The Dark (2005)

 Hani bazen film seyrederken, hemen başlarında daha önce izlediğiniz ve çok beğendiğiniz bir başka filmden esintiler hissedersiniz ya,bu yapımda beni çeken şey de kesinlikle buydu.Korku ve gizem türünde gayet başarılı bulduğum "The Dark"ı seyrederken,Silent Hill’den izlere rastladım.(Ki bence Silent Hill tarifsiz bir felsefedir;her oyunu oynamış,filmini izlemiş ve  Silent Hill ile ilgili her türlü güncel dokümanı internetten sık sık takip eden biri olarak.)Kısaca filmin konusuna değineyim; Adèlle,kocası James’ten bir süre önce ayrılmıştır ve sonrasında  belki de ilişkilerini tekrar değerlendirmek ve birbirlerine yeni bir şans daha vermek adına küçük kızıyla(Sarah) beraber James’i ziyarete giderler.James yakın zamanda bir çiftlik evine taşınmıştır.Bu çiftlik evi şehirden uzakta,tam kafa dinlenilecek,manzarası insana dinginlik veren bir coğrafyadadır.(Sarp kayalıklarla dolu sıra dışı bir deniz manzarası olan egzotik bir yer.)

James'in yaşadığı yere gelmeleriyle birlikte Adèlle arazide anıt şeklinde bir kayayı keşfeder.Kayanın bulunduğu yer ve geçmişi oldukça manidardır.Dahası içerisinde bir gizem barındırmaktadır.Adèlle zamanla tedirgin edici bir şeyler hissetmeye başlar  ve bu hisler  korkuyla dolu kabuslara dönüşür.Bunun üzerine kahramanımız aklından bir türlü çıkaramadığı mistik kayanın hikayesini öğrenmeye karar verir.Bu noktada olaylara,Dafydd isminde James’e çiftliğin tamirat işlerinde yardım eden geçmişte bu yörede yaşamış biri katılır.Kayanın hikayesini en iyi bilen odur ve bunun eski bir Gal inanışı olduğundan bahseder.Hikaye şöyledir;sıra dışı bir  çobandan ve onun yaptıklarından bahsedilir.Bu çoban aynı zamanda bir rahiptir ve bölge halkına vaazlar vermektedir.Çoban,koyunlarının sarp kayalıklardan denize atlayarak intihar etmelerinden yola çıkarak;o mahalde yaşayan herkesi etki altına alır ve toplu bir şekilde  intihar etmenin  kendilerini dünyanın çilelerinden ve dertlerinden kurtarmanın en iyi yolu olacağını söyler.Ayrıca onlara bunun bir son olmayacağını da vaat eder.Öldükten sonra sular altındaki  Annwn denilen bir yerde,mutlu mesut  yaşamaya devam edeceklerine kasabalıyı inandırır. İşin aslı ise oldukça farklıdır.Peki çobanın asıl amacı ne olabilir?
Sarah annesini,babasını terk ettiğinden dolayı affedememiştir.Anne kızın araları limonidir.Bir gün Sarah kayalıklarda gezinirken  denize düşer ya da deniz onu içerisine çeker(Su da bir şeyler mi vardır?Yoksa sular altındaki Annwn Sarah’ı yanına mı istemektedir?Koyunlardan sonra şimdi de bu intihar gibi düşüş!)Adèlle ve James’in çabaları onu dalgalardan kurtarmaya yetmez.İşte bu noktadan sonra,filmin seyri tamamen değişiyor.
Adèlle kızının ölmüş olabileceği düşüncesini aklına getirmek istemese de arama-kurtarma  ekipleri  Sarah’a ulaşmada olumlu sonuç elde edemez.Ayrıca  kızın cesedini de bulabilmiş değillerdir.İşin dahası James de artık kendisini kızlarının yokluğuna alıştırmaya başlamıştır.Adèlle ise kızlarının halen sağ olabileceğini ve onu kurtarabileceğini düşünür.Bir gece yine Adèlle kabuslar arasında bir sesle uyanır  ve bu sırada odasının camından Sarah’ın koşarak uzaklaştığını  görür.Ona seslenir ancak sesini duyuramaz ve peşine düşer.Takip sonrasında tuhaf bir yere gelinir,belki de çobanın ve kayanın sırrı burada çözülecektir.Adèlle başına gelenler  ve Sarah’ın halen hayatta olduğu konusunda James’i kendisine inandıramaz.Artık yalnız başınadır ve bu eski Gal efsanesini çözmek işi ona kalmıştır.Kafasındaki sorulara cevaplar ararken sürpriz bir isimden Dafydd’den yardım alır.Ne de olsa burayı en iyi bilen odur.

İyi;Çobanın asıl hikayesinin öğrenilmesiyle beraber Adèlle’in Annwn’dan kızını kurtarma çabası ve bu yolda neleri gözden çıkarabileceği sorgulanıyor.Gayet sürükleyici bir film,mekan çok iyi.Gal efsanesi de yerine oturmuş.
Kötü;Kurguda bazı kopukluklar.
Gereksiz;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;

Yorum Gönder