Panic Room (2002)

Meg Altman,eşinden kısa süre evvel boşanmıştır.Eşinden aldığı nafaka sayesinde, kızıyla(Sarah) beraber yaşamak üzere Manhattan’da devasa ,lüks bir ev satın alır.(artık ne miktar bir nafakadır varın siz düşünün :D)Ev biraz bakımsızdır ancak oldukça ilgi çekici özelliklere sahiptir.Bu üç katlı ev;dahili bir asansör ve bir düzine oda içermektedir.Geniş bir güvenlik sistemini de bulunduran malikane, şehrin ortasında müthiş bir mimariye sahiptir. İşin ilginci ise evin eski sahipleri tarafından yaptırılmış bir de panik odası bulunmaktadır.Bu odanın özelliği ise adeta evin içinde kilitli bir kasa havasında olmasıdır.Harici bir telefon hattı,evin dört bir yanını gözetleyen monitörler ve dışarıdan açılması imkansız kilit sistemine sahiptir.Kahrolası zenginler :D İnsan zengin olunca canının da ayrı bir kıymeti oluyor tabii.
Kısa zamanda eve yerleşen Meg ve Sarah evin ufak tefek eksiklerini gidermekle uğraşmaktadırlar.Taşındıkları günün gecesinde ise onları bir sürpriz beklemektedir.Evlerine sempatik görünümlü,acemi üç  hırsız girmiştir ancak hırsızların eve birilerinin taşındığından haberleri yoktur.Emlakçının eve en erken iki hafta içerisinde,bir ev sahibi bulacağı bilgisine sahiptirler.Hırsızların lideri ve onları yönlendiren kişi Junior, evin eski sahibinin mirasçılarındandır.Ancak mirasçı sayısı çok olduğundan ve servet ne kadar fazla olsa da paylaşmayı düşünmemesinden ötürü bu  soygun planını yapmıştır.İşin çetrefilli olan kısmı ise ulaşmaya çalıştıkları kasanın panik odasında olmasıdır.
 
Kısa sürede Meg alt kattan gelen seslerden ve monitördeki görüntülerden evde yabancılar olduğunu anlar.Amacı Sarah’ı da yanına alıp hızlıca panik odasına kaçmaktır.Bu sırada hırsızlarda ev sahiplerinin uyandığını fark eder ve silahlarını çekip onları yakalamak isterler.Kısa süreli bir asansör kovalamacasının ardından Meg ve Sarah panik odasına ulaşıp kendilerini içeri kilitlerler.Junior ve soygun planına sonradan dahil ettiği arkadaşı şaşkındır.Kapıyı ne kadar zorlasalar da sonuç alamazlar,kapı neredeyse kale gibidir.Şişko hırsızımız ise karşılaştıkları tehlikenin farkındadır.Kariyeri boyunca bu tarz güvenlik firmaları için çalışmıştır ve panik odasının dışarıdan açılmasının imkansız olduğunu herkesten daha iyi bilmektedir.
Odanın içerisinde ise,biraz odanın ismiyle ironik olacak ama tam bir panik hakimdir.Bu adamlar da neyin nesidir?Onlardan ne istemektedirler?Monitörler sayesinde kahramanlarımız evlerinde olan biteni izlemeye devam ederler.Bu sırada Meg ve hırsızlar arasında karşılıklı olarak iki tarafın istekleri konuşulur.Meg hırsızların bir an önce evini terk etmesini böylece onları polise şikayet etmeyeceği söyler. Junior ise odadan çıkmalarını,onlara zarar vermeden ufak bir şey alıp evi terk edeceklerini söyler.Ancak Meg kapıyı açacak kadar tedbirsiz değildir.Sonuçta hiç tanımadığı ve içeri izinsiz giren bu adamlara güvenemez.Pazarlıklarının sonuçsuz kalmasının ardından Junior ve ekibi çeşitli yöntemler deneyerek Meg ve kızını panik odasından dışarı çıkarmaya çalışırlar.(Odaya tüp gaz pompalamak,alt kattan tavanı kırıp odaya ulaşmak istemek  vs bayağı eğlenceli sahneler var :D)
Öte yandan Sarah şeker hastasıdır ve durumu saatler ilerledikçe kötüye gitmektedir.Artık roller değişmeye başlar.Meg dışarı çıkmalıdır ve kızı için insulin iğnesini bir an önce getirmek zorundadır.

İyi;Kovalamaca ve gerilim dolu filmi gayet başarılı buldum.Özellikle Jodie Foster döktürmüş.Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.Ufak bir detay:Sinemaseverlerin hatırlayacağı üzere Jodie Foster henüz çocuk denecek yaşlardayken efsane film "Taxi Driver" ile çıkışını yapmıştı.Benzer şekilde bu yapım da Kristen Stewart'ın parlak kariyerinin başlangıcını oluşturuyor.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 25 Ocak 2012 | Etiketler : | | |

Yorum Gönder