Drag Me to Hell (2009)


2009 yılının en iyi korku filmlerinden biri.Tam anlamıyla bir korku filminden beklenileni karşıladığı söylenemez hatta sonlara doğru biraz da mizahsene kaçılmış gibi.Lakin filmin ilgi çekici yanı ise senaryosunun ve çekim tekniklerinin abartıdan uzak ve gündelik hayata bir hayli yakın olması.Biraz burayı açalım;pek çok filmde yer alan,bol kan efektleri,abartılı makyajlar,sadistçe cinayetler,katliamlar vs bu filmde yok.
Filmin konusu ise Christine isimli genç,sarışın bankacı bir bayanın günün birinde yaşlı,aksi ve birazda tuhaf görünümlü(ki bu zat büyücüdür) bir müşterisi ile arasındaki olaylar zincirini işliyor.Christine genç ve başarılı bir bankacıdır ve terfisine de az kalmıştır.Onunla terfisi arasındaki en büyük engel ise bankaya kendisinden daha geç katılan,pekte hoşlanmadığı iş arkadaşıdır.Patronuna göre Christine iyi bir yönetici adayıdır ancak duygusallığı onu bir adım geride bırakabilir.Kısacası terfisini alana dek müşterileri ile arasında olan ilişkilerinde,patronuna hoş gözükmek için riske girmemelidir.

Yaşlı müşterisi  ise gururunu ayaklar altına alarak ona yalvarır ve evinin ipotek borcunu ertelemesini,aksi takdirde evini kaybedeceğini söyler.Ancak Christine terfisine bu kadar az bir zaman kalmışken,normalde kolaylıkla yapabileceği erteleme işlemini,patronuna karşı profesyonellik anlayışını kanıtlamak adına reddeder.Bu sırada yaşlı büyücü onu tehdit eder ve bankada herkesin önünde rahatsız edici bir tatsızlık yaşanır.Belki diğer rakibine karşı terfide öne geçmiştir ancak başına akla gelmedik doğaüstü olaylar gelmeye başlayacaktır.
Aynı günün devamında Christine otoparkta arabasına yönelmişken reddettiği yaşlı müşterisinin arabasının da orada olduğunu görür.Christine halen olayların etkisi altındadır ve endişesini gizleyemez.Çok geçmeden kahramanımız arabasına binmek üzereyken yaşlı büyücüyle karşı karşıya kalır.İkilimiz komik bir kavgaya tutuşurlar :D Ardından yaşlı büyücü Christine’in paltosundaki kol düğmesini kopararak ona kara büyü olarak adlandırılan ölümcül bir büyü yapar ve mekandan ayrılır.Christine lanet olası yaşlı kadından kurtulduğunu düşünür ve gündelik hayatına geri döner.Ancak hiçbir şey artık eskisi gibi değildir.Christine zamanla gerçeklik ve kabus arasındaki ince hatta kalabilecek, inanılması zor doğaüstü olaylar yaşamaya başlayacaktır.

Christine’in kılkuyruk bir erkek arkadaşı(Clay) vardır,birbirlerini sevmektedirler ancak aralarında sosyal statü bakımından büyük farklar vardır.Ayrıca evlenmelerine engel olan en büyük mani de Clay’in aristokrat ailesidir.Bir gece Christine ve Clay sokakta dolaşırlarken marjinal bir falcı dikkatlerini çeker.Son günlerde yaşadıklarının etkisinden dolayı geleceği hakkında karamsarlıklar yaşayan Christine fal baktırmaya karar verir.Falcı ise oldukça sempatik ve yardımsever birisidir.(Gelinim olur musun? adlı kalitesiz 3.dünya programındaki Caner’e benzettim bu elemanı :D)Falcı,Christine'e kendisine ölümcül  bir büyü yapılmış olduğunu söyler.Belki onunda duymak istediği budur çünkü psikolojik sorunlar yaşamaktadır ve hayatını mahveden şeyin ne olduğu sorgulamaktadır.Peki ortada bir büyü varsa bu büyüyü bozmanın bir yolu var mıdır?Bundan sonrasını sizlere bırakıyorum.son birkaç yılın belki de en iyi korku filmlerinden biri olduğu söylenebilir.Filmin devamında falcı ve Christine’in büyüyü bozma yolunda denedikleri ;biraz mizahsen kokan birazda deneme yanılma yoluna kayan tecrübeleri anlatılıyor.




İyi;Gündelik sosyal yaşamda başınıza gelebilecek bir olaymışcasına,yalın ve akıcı kurgu göze çarpıyor.
Kötü;Sonlara doğru mizahsene kaçan sahneler yapımın korku-gerilim dozunu aşağılara çekiyor.
Gereksiz;Tuhaf komik sahneler.Ne amaçlandığı kestirmek zor gibi.Tam havaya giriyorsunuz,pat gereksiz bir sahne beliriyor.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 16 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |

Yorum Gönder