Güncel İncelemeler;

Our House (2018)

Our House (2018)
 Elektromanyetik dalgalar üzerine çalışan, genç bir dahi olan Ethan, neredeyse tüm zamanını yeni projesine adamaktadır. Yoğun çalışma saatlerinden ötürü ailesini ve kardeşlerini ihmal etmeye başlayan kahramanımız, çok yakın zamanda işe yaracağını ispatlamayı umduğu icadını tescillemek için var gücüyle uğraşmaktadır.
Our House (2018)
Günün birinde trajik bir kaza sonrasında anne ve babasını kaybeden Ethan, daha yasını bile tutamadan iki küçük kardeşi ve yeni sorumluluklarıyla baş başa kalır. Yaşananlar herkes için çok güç olsa da matemini gizleyen tavırları ve işkolik doğasıyla, kardeşleri tarafından olan bitenin sorumlusu olarak atfedilen kahramanımız, her şeye rağmen tepkili kardeşlerine ebeveynlik yapabilmek gayesiyle elinden geleni yapmaya kararlıdır. Kimseye muhtaç olmadan bu süreci yönetebilmek zor olsa da lokal bir nalburda çalışmaya başlayan Ethan, ev masrafları ve kardeşlerinin eğitimi finanse edebilmek için gecesini gündüzüne katar. En kötüsü de yıllarını verdiği projesine dahi ara vermek zorunda kalır. Kız arkadaşının koşulsuz desteğine rağmen onunla da arasına mesafe koyarak, bir nevi yaşadığı vicdan azabını yükümlülüklerini tek başına halletmeye çalışarak giderir. Neyse ki aradan geçen zaman kardeşlerinin öfkesini törpüleyip, Ethan' in kafasını toplaması ve yeniden yıllarını verdiği projesine dönebilmesine olanak tanır. Ancak bu sefer üniversitenin teknik imkanlarından yoksun olarak evinin garajında bir başına uğraşmak zorunda kalan Ethan, geliştirdiği cihazını mükemmelleştirmek için çabalamaktadır. Kablosuz bir şekilde enerjiyi aktarabilmenin yollarını arayan kahramanımız, defalarca denemenin ardından amacına ulaşamayıp, yeniden hayal kırıklığı yaşar. Öte yandan evde bir takım paranormal olaylar vuku bulmaya başlar. Bazı eşyaların yeri değişmekte, kimisi ise tamamen ortadan kaybolmaktadır. Kardeşleri bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir zira ne zaman Ethan o uğursuz cihazı çalıştırsa bir fenalık olduğundan şikâyet etmektedirler. Çok geçmeden kardeşlerine kulak vermek zorunda kalan Ethan, en nihayetinde cihazın yayımladığı tuhaf bir sinyali kazara keşfeder. Dahası cihazının daha ilk günden beri çalıştığını ancak farklı bir amaca hizmet ettiğini fark eder. Sinyal ise giderek kontrolden çıkmakta, etrafa sirayet etmektedir... 

İyi; Düşük bütçeli bir yapım olmasına rağmen, sürükleyici kurgusu ve gizem seviyesiyle göz atmaya değer bir alternatif. Oyunculuk ve atmosfer olarak da başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
Kötü; Düşük tempo yer yer sıkıcı gelebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Eylül 2021 | Etiketler : | | | | | |

Schwarze Insel (aka Black Island) (2021)

