Güncel İncelemeler;

Bornless Ones (2016)

Bornless Ones (2016)
Beyin felçli kardeşi Zack' e daha iyi bakım sağlayabilmek için arkadaşlarının da yardımıyla gözlerden uzakta bir kulübe satın alan Emily, bu sayede kliniğe daha rahat gidip gelebileceğini düşünür. Kız arkadaşına zor zamanlarında destek olmak için elinden geleni yapan Jesse ise yakın arkadaşı Woodrow' la beraber ufak tefek tamirat işleriyle ilgilenecektir. 
Bornless Ones (2016)
Yorucu bir araba yolculuğunun ardından uzun süredir bakımsız olduğu her halinden belli olan kulübeye yerleşen kahramanlarımız, etrafı kolaçan edip, eşyalarını yerleştirirler. Evin kötü bir mazisi olduğunu ve ev sahiplerinin kaçarcasına buradan uzaklaştıklarını düşünen gençler, pencerelerin tahtalarla kapatılmasından ve bir takım ürkütücü eşyalardan epey rahatsız olsalar da Emily' nin cesaretini kırmamak için dillendirmemeyi tercih ederler. Öte yandan evin bodrum katı başta olmak üzere pek çok yerinde, satanizmle ilgili olabileceğini düşündükleri  rahatsız edici çizimler, semboller ve metinler gözlerine çarpsa da evin eski sahiplerinin aptalca işleri deyip önemsemezler. Ne de olsa buraya arkadaşlarına destek olmak ve arta kalan zamanlarda da olabildiğince eğlenmek için gelmişlerdir. Karanlığın çökmesiyle, hunharca alkol tüketmeye başlayan kahramanlarımız, Zack' in ilaçlarını vermeyi unuturlar. Ertesi sabah uyandıklarında Zack' in ilk kez kendi kendine yürüyebildiğine ve uyarılara tepki verebildiğine şahit olan gençler, hemen doktoru çağırırlar. Doktor da onlarla aynı fikirdedir, Zack için deyim yerindeyse ufak bir mucize gerçeklemiştir. Gerekli tetkikleri yapabilmek için Zack' i hastaneye yatıran kahramanlarımız, gece saatlerinde tek başına eve dönüşüne tanık olurlar. Bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Woodrow, bir an evvel burayı terk etmeleri gerektiğini söyler. Ancak ormanda bir takım şeytani güçler ortaya çıkmış ve kahramanlarımız eve hapsolmuştur. Dönen kişinin ise Zack olmadığı aşikardır. Sembolleri kullanarak çıkar yol aramaya koyulan gençler, şeytani bir güçle karşı karşıya olduklarını keşfederler. İşin kötüsü gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir yapım. Lanetli ev konsepti ve Evil Dead vari şeytani güç önermesiyle türü sevenler için alternatif olabilir. 
Kötü; Klişelerle dolu, sürprizlerden uzak senaryosuyla vasat bir yapım. Oyunculuk ve grup dinamikleri de zayıf. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Dead Story (2017)

Dead Story (2017)
Anne- Harold çifti şehir yaşantısından sıkılıp, daha fazla birlikte zaman geçirebilecekleri kırsal bir araziye yerleşmeyi planlarlar. Gözlerine kestirdikleri ilk evin de fiyatı makul olunca fazla bir araştırmaya luzüm görmeden hemen taşınırlar. Anne ile mutluluğu için her sabah gittiği şehirdeki işyerine bir saat daha uzaklaşmayı dert etmeyen Harold, yakın zamanda bebek sahibi olup aile bağlarını güçlendirmeyi ummaktadır. 
Dead Story (2017)
Anne ise evini ofis gibi kullanan bir fotoğraf sanatçısı olup, zamanının çoğunu evde bir başına geçirmektedir. Harold' ın aksine bebek sahibi olma fikrini sürekli öteleyen ve bu işleri zamana yaymanın daha mantıklı olacağını düşünen kahramanımız, yeni evine adapte olmaya çalışmaktadır. Anne' nın eve taşınmaktaki asıl amacı ise Harold' ın annesi Martha' dan olabildiğince uzaklaşmaktır. Zira evliliklerinin ilk gününden itibaren Martha' nın oğluna yakıştırmadığı ve hoşlanmadığı Anne, uygun bir eş adayı değildir.  Öte yandan eve taşındıkları ilk gün, çiftimize yardımcı olmak için gelen yakın arkadaşları Niel, evle ilgili ürpertici hikayeler anlatmakta ve geçmişte yaşanan bir takım çözülemeyen kanlı cinayetlerin burada vuku bulduğunu dillendirmektedir. Niel' in alkol etkisiyle bu tarz hikayeler anlatıp kendilerini korkutmaya çalıştığını düşünen genç çiftimiz ise bu durumu pek de önemsemez. Harold' ın iş için sabahın erken saatlerinde evden ayrılmasıyla, tek başına kalan ve etrafı kolaçan etmeye karar veren Anne, aynı zamanda fotoğraflar çekerek zaman geçirmeyi ummaktadır. Eve döndüğünde ise bir takım garip sesler ve gürültüler duyan kahramanımız, bazı eşyaların yerlerinin değiştiğine şahit olur. Büyük bir panik yaşayan ve hemen Harold' ı arayan Anne, evde bir şeylerin yolunda gitmediği ve yalnız olmadıkları kanısı varır. Tam yeni bir düzen kurmuşken ve işinde terfiye yaklaşmışken, Anne' ın yeni eve taşınma stresinden dolayı bu tarz yanılsamalar yaşadığını düşünen Harold ise olaya soğukkanlı bir şekilde yaklaşır. Günler ilerledikçe, her gece saat iki gibi uyanan ve çeşitli halüsinasyonlar görmeye başlayan Anne, giderek daha fazla takıntılı ve depresif bir hale bürünmeye başlar. Evde karanlık bir varlık olduğunu keşfettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...
İyi; Tipik lanetli ev teması içeren vasat bir korku-gerilim filmi. Mekan seçimleri ve atmosfer idare eder. Yüksek beklenti ile izlenilmemesi gereken, korku-gerilim olarak ne yazık ki tatmin edici olmayan bir yapım.
Kötü; Zayıf kurgu ve vasat oyunculuk başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ocak 2017 | Etiketler : | | | |

The Conjuring 2 (2016)

The Conjuring 2 (2016)
Ed ve Lorraine Warren'ın, Amityville vakasıyla ilgili araştırması medyada ses getirdi ve
göz önünde olmalarını sağladı. Bu arada sonradan Amityville ile kıyaslanacak bir musallat vakası binlerce kilometre ötede; Enfield, İngiltere'de gelişiyordu. Warren' ları en şeytansı vakalardan birinin içerisine çekecekti.
The Conjuring 2 (2016)
Peggy Hodgson, iki kız iki de erkek çocuk annesi, dul bir bayandır. Eşi evi terk edip gittiğinden beri çocuklarına hem annelik hem de babalık yapan kahramanımız, okul masrafları ve borçlar derken geçim sıkıntısıyla boğuşmaktadır. Ailenin tüm üyeleri gibi evin ufak kızı Janet da gerek babasının onları terk etmesinden gerekse buhranlı yaşantılarından ötürü, stres dolu günler geçirmektedir. Zamanının çoğunu okul dışında evinde geçiren Janet, sürekli olarak halsizlikten ve uykusuzluktan yakınmaktadır. Geceleri kabuslar gören ve uyur-gezerlik gibi sorunları olan kahramanımız, zaman zaman rüyasında konuşmakta ve odayı paylaştığı ablasını da huzursuz etmektedir. Kızının şımarıklıklarından bıkan Peggy ise ilgi çekmek için bir takım şeyler uydurduğunu düşünüp, dahası işin kötü yanı bunları sahiplendiğinden dert yanmaktadır. Öte yandan evde ürpertici tuhaf bir şeyler olduğundan bahseden tek kişi Janet değildir. Bill de annesine sık sık sesler duyduğu ve korkudan uyuyamadığı hususunda sızlanmaktadır. Çok geçmeden çocukların haklı olduğunu ve Janet özelinde evde paranormal olaylar yaşandığına bizzat kendi gözleriyle şahit olan Peggy, polislerden ve komşularından yardım umar. Ancak giderek çığırından çıkan ve korku salan olaylar herkesi tedirgin etmeye yetmiş de artmıştır bile. Polislerin tavsiyesi üzerine son umut olarak kiliseden medet uman Peggy, olayın basına yansıması sonrasında yine kaderiyle baş başa kalır. Olayın manşet olup, Amerika' da yaşayan Ed- Lorraine çiftine de kadar gitmesi sonrasında ise nihayet bir yardım eli uzanır. Uzun bir aradan sonra ilk defa ve sadece gözlemci olmak şartıyla vakayı incelemeyi kabul eden Ed- Lorraine çifti, evi ve özellikle Janet özelinde gelişen olayları incelemeye koyulur. Öte yandan durugörü yeteneğine sahip Lorraine, ev içerisinde şeytani bir varlık olup olmadığı hususunda ikna olamamıştır. Kiliseden yardım alabilmek için son şansları olan misafirlerine elinden geldiğince yardımcı olan Peggy ise kameralar, ses kayıt cihazları vs gibi istenilen tüm düzeneklerin kurulmasına izin verir. Soruşturma ilerledikçe evde paranormal olaylar ve şüpheyle yaklaşılan davranışlar gözlemlenir. Janet ise evin asıl sahibi olduğunu söyleyen yaşlı bir adamdan ve onun kendisini rahatsız ettiğinden söz etmektedir...


İyi:
Serinin ilk filminde ( The Conjuring 2013 ) olduğu gibi yine James Wan imzalı, oldukça sürükleyici bir korku-gerilim filmi. Atmosfer, mekan seçimleri, müzikler ve oyunculuk korku severleri tatmin edecek düzeyde. Şeytan- şeytani güç ve lanetli ev temalı filmlerden hoşlananlar kesinlikle göz atmalı. 
Kötü; Klişe kurgu ve gereğinden fazla uzatılmış izlenimi veren senaryo...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Aralık 2016 | Etiketler : | | | | |

Ouija: Origin of Evil (2016)

Ouija: Origin of Evil (2016)
Yıl 1965' ler, melekler şehri Los Angeles' dayız. Eşinin ölümünün ardından genç yaşta dul kalan Alice, iki kızı Doris ve Lina ile beraber borçlar ve senetler yüzünden sıkıntılı dönemler geçirmektedir. Eşinden kalan son yadigar olan evini de kaybetme riski giderek artan Alice; çeşitli aldatmacalar ve ufak tefek hilelerle fal bakıp, sözde medyumluk yaparak geçimini sağlamaktadır. 
Ouija: Origin of Evil (2016)
Konuklarını evinde ağırlayan ve kurduğu düzenek sayesinde, kızlarının da yardımıyla çeşitli gölge oyunlarıyla onları manipüle eden kahramanımız, ouija tahtası adı verilen yeni bir oyunun popülerliğinden yararlanmaya karar verir. Öte yandan evin büyük kızı Linda, annesinin düzmece işlerinden sıkılıp, zamanının çoğunu erkek arkadaşı ile geçirmektedir. Ablasının ve annesinin ilgisizliği nedeniyle babasının gidişini hala hazmedemeyen ve sıkıntılı günler yaşayan Doris ise gizemli bir arkadaş edindiğinden söz etmektedir. Annesinin aksine, ouija tahtası sayesinde ruhlarla gerçekten temas kurabildiğini söyleyen Doris, derslere ve okula olan ilgisini yitirmeye başlar. Annesiyle beraber seanslara katılan Doris, gerçekten de konukların istediği sorulara cevaplar bulabilmekte ve onları kaybettikleri yakınlarıyla son kez vedalaşabilmelerini sağlamaktadır. Bu sırada durumu fark eden ve aileye yardımcı olmak isteyen peder ise ruhlarla alay etmenin ya da onları bu tarz bir düzmecenin içine çekmenin yanlış olduğundan yakınmaktadır. Olan biteni kendi gözleriyle görmek için Alice' in konuğu olmaya karar veren peder, Doris'e yönelttiği sorular karşısında aldığı cevaplara epey şaşırır. Ancak Alice' in düşüncelerinin aksine Doris' in ruhlarla zararsız bir şekilde temas edebildiğine ikna olmamıştır. Evin geçmişini araştırmaya ve olan biteni anlamaya karar veren peder, Linda' nın da yardımıyla bir şeylerin yolunda gitmediği keşfeder. Çok geçmeden tüm aile, Doris' in arkadaş olarak nitelendirdiği ürpertici ruhlarla yüzleşmek zorunda kalacaktır...


İyi; Before I Wake (2016), Hush (2016), Oculus (2013), Absentia (2011) yapımlarından tanıdığımız ve korku-gerilim sinemasında rüştünü ispat eden Mike Flanagan' ın yönetmen koltuğunda oturması yeterince ilgi çekici. Atmosfer ve mekan seçimleri başarılı. Sürükleyici kurgu, oyunculuk ve gizem seviyesi de diğer artılar. 
Kötü; Farklı bir anlatım tarzı ve atmosfer barındırsa da klişe konu...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Kasım 2016 | Etiketler : | | | |

Haunter (2013)

Haunter (2013)
Lisa 16.yaş gününün arifesinde pesimist takılan genç bir kızdır.Ailesinin onu anlamadığını düşünen kahramanımız giderek yalnızlaşmaya mahkum olur.Dahası rutin hayat o kadar sıkmaya başlamıştır ki eve ailesiyle birlikte hapis olduğunu düşünür.Zira günlerdir dışarıdaki sis yüzünden dışarı çıkamamış evin içine sıkışıp kalmışlardır.Anne-babası Lisa'nın ergenlik döneminde olduğunu düşünerek söylediklerinin üzerinde durmazlar.Ancak Lisa bir kez da avazı çıkana kadar bağırarak anlatır;
Haunter (2013)
'Her sabah annem krepleri kahvaltı için hazırlıyor ve babam da bazı gizemli sebeplerden dolayı bir türlü çalışmayan arabayı tamir etmeye çalışıyor.Sonra öğle yemeği için fırında makarna hazırlanıyor.Akşam da sürekli rulo köfte yiyoruz.Ve saat sekiz de hep birlikte 'Cinayet Dosyası' nı izliyoruz.Sabah kalkıyoruz ve aynı şeyleri tekrar yapıyoruz...'
Ailesinin ilgisini çekmeyi başaramayan Lisa çok geçmeden evde yalnız olmadıklarını anlar.Bazen bir fısıltı bazense alelen bir ses Lisa'yı çağırmaktadır.Evin geçmişini araştırmaya koyulan kahramanımız genç kızları kaçıran ve canice öldüren bir seri katille aynı mekanı paylaştıklarını keşfeder.Kazan dairesinden gelen seslere daha fazla kayıtsız kalamayan Lisa göz atmaya karar verir.Öte yandan taşlar yerine oturmaya başlamıştır.Sürekli doğum gününün bir gün öncesini tekrar tekrar yaşadığını keşfeder.Kendi deyimiyle artık uyanmıştır ve felaketin öncesinde çok geç olmadan ailesini de uyandırmalıdır.
İyi;Oyunculuk,atmosfer,gizem seviyesi ve sürükleyici kurgu oldukça başarılı.Yönetmen koltuğunda oturan ve Cube (1997) filmiyle ben de özel bir yeri olan Vincenzo Natali,aslında konu olarak klişe diyebileceğimiz bir senaryoda yine farkını hissettirmiş.Senaryoya değinmişken filmin damakta American Horror Story 1.sezon gibi bir tat bıraktığını da ekleyeyim.
Kötü;Klişe senaryo ve tahmin edilebilir kurgu başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Ekim 2014 | Etiketler : | | | | |

Haunt (2013)

