Güncel İncelemeler;

Climax (2018)

Climax (2018)
Farklı hayat görüşlerine ve etnik kimliklere sahip olan yirmi Fransız dansçı, gözlerden uzakta eski bir okul binasında, üç gün sürecek bir partiye davet edilirler. Dışarıdaki dondurucu soğuğa aldırış etmeyen ve en iyi bildikleri işi yaparak yani dans ederek ısınan gençler, tüm yeteneklerini göstermelerinin yanı sıra kaynaşma fırsatı da bulurlar. 
Climax (2018)
Her biri ayrı motivasyonlara sahip olmasına rağmen ortak tutkuları olan dans, müzik ve hareketli atmosferle de birleşince karşı konulamaz bir hale bürünür. Eğlencenin doruklarında gezinmeye başlayan gençler, giderek zaman kavramından uzaklaşarak kendi tarz ve figürlerini meydan okurcasına sergilerler. Danstan arta kalan zamanlarında sosyalleşen ve organizatörün ikramı olan açık büfede takılan kahramanlarımız, kana kana sangria içerek partiye yeni bir aksiyon katacaklarını düşünürler. Soluksuz ilerleyen partide giderek dengesizleşen ve tuhaf tavırlar takınan gençler, öncesinde sadece sarhoş olduklarında ısrar edip birbirlerini teskin etseler de çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediği ortaya çıkar. Atmosfer ansızın değişmiş, halüsinasyonlar ve çılgınlıklarla dolu ürpertici bir hale bürünmüştür. İçlerinden bazıları müziğin ritmine kapılarak kendisini cennette gibi hissetmekteyken, bir diğer grup ise şiddetli öfke nöbetleri geçirmekte ortamı cehenneme çevirmektedir. Öte yandan birinin kendilerini zehirlemiş olabileceğini düşünen Selva, sangrianın içerisine lsd karıştırıldığından şüphelenmektedir. Bu söylemin de etkisiyle daha da agresifleşen ve saldırgan hale bürünen gençler, olan bitenin sorumlusunu bulmak için cadı avına çıkarlar. Aralarında ayık kafa kimse bulunmadığı için giderek kontrolü kaybeden ve bozulan grup dinamiklerinin de etkisiyle  şiddete başvuran kahramanlarımız, gecenin ilerleyen saatlerinde farklı kimliklere bürünürler...


İyi; İnsan ruhunun sınırlarında gezinen, tekinsiz atmosfere sahip, gerilimin giderek tırmandığı özgün bir yapım.Grup dinamikleri ve duygu geçişlerinin izleyiciye aktarımı övgüyü hak ediyor. Sinema tekniği, açılar ve görseller olarak da oldukça ilgi çekici. Bu filmi sevenlerin benzer temaya sahip Masks (2011) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmeyen, şiddet ve aşırılıklar içeren, rahatsız edici bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Ocak 2019 | Etiketler : | | | |

The House That Jack Built (2018)

The House That Jack Built (2018)
Jack; yalnız yaşayan, çocukluğundan beri mimar olma hayalleri kurmuş yetenekli bir mühendistir. Aynı zamanda oldukça zeki ve sıra dışı bir seri katil olan kahramanımız, polislere yakalanmadan, övgüyle bahsettiği düzinelerce cinayet işlemiştir. Eylemlerinin bir estetik barındırdığını düşünen ve kurbanlarının fotoğraflarını çekmeyi de ihmal etmeyen Jack, her kurbanı çıtayı daha da üstte taşıdığı üstün bir sanat eseri olarak görmektedir.
The House That Jack Built (2018)
Kimsenin adını bile umursamadığı bir ara sokakta, eskiden bir pizzacıya ait olan soğuk hava deposunu kiralayan Jack, ilham verici eserler olarak tanımladığı hunharca cinayetlerinden arta kalan bedenleri burada saklamaktadır. Sıradan görüntüsüyle dışarıdan bakanların şüphe duymayacağı, kendi halinde içine kapanık bir mizaç sergilemesi işlerini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan tek başına yaşayan, vahşi doğasından kaynaklı dürtülerini zaman zaman kontrol edebilmekte sorunlar yaşayan kahramanımız, obsesif kompulsif bozukluğu olan takıntılı bir karaktere sahiptir. Tarihe ve teknik bilimlere ilgi duyan entelektüel kişiliğinin ötesinde empati yoksunu tipik bir psikopat olmasına rağmen kalabalık içerisinde saklanmanın kendince yollarını da geliştirmiştir. Anılarının neredeyse tamamında sapık ruhlu, sosyopat bir profil sergileyen Jack, yegane amaç olarak uygun malzemeyi bulup, kendi çizip tasarladığı bir ev yapma arzusundadır. Çoğu zaman spontane cinayetler işleyen ve aldığı risklerin hazzı arttırdığını düşünen Jack, günün birinde Verge ile tanışır. İyi bir dinleyici olan Verge, Jack' in anılarını ve birbirinden tuhaf cinayetlerini kendi değer yargısı ile sorgulamaya başlar. Umulmadık bir anda karşısına çıkan Verge, kahramanımız için yeni bir yolculuktur...


