Güncel İncelemeler;

The Haunting (1999)

The Haunting (1999)
130 yıl önce Manchester ve Concorde Amerikan sanayinin merkezleriydi. Tepedeki malikanenin sahibi olan Hugh Craine de bu dönemde tekstil fabrikalarındaki işçilerin sırtından büyük bir servet edinmiş. İstediği her şeye sahip olabiliyormuş. Ama en çok istediği şey çocuk kahkahalarıyla dolu bir evden başkası değilmiş...
The Haunting (1999)
Uyku probleminden muzdarip olan Eleanor, Theo ve Luke, Dr. Marrow' un denetiminde gerçekleşecek bir deney için gazete ilanına başvurup, iyi bir para karşılığı gönüllü olmayı kabul ederler. Deney 'Tepedeki Ev' olarak adlandırılan oldukça gösterişli bir malikanede yapılacaktır. Hugh Crain' in 130 yıl kadar önce yaptırdığı ve onun ölümünün akabinde eve gelen ilk ziyaretçiler olan kahramanlarımız, malikanenin de şatafatına yenik düşerek denek olmayı kabul ederler. Oturumları yönetecek olan Dr. Marrow, akşam yemeği sırasında malikanenin tarihçesinden bahsettikten sonra, herkese iyi geceler dileyerek odasına çekilir. Birbirleriyle vakit geçirme fırsatı bulan kahramanlarımız Crain ve tuhaf hikayesinden söz etmeye başlarlar. En başından beri Dr. Marrow' a karşı mesafeli davranan Luke, uykuyla ilgili bir deney için neden bu tarz bir ortam seçildiği konusunda düşünmeden edememekte, bir şeylerin yolunda gitmediğini hissetmektedir. Yakın zamanda annesini kaybeden ve onun yokluğuna alışma hususunda sıkıntılar yaşayan Eleanor ise malikanenin gösterişine kapılmış, çocuk suretlerinden oluşan heykellerle süslü koridorları gezmekte, büyülenmiş bir edayla etrafı kolaçan etmektedir. Öte yandan asi ve bencil tavırlarıyla keyfine göre davranan Theo ise uyku probleminin ötesinde, ürkütücü bir evde olmanın sıra dışılığını keşfetmektedir. Daha geçirdikleri ilk gece itibariyle bir takım gizemli olaylar yaşamaya başlayan kahramanlarımız, çeşitli halüsinasyonlar ve yanılsamalarla dolu bir sabaha uyanırlar. Neler olup bittiğini anlamak için Theo' nun da desteğini alarak Dr. Marrow' dan bir açıklama bekleyen Eleanor, uyku problemi için bir araya geldikleri evin insanı huzursuz eden aurası sebebiyle deneyin yönteminin sorgulamasında ısrarcıdır. Zira geceleri kabuslarla geçmekte, hayaletler gördüğü hususunda diretmektedir...

İyi; Robert Wise imzalı 1963 yapımı olan 'The Haunting' kadar başarılı olmasa da remake olarak değerlendirilmesi gereken bir film. Oyuncu kadrosu, görseller ve atmosfer kayda değer.
Kötü; Zaman zaman sıkıcı bir hale bürünen senaryo, tamamen atmosfer odaklı gerilime dayandırılmış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 2 Mart 2019 | Etiketler : | | | |

What the Waters Left Behind (2017)

What the Waters Left Behind (2017)
Yıllar önce büyük bir afet sonrasında sular altında kalan Epecuen; hayalet kasaba izlenimi veren, viranelerle dolu terk edilmiş bir yerleşkedir. Kasabanın mazisinden etkilenen ve sel baskını sonrası olan bitenleri belgesel haline getirmeyi planlayan Vasco, bir grup iş arkadaşı ve ekipmanlarıyla birlikte Epecuen' in yolunu tutar. 
What the Waters Left Behind (2017)
Emektar karavanlarıyla yola çıkan kahramanlarımız, giderek şehirden ve yerleşim birimlerinden uzaklaşıp kırsal Epecuen bölgesine doğru direksiyon sallamaktadır. Döküntü bir benzin istasyonunda mola verip yakıt almayı planlayan gençler; birbirinden tuhaf, ürpertici karakterin karşılarına çıkmasıyla, buralara nereden düştük edasında hızla işlerini görmeye çalışırlar. Vasco' nu  ekibinde teknik elemanların ve kız arkadaşının yanı sıra  gruba rehberlik eden Carla da yer almaktadır. Sel felaketi yaşandığında küçük bir çocuk olduğunu ve hayatta kalmayı başaran azınlık içerinde yer aldığı için şanslı olduğunu dillendiren Carla, aynı zamanda belgeselin de başrol oyuncusudur. Epecuen' in eski zamanlarını ve anılarında yer ettiği haliyle yaşananları kameralar karşısında anlatması istenen Carla, bu sayede belgesele farklı bir perspektif kazandıracaktır. En nihayetinde çekim alanına yakın bir mesafedeyken araçları bozulan kahramanlarımız yolun geri kalanını yürüyerek kat etmeye karar verirler. Yaşanan birtakım talihsizliklere karşın ilk görüntülerin alınması ve hızla çekimlere devam edilmesi Vasco' nun mutlak önceliğidir. Ekibini motive etmeye çalışan kahramanımız bir yandan da araçlarının tamir edilebilmesi için gerekli parçayı ancak geliş yolunda denk geldikleri tekinsiz benzin istasyonunda bulabileceğini düşünerek gruptan ayrılır. Dış çekimleri sürdürmek için ikiye ayrılan gençler, bir dizi tuhaflıklar keşfederler. Dahası bir grup maskeli adam ansızın ortaya çıkıp korku salmaya başlamıştır...


İyi; Senaryo itibariyle The Hills Have Eyes (2006) yapımını andıran, tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temasına sahip, yüksek beklenti ile izlenilmemesi gereken bir alternatif. Gerilim seviyesi ortalamanın üstünde, bol kanlı sahneler de yer alıyor.
Kötü; Baştan sona klişe ilerleyen, herhangi bir zeka parıltısına rastlamadığım vasat bir gerilim filmi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Kasım 2018 | Etiketler : | | | |

Enter The Wild (2018)

