Güncel İncelemeler;

The Girl with the Dragon Tattoo (2011)

The Girl with the Dragon Tattoo (2011)
Gazeteci - yazar Mikael Blomkvist, ülkenin kalantor isimlerinden Wennerström ile girdiği söz dalaşı sonrasında sıkıntılı günler yaşamaktadır. Wennerström ve kirli iş ortaklarıyla ilgili pek çok yasadışı belgeyi ortaya çıkarsa da mahkeme nezdinde iddialarını kanıtlayamadığı için, kamuoyu desteğini de yitirir. Asparagas haber yapmakla suçlanan ve kariyerinin en buhranlı dönemlerini geçiren kahramanımız, bir yandan da tazminat davalarından ötürü bütün maddi birikimini kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.
The Girl with the Dragon Tattoo (2011)
Tam da böyle kaotik bir zamanda, Modern İsveç' in en köklü şirketlerinden biri olan Vanger Industries' in eski ceosu Henrik Vanger, baş hukuki danışmanı olan Frode vasıtasıyla, her şeyini kaybetmek üzerine olan kahramanımız Mikael ile temas kurar. Bir ayağının çukurda olduğunu söyleyen Henrik, eski hesapları kapatma derdindedir. Yaklaşık kırk yıl önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolan yeğeni Harriet' in başına gelenleri, bu diyarları terki diyar etmeden bir şekilde öğrenmek isteyen ve sır perdesini çözmek için her yolu deneyen Henrik, Mikael' ın kendisi için çalışmasını teklif eder. Daha o zamanlarda bile genç yaşına rağmen zekasıyla şirketin veliahtı olarak gösterilen Harriet, deyim yerindeyse ansızın sırra kadem basmıştır. Sadece kendi aile fertlerinin yaşadığı adada, Harriet' ın başına gelenlerden Vangerlerden birilerinin sorumlu olabileceğini düşünen ancak aradan geçen uzun yıllara rağmen bir türlü yeni kanıtlara erişemeyen Henrik, Wennerström davasıyla gündeme gelen ve zekasını takdir ettiği Mikael' i kendisi için son şans olarak görmektedir. Dahası ne kadar sürerse sürsün eğer başarılı olursa, Wennerström davasında aleyhine işleyen süreci tersine çevirebileceğini de vaat eder. Şehirden iyice bunalan ve bu davayı uzaklaşmak için bir fırsat olarak gören Mikael, Harriet ile ilgili tüm dosyaları teker teker incelemeye başlar. Öte yandan Frode' nın nasıl peşine düştüğünü merak eden kahramanımız, Lisbeth ismiyle karşılaşır. Piercingleri, dövmeleri ve tuhaf görüntüsüyle, punk bir bilgisayar korsanı olan Lisbeth; kendisini toplumdan soyutlamış, bir başına yaşayan genç bir bayandır. Görünüşünün aksine son derece zeki ve  meziyetli olan Lisbeth,  yönetilmesi sorunlu biri olsa da davada yardım etmesi için Mikael'ın  asistanı olarak görevlendirilir. Tam da işler yoluna girmişken Henrik' in yoğun bakıma alınmasıyla, Vanger ailesinin desteğini çektiğini Mikael, yeniden kaotik bir dönemece sürüklenir. Harriet' dan arta kalan adres defteri üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran kahramanımız, çok geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlar. İki koldan ilerleyen araştırmada Lisbeth' de yeni bilgiler keşfetme arefesindedir...


İyi;
İsveçli yazar, Stieg Larsson' un 'Millennium Triology'  adı altında toplanan roman serisindeki eserlerden biri olan 'The Girl with the Dragon Tattoo' , ilk olarak İsveç sinemasınca vizyona girmiş ve epey ses getirmişti. Ardından  usta yönetmen David Fincher tarafından Hollywood sinemasını kazandırılan remake; baştan sona sürükleyici kurgusu ve gizemli atmosferiyle mutlaka göz atılması gereken bir gerilim filmi. Atmosfer, oyunculuk, soundtrackler ve mekan seçimleri hepsi ayrı ayrı gayet başarılı.
Kötü; Uyarı mahiyetinde filmin süresinin biraz uzun olduğunu ve rahatsız edici sahnelerin yer aldığını ekleyeyim.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Eylül 2017 | Etiketler : | | | | |

The Thing (2011)

The Thing (2011)
1982 yapımı, korku-gerilim filmi denince ilk akla gelen kült eserlerden biri olan 'The Thing (1982)' filminin öncesini konu edinen ve uzaylı yaşam formunun nasıl keşfedildiğini anlatan The Thing (2011), yıllar sonra gelen yeni bir 'remake' filmi olmasının ötesinde, seriye dair ip uçları veren ve orijinal yapımı henüz izlemeyenler için olay örgüsü olarak başta konumlandırılması gereken bir film. 
The Thing (2011)
Antarktika'da büyük bir jeoloji araştırma merkezinde şu ana değin eşine benzerine rastlanmamış gizemli bir 'şey' bulunduğu haberini alan  Dr.Sanders, omurgalılar paleontolojisi konusunda uzman olan Kate' i de ekibine dahil ederek zaman kaybetmeden epeyce uzun olan yola koyulur. Acil çağrı tarzı bir sinyal vasıtasıyla yeri tespit edilen ve bu sayede yerin onlarca metre derinliğinde büyük bir keşfin arefesinde olan araştırma ekibi, buldukları şeyin edindikleri bulgular sonucunda yaklaşık olarak yüz bin yıldır orada olduğunu düşünmektedir. Dahası kazazede olarak adlandırdıkları ve istasyonun yakınlarında büyük bir buz kütlesi içerisinde değişik bir canlı formu da ellerindedir. Olay mahalline ulaşan ve gördükleri karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Dr.Sanders, Kate'in yardımıyla numuneyi buz kütlesinin içerisinden nazik bir şekilde çıkarıp, çeşitli bilimsel tetkikler için hazırlamaya çalışmaktadır. Lokal araştırma görevlileriyle beraber keşiflerini kutlamak için ufak bir eğlence düzenlemeye karar veren kahramanlarımız, buz kütlesinin ansızın çatlaması ve içindeki numunenin ortadan kaybolması üzerine büyük bir panik yaşarlar. Dr. Sanders öncülüğünde organize olan ve bir an evvel canlı formunu ele geçirip izole etmekle görevlendirilen araştırma grubu, henüz nasıl bir tehditle karşı karşıya olduklarının bilincinde olmadan etrafa göz atarlar. Öte yandan grubun tek bayan üyesi olan Kate ise Dr. Sanders'ın fikirleriyle ters düşüp, göze batmaya başlar. Gecenin karanlığında süregelen köşe kapmaca, çok geçmeden dehşet dolu bir hale bürünür...

İyi; John Carpenter gibi büyük bir ustanın kült yapımı olan 'The Thing (1982)' nin yeniden ve üstelik ilk filmin öncesinde konumlandırılarak karşımıza çıkması korku-gerilim severler için epey heyecan verici. Kurgu ve atmosfer olarak gayet başarılı bulduğum film, oyunculuk olarak da fazlasıyla tatmin edici. Gizem seviyesi ve giderek tırmanan gerilim de başlıca diğer artılar. Grup dinamikleri ve insan psikolojisinin de etkin şekilde yansıtıldığını ekleyeyim. Tüm bunların yanı sıra aksiyon seviyesi ve görsel efektler de fena değil. Özetle bilim-kurgu ve gerilim türünü sevenlerin mutlaka göz atmaları gereken bir yapım. 
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Ağustos 2016 | Etiketler : | | | | | |

Masks (2011)

Masks (2011)
1970' li yıllarda kendi adını verdiği bir aktörlük metodu geliştiren Matteusz Gdula, bu yöntem sayesinde oyuncu adaylarını geleceğin yıldızları yapabileceği iddiasındadır. Ancak eğitimler sırasında şiddet ve korku içerikli seanslar düzenlediği basına yansıyan ve öğrencilerinden bazılarının gizemli bir şekilde ortadan kaybolması haberleriyle köşeye sıkışmaya başlayan Gdula, olan bitenlere daha fazla dayanamayıp intihar eder. O günlerden geriye kalansa kendi adını verdiği bir sahne sanatları okuludur.
Masks (2011)
Genç bir bayan olan Stella, oyunculuk eğitimine devam edebilmek ve daha iddialı roller alabilmek için seçmelere katılmaktadır. Bir türlü hakkettiğini düşündüğü ilgiyi göremeyen ve kendi yeteneklerini sorgular hale gelen kahramanımız, başarısız sonuçlanan bir başka mülakatın sonrasında Gdula'nın okulu hakkında bilgi alır. Erkek arkadaşının da desteği ile Gdula'nın okuluna kayıt yaptıran ve bu sayede tekniğini geliştirip, yıldızını parlatmayı uman Stella, kendisi gibi ders alan Cecile ile arkadaşlık kurmaya başlar. Cecile' den okul ve Gdula yöntemi hakkında bilgiler almak isteyen Stella bir türlü istediği cevapları bulamaz. Dahası donuk bakışlı bir bayan olan  ve gözlerinde bir şeyler sakladığı her halinden belli olan Cecile, Gdula yöntemini öğrenmeye çalıştığını ve daha fazla soruya muhattap olmak istemediğini söyler. Okulun halihazırda bir bölümünün halen kapalı olduğunu ve Gdula'ya ait kişisel eşyaların da bulunduğu odalara girişin yasak olduğunu öğrenen Stella, herkesin büyük bir gizemle bahsettiği Gdula yöntemini öğrenmeye karar verir. Öte yandan sahne ışıklarının sürekli üzerinde olduğu bir yıldız olabilmek için tüm hırsıyla hareket eden kahramanımız, Gdula' ya yaklaştıkça arkadaş çevresinden ve sevgilisinden giderek uzaklaşmaya başlar. Okulun karanlık geçmişiyle yüzleşme vakti gelmiştir...

İyi; Mekan ve atmosfer olarak oldukça başarılı bulduğum, gizem seviyesi tatminkar olan korku-gerilim severlerin mutlaka göz atmaları gereken bir yapım. Özgün bir hikaye barındırması ve ilgi çekici kurgu diğer artılar. Bu filmi sevenlerin Starry Eyes (2014) yapımına da göz atmalarını tavsiye ediyorum.
Kötü; Daha iyi oyuncu seçimleriyle daha başarılı olması muhtemel olan, ne yazık ki potansiyelin altında kalmış bir film.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Şubat 2016 | Etiketler : | | |

A Lonely Place to Die (2011)

A Lonely Place to Die (2011)
Bir grup dağcı İskoçya'da önceden belirledikleri bir sıradağa tırmanmak için organize olurlar.Güneşin doğmasıyla sabahın erken saatlerinde yola koyulan kafilemiz ufak bir kahvaltı molası için ormanlık bir arazide duraksarlar.Ormanın içerisinden gelen bir takım sesler sonrasında tırmanışı erteleyerek etrafı kolaçan etmeyi düşünen kahramanlarımız çok geçmeden sesin kaynağını bulmayı başarırlar.
A Lonely Place to Die (2011)
Küçük bir kız çoçuğu (Anna) yerin altında ahşap bir hücreye hapsedilmiştir.Dağcı kafilemiz hücrenin içerisinde sadece bir şişe su olduğunu ve kızın  hava alabilmesi için yüzeye bir delik açılmış olduğunu fark ederler.Tırmanışı iptal ederek kızı yanlarına alıp en yakın kasabaya gitmeyi planlayan kahramanlarımız bu sayede polise ulaşarak yardım almayı umarlar.Ancak en yakın yerleşim biriminin bulundukları noktadan yaklaşık 40 km ötede olması daha farklı arayışlara girmelerine sebep olacaktır."Devil Drop" adı verilen dik bir yamaçtan sarkmayı ve böylece yolu kısaltmayı düşünen Alison ve arkadaşları ikiye ayrılırlar.Bir grup yanlarında Anna ile belirledikleri buluşma noktasına ilerlerken,Alison ise sarp yamacı geçmeye çalışacaktır.Öte yandan kızın kaçtığını fark eden eli kanlı bir grup katil Alison ve arkadaşlarının izini sürmeye başlar.Kahramanlarımız Anna'nın fidye için kaçırılmış zengin bir adamın kızı olduğunu öğrendiklerinde ise başlarındaki belanın ne denli büyük olduğunu anlarlar.Anna'ya sahip çıkarak onu en yakın emniyet birimine teslim etmeyi misyon edinen Alison ve arkadaşları doğal zorluklarla dolu coğrafyada gerilim dolu bir yolculuğa sürüklenirler...

İyi;Mekan seçimleri,oyunculuk ve sürekli tetiklenen gerilim son derece başarılı.Soundtrack seçimleri filme ayrı bir hava katmış.Bu yapımı sevenler ve dağcılıkla ilgisi olanlar  Vertige (2009) ve Vertical Limit (2000) filmlerini de izleyebilirler.
Kötü;Biraz daha gizem barındırsa daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Şubat 2014 | Etiketler : | | |

You're Next (2011)

You're Next (2011)
Anne ve babalarının otuz beşinci evlilik yıl dönümlerini kutlamak için bir araya gelen Davison ailesi,babaları Paul'un emeklilik kararı sonrasında satın aldığı gözlerden uzakta bir dağ evinde toplanırlar.Paul Davison uzun yıllar büyük şirketlerde hizmet vermiş başarılı bir pazarlamacıdır.Şimdi ise eşi Aubrey ile emeklilik projesi olarak gördüğü bu evin restorasyonu ile ilgilenmektedir.Davison ailesinin fertleri Drake,Crispian,Aimee ve Felix bu özel günde anne-babalarını yalnız bırakmamak için eşleriyle birlikte katılım sağlarlar.
You're Next (2011)
Huzurlu ve eğlenceli başlayan gece,maskeli şahıslar tarafından uğradıkları saldırı sonrasında gerilim yüklü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşecektir.Cep telefonları sinyal kesiciler tarafından engellenmiş,çeşitli tuzaklar kurularak evin içerisinde hapsolmuşlardır.Neyle karşı karşıya olduklarını bilmeyen kahramanlarımız panikleyerek sağa sola savrula dursunlar,geceye Crispian ile birlikte katılan ve davetsiz misafir olarak karşılanan Erin,Davison'ları organize etmeye çalışmaktadır.Erin küçük yaşlarda babasının öğretileri sonrasında hayatta kalabilmek için savaşması gerektiğinin bilincinde olan görüntüsünden daha fazlasını vaad eden gizemli,genç bir bayandır.Öte yandan artık sadece dışarıdan tacizlerle yetinmeyen eli kanlı,maskeli saldırganlar evin içerisine kadar girmeyi başarırlar.Bakalım Davisonlar için dehşet dolu gece nasıl sonlanacak? 

İyi;Birkaç akılda kalan sahne dışında kayda değer hiçbir yanı bulunmayan sadece bol kanlı filmlerden hoşlananların sevebileceği bir yapım.
Kötü;Adam Wingard tarzını beğendiğim başarılı bir yönetmen olsa da ne yazık ki son filmi "You're Next" vasatın dahi altında kalmış klişelerle dolu saçma sapan bir kurguya sahip şişirme bir yapım.Öyle ki  imdb'den ve benzer sitelerden nasıl yüksek puanlar alabilmiş anlamak mümkün değil.Oyunculuk zayıf,efektler skandal boyutunda...Düşük bütçeli bir yapım olması kesinlikle kurtarıcı bir sebep olamaz.
Maskeli saldırgan-home invasion tarzı yapımlardan gına gelmeye başladı desek yeridir.Sadece 2013 yılı içerisinde Static (2012) ve The Purge (2013) gibi birkaç benzer film vizyona girdi.Umarım bu kısır döngü kısa zamanda yıkılır.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Eylül 2013 | Etiketler : | | | |

Kill List (2011)

Kill List (2011)
Son yıllarda İngiliz korku-gerilim sinemasının en aykırı örneklerinden biri olan "Kill List",cesur sahneleri ve sıradışı kurgusuyla farklı bir şeyler denemek isteyenler için ideal alternatif olabilir.Peşinen söyleyim son bölüm fazlaca soyut ama yine de izlemeye değer...
Kiev'de yaşanan skandal sonrasında bir yıl süreyle işine ara veren Jay,birikiminin tükenmesi ile zor zamanlar geçirmeye başlamıştır.Esasında yüklü miktarda para kazanan profesyonel bir tetikçi olsa da son yaptıkları iş fazlasıyla canını sıkıp soğumasına sebep olmuştur.Oğlunun da geleceğini garanti almak için arayışta olan kahramanımız gel-gitlerle dolu bir dönem içerisindedir.Eşi Shel'in yeniden işe dönmesini istemesi üzerine yakın arkadaşı aynı zamanda ortağı Gal'in de ikna edici söylemleri sonrasında ellerine ulaşan cazip bir teklifi  pek istekli görünmese de kabul etmek zorunda kalacaktır.Üç kişinin isimlerinin yer aldığı bir infaz listesi bulunmaktadır.Yine Gal ile beraber sırasıyla meslekleri peder,kütüphaneci ve politikacıdan oluşan hedeflerini yakından tanımaya odaklanan kahramanımız,herbirinin gerçekten de türlü suçlara bulaştıklarını gözlemleyerek,onları yok etmenin  vicdan azabına karşın yükünü hafifletmeye çalışır.Hızlı bir şekilde sonuçlandırdıkları ilk iki cinayetin ardından,üçüncüsü için yola koyulduklarında ise kendilerini karanlık bir yolculuğun içerisinde bulurlar...
Filmin sanki üç farklı bölümden oluşuyor izlenimi vermesi ve sürekli kaotik bir şekilde ilerlemesi biraz olsun 13 Tzameti yapımını andırıyor.Genellikle Tarantino filmlerinde şahit olduğumuz masa başında geçen hararetli diyaloglarla başlayan "Kill List" öncesinde genç bir çiftin geçim sıkıntısı ile dram ağırlıklı seyretse de,daha sonra kıpırdanarak daha fazla aksiyon vaad eden bir şekle bürünüyor.Tam işler rayını oturdu derken son çeyreğin şaşırtıcı şekilde cereyan etmesi ve giderek buhranlı bir atmosfere giriş,tahminlerin ötesinde bir finali de beraberinde getiriyor...


İyi;Atmosfer oldukça farklı.Bu yönden A Serbian Film yapımına benzer bir tat alabilirsiniz.Oyunculuk son derece başarılı.
Kötü;Üç kısa hikayeden oluşuyor gibi.O nedenle senaryonun kopuk ilerlediği düşünülebilir.Final son derece enteresan...Tabii bir şeyin farklı olması her zaman başarılı olacağı anlamına gelmiyor...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Aralık 2012 | Etiketler : | | | |

247°F (2011)

 
Ian her yıl yaptığı gibi yine amcası Wade'e ait olan kulübeye arkadaşlarıyla (Renee,Michael ve Jenna) beraber ufak bir kaçamak için yola çıkar.Göl kenarında küçük bir kasabada yer alan kulübe Wade tarafından modifiye edilerek kısmen gençlerin hoş vakit geçirebilecekleri  bir mekana dönüşmüştür.Dahası ufak bir mini barı ve saunası da bulunmaktadır.
Jenna birkaç yıl önce evlilik hazırlığı yaptığı sevgilisini trafik kazasında kaybetmiştir.Halen olayın etkisinden kurtulamayan ve yas tutmaya devam eden kahramanımız yakın arkadaşı Renee'nin ısrarları üzerine geziye dahil olmuştur.Depresan ilaçlarından uzak durmak ve biraz sosyalleşmek için daveti kabul eden Jenna,akşam gidecekleri parti için de epey heyecanlıdır.Micheal'ın partiye kadar biraz gevşemek için saunayı kullanalım önerisi sonrasında kahramanlarımız saunaya geçerler.Başlarda her şey yolunda gitse de Micheal ve kız arkadaşı Renee tartışarak ortamın gerilmesine sebep olurlar.İçki ve aldığı uyuşturucuların da etkisiyle kontrolden çıkan Micheal duş alacağını söyleyerek çıkıp gider.Onun sorumsuz tavırları nedeniyle sinirlerine hakim olamayan Renee ise daha fazla taviz vermeme niyetindedir.Ancak talihsizlik ya Micheal sarhoşluğun da etkisiyle saunayı terk ettikten sonra kapı sıkışıp kalır.Saunada bir başlarında kalan Renee,Jenna ve Ian dakikalar sonra kapana kısıldıklarını anlarlar.Öncesinde bunun Micheal'ın planladığı bir şaka olduğunu düşünseler de uzun süredir gelen gidenin olmaması başlarının büyük dertte olduğunu göstermektedir.Ne de olsa Wade'de parti için kasabadadır ve ertesi gün sabah saatlerine kadar kimse kulübenin kapısını çalmayacaktır.Giderek sıcaktan bunalmaya başlayan kahramanlarımız ise yaşadıkları stresin etkisiyle mantıklı fikirler üretemeyip çaresiz kalırlar...


İyi;Tipik tek mekanda geçen durum filmlerinden biri daha.Oyunculuk fena değil,kurgu sürükleyici.Bu yapımı sevenler benzer konseptteki Frozen (2010) yapımına da göz atabilirler.
Kötü;Belki tekrarlıyor gibi olacağım ama tek mekan filmlerinde özellikle senaryo durağan şekilde ilerliyorsa mutlaka birkaç zeka parıltısı görmemiz gerekiyor.Aksi takdirde seyirciyi şaşırtmaktan uzaklarda ne fazla ne eksik vasat bir yapım ortaya çıkıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Ekim 2012 | Etiketler : | | |

The Incident (2011)

The Incident (2011)
Yıl 1989.Lokal bir rock grubunun üyeleri olan üç yakın arkadaş (George,Max ve Ricky) yeni albümleri için kaynak araya dursunlar,çaldıkları tüm kapıların yüzlerine kapanması ile para kazanmak için azılı suçluların bulunduğu Sans Akıl Hastanesinde aşçılık yapmaya başlarlar.Gündüzleri ağır şartlarda çalışan kahramanlarımız,geceleri ise tutkunu oldukları müziği yapmaya devam etmektedirler.Haliyle hayatlarından hiç de memnun olmayan George ve kankaları hastanenin güvenlik şefi olan J.B'nin gözetiminde rutin hayatlarını sürdürmektedirler.Taa ki fırtınalı bir günde elektronik bir arıza gerçekleşene dek...
Sans Akıl Hastanesi şehrin ücra bir köşesinde yüksek güvenlik önlemleri ile donatılmış,azılı mahkumların yer aldığı deyim yerindeyse uzaktan büyük bir hapishane izlenimi veren soğuk bir binadır.Hemen girişte bulunan yemek deposu ile mutfağın arasındaki holde işlerini yürüten George ve arkadaşlarının binanın diğer bölümlerini girmesi kesinlikle yasaktır.Mutfakla hastaların yemekhanesi arasında bulunan kırılmaz camdan yapılmış vitrinle servis yapılmaktadır.Yine bir akşam yemeği sırasında dışarıda fırtınanın şiddetlenmesi ile elektrik kontağında gerçekleşen arıza ile tüm binanın güç kaynağı kesilir.Işıkların gitmesiyle beraber jeneratörün devreye girememesi bütün çalışanları tedirgin etmeye yetmiştir.Dahası mahkumların hücrelerindeki elektronik kapıların da devre dışı kalması ile hastanede kaos hakim olmaya başlamıştır.Harry Green önderliğinde uzun süredir ilaçlarını doktor gözetiminden saklı olarak kullanmayı bırakan ve kendi aralarında organize olan mahkumlar, isyan girişimi planlamaktadır.Kırılmaz camın hemen arkasındaki mutfakta mahsur kalan kahramanlarımız ise gerilim dolu dakikalara şahit olacaklardır.Bakalım zorlu gecede kimler hayatta kalmayı başarabilecek?


İyi;Gerilim yönünden fena olmayan orta karar bir yapım.İlk yarısı itibariyle ilgi çekici şekilde ilerlese de ne yazık ki aynı tempoda devam etme hususunda sınıfta kalıyor.
Kötü;Sıradan bir durum filmi.(Bir şekilde kapana kısılan gençler ve alışageldiğimiz tek mekan konseptinde hayatta kalma mücadelesi...)Düzenli bir kurgudan bahsedemeyiz.O nedenle fazla beklentiye kapılmadan değerlendirmek gerekiyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Ekim 2012 | Etiketler : | | | | |