Güncel İncelemeler;

It Follows (2014)

It Follows (2014)
Kız kardeşi ve çocukluk arkadaşlarıyla takılmayı seven Annie, günün birinde Hugh isimli yakışıklı bir gençle tanışır. Bir gece beraber dışarı çıktıklarında ise tuhaf bir deneyim yaşayan kahramanımız, şeytani bir şeyin adım adım kendisini takip ettiği hissine kapılır. Dahası Hugh da ortadan kaybolmuştur ve neler olup bittiğini izah edebilecek kimsesi yoktur...
It Follows (2014)
Gecenin karanlığında perişan bir halde evinin yolunu tutan Annie, kız kardeşine olan bitenleri anlatır. Bir şeyin kendisine musallat olduğunu da ekleyerek, başının belada olduğundan dert yanar. Sadece kendisinin görebildiği, ansızın ortaya çıkan ve peşine düşen bu şeyin ne olduğu hususunda çaresiz hisseden kahramanımız, kız kardeşinin telkinleriyle çocukluk arkadaşlarına da durumdan bahsetmeye karar verir. Başlarda bu durumun bir çeşit travma sonrası kuruntu olduğunu düşünen gençler, Annie' nin ihtiyacı olan tek şeyin dinlendirici bir uyku olduğu hususunda ısrar ederler. Arkadaşları yanında olduğu için nispeten güvende hisseden Annie, çok geçmeden peşine düşen iblisin yeniden ortaya çıkmasıyla yeniden dehşete kapılır. Kendisini bu duruma sokanın Hugh olduğunu tekrarlayarak bir şekilde ona ulaşmadan rahat edemeyeceğini, bu beladan ancak o şekilde kurtulabileceğini dillendirir. Bunun üzerine olayın ciddiyetini kavramaya başlayan gençler, kapı komşularının da onlara katılmasıyla gecesi gündüzüne karışan sürükleyici bir maceraya girişirler. Annie' nin yanılsamaları başladığında hep beraber dehşeti yaşayan ve kilometrelerce yol yaparak bir oraya bir buraya savrulan kahramanlarımız, en nihayetinde Hugh' un izini bulmayı başarırlar. Hugh' un hikayesi ilgi çekici olmakla birlikte epey de gizemlidir. Ne yapması gerektiğini keşfeden Annie ise başının çaresine bakmaya karar verir...

İyi; Tipik bir grup genç ve başlarından geçenler temalı, düşük tempoda ilerlemesine rağmen korku-gerilim severlerin göz atabileceği başarılı bir alternatif. Soundtrackler ve atmosfer olarak da ortalamanın üzerinde olduğunu ekleyeyim.
Kötü; Kurgu fena olmasa da sığ konusundan ötürü biraz daha antropolojik korku ve alt metin barındırsa bir tık daha kaliteli bir yapıma dönüşebilirmiş.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Nisan 2021 | Etiketler : | | |

La isla mínima (Marshland) (2014)

La isla mínima (Marshland) (2014)
Yıl 1980'ler, İspanya'nın Endülüs bölgesinde iki genç kızın ansızın ortadan kaybolması sonrasında merkezden gönderilen iki dedektif Juan ve Pedro, vakayı çözmekle yetkilendirilir. Pedro henüz kariyerinin başlarında genç bir polis memuruyken, Juan ise uzun yıllar hizmet vermiş oldukça deneyimli, sezgileri yüksek bir dedektiftir. Gerek yaş itibariyle gerekse siyasi yönelimleriyle epeyce farklılık arz eden ikilimiz, aynı zamanda olayları çözmede takip ettikleri farklı metodolojilerle de ayrışmaktadır.
La isla mínima (Marshland) (2014)
Kasabada hasat mevsimin yaklaşması ve mevsimlik işçilerin de gelmesiyle beraber samanlıkta iğne aramak misali kaotik bir atmosferde soruşturmayı yürüten ikilimiz, uçsuz bucaksız bir arazide kaybolan kızların izini sürmektedir. Lokal polislerin umursamaz tavırları ve iş birliğine yanaşmamalarından ötürü deyim yerindeyse bir başlarına kalan dedektifler, kızların ailesine odaklanarak ipuçları edinebilmeyi umut ederler. Davayı yakından incelemek için civarda ucuz bir otel kiralayan kahramanlarımız, bir yandan da kasabalılarla aynı havayı soluyarak onların umutsuz, pejmürde yaşantılarına da şahit olurlar. Daha evvel de işsizlik ve sıkıcı yaşantıdan ötürü kasabayı terk etmeye niyetlenen kızlardan haberdar olan ikilimiz, soruşturma derinleştikçe farklı detaylarla sarsılır. Kızlara ölü ya da diri bir şekilde ulaşmak için var güçleriyle çabalayan kahramanlarımız, kasabalıların ve lokal işçilerin gönülsüz tavırlarından ötürü kovuşturmada bir türlü aşama katedemezler. En nihayetinde yağmurların başlaması ve bataklığın suyla dolmasıyla birtakım ipuçlarına erişme şansı yakalayan Juan ve Pedro, olayın cinayete evrilmesiyle tahkikatin yeni bir boyuta geçişine tanık olurlar. Sürpriz faktörlerinin de işin içine girmesiyle, şanslarının döndüğünü hisseden kahramanlarımız, çok geçmeden aradıkları şüpheliye ulaşırlar. Ancak edinilen yeni bilgiler soruşturmanın çok daha komplike bir hale bürünmesinden öteye geçememektedir. Gerilim giderek tırmanırken, bir yandan da birbirlerini ve çalışma metotlarını daha iyi gözlemlemeye başlayan ikilimiz, sezgileriyle tünelin sonundaki ışığı bulmayı umut ederler...


İyi; Ağır tempoda ilerleyen, daha çok atmosferik bir polisiye gerilim olan 'Marshland', True Dedective dizisini sevenlerin daha çok ilgi duyabileceği bir alternatif. Oyunculuk, mekân seçimleri, gizem seviyesi, soundtrackler ve hikaye olarak da tatmin edici.
Kötü; Temposuz, ağır ilerleyen senaryo herkese hitap etmeyebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Nisan 2021 | Etiketler : | | | |

Honeymoon (2014)

Honeymoon (2014)
Yeni evlenen Bea- Paul çifti, balayı için şehirden uzaklaşmaya karar verirler. Bea' nin çocukluk yıllarının geçtiği göl kenarındaki kulübeyi tercih eden kahramanlarımız, arabaya atladıkları gibi yola koyulurlar. Gözlerden uzakta baş başa vakit geçirmek için ideal bir seçim yaptıklarını düşünen gençler, gölün ve manzaranın doyasıya tadını çıkarmaya kararlıdırlar.
Honeymoon (2014)
Eğlenceli geçen ilk günün ardından, Bea' nin çocukluk arkadaşı olan Will ve eşiyle tanışan Paul, her ikisini de oldukça garip bulsa da keyfinin kaçmasına izin vermeye hiç de niyetli değildir. Kulübeye döndükten sonra aynı gecenin ilerleyen bir vaktinde uyandığında yatakta tek başına olduğunu fark eden Paul, tüm odaları kontrol edip, defalarca seslense de bir türlü Bea' ye ulaşamaz. Neler olup bittiğini anlamak için etrafı kolaçan eden kahramanımız, ormanlık araziye bakan taraftaki kapının ardına kadar açık olduğunu keşfeder. Bea' yi bulabilmek için gecenin bir yarısında ürkek tavırlarla tekinsiz patikaya doğru ilerleyen Paul, bir yandan pür dikkat kesilip karanlığın içinden gelebilecek bir tehdide karşı hazırlıklı olmaya çalışmaktadır. Neyse ki kısa bir yürüyüşün ardından Bea' yi ormanın orta yerinde, soğuktan kas katı kesilmiş yarı çıplak bir halde bulan kahramanımız, eşine sarıldığı gibi kulübeye doğru hızla hareket eder. Bea' nin yaşadığı şokun geçmesinin ardından, neler olup bittiğine kafa yormaya başlayan Paul, Bea' nin ısrarla tekrarladığı üzere bunun basit bir uyurgezerlik olayı olmadığından şüphelenmektedir. Ertesi sabah Bea' nin hal ve hareketlerinde tuhaflıklar sezmeye başlayan ve kendisinden giderek uzaklaştığına şahit olan Paul, gece yarısı olan bitenleri konuşmak için ne zaman konu açsa her defasında geçiştirilir. Dahası eşinin bacaklarında tuhaf lekeleri fark ettiğinde ise onun söyleminin aksine basit birer sivri sinek ısırığı olduklardan emin değildir. Sorularına istediği cevapları alamayan kahramanımız, giderek şüphelerinin esiri olmaya başlar...