Enter The Wild (2018)
Dylan' ın önderliğini yaptığı bir grup arkadaş, gözlerden uzakta, yeşilin her tonunun hakim olduğu doğa güzellikleriyle süslü tabiatta  kamp yapabilmek için yola çıkarlar. Dylan' ı uzun yıllardır tanıyan ve aynı zamanda çocukluk arkadaşı olan Carl, gezinin herkes için iyi geleceğini düşünmektedir.
Enter The Wild (2018)
 Çizdikleri amatör haritayla durak noktalarını ve kamp alanını işaretleyen kahramanlarımız vakit kaybetmeden ormanlık alandan kanyona doğru ilerlemeye başlarlar. Vadinin içlerine doğru uzanan yolculuk, cep telefonlarının siyal alamadığı sık bitki örtüsüyle çevreli ilk kamp alanına kadar devam eder. Temiz havanın da çarpmasıyla rotadan sapan enerjik kahramanlarımız, Dylan' ın tek referansları olan haritayı kaybetmesi üzerine birbirlerini suçlamaya başlarlar. Geziye birtakım zorunluluklardan ötürü katılan Zac' in somurtkan tavırları ve keyifsiz görüntüsü halihazırda yeterince can sıkıcıdır. Bir de buna haritanın kaybolması eklenince grup dinamikleri iyiden iyiye sarsılmaya başlar. Rotayı ezbere bildiğini söyleyen ve sorumluluğu devralan Carl, geceyi geçirecekleri kamp alanına doğru ilerlemeleri gerektiği hususunda ısrarcıdır. Dylan ise buralara kadar gelmişken geri dönmemeleri gerektiğini düşünmektedir. Neyse ki geceyi kamp alanında geçirmeyi başaran gençler, sabah uyandıklarında büyük bir şok yaşarlar. Zira alkolün etkisiyle yiyecekleri dışarıda unutmaları pahalıya mal olmuştur. Yabani kemirgenlerin ne var ne yok tüm yiyecekleri tüketmeleri bardağı taşıran son damla olur. Öte yandan Dylan' ın geçmişten gelen sırları olduğunu itiraf etmesi Carl üzerinde büyük bir baskı oluşturur. Olan bitene şahit olan kızların da gerilmesiyle, bunca yıllık dostluklarını sorgulamaya başlayan kahramanlarımız, farklı seçimler yapıp ayrı yol haritaları çizmeye niyetlenirler. Çok geçmeden aç, susuz biçare kalan gençler ormanda daireler çizdiklerini fark ederler...

İyi; Bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı, türü sevenler için fazla beklentiye girilmeden izlenebilecek bir alternatif.
Kötü; Klişelerle dolu vasat bir yapım olduğunu söylemeliyim. Bir korku-gerilim sever için ne yazık ki tam bir hayal kırıklığı.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Kasım 2018 | Etiketler : | | |

Bornless Ones (2016)

Bornless Ones (2016)
Beyin felçli kardeşi Zack' e daha iyi bakım sağlayabilmek için arkadaşlarının da yardımıyla gözlerden uzakta bir kulübe satın alan Emily, bu sayede kliniğe daha rahat gidip gelebileceğini düşünür. Kız arkadaşına zor zamanlarında destek olmak için elinden geleni yapan Jesse ise yakın arkadaşı Woodrow' la beraber ufak tefek tamirat işleriyle ilgilenecektir. 
Bornless Ones (2016)
Yorucu bir araba yolculuğunun ardından uzun süredir bakımsız olduğu her halinden belli olan kulübeye yerleşen kahramanlarımız, etrafı kolaçan edip, eşyalarını yerleştirirler. Evin kötü bir mazisi olduğunu ve ev sahiplerinin kaçarcasına buradan uzaklaştıklarını düşünen gençler, pencerelerin tahtalarla kapatılmasından ve bir takım ürkütücü eşyalardan epey rahatsız olsalar da Emily' nin cesaretini kırmamak için dillendirmemeyi tercih ederler. Öte yandan evin bodrum katı başta olmak üzere pek çok yerinde, satanizmle ilgili olabileceğini düşündükleri  rahatsız edici çizimler, semboller ve metinler gözlerine çarpsa da evin eski sahiplerinin aptalca işleri deyip önemsemezler. Ne de olsa buraya arkadaşlarına destek olmak ve arta kalan zamanlarda da olabildiğince eğlenmek için gelmişlerdir. Karanlığın çökmesiyle, hunharca alkol tüketmeye başlayan kahramanlarımız, Zack' in ilaçlarını vermeyi unuturlar. Ertesi sabah uyandıklarında Zack' in ilk kez kendi kendine yürüyebildiğine ve uyarılara tepki verebildiğine şahit olan gençler, hemen doktoru çağırırlar. Doktor da onlarla aynı fikirdedir, Zack için deyim yerindeyse ufak bir mucize gerçeklemiştir. Gerekli tetkikleri yapabilmek için Zack' i hastaneye yatıran kahramanlarımız, gece saatlerinde tek başına eve dönüşüne tanık olurlar. Bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Woodrow, bir an evvel burayı terk etmeleri gerektiğini söyler. Ancak ormanda bir takım şeytani güçler ortaya çıkmış ve kahramanlarımız eve hapsolmuştur. Dönen kişinin ise Zack olmadığı aşikardır. Sembolleri kullanarak çıkar yol aramaya koyulan gençler, şeytani bir güçle karşı karşıya olduklarını keşfederler. İşin kötüsü gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir yapım. Lanetli ev konsepti ve Evil Dead vari şeytani güç önermesiyle türü sevenler için alternatif olabilir. 
Kötü; Klişelerle dolu, sürprizlerden uzak senaryosuyla vasat bir yapım. Oyunculuk ve grup dinamikleri de zayıf. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Quarries (2016)

Quarries (2016)
Baskıcı erkek arkadaşından bir süre uzak kalmak ve deyim yerindeyse rahat bir nefes alabilmek için vahşi doğa gezisine katılmaya karar veren Kat, tamamı bayanlardan oluşan bir grupla buluşmak üzere yola çıkar. Her biri farklı heyecanlar ve deneyimler yaşamak için bir araya gelen kahramanlarımız, doğada bir başlarına hayatta kalabilme ve çeşitli güçlüklerle baş edebilme gayesiyle organize olurlar. 
Quarries (2016)
Böylece fiziksel ve mental olarak güçlenmeyi ve hayatlarına kaldıkları yerden daha sağlıklı olarak devam etmeyi umarlar. Tur liderlerleri önderliğinde, sırtlarında kamp malzemeleri ve çantalarla geziye başlayan kızlar, her gün yaklaşık on kilometre yol kat etmeleri gereken doğa yürüyüşüne başlarlar. Ancak ne yazık ki orman yangınından ötürü rotalarını değiştirmek zorunda kalırlar. Öncesinde test edilmeyen patikalarda ilerlerken tur rehberlerinin yaralanmasının ardından sıkıntılı anlar yaşayan kahramanlarımız, havanın da kararmaya başlamasıyla kamp yapabilecekleri sığınacak bir yer aramaya koyulurlar. Hemcinslerinden oluşan bir grup olmasına rağmen kızlarla pek de iyi anlaşamayan ve onların da çeşitli sorunları olduğuna şahit olan Kat, grubun yeni lideri pozisyonundadır. Arkadaşlarını yönlendirmeli ve gerekli durumlarda inisiyatif alabilmelidir. Kat ve arkadaşları bir yandan kamp malzemeleri yerleştirmekle uğraşırken bir yandan da gps marifetiyle en kısa yoldan geri dönmenin hesabını yaparlar. Zira kolunun durumu hiç de iyi olmayan ve giderek daha fazla acı çeken tur rehberinin tedaviye ihtiyacı vardır. Öte yandan etrafı kolaçan eden Joy, kamp alanlarının yakınında kan izlerine rastlar. Kahramanlarımız çok geçmeden ormanda yalnız olmadıklarını anlarlar. Eli kanlı bir çete silahlarıyla dehşet salmaktadır...
İyi; Sürükleyici kurgusuyla göz atılabilecek, bir grup genç ve başlarından geçen maceralar temalı bir film. Mekan seçimleri ve gerilim seviyesi tatmin edici. Oyunculuk ve karakter seçimleri fena değil. Bu filmi sevenler The Descent (2005), Vertige (2009) ve Carnage Park (2016) yapımları da izleyebilirler.
Kötü; Klişe konu, zeka parıltılarından yoksun kalmış senaryo...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Mart 2017 | Etiketler : | | |