İyi; Lars Von Trier imzalı yönetmenin özgün tarzını yansıtan; deneysel, düşündürücü, kışkırtıcı ve bir o kadar da rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk, diyaloglar ve çarpıcı sahnelerle kesinlikle göz atılması gereken bir Lars Von Trier klasiği daha. Baştan sona ilgi çekici, metaforlar ve  alt metinlerle dolu bir yapım. Yönetmenin bir diğer filmi için Antichrist (2009)' ı inceleyebilirsiniz. 
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Sanatsal filmlerden, metaforlardan ve düşündürücü diyaloglardan hoşlanmayan kişiler, ağır tempoda ilerleyen sıkıcı ve rahatsız edici bir  film olarak düşünüp pas geçebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Ocak 2019 | Etiketler : | | | | | |

Victim (2010)

Genç bir adam akşam bar çıkışında tanımadığı kişilerce kaçırılır.Büyük bir malikanenin bodrum katında zincirli bir odaya hapsedilir.Saygın yaşlı bir doktor ve onun ayak işlerini gören iri kıyım bir adam tarafından alıkoyulduğunu öğrenen kahramanımız kendisinden ne istenildiğini bilmediği gibi neden hedef alındığına dair en ufak bir fikri de yoktur.Günlerce şiddete maruz kalıp,aç-susuz bir başına bırakılır...
Victim (2010)
Doktor Volk çok geçmeden genç adamdan bir takım isteklerde bulunur.Şiddet gördüğü yetmezmiş gibi içinde ne olduğunu bilmediği bir takım karışımlar enjekte edilen kahramanımız karşı koyamadığı için çaresiz kalır.Kurtuluş ümidi olmadığını hisseden genç adam sessizce boyun eğmeye denileni yapmaya başlar.Ne de olsa kaçmanın imkansız olduğu zindan misali bir hücrede tutulmaktadır.Öte yandan zamanla doktorun istekleri giderek artmaya dahası sapıkça bir boyut kazanmaya başlayacaktır.Adını bile hatırlamaktan mahrum bırakılan kahramanımız benliğinden uzaklaşır.Ardı arkası kesilmeyen cerrahi operasyonlar ve bunaltıcı şartlar bir yana dursun,genç adam kendisini eşi benzeri görülmemiş bir intikam oyunun içerisinde bulur.Geçmişte işlediği affedilemez bir günah yakasına yapışmıştır...
İyi;The Skin I Live In (2011) yapımıyla hemen hemen aynı kurguya sahip,gerilimin giderek tırmandığı rahatsız edici bir intikam filmi.Bu benzerlik noktasında hangi filmin diğerine ilham kaynağı olduğundan emin değilim.Ancak The Skin I Live In'in "Tarantula" adlı kitaptan uyarlanması bu noktada daha özgün olabileceğini gösteriyor.Yeniden "Victim" a dönersek,sıradışı kurgu için izlemeye değer.
Kötü;Oyunculuk ve atmosfer vasat seviyede.Giriş bölümünün sıkıcı olması,filmin süresinin kısa olmasıyla birleşince;daha derin işlenmesi gereken bazı sahnelerin geçiştirilmesi senaryonun doygunluğu hususunda sıkıntılar yaratıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 18 Ocak 2014 | Etiketler : | | | |

No One Lives (2012)

