Dawn of the Dead (2004)

Düşünsenize bir sabah uyanmışsınız ve artık hiç bir şey eskisi gibi değil.Nasıl yani? Şöyle ki gündelik rutin hayatınıza dair her şeyi unutun.Hani derler ya dünyayı değiştirmek için insanları değiştirmek gerekir diye;durun! Siz hiç bir şey yapmadan birisi zaten insanları değiştirmiş bile.Etraf garabet zombilerle dolmuş taşmış,hadi o zaman hayatta kalmayı başaran birkaç kahramanımız pirincin taşını ayıtlasın bakalım.

Ortamı şöyle özetleyeyim;Left For Dead oyununu oynayanlar bilir ondan aşağı kalır bir yanı yok.Her yer saldırgan zombilerle dolup taşmış.Bu arada farzedelim ki zombiliğin sadece genlerle aktarılabildiği.Baya baya bilimsel olarak zombilerin bir tür olduğunu varsayalım.Hal böyle olunca yeni bir zombinin oluşabilmesi için iki zombinin çiftleşmesi gerekirdi.Belli bir doğum süresini de göz önüne alınca,hiç bir zaman bu tarz filmlerde olduğu gibi,bir gecede milyonlarca zombi oluşamazdı.(Filmin ilerleyen dakikalarında bu fikre bir atıf var.)
Belki de bu tarz yapımlar arasında en eğlencelilerden biri olan "Dawn of the Dead" zombilerin arasında hayatta kalmayı başarmış bir avuç insanın hikayesini konu ediniyor.Birbirlerini buldukları için bir hayli şanslı olan kahramanlarımız,insan olarak nefes almaya devam etmek istiyorlarsa,takım ruhuna sahip olup birbirlerine kenetlenmelidirler.Aralarında her ne kadar farklı mesleklerden ve statülerden kişiler olsa da amaç bir olunca,tabiatıyla eylem de bir olacaktır.Neyse ki aralarında bir de polisin olması (Kenneth) biraz olsun kendilerine güvenlerini arttıracaktır
Kahramanlarımız bir gecelik süreçte neler yaşandığını anlayamadan,peşlerindeki zombilerden kurtulmak adına sığınacak bir yer ararlar.O da nesi karşılarında devasa bir alışveriş merkezi.Tabii önce içerde zombiler var mı yok mu onu anlamaları gerekiyor.Şansları dönen kahramanlarımız zombilerce istila edilmemiş sınırsız araç gereceğe ulaşabildikleri binada,kendilerini hiç olmadıkları kadar özgür hissedeceklerdir.Yemek,kıyafet,takılar...aklınıza ne gelirse sanki her şeyin size ait olduğu,içinde kaybolacağınız kocaman bir vitrini hayal edin.Hal böyle olunca yaşadıkları dehşet dolu anları çabucak unutan kahramanlarımız,aylarca burada kalmalarını sağlayacak stoklar sayesinde,çocukça eğlenmeye başlarlar.Ancak dışarıda durumlar hiçte iyi değildir.Binlerce zombi mağazanın etrafında açıkmış ve taze et aramaktadır.Kendilerini kurtarmaya gelecek hiç bir yardım kuvvetinin olmadığını anlayan kahramanlarımız,kendi kurtuluş yollarını bulmak zorundadır.
Virüsün alışveriş merkezine de sıçraması ile,kahramanlarımız buraya terk etmek zorunda kalacaklardır.Plan ise şudur;buradan çıkıp Steve'in sahibi olduğu körfezdeki bir yata atlayıp okyanusu aşacaklardır.Bu şekilde lanet zombilerden kurtulmayı umarlar.Ancak asıl iş yata nasıl ulaşacaklarıdır.Bu aşamada yeniden takım oyunu meyvelerini vermeye başlar ve herkesin çalışarak katkıda bulunduğu S.W.A.T taşıtlarını andıran,dışarısını zırhlarla güçlendirdikleri iki tane van benzeri araçla yüzlerce zombinin arasından yardırıp uzaklaşmayı tasarlarlar.



İyi;Bir hayli eğlenceli bulduğum ve pek çok sahnesiyle de tam bir zombi filmi izlenimi veren,türün meraklılarının mutlaka izlemesi gereken bir yapım.

Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Şubat 2012 | Etiketler : | | | | | |

Yorum Gönder