Güncel İncelemeler;

Todos lo saben (aka Everybody Knows) (2018)

Todos lo saben (aka Everybody Knows) (2018)
Yıllar önce yeni bir hayat kurmak amacıyla Arjantin' in yollarını tutan Lauro, kız kardeşinin düğününe katılmak için Madrid kırsalındaki çocukluğunun geçtiği baba evine dönmeye karar verir. Ergenlik çağındaki kızı İrene ve minik oğlu Diego ile beraber yorucu bir yolculuğun ardından düğün evine ulaşan kahramanımız, uzun zaman sonra yeniden gördüğü ailesi ve akrabalarının içten karşılamasıyla oldukça mutlu olur. 
Todos lo saben (aka Everybody Knows) (2018)
Eşi Alejandro' nun işleri sebebiyle katılamadığını söyleyen Lauro, bir yandan kız kardeşleriyle bol bol vakit geçirirken bir yandan da yitip giden zamanın ardından iyice güçten düşen ve bakıma muhtaç kalan babasıyla ilgilenmektedir. Topraklarını satmasının pişmanlığıyla yaşayan ve ailesine hak ettiği yaşantıyı sunamamakla kederlenen yaşlı adam, kendisini alkole vermiş, içine kapanık bir şekilde sürüncemede yaşamaktadır. Öte yandan düğün hazırlıkların tamamlanmasının ardından tüm aile ve davetliler nikah için bir araya gelir. Konuklar arasında aile dostu Paco' da yer almaktadır. Lauro ve çocukları karşılayan ve iyi vakit geçirdiklerinden emin olmak isteyen Paco, bölgede üzüm bağları bulunan bir şarap üreticisidir. Kilise nikahının sona ermesinin ve tebriklerin kabul edilmesinin ardından hız kesmeden eğlenceye başlayan kahramanlarımız, gecenin geç saatlerinde yağmurun başlaması ve elektriklerin kesilmesi sonrasında büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Neyse ki Paco, çevredeki nüfusu sayesinde kesintinin giderilmesini sağlar. Bu sırada Irene' nin bir süredir ortalarda olmadığını fark eden Lauro, bir süre evvel başının ağrıdığını söyleyerek dinlenmeye çekildiğini anımsar. Ancak sanki yer yarılmış ve içine girmiş gibidir, bir türlü kızına ulaşmayı başaramaz. Yaşının da etkisiyle deli dolu bir kız olan Irene' in ilgi çekmek için şaka yapıyor olabileceğini düşünse de çok geçmeden telefonuna gelen mesaj sonrasında bir şok yaşar. Kızının kaçırıldığını ve polise haber verilirse öldürüleceğini öğrenir. Üzüntüden ayakta duracak hali kalmayan kahramanımız, olan biteni ailesiyle paylaşır. Hemen civarı ve konuk listesini inceleyip, bir çıkarımda bulunmaya çalışsalar da en nihayetinde ellerinin kollarının bağlı olduğunu fark ederler. Lauro' ya destek olmak için var gücüyle uğraşan Paco, Irene' i ne pahasına olursa olsun bulacaklarına söz verir. Öte yandan polise gidip gitmemek konusunda kararın yükünü tek başına taşıyamayacağını hisseden Lauro, Alejandro' dan ilk uçakla derhal gelmesini ister. Irene' in ortadan kaybolmasının ardından saatler geçmiştir ve tüm aile onu kurtarabilmek için olabildiğince çabalamaktadır. Zamanla sinirlerin de gerilemesinin etkisiyle bir takım suçlamalar ve aile sırları ortaya çıkmaya başlar. Kahramanlarımız geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekmektedir...

İyi; Oyuncu performansları, sahne geçişleri,sinematikler ve kurgu olarak göz atılması gereken başarılı bir dram- gerilim filmi. Gizem seviyesi de tatminkar.
Kötü; Durağan sahnelere sahip uzun bir yapım olduğu için zaman zaman sıkıcı gelebilir. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Kasım 2019 | Etiketler : | | | | | |

Climax (2018)

Climax (2018)
Farklı hayat görüşlerine ve etnik kimliklere sahip olan yirmi Fransız dansçı, gözlerden uzakta eski bir okul binasında, üç gün sürecek bir partiye davet edilirler. Dışarıdaki dondurucu soğuğa aldırış etmeyen ve en iyi bildikleri işi yaparak yani dans ederek ısınan gençler, tüm yeteneklerini göstermelerinin yanı sıra kaynaşma fırsatı da bulurlar. 
Climax (2018)
Her biri ayrı motivasyonlara sahip olmasına rağmen ortak tutkuları olan dans, müzik ve hareketli atmosferle de birleşince karşı konulamaz bir hale bürünür. Eğlencenin doruklarında gezinmeye başlayan gençler, giderek zaman kavramından uzaklaşarak kendi tarz ve figürlerini meydan okurcasına sergilerler. Danstan arta kalan zamanlarında sosyalleşen ve organizatörün ikramı olan açık büfede takılan kahramanlarımız, kana kana sangria içerek partiye yeni bir aksiyon katacaklarını düşünürler. Soluksuz ilerleyen partide giderek dengesizleşen ve tuhaf tavırlar takınan gençler, öncesinde sadece sarhoş olduklarında ısrar edip birbirlerini teskin etseler de çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediği ortaya çıkar. Atmosfer ansızın değişmiş, halüsinasyonlar ve çılgınlıklarla dolu ürpertici bir hale bürünmüştür. İçlerinden bazıları müziğin ritmine kapılarak kendisini cennette gibi hissetmekteyken, bir diğer grup ise şiddetli öfke nöbetleri geçirmekte ortamı cehenneme çevirmektedir. Öte yandan birinin kendilerini zehirlemiş olabileceğini düşünen Selva, sangrianın içerisine lsd karıştırıldığından şüphelenmektedir. Bu söylemin de etkisiyle daha da agresifleşen ve saldırgan hale bürünen gençler, olan bitenin sorumlusunu bulmak için cadı avına çıkarlar. Aralarında ayık kafa kimse bulunmadığı için giderek kontrolü kaybeden ve bozulan grup dinamiklerinin de etkisiyle  şiddete başvuran kahramanlarımız, gecenin ilerleyen saatlerinde farklı kimliklere bürünürler...


İyi; İnsan ruhunun sınırlarında gezinen, tekinsiz atmosfere sahip, gerilimin giderek tırmandığı özgün bir yapım.Grup dinamikleri ve duygu geçişlerinin izleyiciye aktarımı övgüyü hak ediyor. Sinema tekniği, açılar ve görseller olarak da oldukça ilgi çekici. Bu filmi sevenlerin benzer temaya sahip Masks (2011) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmeyen, şiddet ve aşırılıklar içeren, rahatsız edici bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ocak 2019 | Etiketler : | | | |

The House That Jack Built (2018)

The House That Jack Built (2018)
Jack; yalnız yaşayan, çocukluğundan beri mimar olma hayalleri kurmuş yetenekli bir mühendistir. Aynı zamanda oldukça zeki ve sıra dışı bir seri katil olan kahramanımız, polislere yakalanmadan, övgüyle bahsettiği düzinelerce cinayet işlemiştir. Eylemlerinin bir estetik barındırdığını düşünen ve kurbanlarının fotoğraflarını çekmeyi de ihmal etmeyen Jack, her kurbanı çıtayı daha da üstte taşıdığı üstün bir sanat eseri olarak görmektedir.
The House That Jack Built (2018)
Kimsenin adını bile umursamadığı bir ara sokakta, eskiden bir pizzacıya ait olan soğuk hava deposunu kiralayan Jack, ilham verici eserler olarak tanımladığı hunharca cinayetlerinden arta kalan bedenleri burada saklamaktadır. Sıradan görüntüsüyle dışarıdan bakanların şüphe duymayacağı, kendi halinde içine kapanık bir mizaç sergilemesi işlerini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan tek başına yaşayan, vahşi doğasından kaynaklı dürtülerini zaman zaman kontrol edebilmekte sorunlar yaşayan kahramanımız, obsesif kompulsif bozukluğu olan takıntılı bir karaktere sahiptir. Tarihe ve teknik bilimlere ilgi duyan entelektüel kişiliğinin ötesinde empati yoksunu tipik bir psikopat olmasına rağmen kalabalık içerisinde saklanmanın kendince yollarını da geliştirmiştir. Anılarının neredeyse tamamında sapık ruhlu, sosyopat bir profil sergileyen Jack, yegane amaç olarak uygun malzemeyi bulup, kendi çizip tasarladığı bir ev yapma arzusundadır. Çoğu zaman spontane cinayetler işleyen ve aldığı risklerin hazzı arttırdığını düşünen Jack, günün birinde Verge ile tanışır. İyi bir dinleyici olan Verge, Jack' in anılarını ve birbirinden tuhaf cinayetlerini kendi değer yargısı ile sorgulamaya başlar. Umulmadık bir anda karşısına çıkan Verge, kahramanımız için yeni bir yolculuktur...


İyi; Lars Von Trier imzalı yönetmenin özgün tarzını yansıtan; deneysel, düşündürücü, kışkırtıcı ve bir o kadar da rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk, diyaloglar ve çarpıcı sahnelerle kesinlikle göz atılması gereken bir Lars Von Trier klasiği daha. Baştan sona ilgi çekici, metaforlar ve  alt metinlerle dolu bir yapım. Yönetmenin bir diğer filmi için Antichrist (2009)' ı inceleyebilirsiniz. 
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Sanatsal filmlerden, metaforlardan ve düşündürücü diyaloglardan hoşlanmayan kişiler, ağır tempoda ilerleyen sıkıcı ve rahatsız edici bir  film olarak düşünüp pas geçebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Ocak 2019 | Etiketler : | | | | | |

Thelma (2017)

Thelma (2017)
Koyu katolik bir ailenin kızı olarak yetiştirilen Thelma, üniversiteyi kazanmasının ardından ilk kez ailesinden ayrılıp, bir başına yaşamayı tecrübe edecektir. Küçük bir yurt odası kiralayan kahramanımız, derslerine odaklanarak bir şekilde süreci atlatabileceğini düşünür. Zira ailesinden ilk kez bu kadar uzun süre ayrı kalacak olmasının yanı sıra pek de sosyal olmayan, tutucu bir çevrede büyümesinin de etkisiyle arkadaş edinmekte zorluk çekebileceği düşüncesi zihnini meşgul etmektedir. 
Thelma (2017)
Sıkıntılı geçen birkaç haftanın sonrasında çok geçmeden aynı dersliği paylaştığı Anja' nın ilgisi ve yakınlığıyla karşılaşan Thelma, tam da yalnızlığını çektiği arkadaşlığı bulduğunu hisseder. Anja' nın sosyal çevresi sayesinde başka öğrencilerle de tanışan ve sohbet etme şansı bulan kahramanımız, daha önce hiç bir zaman bir parçası olmayı başaramadığı sosyal bir çevrenin odağına girer. Ailesinin radikal öğretilerinden dolayı alkole ve cinselliğe mesafeli duran Thelma, farklı kültürler ve çevreler keşfettikçe yaşantısını sorgulamaya başlar. Anja' nın da teşvik etmesiyle yeni şeyler denemeye meyil eden kahramanımız, daha öncesinde bihaber olduğu farklı duyguları tecrübe etmektedir. Anja ile duygusal olarak yakınlaşmasıyla, çocukluğunda da zaman zaman anımsadığı şiddetli nöbetler geçirmeye başlayan Thelma, neler olup bittiğini araştırmaya karar verir. Doktorların teşhisi sonrasında psikolojik kaynaklı nöbetler geçirdiğini öğrenir. İşin garibi büyük annesinin de benzer bir hasta geçmişi olduğunu bilgisini edinir. Öte yandan bir süredir Anja' dan haber alamaması üzerine telaşlanan Thelma, birlikte takıldıkları her yere bakmasına rağmen herhangi bir iz bulamaz. Sanki yer yarılmıştır da Anja içine girmiş gibidir. Daha kötüsü ise Anja' nın kaybolmasından kendisini sorumlu tutan kahramanımız, giderek kontrolü kaybetmeye başladığını hisseder. Babaevine, küçük kasabasına dönen Thelma, hayal meyal anımsadığı çocukluğunu ve yaşadığı nöbetlerle ilgili gerçekleri öğrenmeye kararlıdır...

İyi; Sıra dışı konusu ve özgün sayılabilecek hikayesiyle göz atılması gereken, atmosfer ve oyunculuk olarak da gayet başarılı bulduğum bir yapım. Kullanılan metaforlar ve duygusal geçişlerin de tatmin edici bir şekilde sahnelendiğini ekleyeyim.
Kötü; Ağır tempoda ilerleyen film, uzun süresi de göz önüne alındığında yer yer sıkıcı gelebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Eylül 2018 | Etiketler : | | | | |

The Colony (2015)

The Colony (2015)
'Santiago, Şili. Yıl 1973. Politik ayaklanmalar tüm ülkeyi istikrarsızlaştırdı. Birleşik Devletler' in genç demokrasiye sırtını dönmesiyle Şili, Soğuk Savaş'ın yeni muharebe alanı haline geldi. Bu sırada, Sovyetler Birliği desteğini esirgemiyor. ABD hükümeti, Salvador Allende'nin kovulması gereken bir komünist olduğunu bildirdi. Yüzlerce, binlerce insan Başkan Salvadore Allende'yi desteklemek için Santiago, Şili sokaklarına döküldü. Uzmanlar Şili'yi iç savaşın eşiğinde görüyor. Biz, Şili' deki son gelişmeleri beklerken.dünya da nefesini tutmuş durumda...'
The Colony (2015)
Yaşam dolu, genç bir hostes olan Lena, haftada bir Almanya' dan Santiago' ya düzenlenen uçak seferi sayesinde erkek arkadaşı Daniel ile görüşebilmektedir. Konforuna düşkün, güzel bir bayan olan Lena, yolculuğun yorgunluğunu unutup, erkek arkadaşıyla buluşma anının heyecanını kapılır. Lena' nın aksine toplumsal olaylara daha duyarlı olan ve Allande yanlısı sosyalist bir grupla takılan Daniel, posterler hazırlayarak ideolojisine katkı sağlamayı ummaktadır. Kız arkadaşının gelmesiyle sürekli ayaklanmalar ve protesto gösterilerinin eşiğindeki Santiago' da keyifli birkaç gün geçirme fırsatı bulan Daniel, sabah saatlerinde gelen bir telefon sonrasında büyük bir şok yaşar. Zira General Pinochet kanlı bir darbe sonrası yönetimi devralmış ve sosyalistleri yok etmek için deyim yerindeyse her fare deliğine dahi asker sevk etmiştir. Alman vatandaşı olmalarına rağmen, askerlere yakalanan çiftimiz, bir itirafçının verdiği ifade sonrasında epeyce zor duruma düşerler. Daniel' in, gözlerinin önünde haç işaretli bir minibüsle alıkoyulmasına şahit olan Lena, pes edip ülkeyi terk etmek yerine erkek arkadaşının izini sürmeye karar verir. Daniel' in şehir dışında bulunan 'Colonia Dignidad' adı verilen bir kampa götürüldüğünü öğrenen kahramanımız, araştırmalar yapmaya başlar. Devlet kaynaklarında saygın bir yardım kuruluşu olarak adledilen Colonia Dignidad, kağıt üstünde tamamen yasal evraklara sahip bir kuruluştur. Pius isimli eski bir Alman rahibin 2.Dünya Savaşı sonrasında müritleriyle beraber deyim yerindeyse hiçliğin ortasında bulunan bu araziye, radikal bir tarikat inşa ettiğini öğrenen Lena, tüm riskleri göz ardı ederek Daniel' i bulmak pahasına oraya gitmeye karar verir. Bir şekilde onlardan biri olup, içeriye sızmayı planlayarak, henüz sağ bile olduğundan şüphe duyduğu Daniel' in peşine düşer. Tarikata katılabilmesi için Pius' u etkilemek zorunda olan kahramanımız, çok geçmeden kendisini kuralları Pius' un belirlediği ve geri kalan herkesin kayıtsız şartsız itaat ettiği, kaçışın mümkün olmadığı bir ortamda bulur. Modern dünyadan oldukça farklı ve radikal bir şekilde organize olan Pius ve tarikatı tuhaf rituellere sahiptir. En nihayetinde Daniel' in izini bulan Lena, bir yolunu bulup buradan kaçmayı planlamaktadır. Ancak Colonia Dignidad, Dante' nin İnferno' sunda cehennem kapısındaki yazı misali, 'buradan içeri giren, ümidi geride bıraksın' vari bir yerdir. Dahası tüm gözlerin üstünde olduğunu bilen Lena, akıllıca davranmak zorundadır...

