Güncel İncelemeler;

The House That Jack Built (2018)

The House That Jack Built (2018)
Jack; yalnız yaşayan, çocukluğundan beri mimar olma hayalleri kurmuş yetenekli bir mühendistir. Aynı zamanda oldukça zeki ve sıra dışı bir seri katil olan kahramanımız, polislere yakalanmadan, övgüyle bahsettiği düzinelerce cinayet işlemiştir. Eylemlerinin bir estetik barındırdığını düşünen ve kurbanlarının fotoğraflarını çekmeyi de ihmal etmeyen Jack, her kurbanı çıtayı daha da üstte taşıdığı üstün bir sanat eseri olarak görmektedir.
The House That Jack Built (2018)
Kimsenin adını bile umursamadığı bir ara sokakta, eskiden bir pizzacıya ait olan soğuk hava deposunu kiralayan Jack, ilham verici eserler olarak tanımladığı hunharca cinayetlerinden arta kalan bedenleri burada saklamaktadır. Sıradan görüntüsüyle dışarıdan bakanların şüphe duymayacağı, kendi halinde içine kapanık bir mizaç sergilemesi işlerini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan tek başına yaşayan, vahşi doğasından kaynaklı dürtülerini zaman zaman kontrol edebilmekte sorunlar yaşayan kahramanımız, obsesif kompulsif bozukluğu olan takıntılı bir karaktere sahiptir. Tarihe ve teknik bilimlere ilgi duyan entelektüel kişiliğinin ötesinde empati yoksunu tipik bir psikopat olmasına rağmen kalabalık içerisinde saklanmanın kendince yollarını da geliştirmiştir. Anılarının neredeyse tamamında sapık ruhlu, sosyopat bir profil sergileyen Jack, yegane amaç olarak uygun malzemeyi bulup, kendi çizip tasarladığı bir ev yapma arzusundadır. Çoğu zaman spontane cinayetler işleyen ve aldığı risklerin hazzı arttırdığını düşünen Jack, günün birinde Verge ile tanışır. İyi bir dinleyici olan Verge, Jack' in anılarını ve birbirinden tuhaf cinayetlerini kendi değer yargısı ile sorgulamaya başlar. Umulmadık bir anda karşısına çıkan Verge, kahramanımız için yeni bir yolculuktur...


İyi; Lars Von Trier imzalı yönetmenin özgün tarzını yansıtan; deneysel, düşündürücü, kışkırtıcı ve bir o kadar da rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk, diyaloglar ve çarpıcı sahnelerle kesinlikle göz atılması gereken bir Lars Von Trier klasiği daha. Baştan sona ilgi çekici, metaforlar ve  alt metinlerle dolu bir yapım. Yönetmenin bir diğer filmi için Antichrist (2009)' ı inceleyebilirsiniz. 
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Sanatsal filmlerden, metaforlardan ve düşündürücü diyaloglardan hoşlanmayan kişiler, ağır tempoda ilerleyen sıkıcı ve rahatsız edici bir  film olarak düşünüp pas geçebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Ocak 2019 | Etiketler : | | | | | |

Tumbbad (2018)

Tumbbad (2018)
'Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsını karşılamaya yetecek olanı değil'
Mahatma Gandhi
Mitolojik bir hikaye barındıran 'Tumbbad', adını lanetli bir kasabadan almaktadır. Evreni yaratan tanrıçanın ilk oğlu olan Hastar, açgözlülüğü sebebiyle lanetlenir. O günden sonra hiç kimsenin onun adını dahi anmaması ve unutulması emredilir. Ancak günün birinde insanlar Hastar için bir tapınak yaptırırlar. Bunun üzerine Tumbbad' a tüm tanrıların gazabı yağmaya başlar. Hastar' ın laneti ise insanlar için bir nimettir.
Tumbbad (2018)
1920' li yıllarda annesi ve kardeşiyle beraber Tumbbad' de yaşayan Vinayak, zar zor geçimlerini sağlayabilen bir ailenin büyük oğludur. Kimsenin yaşamadığı Tumbbad' de atadan kalma döküntü bir malikanede yaşayan kahramanlarımız, kendi geçimlerini güç bela karşılamaları yetmezmiş gibi bir de büyükannelerini doyurmaktadırlar. Annesinin her akşam belli bir saatte, zincirli bir odada gözlerden uzakta yaşayan büyükannesini beslemesini uzaktan izleyen Vinayak, köylülerin bahsettiği gibi yaşadıkları malikanenin bir bölümde altınlar olduğunu ve yerini sadece büyükannesinin bildiğini düşünmektedir. Günün birinde büyükannesini besleme görevini üstlenmek zorunda kalan Vinayak, ürkütücü seslerin geldiği, zincirle kapatılmış odaya ilk defa girme fırsatı bulur. Yaşadığı korkunç tecrübeden sonra annesinin de baskısıyla Tumbbad' ı terk etmek zorunda kalan kahramanımız, aradan geçen 15 koca yıl sonrasında, yetişkin bir delikanlı olarak yeniden Tumbbad' e dönmeye karar verir. Bir şekilde altınları ve hazineyi bulup zengin olmayı planlayan Vinayak, çocukken hep mesafeli durduğu büyükannesinin başından neler geçtiğini öğrenmeye kararlıdır. Çok geçmeden şehre hazinenin yerini öğrenerek müthiş bir keyifle dönen kahramanımız, altınlar sayesinde iyi bir malikane satın alır ve iş kurar. Gel zaman git zaman ihtişam ve lüksün esiri olmaya başlayan Vinayak, parası azaldıkça Tumbbad' e dönmekte ve büyükannesi sayesinde keşfettiği karanlık sırrın peşine düşerek, servetine servet eklemektedir. Giderek daha da açgözlü davranmaya başlayan kahramanımız, aradan geçen uzun yıllar sonrasında artık yaşının da ilerlemeye başlamasıyla oğlunu yerine hazırlama ve aile sırlarını paylaşma gereği duyar. Bu sefer baba- oğul Tumbbad' in yolunu tutacaktır...

İyi; Baştan sona mistik atmosferi ve sürükleyici kurgusuyla kesinlikle göz atılması gereken 2018 yılının en iyi korku- gerilim filmlerinden biri. Gizem seviyesinin ve gerilimin giderek tırmanması, başarılı görsel efektlerle birleşerek eşsiz bir seyir zevki sunuyor.
Kötü: -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Aralık 2018 | Etiketler : | | | | |

Wither (aka Vittra) (2012)

Wither (2012)
Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar eksenli filmlerden biri olan İsveç yapımı "Wither" daha başlarından itibaren "Evil Dead" serisine benzerlikler gösteren şeytan-şeytani güç temalı,bol kanlı yapımlardan biri.
Wither (2012)
Genç mutlu bir çift olan Ida ve Albin arkadaşlarıyla beraber neşeli bir hafta sonu geçirmek için ailelerine ait gözlerden uzakta,ormanın içerisinde bulunan eski bir barakaya giderler.Başlarda her şey normaldir,monoton görünümlü sıkıcı barakada gençler birbirlerine uçuşup eğlencenin ibresini arttırmaya uğraşırlar.Çok geçmeden içlerinden birinin kilitli bodrum kapısını açıp aşağı inmesi ile korku dolu anlar başlayacaktır.Arkadaşlarından birinin giderek garipleşmeye başlaması ve gözlerinin mavileşme sonrasında saldırganlaşarak tehdit oluşturması üzerine Albin ve Simon onu bağlamaya karar verirler.Neler olup bittiği konusunda hiçbir fikri olmayan kahramanlarımız gece yarısı kapılarını çalan elinde silah bulunan yaşlı bir adamın anlattıkları sonrasında paniğe kapılırlar.Zira İsveç mitolojisine göre karanlığın içerisinde binlerce yıllık kadim,korkutucu yaratıklar yaşamaktadır ve eğer onlar sizin gözleriniz içerisine bakarsa ruhunuzu ele geçirirler.Hayatta en sevdiği iki kişi olan karısı ve kızını öldürmek zorunda kaldığını söyleyen gizemli yaşlı adam,gençlerin bir an evvel burayı terk etmelerini tembihleyerek ortadan kaybolur.Barakada hayatta kalma savaşı başlamıştır...

İyi;Sürükleyici bir yapım.Pek çok yönden "Evil Dead" ile benzerlikler taşıyor.Baraka,bodrum katı,şeytani güç,cesur sahneler vs..."Cold Prey" ile çıkışa geçen Kuzey Avrupa menşeili -teen slasher konsepti- korku-gerilim sinemasının son gözdesi.Bol kanlı fimlerden hoşlananlar boş geçmesin.
Kötü;Son derece klişe herhangi bir zeka parıltısı taşımayan vasat bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Let The Right One In (2008)

2008 yılının en başarılı korku-gerilim yapımlarından biri olarak gösterilen "Let The Right One In",farklı kurgusu ve alışılagelmişin dışındaki vampir hikayesi ile beğenileri karşılıyor.Esasında ilk çeyrek itibariyle yalın ve bir o kadar da sıkıcı şekilde ilerleyen anlatım neyse ki çok geçmeden seyirciyi yakalamayı başarıyor.Tabii bu geçişte soğuk iklimlerin soğuk insanlarının da payı yok değil hani :D
Her şey Stockholm'da yolları kesişen oniki yaşlarındaki iki çocuğun (Oscar ve Eli) enteresan karşılaşması ile başlıyor.Oscar annesiyle yaşayan çeşitli ailevi problemleri olan belki de bundan ötürü oldukça ürkek bir çocuktur.Okuldaki başa bela akranları ile geçinemeyen kahramanımız,sürekli aşağılanmakta ve gün geçtikçe içene kapanmaktadır.Giderek yalnızlığın içinde kaybolmaya başlayan Oscar,günün birinde evlerinin yakınındaki bir parkta Eli isimli kendisi ile hemen hemen aynı yaşlarda bir kızla tanışır.Eli;solgun görünümlü,dondurucu soğukta üşümediğini söyleyerek ayakları çıplak şekilde dolaşan tuhaf bir kızdır.Hemen ilk bakışta okuldaki serseri yaşıtlarından epey farklılıklar gösteren Eli'nin görüntüsünün aksine çevresindekileri umursayan,sevecenlikle yaklaşan biri olduğunu anlayan Oscar onunla daha fazla vakit geçirmeye başlayacaktır.Kısa sürede arkadaşlıklarını ilerleten ikilimiz,öncesinde tanımadıkları duygular (sevgi) keşfetmeye başlarlar.Tüm bunlar yaşanırken kahramanlarımız yaşadığı çevrede ardı arkası kesilmeyen cinayet vakaları rapor edilmektedir.Hunharca gerçekleşen katliamlar kasabalıların tedirginleşmesine sebep olacaktır.

İyi;Bahsettiğim gibi farklı bir vampir hikayesi barındıran göz atmanızı tavsiye edebileceğim başarılı bir yapım.Gizem seviyesi,baştan sona tırmanan gerilim ve atmosfer gayet iyi.Alt metinlerde pek çok sosyal mesaj da yer edinmekte.Kısacası önceden aşina olduğumuz vampir filmlerinden oldukça farklı,hatta bir bakıma korku-gerilimden ziyade hüzünlü,dramaya kayan bir işleyişi var.
Kötü;Filmin giriş bölümü daha farklı olabilirmiş.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Eylül 2012 | Etiketler : | | | |

The Woman in Black (2012)

The Woman in Black (2012)
Yakın zaman önce büyük bir acı yaşayarak oğlunun doğumu sırasında eşini kaybeden genç avukat Arthur,büyük yıkım yaşamaktadır.Özel hayatının yanı sıra iş hayatının da büyük çalkantılar yaşayan kahramanımız,iş verenleri tarafından kendisini ispatlaması için Londra dışındaki gizemli bir kasabaya gönderilir.Görev basittir uzun süre evvel terk edilmiş bir malikanenin satışı için gerekli belgeleri toplamalıdır.Lakin Arthur'u beklentilerinin oldukça dışında buhranlı günler beklemektedir.
Kasabaya ulaşan kahramanımız ahalinin tuhaf tavırlar sergilemesi ve daha ilk dakikadan istenmeyen adam ilan edilmesi ile büyük tedirgin yaşar.Zira kalacak yer dahi bulamayan Arthur batıl görüşlere sahip kasabalılar içerisinde sadece Bentley isimli zengin bir adamla yakınlık kurar.Bentley yıllar önce oğlunu kaydetmiş talihsiz biridir.Arthur'a yardım ederek satışını gerçekleştireceği eve götüren Bentley;ne olursa olsun rasyonel düşünceden uzaklaşmadan kasabalıların söylemlerine karşın mantıklı davranmasını ister.Şöyle ki satışı için uğraştığı evde yıllar öncesinde hor görülen,büyük acılar yaşayan siyahlar içerisinde bir kadının halen yaşadığını söylenmektedir.Dahası ne zaman ki siyahlar içerisindeki kadın ortaya çıkarsa,kasabalılardan birinin çocuğu gizemli  şekilde ölmektedir.
Evin hikayesini öğrendikten sonra bir an önce işini hallederek Londra'ya dönmenin planlarını yapan Arthur,metafizik olaylar yaşamaya başlar.Evde geçirdiği yalnız saatler sırasında bahsi geçen siyahlı kadını gören kahramanımız zaman kavramını yitirmeye başlar.Oğlunun cuma günü yanına geleceğini unutan Arthur,siyahlı kadının dehşet saçtığı kasabadan bakalım çok sevdiği oğlu ile beraber sağ salim çıkabilecek mi?


İyi;Atmosfer ve kostümler oldukça başarılı.Bu yapımı sevenler yine benzer tarzda olan The Awakening (2011) filmini de izleyebilirler...
Kötü;Klişe hayalet hikayelerinden biri olduğunu söyleyebilirim.Maalesef bu konuda yönetmen bizi şaşırtamıyor.Her ne kadar 2012'nin iddialı yapımları arasında olduğu söylense de bu sıfatı hak etmeyen vasat bir yapım olduğunu da ekleyeyim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Temmuz 2012 | Etiketler : | | | | |

Naboer (2005)

Kısa bir süre evvel kız arkadaşından olaylı bir şekilde ayrılan John,halen terk edilmenin ızdırabını yaşamaktadır.Günün birinde işten dönen kahramanımız asansörde daha önce hiç karşılaşmadığı alımlı bir bayanla tanışır.Anne isimli bayan binaya yeni taşındığını söyleyerek ağır bir eşyasının yerinin değiştirilmesi hususunda kahramanımızdan yardım ister..
John evinin bulunduğu koridorun sonundaki,hatta duvarlarının çoğunun bitişik olduğu yan daireye ilk kez adım atmıştır.Kız kardeşi Kim ile beraber burada yaşadıklarını söyleyen Anne,kapının ardındaki dolabın yerini değiştirmek istemektedir.Eve girer girmez,etrafın son derece dağınık olduğuna şahit olan John,dolaşmaya başladıkça epey şaşkınlık yaşayacaktır.Zira kolilerce erzak odalarda stoklanmış olup,sanki Anne ve kardeşi hiç dışarı çıkmaksızın evin içerisinde esir hayatı yaşamaktadır.Dahası labirent benzeri dar koridorlu odalar ve loş aydınlatma eve tuhaf bir hava katmaktadır.Bayanlara kibarca yardımcı olup evine dönen kahramanımızın kafası hiç olmadığı kadar karışmıştır.
Ertesi gün yeniden Anne'nin yardım istemesi ile epey tereddütte kalarak yeniden o eve adım atan John,Kim'in başına gelenleri öğrendikten sonra kafasındaki soru işaretlerinden arınacaktır.Ablasının anlattığı üzerine Kim yakın zamanda tecavüze uğramıştır ve o nedenle kendisini sadece evinde güvende hissetmektedir.Muhabbet ilerledikçe Anne ve Kim'in kendisine dair epey bilgi sahibi olduğunu öğrenen kahramanımız,yan komşularının evinin bitişiği duvar sayesinde;kız arkadaşından ayrılmasından tutunda ne işle uğraştığına kadar türlü bilgiye kulak misafiri olduklarını öğrenecektir.
İşi giderek savsaklamaya başlayan John,eski kız arkadaşının annesinin araması ile Ingrid'in iş yerine gitmeye karar verir.Bu arada Kim'in telefonla araması sonrasında bir arkadaşından kendisini arayan kapı komşusunun numarasını isteyen kahramanımız,ikamet ettiği katta başka kayıtlı numara olmadığını öğrenecektir...

İyi;Başarılı bir psikolojik gerilim filmi.Oyunculuk,mekan vs gayet iyi.Diyaloglar ilgi çekici.
Kötü;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Nisan 2012 | Etiketler : | | | | |