İyi; Kurgu, oyunculuk ve gizem seviyesi olarak başarılı bulduğum, yer yer rahatsız edici sahneler yer alsa da  türü sevenlerin göz atması gereken bir alternatif.
Kötü; Zaman zaman sıkıcı ilerleyen, senaryo itibariyle de klişe sayılabilecek  bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Eylül 2019 | Etiketler : | | |

The One I Love (2014)

The One I Love (2014)
Problemli ilişkilerinin üstesinden gelebilmek için psikologdan yardım uman Ethan - Sophie çifti, düzenli terapilere başlayarak bir an evvel sorunları aşmayı arzu ederler. İlişkilerinde eski heyecanı bulamadıklarını dillendiren çiftimiz, birbirlerine karşı giderek daha da tahammülsüz bir hale geldiklerinden yakınmaktadır. 
The One I Love (2014)

Bir dizi senkronizasyon terapisi deneyen kahramanlarımız, beden dillerine yansıdığı gibi duygusal olarak da aynı hisleri paylaşamadıklarını keşfederler. Çok geç olmadan, ilişkilerini kurtarabilmek için  her yolu denemeye hazır olan çiftimiz, yeni fikirlere açık olduklarını izah ederler. Bunun üzerine psikoloğun önerisiyle şehrin dışında, onları kimsenin rahatsız edemeyeceği bir malikanede baş başa bir haftasonu geçirmeye ikna olan kahramanlarımız, eşyalarını topladıkları gibi yola koyulurlar. Malikaneye ulaştıklarında ise çevreyi dolaşıp, hemen yakınlarda bir de konukevi olduğunu fark ederler. Eşyalarını yerleştiren ve hoş sohbet vakit geçirmek için muhabbet açan kahramanlarımız, geceyi konukevinde geçirmeye karar verirler. Alkol ve yanlarında getirdikleri uyarıcı otların etkisiyle, kafayı bulan ve deyim yerindeyse ayakları yerdeyken uçan çiftimiz, zamanının nasıl geçtiğinden de bihaberdir. Romantik ve eğlenceli devam eden gece, sabah uyandıklarında bir takım gariplikler fark etmelerine sebep olur. Gerçek olmayacak kadar güzel vakit geçirdiklerini bir türlü birbirlerine itiraf edemeyen kahramanlarımız, gecenin muhasebesini yapmaya başlarlar. Boşanmanın eşiğindeki ilişkilerinde eski tutkuyu yeniden yeşerttiklerini ısrarla savunan Sophie, gece olup bitenle ilgili Ethan' dan tamamen farklı bir hikayeyi anlatmaktadır. Giderek kafaları karışan ikilimiz, geceye dair ortak anımsayabildikleri tek şey olan konukevinde bir şeylerin yolunda gitmediğini keşfederler...

İyi; Konsept olarak 'Black Mirror' ya da 'Alacakaranlık Kuşağı' havasında; merak uyandıran, ilgiyle izlenebilecek bir film. Sürükleyici kurgusu, oyuncu performansları ve  diyaloglarıyla da göz atılması gereken başarılı bir alternatif. Romantik bir yapım gibi başlasa da bilim- kurgu ve psikolojik gerilimin de harmanlandığı, bu türleri sevenlerin de beğeneceğini umduğum bir seçenek.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Nisan 2018 | Etiketler : | | | |

Ex Machina (2014)

Ex Machina (2014)
Bilinçli bir makine yaratırsan, insanlık tarihi olmaz. Tanrı' ların tarihi olur.
Blue Book isimli küresel çapta tanınan büyük bir yazılım şirketinde programcı olarak çalışan Caleb, şirket bünyesinde yapılan bir çekiliş sonrasında büyük ödüle hak kazanır Şirketin kurucusu ve aynı zamanda CEO' su olan Nathan tarafından, gözlerden ırakta bir araştırma için gözlemci olarak seçilen kahramanımız, büyük bir heyecanla yolculuk hazırlıklarına başlar. 
Ex Machina (2014)
 Ormanlar ve akarsularla çevrili, dağlık bir bölgede gözlerden uzak bir şekilde çalışmalarını yürüten Nathan, ancak helikopterle ulaşımın sağlanabildiği araşma tesisinde bir haftalık süre boyunca Caleb' i ağırlar ve yapmasını istediği şeyleri açık bir şekilde izah eder. Henüz 13 yaşındayken 'Blue Book' arama motorunun kodlarını yazan ve bilişim camiasında dahi olarak adlandırılan Nathan, bir süredir yapay zeka üzerine çalışmalar yapmaktadır. Şirketinin genç ve başarılı programcılarından Caleb' in de katkılarıyla son aşamaya getirdiği Ava projesini bir adım daha ileri taşımanın arzusundadır. Ava' yı test edebilmesi için Caleb' den 'Turing testi' yapmasını isteyen kahramanımız, bu sayede geliştirdiği yapay zekanın kontrollü deneylerini gerçekleştirebilecektir. Yazılım ve soyutlama konularında uzman olan Caleb, büyük bir merak ve arzuyla Ava' yı görebilmek için adeta dakikaları saymaktadır. En nihayetinde Nathan kontrolünde, Ava ile seanslara başlayan ve ilk andan itibaren şaşkınlığını gizleyemeyen kahramanımız, beklentilerinin çok ötesinde bir deneyim yaşar. Zira sadece konuşabilen ve sorulara cevaplar verebilen mekanik bir kutuyla karşılaşmayı beklerken, oldukça alımlı bir bayan olarak modellenen Ava, hemen karşısında oturmakta ve akıcı diyalog içerisinde oldukça zekice ve esprili bir şekilde yanıtlar verebilmektedir. Henüz ilk seanstan itibaren Ava' nın çığır açabilecek bir buluş olduğunu düşünen ve projenin yaratıcısı ve aynı zamanda iş vereni olan Nathan' a daha fazla saygı duymaya başlayan kahramanımız, öte yandan da kameralar sayesinde sürekli gözlemler yaparak gelecek seanslar için yeni sorular hazırlamaktadır. Teorikte robot olsa da Ava' nın görselliğinden etkilenmeye başlayan ve geceleri gözlerine uyku girmeyen kahramanımız, sürekli Ava' nın söylediklerini düşünmeye başlar. Seanslar ilerledikçe her defasında Ava' nın verdiği cevaplardan daha fazla etkilenen ve zekasına saygı duyan Caleb, bir yandan da Nathan' ın neden yüzlerce programcı arasından kendisini seçtiğini sorgulamaktadır. Bu sırada Nathan' ın Ava' ya olan tavırlarından hoşlanmayan ve zaman zaman gerçekleşen enerji kesintilerinden huzursuz olan Caleb, bir şeylerin yolunda gitmediğini keşfeder...