İyi; Gerçek olaylardan uyarlama, oldukça sürükleyici, macera düzeyi yüksek  bir dram- gerilim filmi. Kurgu, oyunculuk, görseller, kamera açıları ve soundtrackler de gayet iyi. Bu filmi sevenler tarz olan yakın olan The Sacrament (2013) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Temmuz 2017 | Etiketler : | | | | |

Raw (aka Grave) (2016)

Raw (aka Grave) (2016)
Tamamı vejetaryenlerden oluşan bir ailenin küçük kızı olan Justine, üniversite çağına gelmesiyle birlikte aile geleneğini sürdürüp, veterinerlik okuluna kaydolur. Ablası Alexia' nın da halihazırda okumakta olduğu okulun yurduna yerleşen kahramanımız, çok geçmeden kendisini pek de alışık olmadığı bir ortamın içerisinde bulur. 
Raw (aka Grave) (2016)
Üst dönemler tarafından sürekli çaylak muamelesi gören ve tuhaf şakalara maruz kalan Justine, gecenin bir yarısı zorla uyandırılma, tavşan böbreği yeme, hayvan kanına bulanmış üniforma ile gün boyu dolaşma gibi garip ritüelleri yerine getirmek zorunda kalır. Alışma döneminde Alexia' dan yardım medet umsa da ezik gibi davranmaması hususunda fırça yemekten kurtulamaz. Anne- babasından ilk kez bu kadar uzun süre ayrılan ve yeni çevresine adapte olmakta sıkıntılar yaşayan kahramanımız, Adrien isimli eşcinsel bir üst dönem öğrencisiyle aynı odayı paylaşmaktadır. Öte yandan ilk defa et yediği ve kanla bu kadar haşır neşir olduğu için vücudunun tepkiler verdiğine şahit olan Justine, cildindeki yaralardan ve kavlayan derisinden ötürü doktora gider. Bir çeşit alerji olduğu konusunda hem fikir olsalar da sürekli açlık hissettiğini söyleyen Justine, bir çeşit dönüşümün içerisinde olduğunu düşünmektedir. Artık eskisi gibi küçük bir kız değildir ve ergenliğe girip, cinselliği yeni yeni keşfetmeye başlamıştır. Gözünün önündeki rol modeli ablası Alexia' dan etkilenen kahramanımız, süslü dekolteli kıyafetler giyip geceleri birbirinden sapkın partilere katılmaya başlar. Bir kaza sonrasında Alexia' ın kopan parmağını istemsiz ancak karşı konulamaz bir şekilde ağzına atan Justine, ilk kez yamyamlığı deneyimlemiş olur. Alexia' nın olan bitene şahit olmasıyla, durdurulmaz bir arzuya yenik düştüğünü söyleyen Justine, böylelikle deyim yerindeyse yeni limanlara yelken açmış olur. Olan bitenden çok sonraları haberdar olan anne-babası ise Alexia' nın aksine onun tek umutları olduğunu yenileyip, bunu yenebileceğini telkin ederler...

İyi; Tekinsiz atmosferi ve şaşırtıcı kurgusuyla, tipik bol kanlı bir Fransız gerilim filmi. Oyunculuk tatmin edici. Kanibalizm, feminizm, karaktersel dönüşüm ve libido gibi önermeleri işleyen, The Women (2011), Omnivoros (2013) ve Starry Eyes (2014) gibi alternatiflere de göz atabilirsiniz.
Kötü; Bazı marjinal sahnelerden ötürü genel izleyici kitlesine hitap etmeyen bir yapım olduğu uyarısını yapayım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Haziran 2017 | Etiketler : | | | |

Divines (2016)

Divines (2016)
Paris banliyölerinde yaşayan Dounia, ailesiyle problemler yaşayan ve rutin sefil yaşamın sıkıntılarından muzdarip olan genç bir kızdır. Parasızlık ve sefaletten bıkan Dounia, günün birinde şansının elbet döneceğini ve bu sayede çok zengin olacağının hayaliyle hayata tutunmaktadır.
Divines (2016)
Zamanının çoğunu en yakın arkadaşı ve aynı zamanda sırdaşı olan Maimouna ile geçiren kahramanımız, okuldan ve hocalarından nefret etmektedir. Arkadaşları tarafından çok sevilen, pratik zeka sahibi hayta bir öğrenci olsa da dersleri zaman kaybı olarak görmektedir. Kolay yollardan para kazanmak ve sorumsuz annesinin aksine ailesinin geçimini sağlamak için kollarını sıvazlayan Dounia, mahallenin belalı isimlerini takip edip, nasıl bu kadar zengin olabildiklerini sorgular. Rebecca ve onun ayak işlerini yapan Samir' i gözetlemeye başlayan kahramanımız, belalı işlere bulaşarak kısa zamanda kendini ispat eder. Hırslı ve kararlı yapısı sayesinde çok geçmeden Rebecca' nın gözüne giren ve bu sayede eskiden hayalini kurduğu şeylerin sahibi olan Dounia, rastlantısal olarak Djigui isimli genç bir dansçıyla tanışır. Aynı zamanda markette güvenlik görevlisi olan ve boş zamanlarında dansla ilgilenen Djigui, yeteneği ve duruşuyla Dounia' yı etkilemeyi başarır. Gizli gizli salona giderek Djigui' yu izleyen kahramanımız, bir yandan da Rebecca' nın pis işleriyle uğraşmaktadır. Hayatın getirdikleriyle yoğrulan ve günden güne yeni deneyimler edinen, yeni duygular keşfeden Dounia, Rebecca' nın ısrarları üzerine daha fazlasını kazanmak için büyük oynamaya karar verir. Kahramanımız Maimouna' da peşinde sürükleyerek bilinmez bir serüvene yelken açar...

İyi;
Gerek senaryosu gerekse kurgusuyla içinde bulunduğumuz yılın en iddialı dram- gerilim yapımlarından biri. Oyunculuk ve karakter seçimleri oldukça başarılı. Atmosfer etkileyici. 
Filmin yönetmeni Houda Benyamina' nın bir söyleşi sırasında değindiği üniversite anılarında, 2005 yılındaki banliyö isyanlarına şahit olduğunu vurguluyor. O zamanlar 25 yaşında olan ve bazen her şeyi yakıp kül etmeyi düşündüğünü böylece öfkesini kusmayı istediği halde bunu yapmadığını söyleyen Houda, film yapmanın bomba yapmaktan daha iyi bir fikir olduğuna nasıl karar verdiğine anlatıyor.  
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Aralık 2016 | Etiketler : | | |

Anthropoid (2016)

Anthropoid (2016)
1938 Eylül' ünde Fransız, İtalyan ve İngiliz liderlerle Hitler arasında Münih' te bir konferans düzenlenir. Komşu ülke Çekoslovakya, Almanya' ya bağımlı olmadıkça, Hitler savaş tehditleri savurmaktadır. Çekoslovakya tek bir müttefikten dahi destek alamadan Almanya' nın korku salan ordularına karşı durmak zorunda kalır ve Almanya tek bir kurşun sıkmadan ülkeyi işgal eder. Bir yıl sonra Hitler, Polonya' yı işgal edince dünya bir kez daha savaşa tutuşur. Alman savaş girişimi için Çekoslovak fabrikaları son derece önemli görünmektedir ancak Alman yönetimine karşı mevcut direniş üretimi aksatmaktadır. Hitler, Nazi rejimine karşı direnişi kırması için üçüncü komutanını gönderir. İsmi Reinhard Heydrich olan komutan, insafsız yöntemleri yüzünden başka bir isimle anılmaktadır:"Prag Kasabı".
Anthropoid (2016)
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Polonya' nın ardından en büyük dramlardan birini yaşayan Çekoslovakya' da, Heydrich yönetimi altındaki gestapo, adeta terör estirmektedir. İngiltere' ya taşınan Çek hükümeti ise müttefiklerden destek alarak varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Doğrudan hükümet tarafından görevlendirilen bir grup Çek direnişçisi asker, müttefikler tarafından Prag' a indirilir. Grubun içerisinde İngilizlerle iletişimi sağlayan radyo cihazları onarımını sağlayacak lojistik destek görevli askerle olduğu gibi, Jan ve Josef gibi son derece gizli bir amaç için sevk edilen subaylar da yer almaktadır. Jan ve Josef ilk olarak Çek halk direnişinden vatanseverliğiyle rüştünü ispat etmiş bazı ailelerin yanında kalarak, gizli görevleri için hazırlıklar yapmaya başlarlar. Hedefleri Heydrich' i öldürmek olan kahramanlarımızı son derece zorlu bir görev beklemektedir.  Zira Heydrich, Hitler ve Himmler' den sonra protokolde üçüncü isimdir ve doğrudan 3.reich' i temsil etmektedir. Katı ve tavizsiz çalışma metotlarından ve acımasızlığından ötürü 'Prag Kasabı' olarak anılmaktadır. Ayrıca Prag' da zırhlı araçla korunan yegane kişidir. Öncesinde suikast girişimi için Heydrich' i trende avlamayı düşünen kahramanlarımız, bu fikrin pek de uygulanabilir olmadığına ikna olurlar. Çünkü hedefleri gestaponun başıdır ve her an son derece iyi şekilde korunmaktadır. Dahası olası bir başarısızlık durumda bir sözüyle tüm masum halkı infaz edebilecek kadar da zalimdir. Son olarak Heydrick' in arabasını durdurup, çatışmaya girmeyi göze alan Jan ve Josef, son rötuşlar için keşfe koyulurlar. Ancak işler pek de planlandığı gibi gitmez...


İyi;
Atmosfer, mekan seçimleri ve oyunculuk olarak gerçekten dikkat çekici bir gerilim filmi. Savaşın izlerini arka planda taşıyan, tarihi gerçeklerle kurgulanan yapım yer yer sıkıcı sahne geçişleri barındırsa da kalitesinden ödün verdiği söylenemez. Ayrıca görsel efektler ve epik savaş sahneleri olmaksızın, sade ve realistik anlatımıyla oldukça beğenimi kazandığını ekleyeyim.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Kasım 2016 | Etiketler : | | | | |

Evolution (2015)

Evolution (2015)
Onbir yaşındaki Nicholas, annesiyle birlikte gözlerden uzakta bir deniz kenarı kasabada yaşamaktadır. Tamamı beyaz boyalı evlerden oluşan kasabada sadece kendi akranı erkek çocukları ve onların anneleri ikamet etmektedir. Dahası kendi annesi de dahil olmak üzere tüm yetişkinler aynı kıyafetleri giymekte ve kesin kurallar çerçevesinde hayatlarını sürdürmektedir. 
Evolution (2015)
Odasında sadece yatağı ve ufak bir penceresi bulunan Nicholas, herkeslerden gizlediği ve gözü gibi baktığı, tek hobisi olan ufak bir not defterine gizlice çizimler yapmaktadır. Günün birinde tek zaman geçirebileceği yer olan, volkanik kayalar ve sarp uçurumlarla dolu denize yüzmeye gittiğinde, mercanların arasında ölü bir çocuk gördüğünü iddia eden kahramanımız, ilk olarak annesine durumu anlatsa da bir türlü ikna edici olamaz. Diğer arkadaşlarına göre hayal gücü daha yüksek bir çocuk olan Nicholas, bu olayın akabinde var oluşunu ve çevresinde olup bitenleri sorgulamaya başlar. Geceleri annesi de dahil tüm kadınların ellerinde kandillerle nereye gittiklerini ve ne yaptıkları keşfetmeye çalışan kahramanımız, çok geçmeden kendisini hastane benzeri bir yapının içerisinde bulur. Arkadaşlarıyla beraber tutuldukları odada, hemşire kostümlü bayanların bir takım tetkik ve incelemeler yaptıklarını gören Nicholas, çevresine daha da şüpheci gözlerle bakmaya başlar. Zamanla hemşirelerden biriyle dostluk kurmaya ve ufak sırlar tutmaya başlayan kahramanımız, kendisine yalan söylendiğini düşünmektedir...