Haunt (2013)
Bir hayalet hikayesi duymak ister misiniz?Her hayalet hikayesi bir evle bir trajediyle başar.Bu yüzden benimkiyle başlıyoruz.Bu eve taşınmanın ben,Franklin ve çocuklar için yeni bir başlangıç olması gerekiyordu.Ben bir pediatristim,Franklin de dişçiydi.Kendi işimizi bile kurmuştuk.Ama sonra olaylar olmaya başladı.İşlerimiz kesildi.Her şeyi geçtim de, kendi bebeklerini bile hayatta tutamayan bir pediatrist ne işe yarar ki?
Haunt (2013)
Janet Morello eşini ve çocuklarını bir takım gizemler olaylar sonrasında kaybetmiş,acının her çeşidini yaşamış yaşlı bir bayandır.Olaylar sonrasında evini terk eden Janet,yıllar sonra bir ailenin Morello malikanesini tuttuğunu öğrendiğinde kendisine ait bir takım ufak tefek eşyaları almak için ev sahipleriyle tanışmaya gider.Evin yeni sahipleri olan Asher ailesi üç çocuklarıyla beraber taşınma telaşesindedir.Evin mazisini bilmelerinden ötürü Janet Morello'yu karşılarında görmek en son umdukları şey olsa da güler yüzle davranan kahramanlarımız istediği eşyaları almasına izin verip yolcu ederler.Artık evin geçmişiyle ilgili konuşmak yasaktır :)
Evin delikanlısı Evan oda olarak üst kattaki tavan arasını seçer.Odasına yerleşen kahramanımız soluklanmak için dışarı çıktığında Sam isimli çekici bir kızla tanışır.Sam,Morello malikanesiyle ilgili pek hoş şeyler söylemese de onunla arkadaş olmayı başaran Evan,sık sık birlikte vakit geçirmeye başlar.Evan'ın odasında Morello'lara ait eski bir makine bulan gençler,meraklarına yenik düşerek kurcalarlar.Sam bu aletin ruh çağırmaya yaradığını ve şanslarını denemeleri gerektiğini söyler.Ona göre eğer hayaletler varsa cennet de gerçektir ve dünyada cenneti bulabilmek paha biçilemez olsa gerek!Sam'in aklına uyup istemeyerek de olsa ruh çağırma seansı yapan Evan,odasının eski sahibi Matthew Morello ile temas kurmaları sonrasında epey panikler.Odada yalnız değillerdir,dahası ev dile gelip konuşmaya başlamıştır...
İyi;Mekan seçimleri ve kurgu olarak başarılı bir gerilim filmi..Gizem seviyesi,oyunculuk,diyaloglar da tatmin edici.Biraz önyargılı başlasam da atmosferin  beni sarmayı başardığını söylemeliyim.Tipik hayaletli,perili ev teması severlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Sonuç itibariyle klişe,orijinal olamayan bir senaryo.Biraz zeka parıltısı görebilsek daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Haziran 2014 | Etiketler : | | | |

The Conjuring (2013)

The Conjuring (2013)
Ed ve Lorraine Warren, 1960'dan beri dünyanın en ünlü doğaüstü araştırmacıları olarak tanınmaktadır. Ed, Katolik Kilisesi tarafından rütbesiz bir demonolog olarak adlandırılırken, Lorraine yetenekli bir durugörüydü. Tartışmalı kariyerlerinde araştırdıkları binlerce olay dışında art niyetli bir olayı bugüne kadar kimselere anlatmamayı tercih ettiler. Bu film gerçek bir olaydan alıntılanmıştır.
The Conjuring (2013)
Yıl 1971. Perron ailesi beş kızlarıyla beraber banka açık arttırmasından satın aldıkları eski bir eve taşınırlar. Evin mazisi hakkında herhangi bir bilgisi olmayan kahramanlarımız son paralarıyla da tadilat masraflarını karşılayıp başka bir sorunla karşılaşmayacaklarını umarak yerleşirler. Evde geçirdikleri daha ilk gecenin sonrasında ise içeri adım attıkları ilk andan itibaren huzursuz olan köpeklerinin bahçedeki cansız bedenine şahit olurlar. Dahası odalardan birinde bodrum katına inen gizli bir giriş bulan Roger; alt katlarında tozlu bir piyano ve daha onlarca ıvır zıvır eşya olduğunu fark eder. Bunların önemsiz ayrıntılar olduğunu düşünen Perronlar keyiflerinin kaçmasına izin vermeyip morallerini yüksek tutmaya çalışırlar. Ancak günler geçtikte bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Roger ve Carolyn kızlarının da koridorlarda gürültüler duyması ve  her sabah bodrum kapısının kendiliğinde açık kalması sebepleriyle gerginliklerini gizleyemez hale gelirler. Aksilikler sadece bunlarla da kalmayıp evdeki duvar saatleri her gece 03.08 de durmakta, odalara çürümüş et kokusu yayılmaktadır. Tüm bunlarla başa çıkamayan Carolyn, doğaüstü olayları çözmekle nam kazanmış Ed ve Lorraine Warren çiftinden yardım almak için yola koyulur. Kızlarının tehlikede olduğunu düşünen kahramanımız şeytani bir varlığının ailesine musallat olmasından korkmaktadır. Evi inceleyen Warrenlar, Carolyn'in şüphelerinde haksız olmadığını anlarlar. Özel yeteneği sayesinde yaşanmışlıkları hissedebilen Lorraine ve doğaüstü varlıklarla temas kurabilen Ed, evin kutsanması gerektiği hususunda hem fikirdir. Öte yandan evin mazisiyle ilgili birtakım gerçekler ortaya çıktıkça olaylar karmaşık bir hal almaya başlar...


İyi;
Şeytan-şeytani güç temalı filmlerden hoşlananlarının beğenisini kazanacak içinde bulunduğumuz yılın en iddialı korku-gerilim yapımlarından biri. Lanetli ev konsepti ve "Amityville Horror" tarzından da esintiler hissettiren "The Conjuring" kesinlikle göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir alternatif. Sürükleyici kurgunun yanı sıra,filmin gerçek bir olaydan uyarlanmış olması ve güçlü oyuncu kadrosu başlıca artılarını oluşturuyor. Tabii başarılı yönetmen James Wan'a da bu noktada bir parantez açmak gerekiyor."Saw","Dead Silence" ve "İnsidious" filmleriyle korku sinemasında  büyük bir çıkış yaşayan Wan,bu filmiyle de fanlarını hayal kırıklığına uğratmadan yoluna devam ediyor. Serinin devam filmi The Conjuring (2016) için tıklayınız...
Kötü;Şeytan temalı ya da lanetli ev eksenli yapımlara alışıksanız benzer ritüellerde gelişen kurgu klişe havası verebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Ağustos 2013 | Etiketler : | | | | |

The Haunting in Connecticut 2: Ghosts of Georgia (2013)

The Haunting in Connecticut 2: Ghosts of Georgia (2013)
Genç bir çift olan Lisa-Andy Wyrick ikilisi küçük kızları Heidi ile beraber Georgia'da tarihi bir eve taşınırlar.Bütçelerine uygun buldukları,buram buram mazi kokan yeni evlerinde adapte olmaya çalışan kahramanlarımız,Lisa'nın kız kardeşi Joyce'un da katılımı ile tam kadro olurlar.Joyce erkeklerle sorunlar yaşayan başına buyruk bir kadındır.Ancak yeğeni Heidi ile arasından su sızmamaktadır.

