Güncel İncelemeler;

The One I Love (2014)

The One I Love (2014)
Problemli ilişkilerinin üstesinden gelebilmek için psikologdan yardım uman Ethan - Sophie çifti, düzenli terapilere başlayarak bir an evvel sorunları aşmayı arzu ederler. İlişkilerinde eski heyecanı bulamadıklarını dillendiren çiftimiz, birbirlerine karşı giderek daha da tahammülsüz bir hale geldiklerinden yakınmaktadır. 
The One I Love (2014)

Bir dizi senkronizasyon terapisi deneyen kahramanlarımız, beden dillerine yansıdığı gibi duygusal olarak da aynı hisleri paylaşamadıklarını keşfederler. Çok geç olmadan, ilişkilerini kurtarabilmek için  her yolu denemeye hazır olan çiftimiz, yeni fikirlere açık olduklarını izah ederler. Bunun üzerine psikoloğun önerisiyle şehrin dışında, onları kimsenin rahatsız edemeyeceği bir malikanede baş başa bir haftasonu geçirmeye ikna olan kahramanlarımız, eşyalarını topladıkları gibi yola koyulurlar. Malikaneye ulaştıklarında ise çevreyi dolaşıp, hemen yakınlarda bir de konukevi olduğunu fark ederler. Eşyalarını yerleştiren ve hoş sohbet vakit geçirmek için muhabbet açan kahramanlarımız, geceyi konukevinde geçirmeye karar verirler. Alkol ve yanlarında getirdikleri uyarıcı otların etkisiyle, kafayı bulan ve deyim yerindeyse ayakları yerdeyken uçan çiftimiz, zamanının nasıl geçtiğinden de bihaberdir. Romantik ve eğlenceli devam eden gece, sabah uyandıklarında bir takım gariplikler fark etmelerine sebep olur. Gerçek olmayacak kadar güzel vakit geçirdiklerini bir türlü birbirlerine itiraf edemeyen kahramanlarımız, gecenin muhasebesini yapmaya başlarlar. Boşanmanın eşiğindeki ilişkilerinde eski tutkuyu yeniden yeşerttiklerini ısrarla savunan Sophie, gece olup bitenle ilgili Ethan' dan tamamen farklı bir hikayeyi anlatmaktadır. Giderek kafaları karışan ikilimiz, geceye dair ortak anımsayabildikleri tek şey olan konukevinde bir şeylerin yolunda gitmediğini keşfederler...

İyi; Konsept olarak 'Black Mirror' ya da 'Alacakaranlık Kuşağı' havasında; merak uyandıran, ilgiyle izlenebilecek bir film. Sürükleyici kurgusu, oyuncu performansları ve  diyaloglarıyla da göz atılması gereken başarılı bir alternatif. Romantik bir yapım gibi başlasa da bilim- kurgu ve psikolojik gerilimin de harmanlandığı, bu türleri sevenlerin de beğeneceğini umduğum bir seçenek.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Nisan 2018 | Etiketler : | | | |

A Monster Calls (2016)