İyi; Tekinsiz atmosferi ve enteresan konusuyla özgün bir yapım. Sahneler, sinematikler ve mekan seçimleriyle başarılı bir film. Yönetmenin Lovecraft' dan esinlenmesi olası görünüyor. Ancak bir üst seviye bir yapım olabilmesi için daha fazla karakteristik özellikler görmeyi beklerdim.
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmeyen bir yapım. Sanatsal dokunuşlar ve alt metinler barındırması öte yandan da tekrarlayan tonlarda sembolizm içeren sürrealist kurgusuyla ve ağır ilerleyen temposuyla; izleyiciye yorucu bir o kadar da sıkıcı bir izlenim vermesi olası.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Ekim 2016 | Etiketler : | | | |

A Simple Plan (1998)

A Simple Plan (1998) 
Hank, deli dolu abisi Jacob ve onun kaba, bir o kadar da serseri olan arkadaşı Lou ile beraber yılbaşı arifesinde kasabaya gitmek üzere yola çıkarlar. Kışın en soğuk günlerinden birinde, zemini halı gibi kaplamış kar örtüsünün içinden ansızın beliren tilki kahramanlarımızın kaza yapmasına sebep olur. 
A Simple Plan (1998)
Kamyonetinin epey hasar almasınında etkisiyle, doğal koruma alınında olmalarını hiçe sayıp tilkinin peşine düşen, avlamadan geri dönmeyeceğini söyleyen Lou, ateş püskürtmektedir. Onu ikna edemeyeceğini anlayan Hank ve Jacob da mecburen arkasına takılmak zorunda kalır. Şans eseri ormanın hemen girişinde yere çakılmış vaziyette bulunan ve yüzeyi tamamen karlarla kaplı ufak bir uçak enkazını keşfeden kahramanlarımız meraklarına engel olamayıp, içeriye göz atmaya karar verirler. Muhtemelen kaza anında ölmüş bir pilotun dışında kimsenin bulunmadığı uçaktan büyük bir çanta çıkaran Hank, fermuarları araladığında hayatının en büyük piyangosuyla karşılaşır. Çanta ağzına kadar parayla doludur ve Lou ile Jacob daha şimdiden kutlamalara başlamıştır bile. Kimselere görünmeden şu an için sahipsiz olduğunu umdukları parayı yanlarına alan ve saymaya başlayan kahramanlarımız, rüyalarında bile göremeyecekleri tamı tamına 4.4 milyon doları ne yapacaklarını düşünmeye başlarlar. Aralarında en aklı selim kişi olan Hank, bu paranın kendilerine ait olmadığını ve polislere teslim etmeleri gerektiğini söylese de hal böyleyken kimse oralı bile olmaz. Bunun üzerine parayı kendisinin saklayacağını ve aramaya kimse gelmediği takdirde eşit olarak paylaşacaklarını söyleyen Hank, eğer şartlarını kabul etmezlerse polis gidip her şeyi anlatacağı restinde bulunur. Hayatlarının fırsatı ayaklarına kadar gelmişken geri tepmek istemeyen ve Hank' in önerisini kabul etmek zorunda kalan Lou ve Jacob, bu konu hakkında eşleriyle dahi en ufak bir şey konuşmayacaklarının sözünü verip evlerine dağılırlar. En nihayetinde son derece basit olan plana sadık kalıp, en kısa süre içerisinde parayı paylaşmayı arzulayan kahramanlarımız, günler geçtikçe güvensizlik duygusuna kapılır ve paranın sevdasına düşerler. Birbirlerinin niyetlerini sorgular hale gelemeriyle de sözde basit plan giderek karmaşık bir hale bürünür...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve usta oyuncu kadrosuyla göz atılması gereken oldukça başarılı bir yapım. Diyaloglar keyifli, karakter seçimleri ve olay düğümü ilgi çekici. Giderek tırmanan gerilim seviyesi tatmin edici. Scott B. Smith'in romanındna uyarlanan ve sinemalaştırılan 'A Simple Plan' Sam Raimi'nin de yönetmen koltuğuna oturmasıyla üst düzey bir dram-gerilim filmi olarak göze çarpıyor. Romanın pdf versiyonu için buraya tıklayabilirsiniz.Bu arada Scott B. Smith'ın başka bir romanından beyaz perdeye aktarılan bir başka eseri de 'The Ruins (2008)' yapımıyla karşımıza çıkıyor.
Kötü; Final daha farklı olabilirmiş...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 3 Ağustos 2016 | Etiketler : | | | | | |

La horde (2009)

La horde (2009)
Markudi çetesinin meslektaşlarını acımadan katletmesi üzerine intikam almaya yemin eden bir grup özel tim üyesi polis Ouessem önderliğinde organize olur. Gangsterlerin şehrin kuzeyinde gözlerden ırak bir lokasyonda olduğu istihbaratına erişen kahramanlarımız baskın için yola koyulurlar. Terk edilmiş çok katlı bir binada saklanan Markudiler ise mesken belledikleri dairede oldukça organize olmuş durumdadır. 
La horde (2009)
Binanın bekçisinden yardım alıp içeri sızan Ouessem ve arkadaşları üst katta olduğunu öğrendikleri Markudiler için operasyonu başlatıp gafil avlama niyetinde olsalar da işler pek de planladıkları gitmez. Markudilere esir düşen kahramanlarımız, eli kanlı katillerle dolu bir odada her an infaz edilme korkusu ile belki de son nefeslerini verecekleri anı beklemektedirler. Öte yandan dışarıdan gelen göz alıcı ışık kümeleri ve  şiddetli patlama sesleri bir şeylerin yolunda olmadığının habercisi gibidir. Çok geçmeden binada yankılanmaya başlayan silah sesleri ise tansiyonu daha da tetikler. Görünüşe göre hem eli kanlı Markudiler hem de intikam almak için tüm gemileri yakan ancak ne yazık ki yanlış yerde yanlış zamanda yakalanan polisler için gece henüz yeni başlamaktadır. Asıl tehdit kapıyı çalmak üzeredir.

İyi; Sürükleyici kurgusu ve aksiyon barındıran sahneleriyle izlemeye değer bir gerilim alternatifi. Mekan seçimleri ve atmosfer de başarılı. Zombi filmleri severlerin göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Klişe tema ve tahmin edilebilir final başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Kız kardeşi La Niña ile beraber Madrid'de köhne bir apartmanda yaşayan Montse,açık alan korkusu olan agorafobik bir kadındır.Çocukluk yıllarından beri kapının ardına bir adım dahi atmayı başaramayan kahramanımız,kardeşi ve kendi geçimini sağlamak için evini ufak bir konfeksiyon bürosu şeklinde işleterek hayatını kazanmaktadır.
Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Aynı zamanda abla-kardeş koyu bir katolik gelenekten kalma tutucu bir aile yapısına sahiptirler.Her ne kadar La Niña'nın doğumu sırasında annelerini kaybetmiş olmaları büyük bir talihsizlik olsa da yıllar sonra tekrar kader ağlarını örer ve bu sefer de savaş sırasında babalarını kaybederler.Sözün kısası abla-kardeş hayatı beraber göğüslemek zorunda kalırlar.La Niña okul çağlarına geldiğinde,ablasına tezat şekilde son derece özgürlüğüne düşkün bir karaktere bürünür.Ablasının aksine dışarıdaki dünyanın güzelliklerini görmekten kendisini alıkoyamayarak normal insanlar gibi rutin bir hayat sürmektedir.Aynı zamanda ablasının da dış dünya ile tek bağlantısıdır.Günün birinde La Niñaokuldayken,Carlos isimli üst kat komşularının merdivenlerden yuvarlanarak kan-revan içinde kapılarının önüne düşmesiyle Montse büyük panik yaşar.Komşusu olduğundan dahi haberi olmasa da insanlık gereği yardıma muhtaç adamı sürükleyerek evine alır.Onu yatağa yatırarak yaralarını temizler,kırılan bacağıyla ilgilenir.Carlos ayıldığında kendisine şefkatle yardım eden Montse'ye teşekkür eder ve artık daha fazla zahmet etmemesini ister.Telefonu kullanıp bir arkadaşını çağırarak onun yardımıyla evine gidebileceğini düşünmektedir.Öte yandan okuldan gelen La Niña,ablası saklamaya çalışsa da Carlos'un varlığından haberdar olur...
İyi;İspanyol yapımı filmler her daim farklı bir atmosfere sahip olurlar.Shrew's Rest'de bu anlamda sürükleyici kurguya sahip,1950'ler İspanya'sında geçen tipik dram-gerilim filmlerinden veri.Oyunculuk başarılı.Final sürpriz.Bu filmi sevenlerin Misery (1990) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Konsept olarak bu tarz psikolojik gerilim filmleri genel olarak durağan bir kurguya sahip olsa da daha hareketli bir ilk yarı,giderek yükselen tansiyon geçişi için de daha hoş olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Purge: Anarchy (2014)