Dead Story (2017)

Dead Story (2017)
Anne- Harold çifti şehir yaşantısından sıkılıp, daha fazla birlikte zaman geçirebilecekleri kırsal bir araziye yerleşmeyi planlarlar. Gözlerine kestirdikleri ilk evin de fiyatı makul olunca fazla bir araştırmaya luzüm görmeden hemen taşınırlar. Anne ile mutluluğu için her sabah gittiği şehirdeki işyerine bir saat daha uzaklaşmayı dert etmeyen Harold, yakın zamanda bebek sahibi olup aile bağlarını güçlendirmeyi ummaktadır. 
Dead Story (2017)
Anne ise evini ofis gibi kullanan bir fotoğraf sanatçısı olup, zamanının çoğunu evde bir başına geçirmektedir. Harold' ın aksine bebek sahibi olma fikrini sürekli öteleyen ve bu işleri zamana yaymanın daha mantıklı olacağını düşünen kahramanımız, yeni evine adapte olmaya çalışmaktadır. Anne' nın eve taşınmaktaki asıl amacı ise Harold' ın annesi Martha' dan olabildiğince uzaklaşmaktır. Zira evliliklerinin ilk gününden itibaren Martha' nın oğluna yakıştırmadığı ve hoşlanmadığı Anne, uygun bir eş adayı değildir.  Öte yandan eve taşındıkları ilk gün, çiftimize yardımcı olmak için gelen yakın arkadaşları Niel, evle ilgili ürpertici hikayeler anlatmakta ve geçmişte yaşanan bir takım çözülemeyen kanlı cinayetlerin burada vuku bulduğunu dillendirmektedir. Niel' in alkol etkisiyle bu tarz hikayeler anlatıp kendilerini korkutmaya çalıştığını düşünen genç çiftimiz ise bu durumu pek de önemsemez. Harold' ın iş için sabahın erken saatlerinde evden ayrılmasıyla, tek başına kalan ve etrafı kolaçan etmeye karar veren Anne, aynı zamanda fotoğraflar çekerek zaman geçirmeyi ummaktadır. Eve döndüğünde ise bir takım garip sesler ve gürültüler duyan kahramanımız, bazı eşyaların yerlerinin değiştiğine şahit olur. Büyük bir panik yaşayan ve hemen Harold' ı arayan Anne, evde bir şeylerin yolunda gitmediği ve yalnız olmadıkları kanısı varır. Tam yeni bir düzen kurmuşken ve işinde terfiye yaklaşmışken, Anne' ın yeni eve taşınma stresinden dolayı bu tarz yanılsamalar yaşadığını düşünen Harold ise olaya soğukkanlı bir şekilde yaklaşır. Günler ilerledikçe, her gece saat iki gibi uyanan ve çeşitli halüsinasyonlar görmeye başlayan Anne, giderek daha fazla takıntılı ve depresif bir hale bürünmeye başlar. Evde karanlık bir varlık olduğunu keşfettiğinde ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...
İyi; Tipik lanetli ev teması içeren vasat bir korku-gerilim filmi. Mekan seçimleri ve atmosfer idare eder. Yüksek beklenti ile izlenilmemesi gereken, korku-gerilim olarak ne yazık ki tatmin edici olmayan bir yapım.
Kötü; Zayıf kurgu ve vasat oyunculuk başlıca eksiler. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ocak 2017 | Etiketler : | | | |

Beta Test (2016)

Beta Test (2016)
Sentinel; fps oyunlarıyla tanınan, son zamanlarda epey popüler olmuş bir şirkettir. Şirketin kurucu ve sahibi olan Kincaid, oyunlar sayesinde insanların şiddet eğiliminin baskılanabileceğini ve daha iyi bir dünya inşa edebileceklerini düşünmektedir. Günümüzde silahların güvenliği sağlamaktan ziyade işleri daha da çığırından çıkarttığını ve şiddet eğilimine yol açtığını vurgulayan Kincaid, insanların öfke ve şiddet gibi güdülerini, Sentinel oyunları sayesinde sanal bir ortamda giderebilecekleri iddiasındadır. 
Beta Test (2016)
Çok sayıda  fps oyununda şampiyonlukları bulunan Max, cazip teklif üzerine Sentinel şirketi için çalışmaktadır. Tam bir oyun tutkunu olan ve zamanının tamamını evinde oyun oynayarak geçiren kahramanımız, en son ne zaman dışarı adım attığını bile hatırlamamaktadır. Şirketle telefon yardımıyla iletişim kuran ve yeni oyunları kuryelerle teslim alan Max, oyunlarda mod geliştiriciliği ve beta testleri yapmaktadır. Günün birinde Sentinel tarafından gönderilen, uzun süredir merakla beklediği yeni oyunu konsoluna takan ve fantezi dünyasında keşfe çıkan kahramanımız, bir yandan da deneyimlerini canlı olarak aktarmak için şirket yetkilisiyle telefonda görüşmektedir. İlk andan itibaren oyunun gerçekçiliğinden ve modellemelerinden etkilenen Max, sunulan görevleri heyecanla yerine getirmeye başlar. Öte yandan şirket tarafından sürekli oyundaki kurallara uyması ve görevleri zamanında bitirmesi için geri dönüşler alan kahramanımız, bir yandan da salonunda açık olan tv ye kulak vermektedir. Zira az önce oyunda yerine getirdiği görevlerinden birinin geçtiği mekanda, gerçekten de silahlı çatışma olduğu bilgisi canlı yayınla flash haber olarak verilmektedir. Beyninde şimşekler çakan Max, çok geçmeden oyunda yaptığı eylemlerin gerçek hayatta vuku bulduğunu keşfeder. Dahası oyun içerisinde yönettiği karakterin, Sentinel şirketinin eski ortağı Creed olduğunu öğrenen Max, bir an önce oyuna son vermeye çalışır. Ancak penceresinin pervazından dışarı baktığında evin etrafının silahlı adamlar tarafından sarıldığını ve oyunu bitirmekten başka seçeneği olmadığını anlar. Son çare oyundan çıkmak için yönettiği karakter Creed' den destek almaya karar verir...
İyi; Konu olarak ilgi çekici, sürükleyici kurgusuyla göz atılabilecek bir alternatif. Bu filmi sevenler Stay Alive (2006)' ı da izleyebilirler... 
Kötü; Tv filmi havasında çekilmiş, düşük bütçeli bir yapım. Prodüksiyon ve oyunculuk olarak pek de başarılı bulmadığımı söylemeliyim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Aralık 2016 | Etiketler : | | | |

Summer Camp (2015)

