Güncel İncelemeler;

Cabin Fever (2002)

Pek çok aynı tarz yapımda da olduğu gibi ilk çeyrekte,olayın ne yöne gideceğiyle ilgili ipuçları içeren kısa 'başa geleceklerin ufak özeti şeklindeki' giriş kısmı beni pek tatmin etmese de yine de baştan sona izlemeyi başardım.Filmin konusu artık klasikleşen bir grup genç ve başlarından geçen olaylar dizisi şeklinde.Her zaman olduğu gibi karakterlerimiz başlarına neler geleceğinden habersiz,arabalarına atlayıp ücra bir köşede tatil yapmak üzere ilginç bir barakaya yerleşmeyi planlarlar.Ha bu arada olmazsa olmazlardan barakaya giderken yol üzerinde alış-veriş için markete uğrarlar ve oradaki market görevlisi saçma sapan demeçler verir belli ki tekin biri değildir:D

Ayrıca tam bu sırada marketçinin sarışın kız çocuğu da karakterlerimizden kendisiyle iletişim kurmaya çalışan birinin elini kapar:D (=ısırır)Niye diye sormayın mantık hatalarıyla dolu bir film ... Gençler başımıza gelecek en kötü şey bu herif ve kızıydı diyerekten barakalarına doğru yola çıkarlar.
Geldik gördük yerleştik...Elemanlar  yerleşince her amerikan filminde olan şeyler tekrarlanır.(Seks,içki,eğlence vs)Ta ki olaylar sıra dışı bir hale gelinceye değin.Bir akşam üzeri ateş yakılır,kızlarla ortam kurulur vs bu sırada şehir efsaneleri anlatılarak seyirciye dur bekle kapatma bişiler olacak işte,film hareketlenecek, izlenimi verilmeye çalışılır.Artık karşılaşma anı gelmiştir (ama neyle cüzzamlı bir eleman ?) filmin havasına girmemizi sağlayacak olaylar gelişmeye başlar.Derisi dökülen,kan kusan garabet adam bizimkilerin inini bulur ve derdini anlatmak belki de sadece konuşmak ister:D Lakin gençler aksiyon ister ve bu ilginç bir o kadar da fantastik (Litrelerce kan mı kusulur be,hemde sürekli .)belki de sadece hasta olan kahramanımızı, kısa bir panik ve kovalamaca vs sonrası öldürürler.Bu arada ne yazık ki arada arabaları da bozulur.Artık ne yardım isteyebilecek birine ulaşabilirler ne de oradan yürüyerek ayrılacak cesareti kendilerinde bulabilirler.Ama orada da oturup bekleyemezler tabii;birbirlerini şerefsizlikle suçlarlar ve dağılarak yardım aramaya başlarlar.Yardım arama bir tarafta dursun uzun süredir hele ki bu tarz filmlerde pek sık karşılaşmayı ummadığımız kadar sempatik bir polis ortaya çıkar.

(O da nesi bu bir polis mi?)Polis cana yakın tavırlarıyla ilgi odağı olur güven veren bir görüntüsü vardır.Acaba bu güveni gerçekten de hak eden biri midir?Bu arada bizimkilerden evde kalmayı yeğleyenlerde garip rahatsızlıklar boy gösterir;deri dökülmesi,kan kusma vs.Bu da nereden çıktı acaba?Garabet adama mı dokundu yoksa birisi,ya da onun kanına mı bulaştı bir yerlerden (kovalamaca- silah -öldürmece üçgeninde.)Egoist bi eleman evi terk etti bile bana bulaşmasın bu hastalık,artık tek başıma takılacağım beni hesaba katmayın diyerekten.(Tabii bunda aşağıdaki sahneye benzer şeyler görmüş olması ana etken olabilir.)Adam haklı mı bilinmez ama ortamdaki herkes de acaba cinsellikle bulaşıyor mudur?(o zaman yandınız:D) Yemeği de bu yaptıydı Allah kahretsin keşke yemeseydim gibilerinden sorular kafa kurcalamaya başlar. 
Filmin sonunu merak edenler ise şimdiden bir bardak soğuk su içmeli :)



İyi;Neyse ki sıkıcı değildi,filmin tek olumlu tarafı kesinlikle bu olsa gerek...
Kötü;Kan kusma olayı deri döküntüsü vs efektleri saçma ve abartıdan ibaret.Yetişkin bir insanda ortalama  5-6 lt kan bulunduğu bilgisinden yola çıkarsak,defalarca kusularak litrelerce akan kan komediden başka bir şey değildi.
Gereksiz;pankek muhabbeti :D