A Monster Calls (2016)
12 yaşındaki Conor, hasta annesiyle birlikte yaşayan, hayal gücü oldukça yüksek bir çocuktur. Annesinin terminal evresinde kanser olmasından ötürü, gün geçtikçe gözlerinin önünde eriyip gitmesine mani olmayan kahramanımız, hüznünü kendi içerisinde yaşamakta ve giderek yalnızlaşmaktadır. 
A Monster Calls (2016)
Birkaç ay da bir gördüğü ilgisiz babası ve despot babaannesiyle geçinemeyen Conor, okulda da zorbalar tarafından sürekli aşağılanmaktadır. Zamanının çoğunu odasında geçiren ve hayal gücünü kara kalem resimlere aktaran kahramanımız, bir gece yarısı penceresinde beliren devasa bir ağaç canavarın şaşkınlığını yaşar. Canavar, Conor' a üç hikaye anlatacağını ve bu hikayeler bitince onun da dürüst bir şekilde kendi hikayesini anlatması gerektiğini söyler. Hayal gücünün kendisine oyunlar oynadığını varsayan ve sabah uyanınca yaşadıklarını basit bir rüya olarak yorumlayacağını zanneden Conor, yarın yeniden geleceğini söyleyen canavarın gözlerden kaybolmasına izin verir. Uyandığında sakin kafayla düşünen ve penceresine gelen canavar ağacın, hemen evlerinin yakınındaki bir mezarlıkta bulunan porsuk ağacı olduğunu fark eden Conor, kimseye neler olup bittiğini bahsetmeden, bir an evvel yeniden gece olmasını bekler. Saatler gece yarısını gösterirken yeniden Conor' ı ziyarete gelen canavar, bu sefer öykülerini anlatmakta kararlıdır. Annesinin çok hasta olduğunu ve aptalca hikayeler dinlemeye vakti olmadığını söyleyen Conor, en nihayetinde ikna olur. Hikayeleri kafasında canlandırması gerektiğini söyleyen canavar, vakit kaybetmeden öykülerini anlatmaya başlar. Hikayeleri yorumlamaya gelindiğinde ise gerçekte neyin iyi neyin kötü ya da neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda akıl yormaya başlayan Conor, her defasında farklı sürprizlerle karşılaşır. Canavar, deyim yerindeyse ona rehberlik etmekte ve hayatına mana katmaktadır. Öte yandan gündelik hayatında ise işler daha da zorlaşmaya başlamıştır. Zira annesinin hastaneye kaldırılması üzerine, babaannesiyle kalmak zorunda kalan Conor, kendi odasını ve eşyalarını terk etmek istememektedir. Hayatta en sevdiği varlığın, annesinin hayata tutunabilmesi için canavardan yardım istemeyi uman kahramanımız, ilk olarak gerçeklerle yüzleşmesi gerektiğini keşfeder. Anlatılan her hikayeden ise dersler çıkarmalıdır. Hayat sandığından çok daha acımasızdır.

İyi;  'A Monster Calls' isimli Patrick Ness imzalı kitabın uyarlaması olan yapım, oldukça sürükleyici, arka planda dram barındıran, başarılı bir fantastik gerilim filmi. Görseller, atmosfer ve oyunculuk oldukça iyi. Tarz olarak El laberinto del fauno (2006) yapımın andıran film, göz atılması gereken bir alternatif.
Kötü; Gizem seviyesi biraz daha yüksek olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

A Cure for Wellness (2016)

