Güncel İncelemeler;

Bloodline (2018)

Bloodline (2018)
Evan, lisede sosyal hizmetler görevlisi olarak çalışan, öğrencilere rehberlik eden orta yaşlarda bir adamdır. Yeni doğan bebeği ve eşi Lauren ile beraber görünüşte mutlu bir yaşantı süren kahramanımız, iş stresinden ve gündelik hayatın zorluklarından ötürü geceleri uyuyamamakta, giderek ailesini ihmal etmektedir. Bebeğin doğumunun ardından yardımcı olmak için annesi Marie' nin de evlerine taşınmasıyla birlikte, durumdan pek de hoşnut olmayan Lauren, eşinin ilgisizliğin de eklenmesiyle bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünmeye başlar...
Bloodline (2018)
Evan' ı sadece birkaç yıldır tanıyan ve evliliklerinin çok hızlı cereyan etmesi sonrasında onun iyi gibi eş ya da baba olabileceğine hala kuşkuyla bakan Lauren, bir de Marie' nin doğumu bahane ederek evlerine taşınmasından oldukça rahatsızdır. Görünüşte rutin bir hayat süren Evan ise evden işe-işten eve mekik dokumakta, okuldaki sorunlu gençlere tavsiyelerde bulunup, gereken desteği sağlamaktadır. Mizacı gereği soğukkanlı biri olan Evan, kendisini ifade etmede ve sevgisini hissettirmede zaman zaman sıkıntılar yaşasa da  sorunlu bir aileden yetişmiş Lauren' in özellikle bebek de doğduktan sonra yuvasına dört elle sarılacağından emindir. Öte yandan geceleri sürekli olarak uyku sıkıntısı çektiğinden yakınan Evan, zaman zaman arabayla kısa gezintilere çıkmakta, Lauren' i odalarında bir başına bırakmaktadır. Sık sık tekrarlanan bu gece gezintilerine kuşkuyla bakmaya başlayan Lauren ise bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünmeye başlar. Halihazırda Evan ve annesi arasındaki ilişkinin de garipliklerini gözlemlemeye başlayan kahramanımız, bebeğin de bakımının ağır gelmesi üzerine buhranlı bir ruh haline sürüklenir. Dahası günün birinde kapılarında bir dedektifin belirmesi ve Evan' la ilgili kışkırtıcı sorular sorması üzerine giderek depresifleşen Lauren, neler olup bittiğini anlamak için eşiyle konuşmaya karar verir...


İyi; Özellikle oyunculuk ve kurgu olarak beğenimi kazanan başarılı bir suç-gerilim filmi olduğunu söyleyebilir. Atmosfer ve soundtrackler de gayet iyi.
Kötü; Konu olarak Dexter (2006) vari bir izlenim veriyor. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 26 Ekim 2019 | Etiketler : | | | |

The House That Jack Built (2018)

The House That Jack Built (2018)
Jack; yalnız yaşayan, çocukluğundan beri mimar olma hayalleri kurmuş yetenekli bir mühendistir. Aynı zamanda oldukça zeki ve sıra dışı bir seri katil olan kahramanımız, polislere yakalanmadan, övgüyle bahsettiği düzinelerce cinayet işlemiştir. Eylemlerinin bir estetik barındırdığını düşünen ve kurbanlarının fotoğraflarını çekmeyi de ihmal etmeyen Jack, her kurbanı çıtayı daha da üstte taşıdığı üstün bir sanat eseri olarak görmektedir.
The House That Jack Built (2018)
Kimsenin adını bile umursamadığı bir ara sokakta, eskiden bir pizzacıya ait olan soğuk hava deposunu kiralayan Jack, ilham verici eserler olarak tanımladığı hunharca cinayetlerinden arta kalan bedenleri burada saklamaktadır. Sıradan görüntüsüyle dışarıdan bakanların şüphe duymayacağı, kendi halinde içine kapanık bir mizaç sergilemesi işlerini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan tek başına yaşayan, vahşi doğasından kaynaklı dürtülerini zaman zaman kontrol edebilmekte sorunlar yaşayan kahramanımız, obsesif kompulsif bozukluğu olan takıntılı bir karaktere sahiptir. Tarihe ve teknik bilimlere ilgi duyan entelektüel kişiliğinin ötesinde empati yoksunu tipik bir psikopat olmasına rağmen kalabalık içerisinde saklanmanın kendince yollarını da geliştirmiştir. Anılarının neredeyse tamamında sapık ruhlu, sosyopat bir profil sergileyen Jack, yegane amaç olarak uygun malzemeyi bulup, kendi çizip tasarladığı bir ev yapma arzusundadır. Çoğu zaman spontane cinayetler işleyen ve aldığı risklerin hazzı arttırdığını düşünen Jack, günün birinde Verge ile tanışır. İyi bir dinleyici olan Verge, Jack' in anılarını ve birbirinden tuhaf cinayetlerini kendi değer yargısı ile sorgulamaya başlar. Umulmadık bir anda karşısına çıkan Verge, kahramanımız için yeni bir yolculuktur...


İyi; Lars Von Trier imzalı yönetmenin özgün tarzını yansıtan; deneysel, düşündürücü, kışkırtıcı ve bir o kadar da rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk, diyaloglar ve çarpıcı sahnelerle kesinlikle göz atılması gereken bir Lars Von Trier klasiği daha. Baştan sona ilgi çekici, metaforlar ve  alt metinlerle dolu bir yapım. Yönetmenin bir diğer filmi için Antichrist (2009)' ı inceleyebilirsiniz. 
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Sanatsal filmlerden, metaforlardan ve düşündürücü diyaloglardan hoşlanmayan kişiler, ağır tempoda ilerleyen sıkıcı ve rahatsız edici bir  film olarak düşünüp pas geçebilir.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Ocak 2019 | Etiketler : | | | | | |

The Ardennes (2015)

The Ardennes (2015)
Büyük bir ev soygunu üzerinde çalışan Kenneth - Dave kardeşler, Kenneth' in kız arkadaşı Sylvie' nin de dahil olmasıyla planı uygulamaya koyulurlar. Ancak işlerin yolunda gitmemesi sonrasında kardeşler ayrı düşmek zorunda kalır. Kenneth' in aksine son anda başının çaresine bakan ve polislerin elinden kurtulan Dave, Sylvie ile birlikte mekandan uzaklaşmayı başarır. Kenneth ise suç üstü yakalanır ve altı yıl hapis cezası alır. Mahkemede kardeşini ve abisini kendi deyimiyle ispiyonlamayan ve suçu tek başına işlediğini söyleyen Kenneth, her günü ayrı ayrı acı ve hüzünle dolu hayatını adım adım esir alan bir deneyime yelken açar...
The Ardennes (2015)
Dışarıdaysa özellikle Dave' in hayata bakış açısı değişmiş, annesine verdiği söz sonrasında beladan uzak durmaya yemin etmiştir. Kenneth' in başında gelenlerden ders çıkaran ve aza kanaat etmeyi öğrenen kahramanımız, lokal bir oto yıkamada yevmiye usulu çalışmaya başlar. Gel zaman git zaman, eski günlerdeki gibi Sylvie ile yakınlaşan Dave, birlikte bir gelecek kurma hayalinden bahseder. Kenneth' in durumundan ötürü yakınlaşan ve sonrasında sevgiliye dönüşen ikilimiz, birlikte yaşamak için ev kiralamaya hazırlanırlar. Öte yandan acı ve stres dolu hapishane günlerinin sonuna gelen ve dört yılın ardından şartlı tahliye ile serbest bırakılan Kenneth, annesinin yaşadığı baba ocağı, çocukluklarının geçtiği eski eve yerleşir. Ancak geçen uzun süre zarfında çok şeyin değiştiğine ve eskisi gibi olmadığına şahit olur. Geçmişte kendisi gibi deli dolu olan ve başından bela eksik olmayan abisinin, tüm zararlı alışkanlıklarını terk ettiğini öğrendiğinde ise şaşkınlığını daha fazla gizleyemez. Dave' in yardımları ile yeniden sosyal hayata adapte olmaya çalışan kahramanımız, abisinin çalıştığı otoyıkamada bir iş dahi bulur. Annesi ve Dave' e sürekli eski sevgilisi Sylvie' den bahseden ve şu an ne yaptığını öğrenmeye çalışan Kenneth, her defasında geçiştirildiğini fark eder. Soygundan sonra polislere konuşmamasına rağmen Sylvie' nin bir kez bile kendisini ziyaret etmemesine anlam veremeyen ve bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Kenneth, sorduğu sorulara bir türlü tatmin edici cevaplar alamaz. Dave ise uygun zamanı bekleyerek kardeşine, bebeğine hamile olan Sylvie ile birlikte olduklarını söylemeye hazırlanmaktadır. Agresif doğası sebebiyle çocukluklarından beri hep kavgacı olan Kenneth, çok geçmeden yine bir şekilde başına belayı sokmayı başarır. Annesine verdiği sözden ötürü kardeşini koruyup, kollamak için elinden geleni yapan Dave, yeniden eski günlerdeki gibi kaotik bir maceraya sürüklendiği hisseder. Belki de sorunlu çocukluk dönemlerindeki tek güzel hatıraları olan Ardenlere yeniden yolları düşer. Ancak bu sefer bagajlarında bir cesetle...

