127 Hours (2010)

2010 yapımı "Buried" filmiyle aynı dönemlerde vizyona giren;kurgu ve konu olarak benzer şekilde seyreden "127 Hours" işin içine biraz da biyografinin girmesi ile ilgi çekici tek mekan filmi alternatifi haline dönüşüyor.Konuya gelirsek;dağcı Aron Ralston'un Utah yakınlarında pek de ziyaretçisi olmayan kanyonda talihsiz bir kaza geçirmesinin ardından,büyük bir kaya parçasının kanyonun derin bir çatlağında elini sıkıştırması ile çaresiz şekilde geçirdiği 127 saati konu ediniyor.Ömrü boyunca kimseye minnet etmeden her daim kendi işini kendisi görerek yaşayan Aron,daracık bir çatlağın içerisinde hayatının en büyük sınavını verecektir.
Rutin olarak kafasını dağıtmak için uğrak yer bellediği kanyonda hedef belirlediği yeni bir noktaya ulaşmak için yola koyulan Aron,ailesine ya da herhangi bir dostuna haber vermeksizin sırt çantasına doldurduğu gereçleri ile maceraya atılır.Beraberinde götürdüğü suluğu,kamerası,fotoğraf makinası,el feneri ve çin malı dandik bir çakısı ile yine kimseleri planına dahil etmeyerek yalnızlığının tadını çıkaran kahramanımız,oldukça talihsiz bir kaza sonrasında kanyonun derin bir çukurunda büyük bir kayanın elinin üzerine düşmesi ile sıkışıp kalır.Sesini duyuramayacağını anlayan Aron,zaten halihazırda pek kimsenin de gezintiye çıkmadığı bu kanyonda kaderi ile baş başa kalmıştır.Sağ elinin sıkışması ile her işini sol eliyle görmek zorunda kalan kahramanımız,başlarda her işte olduğu gibi yine kendi kendisine yetebileceğini ve bu badireyi de atlatabileceğini düşünmektedir.Elindeki envanterleri en iyi şekilde kullanabilmek için başına bela olan büyük kaya parçasının üzerine yerleştirdikten sonra ucu körelmiş çakısı ile elinin sıkıştığı yeri kazıyarak kımıldatabilmesinin mümkün olmadığı kaya parçasından kurtulmaya çalışan Aron,saatler ilerledikçe çabalarının yetersiz olduğunu anlayacaktır.
Gerek kan kaybının etkisinden gerekse suyunun giderek azalması ile çeşitli halüsinasyonlar görmeye başlayan kahramanımız,çaresiz bekleyişini sürdürmektedir.Buranın mezarı olacağını düşünmeye başlayan Aron,günün birinde bulunacağını düşündüğü kamerasının yardımıyla ailesine ve geçmişte terk ettiği sevgilisine karşın pişmanlıklarını,dile getiremediklerini anlatmaya koyulur.Ümidini yitirmeye başladıkça kendisi ve geçmişiyle yüzleşmeye başlayacak olan Aron,hayatta kalabilmek için ne pahasına olursa olsun soğukkanlı davranmalıdır.

İyi;Tek mekan filmlerinden biri olarak sürükleyici kurgusu ile izlemenizi tavsiye ettiğim bir yapım.Bu filmi sevenler Buried (2010) ve Frozen (2010) yapımlarına da göz atabilirler...
Kötü;Sonuçta filmin neredeyse tamamının daracık bir çatlakta geçtiğini düşünürsek,zaman zaman sıkıcı sahneler yer alsa da seyir zevkini aşağılara çekecek cinsten değil.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Ağustos 2012 | Etiketler : | | | |

Yorum Gönder