A Cure for Wellness (2016)
Borsadaki sert düşüşün ardından, hisselerin giderek değer kaybetmesi ve küresel finans şirketinin büyük bir dar boğaza sürüklenmesi üzerine şirketi kurtarabilmek için icra kurulu toplanır. Son birkaç yıldır başarılarıyla merdivenleri hızlı tırmanan Lockhart' da davetliler arasındadır. Yönetim kurulu, şirket CEO' su Pembroke' un bir an evvel ortaya çıkmasını istemektedir. Zira Pembroke' un sağlığı üzerinden piyasa da manipülasyonlar yapılmakta, şirket zaman ilerledikçe daha da iflasa yaklaşmaktadır. 
A Cure for Wellness (2016)
Pembroke ise hali hazırda her şeyden vazgeçmiş, İsviçre Alpleri' nde tarihi bir tesiste tedavi olmaktadır. Şirket çalışanlarını gerçekleri görememe ve çıkarcılıkla suçlamakta, bir daha ofise geri dönmeyeceğini dillendirmektedir. Şirket yönetim kurulu ise Pembroke' u ikna etmesi için şantaj vari bir yöntemle Lockhart' ı görevlendirir. Teklife başlarda sıcak bakmasa da bir şekilde patronu New York ' a geri getirebileceğini düşünen kahramanımız, vakit kaybetmeden yola koyulur. Uzun bir yolculuğun ardından, sarp ormanlık bir arazinin tepesinde bulunan tedavi merkezine ulaşmak için taksi kiralayan Lockhart, daha kasabayı bile kolaçan edemeden Pembroke' un peşine düşer. Heybetli bir kaleyi andıran ve buram buram tarih kokan mimarisiyle tedavi merkezi, oldukça ihtişamlı bir yapı olarak karşısında belirir. Zaman kaybetmeden Pembroke' un tedavisinden sorumlu olan doktor Volmer ile tanışır. Volmer son derece kendinden emin, işinde oldukça başarılı, meslektaşları tarafından saygıyla anılan bir hekimdir. Uzun yoldan gelen kahramanımıza bol bol su içmesi ve kaplıcaların keyfini çıkarması tavsiyesinde bulunan Volmer, bir yandan da Pembroke' un şu an görüş için uygun olmadığını hatırlatmaktadır. Yönetim kurulunun yoğun ısrarlarından ötürü hızla Pembroke' u görmesi gereken Lockhart, zaman baskısından ve yorgunluktan ötürü bitap düşmeye başlar. Bu sırada yaşadığı bir talihsizlik sonrasında ufak bir kaza atlatan kahramanımız, gözlerini açtığında bacağının alçıya alındığını fark eder.  Acele ettikçe bir şekilde işlerinin ters gittiğine şahit olur. Artık mecburen tedavisi tamamlanıncaya kadar buralarda oyalanmak zorundadır. Daha hızlı iyileşebilmek için Volmer' ın ısrarı üzerine meşhur su tedavisini denemeye karar verir. Öte yandan Hannah isimli gizemli bir kızla tanışan Lockhart, çok geçmeden onun Volmer' ın özel hastası olduğunu keşfeder. Diğer tüm hastaların aksine Hannah' ın sudan içmesi ya da suya girmesi yasaktır. Hannah sayesinde tedavi merkezinin geçmişini araştırmaya koyulan Lockhart, Volmer' in kirli sırları olduğunu düşünmeye başlar...


İyi; Baştan sona gizemli kurgusu ve sürükleyici senaryosuyla başarılı bir gizem-gerilim filmi. Mekan seçimleri, oyunculuk ve soundtrackler oldukça başarılı. Riget (1994) dizisine benzer, kendine has bir atmosfer barındırdığını söyleyebilirim.
Kötü; Filmin süresi daha kısa olabilirdi. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 31 Mayıs 2017 | Etiketler : | | | | |

The Evil Within (2017)

The Evil Within (2017)
Çocukluk yıllarından beri geceleri düzenli uyuyamayan ve korku dolu kabuslar gören Dennis, zamanının çoğunu evde geçirmek zorunda kalan zihinsel engelli bir gençtir. Henüz dört yaşındayken, annesiyle beraber gittiği bir lunaparkta, korku tüneline girmesiyle kabuslarının başladığını anımsayan kahramanımız, ailesinden arda kalan tek kişi abisi John ile yaşamını sürdürmeye devam etmektedir. 
The Evil Within (2017)
Dennis, her ne kadar insanlara nazik davranıp, elinden geldiğince sosyal olmaya çalışsa da, görünüşünden ötürü insanların kulaktan kulağa fısıldaşıp, alay ettiklerini hissetmektedir. John ise kardeşinin kendi sorumluluğunda olduğunda ısrar edip, kız arkadaşı Lydia' nın aksine velayetini sosyal hizmetlere vermeyeceği hususunda kararlıdır. Evde beslediği hamsterlarından başka arkadaşlık edebileceği kimsesi bulunmayan Dennis, John' un hediye ettiği kocaman antik bir aynayı odasına yerleştirir. Çok geçmeden aynada bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eden Dennis, bir türlü yakasını bırakmayan kabuslarının daha da dehşet verici bir hale büründüğüne şahit olur. Aynada şeytani bir varlığın yaşadığını keşfeden kahramanımız, kabuslarına son vermek pahasına denilenleri yapmaya başlar. John ve Lydia' nın kendisinden kurtulmak istediğini düşünen ve yalnız kalmaktan çekinen Dennis, yeni hobi ve uğraşlar edinmeye başlar. Kardeşinin adli tıp, tahnit gibi konulara merak sardığını fark eden John ise bodrum katından gelen kokulardan bir şeylerin yolunda gitmediğini sezinlese de, Lydia ile daha fazla vakit geçirebileceği için bu durumu pek de önemsemez. Öte yandan evde kendisine ufak bir atölye kuran ve abisinin içeri girmesini istemeyen Dennis, gözlerden uzakta insanlara aptal olmadığını kanıtlama uğraşındadır. 
İyi; Resident Evil ve Silent Hill benzeri, oyundan uyarlama bir film olan yapım, beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Senaryo olarak hayal, fantazi ve gerçeklerin sık sık birbirine girdiği, karmaşık bir kurgu izlenimi verse de türü sevenler için aşina olunan bir durum. Alt metni olan, gizem seviyesi tatmin edici, başarılı bir korku-gerilim filmi. Atmosfer olarak H. P. Lovecraft kitaplarındakine benzer bir tat aldığımı ekleyeyim.
Kötü; Görsel efektler bir tık daha iyi olabilirdi. Silent Hill vari fantastik canavarlar daha karanlık ve başarılı modellenebilirdi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 24 Mayıs 2017 | Etiketler : | | |

The Void (2016)

The Void (2016)
Deneyimli polis memuru Daniel, gece nöbeti devriyesi sırasında karşısına çıkan yaralı genci bir an evvel hastaneye yetiştirmek için aceleyle yola koyulur. Gencin şiddetli kanaması olduğunu fark eden kahramanımız, yakın olmasından ötürü -bir süredir taşınma hazırlıklarından dolayı tam kapasite hizmet veremeseler de- Marsh Country acil bakım ünitesini tercih eder. 
The Void (2016)
Acil bakım servisinde sadece tek doktor ve biri stajyer olmak üzere iki hemşireyle karşılaşan Daniel, hastayı kurtarabilmek için ellerinden geleni yapmaları ister. Hastanenin tecrübeli hekimi Dr. Powell, hastanın hikayesini öğrenip ona göre tedavi uygulamak istese de ansızın gerçekleştiği için anlatacak pek bir şeyi bulunmayan Daniel yardımcı olamaz. Öte yandan revirde yalnız olmayan kahramanlarımıza, doğum için bekleyen bir bayan ve büyük babası da eşlik etmektedir. Çok geçmeden hastanın üzerindeki kanların ona ait olmadığının tespit edilmesi ve hastanede bir takım tuhaf olayların ortaya çıkması bir anda ortamın buz kesmesine sebep olur. Dahası telefonlar ve telsizler de çalışmaz olmuştur. Etrafı kolaçan etmek için dışarı çıkan Daniel, garip kostümlü radikal bir grubun saldırısına uğrar ve arabasına ulaşıp yardım çağıramadan hastaneye dönmek zorunda kalır. Bu sırada oldukça agresif görünümlü, silahlı iki kişi de başlarının belada olduğunu söyleyerek hastaneye sığınır. Hastalardan bazılarının saldırgan tavırlar sergilemesiyle giderek kontrolü kaybeden Daniel, bodrum katından gelen bir çağrı sonrasında neler olup bittiğini anlamak için Dr. Powell' ı aramaya karar verir. Son mermileri ve ellerine geçirdikleri silahlarla bodrum katındaki morga ilerleyen Daniel ve kader ortakları, kendilerini dehşet dolu başka bir boyutun kapısında bulurlar. En derin korkularla yüzleşmek zorunda kalan ve çok geçmeden cephanesiz kalıp, kapana kısılan kahramanlarımız çaresizliği iliklerinde hissetmeye başlarlar. Sır perdesini aralamak ve düğümü çözmek için kararlı olan Daniel, nasıl bir belayla karşı karşıya olduklarının bilincinde değildir. İşin kötüsü gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve tekinsiz atmosferiyle başarılı bir korku-gerilim filmi. Daha çok 80'li yıllar korku furyasının hakim olduğu senaryo, John Carpenter, Clive Barker ve Stuart Gordon gibi usta isimlerin yapımlarını anımsatıyor. H.P. Lovecraft kitaplarındaki fantastik yaratıklar, Silent Hill vari canavarlar ve bol kanlı cesur sahneleriyle izlemeye değer retro bir alternatif. Tabii olayların hastanede geçmesi de korku-severler için bir başka artı. Kült filmlerden hoşlananlar için nostalji kokan, gizem seviyesi yüksek bir seçenek.
Kötü; Konsept olarak çoğu korku- gerilim öğesinden azar azar olsa da ne yazık ki hiç biri tam değil...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