The Purge: Anarchy (2014)
The Purge (2013) filminin büyük ilgi görmesi sonrasında yapımcıların kurguyu seri filme çevirme isteğiyle ortaya çıkan 'The Purge: Anarchy' kanın su gibi aktığı şiddet dolu sahnelerle yine beğeni kazanacağa benziyor.İlk filmi izleyenlerin hatırlayacağı üzere Amerika'nın yeni kurucuları toplumda düzeni sağlamak için yılda bir geceyi arınma olarak adlandırıp insan doğasındaki her türlü öfke ve şiddetin dışarı salınmasına izin vermişti.Ancak bu sayede otorite insanları yeni düzen etrafında toplayabilmiş ve suç oranının arınma gecesi dışında %1 lere kadar düştüğü ütopik bir toplum yaratılmıştı.
The Purge: Anarchy (2014)
Arınma konseptinde ilk filme yenilik katmak için bu kez savunma yapılan kale misali kapalı mekanlardan çıkan ve dışarıdaki duruma göz atmak isteyen başarılı yönetmen James DeMonaco,deyim yerindeyse şiddetin doruk noktasına ulaştığı sokakların nabzını tutuyor.Arınma gecesinin sloganı haline gelen 'güvenli geceler' önermesi saklanabileceğiniz bir yer olmadığında,tek başınıza nasıl hayatta kalabileceğiniz sorunsalına değiniyor.Üç farklı grubun rastlantısal olarak bir araya gelmesi ve başlarından geçen dehşet dolu anlar,güneş doğana kadar ölesiye mücadele...Arınma başlamadan evlerine gitmek için yola koyulan,arabalarının bozulmasıyla yolda kalan genç bir çift,öldürülen oğlunun intikamını almak için ant içmiş bir polis ve evlerinin istilaya uğraması sonrasında sokakta kalan çaresiz anne-kız...Kaderin cilvesiyle bir araya gelen ve geceyi sağ salim atlatmak istiyorlarsa kader birliği yapması gereken bu beş kişi,kaosun ve şiddetin hakim olduğu sokaklarda çetin bir mücadeleye girişirler.Arınmanın sonlanmasına uzun saatler vardır...
İyi;İlk filme kıyasla kesinlikle daha fazla aksiyon barındıran daha sürükleyici,hareketli bir yapım.Serinin home invasion temasından çıkması ve arınmanın en şiddetli olduğu yer olan sokaklara yönelmesi kesinlikle yerinde bir karar.Sadist işkenceler,ürpertici cinayetler ve bol kanlı sahneler de korku-gerilim severler için filmin diğer artıları.Bu arada serinin üçüncü filminin 2015 yılında vizyona gireceğini de hatırlatalım.
Kötü;Açıkçası beklentilerim üstünde bulduğum bir devam filmi oldu.Ancak bu yine de mantık hatalarını,klişeleri ve bazı sahnelerin özgünlüğü hususunda çekincelerimi bastırabilecek düzeyde değil.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Aralık 2014 | Etiketler : | | | |

Dans ton sommeil (2010)

Dans ton sommeil (2010)
Sarah,eşi ve kolej öğrencisi oğlu Loic şehirdeki evlerini bırakarak kırsala taşınırlar.Arkadaş çevresinden uzak kaldığı için  kendisini yalnız hisseden Loic ailesinin de otoriter tavırları sonrasında büyük bir trajediyi sebep olur.
Dans ton sommeil (2010)
Olaydan yaklaşık bir yıl sonra hala tam olarak kendisini toparlayamayan Sarah,hastalardan birine uyguladığı yüksek doz sebebiyle şefi tarafından dinlenmeye gönderilir.Gecenin ikisinde nöbeti terk ederek evinin yolunu tutan kahramanımız ağaçların arasından fırlayan genci göremeyerek ufak bir kazaya neden olur.Arthur isimli genç bir şeyi olmadığını söyleyerek hemen buradan uzaklaşmak istemektedir.Hemşire olduğu için Arthur'la ilgilenmek isteyen Sarah yakınlardaki evine gitmeyi teklif eder.Bu sırada gecenin karanlığında yalnız olmayan ikilimiz gizemli birinin son sürat arabalarına yaklaşması ve tacizi ile büyük bir panik yaşar.Arthur,adamın evine girmeye çalışan psikopat bir hırsız olduğunu ve yüzünü gördüğü için peşine takıldığını anlatır.Sarah hemen bir telefon bulup polisi aramaları gerektiği hususunda ısrar etsede yorgun olduğunu ve dinlenmek istediğini söyleyen Arthur sabah olan biten her şeyi anlatacağının sözünü vererek uykuya dalar.Gece yarısı tanıştığı genç bir adamı yalnız yaşadığı evine getirdiği için endişeli olsa da Arthur'a ve anlattıklarına güvenen Sarah onu yakın zaman evvel kaybettiği oğlunun yerine koyar.Arthur'un tedavisini yapıp dinlenmeye çekildikten sonra uyku sersemi evinin hemen yanı başında yolda arabasını sıkıştıran ve  Arthur'un hırsız dediği adamın arabasını fark eder.Korkudan deliye dönen ve Arthur'u uyandırmak için koşan kahramanımız evde güvende olmadıklarının farkındadır.Gece daha yeni başlamıştır...
İyi;Sürükleyici senaryo ve atmosfer olarak başarılı,Fransız korku sinemasının olmazsa olmazı bol kanlı sahnelerin de yer aldığı başarılı bir gerilim filmi.Flashback geçişler,tekinsiz ilerleyen kurgu ve oyunculuk söz edilmesi gereken başlıca artılar.
Kötü;Tahmin edilebilir,şaşırtıcılıktan uzak final daha farklı düşünülebilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Ekim 2014 | Etiketler : | | |

Haunter (2013)

