı çıtayı daha da üstte taşıdığı üstün bir sanat eseri olarak görmektedir.
The House That Jack Built (2018)
Kimsenin adını bile umursamadığı bir ara sokakta, eskiden bir pizzacıya ait olan soğuk hava deposunu kiralayan Jack, ilham verici eserler olarak tanımladığı hunharca cinayetlerinden arta kalan bedenleri burada saklamaktadır. Sıradan görüntüsüyle dışarıdan bakanların şüphe duymayacağı, kendi halinde içine kapanık bir mizaç sergilemesi işlerini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan tek başına yaşayan, vahşi doğasından kaynaklı dürtülerini zaman zaman kontrol edebilmekte sorunlar yaşayan kahramanımız, obsesif kompulsif bozukluğu olan takıntılı bir karaktere sahiptir. Tarihe ve teknik bilimlere ilgi duyan entelektüel kişiliğinin ötesinde empati yoksunu tipik bir psikopat olmasına rağmen kalabalık içerisinde saklanmanın kendince yollarını da geliştirmiştir. Anılarının neredeyse tamamında sapık ruhlu, sosyopat bir profil sergileyen Jack, yegane amaç olarak uygun malzemeyi bulup, kendi çizip tasarladığı bir ev yapma arzusundadır. Çoğu zaman spontane cinayetler işleyen ve aldığı risklerin hazzı arttırdığını düşünen Jack, günün birinde Verge ile tanışır. İyi bir dinleyici olan Verge, Jack' in anılarını ve birbirinden tuhaf cinayetlerini kendi değer yargısı ile sorgulamaya başlar. Umulmadık bir anda karşısına çıkan Verge, kahramanımız için yeni bir yolculuktur...


İyi; Lars Von Trier imzalı yönetmenin özgün tarzını yansıtan; deneysel, düşündürücü, kışkırtıcı ve bir o kadar da rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk, diyaloglar ve çarpıcı sahnelerle kesinlikle göz atılması gereken bir Lars Von Trier klasiği daha. Baştan sona ilgi çekici, metaforlar ve  alt metinlerle dolu bir yapım. Yönetmenin bir diğer filmi için Antichrist (2009)' ı inceleyebilirsiniz. 
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Sanatsal filmlerden, metaforlardan ve düşündürücü diyaloglardan hoşlanmayan kişiler, ağır tempoda ilerleyen sıkıcı ve rahatsız edici bir  film olarak düşünüp pas geçebilir.
Editör'ün Puanı

Yazar : | Tarih : 4 Ocak 2019 | Etiketler : | | | | | |