The Cell (2000)

 Catherine Deane iş hayatında pek popüler olmasa da sıra dışı teknikler deneyen  farklı bir çocuk terapistidir.Onu ayrı kılan en önemli özelliği ise hastasının;yani çocukların zihnine girerek bilinçaltında dolaşmayı becerebilmesini sağlayan,henüz deney aşamasında olan bir uygulamadır.Yakın zamanda sadece Edward  isimli hastası üzerinde yoğunlaşan Catherine ne yazık ki çabalarının karşılığını alamamaktadır...Fbi’nın peşine düştüğü ezber bozan katil,halen yakalanamamıştır.Tipik bir seri katil gibi davranan;kurbanlarını sadece bayanlar arasından seçen,Carl isimli pek de konuşmayı sevmeyen canavarımız kendi dünyasında karışık bir kişiliktir.Neyse ki Fbi’ın izini bulması ile yakalanan Carl,artık insanlara daha fazla zarar veremeyecektir.Ancak diğer taraftan son olarak kaçırdığı bayanın halen ortalarda olmaması ve baskın sırasında da ip ucuna rastlanamaması soru işaretlerini artırmaktadır...
Sorunlu bir çocukluk dönemi geçiren Carl,iç dünyasında yaşattığı tipik bir boss karakterin kontrolü altında baskılanmaktadır.Şizofrenin belirgin olmayan türlerinden biri nedeniyle karakter olarak gel gitler yaşayan kahramanımız,tıbbi teşhis açısından tam olarak bir çıkmazdadır.Fbi her ne kadar uzman doktorlardan vs görüş alsa da Carl’ı konuşturarak kayıp kızın yerini bulabilmesi imkansız gibidir.İşte bu noktada olaylara dahil edilen Catherine ve ekibi,daha öncede vurgulamadığım henüz deney aşamasında olan tedavi yöntemi ile Fbi'a yardım ederek,olayın sorumlusunun en ağır şekilde ceza almasını istedikleri Carl’ı konuşturmak amacındadır.Ancak bu işlem tahmin edeceğiniz üzere hiç de kolay değildir.Her şeyden önce geçmişte sadece çocuk denekler üzerinde çalışma yapan terapistimiz Catherine,yetişkin bir hasta üzerinde deneme yapabilmek için hazır mıdır?
Polis yaptığı çalışmalar sonrasında daha önceki kurbanlarını çeşitli prosedürlerin akabinde katleden Carl’ın,halen ortalarda olmayan bayan üzerinde de aynı şeyleri denediğinin korkusunu yaşamaktadır.Carl’ın meşhur yöntemi ise şudur:Güzel bir bayan seçilir ve kaçırılır.Sonrasında özel olarak hazırlanmış cam bir hücre içerisine alınan kurban,otomatik bir sistem sayesinde belirli bir sürede hücrenin su ile dolmasının ardından ölüme mahkum bırakılır.Bu aşamadan sonra cesedi çamaşır suyu ile yıkayan Carl,porselen barbi bebek edasında hazırladığı cesede tecavüz edecektir.Tabii işi bitince de yeni kurbanlar aramaya yönelecektir.Fbi’ın bütün bu bilgileri Catherine ile paylaşması ve kızın muhtemelen tutulduğu hücrenin kısa bir süre içerisinde sular altında kalacağını bilgisi ile çalışmalarını hızlandıran Catherine,ekibinin de yardımı ile manyak katilimizin bilinçaltına yolculuğa çıkacaktır…
Gerçekten görsel olarak ilgi çekici sahneler ve güzel müzik seçimleri ile bam başka bir dünyaya gezintiye çıkmamızı sağlayacak olan Catherine,ne yazık ki daha önce denemediği son derece riskli bir yolu izlemek zorunda kalacaktır.İşlerin giderek çığırından çıkması ile Carl'ın korku dolu bilinçaltına yolculuk için bir de Fbi ajanının devreye girmesi her şeyi daha da zor hale getirecektir.


İyi;Bilinçaltının gizemli ve bir o kadar da uçsuz bucaksız sınırları içerisindeki fantastik macera soluksuz seyir zevkini de yanında getiriyor.Konu olarak oldukça farklı,sürükleyicilik olarak ise geçer not alabilecek bir yapım.Ayrıca soundtrackler ve görsel öğeler de gayet başarılı.
Gereksiz;-
Kötü;Final biraz daha yaratıcı olabilirmiş.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Ocak 2012 | Etiketler : | | | | |

Yorum Gönder