Haunter (2013)
Lisa 16.yaş gününün arifesinde pesimist takılan genç bir kızdır.Ailesinin onu anlamadığını düşünen kahramanımız giderek yalnızlaşmaya mahkum olur.Dahası rutin hayat o kadar sıkmaya başlamıştır ki eve ailesiyle birlikte hapis olduğunu düşünür.Zira günlerdir dışarıdaki sis yüzünden dışarı çıkamamış evin içine sıkışıp kalmışlardır.Anne-babası Lisa'nın ergenlik döneminde olduğunu düşünerek söylediklerinin üzerinde durmazlar.Ancak Lisa bir kez da avazı çıkana kadar bağırarak anlatır;
Haunter (2013)
'Her sabah annem krepleri kahvaltı için hazırlıyor ve babam da bazı gizemli sebeplerden dolayı bir türlü çalışmayan arabayı tamir etmeye çalışıyor.Sonra öğle yemeği için fırında makarna hazırlanıyor.Akşam da sürekli rulo köfte yiyoruz.Ve saat sekiz de hep birlikte 'Cinayet Dosyası' nı izliyoruz.Sabah kalkıyoruz ve aynı şeyleri tekrar yapıyoruz...'
Ailesinin ilgisini çekmeyi başaramayan Lisa çok geçmeden evde yalnız olmadıklarını anlar.Bazen bir fısıltı bazense alelen bir ses Lisa'yı çağırmaktadır.Evin geçmişini araştırmaya koyulan kahramanımız genç kızları kaçıran ve canice öldüren bir seri katille aynı mekanı paylaştıklarını keşfeder.Kazan dairesinden gelen seslere daha fazla kayıtsız kalamayan Lisa göz atmaya karar verir.Öte yandan taşlar yerine oturmaya başlamıştır.Sürekli doğum gününün bir gün öncesini tekrar tekrar yaşadığını keşfeder.Kendi deyimiyle artık uyanmıştır ve felaketin öncesinde çok geç olmadan ailesini de uyandırmalıdır.
İyi;Oyunculuk,atmosfer,gizem seviyesi ve sürükleyici kurgu oldukça başarılı.Yönetmen koltuğunda oturan ve Cube (1997) filmiyle ben de özel bir yeri olan Vincenzo Natali,aslında konu olarak klişe diyebileceğimiz bir senaryoda yine farkını hissettirmiş.Senaryoya değinmişken filmin damakta American Horror Story 1.sezon gibi bir tat bıraktığını da ekleyeyim.
Kötü;Klişe senaryo ve tahmin edilebilir kurgu başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Ekim 2014 | Etiketler : | | | | |

Non-Stop (2014)

Non-Stop (2014)
Bill Marks bir süredir kendi problemleriyle uğraşan,sivil havacılık güvenliği için çalışan deneyimli bir dedektiftir.New York,Londra seferi yapan bir uçakta görevlendirilen,sürekli formaliteleri uygulamaktan sıkılmış kahramanımız için bu kez rutin bir uçuş olmayacaktır.
Non-Stop (2014)
Özel çağrı cihazıyla üstlerinden emirler alan Bill,internet ağlarına gizemli bir yabancının girmesi ve istekleri sonrasında epey telaşlanır.Zira yabancı kısa bir süre içerisinde hesabına yüzelli milyon dolar yatırılmazsa uçakta bulunan yolculardan birini öldüreceğini söylemektedir.Durumu uçaktaki bir başka gizli güvenlik görevlisiyle konuşmaya karar veren kahramanımız istediği reaksiyonu alamayınca kaptan pilotla konuşup,uçuşun güvenliğini riske atabilecek büyük bir tehditle karşı karşıya olduklarını anlatmaya karar verir.Öte yandan sürenin dolması ile uçakta gerçekten de birinin öldürülmesi gerilimi daha da tetikleyecektir.Yolculardan kendisine yakın hissettiği Jen ve hostes Nancy ile beraber şüpheli görünen herkesi araştırmaya başlayan Bill,yine gizemli yabancıdan gelen mesajlar sonrasında kaptan pilotun -dışarıdan açılması imkansız olan her türlü güvenlik önleminin düşünüldüğü kokpitte- öldüğü haberi ile sarsılır.Birinin kendisiyle oyun oynadığını düşünen ve giderek sinirleri bozulan kahramanımız çalıştığı şirketin de kendisinden bağımsız kararlar almaya başlaması ile daha da yalnızlaşır.Peki ama uçaktaki cinayetlerin sorumlusu kimdir?Daha ilk andan itibaren dikkatini çeken müslüman bir doktor,sürekli telefonuyla uğraşan zenciler,göçmenler ya da takım elbisenin ardında kimliğini gizleyen bir casus olabilir mi?
İyi;Baştan sona sürükleyici,kesinlikle sıkılmadan izleyeceğiniz artık klasikleşen tipik bir Liam Neeson filmi.Katil kim? önermesini işleyen gizem seviyesinin de tatminkar olduğu başarılı bir gerilim örneği.Yönetmen Jaume Collet-Serra'nın diğer yapımları ;Orphan (2009),House of Wax (2005) ve Unknown (2011) yine göz atmanızı tavsiye edebileceğim gerilim alternatifleri.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Haziran 2014 | Etiketler : | | | | | |

Mindscape (aka Anna) (2013)

Mindscape (aka Anna) (2013)
John;görü yetisi sahibi,insanların hafızalarına inebilen başarılı bir dedektiftir.Kendisiyle benzer yeteneğe sahip dedektiflerle birlikte "Mindscape" isimli adli davalara bakan bir kurumda çalışan kahramanımız,eşinin ölümünün ardından işe ara vermek durumunda kalır.Ekonomik olarak zor günler yaşamaya başlayan John,henüz geri dönmeye kafa olarak tam hazır olmasa da patronu Sebastian'dan ilgilenebileceği bir dava ister.Sebastian'ın önerisi üzerine yemek yemeyen açlık diyeti yapan Anna isimli genç bir kızın sosyopat mı olduğu yoksa yaşadığı olası bir travma sonrası mı bu davranışa yöneldiğini araştırmaya koyulur.Özetle John'dan istenilen Anna'nın yeniden yemek yemeye başlamasıdır.
Mindscape (aka Anna) (2013)
Anna ile tanışmak için yaşadığı malikanenin yolunu tutan John,henüz ilk seansta davanın bahsedilenden çok daha komplike olduğunu hisseder.Son derece zeki bir kız olan Anna,John'un kelime oyunları ve tuzaklarını ustaca atlatarak dikkatini çekmeyi başarır.Zamanla sıkıcı terapilerden ziyade birbirlerine güvenen iki ahbaba dönüşen Anna ve John daha fazla vakit geçirmeye başlarlar.Anna,annesinin Amerika'nın en zengin ailelerinden birinin mensubu olduğunu ve üvey babasının(Robert) mirası bypass etmek için onu öldürmeye çalıştığını iddia etmektedir.Robert ise Anna'nın kişilik bozukluğu sorunları olduğunu ve şiddet eğilimi nedeniyle tam gün gözetim altında tutulacağı bir bakım evine sevk edilmesi gerektiğini söylemektedir.Dahası Anna'nın karıştığı bir takım gizemli olaylar ve okul yıllarında arkadaşlarına başından geçen kanlı olayda şüpheli görülmesi Robert'ı destekleyen diğer bilgilerdir.Öte yandan John'un  davayı almasına yardım eden Sebastian'ın Anna henüz çocuk yaşlardayken terapisti olması kahramanımıza kendisinden bir şeyler saklandığı düşündürür...
İyi;Son derece sürükleyici,oyunculuk ve kurgunun başarılı olduğu izlemenizi tavsiye edebileceğim bir gerilim filmi.Bu film sevenler benzer tarzdaki The Cell (2000) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;Son bölüm sanki biraz aceleye getirilmiş gibi.Daha vurucu bir final olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Mayıs 2014 | Etiketler : | | | | |

Deadfall (2012)