Günün birinde evlerinin çevresinde Mr.Gordy diye yaşlı bir adamla tanıştığını söyleyen Heidi herkesi şaşırtmayı başaracaktır.Dahası ormanda büyük bir salıncak olduğunu söyleyen bu gizemli adam,bahçelerinde de para dolu bir çuvalın varlığından söz etmektedir.Joyce ise tıpkı geçmişte kız kardeşi Lisa'nın da başına geldiği gibi Heidi'nin bazı kadim yeteneklere sahip olmasından ve bu nedenle aslında var olmayan kişilerle ilişki kurabildiğinden şüphelenmektedir.Kızının normal,sağlıklı bir çocuk olduğunu düşünen Lisa ise buhranlı bir dönemin eşiğindedir.Zira evlerinden yalnız olmadıklarını hisseden kahramanımız,Heidi'nin de Mr.Gordy isimli biriyle sık sık konuştuğunu ve arkadaşlık ettiğini söylemesi üzerine panikleyecektir.Öte yandan evin mazisini araştırmaya başlayan Lisa,Peder Jones'un yardımları ile burada eskiden Mr.Gordy isimli kötü şöhrete sahip birinin yaşadığı bilgisini edinecektir.Dahası uzun yıllar evvel bu evin,kölelerin kaçış yolu olan gizli bir yer altı tüneli üzerinde konumlandığını,onlarca kölenin özgürlüğü için bu yolu katettiğini öğrendiğinde ise iyiden iyiye rahatsız olacaktır.Yer altında gizli,karanlık sırlarla yüzleşmek hiç de kolay olmayacak...


İyi;Gizem seviyesi yeterli düzeyde.Serinin ilk filminde"The Haunting in Connecticut (2009)" olduğu gibi yine içi dolu bir kurgu bizleri bekliyor.Oyunculuk,mekan ve atmosfer tatmin edici.
Kötü;Kurgunun klişe olması başlıca eksilerini oluşturuyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Şubat 2013 | Etiketler : | | | |

The Haunting in Connecticut (2009)

 Campbell ailesinin oğulları Matt’in rahatsızlığına çözüm bulmak amacıyla tedavi merkezine yakın,Connecticut yöresinde gizemli bir eve taşınması ve akabinde meydana gelen doğa üstü olaylar anlatılıyor.Tipik amityville,lanetli ev konseptine sahip yapım izleyebileceğiniz ideal alternatiflerden biri olarak göze çarpıyor.
Kanser hastası Matt, gün geçtikçe ailesinin gözlerinin önünde erimektedir.Sara oğlu Matt’in sağlığına kavuşabilmesi için oldukça pahalı bir tedavi yöntemi olan kemoterapiyi,her ne kadar aile bütçelerini aşsa da büyük bir özveri ile karşılamaya çalışır.Ayrıca sürekli tedavi için yaşadıkları kasabanın bir hayli uzağındaki bir sağlık merkezine yolculuk etmek zorundadırlar.Sara,Matt’in tedavisinin ardından yeniden uzun bir yolculuk ile eve dönüşlerinin,Matt’in tedavisini olumsuz etkilediğinin farkındadır.Bir gün yine sağlık merkezinden araba ile evlerine dönerlerken yolda bir hayli ağırlaşan Matt,kusmaya başlar.Oğlunun bu durumu Sara’nın artık canına tak eder ve sağlık merkezinin hemen yakınlarındaki Connecticut kasabasından bir ev tutarak buraya yerleşmeyi düşünür.Hemen o gece yarısı uzun uğraşlar sonrasında biraz bakımsız ancak geniş ailelerinin sığabileceği,normalde olması gereken fiyatın bir hayli altında olan bir evi kiralar.
Peter,çocuklarla beraber yeni evlerine ulaşır.Sara ve Matt yeniden bütün aile beraber oldukları için bir hayli mutludur.Eee aile geniş olunca öncelik Matt’e verilmek üzere,çocukların odaları paylaşması istenir.Matt beklenilenin aksine evin bodrum katındaki köhne bir odada kalmayı tercih eder.Tercihinin sebebini ise annesine oda beni seçti diyerek açıklar.İşte Matt’in bu odaya yerleşmesi ile evde garip olaylar yaşanmaya başlayacaktır.Matt evde geçirdikleri birkaç günün ardından sürekli olarak kabuslar görmeye başlar.Bu sırada tedavisine devam edilen Matt’in doktoru,daha sancılı ve ağrılı olan kemoterapinin yerine Sara’nın da onayını alarak ilaç tedavisine başlar.Bu tedavi her ne kadar hasta açısından daha iyi bir seçenek olsa da  doktorun vurguladığı olası halüsinasyonlar nedeniyle Matt ve ailesini son derece dikkatli olmalıdır.
Peter’in işleri nedeniyle eski kasabalarına dönmesi ile evin bütün problemleri ile tek başına ilgilenmeye başlayan Sara zamanla Matt’in durumundaki garipliği fark edecektir.Dahası Matt’in odasındaki gizemli bölümü keşfettiklerinde ise bu evin neden bu kadar ucuza mal olduğu anlaşılacaktır.Evin oldukça karanlık kötü bir mazisi vardır.Ailesini korumak için elinden geleni yapmaya hazır olan Sara ise Popescu isimli manevi gücü yüksek gizemli bir adamdan yardım alacaktır.


