Güncel İncelemeler;

Red Sands (2009)

Red Sands (2009)
"İslam öncesi mitolojiye göre,Tanrı cinleri tüm diğer yaşamlardan önce yaratmıştır.Dumansız ateşten yaratılan cinler istedikleri şekle girebilirler.Cinlerin büyük çoğunluğunun,insanlara duydukları nefretten dolayı ölümlü dünyayı terk ettikleri düşünülür.Ancak bazıları dünyada kalmıştır."
Red Sands (2009)
Afganistan'da görevli olan bir grup Amerikan askeri konvoylarının pusuya düşmesi sonrasında çölün orta yerinde dağılmak zorunda kalırlar.Çavuş Marcus komutasında ufak bir tim eski bir barakaya sığınarak en son aldıkları emirleri uygulamaya karar verirler.Zira ana üs ile teması yitiren birlik,son olarak gözlem ve yol bulmakla görevlendirilmiştir.Marcus gözetiminde keşfe çıkan askerler çok geçmeden terk edilmiş bir kampa ulaşırlar.İşin garibi kampta tüm eşyalar yerli yerinde durmakta,ancak buna rağmen hiç kimse ortalarla görünmemektedir.Karanlığın bastırması ile yeniden güvenli nokta ilan ettikleri barakaya dönen askerler,kum fırtınasının başlaması ile deyim yerindeyse kapana kısılırlar.Öte yandan karanlığın içerisinden davetsiz bir misafir konuk olacaktır.Üstü başı kirler içerisinde olan genç bir bayan yolunu kaybedip Amerikan askerlerinin konuşlandığı barakaya sığınır.Çavuş Marcus çaresiz kadına yardım etmekte kararlıdır.Ancak onun gelişiyle birlikte bir takım aksilikler yaşanmaya başlar.Askerler masum görünümlü kadının gerçekte ne olduğunu anladıklarında ise hayatta kalma savaşı başlayacaktır...

İyi;Fikir olarak fena olmayan,mekan olarak benim her daim egzotik olarak değerlendirdiğim orta doğu topraklarını seçen yapım,zaman zaman sıksa da izlemeye değer bir alternatif.
Kötü;Korku öğelerinin yetersiz kaldığı vasat bir gerilim filmi.Esasında işin içinde askerlerin olması daha fazla aksiyon sahnesi vaad ediyor gibi görünse de maalesef durağan bir senaryoya sahip.Görsel efektler zayıf...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Eylül 2013 | Etiketler : | | | | |

The Hills Have Eyes (2006)

The Hills Have Eyes (2006)
Teen slasher formatı yapımların en başarılılarından biri olarak nitelendirebileceğimiz Tepenin Gözleri; korku ve gerilimin tavan yaptığı, izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız sürükleyici bir yapım. Mutlaka göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Eski bir polis dedektifi olan Big Bob, emekliliğinin ardından kendi güvenlik şirketini kurar. Big Bob, eşi Ethel ve ailesi ile beraber; evliliklerinin bilmem kaçıncı yıl dönümünde bütün aile beraber olmak amacıyla bir karavan yolculuğu ayarlar. Her ne kadar damadı Doug ve küçük kızı Brenda' nın bu fikre pek rızası olmasa da, sırf Ethel'i mutlu etmek adına bu plana dahil olurlar ve seslerini çıkarmazlar. California' ya doğru yola çıkan Carter ailesi bir benzinlikte yakıt almak üzere duraksar. Bu sırada görünüş olarak pek de tekin olmayan yaşlı bir pompacı onlara otoyoldan daha kısa bir kestirme yol alternatifi sunar. Bunun üzerine medeniyetten uzak bir taşra yolunda seyahatlarına bir kaç mil daha devam eden kahramanlarımız, lastiklerinin patlaması ile bir kaza geçirirler. Uçsuz bucaksız bir çölün ortasında kalan Carter ailesi, buranın Amerikan hükümeti tarafından nükleer denemeler yapılan; yüksek radyasyon içeren, yasak bölge olduğunu çok sonraları anlayacaktır.
The Hills Have Eyes (2006)
Her Hollywood filminde olduğu gibi yine kahramanlarımız kendilerini ülke çapındaki %99'luk gsm kapsama alanının dışında bulurlar. Bunun üzerine kazanın ardından karavanları arızalanan kahramanlarımız, Big Bob'ın önerisi sonrasında damadı Doug ile zıt yönlere doğru olmak üzere onar km açılıp yardım bulmayı planlarlar. Big Bob karısını, 2 kızını ve Doug'un daha kundaktaki bebeğini, oğlu Boby'ye emanet eder ve Boby'ye her hangi bir aksilik durumunda kullanması için bir silah verir. Doug güneye, Big Bob ise kuzeye doğru yola çıkarak, bu ıssız çölde yardım bulmayı umarlar. 
Babası ve Doug'ın karavandan ayrılmasından kısa bir süre sonra; köpeklerinin huysuzlanması ile bir tepeye doğru kaçışmaları üzerine Boby onları geri getirmek için peşlerine düşer. Çok geçmeden köpeklerden sadece biri ile geri dönen Boby, diğer köpeklerine ne olduğu konusunda hiç bir fikri yoktur. Doug bir kaç mil ilerledikten sonra yolun krater benzeri devasa bir çukurla bittiğini görür. Dahası bu çukurun içerisinde azımsanmayacak büyüklükte bir araba mezarlığı vardır. Bu arabalar buraya kim tarafından getirilmiştir? Ayrıca yaşlı pompacı onları neden bu garabet yere yönlendirmiştir. Doug bu soruları düşüne dursun, bu sırada Big Bob ise giderken uğradıkları benzinliğe ulaşmıştır. Etrafı yoklayan Big Bob, yaşlı pompacıya rastlamaz.Tekin olmayan bu mekandan bir an önce uzaklaşıp ailesinin yanına karavana dönmek ister. 
Havanın iyice kararması ve henüz karavana Doug ve Big Bob'un dönmemeleri üzerine iyice telaşlanan Ethel ve kızlara bir kötü haber de Boby'den gelecektir. Boby kayıp köpeklerini hunharca katledilmiş bir şekilde tepelerin arasında bulmuştur. İşlerin yolunda gitmediği kesindir. Boby sorumluluk alarak annesini ve kardeşlerini karavanda kalmaları doğrultusunda ikaz eder ve eli tetikte başlarına gelebilecek bir aksiliğe karşı hazırlıklı olmaya çalışır. Bu sırada dışarıdan gelen ayak sesleri, karavanın içerisindeki gerilimi arttırmıştır. 
The Hills Have Eyes (2006)
Koskoca aileden sadece 3 kişi ve bir köpek kalmıştır.Yaşadıkları bu ağır travmanın ardından; Doug bebeğini kurtarmak adına yanına köpeği alarak yola çıkar. Boby ve Brenda ise artık beraber hareket ederek,kendilerini korumak zorundadırlar.Bu aşamadan sonra Doug'un tepenin altındaki bir madeni keşfetmesi ve o yoldan giderek terk edilmiş lanet bir kasabaya ulaşması ile film yeni bir boyut kazanacaktır. Doug bebeğini kurtarma yolunda mutantlarla ölesiye mücadeleye hazırdır. Boby ise kardeşini korumak için kendi canını feda etmeyi göze almıştır.


Serinin ikinci filmi için tıklayınız !
İyi; Gerilimin tavan yaptığı, türünün en iyi filmlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada yapımda roller homojen dağılmış, öyle ki bebek ve köpek bile etkin roldeler..
Kötü; Karmaşanın içerisine hapsolan bebek...
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Ocak 2012 | Etiketler : | | | | |