Deadfall (2012)
Kumarhane soygunundan sonra Kanada'ya kaçmak için yola koyulan Addison ve Liza kardeşler geçirdikleri kazanın ardından parayı bölüşerek yola yalnız devam etmeye karar verirler.Addison kaza sırasında yardım için gelen lokal polisi öldürmüş ve başını daha da fazla belaya sokmuştur.Liza'dan aklına kullanmasını isteyen kahramanımız polisin sadece kendisinin peşinde olduğunu söyleyerek kız kardeşinin aksine dondurucu soğukta kuzeye ilerlemeyi seçer.
Deadfall (2012)
Pekin olimpiyatlarında madalya kazanmış eski boksör Jay,yaşadığı kötü günler sonrasında en nihayetinde hapishaneden tahliye edilir.Annesi ve babasına karşı kendisini suçlu hisseden kahramanımız çekinerek de olsa onlarla yeniden görüşebilmek için telefonu çevirir.Annesinin şükran günü için daveti üzerine ufak bir işi halledip orada olacağını söyleyen Jay,hapishaneye düşmesinde payı olan ve başına gelenlerden sorumlu tuttuğu eski antrenörü ile yüzleşmek için ofisine gider.İşlerin kontrolden çıkması sonrasında epey kafası karışan Jay yolda Liza'ya rastlar ve arabasına alır.Onu en yakın benzin istasyonuna bırakacağını söyleyen kahramanımız yolculuk ilerledikçe Liza'ya ısınmaya başlar.Kar fırtınası sonrasında yol üzeri bir motelde mahsur kalan Jay ve Liza birbirlerini yeni tanısalar da aşık olurlar.Öte yandan yaralanan Addison,peşine polisleri takıp  kasabanın hemen dışındaki bir eve sığınır.Bu ev Jay'in ailesinin evinden başkası değildir...
İyi;Sürükleyici kurgusu ve etkileyici oyuncu kadrosu ile boş geçilmemesi gereken bir yapım.Suç-gerilim tarzı filmler sevenler için ideal seçim olabilir.
Kötü;Klişe senaryo.Soygun,psikopat bir katil,paylaşılamayan para...Tipik Cohen kardeşler filmlerini andırıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Nisan 2014 | Etiketler : | | | | |

The Purge (2013)

The Purge (2013)
Yıl 2022,Amerika Birleşik Devletleri...İşsizlik %1 oranına gerilemiş ve suç neredeyse tarihe karışmış durumda.Şiddet bir istisna dışında tamamen sona erdirilmiş.Amerikanın yeni kurucularının bağışladı izin ile "ruhumuzu kötülüklerden arındırmak ve temizlemek" için her yıl 12 saat süreyle Amerikan Arınma Gecesi kutlanmaktadır.Bü süre boyunca devlet otoritesi tamamen rafa kalkıp,insan doğasının en sadist en çirkin yüzü ortaya çıkmaktadır.O gece yaşanan kayıpların hatta ölümlerin dahi hesabı sorulmayacaktır...
The Purge (2013)
Sandin ailesi arınma gecesi öncesi son hazırlıklarını tamamlamak üzeredir.Evin reisi James güvenlik sistemleri pazarlayan başarılı bir satış temsilcidir.Kendi evinde de en güncel ve teknolojik sistemleri kurarak arınma gecesini ailesiyle birlikte sıkıntısız,huzurlu bir şekilde geçirme niyetindedir.Saat tam 7 de özel tasarım evinin güvenlik zırhlarını aktif hale getiren kahramanımız,başının belada olduğu ergen kızı Zoey ve asosyal oğlu Charlie'de yanına alarak eşi Mary ile birlikte güvenlik kameralarının bulunduğu odada sabahı edebilmek için gergin bir bekleyişe çekilir.Bu arada akşamın karanlığında yaralı bir adam evlerinin önünde yardım istemekte,peşinde birilerinin kendisini öldürmek istediğini haykırmaktadır.Charlie'nin merhameti sonrasında davetsiz misafirin eve sığınması büyük bir belanın Sandin ailesine sarmasına sebep olacaktır.Bir grup eli kanlı,maskeli psikopat Sandinlerin evine sığınan adamın peşindedir.Dahası son derece kararlı olup yabancının teslim edilmesini istemektedirler.Öte yandan kargaşa sonrası yaralı adamın elinden kaçıp saklanması James'in işini epey güçleştirecektir.Bakalım kahramanlarımız sabah saat 7'ye kadar hayatta kalmayı başarabilecek mi?


İyi;Sürükleyici tipik tek mekan filmlerinden biri.Oyunculuk başarılı.Senaryo düşünsel olarak iyi ancak uygulamada aksaklıklar olduğunu belirteyim.
Kötü;Klişeler,mantık hataları,sürprizden uzak final...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Ağustos 2013 | Etiketler : | | |

Insensibles (Painless) (2012)

Insensibles (Painless) (2012)
İspanya-Fransa-Portekiz ortak yapımı olan "Insensibles" kesinlikle övgüyü hak eden,fantezi ile dram-gerilimin tam kıvamında birleştiği son dönemlerin en güzide yapımlarından biri.Filmde kurgu iki koldan ilerliyor.İlk olarak İspanya'da iç savaşın ve kaosların hüküm sürdüğü 1930-60 yılları arasında yaşanan bir olaya şahit oluyoruz.Ardındansa günümüze dönerek başarılı bir cerrah olan David'in eşini kaybettiği dramatik bir trafik kazasının sonrasında kemik iliği kanseri olduğunu öğrenmesi ve yıllardır görüşmediği anne-babasının izini sürmesi konu ediliyor.
1930'lu yıllarda toplum tarafından yadırganan bazı tuhaf yetenekleri olan çocuklar garabet bir tepenin zirvesine kurulmuş akıl hastaları ve özel bakım gerektiren mahkumların tutulduğu bir hastaneye sevk edilirler.Aralarında Benigno ve Inés'in de bulunduğu bu çocukların ortak özelliği acıya karşı duyarsız olmalarıdır.Öyle ki yaratılışın getirisi olan acı,onların tabiatında yer almamaktadır.Zaten halihazırda bu yüzden kendilerine ve çevrelerine zararlı olabilecekleri düşüncesiyle her biri ayrı hücrelerde olmak üzere izole edilmiş,24 saat kilit altında tutuldukları odalara yerleştirilirler.
Tüm bunlar yaşanırken iç savaş tüm şiddeti ile İspanya'yı kavurmakta,Avrupa'nın kaderi için büyük tehdit oluşturan Naziler istilacı bir politika izlemektedir.Almanya'nın en tanınmış bilim adamlarından biri olan Dr. Holzmann ise tüm bu kargaşanın içerisinde yahudi olduğu gerekçesiyle vatanını terk etmek zorunda kalmıştır.Uzun zamandır kendisiyle mektuplarla temas kuran ve hastanede tutulan acıya duyarsız çocuklarla ilgili bir hemşireden bilgi alan Holzmann,İspanya'ya iltica etmeye karar verir.Saygınlığından ötürü İspanya'ya gelir gelmez hastanenin baş hekiminden çocukların sorumluluğunu alan kahramanımız,bazı deneysel tetkiklerle onları topluma kazandırmayı amaçlamaktadır...
David yaşaması için gerekli olan kemik iliğini bulabilmek için ailesinin ikamet ettiği ufak bir kasabanın yolunu tutar.Ancak onca zaman anne-baba dediği insanların kendisini evlatlık edindiklerini öğrendiğinde büyük bir şok yaşayacaktır.Şimdi yapması gereken kalan kısa zamanı boyunca biyolojik anne-babasını bularak onlardan donör olmasını istemektir.David geçmişin karanlık sırları ve ibretlik bir dramayla yüzleşmek zorundadır...


İyi;Kesinlikle son yılların en başarılı gizem,dram-gerilim yapımlarından biri.Kurgu,mekan betimlemeleri ve oyunculuk tatmin edici.Sürekli ters köşelerle ilerleyen sıra dışı hikayesi ve soluksuz izlemenizi sağlayacak akıcı senaryosu ile mutlaka göz atmanızı tavsiye ettiğimi yapımlardan biri.
Kötü;Final daha farklı olabilirdi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 27 Mart 2013 | Etiketler : | | | | | |