No One Lives (2012)
2012'nin sıradışı korku-gerilim odaklı yapımlarından biri olan "No One Lives" pek çok klişeye gönderme yapan,gerilimin kara mizahla örtüştüğü farklı bir film.Sık sık seyirciyi ters köşeye yatırmasının yanısıra önermesiz ilerleyen senaryo,takip mekanizmanızı da kırabilecek cinsten...
Hoag liderliğinde gangsterlik oynayan eli kanlı otoyol çetesi,ilişkilerinde buhranlı günler yaşayan genç bir çifti gözüne kestirir.Çetenin asi çocuğu Flynn kasabaya yabancı olan ve beladan uzak durmak isteyen kahramanlarımızı gasp edip elleri kolları bağlı şekilde tutsak eder.Hoag bu durumdan hoşnut olmasa da grup dinamiklerini bozmamak için sessiz kalmayı yeğler.Öte yandan değerli bir şeyler bulabilmek için çiftin arabasını araştıran Flynn tuhaf bir sürprizle karşılaşır.Eve döndüğünde ise esir aldıkları çiftin ve kaçmamaları için onları başlarına diktiği arkadaşının canice katledildiklerini görür.Kötü adamı oynayan Flynn kendisi için bile çok fazla olan bu dehşetin karşısında çaresiz duruma düşer.Tipik bir seri katilden çok farklı soğukkanlı bir düşman edinmiştir.Her kuşun eti yenmez misali büyük bir belaya bulaşan otoyol çetesi bakalım bol kanlı geceden sağ çıkabilecek mi?

İyi;Oyunculuk,mekan,kurgu ve sürükleyicilik bakımından tatmin edici bir yapım.Klişeleri yerle bir eden,gerilim türünde alışkanlıklarımızı rafa kaldırmamıza sebep olan,göz atmanızı tavsiye edebileceğim bir yapım.Görüntü olarak başlarda yol-gerilim daha sonra teen slasher gibi ilerlese de senaryoda çok daha fazlası olduğunu ekleyelim.
Kötü;Gereksiz diyaloglar,mantık hataları ve önermesiz final herkese hitap etmeyebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Haziran 2013 | Etiketler : | | |

Kill List (2011)

Kill List (2011)
Son yıllarda İngiliz korku-gerilim sinemasının en aykırı örneklerinden biri olan "Kill List",cesur sahneleri ve sıradışı kurgusuyla farklı bir şeyler denemek isteyenler için ideal alternatif olabilir.Peşinen söyleyim son bölüm fazlaca soyut ama yine de izlemeye değer...
Kiev'de yaşanan skandal sonrasında bir yıl süreyle işine ara veren Jay,birikiminin tükenmesi ile zor zamanlar geçirmeye başlamıştır.Esasında yüklü miktarda para kazanan profesyonel bir tetikçi olsa da son yaptıkları iş fazlasıyla canını sıkıp soğumasına sebep olmuştur.Oğlunun da geleceğini garanti almak için arayışta olan kahramanımız gel-gitlerle dolu bir dönem içerisindedir.Eşi Shel'in yeniden işe dönmesini istemesi üzerine yakın arkadaşı aynı zamanda ortağı Gal'in de ikna edici söylemleri sonrasında ellerine ulaşan cazip bir teklifi  pek istekli görünmese de kabul etmek zorunda kalacaktır.Üç kişinin isimlerinin yer aldığı bir infaz listesi bulunmaktadır.Yine Gal ile beraber sırasıyla meslekleri peder,kütüphaneci ve politikacıdan oluşan hedeflerini yakından tanımaya odaklanan kahramanımız,herbirinin gerçekten de türlü suçlara bulaştıklarını gözlemleyerek,onları yok etmenin  vicdan azabına karşın yükünü hafifletmeye çalışır.Hızlı bir şekilde sonuçlandırdıkları ilk iki cinayetin ardından,üçüncüsü için yola koyulduklarında ise kendilerini karanlık bir yolculuğun içerisinde bulurlar...
Filmin sanki üç farklı bölümden oluşuyor izlenimi vermesi ve sürekli kaotik bir şekilde ilerlemesi biraz olsun 13 Tzameti yapımını andırıyor.Genellikle Tarantino filmlerinde şahit olduğumuz masa başında geçen hararetli diyaloglarla başlayan "Kill List" öncesinde genç bir çiftin geçim sıkıntısı ile dram ağırlıklı seyretse de,daha sonra kıpırdanarak daha fazla aksiyon vaad eden bir şekle bürünüyor.Tam işler rayını oturdu derken son çeyreğin şaşırtıcı şekilde cereyan etmesi ve giderek buhranlı bir atmosfere giriş,tahminlerin ötesinde bir finali de beraberinde getiriyor...


İyi;Atmosfer oldukça farklı.Bu yönden A Serbian Film yapımına benzer bir tat alabilirsiniz.Oyunculuk son derece başarılı.
Kötü;Üç kısa hikayeden oluşuyor gibi.O nedenle senaryonun kopuk ilerlediği düşünülebilir.Final son derece enteresan...Tabii bir şeyin farklı olması her zaman başarılı olacağı anlamına gelmiyor...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Aralık 2012 | Etiketler : | | | |

Antichrist (2009)

Antichrist (2009)
Lars von Trier imzalı "Antichrist" filmin giriş bölümünde de bahsi geçtiği gibi Tarkovski sinemasına atıflar içeriyor.Tanıdık olmayanlar için Andrey Tarkovski'nin sinemasını kısaca özetlersek;genel izleyici kitlesini tatmin etmek güdüsü içermeyen,çoğunlukla anlamsız bulabileceğiniz diyaloglarla süslü,final bölümünde iyi-kötü,doğru-yanlış önermeleri içermeyen,genelde buhranlı atmosfere sahip tanıdık kurgu kalıplarından farklılaşan yapımlar barındırır.
Genç bir çift minik oğullarını ihmal ederek diğer odada seks yaparlarken,çocuklarının camdan düşerek ölmesi üzerine büyük bir depresyonun içerisine sürüklenirler.Annenin daha büyük bir yıkım yaşaması üzerine aynı zamanda psikiyatrist olan baba hastane dışında gözlerden uzakta baş başa kalabilecekleri bir yerde terapiyi sürdürmeyi planlar.Daha önce birlikte hoş vakit geçirdikleri sık bir orman ağıyla çevrili kulübenin yolunu tutan kahramanlarımız,ilişkilerine yeni bir şans verme arayışındadır.Ancak sanılanın aksine yalnızlığın kendilerine iyi geleceğini düşünseler de annenin saldırgan doğası işlerin daha da çığrından çıkmasına sebep olacaktır.Dört bölümden oluşan (“Keder“, “Acı“, “Umutsuzluk” ve “Üç Dilenci”) yapım sığ çevreler tarafından erotizmin ağır bastığı belirgin bir finalle sonlanmayan,herhangi bir amaç barındırmayan manasız bir yapım olarak lanse edilse de,yönetmen koltuğunda oturan Lars von Trier her zaman olduğu gibi yine hafızalarda yer edinecek üst düzey bir yapımı sinema tarihine kazandırmış.Genel hatları itibariyle kadın doğası ve yaratılışı üzerine tüm çıplaklığıyla yalın önermeler sunan "Antichrist" muazzam görsel anlatımla birleşerek salt korkunun iliklerde hissedilmesini sağlıyor.Buhranlı atmosfere ek olarak hayvanlar aracılığıyla simgeleştirilen metaforlar ve acı-keder kavramlarının en iyi şekilde hissettirilebileceği arketipler başarıyla yansıtılmış.Tarkovski'nin daha çok yağmurlu atmosferden de destek alarak hüzünlendiren seyirciyi bunaltan,tematik olmayan daha kaotik işleyişi Trier tarafından şiddet ve cinselliğin ön planda tutulması ile sağlanmış.

Özetle;ormanda ıssız bir kulübede teorikte birbirlerine en yakın olan ama doğası gereği yıldızları barışmayan çiftimizin yaşadıkları trajediyi oraya gömerek yeniden eski hayatlarına dönme ümitleri...
İyi;Atmosfer,oyunculuk,lirik anlatım...
Kötü;-
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 11 Kasım 2012 | Etiketler : | | | |

Scary or Die (2012)

Scary or Die (2012)

Birbirinden bağımsız beş korku-gerilim hikayesinin yer aldığı "Scary or Die" fazla beklentiye girilmeden izlenmesi gereken orta karar,düşük bütçeli bir yapım.İçerisinde zombi,vampir,intikam,kötü polis ve korkunç palyaço temalı kısa  filmlerin bulunduğu enteresan bir gerilim alternatifi olduğunu ekleyeyim.
İlk bölüm:(The Crossing) Amerika-Meksika sınırında gerçekleşen tuhaf bir olay konu ediliyor.Kız arkadaşına gösteri yapmak için kamyonetinin arkasında elleri kolları bağlı iki göçmeni peşleri sıra sürükleyen Buck,tutsaklarını korkuttuktan sonra salacağını söylemiştir.Ancak Meksika sınırında hiç bir şey planlandığı gibi olmayacaktır.
İkinci bölüm:(Taejung's Lament) Eşinin vefatının ardından yapa yalnız kalan Taejung,halen onun yasını tutmaya devam etmektedir.Yaşadığı büyük yıkımı atlatamayan kahramanımız günün birinde parkta tek başına otururken tıpkı kaybettiği eşine benzeyen genç bir bayanın gizemli bir adam tarafından kaçırılmasına şahit olur.Bir yolunu bularak adamın peşine düşen Taejung bakalım kızı kurtarabilecek mi?
Üçüncü Bölüm;(Re-Membered) Arabasının bagajında parçalara ayrılmış bir cesetle,gecenin karanlığında yol alan bir tetikçi seyir halindeyken bagajından gelen seslerle irkilir.Tam da bu sırada yakınlardaki bir polis devriyesi şüpheli aracı kıskaca alacaktır...
Dördüncü Bölüm;(Clowned) Lokal bir uyuşturucu dağıtıcısı olan Emmett,küçük kardeşi Andy'nin doğum günü partisinde palyaçonun saldırısına uğrar.Bacağından ısırılan kahramanımız vücudunda tuhaflıklar sezmeye başlar.Değişimi sevgilisinin de fark etmesi ile Emmett kendisine neler olduğunu anlamak için palyaçonun peşine düşer...
Son Bölüm:(Lover Come Back) Sevgilisinin kendisine şiddet gösterip,terk etmesine rağmen halen onu sevmeye devam eden Frances'in geçmişte büyücü olan dedesinin kendisine armağan etti kolyeden başka hiçbir şeyi kalmamıştır.


İyi;Tema olarak konular tanıdık gelse de bu denli kısa sürelerde (her bölüm yaklaşık 15 dakika) iyi işler çıkarılmış.
Kötü;Bazı bölümler amatörce yapılmış izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 8 Ekim 2012 | Etiketler : | | |

The Poughkeepsie Tapes (2007)


The Poughkeepsie Tapes (2007)
Ne amaçla yapıldığını tam olarak kavrayamadığım,belgesel havasında ilerleyen tipik seri katil hikayelerinden farklılaşan bu yapımı kategorisiz filmler klasmanına dahil ediyorum.Öyle ki baştan sona anlaşılabilir konu bütünlüğüne sahip olmayan,aynı şekilde bittiğinde nasıl bir önerme ile sonlandığını kestiremediğim tuhaf bir yapım olduğunu söyleyebilirim. 
Sözde fbi arşivlerindeki videolardan yola çıkarak belgesel tadında,adının Ed olduğu (?) bilinen seri katilin Poughkeepsie kentinde yaptığı sadistçe eylemler irdeleniyor.Gerçek kimliği asla ortaya çıkarılamayan Ed hakkında dişe dokunur bilgilere sahip olunmamakla beraber yakın zamanda hayatını alt üst eden bir olay sonrasında ölümcül eylemlere giriştiği tahmin ediliyor.Halihazırda ilk kurbanını seçerken en savunmasız olanı tercih etmesi bu bulguları güçlendirse de öte yandan kademeli olarak sürdürdüğü cinayetlerin sürekli farklı yöntemler ve kriminallerin değişiyle katil profilinin aşama göstermemesi (ilk cinayetlerinden sonlara doğru kronolojik olarak hep belli bir standartı olması) dolayısıyla tam olarak nasıl bir suçlu karakteri taşıdığı kestirilemeyen Ed,bütün polis teşkilatını peşine takmayı başarmıştır. 
Sıradan bir seri katilden oldukça farklı kabiliyetleri sahip olan Ed,gerek cerrahi beceri gerekse kurban seçimlerindeki homojenlikten ötürü belli bir kalıba sığdırılamamıştır.Zaten halen yakalanamamasının da sebebi budur.Cinayetlerini tiyatral bir havada işleyerek polislerin de haberi olmasını sağlamak için bodrumunu kullandığı ve hunharca eylemlerde bulunduğu evlerinden birinin keşfedilmesini sağlayarak canice cinayetlerinin kasetlerinin bu sayede kamuoyuna duyurulmasını sağlamıştır.İyi eğitim aldığı,adli ve cerrahi olaylarda bilgisi olduğunu tahmin edilen tüm zamanların en ilginç seri katili halen amansızca aranmaktadır. 

İyi;Buhranlı bir atmosferle sahip.Rahatsız edici yapımlar arasında yer alıyor.Tipik seri katil filmlerinden uzaklaşarak ilgi çekici bir konsepte ulaşıyor. 
Kötü;Belgesel yarım kalmış havası hissediliyor.Zaten kurgunun dağınık ilerlediği yapımda ucu açık olarak sonlanan final hayal kırıklığı yaratabilir. 
Editör'ün Puanı
Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 27 Haziran 2012 | Etiketler : | | | |