Güncel İncelemeler;

Slaughter Night (aka Sl8n8) (2006)

Slaughter Night (aka Sl8n8) (2006)
Andries Martiens çok zengin biri olarak doğduğu halde,çocukluğu tam bir cehennemdi.Annesi ve babasının kötü şöhreti sonrasında donanmaya katılarak evinden ayrı kalan Martiens,yıllar sonra kasabasına dönmüştür.Yitip giden zaman sonrasında annesi ve babasını kaybeden,ihtişamlı bir miras beklerken kendisine bırakılan antika bir müzik kutusu ile kahrolan Martiens,bir yolunu bularak altınlarına kavuşmak istemektedir.
Genç kahramanımız Kristel,yakın zaman önce bir trafik kazası sonrasında babasını kaybetmiştir.Yazar olan babasının yasını tutan Kristel,ölümünün sonrasında Belçika'ya giderek ondan kalma bazı müsvettelerini almayı planlamaktadır.Geziye bir grup arkadaşını da dahil eden kahramanımız,hali hazırda bölgeye gitmişken babasının da sık sık ziyaret ettiği madene kısa bir turistik gezi yapmayı planlar.Değişik bir şeyler yapmayı isteyen Kristel ve arkadaşları,maden kapanmadan önce yıllarca buraya hizmet etmiş,orta yaşlarda bir tur rehberi ile yola koyulurlar.Yerin yaklaşık altmış metre derinliğindeki madene ulaşan kafilemiz,tur rehberinin labirenti anımsatan bu madenlerde geçen şehir efsanesi niteliğinde ürpertici bir hikaye atlatması sonrasında neşelerini yitirirler.Dahası işin ilgi çeken kısmı Kristel'in babasının son romanında ilham aldığı kişi olan Martiens,zamanında bu madenlerde çalışıp,hatta idam cezasına çarptırılmasının ardından infazının da burada gerçekleşmesini arzu etmiştir...
Maden turunun bitmesinin ardından asansörle yeniden yüzeye çıkmak için yola koyulan kahramanlarımızı tatsız bir sürpriz beklemektedir.Zira elektrik tesisatındaki bir arıza sonrasında nefes almanın giderek güçleştiği madende kapana kısılmışlardır.Zaman ilerledikçe sinirlerine hakim olmakta güçlük yaşayan gençler,bir de vakit geçirmek için ruh çağırma seansı yaptıktan sonra tuhaf olaylar yaşamaya başlarlar.Ouija tahtasında karşılarına çıkan isim Martiens'den başkası değildir...


İyi;Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temasının hakim olduğu vasat bir yapım.Olayların madende geçmesi,Ouija tahtası vs ilgi çekebilecek tarafları...
Kötü;Oyunculuk,klişe kurgu ve seyirciye sürpriz yapmaktan epey uzaklarda bir final...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Ağustos 2012 | Etiketler : | | | |

The Human Centipede II (Full Sequence) (2011)

Sıradışı ilk filmin ardından yapımcıların kolları sıvayarak kaldıkları yerden devam ettikleri 'İnsan kırkayak' projesi;ilk filmin gerilim yüklü,hafifte olsa bilimsel havasından epey uzak.Hızlıca hatırlayalım.İlk yapımda Dr.Heither siyam ikizleri üzerinde uzmanlaşarak,artık yapışık ikizleri ayırmayı değil kendi projesi olarak sindirim kanalları birleştirilmiş insan kırkayak modelini sunmaya çalışmıştı.Bu yapımda ise ilk filme seyirci olan ve onu takıntı haline getirmiş tuhaf kılıklı bir adamın hikayesine şahit oluyoruz.
Martin otopark görevlisi olup,insanlarla iletişim hususunda epey sorunlar yaşayan,problemli bir çocukluk dönemi geçirmiş depresif birisidir.Halen annesi ile yaşayan kahramanımız,Dr.Heither'ın insan kırkayak deneyimini tekrarlamak istemektedir.Sapıkça arzularla donatılmış hasta bir beyne sahip olan Martin,annesi tarafından dahi dışlanmıştır.Tek bahsettiği şey oniki insandan oluşan bir kırkayak oluşturma fikridir.Gece mesaisi boyunca not defterine operasyonu nasıl yapacağını planlayan Martin,artık faaliyete geçecektir.
Geç vakitlerde otoparkta gafil avladığı insanları toplayarak büyük bir depoya kilitleyen kahramanımız,onikinci kurbanını da eline geçirince,günlerdir fantezisini kurduğu deneyimi yaşamaya hazırdır.İlk yapıma göre iğrençlikte çığır açan The Human Centipede II,başrol oyuncusunun kendisini oynuyormuşçasına ciddiye aldığı enteresan,sakıncalı bir yapıma dönüşmüş.


Serinin ilk filmi The Human Centipede (First Sequence) (2009) için tıklayınız !
İyi;Tek iyi olan şeyin filmin siyah-beyaz olarak seyirciyle buluşması olduğunu söyleyebilirim.
Kötü;İlk yapımın ardından fazlasıyla aşırıya kaçılmış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Nisan 2012 | Etiketler : | | | | |

The Human Centipede (First Sequence) (2009)

Avrupa turuna çıkan iki Amerikalı genç kız (Lindsay ve Jenny) gezinin Almanya bölümünde, henüz yeni tanıştıkları bir genç tarafından eğlence vaat eden bir partiye çağırılırlar. Lindsay ve Jenny partiye davet edilmeleri üzerine; takıp takıştırıp akşamın geç saatlerinde yola çıkarlar. Arabalarıyla yola koyulan kahramanlarımız,giderek sosyal yaşamdan kopuk bir alana doğru ilerlerler. Bir şeylerin ters gittiğini hissetseler de eğlenceye giden her yol mübahtır diyerek bir çıkış yolu bulmayı umarlar. Ellerinde adres olmasına rağmen kaybolmayı başaran ikilimiz, çok geçmeden arabanın tekerinin patlaması ile iyice paniklerler. Zifiri karanlığın arasında, ormanlık bir alanın kenarında durmak zorunda kalan Lindsay ve Jenny, arabanın içinde tıkışıp saatlerce yardım beklemektense etrafta yürüyüşe çıkarak yardımcı olabilecek birilerini bulmayı yeğlerler.(Tabii cep telefonları sinyal alamaz, her zaman olduğu gibi) 
Bir saati aşkın süredir ormanın derinliklerinde ilerleyen kahramanlarımız, en sonunda gecenin karanlığını aydınlatan parlak bir ışık görerek, villa tarzı bir eve ulaşırlar. Kapıyı çalan kızlar, tuhaf görünümlü sıra dışı bir ev sahibi (Dr. Heiter) ile karşılaşacaklardır. Dr. Heiter oldukça soğukkanlı, donanımlı biri olarak görünmesine rağmen insanlarla iletişim konusunda sorunlar yaşayan garip bir tiptir. Ayrıca siyam ikizleri ayırma konusunda dünyada sayılı uzmanlardan biridir, ancak son yıllarda kendi tabiri ile köşesine çekilmiştir ve araştırmalarını evinin bodrumundaki bir laboratuvarda yürütmektedir. Kızları içeriye alan Dr. Heiter,onlara istekleri üzerine su ikram eder. Bu sırada da yardım çağıracağı sözüyle bir telefon görüşmesi yapar :D 
Lindsay ve Jenny’nin uyandıklarında hatırladıkları son şey Dr. Heiter’ın ikramı olan suyu içtikleridir. Şimdi ise elleri kolları bağlı ameliyathane yatakları üzerinde, laboratuvar benzeri bir odadadırlar. Etrafı gözleyen kahramanlarımız kendileri ile benzer durumda olan başka bir elemanın da tutsak edilmiş olduğunu fark eder. Bu sırada deneklerinin uyandığını anlayan Dr. Heiter laboratuvara gelerek, kariyeri ve şu anki üzerinde çalıştığı konusu hakkında kısa bir sunum yapar. Evet! Dr. Heiter artık siyam ikizlerini ayırmakla uğraşmamaktadır, artık birleştirecektir ve başarılı olursa insan kırkayak modelini ortaya çıkaracaktır. Bir nevi tanrıya kafa tutmaktadır ve yeni bir şey yaratacağı konusunda kendisine güveni tamdır. Yapılmak istenilen ise 3 deneğin, birbirlerinin sindirim boruları yoluyla bağlanmasıdır. (İşin bilimsel açıklamasını anlatmak isterdim ama Dr. Heiter’in sunumu bir hayli hoşuma gitti :D İzlemenizi tavsiye ederim.)
Lindsay çetin ceviz çıkıp kaçmaya çalışsa da onu etkisiz hale getirmeyi başaran yenilikçi doktorumuz, bir de ceza olarak Lindsay’i B deneği yapmaya karar vermiştir. (Ne demek istediğimi filmi izlediğinizde anlarsınız.)
Dr. Heiter’ın operasyonundan günler sonra uyanmayı başaran kurbanlarımız, artık birbirine sımsıkı bağlı üçlü bir organizmadır :D Bir ayna yardımı ile başlarına gelen felaketi anlayacak olan kader ortağı üçlümüz, bakalım bu yeni yaşamlarına adapte olabilecek mi? Son zamanlarda izlediğim en garip filmlerden biri olan bu yapımda, Dr. Heiter’ın suratı bile seyirciyi germeyi başarabilecek seviyede.
Serinin devam filmi The Human Centipede II (Full Sequence) (2011) için tıklayınız !



İyi; Değişik bir konu, daha doğrusu ilginç bir deney ve sonrası yaşananlar gayet ilgi çekici.
Kötü; Şu ana kadar izlediğim filmler içerisinde gördüğüm en garip iki dedektife rastladım diyebilirim. Sanki oyunculukla yakından uzaktan alakaları yok gibiydi...
Gereksiz; Yine Nazi düşünceleri arka fonda göze çarpıyor. Olayların Almanya’da geçmesi ironik değil mi?
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Nisan 2012 | Etiketler : | | |