Summer Camp (2015)
İspanya' nın kuzeyinde eski bir kamp alanında, öğrenciler için ingilizce dil danışmanlığı yapan Antonio, bu yıl da yazın gelmesiyle hazırlıklara başlar. Amerika' dan iş için davet ettiği ve öğrencilere dil danışmanlığı yapacak olan Will, Christy ve Michelle' in de kamp alanına gelmesiyle, kursun programı ve beklentileri hakkında kısa bir brifing yapan Antonio, öğrencilerin ertesi gün geleceğini söyleyerek etrafı gezdirir. 
Summer Camp (2015)
Uzun süredir bakımsız kalan kamp arazisi gözlerden uzakta, çevresinde ormanlar bulunan sessiz bir coğrafyanın içerisindedir. Öte yandan kampın yakınlarında bir grup aylak keşin bulunması Antonio' nun henüz sözleşme imzaladığı Christy ve Michelle' in ürkmelerine sebep olur. Öğrencileri eğlendirmek için getirdikleri hayvanlardan bazılarının saldırgan davranışlar sergilemeye başlaması ise işlerin yolunda gitmediğinin gösterir. Bakıcının, köpeklerden birinin kuduz olduğunu söylemesi üzerine, veteriner eğitimi aldığını dillendirip, kızları etkilemek için köpeğin yanına sokulan Will, kesinlikle kuduz olmadığını ve kursun sorunsuz bir şekilde başlaması gerektiğini söyler. Öğrenciler gelmeden önceki son gecelerini alkol alıp eğlenerek geçirmeyi düşünen gençler, ufak bir çilingir sofrası kurmaya koyulurlar. Şarap almak için mahzene inen Antonio ve Will, uzun süredir bakımsızlıktan etrafın polenlerle kaplı olduğunu fark eder. Bu sırada ansızın ağzından siyah salyalar gelmeye başlayan ve adeta deliren Antonio, Will' e saldırır. Neler olup bittiğine anlam veremeyen kahramanımız, kızları da yanına alıp bir an evvel buradan uzaklaşmaya çalışır. Ancak gecenin karanlığında işler pek de istedikleri gibi gitmez.Öte yandan evde yalnız olmadıklarını keşfeden kahramanlarımız dehşet dolu anlar yaşamaya başlar. Michelle ile fikir jimnastiği yapan Will, Antonio' nun başına gelenlerin birkaç sebebi olabileceğini düşünmektedir. Kuduz köpekten, etrafı saran polenlerden ya da geldiklerinden beri bir türlü onarılamayan kuyunun suyunda bir şeylerin yolunda gitmediğini iddia etmektedir. Cep telefonlarının çekmediği arazide, arabalarının da bozulmasıyla sıkışıp kalan gençler, bakalım güneşin doğuşunu görebilecek mi?


İyi; Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı, eğlenceli bir film. Kurgu sürükleyici, oyunculuk ve mekan seçimleri fena değil.
Kötü; Klişelerle dolu, korku-gerilim olarak vasat bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 6 Kasım 2016 | Etiketler : | | | |

The Emeryville Experiments (2016)

The Emeryville Experiments (2016)
Keyifli olacağını düşündükleri uzun bir araba yolculuğuna çıkan dört yakın arkadaş, yolu kısaltmak için saptıkları bir patika sonrasında ormanda kaybolurlar. Gps sinyali ve ellerindeki harita ile otoyola bir an önce çıkmayı planlayan gençler, bir türlü yolu bulamayıp, deyim yerindeyse kısır bir döngü içerisine girerler. 
The Emeryville Experiments (2016)
Otoyoldan ayrılıp, en son gördükleri taşıtın üzerinden neredeyse bir saati aşkın süre geçmesinden ve giderek ormanın derinliklerine kaybolmalarından ötürü, iyiden iyiye gerilen kahramanlarımız içine düştükleri durumla ilgili birbirlerini de suçlamayı ihmal etmezler. Tartışmaların büyüdüğü bir anda talihsiz bir kaza atlatıp arabaları kullanılmaz hale gelen Justin ve arkadaşları, neyse ki Ethan isimli kılık kıyafetlerinde asker olduğunu düşündükleri, yolda otostop yaptığını söyleyen bir gençle karşılaşırlar. Ethan, Emeryville' e giden ufak bir tabela gördüğünü söyleyip, bir ihtimal orada yardım çağırabileceklerini söyler. Öncesinde henüz yeni tanıştıkları birine güvenip peşine takılmak mantıklı gelmese de kahramanlarımız başka çareleri olmadığını düşünüp, hava da kararmadan önce yola koyulurlar. Ormanın derinliklerinde bulunan Emeryville, eski zamanlardan kalma, oldukça az popülasyonun yaşadığı gizemli bir kasaba görünümündedir. Öyle ki gerek mimari gerekse kasabalıların kılık kıyafetleri olarak yahşi batı vari bir izlenim veren bu kasaba gençleri yeterince tedirgin etmeye yetmiştir. Dahası kasabalılar tarafından hoş karşılanmayan kahramanlarımız bir an evvel bir telefon bulup yardım çağırma arzusunda olsalar da arabayı tamir edebilecek teknisyenin gelmesinin ertesi güne sarkacağını öğrenirler. Mecburen geceyi geçirdikleri Emeryville' de ise bir takım kirli sırlar gün yüzüne çıkmak üzeredir...
İyi; Hoş zaman geçirmenizi sağlayabilecek tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir yapım. Gizem seviyesi orta karar.
Kötü; Klişelerle dolu, yer yer gereksiz uzatılan sahneler ve kötü oyunculuktan ötürü çok fazla beklentiyle izlenilmemesi gereken, tv filmi havasında çekilmiş oldukça vasat bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Ekim 2016 | Etiketler : | | | |

The Forest (2016)

The Forest (2016)
Sara, Japonya'da yaşayan ikiz kardeşi Jess'den bir süredir haber alınamaması üzerine, dedektiflerle yaptığı kıtalararası konuşma sonrasında ilk uçağa atladığı gibi Japonya'ya gider. Telefonda ikiz kardeşinin davasıyla ilgilenen dedektif tarafından bilgilendirilen kahramanımız, Jess'in Fuji Dağı yakınlarında halk arasında 'intihar ormanı' olarak bilinen bir bölgede son olarak göründüğü bilgisini alır. Dahası intihar ormanına giren herhangi biri için yerel politika gereği 48 saat dolduğunda intihar etmiş gözüyle bakıldığını ve davanın kapatılacağını öğrenen Sara, olabildiğince hızlı bir şekilde meşhur intihar ormanının yolunu tutar.
The Forest (2016)
 Fuji dağına yakın kırsal bir alanda ufak bir motel odası kiralayan kahramanımız, Aiden isimli yardımsever bir Avustralya'lı turistle tanışır. Aiden, geçmişte intihar ormanında bulunduğunu anlatıp, japon folklorunda önemli bir yer tutan mistik mekanla ilgili araştırmaları olduğunu ekleyerek kendisini bir kaşif olarak nitelendirir. İkiz kardeşinin hala hayatta olduğundan emin olan ve başının dertte olduğunu hisseden Sara, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ormana gideceğini söyler. Sara'nın kararlı tavrı üzerine insanların oraya intihar etmek için gittiklerini ve yerlilerin gece vakti ormanda paranormal olaylar yaşadıklarını anlatan Aiden, yeterince ikna edici olamayınca Sara'yı yalnız bırakmayıp onunla beraber hareket etmeye karar verir. Michi isimli bir orman korucusuyla birlikte yola koyulan kahramanlarımız ormanının derinliklerine doğru yola ilerlerler. Karanlığın bastırmasıyla beraber orman turunda rehberlik yapan Michi, 'Yurei' isimli hayalet benzeri kötü ruhlu yaratıkların gece vakti ortaya çıktıklarını bu sebeple ormanda sıradışı bir şey görmeleri ya da ses duymaları halinde kesinlikle tepki vermeyip göz ardı etmelerini ister. Öte yandan Sara ikiz kardeşine ait kamp malzemelerine rastlar. Gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Mekan seçimleri ve atmosfer başarılı.
Kötü; Fazla beklenti ile izlenilmemesi gereken vasat bir gerilim filmi. Kurgu ve oyunculuk sıradan. Ne yazık ki klişelerin dışına çıkılamamış.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Şubat 2016 | Etiketler : | | |

Jeruzalem (2015)

Jeruzalem (2015)
Cehenneme açılan üç kapı vardır; biri çölde, biri okyanusta ve bir diğeri de Kudüs'te bulunmaktadır...
Babasının hediye ettiği ve zevkle kullandığı akıllı gözlüklerini de yanına alıp, en yakın arkadaşı Rachel ile beraber tatil için İsrail'e gitmeye karar veren Sarah tüm hazırlıkları tamamlar. Tel Aviv' de takılıp kız kıza eğlenmek isteyen kahramanlarımız, yolculuk sırasında tanıştıkları Kevin' ın tavsiyeleri üzerine eski Kudüs kentini ziyaret edip, oradan asıl durakları Tel Aviv'e geçmeyi planlarlar. 
Jeruzalem (2015)
Kevin turist olarak geldiği İsrail'e, lisans eğitiminin antropoloji olmasından ötürü Kudüs'ü farklı kültürler ve insanlar tanımak için büyük bir şans olarak görmektedir. İşin daha çok eğlence kısmıyla ilgilenen Sarah ve Rachel ise merkeze yakın müslüman bölgesinde bulunan Araplara ait bir motelde oda kiralar. Kevin da onlarla birlikte motele yerleşir. Motel sorumlusunun oğlu Omar sayesinde mekana ve şehre adapte olmaya başlayan gençler, antik kentin keyfini sürmeye başlarlar. Gündüzleri bol bol yürüyüşler yapıp, hava karardığında ise gece kulüplerinin yolunu tutan kahramanlarımız kentte geçirdiklerini ilk günün ardından Kevin'in farkı sesler duyduğunu söylemesi ve psikolojik olarak sorunlar yaşaması üzerine eğlenceyi yarıda bırakıp motelin yolunu tutarlar. Öncesinde Kevin'in sadece kırgın ve hasta olduğunu düşünen Sarah, sonrasında Omar'ın da düşüncelerine hak verip, Kudüs sendromu* belirtileri gösterdiğine ikna olur. Omar; ne de olsa semavi dinlerin merkezi olan ve antik geçmişiyle herkesin ilgisini çeken Kudüs şehrinin, buraya sadece eğlenmek için gelen turistler üzerinde çoğu zaman bu tarz etkilere sebep olduğunu anlatır. Öte yandan Kevin ise bir an evvel buradan gitmeleri gerektiğini söylemekte ve internet sayesinde araştırıp elde ettiği bilgilerle nefilimlerden** söz edip, kötü şeyler olmadan şehirden ayrılmaları gerektiğini ısrarla dillendirmektedir. Kefaret günü öncesinde son gecelerini geçirip Tel Aviv'in yolunu tutmaya karar veren Sarah ve Rachel, asla unutamayacakları bir geceye sürüklenirler. Her yerden alevler yükselmekte, çatışma ve patlama sesleri yankılanmaktadır. Görünüşe göre karanlık güçler ve kötülük  Kudüs'te yeniden ortaya çıkmaktadır...


İyi; Sürükleyici kurguya sahip, el kamerası teknikleriyle çekilmiş; bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir başka alternatif yapım. Mekan olarak Kudüs sokaklarının seçilmesi kurgunun mistik bir hava kazanmasında en büyük etken. Bu filmi sevenlerin As Above, So Below (2014) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Oyunculuk vasat, kurgu da kopukluklar mevcut. Gerilim yönünden tatmin edici değil. Fantaziye kaçan son çeyrek ise filmin ne yazık ki bir üst seviyeye çıkamamasının başlıca sebeplerinden.
* Kudüs sendromu ile ilgili detaylı bir yazı için buraya tıklayınız.
** Nefilimler hakkında bilgi edinmek için eklediğim bağlantıları kullanabilirsiniz. [1] [2]
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Knock Knock (2015)

Knock Knock (2015)
Evan, karısına ve ailesine oldukça değer veren, onları her şeyin üstünde tutan deyim yerindeyse tam bir aile babasıdır. Aynı zamanda mimar olan ve evini ofis olarak kullanan Evan, karısı ve çocuklarının hafta sonu onu evde yalnız bırakması üzerine işlerine yoğunlaşmayı düşünmektedir. Ancak gecenin bir yarısı davetsiz misafirler kapısını çalar ve planlar bozulur...
Knock Knock (2015)
Kapıda sırıl sıklam ıslanmış iki genç bayan bulunmaktadır. Çok geçmeden kızların yanlış adrese geldiklerini anlayan Evan, onları içeri davet ederek telefonunu kullanmalarına izin verir. Kızlar için sıcak içecekler hazırlayan ve kurulanmaları için havlular getiren Evan, bir an evvel yardımcı olarak onları gönderip işlerinin başına dönmek niyetindedir. İsimlerinin Genesis ve Bel olduğunu söyleyen kızlar ise hallerinden memnun görünmekte ve gitmek için hiç de aceleci davranmamaktadırlar. Kızlara özel bir araç çağıran ve yağmurdan dolayı yaklaşık 45 dakika kadar onları ağırlamak zorunda kalacak olan Evan, havadan sudan geçen muhabbetler sonrasında mesafeli durmaya çalışsa da giderek samimileşir. Dahası Genesis ve Bel, Evan'ın eski bir dj olduğunu öğrenirler ve müziğin de devreye girmesiyle evde ufak bir parti havası estirmeye başlarlar. Özel taşıtın gelmesine dakikalar kala kızların cazibesine yenik düşmeye başlayan Evan, karısı ve çocuklarını unutarak nefsine yenik düşer. Ertesi sabah uyandığında kızların hala evi terk etmemiş oldukları gören kahramanımız  büyük bir karmaşa ve dağınıklıkla karşılaşır. Büyüleyici geçen gece, gündüz vakti karanlık bir kabusa dönüşmüştür...
İyi; Kağıt üzerinde yönetmen ve oyuncu kadrosuyla dikkat çeken bir yapım.
Kötü;  Düşünsel olarak Funny Games (2007) tadında bir film beklesem de beni oldukça yanıltan, korku-gerilim severleri hayal kırıklığına uğratan bir yapım. Gereğinden fazla erotizm, halihazırda spesifik bir hikayesi olmayan kurgusal anlamda sıkıntılı filmi tam anlamıyla zaman kaybına dönüştürüyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 13 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

The Ganzfeld Experiment (2013)

The Ganzfeld Experiment (2013)
Kolejden arkadaş beş psikoloji öğrencisi final notlarını belirleyecek olan "Ganzfeld" deneyinin benzeri bir çalışma yapmaya karar verirler.Her biri denek olmak hususunda gönüllü olup,nispeten daha başarılı bir öğrenci olan Becket önderliğinde organize edilirler.Zaten halihazırda deneyden en büyük beklenti de aynı zamanda ev sahipliği yapan Becket'a aittir.
Tıpkı Ganzfeld deneyinde olduğu gibi beş duyu organı olmaksızın duyu-dışı algılama yeteneği sınanacaktır.Deney temelde 2 bölüme ayrılmaktadır;deneğin bulunduğu izole oda ve kontrol grubunun bulunduğu simülasyon odası şeklinde.Gözlere görmeyi engelleyici özel bir gözlük takılacak,kulaklar benzer şekilde hiç bir ses duyamayacak kadar sıkıca kapatılacaktır.Deney boyunca karanlık tutulacak odaya sadece denek girebilecek ve kırmızı ışık altında gördükleri ya da duydukları bilgisayarlı bir simülatör ile takip edilecektir.Bir çeşit ESP testi yardımıyla durugörü,telepati ve prekognisyon yeteneklerinin tahlili yapılacaktır.Teorik olarak deneyi tasarlamakta zorlanmayan gençler sırasıyla denek koltuğuna otururlar.Ancak deneyde bir şeyler yolunda gitmemektedir.Alkol ve uyuşturucunun etkisi olarak gördükleri bir takım halüsinasyonlar ve sıra dışı olaylar giderek gerçekliğin sınırlarına yakınlaşmaya,hatta öyle ki vucüt bulmaya başlar.Becket'ın ailesine ait olan bu terk edilmiş dairede çeşitli akıl oyunlarıyla yüzleşmek zorunda kalan kahramanlarımız deneyden beklentilerini bir yana koyup kendi canlarının derdine düşerler.Gece henüz yeni başlamıştır...


İyi;Atmosfer ve mekan seçimi fena değil.
Kötü;Kurgu çok sıradan.Oyunculuk vasatın altında.Esasında iyi bir fikir nasıl katledilebilir onun cevabı olabilecek cinsten bir yapım.Teşhircilik hat safhada.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Ekim 2013 | Etiketler : | | |

You're Next (2011)

You're Next (2011)
Anne ve babalarının otuz beşinci evlilik yıl dönümlerini kutlamak için bir araya gelen Davison ailesi,babaları Paul'un emeklilik kararı sonrasında satın aldığı gözlerden uzakta bir dağ evinde toplanırlar.Paul Davison uzun yıllar büyük şirketlerde hizmet vermiş başarılı bir pazarlamacıdır.Şimdi ise eşi Aubrey ile emeklilik projesi olarak gördüğü bu evin restorasyonu ile ilgilenmektedir.Davison ailesinin fertleri Drake,Crispian,Aimee ve Felix bu özel günde anne-babalarını yalnız bırakmamak için eşleriyle birlikte katılım sağlarlar.
You're Next (2011)
Huzurlu ve eğlenceli başlayan gece,maskeli şahıslar tarafından uğradıkları saldırı sonrasında gerilim yüklü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşecektir.Cep telefonları sinyal kesiciler tarafından engellenmiş,çeşitli tuzaklar kurularak evin içerisinde hapsolmuşlardır.Neyle karşı karşıya olduklarını bilmeyen kahramanlarımız panikleyerek sağa sola savrula dursunlar,geceye Crispian ile birlikte katılan ve davetsiz misafir olarak karşılanan Erin,Davison'ları organize etmeye çalışmaktadır.Erin küçük yaşlarda babasının öğretileri sonrasında hayatta kalabilmek için savaşması gerektiğinin bilincinde olan görüntüsünden daha fazlasını vaad eden gizemli,genç bir bayandır.Öte yandan artık sadece dışarıdan tacizlerle yetinmeyen eli kanlı,maskeli saldırganlar evin içerisine kadar girmeyi başarırlar.Bakalım Davisonlar için dehşet dolu gece nasıl sonlanacak? 

İyi;Birkaç akılda kalan sahne dışında kayda değer hiçbir yanı bulunmayan sadece bol kanlı filmlerden hoşlananların sevebileceği bir yapım.
Kötü;Adam Wingard tarzını beğendiğim başarılı bir yönetmen olsa da ne yazık ki son filmi "You're Next" vasatın dahi altında kalmış klişelerle dolu saçma sapan bir kurguya sahip şişirme bir yapım.Öyle ki  imdb'den ve benzer sitelerden nasıl yüksek puanlar alabilmiş anlamak mümkün değil.Oyunculuk zayıf,efektler skandal boyutunda...Düşük bütçeli bir yapım olması kesinlikle kurtarıcı bir sebep olamaz.
Maskeli saldırgan-home invasion tarzı yapımlardan gına gelmeye başladı desek yeridir.Sadece 2013 yılı içerisinde Static (2012) ve The Purge (2013) gibi birkaç benzer film vizyona girdi.Umarım bu kısır döngü kısa zamanda yıkılır.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Eylül 2013 | Etiketler : | | | |

Red Sands (2009)

Red Sands (2009)
"İslam öncesi mitolojiye göre,Tanrı cinleri tüm diğer yaşamlardan önce yaratmıştır.Dumansız ateşten yaratılan cinler istedikleri şekle girebilirler.Cinlerin büyük çoğunluğunun,insanlara duydukları nefretten dolayı ölümlü dünyayı terk ettikleri düşünülür.Ancak bazıları dünyada kalmıştır."
Red Sands (2009)
Afganistan'da görevli olan bir grup Amerikan askeri konvoylarının pusuya düşmesi sonrasında çölün orta yerinde dağılmak zorunda kalırlar.Çavuş Marcus komutasında ufak bir tim eski bir barakaya sığınarak en son aldıkları emirleri uygulamaya karar verirler.Zira ana üs ile teması yitiren birlik,son olarak gözlem ve yol bulmakla görevlendirilmiştir.Marcus gözetiminde keşfe çıkan askerler çok geçmeden terk edilmiş bir kampa ulaşırlar.İşin garibi kampta tüm eşyalar yerli yerinde durmakta,ancak buna rağmen hiç kimse ortalarla görünmemektedir.Karanlığın bastırması ile yeniden güvenli nokta ilan ettikleri barakaya dönen askerler,kum fırtınasının başlaması ile deyim yerindeyse kapana kısılırlar.Öte yandan karanlığın içerisinden davetsiz bir misafir konuk olacaktır.Üstü başı kirler içerisinde olan genç bir bayan yolunu kaybedip Amerikan askerlerinin konuşlandığı barakaya sığınır.Çavuş Marcus çaresiz kadına yardım etmekte kararlıdır.Ancak onun gelişiyle birlikte bir takım aksilikler yaşanmaya başlar.Askerler masum görünümlü kadının gerçekte ne olduğunu anladıklarında ise hayatta kalma savaşı başlayacaktır...

İyi;Fikir olarak fena olmayan,mekan olarak benim her daim egzotik olarak değerlendirdiğim orta doğu topraklarını seçen yapım,zaman zaman sıksa da izlemeye değer bir alternatif.
Kötü;Korku öğelerinin yetersiz kaldığı vasat bir gerilim filmi.Esasında işin içinde askerlerin olması daha fazla aksiyon sahnesi vaad ediyor gibi görünse de maalesef durağan bir senaryoya sahip.Görsel efektler zayıf...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Eylül 2013 | Etiketler : | | | | |

Black Forest (2012)

Black Forest (2012)
2012 yapımı fantezi-korku eksenli Black Forest,düşük bütçeli orta karar bir yapım.Esasında daha iyi işlenebilecek bir fikrin ziyanı da denilebilir.
Konuya gelecek olursak;Almanya'da "Black Forest" olarak bilinen ,insanların perilere ve büyüye inandıkları çağlardan kalma antik bir ormanda bir grup turist,yol rehberlerinin (Cazmar) gizemli daveti sonrasında bir araya gelir.Grupta bebekleriyle geziye katılan evli bir çift ve yardımcıları,Pagan kültürü üzerine eğitim almış iki genç ve son olarak da geçmişi başarılarla dolu onkoloji uzmanı bir doktor da yer almaktadır.Yaz ortası denilen özel günde Cazmar'ın hayatlarının en macera dolu gününü geçirecekleri vaadiyle bir araya getirdiği kahramanlarımız,antik taşların yer aldığı ormanın izbe bir köşesinde perilerle temasa geçebilmek için Cazmar'ın direktifleri ile tılsımı aşmayı denerler.Öte yandan bunun saçma bir fikir olduğunu düşünen doktor Saxon en başından beri işin eğlencesinde olsa da ansızın Cazmar ve evli çiftin minik bebeğinin ortadan kaybolması ile işin ciddiyetini anlar.Artık ormanın ortasında,bambaşka fantastik bir dünyanın içerisindedirler.Öyle ki her şey masallardaki gibi olup etraflarında dev mantarlar,rengarenk bitkiler,devasa ağaçlar,süslü evler yer almaktadır.En tuhafı ise az önce kullandıkları,geri dönüş biletleri olan patika görünmez olmuştur.

Çocukluklarından aşina oldukları Grimm Masallarının hüküm sürdüğü otantik ormanda kaybolan kahramanlarımız, Karin isimli bir yabancının yardımlarıyla büyük bir eve sığınırlar.Karin eğer hayatta kalmak istiyorlarsa masallardaki kurallara uymaları gerektiğini ve ancak bu şekilde buradan kurtulabileceklerini tekrarlar.Öncesinde sevimsiz bir rüyanın içinde uyanmak için debelendiğini düşünen rasyonel doktor Saxon ise kendi doğrularıyla hareket edecektir.Bakalım giderek sayıları azalan kahramanlarımız ormandan sağ salim çıkabilecek mi?


İyi;Fikir ve kurgu olarak başarılı.Soundtrackler ve mekan betimlemeleri de tatminkar.
Kötü;Oyunculuk,atmosfer...Düşük bütçeli bir tv yapımı daha fazlasını beklemek akıllıca olmaz.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Mayıs 2013 | Etiketler : | | |

The Shortcut (2009)

The Shortcut (2009)
Derek babasının ölümünün ardından küçük kardeşi Tobey ile birlikte annesinin yanına yerleşmiştir.Uzun yıllardır sürekli taşınmak zorunda kalan kahramanlarımız sonunda düzenli bir hayata adapte olmaya başlamıştır.Derek okulun popüler kızın Christy ile yakınlaşırken,Tobey ise okulun hemen dışındaki ormanlık alana giden,yaşıtlarının cesaret ederek giremediği bir kestirme yolu keşfe koyulmuştur...
Kestirme yol hakkında 1950'li yıllara dayanan karanlık bir hikaye anlatılmaktadır.Patika yola girenlerin bir daha geri dönemediği ve arazinin sahibi olan Hartley ailesinin gözlerden ırakta bir şeyler çevirdikleri kasabalılar tarafından kulaktan kulağa konuşulmaktadır.Tobey kestirme yola girdiğinde ise büyük bir köpeği parçalara ayrılmış şekilde bulur.Dahası elinde kürek olan yaşlı bir adam etrafında belirerek eğer buraya bir kez daha adım atarsa yerdeki kanın bu kez ona ait olacağını söylemektedir.Bu korkuyla hemen eve koşuşturarak olan biteni Derek'e anlatan kahramanımız abisinin dikkatini çekmeyi başarır.Öte yandan Taylor kaybolan köpeğinin izini sürmektedir.Derek'in kardeşinin başına gelenleri öğrendiğinde ise onunla iş birliği yaparak yaşlı adamın ağaçlarla çevrili evini kolaçan etmeye karar verir.Okuldan birkaç arkadaşının da katılımıyla gizem dolu bir keşfe yelken açan kahramanlarımız bakalım Hartley ailesinin korku dolu sırrına erişebilecek mi?

İyi;Gizem seviyesi tatmin edici,sürükleyici bir yapım.Esasında 12-16 yaş grubu için ideal bir macera filmi olarak nitelendirebiliriz.
Kötü;Senaryo sıradan,maalesef herhangi bir zeka parıltısına rastlayamıyoruz.Final daha başarılı olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Kasım 2012 | Etiketler : | | |

Wrong Turn 5 (2012)

Küçük bir Batı Virginia kasabası olan Fairlake,1800'lü yıllara uzanan geçmişiyle efsaneye göre tüm nüfusun birden ortadan kaybolduğu gizemli bir yerdir.Olaydan yıllar sonra gerçekleşen katliam,Mountain Man festivali ile anılmaktadır.Uzun yıllara yayılan gelenek sayesinde normalde silik bir kasaba olan Fairlake büyük vilayetlerden turistlerin ilgisini çekerek,birkaç günlüğüne olsa da tam bir karnaval alanına dönüşmektedir.Birbirlerinden korkunç kostümler ve makyajlarla Mountain Man festivali için hazırlık yapan gençler,Three Finger ve arkadaşlarının rahat bir şekilde aralarına karışabileceğinden habersiz eğlencenin doruklarında gezinmektedirler.
Billy ve arkadaşları Mountain Man etkinlikleri için Fairlake kasabasına gitmeyi planlayan bir grup kolej öğrencisidir.Okulda işlerin pek de yolunda gitmemesi ile biraz kafa dağıtmak için bu geziyi organize eden kahramanlarımız,ganimet miktarda uyuşturucu hapla birlikle ormanlık bir taşra yolundan Fairlake simalarına doğru yola koyulurlar.Maynard isimli yaklaşık otuz yıldır firari olan manyak katille yolları kesişen gençler,Şerif Angela'nın zamanında olay yerine gelmesi ile olası tehlikeyi atlatırlar.Önce onun saldırdığını anlatsalar da araçlarında bulunan yasa dışı maddeler Maynard ile birlikte nezaretin yolunu tutmalarını engelleyemeyecektir.Billy'nin kendisini feda edip sorumluluk alması sonrasında arkadaşlarından biri içeride kalmak zorunda olsa da serbest bırakılmanın keyfini yaşayan kahramanlarımız,gece başlayacak olan şölen öncesinde ufak bir motelde oda kiralarlar.Gençler burslarının iptal olmasına sebep olabilecek büyük bir rezilliği de örtbas etmenin rahatlığıyla yaşayabilecekleri son aksiliğin bu olduğu düşüncesiyle eğlenceye konsantre olurlar.Öte yandan nezarette şerif Angela ile ağız dalaşına giren Maynard,kimsenin sabahı edemeyeceğini söylemektedir.Bu sırada telefon hatlarının ve elektriklerin kesilmesini takip eden bir takım sıra dışı olaylar herkesin tedirginleşmesine neden olacaktır.Gece henüz yeni başlamıştır...


Serinin Diğer Filmleri;

İyi;-
Kötü;Tamamen ticari kaygılar neticesinde "Wrong Turn" ismini kullanmak amacıyla ortaya çıkarılmış son derece vasat bir yapım.Oyunculuk,kurgu vs rezalet seviyede.Evet serinin ilk filmi haricindeki yapımlar da halihazırda sorunluydu!Ancak en azından eğlenceli ve sürükleyici olmaları bir nebze olsun izlenebilir kılıyordu. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Ekim 2012 | Etiketler : | | | |

Venom (2005)

Venom (2005)
Küçük bir kasabada rutin hayatlarına devam eden bir grup genç,yakın zaman önce gerçekleşen kaza sonrasında epey tedirgin olmuştur.Zira gölün üstündeki köprüde ihmallerinin olduğu bir kazaya tanıklık eden gençler;kasabada taşıt çekici olarak çalışan,görüntüsü ile dahi insanları ürkütmeyi başaran Ray ve voodoo büyüleriyle haşır neşir olan yaşlı bir kadının ölmesine sebep olmuşlardır.Dahası arkadaşlarının birinin büyükannesi olan bu kadın son nefesini vermeden önce gizemli bir çantadan söz etmektedir.
Kaza mahaline gelen şerif,Ray'in gölde bulunan su yılanlarının saldırısı sonrasında boğularak öldüğünü düşünmektedir.Cesetle beraber içinde motifler olan tuhaf bir çantayı da gölden çıkaran olay yeri ekibi,Ray'in otopsi için hastaneye sevki sonrasında bekleyişe çekilmiştir.Ancak çok geçmeden bir dizi tuhaf olay sonrasında Ray'in cesedinin kaybolduğu,evini incelemekle görevli olan şerif yardımcısı ve otopsi için bekleyen nöbetçi doktorun da ansızın sırra kadem bastığı bilgisi gençler başta olmak üzere kasabada herkesin endişelenmesine neden olacaktır.Ray'e ait olan kamyonetine hareket halindeyken görenlerin olması üzerine kahramanlarımız çantanın sırrını çözmek için Cece'nin büyük annesinin evinin yolunu tutarlar.
Cece ile beraber eve sığınan gençler tahminlerinin de ötesinde bir belaya bulaştıklarını anlarlar.Çantada kötü ruhları emmekle görevli yılanlar bulunmaktadır.Eski bir voodoo büyüsünün parçası olan bu çanta şimdiye kadar kirlenen ruhlara huzur vermek ve kötülükleri esir etmek için Mambo'lar tarafından kullanılmaktadır.Cece'nin büyük annesine de bir Mambo olup yıllarca bu inanca hizmet etmiştir.Hatta evinde eski bir voodoo tapınağı da yer almaktadır.Cece'yi göre çantadaki yılanların Ray'e saldırması şimdiye kadar hapsolan bütün azap dolu ruhların onun bedenine girmesine sebep olmuştur.Şimdi kutsanan ve tek güvende oldukları yer olan bu evde bir çaresini bularak dehşet saçan Ray'i durdurmalıdırlar...


İyi;Voodoo hikayeleri korku filmlerine her zaman gizem katarak ayrı bir tat kazanmalarını sağlamıştır.Bunun dışında oyunculuk ve kurgu da fena değil.Özellikle ikinci yarısından itibaren sürükleyici bir film.
Kötü;Aslında tipik bir teen slasher formatlı film için ideal oyuncu kadrosu bir araya getirilmiş.Ancak ne yazık ki özellikle ilk çeyreği itibariyle ilgi çekmeyi başaramayan,zaten sonrasında da klişe bir senaryoya bürünen vasat bir yapım izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Ekim 2012 | Etiketler : | | |

Scary or Die (2012)

Scary or Die (2012)

Birbirinden bağımsız beş korku-gerilim hikayesinin yer aldığı "Scary or Die" fazla beklentiye girilmeden izlenmesi gereken orta karar,düşük bütçeli bir yapım.İçerisinde zombi,vampir,intikam,kötü polis ve korkunç palyaço temalı kısa  filmlerin bulunduğu enteresan bir gerilim alternatifi olduğunu ekleyeyim.
İlk bölüm:(The Crossing) Amerika-Meksika sınırında gerçekleşen tuhaf bir olay konu ediliyor.Kız arkadaşına gösteri yapmak için kamyonetinin arkasında elleri kolları bağlı iki göçmeni peşleri sıra sürükleyen Buck,tutsaklarını korkuttuktan sonra salacağını söylemiştir.Ancak Meksika sınırında hiç bir şey planlandığı gibi olmayacaktır.
İkinci bölüm:(Taejung's Lament) Eşinin vefatının ardından yapa yalnız kalan Taejung,halen onun yasını tutmaya devam etmektedir.Yaşadığı büyük yıkımı atlatamayan kahramanımız günün birinde parkta tek başına otururken tıpkı kaybettiği eşine benzeyen genç bir bayanın gizemli bir adam tarafından kaçırılmasına şahit olur.Bir yolunu bularak adamın peşine düşen Taejung bakalım kızı kurtarabilecek mi?
Üçüncü Bölüm;(Re-Membered) Arabasının bagajında parçalara ayrılmış bir cesetle,gecenin karanlığında yol alan bir tetikçi seyir halindeyken bagajından gelen seslerle irkilir.Tam da bu sırada yakınlardaki bir polis devriyesi şüpheli aracı kıskaca alacaktır...
Dördüncü Bölüm;(Clowned) Lokal bir uyuşturucu dağıtıcısı olan Emmett,küçük kardeşi Andy'nin doğum günü partisinde palyaçonun saldırısına uğrar.Bacağından ısırılan kahramanımız vücudunda tuhaflıklar sezmeye başlar.Değişimi sevgilisinin de fark etmesi ile Emmett kendisine neler olduğunu anlamak için palyaçonun peşine düşer...
Son Bölüm:(Lover Come Back) Sevgilisinin kendisine şiddet gösterip,terk etmesine rağmen halen onu sevmeye devam eden Frances'in geçmişte büyücü olan dedesinin kendisine armağan etti kolyeden başka hiçbir şeyi kalmamıştır.


İyi;Tema olarak konular tanıdık gelse de bu denli kısa sürelerde (her bölüm yaklaşık 15 dakika) iyi işler çıkarılmış.
Kötü;Bazı bölümler amatörce yapılmış izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Ekim 2012 | Etiketler : | | |