The Devil's Backbone (2001)

“Bir hayalet nedir?Kendini yinelemeye mahkum bir trajedi mi?Bir acı anı belki.Hâlâ canlı gibi gözüken ölü bir şey.Zamanda asılı kalmış bir his.Bulanık bir fotoğraf gibi.Kehribarın içinde tuzağa düşmüş bir böcek gibi.”Pan'ın Labirenti filmi ile hemen hemen aynı dönemi ve benzer bir hikayeyi konu edinen bu yapımda,fantastik gerilim severlere ve artık alışılagelmiş Del toro sinemasına bir kez daha konuk oluyoruz.Filmin konusu;Carlos isimli cumhuriyetçi bir babanın oğlunun,ağır koşullarda gerçekleşen iç savaş yıllarında yetimhaneye bırakılması ve akabindeki günlerde Santi isimli bir hayaletle karşılaşmasını ele alıyor.
 Yetimhanede hiç istemese de kalmak zorunda kalan Carlos,babasının geleceği günü bekleyerek sabretmektedir.Diğer çocuklarla arasında herhangi bir sıkıntı bulunmayan kahramanımız,sadece kendisinden birkaç yaş büyük olan Jaime isimli bir elemanla sorun yaşamaktadır.İç savaşın başlaması ile yetimhaneye sığınmak durumunda kalan yaşlı doktor Casares’in desteği ile alışma dönemini aşmaya çalışan Carlos,bir yandan da kader birliği edeceği yeni arkadaşları ile dostluk bağları kurmaktadır.Kendisini ispat etmesi ve cesur olduğunu ispatlaması için Jaime ile beraber gece yarısı mutfağa ellerindeki sürahileri doldurmaya giden ikilimiz,bir yandan da “iç çeken” isimli garip lakabı olan garabetten de bir hayli korkmaktadır.Jaime’nin kendisini ekmesi ile karanlık koridorlarda tek başına kalan Carlos,mahzende gördüğü ufak bir havuzun çevresinde aslında “iç çeken” namıyla anılan şeyin bir hayalet olduğunun farkına varacaktır.Çok korkan ve hemen oradan uzaklaşan kahramanımız,yakın zaman içinde hayaletin hikayesini de öğrenecektir...
İlerleyen günlerde Jaime ile arasındaki buzları da ertimeye başlayan Carlos,yeni edindiği  arkadaşları ile neşeli günler geçirmektedir.Bu arada  Jacinto isimli orta yaşlarda,yetimhanenin getir götür işlerini yapan sert görünüşlü bir adamla tanışan kahramanımız;bir yandan Santi’nin hayaleti bir yandan da tekin görünmeyen Jacinto’nun tavırlarıyla uğraşmaktadır.Jacinto yıllar önce yetimhaneye bırakılmış ve burada büyümüş,geleceğe dair ilginç hayalleri olan,etrafındaki birkaç serseri ile arkadaşlık kurmuş,müdüre hanımın yardımı ile askerlikten yırtmış kendi halinde bir adamdır.Müdüreye ait bir takım sırları bilen Jacinto,cumhuriyetçilere ait gizli bir kasada tutulan külçe altınları çalarak,yeni bir hayat kurma çabasındadır.
Zaman zaman kasabaya uğrayan Dr.Casares,günün birinde kötü bir haberle yetimhaneye döner.Milliyetçiler savaşı kazanma arifesindedir ve bir an önce yetimhaneyi boşaltıp onlar buraya ulaşmadan kaçmalıdırlar.Olan bitenden haberi olan Jacinto ise altınları ne pahasına olursa olsun yanına alarak ortadan kaybolmanın planlarını yapmaktadır.Casares’in niyetini anlaması ile kovulan Jacinto,kasabaya dönüş için hazırlanan Casares liderliğindeki çocuklardan ve yetimhane personellerinden oluşan kafileyi sabote edecektir.Altınlardan başka kimseyi düşünmeyen Jacinto,gerekirse önüne çıkan herkesi  teker teker öldürerek amacına ulaşmanın peşindedir.Ancak hesaba katmadığı çocuklar ve geçmişte işlediği telafisi olmayan büyük bir günah yakasını rahat bırakmayacaktır.

İyi;Carlos'un gözünden döneme ilişkin belgesel havasında ilerleyen başarılı bir fantastik gerilim filmi.
Kötü;-
Gereksiz;Finale doğru oluşmaya başlayan epik atmosfer yapımın fantastik yönünü baskılıyor.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Ocak 2012 | Etiketler : | | | | |

Yorum Gönder