İyi;Kurgu gayet başarılı,gerilim düzeyi oldukça iyi.Tipik lanetli ev temalı yapımlar arasında izlemenizi tavsiye edebileceğim en iyi alternatiflerin başında geliyor.Bu filmi sevenler The Amityville Horror (2005) ve The Messengers (2007) yapımlarına da göz atabilirler... Kötü;Sonuç olarak başarılı bulduğumu söylesem de klişe kurgu filmin en büyük eksisi.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Haziran 2012 | Etiketler : | | | | |

The Grudge 2 (2006)

Lanetli eve girerek sağ çıkmayı başaran tek kişi olan Karen,erkek arkadaşını öldürdüğü şüphesi ile gözetim altında tutulmaktadır.Doktorlar genç bayanın anlattıklarından yola çıkarak akli dengesini yitirmiş olabileceği hususunda görüş bildirmiştir.Tüm bu olaylardan günler sonrasında haberdar olan Karen'ın Amerika'da yaşayan kız kardeşi Aubrey ilk uçağa atladığı gibi Tokyo'nun yolunu tutmuştur.Ancak kardeşiyle henüz neler yaşandığı hususunda konuşamadan,Karen'ın çatıdan atlayarak intihar etmesi üzerine büyük bir şok yaşayacaktır.
Hastanede Eason isimli genç bir gazeteci ile tanışan Aubrey'in kardeşinin başına gelenleri tam olarak öğrenmeden Amerikaya dönmeye niyeti yoktur.Eason ile sıkı bir arkadaşlık kuran kahramanımız yaşananların tüm sorumlusu olarak görmeye başladığı lanetli ev konusunda araştırmalar yapmaya başlamıştır.Meraklı gazetecimiz Eason halı hazırda lanetli evde bulunmuştur ve Karen'ın başına gelenlerin kendisi için tekrarlanmaya başladığını düşünmektedir.Zaman zaman Toshio ve Kayako'nun suretlerini gören kahramanımız,evde süregelen lanetin halen devam ettiğinin farkındadır.Zira zamanında Karen evi yakmış olsa da bu laneti durdurmak bir yana dursun daha da tehlikeli bir hale getirmiştir.Kayako artık sadece eve girenlerin peşine düşmemekte,kendi suretini gören kişilerin hayatına girerek etraflarına terör saçmaktadır.
Eason bir arkadaşından yardım alarak Kayako ve hikayesinin bilinmeyen karanlık noktalarını gün ışığına çıkartma  fırsatı bulmuştur.Kayako hayattayken de hiç bir zaman normal bir insan olamamıştır.Zira bir çeşit medyum olan annesi daha kızı küçükken,bazı kötü ruh çıkarma ayinlerinde onu kullanmıştır.Ülkenin dört bir yanından gelen ruh istilasına uğramış kişileri tedavi eden medyum,ayin sırasında çıkardığı kötü ruhları kızı Kayako'ya yedirmiştir.Bu önemli ayrıntının ortaya çıkması ile Aubrey,Eason ikilisi Kayako'nun annesinin peşine düşmüşlerdir.Bakalım Kayako onları da haklamadan laneti sonlandırabilecekler midir?

Serinin diğer filmleri;

The Grudge (2004)
The Grudge 3 (2009)

İyi:Olay örgüsünün üç koldan ilerlemesi oldukça başarılı( bir grup genç kız,babalarının evlenmesi ile üvey anne sendromu yaşayan bir aile ve Aubrey cephesi)İlk yapımda eksik kalan hikaye tatmin edici şekilde doldurulmuş.Zaten kocasının infaz ettiği sıradan bir kadının o hale gelmesi oldukça saçma ve abartılıydı.
Kötü;Abartılı makyajlar.
Gereksiz;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Mart 2012 | Etiketler : | | | | |

The Grudge (2004)

2002 yapımı Ju-on filminin uyarlaması olarak çekilen yapım,beğeni kazanmasının akabinde üç filmden oluşan bir seriye dönüştü.Özellikle The Ring (2002) ve Shutter (2004) yapımlarının kazandığı başarının sonrasında kurgu olarak bu filmlerin izinden giden seri,sıkılmadan izleyebileceğiniz alternatifler arasında.Filme gelecek olursak:Ailesiyle bazı sorunlar yaşayarak Japonya'ya yerleşen Karen,farklı bir ülkede yaşamanın dezavantajlarının kendisine yardımcı olan erkek arkadaşı ile atlatmaya çalışmaktadır.Değişim öğrencisi olarak Tokyo'da hayatına devam eden Karen,aynı zamanda sosyal hizmetler kurumunda ders kredisi kazanmak üzerine görev almaktadır.Günün birinde yatılı hastalara hizmet eden hemşirelerden birinin ortadan kaybolması ile onun yerine görevlendirilen kahramanımız,hayatını alt-üst edecek lanetli evin kapılarını aralayacaktır.
Karen bahsi geçen eve ulaştıktan sonra yatalak hasta Emma ile ilgilenir.Zira ev berbat haldedir ve büyük bir kargaşa yaşanmış izlenimi vermektedir.Dahası üst kattan gelen rahatsız edici sesler sonrası yukarı çıkan kahramanımız sesin kaynağının bantlarla çevrelenmiş büyük bir gömme dolap olduğunu fark edecektir.Merakına yenilerek dolabın kapağını açtığında ise tozlu bir günlük ve sonrasında ansızın belirip kaybolan küçük bir erkek çocuğu görecektir.Yaşadığı kabus gibi anların etkisinden kurtulamayan kahramanımız kendisini Toshio olarak tanıtan minik çocuğun ansızın kaybolması ile iyice telaşlanmıştır.Lakin asıl sürprizi Emma ile ilgilenirken yaşayacak olan Karen,yüzünün tamamını kapatan siyah saçlı bir ucubenin(namı diğer Kayako) oracıkta yaşlı kadını öldürdüğüne şahit olacaktır.
Olay örgüsüne polislerinde katılması ile evin lanetli geçmişine dair önemli bilgiler edinen Karen,artık nasıl bir bela ile karşı karşıya olduğunun farkındadır.Yıllar önce evin sahibi olan Kayako ailesi ile mutlu mesut yaşarken,gönlünü başka bir adama kaptırması sonrasında günlüğünü okuyarak karısının kendisini aldattığını öğrenen kocası adeta terör saçmıştır.Kayako'yu boynunu kırarak öldürüp,sonrasında oğlu Toshio'yu küvette boğmuştur.Bunla da yetinmeyip Toshio'nun kedisini de öldürüp,karısını bir naylona sararak gömme dolaptan çıkılan tavan arasına bırakıp intihar etmiştir.İşte lanetin başlangıcıda bu olay olmuştur.
Malum olayın sonrasında eve girenlerin teker teker tuhaf şekillerde öldürüldüğünü keşfeden kahramanımız,kendi hayatının da tehdit altında olduğunun bilincindedir.Peki ama bu lanetten bir şekilde korunulabilir mi?
"Biri güçlü bir öfkenin ellerinde can verdiğinde ölüm yerinde bir lanet doğar.Bu lanetle karşılaşanlar onun gazabı ile yok edilirler."
Serinin diğer filmleri;

 İyi;Atmosfer,gerilim düzeyi,mekanlar...
Kötü;Zaman zaman durağanlaşan kurgu,olay örgüsünün çok yüzeysel şekilde açıklanması pek çok sorunun cevapsız kalmasına neden olacak cinsten.
Gereksiz;Abartılı makyajlar...
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Mart 2012 | Etiketler : | | | | |

House (2008)


Jack,Stephanie çifti birlikteliklerinin en sorunlu günlerini geçirmektedir.Bu konuda yardım almak için bir evlilik danışmanından randevu alan kahramanlarımız,araçlarıyla yolculuklarına devam ederlerken,kırsal bir bölgede kaybolurlar.Dahası peşlerine düşen garip bir polis onları telaşlandırarak ufak bir kaza yapmalarına neden olacaktır.En nihayetinde Jack’in polis memuruna otoyolu sorması üzerine tarifi edinen ikilimiz,yeniden yola koyulurlar.Ancak çok geçmeden garip şekilde etrafa saçılmış mekanik aksana çarparak,arabalarının kullanılamaz hale gelmesi sonrasında ormanda mahsur kalırlar.Öte yandan yine tam da kaza yaptıkları yerin yakınında benzer şekilde tekerleri patlamış bir başka araba olduğunu keşfederler.Bekleyerek zaman kaybetmek istemeyen çiftimiz yol üzerinde gizemli bir eve sığınırlar..
 Bu malikane "The Tin Man" lakablı eli kanlı katilin evidir.Bundan habersiz ikilimiz bir başka mağdur çiftle tanışırlar.Onlar ormanda gördükleri kaza yapan aracın sahipleridir.Peki ama malikanenin kendi ahalisi nerededir?Kahramanlarımızın aksine Randy ve kız arkadaşı geceyi burada geçirerek sabah saatlerinde yola koyulmayı planlamaktadır.Daha ilk andan itibaren bir şeylerin garip olduğunun farkına varan Jack ve Stephanie ise telefonu kullanarak arabaları için çekici çağırmanın derdindedir.Malikanede dolaşmaya başlayan gençler ansızın buranın asıl sahibi olan yaşlı bir aile ile karşılaşırlar.Oldukça tuhaf görünümlü bu insanlar nazik davranarak yemek servisi yapmak isteseler de,asıl amaçlarının ne olduğu çok geçmeden ortaya çıkacaktır.Teneke bir kutunun üzerinde yazanlar ile dehşete kapılan kahramanlarımız artık başlarının nasıl bir belada olduğunun bilincindedirler.Teneke adam onlara bir mesaj göndermiştir.
‘Evime hoş geldiniz.Ev kuralları;
Kural 1; tanrı evime geldi ve ben onu öldürdüm.
Kural 2; evime gelen herkesi tanrıyı öldürdüğüm gibi öldürürüm.
Kural 3 ;bana sabaha kadar bir ceset verin ki ikinci kuralı pas geçiyim…'
Hemen malikaneyi terk edip buradan çıkmayı düşünen gençler ne yazık ki az önce tanıştıkları garip ailenin  izin vermemesi  ve dışarıdaki teneke adamın sürekli karşılarına çıkarak kendilerini taciz etmesi ile burada kapana sıkışmıştır.Şimdi yapmaları gereken serinkanlı şekilde davranmak ve içinde bulundukları tehdite karşı akılcıl çözümler bulmaktır.
Zamanla hayatta kalmak adına bireysel davranmaya başlayan gençler,ne yazık ki göründüğünden daha büyük ve komplike olan evin derinliklerinde kaybolacaktır.Jack’in yardımına yetişen ufak bir kız çocuğu ise onların en büyük umudu olacaktır.Güneşin doğmasına az bir süre kala talihsiz kahramanlarımız belki de hayatlarının en önemli sınavı iyi yüzleşmek zorundadır...

İyi;En azından sıkmayan bir yapım olduğunu söyleyebilirim.Onun dışında pek de olumlu şeyler söylemek mümkün değil.
Kötü;Tek mekanda geçen filmler arasında kurgu olarak sıkıntılı.Mantık hataları vs...Ayrıca son çeyrek beklentilerin çok altında kalmış.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 25 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |

The Amityville Horror (2005)

Yine bir lanetli ev filmi...Tarih 13 Kasım 1974,her haliyle mazi kokan eski fakat şatafatlı bir evden polislere gelen çağrı,insanın kanına donduracak cinstendir.Ronald DeFeo isimli bir adam,bütün ailesini katletmiş ve olayın ardından günler sonra yaşananları anlatabilmiştir.Evden gelen bir sesin onları yakalaması ve öldürmesini söyleyerek başının etini yediğini ve sonradan çok pişman olsa da çok sevdiği eşini ve çocuklarını kaybettiğini izah etmiştir.O günden itibaren geçmişiyle kötü bir nam salan malikane,yeni müşterisini daha doğrusu yeni oyuncuklarını aramaktadır.
Kathy yıllar önce eşini kaybetmiş,üç çocuğu ile baş başa kalmış dul bir bayandır.Çok geçmeden teselliyi George isimli bir adamda bulan Kathy,kalbinin yeni sahibini bulmuştur.Yeniden bir aile olmanın mutluluğu yaşayan Kathy,çocuklar her ne kadar George’u tam olarak babalarının yerine koyup,kabul edemese de yeniden huzurlu bir hayata kavuşacağını hissetmektedir.Aradan geçen bir yılın sonrasında Lutz ailesi,Kathy’nin bir gazete ilanı sayesinde bulduğu kendi bütçelerine uygun bir malikaneyi satın almaya karar verir.George’u bir hayli zorluk çekerek ikna edebilse de hayallerindeki hayatın bu olduğunu söyleyerek,onun da aklına girmeyi başarır.
Yeni malikanelerine taşınan Lutz ailesi,her ne kadar ucuza satın aldıkları bu evin nasıl bir geçmişi olduğunu öğrenseler de George’un "evler insanları öldürmez,kötü insanlar diğer insanları öldürür"mantalitesi ile bu sorunu aştıklarını düşünürler.Katy’nin minik kızı Chelsea,odasına taşınır taşınmaz,Jodie isimli hayali bir arkadaş edinir.
Eve taşınmalarının yaklaşık bir hafta sonrasında,eski sevgi dolu George gitmiş,yerine agresif ve hırçın bir adam gelmiştir.Çocuklarla arkadaşcasına geçinen George,artık onları kendisine düşman olarak görmeye başlamıştır.Evde sürekli havanın soğuk olduğundan söz eden George,evin bodrum katındaki bir duvarın karşısına geçerek,orada yatıp kalkmaya başlar.Evin tek sıcak yerinin burası olduğunu söyleyen George,geceleri kabuslar görmekte ve kulağına hep aynı sesler “yakala ve öldür onları” sanki duvarlar tarafından fısıldanmaktadır.İyiden iyiye kontrolü kaybetmeye başlayan kahramanımız,Kathy ve çocukların da dikkatini çeker.
Bir gece Kathy ile beraber dışarı çıkan George,evde çocuklara bakması için bakıcı kız tutmuştur.Bakıcı demişken (?) Son derece seksi bir bayan(Lisa) ve ayrıca zamanında da DeFeo ailesi içinde benzer bir görev yapmış birisidir.Eskiden evde yaşanmış olan katliamdan çocuklara bahsederek onları korkutmaya başlayan Lisa,çok geçmeden haylaz hareketlerinin  bedelini Jodie’nin ona yapacağı bir sürpriz ile ödeyecektir.Çocukların gözleri önünde ağır bir travma geçirecek olan genç bayan tıbbi tedavi almak zorunda kalacaktır. 
Çocukların başına gelenlerin ardından bir an önce taşınmayı düşünen Kathy,George engeline takılacaktır.Adeta bir güç,George’un gözlerini kör etmiştir ve evden uzaklaşmasına izin vermemektedir.Son yaşananların ardından Kathy;evin karanlık geçmişini araştırır.Elde ettiği veriler oldukça can sıkıcıdır.Öyle ki DeFeo ailesi de eve taşındıktan 28 gün sonra,trajedik bir katliam sonrası yok edilmiştir.İşte şans ya;tam bu gerçeği öğrenen kahramanımız,eve taşındıkları 28.günün içerisinde olduklarını fark eder.Hemen eve ulaşmak üzere yola çıkan Kathy,kendisini ve ailesini olası felaketten kurtarabilecek midir?Kathy kasabadan eve gelmeye dursun,George ise evin bodrumundaki daha önce bahsettiğim duvarı kırarak mezbaha benzeri bir koridor bulmuştur.Aklının oynadığı oyunlar ve sürekli olarak duvarların arasından gelen sesler ile bakalım George da mı Ronald DeFeo’nun kaderini paylaşacaktır?
Olayların perde arkasındaki gizemi çözen Kathy'nin,Ketcham isimli bir rahibin yaşadıkları evin bodrum katında,geçmişte yaptığı sıra dışı ayinler ve pek çok kişiyi kurban ettiğinin anlaşılması ile film bir başka boyuta taşınacaktır.Kathy’nin daha önceleri bir pederden yardım alarak evi vaftiz etme çabalarının ise başarısız olması,Ketcham isimli rahibin kötü ruhunun halen yaşadıkları evde olduğunun ispatı gibidir.Bakalım evin kara laneti,Lutz ailesinin peşini bırakacak mıdır?

 İyi;Filmin son çeyreği ve finali oldukça tatmin edici.
Kötü;Klasik lanetli ev filmlerinin sahip oldukları mantık hataları.
Gereksiz:Bakıcı (?)
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |