My Little Eye (2002)

My Little Eye (2002)
“Beş yarışmacı bir milyon dolar için aynı evde 6 ay geçirecekler.Eğer bu süre sonunda bütün yarışmacılar evde kalmayı başarırsa,büyük ödül yarışmacılar arasında paylaştırılacak.Mükemmel ev arkadaşı sen misin?” sloganları ile başlayan bu filmde,birbirini tanımayan üç erkek ve iki bayan yarışmacının ödülü kazanma yolundaki uğraşları konu ediniyor.Sosyal hayattan tamamen izole,odalarda ve koridorlarda kameraların sürekli kayıt halinde bulunduğu bu “reality show” da,bir bakıma hem internet üzerinden yayınlanacak olan görüntülerle ünlü olmayı uman kahramanlarımız hem de altı ay nedir ki diyerek parayı kapmaya çalışacaklar...
Kahramanlarımızı tanımaya başlayalım;Rex bilgisayarlarla arası iyi olan,sadece parayı kazanmak için yarışmaya katılmış asosyal biridir.Danny ise sakin,etliye sütlüye karışmayan bir takım oyuncusudur.Matt grubun soğukkanlı lideridir.Emma bayan yarışmacılar arasında işin zeki kısmını oluşturmaktadır.Charlie ise tahmin ettiğiniz üzere yarışmanın aptal ama seksi kızıdır :D Birbirlerine çabuk kaynaşan kahramanlarımız,parayı alana kadar aralarında nazik ve saygılı bir ilişki kurmaya çalışmaktadırlar.Başlarda her şey normaldir,taa ki evin bahçesine bir paket gönderilene dek.Paketin içinde yiyecek içecek vs olmasını bekleyen yarışmacılarımız,birilerinin kendilerine fena halde kafayı taktığını anlayacaktır.Zamanla sürekli olarak yeni paketler alacak olan yarışmacılarımız;tuğla,silah,kurşun vs gibi anlamsız ikramlar ile gerilmeye başlayacaklardır.Olan bitenle ilgili bir teorisi olan Emma ise geçmişte yaşadığı sevimsiz  olayın,başlarına bela olduğunu düşünmektedir.Emma’nın fikirlerinden rahatsız olmaya başlayan Matt ise onu olayları kişiselleştirmemesi konusunda uyarır.Dışarıda bir şeyler olup bitmektedir ve her nasılsa birileri evden yarışmacıların ayrılmasını istemektedir.Grubun zeki ama bir o kadar da egoist elemanı Rex ise,şirketin kendilerine parayı vermemek için basit yıpratma oyunları planladığını düşünmektedir.Haksız da değildir hani. 
Huzuru kaçan kahramanlarımız gece yarısı kapılarını çalan Travis isimli gençle şaşkına dönerler.Kayak yapmak için buraya geldiğini ve fırtınadan kurtulmak için bu eve sığındığını anlatan Travis,aynı zamanda işinin bilgisayar programcısı olduğunu söyleyerek,sürekli internet başında çalıştığını anlatır.Peki ama nasıl olabilir de sürekli internetle haşır neşir olan bir adam,internet üzerinden yapılan en büyük ödüllü reality showun en ufak bir reklamına dahi rastlamaz?

İyi;Gerilim dozu yüksek başarılı bir yapım.Senaryo olarak özgün olduğunu söyleyebilirim.Bu yapımı sevenler Panic Button (2011) filmini de izleyebilirler.
Kötü;Bazı mantık hataları,final vasat.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;

Yorum Gönder