Güncel İncelemeler;

Underworld: Evolution (2006)

Underworld: Evolution (2006)
Sekiz yüzyıl önce yönetici vampirlerle,lycan denen kurt adamlar arasında insanlığın bilgisi dışında bir kan davası başladı.Efsaneye göre savaş iki kardeşin çatışmasıyla tetiklendi.A. Corvinus'un iki ölümsüz oğlu;yarasanın ısırdığı Marcus,vampirlerin kan lideri oldu.Kurdun ısırdığı William ise ilk ve en güçlü lycan.
İlk yapımın bittiği yerden devam eden serinin ikinci filminde yüzyıllarca itaat ettiği vampir ailesine dair bazı gerçekleri öğrenmeye başlayan Selene,tek dostu olarak gördüğü lycan-vampir melezi Micheal ile beraber geçmişi aydınlatma çabasındadır.Victor'un ölümü ile hibernasyondan uyanan Marcus ise Selene'i bularak intikamını alma niyetindedir.Dahası yüzyıllardır Victor'un emri ile gizli bir zindanda kilitli tutulan kardeşi William'a da özgürlüğünü kazandırma amacındadır.
Marcus'un,Selene'e ait (çocukluk dönemlerinde kalma) mistik bir kolyenin peşine düşmesi ile Tanis'den yardım almayı uman kahramanlarımız,yavaş yavaş taşları yerine oturtmaya başlamıştır.Lakin ne Micheal ne de Selene şu an için Marcus ile baş edebilecek kuvvete sahip değildir.Tanis'in yönlendirmesi ile ilk ölümsüzün(A.Corvinus) izini bulan ikilimiz,Marcus'un kendilerinden hızlı davranması ile yine bir adım geriye düşeceklerdir.Neyse ki Corvinus gider ayak Selene'e büyük bir kıyak yapacaktır...


İyi;Hemen herkes gibi ben de bu filmin serisinin en iyisi olduğunu düşünenlerdenim.Serinin asıl kimliğini kazandığı bu yapımla;hem lycan-vampir hikayesinin mazisine göz atıyor hem de süper aksiyon sahneleri ile soluksuz serüvene kanat açıyoruz.
Kötü;Ufak mantık hataları.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Mayıs 2012 | Etiketler : | | |

Underworld: Awakening (2012)

Underworld: Awakening (2012)
Underworld serisinin yeni bir kurguya doğru kayması sonrasında,serinin gelecek filmleri ile köprü vazifesi gören Underworld: Awakening,aksiyon dolu sahneleri ile tek solukta izleyebileceğiniz yapımlar arasında yer ediniyor.Kısaca hatırlayalım;Selene ile insan-lycan melezi sevgilisi Michael’ın “Karanlıklar Ülkesi: Evrim”de vampirlerin atası Marcus’u ortadan kaldırmasının üzerinden 15 yıl geçmiştir.Bu süreç sonrasında insanlar hep şehir efsanesi olarak gördükleri lycan ve vampirlerin gerçekte var olduklarına ve kendilerini tehdit eden en büyük kuvvet olduklarına hüküm vermiştir.
Bunun üzerine hane hane dolaşarak tüm vampir ve kurtadamları yok etmeye başlayan insanoğlu,tarihin en büyük soykırımına girişmiştir.Sonuç olarak seride hep agresif taraf olan vampirler ilk kez nesillerinin tükenmesi tehlikesi ile karşı kaşıyaya...Oniki yıl önce gerçekleşen toplu temizlik sonrasında Selene ve Michael Corvin,Antigen isimli araştırma şirketinde tutsak edilmiştir.Ancak daha da önemlisi denek 2 (*) de aralarındadır.Antigen ise Vampirleri ve Lycan’ları yaratmış olan virüse karşı çalışmalar yapan ve insanların enfekte olmasını engelleyebilecek  aşı üretimini üstlenen  biyo-teknoloji şirketidir.Tabii başka amaçları da olabilir hani :)
Tesiste gerçekleşen kaos sonrasında yeniden özgürlüğüne kavuşan Selene,yaklaşık oniki yıldır gözetim altında tutulduğunu öğrenmiştir.Dahası sevgilisi Corvin'e bu süreç içerisinde neler olduğuna ilişkin hiç bir şey hatırlamamaktadır.Çok geçmeden David'in kendisine ulaşması ile lycanların yeniden güçlenmeye başladığını ve bir şeylerin peşinde oldukları bilgisini edinen kahramanımız,en nihayetinde meşhur denek 2 (Eve) ile tanışma fırsatı da yakalayacaktır.Eve,Selene'in Michael'den olma kızıdır ve  aynı zamanda ilk vampir-lycan melezidir.Bu sebepten ötürü Eve,her iki tarafça da istenmeyen kişi ilan edilmiştir.Lycanlardan korunmak amacıyla David'in desteği ile vampir kovanına dönen Selene ve kızı,çok geçmeden genetiği ile oynanmış üstün güçlere sahip lycanların saldırısına uğrayacaktır.

İyi;Aksiyon düzeyi,karanlık atmosfer.
Kötü;Nedense bu tarz vampir-kurtadam temalı filmlere karşı her zaman önyargım olmuştur.Vampir ve kurtadamlara insani özellikler eklemek ve kişiselleştirmek,hatta olayın daha da üstüne koyarak duygusallaştırmak saçmalıktan öte bir şey değil.Serinin de kendini tekrarlamaya başlaması en büyük eksi notu.Zaten akla gelen tüm kombinasyonların (güneşe dayanıklı vampir,gümüşe bağışık lycan,lycan-insan melezi,vampir-lycan melezi...)da uygulanması Underworld serisinin her kadar devamı gelecek gibi dursa da bence bir an önce bitmesi gerektiğinin işaretleri.
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Mayıs 2012 | Etiketler : | | |

30 Days of Night (2007)

Alaska’nın en soğuk ve ücra köşelerinden biri olan Barrow kasabası,nüfus ve yerleşim olarak dünyadan kopuk bir yerleşim birimidir.Öyle ki her kış 30 gün süreyle gün ışığı alamaz ve zifiri karanlığa gömülür.Bu zaman diliminden önce kasabalının çoğu güneye göç ederek can sıkıcı,buhranlı dönemden kaçar.Öte yandan Şerif Eben ve sorunlar yaşadığı kız arkadaşı Stella yol ayrımındadır.Stella Eben’a haber vermeden kasabadan ayrılmayı planlar.Ancak son uçak seferini talihsiz bir kaza geçirerek kaçırır.Artık o da 30 gün boyunca burada kalmak zorundadır.İşte bu noktada karanlığın kasabaya çökmesi ile bir aylık gizemli ve kasabalıyı dehşete düşüren olaylar gelişecektir.Bir grup garip kılıklı,yüzü gözü kanlar içerindeki kalabalık,güneşin batması ve karanlığın çökmesi ile avlanmayı beklemektedirler.Bu sırada Şerif Eben,kasabanın barında tuhaf görünümlü ve saldırgan tavırlı bir adamı göz altına alır.Bu adam ortaya tehditler savurmaktadır ve karanlık çöktüğünde,hiç kimsenin hayatını kurtaramayacağını söylemektedir.
Kısa sürede kasabada gariplikler ve kanlı ölümler gerçekleşmeye başlar.Şerif kasabalıyı uyarır ve bu katliam benzeri cinayetlerin faalini bulana dek kimsenin evinden dışarı çıkmamasını ister.Şerif uyarılarında haklıdır ve artık vampir grubumuzda kıytı köşelerde değil kasabanın ortasında,kendileri göstere göstere avlanmaktadır.Kasabalı panik halindedir ve hayatta kalan sayısı da giderek azalmaktadır.
 Şerif Eben,Stella ve hayatta kalan bir grup kasabalı bir evin çatı katına saklanırlar.Günler geçtikçe açlık ve barınma imkanları giderek zorlaşmaya başlar.Ayrıca grup içerisindeki iki başlılıklar ve hepimiz öleceğiz saplantısı,barındıkları yeri ifşa etmelerine neden olacaktır.Şerif Eben önderliğinde sığınacak yeni bir yer aramak zorundadırlar.Ama dışarı çıkmanın iyi bir fikir olmadığı da şüphe götürmez bir gerçektir.Zira vampirler acıkmaya başlamış,saklandıklarını bildikleri Eben ve kafilesinin izini sürmektedirler.
 Günler  geçtikçe hayatta kalan sayısı azalmaktadır.Bunun üzerine Eben planını hayata geçirir.İlk olarak bir markete sığınıp yiyecek içecek tatbik edecekler oradan kasabanın yapı olarak en sağlam binasına sığınıp güneşin doğmasını bekleyeceklerdir.Ancak  kaçabilecek zamanı bulmak için birisinin yem olması gerekmektedir.Bu kişi de tahmin edeceğiniz üzere Eben’dan başkası değildir.Vampirler Eben’i arayıp bulmaya çalışa dursunlar,planda değişikler olmaya başlar.Stella küçük bir çocuğun hayatını kurtarmak için kendisini tehlikeye atar.

Eben,zor da olsa peşindeki vampirleri atlatmayı başarır ve diğer hayatta kalanların olduğu binaya sığınmayı başarır.Tam rahat bir nefes alan kahramanımız,Stella’nın dışarıda kaldığını görüp onu kurtarmak adına yeniden riske girer.Eben’ın  vampirlerle mücadele edebilecek gücü yoktur.Güneşin doğmasına ise sadece saatler kalmıştır.Vampirler Stella’yı bulmadan,ona erişmelidir.Zamanı daraltan ve Eben’ı sıkıntıya sokan bir diğer faktör ise Stella’nın saklandığı arabanın altında durumunun hiçte iyi görünmemesi  ve donmak üzere olduğu gerçeğidir.


İyi;Gayet sürükleyici olan filmi başarılı buldum.Özellikle artık son dönem filmlerinden alışık olmaya başladığımız;aklımızdaki soyut vampir anlayışını daha çok duygusallaştıran sevimli bir hale sokan yapımlara,tokat gibi bir cevap olmuş.
Kötü;Final son çeyrekten itibaren tahmin edilebiliyor.Sürprize yer yok.Tipik vampir filmlerinde yer alan klişeler...
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 27 Ocak 2012 | Etiketler : | | | |