İyi; Kendine has tekinsiz bir atmosfer barındıran, yer yer sinir bozucu sahnelere sahip, gerilimin giderek tırmandığı, dram yönü güçlü bir suç- gerilim filmi. Son çeyrekte artan temposu ve çarpıcı finaliyle göz atılması gereken bir alternatif.
Kötü; Ağır ilerleyen kurgu zaman zaman sıkıcı bir hale bürünebiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 10 Ağustos 2017 | Etiketler : | | | |

The Neighbor (2016)

The Neighbor (2016) 
'Komşunuzun dürüstlüğünü kendinizinki ile kıyaslamaya kalkmayın '. (Amerikan atasözü)
Amcasının kirli işleri için aracılık eden ve gözlerden uzakta kırsal bir arazide ikamet etmek zorunda olan John, sevgilisi Rosie' nin artık bir an evvel buradan ayrılmak istemesi üzerine sıkıntılı günler yaşamaktadır. Sürekli Rosie' ye bu durumun geçici olduğunu anlatıp, gerekli parayı bulduğunda gizlice kaçacaklarını anlatan kahramanımız, bir yandan da eli kanlı amcasının ardı arkası kesilmeyen kaçakçılık işleriyle uğraşmaktadır.
The Neighbor (2016)
Daha ilk geldiği günden itibaren buraya kendisini ait hissetmeyen ve zamanının çoğunu evde yalnız başına geçirmek zorunda kalan Rosie ise artık sabrının sınırlarındadır. Tek eğlencesi olan teleskop ile karşı çiftlik evini gözlemleyen Rosie, Troy isimli komşularından ve onun serseri görünümlü oğullarından epey rahatsızdır. Günün birinde dostane bir ziyaret için eline aldığı biralarla John' un kapısını çalan Troy ise evde bir şeyler döndüğünden emin olup, kendi işlerine karışılmadığı sürece bu durumu umursamadığını söyler. Rosie' un sürekli kendisini ve ailesini gözetlemesinden de hoşnut olmadığını ekleyip, tehdit vari bir tavırla evden ayrılır. Öte yandan son teslimattan eline geçecek parayla bu diyarlardan kaçmayı düşünen John ise tekinsiz komşusu Troy'u pek de önemsemez. Ertesi gün her şeyi göze alıp kaçma arefesinde eve döndüğünde ise Rosie' nin ortalarda olmadığını fark eder. Troy' a Rosie' i sormaya gittiğinde ise onun alelacele koşuştururken gördüğü yanıtını alır. Bir şeylerin yolunda gitmediğinden emin olan John, uygun zamanı kollayıp Troy' un evine göz atmaya karar verir. Bodrum katına indiğinde ise komşunun dehşet verici sırlarıyla yüzleşme zorunda kalır. Gece henüz yeni başlamıştır...


