The Shrine (2010)

Lokal bir gazetede görevli bir grup gazeteci,şeflerinin önerdiği haberi beğenmeyerek,kendi haberlerinin peşinde koşma sevdasındadırlar.Sürekli kaybolan arılar,ekindeki işaretler gibi kaynağı olmayan absürd haberler yapmaktan sıkılan kahramanlarımız,Polonya’da kaybolan bir gencin peşine düşmüşlerdir.Dahası Polonya’da o bölgeye giderek kaybolan tek turist o değildir.Carmen liderliğinde organize olan üç kişilik gazeteci kafilemiz,gazetenin imkanlarını kullanarak (şefin dediği haberi yapmaya gidiyormuş gibi) yola koyulurlar.
Kasabaya ulaşan kahramanlarımız daha ilk andan itibaren bir şeyler garip olduğunun farkına varırlar.Kasabalılar pek misafirperver değildir,hatta hiç değildirler :D Keşfe çıkan gençler ufak bir turun ardından kiliseye ve hemen onun arkasında bulunan ormanlık alana rastlarlar.Dahası ormanın üzerinden garip bir sis bulutu bulunmaktadır.Bir an için Marcus bu kadar gezintinin yeterli olduğunu düşünüp evine dönmeyi dillendirse de,Carmen buraya kadar gelmişken ormandaki sisin sırrını çözmeyi,hiç olmazsa en azından kontrol ederek gitmeyi düşünür.
Ormanın derinlikleri doğru yola çıkan kahramanlarımız,sonunda sis çöken bölüme ulaşabilmiştir.Ancak sis tabakası o kadar yoğundur ki burada birbirlerini kaybeden gençler,asla görmemeleri gereken bir şeyi de keşfetmişlerdir hani…En nihayetinde birbirlerini bulmayı başaran gençler,ormanda tuhaf görümlü küçük bir kızla karşılaşırlar.Minik kız onları peşinden sürükleyerek garip bir yer altı odasına getirmiştir.Burada tabutlarla saklanan pek çok ceset gören kahramanlarımız için artık geri dönüşü olmayan bir yola da girilmiştir hani.Tüm kasabalı peşlerindedir.Belli ki niyetleri de pek iyi değildir.
Kasabalının tutsak ederek yer altı odasına hapsettiği maceraperest gazetecilerimiz,kilisenin inançları gereği teker teker bir nevi çarmaha gerilecektir.Peki bütün bunlar da neyin nesidir?Zavallı Sarah,yüzüne garip bir maske takılarak mühürlenmiştir.Şimdi sıra Carmen’dadır.İyice dehşete kapılan kahramanlarımız,bir yolunu bularak buradan kurtulmalıdır.Marcus çabasıyla bir fırsattan yararlanarak Carmen’ı sapkın kasabalıların içinden çıkarmayı başarmıştır.Şimdi onlara görünmeden bir yere saklanmalıdırlar.Zira öfkeli topluluk sakinleşecek gibi değildir.


İyi;Sıkı durun uzun süredir izlediğim en sıkı final sizleri bekliyor.Son çeyrek gerçekten vasat ilerleyen yapıma çağ atlatmış desek yeridir.Bu kadar patlamalı,tansiyonun bir anda fırladığı bir yapım  her zaman denk gelmez.Mutlaka izleyiniz.
Kötü;Biraz aksak tempoda ilerleyen ilk yarı.
Gereksiz;-
Editör'ün Puanı
Paylaş ;

Yorum Gönder