İyi; Baştan sona gizemli ve fantastik ilerleyen kurgusuyla ilgi çekici bir bilim-kurgu filmi. Oyunculuk, mekan seçimleri ve diyaloglar oldukça başarılı. Teknoloji ve bilimin gelecekte yaratabileceği paranoyaların yanı sıra düşünsel olarak da alt metinler barındırıyor. Filmin konusundan hoşlanan ve insanlığın geleceği hususunda daha fazla kafa yormak isteyenler, Yuval Noah Harari' nin 'Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi' kitabına göz atabilirler. Yapay zeka ve turing testiyle ilgili daha fazla bilgi olmak isteyenler linke tıklayabilirler...
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Mart 2017 | Etiketler : | | | |

Come Back to Me (2014)

Come Back to Me (2014)
Wrath James White' ın 'The Resurrectionist' isimli romanından uyarlama olan yapım hem eğlenceli kurgusu hem de gizem- gerilim seviyesiyle başarılı bir alternatif.
İlişkilerinde sıkıntılı günler yaşayan Sarah - Josh çifti, özellikle geçirdikleri trafik kazasından sonra Sarah' nın depresyona sürüklenmesiyle zor zamanlar yaşamaktadır. Tezini hazırlamak için gece gündüz eve kapanan Sarah, kazanın da etkisiyle bir türlü istediği seviyeye getiremediği makalesi nedeniyle epey bitkin durumdadır.
Come Back to Me (2014)
Dahası bir kumarhanede kurpiyer olarak çalışan ve sıklıkla eve sabaha karşı yorgun argın dönen Josh ile iletişimi azalıp, giderek yalnızlaşmaktadır. Öte yandan hemen evlerinin karşısına Dale isimli bir gencin taşınmasıyla, hoş bir görünüm vermek ve komşu edinmek amacıyla tanışmaya giden kahramanlarımız, görünüşünden anlaşılacağı üzere pek sosyal bir tip olmayan ve yalnız yaşayan Dale' i hayli tuhaf bulurlar. Kendi halinde birisine benzeyen ve kasabadaki ufak süpermarkette çalışan Dale ise nazik davranan Sarah' a karşı kibar olmaya çalışmaktadır. En yakın arkadaşı Leslie ile sık sık dertleşen ve ondan hamilelik hakkında fikirler almak isteyen Sarah, kazanın psikolojik etkilerini de atlattığına inanıp, artık kendisi için bebek sahibi olmanın zamanı geldiğini düşünmektedir. Leslie ise en yakın arkadaşı için her şeyin en iyi şekilde olmasını dilemektedir. Evde zamanının çoğunu yalnız başına geçirmesinden ötürü olsa gerek epeyce bunalan Sarah, zaman zaman nasıl ve ne şekilde uykuya daldığından bir haber yatağında göğsünde bir acıyla uyanırken bulur. Durumu eşine ve Leslie'ye anlatan kahramanımız bunun aşırı stresten ortaya çıkan tipik kabuslar olduğunu düşünse de son günlerde bu olayın devamlı olarak cereyan etmesi iyice içine kapanmasına ve güvensiz hissetmesine sebep olur. Leslie' nin tavsiyesi üzerine odasına kamera kurup, bu sayede uykusunda neler olup bittiğine anlam vermeyi uman Sarah, görüntüleri izledikten sonra dehşete kapılır. Çok geçmeden evde yalnız olmadığı anlayacaktır...


İyi; Sürükleyici kurgusu ve sürpriz finaliyle göz atılması gereken bir yapım. Gizem seviyesi ve oyunculuklar da tatmin edici. Bu filmi sevenler tarz olarak yakın olan Sleep Tight (2011) yapımını da  izleyebilirler.
Kötü; İlk yarısı itibariyle klişe bir film havası veriyor. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Eylül 2016 | Etiketler : | | |

Mercy (2014)

Mercy (2014)
'Aşk beni mecbur etti'
Cehennem kapılarının üstündeki yazıt... Inferno (Dante)
Doğumundan itibaren sürekli kendisiyle ilgilenen ve en yakın arkadaşı olan anneannesi Mercy'e büyük bağlılık duyan George, uzun süredir onunla bir araya gelememenin üzüntüsünü yaşamaktadır. Mercy'nin yaşının da ilerlemesiyle bakım evine bırakılmasını hazmedemeyen George, artık hastalığında etkisiyle son günleri yaklaşan anneannesi görebilme arzusundadır. 
Mercy (2014)
İki oğluyla beraber hayatı göğüslemek zorunda kalan Rebecca ise annesi Mercy'nin bakım evinden ziyade evinde kendi yatağında olması gerektiğini düşünmektedir. George ve Buddy'i aldığı gibi annesinin evine yerleşen ve bakımını üstlenen Rebecca'yı zorlu günler bekler. Zira Mercy'nin kullanması gereken ağır ilaçlar bulunmakta ve zamanının çoğunu bilinçsizce yatağında geçirip, anlamsız sözcükler fısıldamaktadır. Dahası Hastur [1] denilen bir varlıktan söz eden Mercy, ondan kurtulabilmek için George'dan yardım istemektedir. Dedesi ile ilgili anlatılan şehir efsanelerinin aslını öğrenmek ve ailesinin geçmişindeki sır perdesini aralamak isteyen George, annesi ve amcasından yardım alamayacağını anlayınca kendi başına hareket etmeye karar verir. Eski fotoğraflarda anneannesi Mercy'nin elinde gizemli bir kitap olduğunu keşfeden kahramanımız, kitaba ulaşabilirse gizemi çözebileceğini düşünür. Öte yandan Mercy saldırganlaşıp  evde işler kontrolden çıkmaya başlamıştır.

İyi: Stephen King'in 1985 yılında yayınlanan kısa korku-gerilim derlemelerinin yer aldığı 'Skeleton Crew' kitabı içerisinde yer alan 'Gramma' isimli hikayeden uyarlanmış, metin ve kurgu olarak başarılı bir yapım. Oyunculuk,mekan seçimleri ve müzikler de tatminkar.
Kötü; Tam hikayede Hastur geçmiş ve Cthulhu mitosu'ndan ve  H.P. Lovecraft'dan bir şeyler görmeyi beklerken sıradanlaşan senaryo en büyük eksiklik. Ayrıca eski ev ve lanetli kitap gibi klişeler de orijinal olmayan hikaye ile birleşince sıkıcı olmaya başlıyor.
Dipnot; [1] Hastur: Cthulhu Mitosu'ndan bir varlık. Diğer adları: Tarif Edilemeyen, Adlandırılamayan, Assatur, Xastur, H'aaztre veya Kaiwan. İlk olarak Ambrose Bierce'ın kısa hikayesi Haïta the Shepherd (Çoban Haita)'da çobanların mülayim tanrısı olarak ortaya çıktı. H.P. Lovecraft'ın The Whisperer in Darkness (Karanlıkta Fısıldayan) kitabında (filme çevrilmiştir) kısaca bahsedildi.  Daha öncesinde Robert W. Chambers kendi hikayelerinde de hem insan hem de mekan olarak kullanmıştır. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 23 Mayıs 2016 | Etiketler : | | |

The Stranger (2014)

The Stranger (2014)
Gecenin bir yarısı gizemli bir adam (Martin), annesi Monica ile beraber yaşayan Peter'in kapısını çalar. Martin'in ağzından tek cümle süzülmektedir ve karısı Anna'nın burada yaşayıp yaşamadığını sorar. Peter ise Anna'nın burada olmadığını söyler ve Martin'e adresini verir. Kahramanımız yıllar evvel izini kaybettiği tek aşkı karısını hayata gözlerini yummuş, eski-harap bir mezarlığa defnedilmiş olarak bulur...
The Stranger (2014)
Anna'nın artık hayatta olmadığı fikrine alışmakta zorluk çeken Martin, gecenin bir yarısı bir grup kasabalı serserinin (Caleb ve arkadaşları) saldırısına uğrar. Kendini savunmak için gayret göstermek bir yana dursun, serserilerin oracıkta öldürmeleri için daha da kışkırtan kahramanımız bıçak darbeleri sonrasında ağır şekilde yaralanır. Caleb, Martin'i ölüme terk etmek üzereyken olan biteni uzaktan takip eden Peter çıkagelir ve gizli bir şekilde Martin'i evine götürür. Baygın haldeki Martin kendisine geldiğinde tedaviyi reddederek, sessizce ölmek istediğini dillendirir. Yardımcı olmak isteyen Monica'yı kanının zehirli olduğunu söyleyerek tersler. Öte yandan kasaba polislerinin de olaya dahil olması sonrasında Martin'i bıraktıkları yerde bulamayan Caleb ve arkadaşları iz sürmeye başlarlar. Olaylar kasaba şerifi ve aynı zamanda Caleb'in babası olan De Luca'nın da devreye girmesiyle deyim yerindeyse cadı-avına dönüşür. Saatler ilerledikçe giderek kan banyosunu andırmaya başlayan gece, Martin'in geçmişindeki bir takım kirli sırları ortaya çıkaracaktır...
İyi; Mekan seçimleri, oyunculuk ve atmosfer olarak başarılı bulduğum vasatın üzerinde bir dram-gerilim filmi. Tipik vampir-kurtadam filmlerinin aksine aksiyondan ziyade dram yönüyle ağır basan izlemenizi tavsiye edebileceğim bir yapım. Gerilim seviyesi tatmin edici.
Kötü; Kurguda sürükleyicilik anlamında bazı kopukluklar ve mantık hataları mevcut.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 20 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

Welp (aka Cub) (2014)

Welp (aka Cub) (2014)
Oniki yaşında olan  fantastik hayal gücü sebebiyle çevresindekiler tarafından pek ciddiye alınmayan Sam, okul izci takımıyla beraber kampa katılmak için arkadaşlarıyla birlikte organize olur. İzci takımında sadece üç yetişkin yer almakta ve geri kalanlar Sam ve onun yaş grubundan çocuklardan oluşmaktadır. Velilerin evlatlarını emanet ettikleri izci lideri Kris, sorunsuz geçmesini planladığı kamp için aylar öncesinden yerel polis merkezinden de gerekli izinleri almıştır. 
Welp (aka Cub) (2014)
Ve büyük gün gelir, Kris liderliğinde çocuklar büyük bir kamyonetle kamp eşyalarını da yanlarına alarak yola çıkarlar. Çocukları daha rahat kontrol edebilmek için onları eski bir mitle korkutmayı düşünen Kris, Kai isimli geceleri kurt adama dönüşen vahşi bir çocuk hikayesi anlatır. Bu sayede işler yolunda gitmediğinde çocukları hikayesiyle disipline edebileceğini düşünmektedir. Öte yandan yakın zaman önce bölgede kamp kuran genç bir çiftin ansızın ortadan kaybolması ve halen bulunamaması polisler tarafından kulaklarına çalınmıştır. Kamp sahasına gelen kahramanlarımız go kart yapan anlayışsız iki budala ile karşılaşırlar. Adamların çetin ceviz çıkmasına üzerine ormanın derinlerinde farklı bir yerde kamp kurmaya karar veren Kris, çocukları da peşinden sürükleyerek arayışa başlar. Çok geçmeden yeni bir kamp alanı keşfeden kahramanlarımız izci bayraklarını dikerler ve görev dağılımı sonrasında çadırlarını kurarlar. Bu sırada daha ilk andan itibaren ormanda gariplikler sezmeye başlayan Sam, bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir. Ertesi sabah uyandıklarında kamp alanından bazı eşyaların eksilmesi üzerine çocukların çadırlarında arama yapan Kris, umduğunu bulamaz. Kai'nin burada olduğunu ve eşyaları alabilmiş olabileceğinden bahseden Sam ise her zaman olduğu gibi hayal görmekte suçlanır. Dahası arkadaşlarının içinde  küçük düşürülür. Yeniden gece olup karanlık çöktüğünde ise orman her zaman olduğundan çok daha tehlikeli bir hale bürünmüştür. Görünüşe göre Sam'in alay konusu edilen hayal gücü ormanda bir şeyleri harekete geçirmiştir...
İyi; Maceraperest,sürükleyici kurgusuyla izlenebilir bir yapım. Orman ve kamp kurma konsept olarak daha çok bir grup genç temalı filmleri çağrıştırıp, gerilim ve bol kan vadetse de bu filmin tanıma pek uymadığı ekleyeyim. Beklentilerinizi yüksek tutmayın.
Kötü; Klişelerle dolu, yaratıcılıktan uzak vasat bir gerilim filmi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Eylül 2015 | Etiketler : | | | |

Creep (2014)

Creep (2014)
Amatör bir kameraman olan Aaron,günü-birlik bir iş için şehir dışına çıkar.Josef isimli iş vereni bol para vaat ettiği iş için şimdiden ödemeyi peşin yapmıştır ve oldukça samimi görünmektedir.Aaron'a kısmen acıklı hikayesini anlatan ve onunla dost olmayı uman Josef,günün sonunda yeni bir arkadaş edineceğinden emin davranmaktadır.
Creep (2014)
Yıllar önce kanseri yendiğini ve evlenip güzel bir düzen kurduğunu anlatan Josef,ne yazık ki yakın zaman evvel beyninde tümör olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır.İşte tam da bu noktada,eşinin doğuma hazırlandığı sırada sadece birkaç aylık ömrü olduğunu öğrenmesinin ardından Aaron'ı işe alarak ondan kendi belgeselini yapmasını istemektedir.Josef bu belgesel sayesinde ne yazık ki babasını tanıma şansı olmayacak bebeği için ufak bir hediye bırakmak istemektedir.Josef'in hüzünlü hikayesine kulak veren ve onun için gerçekten de en iyisini yapmaya söz veren Aaron,elinde kamerasıyla gün boyu Josef'in peşinde koşuşturur.Gün sonunda artık eşyalarını toplayıp evine gitmek istediğinde ise ev sahibinin son bir içki ısmarlama ikramını geri çevirmek istemez.Sürekli kendisiyle ilgili yeni hikayeler paylaşan ve Aaron'ı da yakından tanımak için sorular soran Josef,en nihayetinde kahramanımızı sıkmaya başlar.Dahası anlattıkları Aaron'ın yavaştan gerilmesine ve kişiliğiyle ilgili şüpheler duymasına sebep olmuştur.Gecenin zifiri karanlığında Aaron tam da yola koyulmak için müsaade istemişken arabasının anahtarlarını kaybettiğini fark eder.İyiden iyiye huzursuzlaşmaya başlayan kahramanımız iş vereninin samimi görüntüsünün ardında bir şeyler sakladığını düşünmektedir...
İyi;Sadece iki aktörden oluşan kadrosuna rağmen gerilim yönü yüksek,sıkılmadan izleyebileceğiniz başarılı bir yapım.Gerilimi tırmandırdığını düşündüğüm el kamerası teknikleriyle çekilmiş olması,üst düzey oyunculuk ve sürükleyici kurgusuyla göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir film.Genel görüntü itibariyle biraz Scenic Route (2013) filmini de anımsatmıyor değil.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 3 Eylül 2015 | Etiketler : | | | |

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)

Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Kız kardeşi La Niña ile beraber Madrid'de köhne bir apartmanda yaşayan Montse,açık alan korkusu olan agorafobik bir kadındır.Çocukluk yıllarından beri kapının ardına bir adım dahi atmayı başaramayan kahramanımız,kardeşi ve kendi geçimini sağlamak için evini ufak bir konfeksiyon bürosu şeklinde işleterek hayatını kazanmaktadır.
Musarañas (aka Shrew's Nest) (2014)
Aynı zamanda abla-kardeş koyu bir katolik gelenekten kalma tutucu bir aile yapısına sahiptirler.Her ne kadar La Niña'nın doğumu sırasında annelerini kaybetmiş olmaları büyük bir talihsizlik olsa da yıllar sonra tekrar kader ağlarını örer ve bu sefer de savaş sırasında babalarını kaybederler.Sözün kısası abla-kardeş hayatı beraber göğüslemek zorunda kalırlar.La Niña okul çağlarına geldiğinde,ablasına tezat şekilde son derece özgürlüğüne düşkün bir karaktere bürünür.Ablasının aksine dışarıdaki dünyanın güzelliklerini görmekten kendisini alıkoyamayarak normal insanlar gibi rutin bir hayat sürmektedir.Aynı zamanda ablasının da dış dünya ile tek bağlantısıdır.Günün birinde La Niñaokuldayken,Carlos isimli üst kat komşularının merdivenlerden yuvarlanarak kan-revan içinde kapılarının önüne düşmesiyle Montse büyük panik yaşar.Komşusu olduğundan dahi haberi olmasa da insanlık gereği yardıma muhtaç adamı sürükleyerek evine alır.Onu yatağa yatırarak yaralarını temizler,kırılan bacağıyla ilgilenir.Carlos ayıldığında kendisine şefkatle yardım eden Montse'ye teşekkür eder ve artık daha fazla zahmet etmemesini ister.Telefonu kullanıp bir arkadaşını çağırarak onun yardımıyla evine gidebileceğini düşünmektedir.Öte yandan okuldan gelen La Niña,ablası saklamaya çalışsa da Carlos'un varlığından haberdar olur...
İyi;İspanyol yapımı filmler her daim farklı bir atmosfere sahip olurlar.Shrew's Rest'de bu anlamda sürükleyici kurguya sahip,1950'ler İspanya'sında geçen tipik dram-gerilim filmlerinden veri.Oyunculuk başarılı.Final sürpriz.Bu filmi sevenlerin Misery (1990) yapımına göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü;Konsept olarak bu tarz psikolojik gerilim filmleri genel olarak durağan bir kurguya sahip olsa da daha hareketli bir ilk yarı,giderek yükselen tansiyon geçişi için de daha hoş olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Living (2014)

The Living (2014)
Kız kardeşi Molly'ye eniştesi Teddy'nin şiddet göstermesi üzerine artık bir şeyler yapmanın zamanı geldiğini düşünen Gordon,annesinin de baskılarına boyun eğerek tehlikeli planlar yapmaya başlar.İş arkadaşlarından birinin aracı olması üzerine eskiden mahkum olan kiralık bir katil (Howard) tutmaya niyetlenen kahramanımız,kamyonet almak için biriktirdiği tüm parasını bu işe harcamaya hazırdır.
The Living (2014)
Annesinin baskın karakterinden ötürü çocukluğundan beri pısırık bir görüntü çizip, söyleneni yapmaya meyilli olan Gordon;artık ipleri eline alıp,ablasına acı çektiren eniştesine büyük bir ders verme arzusundadır.Bu sayede annesine tek başına sorumluluk alabildiğini ve işleri yoluna koyabildiğini ispatlayabilecektir.Howard ile kısa bir telefon konuşması yaptıktan sonra onu ikna edebilmek için şehrin dışındaki gözlerden uzak evine kadar gitmek zorunda kalan Gordon,kendisini beklentilerinin epey uzağında bir ortamın içerisinde bulur.Agresif mizaçlı,soğuk bir adam olan Howard parasını aldıktan sonra yapamayacağım iş yoktur modundadır.Dahası tekin olmayan davranışları ve ansızın saman alevi gibi parlayan sinirli yapısıyla kontrol edilmesi güç bir karakterdir.Eniştesi Teddy'i öldürtmeye kararlı olan Gordon,kendisinin bu işi yapabilecek kadar cesareti olmadığı için burada olduğunu söylemektedir.Öte yandan Molly'den bir şans daha isteyen ve alkolü bırakacağına söz veren Teddy gerçekten de mesafe kat etmeye başlamıştır.Yeniden Molly'nin aşık olduğu adama dönüşmeye başlayan ve hal-hareketlerine çeki düzen veren kahramanımız sevgilisinin kalbini kazanabilmek için ne dese evet deyip,elinden geleni yapmaya kararlıdır.Molly'de ondaki gelişmeyi görmüş ve geri adım atmaya başlamıştır.Gordon-Howard ikilisi ise parayı almak ve anlaşmayı tamamlamak için şehrin yolunu tutmuştur...
İyi;Enteresan,kendine özgü bir çekiciliğe sahip,garip bir dram-gerilim filmi.Oyunculuk ortalamanın üstünde,kurgu sürükleyici.Duygu geçişlerinin etkili şekilde yansıtıldığı,çarpıcı diyalogların yer aldığı kayda değer bir yapım.Donnie Darko (2001),The Village (2004) ve The Cabin in the Woods (2012) filmlerinden hatırlayacağınız başarılı aktör Fran Kranz ve yine The House of the Devil (2009) ve Insidious: Chapter 2 (2013) ile ün kazanan Jocelin Donahue'ın da cast içerisinde yer aldığını ekleyelim.
Kötü;Finalin şaşırtıcılıktan uzak ve ön görülebilir olması başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

Jessabelle (2014)

Jessabelle (2014)
Geçirdiği dehşet dolu trafik kazası sonrasında erkek arkadaşını kaybeden Jessie,aynı zamanda tekerlekli sandalyeye de mahkum kalmıştır.Uzun süredir görüşmediği babasından yardım isteyen kahramanımız,çoçukluk yıllarından beri hiç geri dönmediği babaocağına Louisiana'a dönmek zorunda kalır.
Jessabelle (2014)
Annesini henüz bebekken kaybeden Jessie,aksiliğinden hiç bir şey kaybetmemiş olan babasıyla beraber,en azından fizik tedavisi bitip yeniden ayağa kalka bilene dek yaşamak durumundadır.Evde tüm odalar üst katta olduğu için alt kattaki tek oda olan annesinin eski odasına yerleşen Jessie,yeni durumuna alışana kadar epey güçlük çeker.Geceleri ise adeta kabus gibidir.Uykuya daldığı anda evin içerisinde garip yansımalar ve gölgeler hisseden kahramanımız,babasının bunları duymak istediğinden emin değildir.Gündüzleri ise tekerli sandalyesi ile annesine ait dolapları ve eşyaları kurcalayarak vakit geçiren Jessie,tesadüfen annesinin yıllar önce onun için hazırladığı VHS kasetleri keşfeder.Merakını daha fazla dizginleyemeyen kahramanımız vakit kaybetmeden videoları izlemeye koyulur.Annesini ilk kez digital görüntü olarak da olsa karşısında gören Jessie mutluluktan göz yaşlarına hakim olamaz.Ne de olsa annesinin kendisine hamileyken ağır bir hastalığa yakalanıp,doğumdan kısa süre sonra yaşamını yitirmesi yeterince hüzünlü bir hikayedir.Kasetleri izledikçe annesinin tarot falına meraklı olduğunu gören Jessie,onun kendisi için baktığı falı görünce dehşete kapılır.Annesi,Jessie'nin yıllar öncesinden yalnız olmadığı ve bir ruh tarafından rahatsız edileceğini ön görmektedir.Öte yandan babası ise Jessie'nin kasetleri bulmasına öfkelenerek bunların kızının ruh sağlığını bozabileceğinden endişelidir.Kasetleri yok etmeye karar verdiğinde ise şüpheli bir şekilde yanarak can verir.Artık hayatta kimsesi kalmayan Jessie,babasının cenazesinde liseden eski erkek arkadaşı Preston ile karşılaşır.Preston'ın yakın ilgisi sonrası çok geçmeden yaşadıkları anlatan ve yardım isteyen kahramanımız,evdeki kötü ruhun kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya kararlıdır.
İyi;Sürükleyici bir gerilim filmi.Oyunculuk,kurgu,mekan seçimleri ve gerilim seviyesi vasatın üstünde.Ufak tefek mantık hataları görmemezlikten gelinebilir.Bu filmi sevenler benzer kurgudaki 'The Skeleton Key (2005)' yapımına da göz atabilirler...
Kötü;Görece yavaş ilerleyen,aksiyondan uzak senaryo zaman zaman sıkıcı bir hal alabiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2015 | Etiketler : | | | | |

Who Am I (aka Kein System ist sicher) (2014)

'Hack yapmak büyü gibidir.Her ikisi de başkalarını aldatma üzerinedir.14 yaşımdan beri tüm zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.Programlama dillerini öğrendim.İlk sistemimi hackledim.Sonsuz olasılıklı bir evren...İlk kez bir şeyde iyi olduğumu hissettim.Gerçek hayatta ben birler arasında bir sıfırdım.Bir zavallı,bir ezik,bir ucube...Fakat internette bir aidiyet duygusu hissettim.'
Genç bir hacker olan Benjamin,artık yeteneklerini ispatlayabilmek için büyük oynamaya karar vermiştir.Okulda hoşlandığı kız arkadaşı Marie'nin gözüne girebilmek için ilk büyük hack denemesini planlayan kahramanımız,okulun veri tabanına sızarak sınav sorularını ele geçirme niyetindedir.Ancak her şeyi eksiksiz planladığını düşünse de son anda güvenliğe yakalanmaktan paçayı kurtaramaz.Cezasını toplumsal hizmet adı altında 'temizcilik' yaparak çekmek zorunda kalan Benjamin,kendisiyle benzer kaderi paylaşan Max ile tanışma fırsatı bulur.Max,Benjamin'in bilgisayardan anladığını söylemesi üzerine onu test etmeye karar verir.Yeteneklerini ispatlamakta zorlanmayan kahramanımız Max'in gözüne girmeyi başarır.Yazılım ustası Stephan ve donanım manyağı Paul ile birlikte ufak bir hack timi olan Max,Benjamin'i de aralarına katılması hususunda ikna eder.Çok geçmeden kahramanlarımız beraber çalışmaya ve ses getirir eylemler yapmaya başlamıştır.Öte yandan kendilerine bir isim bulmayı  da ihmal etmezler.Sanal dünyada ve yer altında CLAY adıyla anılan Max ve çetesi kendilerine hedef olarak Fr13nds isimli dünyaca ünlü bir hack topluluğunu seçmiştir.Onların dikkatini çekmek ve becerini ispatlamak isteyen kahramanlarımız işledikleri siber suçlar sonrasında polisin takibine takılırlar.Artık işler çok daha karmaşık bir hale gelmiştir.Zira siber suçlar bürosu yetmezmiş gibi bir de  Fr13nds'in  soluğunu enselerinden hissetmeye başlarlar.Artık CLAY'in varlığı tamamen Benjamin'in omuzlarındadır...
İyi;İnternet ve hack üzerine yapılmış son yılların en iyi gerilim filmlerinden biri.Alman menşeli sıradışı bir yapım.Başarılı oyunculuk ve sürükleyici kurgu başlıca artılar.Ayrıca finalin de filmin kalitesini yakışır şekilde olduğunu ekleyeyim.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Haziran 2015 | Etiketler : | | | |

La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)

La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)
Beş yakın arkadaş kafa dağıtmak ve eğlenmek için deniz kenarına gidip kamp yapmayı planlarlar.Gürültülü şehir hayatından kurtulmak ve kısa süreliğine de olsa dinlemek için organize olan gençler; hem manzaranın tadını çıkarıp hem de doyasıya yüzmenin hayalini kurarlar.Kamp kurdukları ilk gecenin sabahında yüzmek için kıyıya giden kahramanlarımız alışılagelmişin dışında büyüklükte gizemli bir mağara keşfederler.
La cueva (aka In Darkness We Fall) (2014)
Meraklarına yenik düşen gençler Jaco'nun da ısrarları üzerine göz atmaya karar verirler.Ne de olsa deniz orada durmaktadır ve bir yere de gideceği yoktur..Mağaraya girdikten kısa bir süre sonra beklentilerin aksine irili ufaklı çok sayıda tünelle karşılaşan kahramanlarımız egzotik yerler keşfetmenin heyecanıyla bilinmeze doğru ilerlemeye devam ederler.Artık mağaranın girişinden sızan güneş ışınları görünmez olmuş,enselere vuran ılık  rüzgarsa yerini bunaltıcı bir havaya bırakmıştır.Bu arada saatin kaç olduğundan habersiz duraksamadan yürümeye devam eden gençler,kızlardan birinin fenalaşması üzerine artık geri dönüş yoluna sapmaya karar verirler.Ancak ilk karşılaştıkları yol ayrımında tereddüt yaşayan kahramanlarımız yorgunluğun da verdiği stresle ağız dalaşı yaşarlar.Çok geçmeden adrenalin dolu başlayan serüven etraflarında daireler çizmeye başladıkları,labirent misali tüneller içerisinde giderek amaçsızlaşan tekinsiz bir yol bulma arayışına dönüşür.Dahası suları tükenen,yiyecekleri kalmayan gençler el fenerlerinin de bataryalarının bitmesiyle büyük panik yaşarlar.Zaman alehylerine işlemektedir...
İyi;Tek mekanda geçen sıradan bir grup genç filmlerinden biri.İspanyol yapımı olması ve mağarada geçmesi itibariyle türü sevenlerin göz atabileceği bir alternatif olabilir.Gizem seviyesi fena değil.Bu filmi sevenler tarz olarak benzer olan As Above, So Below (2014),The Cave (2005),The Descent (2005),Urban Explorer (2011) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü;Fazlaca klişe barındıran,sürprizden uzak,kurgu olarak vasatı aşamayan bir film.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Nisan 2015 | Etiketler : | | | |

Backcountry (2014)


Backcountry (2014)
Genç bir çift olan Jenn ve Alex,Kanada'ın doğal güzellikleriyle süslü;ünlü bir sit alanında kamp yapmayı planlarlar.Alex çocukluğunda sık sık ziyaret ettiği Blackfoot yolunu günlerdir Jenn'e anlata anlata bitirememiştir.Sevgilisinin ısrarıyla kamp yapmaya ikna olan Jenn ise bir an evvel kendisini etkileyecek bir şeyler görebilme arzusundadır.Mesleğe yeni adım atmış bir avukat olarak erkek arkadaşının aksine doğa yürüyüşlerinden pek haz etmese de şehir yaşantısının gürültüsünden ve bunalımından sıyrılıp temiz hava alabilmek kendisi için de hayli cezbedicidir.
Backcountry (2014)
İlk kamp gecelerinde ormanın derinliklerinde Brad isimli tuhaf bir adamla tanışan ikilimiz nezaketen yemeğe davet ederler.Birlikte yemek fikrinden Alex pek de memnun değildir,zira tekin olmayan tavırlar sergileyen Brad daha ilk andan itibaren rahatsız vermeye başlar.Brad kendisini tur rehberi olarak tanıtıp çevreye hakim olduğunu söyleyip beraber zaman geçirmekte ısrar etse de Alex buralara çocukluğundan beri geldiğini ve avucunun içi gibi bildiğini söyleyerek kibarca reddeder.Yemeğin ardından çiftimizin kamp çadırından ayrılan Brad gecenin karanlığına karışır.Ertesi sabah Blackfoot'a gidebilmek için yeniden harekete geçen kahramanlarımız uzun saatler boyu yürümelerine rağmen bir türlü kamp alanına ulaşamazlar.Dahası kampın ilk gününde yolda karşılaştıkları turistlerden de eser kalmamıştır.Uzun süredir kimseyi görmeden Alex'in peşinden sürüklenen Jenn,yolu karıştırmalarından çekinmektedir.İnatçı bir tavırla sevgilisini tersleyen Alex ise çok az yolları kaldığını ve neredeyse gelmek üzere olduklarını söylemektedir.Yiyecekle sularının azalmaya başlaması ve Jenn'in artık sabrının tükenmesi üzerine yolu kaybettiğini itiraf eden Alex;karanlık çökmeden çadırlarını kurup,sabahın ilk ışıklarıyla başlarının çaresine bakmayı teklif eder.Zira saatlerce boş yere ormanın içerisinde daireler çizip,deyim yerindeyse hiçliğin ortasına yapa yalnız kalmışlardır.Zor koşullardan ötürü umutlarını kaybetmeye başlayan ikilimizi kırılgan ilişkilerini de hesaba katarsak zor bir gece beklemektedir.Asıl endişe etmeleri gereken şey ise henüz ortaya çıkmamıştır...
İyi;Ortalama bir doğal yaşamda  hayatta kalma temalı gerilim filmi.Oyunculuk fena değil,kurgu yeterli düzeyde olmasa da sürükleyici sayılır.
Kötü;Daha fazla zeka parıltısı görmeyi beklerdim.Baştan sona tahmin edilebilir,sürprizden uzak şekilde sonlanıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Mart 2015 | Etiketler : | | |

The Pyramid (2014)

The Pyramid (2014)
Arkeolog Dr.Holden,kızı Dr.Nora ve belgesel çekim ekibiyle beraber Mısır'da kumların altında gömülü kayıp bir piramidi keşfetmek için yola koyulurlar.Holden ve ekibi,bilim insanlarının uydu teknolojisi sayesinde;marsda yüzeyin onlarca metre altında su kalıntıları bulunmasında olduğu gibi çölün altında da geometrik şekil olarak diğer piramitlere hiç benzemeyen saklı piramidin izini bulurlar.Diğer bilinen piramitlerin aksine tepe noktasında giriş bulunması ve kumların yüzeyini tamamen kapatabilmesi için kabataslak binlerce yıl geçmiş olması,Dr.Holden ve Nora'nın  yüzyılın keşiflerinden birine imza atabileceği anlamına gelmektedir.
The Pyramid (2014)
Ekibin mühendisi Zahir,sadece otuz santim boyunda 'Shorty' adını taktıkları robottan da faydalanmayı düşünmektedir.Zira esasen Shorty marsın engebeli yüzeyinde araştırmalar yapabilmek için NASA tarafından geliştirilmiş son derece pahalı bir keşif robotudur.Araştırma ekibimiz son hazırlıklarını tamamlarken,Kahire'de siyasi olayların patlak vermesi sonrasında ordu tarafından derhal ülkeyi terk etmeye zorlanırlar.Ancak Dr.Nora yüzyılın keşfine bu kadar yaklaşmışken kesinlikle eli boş dönmek istememektedir.En azından içeriye Shorty'i gönderip,bol bol fotoğraf ve video kaydı almayı düşünür.Öte yandan askerlerin verdiği süre dolmak üzeredir.Shorty'i ile teması kopan Zahir ise içeri girip onu geri getirmeyi planlamaktadır.Sonuçta ödünç olarak aldığı milyon dolarlık keşif robotunu kumların altında  bırakıp dönmek pek de akıllıca değildir.Shorty olayını fırsat bilen Nora babası Dr.Holden'ı da ikna ederek,binlerce yıldır kimsenin varlığından dahi haberi olmadığı  saklı piramidinin içine girer.Yanlarına yedek bataryalar ve görüntü kayıt cihazları alan kahramanlarımız son derece mistik bir keşfe koyulurlar.Çok geçmeden Shorty'nin parçalara ayrılmış enkazını bulan araştırma ekibimiz bir şeylerin yolunda gitmediği anlarlar.Bu arada geri dönüş yolunu da kaybedip,labirent misali kendi etraflarında daireler çizmeye başlarlar.Yumuşak zeminin çökmesi sonrasında piramidin derinlerinde hapsolan Dr.Holden ve ekibi askerlerin eninde sonunda kendilerini kurtarmaya geleceklerini düşünmektedir.Etraftaki hiyeroglifleri incelediklerinde ise Anubis'in lanetininin yakınlarda olduğunu hissederler..
İyi;Kurgu ve mistik atmosfer olarak başarılı bir gizem filmi.Özellikle benim gibi antik mısır,firavun,piramit,imhotep ve anubis gibi temalara meraklıysanız göz atmanızı tavsiye ederim.
Kötü;Oyunculuk ve görsel efektler zayıf.Çok daha fazlasını beklerken sıradan bir hikayenin içine hapsolan vasat bir film.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Mart 2015 | Etiketler : | | |

Digging Up the Marrow (2014)

Digging Up the Marrow (2014)
Genç yaşına rağmen korku-gerilim sektöründe başarılı filmleriyle büyük bir hayran kitlesine ulaşan Adam Green,'Digging Up the Marrow' yapımıyla bu kez kameranın arkasında kısıtlı kalmayıp oyunculuk yeteneklerini de sergilemekten çekinmiyor.Daha çok Frozen ve Hatchet serisinden hatırlayacağınız Green,bu kez hayatı boyunca takıntı haline getirdiği canavarların varlığını sorguluyor.
Digging Up the Marrow (2014)
Çocukluk yıllarından bu yana canavarlar hakkında hep daha fazlasını merak eden ve son belgeselinde bunu konu edinmeye hazırlanan Green,içerik bulamamaktan yakınmaktadır.Neyse ki çok geçmeden talihi döner ve William Dekker isimli eski bir polis dedektifinin hikayesiyle ilgilenmeye başlar.Dekker uzun süredir 'ilik' adını verdiği canavarların dünyasına uzanan gizli yer altı geçitleri olduğundan söz etmektedir.Dahası canavarların yer altında kurdukları kendi dünyalarında yaşamayı sürdürdüklerini iddia etmektedir.Dekker'a göre genetik bozukluklar ya da mutasyonlar sonucu doğan çocuklar,sanılanın aksine ansızın toplumdan uzaklaşarak kaybolmamakta,ilik diye bahsettiği geçitler yardımıyla kendileriyle aynı kaderi paylaşanların yanına gitmektedir.Dekker'in yaşamı boyunca kırka yakın canavar gördüğünü ve onları isimlendirdiğini söylemesi umut vericidir.Ona göre çoğu barışçıl canlılar olup saldırganlık göstermemektedir.Elinde somut bir kamera görüntüsü ya da fotoğraf olmamasına rağmen söylemleriyle Green'in dikkatini çekmeyi başaran kahramanımız,onu ikna edebilmek için onu son keşfettiği yer altı kapısına -iliğe- götürmeye karar verir.Öte yandan arkadaşlarıyla Dekker'in samimiyetini sorgulayan Green,somut bir şeyler bulamamaları durumunda zamanını boşa harcamaktan çekinmektedir.En nihayetinde teçhizatlarla beraber iliğin yolunu tutan kahramanlarımız gizli kameralarla görüntü elde etmeyi planlarlar.Kayıtları incelediklerinde ise Dekker'ın gizli sırları olduğu ortaya çıkacaktır...
İyi;Düşünsel olarak kayda değer,el kamerası tekniklerinin kullanıldığı ortalama bir fantastik-gerilim filmi olarak kategorilendirebiliriz.
Kötü;Bu tarz filmlere çok yakışan Ray Wise'ın oyunculuğu belli bir seviyeye kadar kurguyu tek başına sürüklemeyi başarıyor.Ancak gizem ve gerilim seviyesi olarak sınıfta kalmaktan kurtaramıyor..
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Şubat 2015 | Etiketler : | | | |

Time Lapse (2014)