Schwarze Insel (aka Black Island) (2021)
 Trajik bir kazada ailesini kaybeden Jonas, depresif günler geçirmekte olan kafası karışık bir lise öğrencisidir. Dedesinin yoğun ısrarları sonrasında, bir başına şehirde kalmaktansa onun yanına yerleşmeyi planlayan kahramanımız, Kuzey Denizi' nde bulunan izole adaya seyahat etmek üzere hazırlıklara başlar.
Schwarze Insel (aka Black Island) (2021)
Dedesinin yanı sıra kuzenlerinin de adada yaşaması sayesinde, yeni çevresine ve okuluna adapte olmakta zorluk geçmeyeceğini düşünen Jonas, bir yandan da hüzünlü yakın geçmişi unutturacak, yeni bir başlangıç yapabilme şansı edindiği için bir hayli memnundur. Kuzenlerinin yardımsever ve ilgili tavırları sonrasında okuldan ve derslerinden geri kalmayacağını düşünen kahramanımız, eksiklerini kısa sürede telafi edebileceğini ummaktadır. Öte yandan Almanca dersine giren öğretmeni Helena' nın da özel olarak ilgilenmesi, Jonas' ın motivasyonunu arttırmada çarpan etkisi yaratır. Orta yaşlı, alımlı bir bayan olan Helena, gerek zekası gerekse de samimi tavırlarıyla Jonas' ın kısa zamanda hayranlığını kazanmayı başarır. Zira ortak ilgi alanları olan edebiyat ve şiir, bir araya gelip bol bol zaman geçirmelerine vesile olurken, çok geçmeden duygusal olarak da yakınlaşmalarını tetikler. Jonas' ın ilerde önemli bir yazar olabileceğini düşünen Helena, öğrencisini sürekli desteklemekte, kim ne derse desin asla vazgeçmemesini tembihlemektedir. Yazdıklarını Helena ile paylaşmaya ve tavsiyelerini dinlemeye oldukça istekli olan Jonas, dedesinin eleştirel tavırlarına rağmen ısrarla ideallerinin peşinden koşacağından söz etmektedir. Öte yandan bir süredir ihmal ettiği kuzenleri, Jonas' ın son zamanlarda sürekli olarak Helena ile takılmasından ve içine kapanık tavırlarından şikayetçidir. Gizemli bir kadın imajı çizen Helena ise, kendi ajandasına göre hareket etmekte, ölümcül bir oyun planlamaktadır...


İyi; Düşük bütçeli bir tv yapımı olmasına rağmen, yüksek beklentiye kapılmadan izlenilebilecek ortalama bir gerilim filmi. Oyunculuk, atmosfer ve gizem seviyesi olarak da fena değil. Yine başka bir Alman yapımı olan popüler Dark (2017) dizisine de çağrışımlar yapan sahnelere sahip.
Kötü; Klişe, lineer kurgu ve sürpriz faktörünün zayıflığı başlıca eksiler...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 5 Eylül 2021 | Etiketler : | | |

Blood Red Sky (2021)

Blood Red Sky (2021)
Gizemli bir hastalıktan mustarip olan Nadja, kabul gören bir tedavi yöntemi izlenemediği için belirli aralıklarla deneysel ilaçlar kullanmak zorunda kalan orta yaşlarda bir annedir. Oğlu Elias ile, derdine çare olması umuduyla, transatlantik bir uçuşla Amerika'da bulunan bir kliniğe gitmek üzere program yapan kahramanımız, en nihayetinde sağlığına kavuşabileceği günün hayallerini kurmaktadır...
Blood Red Sky (2021)
Uçağın teker kesip pistten havalanmasının ardından pek çok şeyi artık geride bırakacaklarından dem vurup, yeni bir başlangıçtan söz eden Nadja, Elias' ı karamsar olmaması hususunda uyarır. Elias' da annesini hem fiziksel hem de duygusal olarak harap eden hastalığın son bulma ihtimali üzerine epey heyecanlıdır. Annesinin hemen bitişiğindeki koltukta oturan Elias, yolcu bilgi ekranını takip ederek, geçen birkaç saatin ardından Atlantik okyanusu üzerinde seyir irtifasında yolculuklarına devam ettiklerini gözlemler. Tam bu sırada kabinde cereyan eden gürültülü konuşmalar ve koşuşturmalar, bir takım tekinsiz adamların ortaya çıkıp, zorbalıkla uçağı ele geçirdikleri terörist bir saldırıya evrilir. Bir grup silahlı terörist, uçağı ele geçirdiklerini deklere ederek, mukavemet gösterenlerin en şiddetli şekilde cezalandırılacaklarını dillendirir. İstediklerini elde edene dek kimsenin yerinden kıpırdamaması kati şekilde hatırlatılır. Ortam deyim yerindeyse buz keser ve tüm yolcular büyük panik içerisinde neler olup bittiğini anlamaya çalışır. Öte yandan Elias, uçağın manevralarından yola çıkarak geri dönüş hazırlığında olduğundan kuşkulanmaya başlar. Uçaktaki arbede sırasında ilaçlarından bazılarının tahrip olmasıyla, stres seviyesi daha da artan Nadja, bir yandan psikopat katillerle dolu uçakta oğluna sahip çıkmaya çalışırken bir yandan da kliniğe asla ulaşamayacakları korkusuyla, derin bir iç hesaplaşmaya sürüklenir. Teröristlerin zorbalıklarından ve sadistçe keyif aldıkları oyunlarından yorulmaya başlayan kahramanımız, Elias' la da ayrı düşmesinden sebep giderek hırçınlaşır. Ne pahasına olursa olsun oğlunun güvenliği için elinden geleni yapmaya hazır olan Nadja, teröristlere kimin patron olduğunu ispatlamaya karar verir...

İyi; Sürükleyici kurgusu ve gerilimin giderek tırmandığı atmosfere ek olarak aksiyon seviyesinin de kararında olduğu, özellikle tek mekân filmlerini sevenlerin göz atmalarını tavsiye edebileceğim bir alternatif. Bu yapımı beğenenler, Into the Night (2020) dizisine de göz atabilirler.
Kötü; Grup dinamikleri, karakter gelişimlerinin yansıtılması ve diyaloglar daha efektif kurgulanabilirmiş.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 2 Ağustos 2021 | Etiketler : | | | | |

Wrong Turn (2021)

Wrong Turn (2021)
Şehrin gürültüsünden ve stresinden uzaklaşmak isteyen altı yakın arkadaş, Appalachian dağlık bölgesinde birkaç gün kamp yaparak, temiz havada bol bol yürüyüş yapıp, kafa dağıtma niyetindedir. Arabalarına atlayıp uzun bir yolculuğa çıkan gençler hem Amerikan iç savaşı günlerinden kalma hikayelerin geyiğini yapmakta hem de cahil gördükleri taşralıları ilgiyle gözlemlemektedir.
Wrong Turn (2021)
Yorucu geçen yolculuğun ardından en nihayetinde rezervasyon yaptıkları otele yerleşen kahramanlarımız, ertesi günün ilk ışıklarıyla beraber kamp çantalarını ve eşyalarını yüklenerek dağlık bölgeye yürüyüşe çıkarlar. Bölgenin enfes doğası ve manzarasıyla tam da hayalini kurdukları gezinin tadını çıkarıp, deyim yerindeyse mest olurlar. Ancak çok geçmeden daha fazla heyecan arayışlarına girişen gençler, rutin turistik rotadan sıkılma belirtileri gösterirler. Darius' un tavsiyesiyle takip ettikleri patikadan sapıp, iç savaş günlerinden kalma eski bir harabeyi keşfetme hevesiyle ormanın derinliklerine doğru ilerlemeye karar verirler. Hiçliğin orta yerinde talihsiz bir kaza sonrasında kaybolduklarına iyiden iyiye ikna olan gençler, telefonlarına sarılsalar da şebeke çekim alanı dışında olduklarını fark ederler. Darius, her ne kadar dönüş yolunu bulabileceğini iddia etse de saatlerdir aynı bölgede daireler çizmekten başka bir şey yapmadıklarını anlamaları pek de uzun sürmez. Üstelik herkes bitap düşmüş, hava da kararmaya başlamıştır. Geceyi geçirmek için çadır kurup, kamp yapmaya karar veren gençler, günün ilk ışıklarıyla birlikte, sakin kafayla patikayı bulabilecekleri hususunda hem fikir olurlar. Zor geçen bir gecenin ardından ertesi sabah uyandıklarında kamp malzemelerinin bir kısmının çalındığını fark eden kahramanlarımız, en başından beri ormanda yalnız olmadıklarını düşünmeye başlarlar. Dahası gençler arasında fikir ayrılıkları ve suçlamalar, ormanda ayrı düşmelerine ve gerilimin de giderek tırmanmasına sebep olur. Çok geçmeden 'The Foundation' isimli bir komünite ve ormanda gizlenen üyelerinden haberdar olan kahramanlarımız, iç savaş yıllarından beri dağlık araziyi mesken tutmuş, kendi hiyerarşi ve ritüelleri olan sapkın bir grubun pençesine düşerler...

İyi; Öncelikle hatırlatmakta fayda var, görünüşte Wrong Turn (2003) serisinin son yapımı gibi bir isim hakkı ve pazarlama stratejisine sahip olsa da seriyle ya da Hiliker ailesiyle, yapımın herhangi bir alakası yok. Bunun dışında, tipik bir grup genç ve başlarından geçenler temalı, slasher türü sevenler için göz atılabilecek ortalama bir alternatif. 
Kötü; Bahsettiğim isim hakkı ve franchising mevzusu can sıkıcı. Son çeyrek dışında lineer ve klişe ilerliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 23 Şubat 2021 | Etiketler : | | | | |

Abgeschnitten (2018)

Abgeschnitten (2018)
Paul Herzfeld, meslektaşları ve camia tarafından büyük saygı duyulan başarılı bir adli patoloji uzmanıdır. Çoğu zaman yaşayanlardan ziyade ölülerle daha fazla vakit geçiren kahramanımız, polis teşkilatı ile eş zamanlı olarak çalışarak, komplike cinayetlerin aydınlatılmasında önemli bir rol üstlenmektedir.
Abgeschnitten (2018)
Günün birinde uzmanlığından faydalanmak üzere davet edildiği bir vakada, otopsi masasında uzuvları ve kafatası tahrip edilmiş bir cesedi incelemeye koyulan Paul, kafatası içerine yerleştirilmiş ufak bir kapsülle karşılaşır. Dahası mikroskobik bir inceleme yaparak kapsülü açmayı başaran kahramanımız, kızının sapık bir seri katil tarafından hedef alındığını öğrenir. Büyük bir panik yaşayan Paul, bir süredir ilişkilerinin limoni olduğu kızına bir an evvel ulaşmak ve onu koruyup kollamak istese de artık çok geç olduğunu fark eder. Kızının son gördüğü zamanı ve nasıl ortadan kaybolmuş olabileceğini tekrar tekrar gözden geçiren Paul, bir yandan da onu tekrar görmek istiyorsa polislerle kesinlikle konuşmaması gerektiği hususunda sert bir şekilde uyarılır. Kendi imkanlarıyla seri katilin izini sürmeye karar veren kahramanımız, rastlantısal bir şekilde Linda isimli genç bir kızla yollarının kesiştiğine şahit olur. Linda' nın sahil kenarında bulduğu ve üstünde 'Eric' yazılı olan ceset, pek çok sırrı barındırıyor gibi görünmektedir. Öte yandan seri katilin adımlarını izlemeye devam eden Paul, kızını bulabilmek için Linda' nın yardımına muhtaçtır. Ancak aksilik ya Linda, şiddetli bir fırtınadan musdarip tüm ulaşım yollarının kapalı olduğu ufak bir kasabada mahsur kalır. Üstelik kendi kişisel problemleri de olan Linda, sadece cep telefonu yoluyla sesini duyabildiği Paul' un, ardı arkası kesilmeyen direktifleri ve yönlendirmeleriyle uğraşmaktadır. Paul ise polislerden yardım alamadığı ve bir başına kaldığı için epey sıkıntılıdır. Katilin gerisinde bıraktığı bir dizi cinayetin izini sürmek ve özenle yerleştirilmiş işaretleri takip etmek zorunda kalan kahramanımız, yanına staj yapmak için gelen Ingolf isimli, adli tıp konularında pek de becerikli olmayan bir gençten faydalanmaya karar verir. Zaman hızla ilerlemektedir ve kızını kurtarabilmek için bir an evvel Linda' ya ulaşmalıdır...

İyi; Baştan sona sürükleyici kurgusu, atmosferik sahneleri, giderek tırmanan gerilim seviyesiyle beraber göz atılması gereken başarılı bir aksiyon-gerilim filmi. Oyunculuk ve hikâye olarak da tatmin edici.
Kötü; Bir dizi mantık hatası ve ısrarlı ürün yerleştirme :D 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Eylül 2020 | Etiketler : | | | |

The House That Jack Built (2018)

The House That Jack Built (2018)
Jack; yalnız yaşayan, çocukluğundan beri mimar olma hayalleri kurmuş yetenekli bir mühendistir. Aynı zamanda oldukça zeki ve sıra dışı bir seri katil olan kahramanımız, polislere yakalanmadan, övgüyle bahsettiği düzinelerce cinayet işlemiştir. Eylemlerinin bir estetik barındırdığını düşünen ve kurbanlarının fotoğraflarını çekmeyi de ihmal etmeyen Jack, her kurbanı çıtayı daha da üstte taşıdığı üstün bir sanat eseri olarak görmektedir.
The House That Jack Built (2018)
Kimsenin adını bile umursamadığı bir ara sokakta, eskiden bir pizzacıya ait olan soğuk hava deposunu kiralayan Jack, ilham verici eserler olarak tanımladığı hunharca cinayetlerinden arta kalan bedenleri burada saklamaktadır. Sıradan görüntüsüyle dışarıdan bakanların şüphe duymayacağı, kendi halinde içine kapanık bir mizaç sergilemesi işlerini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan tek başına yaşayan, vahşi doğasından kaynaklı dürtülerini zaman zaman kontrol edebilmekte sorunlar yaşayan kahramanımız, obsesif kompulsif bozukluğu olan takıntılı bir karaktere sahiptir. Tarihe ve teknik bilimlere ilgi duyan entelektüel kişiliğinin ötesinde empati yoksunu tipik bir psikopat olmasına rağmen kalabalık içerisinde saklanmanın kendince yollarını da geliştirmiştir. Anılarının neredeyse tamamında sapık ruhlu, sosyopat bir profil sergileyen Jack, yegane amaç olarak uygun malzemeyi bulup, kendi çizip tasarladığı bir ev yapma arzusundadır. Çoğu zaman spontane cinayetler işleyen ve aldığı risklerin hazzı arttırdığını düşünen Jack, günün birinde Verge ile tanışır. İyi bir dinleyici olan Verge, Jack' in anılarını ve birbirinden tuhaf cinayetlerini kendi değer yargısı ile sorgulamaya başlar. Umulmadık bir anda karşısına çıkan Verge, kahramanımız için yeni bir yolculuktur...


İyi; Lars Von Trier imzalı yönetmenin özgün tarzını yansıtan; deneysel, düşündürücü, kışkırtıcı ve bir o kadar da rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk, diyaloglar ve çarpıcı sahnelerle kesinlikle göz atılması gereken bir Lars Von Trier klasiği daha. Baştan sona ilgi çekici, metaforlar ve  alt metinlerle dolu bir yapım. Yönetmenin bir diğer filmi için Antichrist (2009)' ı inceleyebilirsiniz. 
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Sanatsal filmlerden, metaforlardan ve düşündürücü diyaloglardan hoşlanmayan kişiler, ağır tempoda ilerleyen sıkıcı ve rahatsız edici bir  film olarak düşünüp pas geçebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Ocak 2019 | Etiketler : | | | | | |

The Thirteenth Floor (1999)

The Thirteenth Floor (1999)
''Düşünüyorum; o halde varım...''
R.Descartes
Yarı iletkenler ve mikroçipler üzerine yaptığı çalışmalar sonrasında büyük ün kazanan ve kendi teknoloji şirketini kuran Hannon Fuller, pek çokları tarafından çağının Einstein' ı olarak adlandırılan bir dahidir. Ömrünün tamamını gelmiş geçmiş en iyi sanal gerçeklik simülatörünü yapmaya adayan Fuller, son altı yıldır birlikte çalıştığı asistanları Hall ve Whitney' ile beraber şirketinin 13. katında araştırmalarını sürdürmektedir. Tamamen gözlerden uzakta yapılan çalışmalar, basından da sır gibi saklanmaktadır...
The Thirteenth Floor (1999)
Genç bir bilgisayar yazılım uzmanı olan Douglas Hall, bir sabah uyandığında işvereni Fuller' in öldürüldüğü haberiyle büyük bir şok yaşar. Dahası polisler tarafından baş şüpheli olarak görülmektedir. Geçen gece neler olup bittiğinden bir haber Fuller' in başına gelenleri sorgulamaya başlar. Hemen şirkete gidip Whitney ile görüşen kahramanımız, simülatör henüz tamamlanmadığı halde Fuller' in risk alarak simülasyona dahil olduğunu öğrenir. Bilinç nakli gibi son derece tehlikeli bir işlemi barındırsa da kendi gençlik dönemini yeniden yarattığı 1937 yılı Los Angeles' ına sık sık ziyaretler yapan ve zamanının çoğunu sanal dünyada geçiren Fuller, görünen o ki bir şekilde Hall' a hissettirmeden bir takım denemeler de yapmıştır. Öte yandan Fuller' in herkesten sakladığı Paris' de yaşayan kızı Jane' in miras davası için ortaya çıkması, Hall cephesinde işleri daha da karmaşık hale getirir. Zira Jane babasının kendisine ulaşıp, simülatörü kapatmak için yardım istediğini söylemektedir. Telefon kayıtlarına göre ölümünden saniyeler önce Fuller' in Hall' u aradığının ortaya çıkması ise polisin elini epeyce güçlendirir. Olay gecesi neler olup bittiğini bir türlü hatırlayamayan ve geceye dair hafızasında derin boşluklar bulunan kahramanımız, bir yandan da deyim yerindeyse dejavular yaşayarak, oldukça hoş ve alımlı bir bayan olan Jane' e ilgi duymaya başlar. Masumiyetini ispat edebilmek için Whitney' nin yardımıyla simülatöre dahil olan ve Fuller' in izini süren Hall, bir şekilde kendi adına bırakılmış bir not ya da mesajın peşine düşer. Bu sayede gerçeği ortaya çıkarabileceğini düşünen kahramanımız, çok geçmeden Fuller' in bilinçaltında yaşattığı saklı dünyasında gezinmeye başlar. Uzun yıllardır üstünde çalıştıkları simülatörün en az kendisi kadar gerçek olduğu fark eden Hall, Fuller' in dehasını karşısında bir kez daha mahcup olur. Fuller' in son zamanlarında yaptığı gibi sık sık simülatöre giriş yapan ve patronunun başına gelenlerle ilgili ipuçları arayan kahramanımız, zamanının giderek daraldığının farkındadır...

İyi: Baştan sona ilgi çekici felsefik konusu ve sürükleyici atmosferiyle, türünde öncü bilim-kurgu, gerilim filmlerinden biri. Oyunculuk ve gizem seviyesi de oldukça başarılı. Yapım yılı itibariyle eXistenZ (1999) ve The Matrix (1999)' in gölgesinde kalsa da bilim- kurgu sevenleri fazlasıyla tatmin edeceği ortada. Öte yandan C. Nolan imzalı gişe rekortmeni Inception (2010) daki 'rüya içinde rüya' konseptinin de fikir babası olduğu söylenebilir. Filmi anlamakta zorlananlar şu çizime göz atabilirler...

Kötü; Ufak mantık hataları yok değil, ancak görmezden gelinebilir seviyede :)
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Temmuz 2017 | Etiketler : | | | | |

The Colony (2015)

The Colony (2015)
'Santiago, Şili. Yıl 1973. Politik ayaklanmalar tüm ülkeyi istikrarsızlaştırdı. Birleşik Devletler' in genç demokrasiye sırtını dönmesiyle Şili, Soğuk Savaş'ın yeni muharebe alanı haline geldi. Bu sırada, Sovyetler Birliği desteğini esirgemiyor. ABD hükümeti, Salvador Allende'nin kovulması gereken bir komünist olduğunu bildirdi. Yüzlerce, binlerce insan Başkan Salvadore Allende'yi desteklemek için Santiago, Şili sokaklarına döküldü. Uzmanlar Şili'yi iç savaşın eşiğinde görüyor. Biz, Şili' deki son gelişmeleri beklerken.dünya da nefesini tutmuş durumda...'
The Colony (2015)
Yaşam dolu, genç bir hostes olan Lena, haftada bir Almanya' dan Santiago' ya düzenlenen uçak seferi sayesinde erkek arkadaşı Daniel ile görüşebilmektedir. Konforuna düşkün, güzel bir bayan olan Lena, yolculuğun yorgunluğunu unutup, erkek arkadaşıyla buluşma anının heyecanını kapılır. Lena' nın aksine toplumsal olaylara daha duyarlı olan ve Allande yanlısı sosyalist bir grupla takılan Daniel, posterler hazırlayarak ideolojisine katkı sağlamayı ummaktadır. Kız arkadaşının gelmesiyle sürekli ayaklanmalar ve protesto gösterilerinin eşiğindeki Santiago' da keyifli birkaç gün geçirme fırsatı bulan Daniel, sabah saatlerinde gelen bir telefon sonrasında büyük bir şok yaşar. Zira General Pinochet kanlı bir darbe sonrası yönetimi devralmış ve sosyalistleri yok etmek için deyim yerindeyse her fare deliğine dahi asker sevk etmiştir. Alman vatandaşı olmalarına rağmen, askerlere yakalanan çiftimiz, bir itirafçının verdiği ifade sonrasında epeyce zor duruma düşerler. Daniel' in, gözlerinin önünde haç işaretli bir minibüsle alıkoyulmasına şahit olan Lena, pes edip ülkeyi terk etmek yerine erkek arkadaşının izini sürmeye karar verir. Daniel' in şehir dışında bulunan 'Colonia Dignidad' adı verilen bir kampa götürüldüğünü öğrenen kahramanımız, araştırmalar yapmaya başlar. Devlet kaynaklarında saygın bir yardım kuruluşu olarak adledilen Colonia Dignidad, kağıt üstünde tamamen yasal evraklara sahip bir kuruluştur. Pius isimli eski bir Alman rahibin 2.Dünya Savaşı sonrasında müritleriyle beraber deyim yerindeyse hiçliğin ortasında bulunan bu araziye, radikal bir tarikat inşa ettiğini öğrenen Lena, tüm riskleri göz ardı ederek Daniel' i bulmak pahasına oraya gitmeye karar verir. Bir şekilde onlardan biri olup, içeriye sızmayı planlayarak, henüz sağ bile olduğundan şüphe duyduğu Daniel' in peşine düşer. Tarikata katılabilmesi için Pius' u etkilemek zorunda olan kahramanımız, çok geçmeden kendisini kuralları Pius' un belirlediği ve geri kalan herkesin kayıtsız şartsız itaat ettiği, kaçışın mümkün olmadığı bir ortamda bulur. Modern dünyadan oldukça farklı ve radikal bir şekilde organize olan Pius ve tarikatı tuhaf rituellere sahiptir. En nihayetinde Daniel' in izini bulan Lena, bir yolunu bulup buradan kaçmayı planlamaktadır. Ancak Colonia Dignidad, Dante' nin İnferno' sunda cehennem kapısındaki yazı misali, 'buradan içeri giren, ümidi geride bıraksın' vari bir yerdir. Dahası tüm gözlerin üstünde olduğunu bilen Lena, akıllıca davranmak zorundadır...

İyi; Gerçek olaylardan uyarlama, oldukça sürükleyici, macera düzeyi yüksek  bir dram- gerilim filmi. Kurgu, oyunculuk, görseller, kamera açıları ve soundtrackler de gayet iyi. Bu filmi sevenler tarz olan yakın olan The Sacrament (2013) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 1 Temmuz 2017 | Etiketler : | | | | |