Constantine (2005)

Constantine (2005)
John Constantine; günahlarından arınmak ve bağışlanıp cennetin yolunu tutmak için iblisler ve şeytanlarla savaşan, tanrı vergisi yetenekleri olan orta yaşlarda bir adamdır. On beş yaşından beri günde otuz sigara içtiği için akciğer kanserine yakalanan ve günleri sayılı olan kahramanımız, doğuştan gelen yetenekleri sayesinde normal insanların göremediği metafizik canlıları görebilmekte ve dahası kendi cennetini kazanabilmek için onlarla savaşmaktadır.
Constantine (2005)
 Son zamanlarda çevresinde daha öncesinde hiç olmadığı kadar büyük bir ruh geçişi olduğunu gören ve durumdan kaygılanan Constantine, şeytanın yeni bir oyun kurguladığını düşünmektedir. Öte yandan yakın arkadaşı ve aynı zamanda şoförü olan Chas ise Constantine her ne kadar onu bu işlerden uzak tutmaya çalışsa da en büyük yardımcısı olmayı sürdürmektedir. Günün birinde ikiz kardeşi Isabel' in intihar etmesi üzerine detaylı bir araştırma yapmaya koyulan Dedektif Dodson ise güçlükle bulduğu ip uçlarının peşinden gitmektedir. Isabel intihar ettiğinden ötürü Katolik kilisesinin defin işlemleri için onu kabul etmemesine sinirlenen ve durumu onur meselesi haline getiren Dodson, ikizinin intihar etmediğini bir şekilde metafizik güçler tarafından ele geçirilip ölüme sürüklendiğini savunmaktadır. İkizinin intihar ettiği hastanenin görüntü kayıtlarını inceleyen kahramanımız, araştırma yapmak için gittiği kilisede Constantine ile yolları kesişir. Isabel' e ne olduğunu öğrenmek için Constantine' den yardım uman Dodson, karşısında kendisine dahi faydası olmayan bir adamla karşılaşır. Çok geçmeden aralarındaki buzları eriten ikilimiz, Constantine' in hikayesinden kendi hayatından parçalar gören Dodson' ın da ona dürüst davranmasıyla birlikte en nihayetinde beraber hareket etmeye başlarlar. Çocukluğundan beri Dodson' da metafizik şeyleri görebilmekte ve aynı ikizi Isabel' de olduğu gibi tanrı vergisi bu yeteneği yüzünden zaman zaman korkunç, ürpertici anlara şahit olmaktadır. İblislerin hiç olmadığı kadar yer yüzünde rahatça hareket ettiklerini gözlemleyen ikilimiz, şeytanın planları olduğunu düşünürler. Öte yandan karanlık ve kötülük dünyayı esir almaya başlamıştır bile...

İyi; Tipik şeytan- şeytani güç temalı, güçlü oyuncu kadrosu ve sürükleyici kurgusuyla göz atılması gereken bir yapım. Atmosfer ve mekan seçimleri de başarılı. Son olarak müzikler ve dönemine göre fantastik animasyonlar da diğer artılar...
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Kasım 2016 | Etiketler : | | | |

Before I Wake (2016)

Before I Wake (2016)
Jessie ve Mark çifti, minik oğullarını ihmalden kaynaklanan bir kaza sonrasında kaybetmeleriyle hezeyan dolu depresyona sürüklenirler. İlişkilerini kurtarabilmek ve yeni bir başlangıç yapabilmek için sosyal hizmetler kurumuna başvurup evlat edinmeyi düşünen kahramanlarımız, geri kalan hayatlarını derinden etkileyecek önemli bir karanın alınma aşamasındadır.
Before I Wake (2016)
 Kurum tarafından Cody isimli küçük bir erkek çocukla tanıştırılan çiftimiz, daha ilk andan itibaren sevimli görüntüsü ile kalplerini kazanan Cody'i evlat edinmeyi planlarlar. Çok geçmeden evrak işlerinin bitmesiyle Cody'i evlerine getiren genç çiftimiz, kaybettikleri oğulları Sean'ı ancak bu şekilde unutabilecekleri ve yeni bir sayfa açabileceklerini konusunda hem fikir olurlar. Minik bir kutu dışında başka eşyası olmayan Cody, aynen Jessie gibi uyku sorunları yaşamakta ve geceleri uykusunu kaçıran uyarıcı kafein içerikli ilaçlar kullanmaktadır. Aynı zamanda kelebeklerin yaşam döngülerine karşı ilgisi olan kahramanımız, kendince ufak bir koleksiyon oluşturma çabasındadır. Öte yandan Sean'ın ölümünün ardından gecelerini gözüne uyku girmeyen Jessie, kendisi gibi uykusuzluktan (Insomnia) muzdarip olan Cody'nin gelişiminin kötü etkilenmemesi için ona yardımcı olmaya çalışır. Cody'nin evdeki henüz ilk gecesinde, saatlerin ilerlemesiyle fantastik bir deneyim yaşayan ve günler sonrasında öz oğlu Sean'ı yeniden görme fırsatı yakalayan Jessie, mutluluktan havalara uçmaktadır. Olan bitenlere karşı daha çekimser yaklaşan Mark ise yaşananların rüya olduğu konusunda ısrarcıdır. Ertesi gün karanlık çökmesi ve Cody'nin odasına çekilmesiyle; benzer, fantastik bir deneyim yaşayan Mark ve Jessie, Cody'nin inanılmaz bir yeteneği olduğunu ve bu sayede uykuya daldığında hayal gücü yansımalarını gerçeğe dönüştürebildiğini düşünür. Yeniden Sean'ın kokusunu alıp, ona sıkıca sarılabilmenin mutluluğunu yaşayan genç çiftimiz, çok geçmeden her şeyin bir bedeli olduğu gibi Cody'nin ürkütücü kabuslarıyla da yüzleşmek zorunda kalırlar. Tek kurtuluş yolu ise Cody'nin kabuslarının arkasındaki gizemi çözebilmeleridir...


İyi; Klişe temaya sahip olsa da kurgusal olarak sürükleyici atmosferi ve başarılı oyunculuk performansları sayesinde göz atmanızı tavsiye edebileceğim iyi bir fantastik gerilim alternatifi. Gizem seviyesi tatminkar. Bu filmi sevenler, benzer temaya sahip Case 39 (2009) ve Orphan (2009) yapımlarını da listelerine ekleyebilirler.
Kötü; Görsel olarak daha doyurucu sahneler, daha öyküleyici bir anlatım ve efektler yapımın başarısını arttırabilirdi. Sanırım İspanyol sineması ve Hollywood arasındaki keskin farklardan biri de bu olsa gerek. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 16 Haziran 2016 | Etiketler : | | | |

Jeruzalem (2015)

Jeruzalem (2015)
Cehenneme açılan üç kapı vardır; biri çölde, biri okyanusta ve bir diğeri de Kudüs'te bulunmaktadır...
Babasının hediye ettiği ve zevkle kullandığı akıllı gözlüklerini de yanına alıp, en yakın arkadaşı Rachel ile beraber tatil için İsrail'e gitmeye karar veren Sarah tüm hazırlıkları tamamlar. Tel Aviv' de takılıp kız kıza eğlenmek isteyen kahramanlarımız, yolculuk sırasında tanıştıkları Kevin' ın tavsiyeleri üzerine eski Kudüs kentini ziyaret edip, oradan asıl durakları Tel Aviv'e geçmeyi planlarlar. 
Jeruzalem (2015)
Kevin turist olarak geldiği İsrail'e, lisans eğitiminin antropoloji olmasından ötürü Kudüs'ü farklı kültürler ve insanlar tanımak için büyük bir şans olarak görmektedir. İşin daha çok eğlence kısmıyla ilgilenen Sarah ve Rachel ise merkeze yakın müslüman bölgesinde bulunan Araplara ait bir motelde oda kiralar. Kevin da onlarla birlikte motele yerleşir. Motel sorumlusunun oğlu Omar sayesinde mekana ve şehre adapte olmaya başlayan gençler, antik kentin keyfini sürmeye başlarlar. Gündüzleri bol bol yürüyüşler yapıp, hava karardığında ise gece kulüplerinin yolunu tutan kahramanlarımız kentte geçirdiklerini ilk günün ardından Kevin'in farkı sesler duyduğunu söylemesi ve psikolojik olarak sorunlar yaşaması üzerine eğlenceyi yarıda bırakıp motelin yolunu tutarlar. Öncesinde Kevin'in sadece kırgın ve hasta olduğunu düşünen Sarah, sonrasında Omar'ın da düşüncelerine hak verip, Kudüs sendromu* belirtileri gösterdiğine ikna olur. Omar; ne de olsa semavi dinlerin merkezi olan ve antik geçmişiyle herkesin ilgisini çeken Kudüs şehrinin, buraya sadece eğlenmek için gelen turistler üzerinde çoğu zaman bu tarz etkilere sebep olduğunu anlatır. Öte yandan Kevin ise bir an evvel buradan gitmeleri gerektiğini söylemekte ve internet sayesinde araştırıp elde ettiği bilgilerle nefilimlerden** söz edip, kötü şeyler olmadan şehirden ayrılmaları gerektiğini ısrarla dillendirmektedir. Kefaret günü öncesinde son gecelerini geçirip Tel Aviv'in yolunu tutmaya karar veren Sarah ve Rachel, asla unutamayacakları bir geceye sürüklenirler. Her yerden alevler yükselmekte, çatışma ve patlama sesleri yankılanmaktadır. Görünüşe göre karanlık güçler ve kötülük  Kudüs'te yeniden ortaya çıkmaktadır...


İyi; Sürükleyici kurguya sahip, el kamerası teknikleriyle çekilmiş; bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı bir başka alternatif yapım. Mekan olarak Kudüs sokaklarının seçilmesi kurgunun mistik bir hava kazanmasında en büyük etken. Bu filmi sevenlerin As Above, So Below (2014) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Oyunculuk vasat, kurgu da kopukluklar mevcut. Gerilim yönünden tatmin edici değil. Fantaziye kaçan son çeyrek ise filmin ne yazık ki bir üst seviyeye çıkamamasının başlıca sebeplerinden.
* Kudüs sendromu ile ilgili detaylı bir yazı için buraya tıklayınız.
** Nefilimler hakkında bilgi edinmek için eklediğim bağlantıları kullanabilirsiniz. [1] [2]
Editör'ün Puanı

Paylaş ;