Time Lapse (2014)
Aynı evi paylaşan üç yakın arkadaş Callie-Finn ve Jasper;ufak bir sitede getir-götür işleriyle uğraşıp,tamirattan sorumludurlar.Ev sahiplerinden birinin uzun süredir ortalarda görünmemesi üzerine her şeyin yolunda olup-olmadığını kontrol edebilmek için eve göz atmaya karar veren kahramanlarımız büyük bir sürprizle karşılaşırlar.Zira zeminden tavana kadar bütün duvarlar fotoğraflarla kaplıdır.Dahası fotoğraflara yakından göz attıklarında çekilen yerin kendi salonları olduğunu fark ederler.
Time Lapse (2014)
Merakla etrafı kolaçan etmeye devam eden gençler devasa büyüklükte bir fotoğraf makinesi keşfederler.Üstelik makinenin lensi doğrudan kendi salonlarına bakmaktadır.Tam bu sırada gürültülü ve ışık yayarak çalışan cihaz yeni bir fotoğraf çeker.Fotoda kahramanlarımızın akşam saatlerinde yapmayı planladıkları partiden bir kare yer almaktadır.Şimdi her şey daha da karmaşık bir hale bürünmüştür.Callie ve Finn fotoğraf makinesinin gelecekten görüntüler sunan ve belli aralıklarda çalışan bir zaman makinesi olabileceğini düşünürler.Bunu test etmenin ise tek bir yolu vardır.Akşam fotoğrafta olduğu gibi partiyi vermek ve tam da o saatte çekecekleri başka bir resimle kıyaslamak...
Aynı saatte çektikleri fotoğrafla makinenin 24 saat öncesinde çektiği fotoğrafın bire bir aynı olduğunu fark eden gençler,zamanda yolculuk ve makineden nasıl yararlanabilecekleri üzerine kafa yormaya başlarlar.Öte yandan zaman makinesinin asıl sahibini (aynı zamanda ev sahibi) kazan dairesinde can vermiş olarak bulan kahramanlarımız nasıl bir şeyle karşı karşıya olduklarından emin olmak zorundadırlar.Sonuç itibariyle ellerinin altında bir zaman makinesi bulunmakta ve belli aralıklarda fotoğraflar çekerek,gelecekten görüntüler resmetmektedir.Lakin fotoğraf karesinde olup olmamanın kendileri için bağlayıcı olmadığını düşünen gençler yeni bir fotoğrafı beklemeye karar verirler.Finn gelecekten gelen fotoğrafta saat sekizde ne yapıp yapmayacaklarını makinenin belirleyemeyeceğinde  ısrar eder.İsteseler partiyi iptal edip,hiç davetli de kabul etmeyip fotoğraf karesinde görünenlerin dışına çıkabileceklerini söyler.Ancak Callie tamamen farklı düşünmektedir.Ona göre gelecekten gelen fotoğraflar uygulamaları gereken ödevler gibidir.Eğer dışına çıkarlarsa sonlarının ev sahibi gibi olacağından korkmaktadır...
İyi;Kurgu,sürükleyicilik ve atmosfer açısından başarılı bir film.Zaman yolculuğu temalı,'geleceğin kader mi yoksa tercihlere göre şekillenebilir mi olduğu 'gibi önermeler barındıran düşündürücü,keyifli bir yapım.
Kötü;Tv filmi havasında çekilmiş,oyunculuğun vasat olduğu düşük bütçeli bir alternatif.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Ocak 2015 | Etiketler : | | | |

Gone Girl (2014)

Gone Girl (2014)
'Eşimi düşündüğümde hep onun kafası gözümün önüne gelir.O güzel kafatasını kırıp beynini ortaya dökerek ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştığımı hayal ederim...'
Beşinci evlilik yıl dönümlerinin sabahında eşi Amy'nin gizemli bir şekilde ortadan kaybolması üzerine polisleri olay yerine davet eden Nick,büyük bir şok yaşamaktadır.Normal prosedürler gereği kişinin kayıp olarak ilan edilebilmesi için vakadan yirmi dört saat geçmesi beklenirken,Amy'nin kamuoyu tarafından tanınan ünlü bir yazar olması medyanın da vakit geçirmeden soruşturmaya dahil olmasına sebep olur.Nick'in soğukkanlı tavırları ve yüzünden eksik etmediği tebessümleri medyada geniş yankı bulur.Zira eşinin halen bulunamamasına rağmen umursamaz bir imaj çizen Nick,katil koca olarak görülmeye başlanır.Öte yandan polislerinde yeni deliller bulması ve olay mahalinde kan izleri keşfetmeleri araştırmayı başka bir noktaya taşır.Her fırsatta eşinin bulunması için elinden geleni yaptığını dile getiren ve Amy'nin anne-babasıyla birlikte basın toplantıları yapıp yardım isteyen Nick, kamuoyu tarafından inandırıcı bulunmaz. Zorlu bir dönem geçiren kahramanımız tek sığınağı olarak gördüğü kız kardeşi Margo'nun yanına taşınır.Tabii basında onunla beraber her adımını takip edebilmek için peşine takılır.Saatler ilerledikçe olay ülke çapında yankı bulmaya başlar ve artık ulusal kanaldadırlar...
Gone Girl (2014)
'Muhteşem Amy' isimli çocuk romanlarının yazarı olan Amy,en iyi üniversitelerden diploma sahibi,düzinelerce ödülle onurlandırılmış güzelliğinin yanı sıra zekasıyla her girdiği ortamda dikkat çekmeyi başaran bir iş kadındır.Dışarıdan bakınca pek çoğunun anlam veremediği gibi Nick gibi taşradan şehre yeni yerleşmiş kültürel olarak alt tabaka biriyle evlenmesi tahmin edileceği üzere Amy'nin popülerliğine epey zarar vermiştir.Evliliklerinin sonrasında kısa sürede Nick'in işini kaybetmesi Amy'nin ise kariyerinde durağan bir döneme girmesi ilişkilerinin giderek monotonlaşmasına sebep olur.Dahası yaşadıkları finansal zorluklar yetmezmiş gibi Nick'in annesinin hastalığı üzerine taşraya taşınmak ve ona yakın olma istediği Amy'le arasında yeni bir kriz doğurmaya gebedir.Şehri ve kariyeri geride bırakmak ve sahip olduğu şeylerden sürekli feragat ederek standartlarını düşürmek zorunda kalan Amy'nin,doğal olarak eşinin kendisine olan sevgisine emin olmaktan başka çaresi yoktur.Zira delicesine sevdiği Nick onun için bir tutkudur ve beraberken her şeyin üstesinden gelebileceklerini düşünmektedir...
Eşinin kaybolmasının ardından neredeyse bir hafta geçmesi ve hala soruşturmada mesafe kat edememeleri en çok da Nick'in hayatını alt üst etmektedir.Hemen her kanalda Amy gibi muhteşem bir kadını öldürmekle suçlanan ve medya baskısından ötürü dedektiflerin de özel hayatını allak bullak etmesi giderek yalnızlaşmasına sebep olmaktadır.Eşini öldürmediğini ve onun dışarıda bir yerlerde olduğuna inancı tam olan Nick kimilerini çıldırtacak cinsten sakinliğiyle toplumca nefret edilen birine dönüşmeye başlar.Söylentiler dudaktan dudağa yayılmakta,suçlayıcı bakışların altında ezilmektedir.Artık kız kardeşi Margo bile ona şüpheyle bakar olmuştur.Gerçeği ortaya çıkarabilecek tek kişi Nick'den başkası değildir...
İyi;Usta yönetmen David Fincher imzalı cezbedici bir dram-gerilim filmi.Oyunculuk,kurgu ve gizem üst seviyelerde.Kadın-erkek ilişkisine bakış açısı,keyifli diyaloglar ,ters köşeler ve daha fazlası...Pek çokları gibi ben de Fight Club sonrası Fincher'ın en iyi filmi olarak görüyorum.Fight Club'da olduğu gibi inanılmaz sürükleyiciliğe sahip zekice hazırlanmış kurgu,dahası sansasyonel bir final...Özetle 2014'ün en sıradışı en etkileyici yapımlarından biri.
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Aralık 2014 | Etiketler : | | | |