-Marketteki sarışın kız neden sağa sola saldırır,onu bunu ıstırır buna cevap bulamadım.Hatta bir yerde elemanın birine pankek deyip saldırıyordu,ilginç...
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Ocak 2012 | Etiketler : | | |

Phone Booth (2002)

Stu iş hayatında dalaverelerle geçinen yaptığı işi çok önemsemeyen ve kendisi olmazsa her şeyin eksik  olacağını düşünen,sözüm ona bir organizatördür.Aslında tam anlamıyla işgüzar,müşterileri ile ikili oynayan,üç kağıtçı bir adamdır.Günün birinde yeni asistanı ile beraber işlerini yoluna koymaya çalışan Stu,ardı arkası kesilmeyen cep telefonu görüşmelerinin ardından,en nihayetinde tavlamaya çalıştığı yeni iş arkadaşlarından biri olan Pam’ı aramaya fırsat bulur.Bu olayı karısından gizlemek içinde,kendi cep telefonu yerine bir telefon kulübesini kullanmaya karar verir.Tam Pam ile konuşacakken telefon kulübesine gelen pizzacı ona ait bir sipariş getirdiğini söyler.Olayın mantıksızlığından ve boş zamanının bu tarz bir saçmalıkla harcanmasından çekinen kahramanımız,biraz da pizzacıyı kırarak başından def olup gitmesini ister.Bu pizzacı da neyin nesidir?Kamuya açık bir telefon kulübesine kim sipariş verir ki?
Pam ile yaptığı kısa görüşmesinin ardından telefonu kapatan Stu,hemen akabinde telefonun çalması ile açma gafletinde bulunur.Telefonun diğer ucunda Stu ile ilgili hemen her şeyi bilen gizemli bir adam vardır.Stu başlarda birisinin kendisi ile dalga geçiyor olabileceğini düşünse de gerek karısı gerekse Pam hakkında pek çok şey bilen bu adam da kimdir?Dahası belli ki Stu’yu günlerdir takip etmektedir ve ona dair her şeyi çok net bir şekilde bilmektedir.En işlek caddelerin birinin ortasında telefon kulübesinde şaşkına dönen kahramanımız,hareketlerini adım adım takip eden bu adamın çevresindeki yüksek binalardan birinden kendisini izlediğini düşünmektedir.Giderek sevimsizleşen olayın dahası olarak bir de telefondaki ses isteklerde bulunmaya başlamaz mı?

Uzunca bir zaman telefondaki sesin direktiflerini yerine getiren Stu,telefonu kullanmak isteyen bir grup fahişenin saldırısına uğrayacaktır.Hem bir yandan onlarla uğraşan bir yandan da telefondaki yabancımıza laf yetiştiren kahramanımız,telefonu kapattığı anda öldürüleceğini de bilmektedir.Bir süre sonra olaylara el atacak olan kızların patronu ise telefondaki sesin sahibi tarafından vurulacaktır.Ancak tabii herkes bu vakanın sorumlusu olarak Stu’yu görecektir.Kısa bir süre sonra olaya el atmak için mekana gelen polisler ise Stu’nun bunalım geçirdiğini düşünmektedir.Polis dedektifi Ed,Stu’nun telefonda kiminle görüştüğünü bulmaya niyetlidir.Medyanın da işe karışarak Stu’nun canlı yayına çıkmasının ardından,olaya dahil olacak olan eşi Kelly ve Palm ise,kahramanımızı daha da zor durumlara sokacaktır.Telefondaki sesin isteklerini birer birer yerine getirmeye devam eden bahtsız kahramanımız,pek çok yalanının ortaya çıkması ile kaybedecek hiç bir şeyi kalmayan zavallı bir adam konumuna düşecektir.Finalde Kelly ve Palm arasında bir tercih yapma durumunda kalacak olan kahramanımız,polisin de uzun çabaları sonrasında bakalım bu kabustan uyanabilecek midir?



İyi;Fim baştan sona kadar ilgiyle izleyebileceğiniz bir kurguyla seyrediyor.Ayrıca tek bir mekanda geçmesine rağmen hakkını veriyor.
Kötü;Filmin süresi biraz kısa geldi.
Gereksiz;Kahramanımızın itiraflarından sonra;her şeyi göze almasının akabinde,hayatta kalacağı hissine kapılmamız...Her zaman iyiler kazanır gibi olmuş :D
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 3 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |