Güncel İncelemeler;

A Dark Song (2016)

A Dark Song (2016)
Oğlu Jack' in ölümünden kendisini sorumlu tutan ve yaşadığı derin travmayı halen atlatamayan Sophie; gözlerden uzakta, kasabanın dışında bir ev kiralar. Yaşadıklarının çok ağır olduğunu düşünen ve tanrının kendisine yüz çevirdiğine inanan kahramanımız, Joseph isimli bir okültist ile anlaşarak deyim yerindeyse inzivaya çekilir.
A Dark Song (2016)
 Joseph sayesinde oğluyla son bir kez daha konuşabileceğini ve ona veda edebileceğini umut eden Sophie, ancak bu şekilde huzur bulabileceğine inanmaktadır. Artık tek yaşam gayesi olarak gördüğü bu uğurda sonuna kadar ısrarcı olan kahramanımız, oldukça geçimsiz despot bir karakter olan Joseph' in her dediğini yapmaya söz verir. Evi mühürledikten sonra ne pahasına olursa olsun çıkış olmayacağını ve oğlunun sesini son kez duyabilmesi için ruhunu saflaştırması gerektiğini vurgulayan Joseph, içlerinde kara büyünün de olduğu bir dizi ayin ve ritüel hazırlar. Elinden düşürmediği büyü kitaplarını ve mistik çizimlerin yer aldığı defterleri kullanarak en kadim ritülleri başlatan Joseph, süreç boyunca Sophie' nin tamamen kendisine itaat etmesi gerektiğini yeniler. Evin salonuna tebeşirle çeşitli imgeler ve semboller çizen Joseph, adım adım yapmaları gereken şeyleri tekrar etmektedir. Bunun ne kadar süreceği ya da başarıya ulaşıp ulaşamayacakları konusunda şüpheleri olan Sophie ise çaresizce uyum sağlamaya çalışır. Yemek yemeden, su içmeden, uyumadan gündüz gece ritüellere devam eden ikilimiz, çok geçmeden zaman kavramını yitirir. Her şeyi eksiksiz ve tam yaptıklarından emin olmasına rağmen, bir türlü Sophie' i mutlu edemeyen ve hatta tepkisine maruz kalan Joseph bir şeylerin yolunda gitmediğine ikna olmaya başlar. Sürekli dönülmez bir yola girdiklerini söyleyip, kendi ruhlarının da artık tehlike de olduğunu üstüne basa basa belirtsede, yaptıkları işin karanlık bir kuyuda ışığı aramaktan farkı olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Kusurun Sophie' de olduğunu ve kendisinden bir şeyler sakladığını düşünen kahramanımız, çok geçmeden yanılmadığını anlar. Sophie' nin kendi planları vardır...


İyi; İlgi çekici konusuyla, gizem seviyesi yeterli düzeyde olan başarılı bir gerilim filmi. Kurgu, soundtrackler ve oyunculuk başarılı. Bu filmi sevenler benzer tarzdaki The Other Side of the Door (2016) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; Zaman zaman epey durağanlaşıp, sıkıcı bir hale bürünüyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Mayıs 2017 | Etiketler : | | | | |

Jessabelle (2014)

Jessabelle (2014)
Geçirdiği dehşet dolu trafik kazası sonrasında erkek arkadaşını kaybeden Jessie,aynı zamanda tekerlekli sandalyeye de mahkum kalmıştır.Uzun süredir görüşmediği babasından yardım isteyen kahramanımız,çoçukluk yıllarından beri hiç geri dönmediği babaocağına Louisiana'a dönmek zorunda kalır.
Jessabelle (2014)
Annesini henüz bebekken kaybeden Jessie,aksiliğinden hiç bir şey kaybetmemiş olan babasıyla beraber,en azından fizik tedavisi bitip yeniden ayağa kalka bilene dek yaşamak durumundadır.Evde tüm odalar üst katta olduğu için alt kattaki tek oda olan annesinin eski odasına yerleşen Jessie,yeni durumuna alışana kadar epey güçlük çeker.Geceleri ise adeta kabus gibidir.Uykuya daldığı anda evin içerisinde garip yansımalar ve gölgeler hisseden kahramanımız,babasının bunları duymak istediğinden emin değildir.Gündüzleri ise tekerli sandalyesi ile annesine ait dolapları ve eşyaları kurcalayarak vakit geçiren Jessie,tesadüfen annesinin yıllar önce onun için hazırladığı VHS kasetleri keşfeder.Merakını daha fazla dizginleyemeyen kahramanımız vakit kaybetmeden videoları izlemeye koyulur.Annesini ilk kez digital görüntü olarak da olsa karşısında gören Jessie mutluluktan göz yaşlarına hakim olamaz.Ne de olsa annesinin kendisine hamileyken ağır bir hastalığa yakalanıp,doğumdan kısa süre sonra yaşamını yitirmesi yeterince hüzünlü bir hikayedir.Kasetleri izledikçe annesinin tarot falına meraklı olduğunu gören Jessie,onun kendisi için baktığı falı görünce dehşete kapılır.Annesi,Jessie'nin yıllar öncesinden yalnız olmadığı ve bir ruh tarafından rahatsız edileceğini ön görmektedir.Öte yandan babası ise Jessie'nin kasetleri bulmasına öfkelenerek bunların kızının ruh sağlığını bozabileceğinden endişelidir.Kasetleri yok etmeye karar verdiğinde ise şüpheli bir şekilde yanarak can verir.Artık hayatta kimsesi kalmayan Jessie,babasının cenazesinde liseden eski erkek arkadaşı Preston ile karşılaşır.Preston'ın yakın ilgisi sonrası çok geçmeden yaşadıkları anlatan ve yardım isteyen kahramanımız,evdeki kötü ruhun kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya kararlıdır.
İyi;Sürükleyici bir gerilim filmi.Oyunculuk,kurgu,mekan seçimleri ve gerilim seviyesi vasatın üstünde.Ufak tefek mantık hataları görmemezlikten gelinebilir.Bu filmi sevenler benzer kurgudaki 'The Skeleton Key (2005)' yapımına da göz atabilirler...
Kötü;Görece yavaş ilerleyen,aksiyondan uzak senaryo zaman zaman sıkıcı bir hal alabiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2015 | Etiketler : | | | | |

From Within (2008)

Şirin,sakin bir kasaba olan Grovetown, gençlerin gizemli ölümleri ile çalkalanmaktadır.Kasaba ahalisi ise inanışlarına sıkı sıkıya bağlı olup,olan bitenlerin nedenini sorgulamazlar.Ölümlerin giderek artması kasabada tedirginlik yaratsa da,çoğunluk bu kötü günlerin ancak inanışları sayesinde geçeceğini düşünmektedir.Kimin haklı olduğunu ise zaman belirleyecektir.Arkadaşlarının birer birer ölümleriyle sarsılan Lindsay ise bir şeylerin ters gittiğinin farkındadır.Rahibin oğlu ve aynı zamanda Lindsay’in erkek arkadaşı olan Dylan olanlarla ilgili bambaşka teorilere sahiptir.Babasının aksine dini olarak daha fanatiktir ve sabredip bu kötü olayların bitmesini beklemek ona göre aptallıktır.Kendi fanatik fikirlerini herkese duyurmaya ve yanına yandaş toplamaya başlamıştır...
  Bir gün Dylan yine çevresindekilere vaaz vermeye başlar ve olayların sorumlusu olarak annesinin cadı olduğuna inanılan kasaba tarafından dışlanmış  Aidan ismini işaret eder.Aidan sessiz sedasız  yaşamını sürdüren,pek arkadaşı olmayan,toplum tarafından dışlanan birisidir.Zaten kendisi de kasabadaki diğer insanlardan nefret etmektedir.Çünkü kasabalılar, Aidan’ın annesini inançlarına uymadığı ve cadı olduğu gerekçesiyle yakarak katletmişlerdir.Okulda herkesin içinde Dylan’ın,Aidan’ı  bütün bu ölümlerin sorumlusu göstermesi ve tartaklaması Lindsay’in hoşuna gitmez.Dylan ve kalabalığı yatıştırarak Aidan’ı korumak ister.Zamanla Aidan ve Lindsay arasında yakın bir arkadaşlık başlar.
Lindsay arkadaş canlısı bir kızdır ve çevresinde mağdur edildiğini düşündüğü kişilere karşı daha hassas davranır.Aidan,bir gün Lindsay’i evine davet eder ancak bu ev kasabalı tarafından cadının evi olarak betimlenen,hiç kimsenin oraya gitmeye cesaret edemeyeceği bir yerdir.Dahası inanışları da kasabalıları  o evden uzak tutar.Aidan’ın vefat eden annesi ve kasabalı arasında yıllar önce nasıl bir olay yaşanmıştır ki bu karşılıklı nefret,yıllar sonra bile halen devam etmektedir.
  Kasabada gizemli ölümler,açıklanamayan olaylar yaşanmaya dursun kahramanımız Lindsay,Dylan ve arkadaşlarının aksine inancı zayıf birisidir.Ayrıca ölüm sırasının kendisine geldiğini düşünmektedir. Ölümlerin ardı arkası kesilmeyen bu kasabada, kendisini korumak için alternatif yollar denemektedir.Öyle ki Aidan ona büyülerden söz etmiş ve bu yaşananların ölümcül bir büyü sebebiyle olabileceğinden bahsetmiştir.Büyülerin negatif enerji ile beslendiğini ve bu nedenle tılsımı kırabilmek için ölüm düşüncesinden uzaklaşmasını istemiştir.Aidan’ın kız kardeşi ise Lindsay’in de her kasabalı gibi kendilerinden nefret eden birisi olduğunu düşünmektedir.Aidan’ın Lindsay’e olan ilgisinden bir hayli rahatsızdır.Onu kendi evlerinde görmeye tahammülü yoktur.
Aidan,Lindsay’e olan bağlılığından ve onun hayatını kurtarmak istemesinden ötürü Lindsay’e, kasabaya bu lanetin,erkek kardeşi ve kendisi tarafından salındığını anlatır.Lindsay’i kaybetmeyi göze alamadığından ötürü kasabalıya olan nefretini bir kenara koyup büyüyü bozmak ister.Bu arada fanatik kasabalılar olayların sorumlusu olarak Dylan’ın fikirlerini benimseyerek Aidan’ı suçlamaktadırlar ve aynı eskiden yaptıkları gibi Aidan’ın evini ateşe verirler.



İyi;Kasabadakilerin inanışlarının sorgulanmasına ve kendilerini korkutan bir şeye karşı,nasıl da başkalarının hayatını hiçe sayabildikleri mercek altına alan başarılı bir gerilim filmi.
Kötü;Giriş bölümü başarılı olsa da ortalara doğru sıkıcı buhranlı bir yapım haline dönüşüyor.
Gereksiz:Finali beğenmedim.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Ocak 2012 | Etiketler : | | | | |

Drag Me to Hell (2009)


2009 yılının en iyi korku filmlerinden biri.Tam anlamıyla bir korku filminden beklenileni karşıladığı söylenemez hatta sonlara doğru biraz da mizahsene kaçılmış gibi.Lakin filmin ilgi çekici yanı ise senaryosunun ve çekim tekniklerinin abartıdan uzak ve gündelik hayata bir hayli yakın olması.Biraz burayı açalım;pek çok filmde yer alan,bol kan efektleri,abartılı makyajlar,sadistçe cinayetler,katliamlar vs bu filmde yok.
Filmin konusu ise Christine isimli genç,sarışın bankacı bir bayanın günün birinde yaşlı,aksi ve birazda tuhaf görünümlü(ki bu zat büyücüdür) bir müşterisi ile arasındaki olaylar zincirini işliyor.Christine genç ve başarılı bir bankacıdır ve terfisine de az kalmıştır.Onunla terfisi arasındaki en büyük engel ise bankaya kendisinden daha geç katılan,pekte hoşlanmadığı iş arkadaşıdır.Patronuna göre Christine iyi bir yönetici adayıdır ancak duygusallığı onu bir adım geride bırakabilir.Kısacası terfisini alana dek müşterileri ile arasında olan ilişkilerinde,patronuna hoş gözükmek için riske girmemelidir.

Yaşlı müşterisi  ise gururunu ayaklar altına alarak ona yalvarır ve evinin ipotek borcunu ertelemesini,aksi takdirde evini kaybedeceğini söyler.Ancak Christine terfisine bu kadar az bir zaman kalmışken,normalde kolaylıkla yapabileceği erteleme işlemini,patronuna karşı profesyonellik anlayışını kanıtlamak adına reddeder.Bu sırada yaşlı büyücü onu tehdit eder ve bankada herkesin önünde rahatsız edici bir tatsızlık yaşanır.Belki diğer rakibine karşı terfide öne geçmiştir ancak başına akla gelmedik doğaüstü olaylar gelmeye başlayacaktır.
Aynı günün devamında Christine otoparkta arabasına yönelmişken reddettiği yaşlı müşterisinin arabasının da orada olduğunu görür.Christine halen olayların etkisi altındadır ve endişesini gizleyemez.Çok geçmeden kahramanımız arabasına binmek üzereyken yaşlı büyücüyle karşı karşıya kalır.İkilimiz komik bir kavgaya tutuşurlar :D Ardından yaşlı büyücü Christine’in paltosundaki kol düğmesini kopararak ona kara büyü olarak adlandırılan ölümcül bir büyü yapar ve mekandan ayrılır.Christine lanet olası yaşlı kadından kurtulduğunu düşünür ve gündelik hayatına geri döner.Ancak hiçbir şey artık eskisi gibi değildir.Christine zamanla gerçeklik ve kabus arasındaki ince hatta kalabilecek, inanılması zor doğaüstü olaylar yaşamaya başlayacaktır.

Christine’in kılkuyruk bir erkek arkadaşı(Clay) vardır,birbirlerini sevmektedirler ancak aralarında sosyal statü bakımından büyük farklar vardır.Ayrıca evlenmelerine engel olan en büyük mani de Clay’in aristokrat ailesidir.Bir gece Christine ve Clay sokakta dolaşırlarken marjinal bir falcı dikkatlerini çeker.Son günlerde yaşadıklarının etkisinden dolayı geleceği hakkında karamsarlıklar yaşayan Christine fal baktırmaya karar verir.Falcı ise oldukça sempatik ve yardımsever birisidir.(Gelinim olur musun? adlı kalitesiz 3.dünya programındaki Caner’e benzettim bu elemanı :D)Falcı,Christine'e kendisine ölümcül  bir büyü yapılmış olduğunu söyler.Belki onunda duymak istediği budur çünkü psikolojik sorunlar yaşamaktadır ve hayatını mahveden şeyin ne olduğu sorgulamaktadır.Peki ortada bir büyü varsa bu büyüyü bozmanın bir yolu var mıdır?Bundan sonrasını sizlere bırakıyorum.son birkaç yılın belki de en iyi korku filmlerinden biri olduğu söylenebilir.Filmin devamında falcı ve Christine’in büyüyü bozma yolunda denedikleri ;biraz mizahsen kokan birazda deneme yanılma yoluna kayan tecrübeleri anlatılıyor.




İyi;Gündelik sosyal yaşamda başınıza gelebilecek bir olaymışcasına,yalın ve akıcı kurgu göze çarpıyor.
Kötü;Sonlara doğru mizahsene kaçan sahneler yapımın korku-gerilim dozunu aşağılara çekiyor.
Gereksiz;Tuhaf komik sahneler.Ne amaçlandığı kestirmek zor gibi.Tam havaya giriyorsunuz,pat gereksiz bir sahne beliriyor.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 16 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |