Dagon (2001)

Dagon (2001)
Fantastik korku denince ilk akla gelen isimlerden olan H.P. Lovecraft'ın kısa hikayelerinden birinin uyarlaması olan Dagon;borsada şansı yaver giden genç broker Paul ve sevgilisi Barbara'nın,milyarder iş ortakları olan Howard'ın teknesi ile İspanya açıklarında ufak bir kaçamak yapmaları ile başlıyor.Imboca yakınlarında havanın aniden bozması ile kayalıklara çarpan teknede,Howard'ın eşinin yaralanması sonrasında yardım çağırmak için bota atlayıp kasabaya giden Paul-Barbara çifti daha ilk dakikadan tuhaflıklar sezmeye başlar.Zira çevrede kimse yoktur,sanki yıllar öncesinden terkedilmiş izlenimi veren kasaba,buram buram mazi kokan mistik bir atmosfere sahiptir...
En nihayetinde kiliseye kadar ilerleyen kahramanlarımız,pederin karşılarına çıkması ile derin bir nefes alırlar.Acil yardıma ihtiyaçları olduğunu söyleyerek,kayalıklara çarpan tekneleri için destek isteyen ikilimiz,ne yazık ki işleri hızlandırmak için ayrılmak zorundadır.Paul,esrarengiz kılıklı iki adamın teknesine binerek yardıma gidecekken,Barbara ise pederin yanında kalıp polislerle iletişim kuracaktır.Howard ve eşinin gizemli bir şekilde ortadan kaybolması sonrasında yeniden Impoca'ya dönen Paul,pederin Barbara'nın otelde kendisini beklediği söylemesi ile oranın yolunu tutar.
Otelde biraz zaman geçirdikten sonra halen Barbara'nın ortaya çıkmaması ile telaşa kapılan Paul,buraya adım attığı andan itibaren çok ıssız ve sakin bulduğu kasabada yoğun bir gürültüye şahit olur.Odasının camından olan bitene baktığında ise her şey alt üst olmuştur.Kasabalılar sonunda ortaya çıkmıştır,ancak suratlarında ve hareketlerinde anormallikler vardır.Üstelik dost canlısı da değildirler hani.Kahramanımız bir an önce Barabara'yı bularak bu garabet mekandan uzaklaşmalıdır.
Filmin ikinci yarısı itibariyle Lovecraft'ın hayal dünyasına yolculuğa çıkıyoruz.Unutmayın bu fantastik serüvende neden ve niçinleri sorgulamaktan ziyade kendinizi olayın akışına bırakın ve Paul'un yerinde olduğunuzu düşünerek keşfe çıkın.Bu arada yapımın en iyi Lovecraft uyarlamalarından biri olduğunu da ekleyeyim.Yönetmen koltuğunda ise hayata geçirdiği hemen her projesinde Lovecraft hikayelerini kullanmaktan çekinmeyen Stuart Gordon var.

İyi;Gayet sürükleyici,korkunun yanında fantastik öğelerle dolu eğlenceli bir macera.Mistik atmosfer ve mekan başarılı,hikaye ilgi çekici.Bu filmi sevenler yine Lovecraft uyarlaması olan Dreams in the Witch-House (2005)'a da göz atabilirler.
Kötü;Bazı efektler yapımın kalitesini düşürüyor.Daha yüksek bir bütçe ile çok daha iyi şeyler ortaya çıkabilirmiş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Mayıs 2012 | Etiketler : | | |

Yorum Gönder