Misery (1990)

 
Paul Sheldon yüzlerce hayranı olan,ünlü bir yazardır.Son kitabı üzerine yaptığı çalışmalara devam eden Paul,karlı ve fırtınalı bir kış günü,hazırladığı taslağın altına "son" yazısını ekler ve yayıncı şirkete yazılarını yollamak üzere yola çıkar.Fırtınadan dolayı bir hayli güçleşen kara yolculuğunda,arabasının bir anlık kontrolünü yitiren kahramanımız,kaza yaparak şarampole yuvarlanır.Ağır bir şekilde yaralanan meşhur yazar,tam da bilincini kaybetmek üzereyken,hayal meyal o kaza yerinden birisi tarafından kurtarıldığı görür.Bu kurtarıcı da kimdir?

Aradan geçen iki gün boyunca baygın halde yatan kahramanımız,uyandığında kolunda serum ve vücudunun çeşitli yerlerinin bandajlar ile sarılmış olduğunu görür.Acaba nerededir?Bulunduğu yer bir hastane değildir ancak iyi bir şekilde bakımı yapılmış olmasından yola çıkarak,güçlükle anımsadığı kaza yerinde kendisini kurtaran bayanı hatırlar.Tam da bu sırada içeri giren,Annie Wilkes isimli bir bayan kendisini tanıtır,hemşire olduğunu ve ona yardımda bulunmak istediğini söyler.Annie,Paul'un bütün kitaplarını daha satışa sunuldukları ilk için içerisinde okumuş,yazarın son kitabını da merakla bekleyen,Sheldon'ın en büyük hayranlarından biridir.Paul'un kazanın ardından bacakları kırılmıştır ve şu haliyle bir yatalaktan farksızdır.Başlarda kendisine çok yardımları olan bu hayranına büyük bir minnet duysa da,ilerleyen günlerde Annie'nin bir hayranından daha çok,son kitabı herkeslerden önce okuma tutkusu ile yanıp tutuşan,despot bir bayan olduğunu anlayacaktır.
Kahramanımız geçen birkaç saatin ardından,telefonu kullanarak kazayla ilgili kızına ve yayıncı şirketine haber vermek ister.Ancak Annie telefon hatlarının fırtınadan ötürü hasar gördüğünü söyleyerek,fırtınanın dinmesini beklemesini önerir.Bu sırada yayıncı şirket yetkilileri Sheldon'a üç gündür ulaşamamalarının etkisiyle kasabanın şerifi ile temasa geçerler.Ancak şerif yaptığı araştırmaların ardından ne bir iz ne de bir kayda rastlamıştır.Sanki Paul,kitabını yazmak için geldiği bu kasabadan uçup gitmiştir.
Zamanla araştırmalarını sıklaştıran şerif,en sonunda kar fırtınasının altında kalmış olan Sheldon'un arabasına ulaşır.Arazi gereği oraya düşerek kaza yapmış bir arabadan sağ çıkan olamayacağını düşünen şerif,yaptığı incelemelerin ardından onun olası cansız bedenine rastlamaz.Her ne kadar kendisi ve pek çok Sheldon hayranı için bu son derece iyi bir gelişme olsa da;Paul'un nereye kaybolduğu sorusu halen cevapsızdır.Şerif,Paul'un akıbetini öğrenmeye çalışa dursun,bu sırada Annie ise Paul'un kaza sonrası kaybettiği kitabını yazmaya başlaması konusunda telkinlerde bulunur.Paul artık tam anlamıyla esir hayatı yaşamaya başlamıştır.Sonuçta halen yardım olmadan hareket edemeyen malül bir adamdır.
Günler günleri kovalar ve Sheldon'un durumu artık nazaran daha iyidir.En azından tekerlekli sandalye ile evin içerisinde hareket edebilmektedir.Ancak ne bu evdeki telefonlar çalışmaktadır ne de kasabanın bir hayli dışındaki bu eve gelen giden olmaktadır.Yani halen çaresizdir ve Annie'nin istekleri kayıtsız şartsız yerine getirmelidir.Tek umudu ise kitabı bitirdikten sonra,ilk okuyucusu olacak olan Annie'nin insafa gelip onu bırakmasıdır.Bu süreçte yayıncı şirket ve şerif ise artık tamamen Sheldon'un hayatta kaldığına dair umutlarını yitirmeye başlamışlardır.

İyi;Oyunculuk yönünden çok iyi.Ayrıca en başarılı Stephen King uyarlaması olduğunu düşünüyorum.Sheldon'ın kitabının akibeti ise sürpriz olsun. Kötü; Gereksiz;
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Şubat 2012 | Etiketler : | | |

Yorum Gönder