İyi; Gerilimin sürekli tırmandığı, gizem seviyesi olarak da tatmin edici olan başarılı bir yapım. Kurgu sürükleyici, atmosfer vasatın üstünde. Özellikle The Collector (2009) ve The Collection (2012) gibi tek mekan gerilim filmlerinden hatırladığımız  Josh Stewart'ın başrolde olduğunu da ekleyeyim.
Kötü; Sürprizden uzak, tahmin edilebilir final,..
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 16 Eylül 2016 | Etiketler : | | | |

Deadfall (2012)


Deadfall (2012)
Kumarhane soygunundan sonra Kanada'ya kaçmak için yola koyulan Addison ve Liza kardeşler geçirdikleri kazanın ardından parayı bölüşerek yola yalnız devam etmeye karar verirler.Addison kaza sırasında yardım için gelen lokal polisi öldürmüş ve başını daha da fazla belaya sokmuştur.Liza'dan aklına kullanmasını isteyen kahramanımız polisin sadece kendisinin peşinde olduğunu söyleyerek kız kardeşinin aksine dondurucu soğukta kuzeye ilerlemeyi seçer.
Deadfall (2012)
Pekin olimpiyatlarında madalya kazanmış eski boksör Jay,yaşadığı kötü günler sonrasında en nihayetinde hapishaneden tahliye edilir.Annesi ve babasına karşı kendisini suçlu hisseden kahramanımız çekinerek de olsa onlarla yeniden görüşebilmek için telefonu çevirir.Annesinin şükran günü için daveti üzerine ufak bir işi halledip orada olacağını söyleyen Jay,hapishaneye düşmesinde payı olan ve başına gelenlerden sorumlu tuttuğu eski antrenörü ile yüzleşmek için ofisine gider.İşlerin kontrolden çıkması sonrasında epey kafası karışan Jay yolda Liza'ya rastlar ve arabasına alır.Onu en yakın benzin istasyonuna bırakacağını söyleyen kahramanımız yolculuk ilerledikçe Liza'ya ısınmaya başlar.Kar fırtınası sonrasında yol üzeri bir motelde mahsur kalan Jay ve Liza birbirlerini yeni tanısalar da aşık olurlar.Öte yandan yaralanan Addison,peşine polisleri takıp  kasabanın hemen dışındaki bir eve sığınır.Bu ev Jay'in ailesinin evinden başkası değildir...
İyi;Sürükleyici kurgusu ve etkileyici oyuncu kadrosu ile boş geçilmemesi gereken bir yapım.Suç-gerilim tarzı filmler sevenler için ideal seçim olabilir.
Kötü;Klişe senaryo.Soygun,psikopat bir katil,paylaşılamayan para...Tipik Cohen kardeşler filmlerini andırıyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 17 Nisan 2014 | Etiketler : | | | | |

The Young Poisoner's Handbook (1995)

The Young Poisoner's Handbook (1995)
Kimyaya karşı özel bir yeteneğim olduğunu farkettiğimde henüz çok gençtim.İlk zamanlarım evdeki sükûnet içinde yeni bilimsel keşiflere göz gezdirerek geçen sessiz öğleden sonralarıydı.Gençlik yıllarımda,hayatı gerçekte olduğu gibi görmeye başlıyordum.Sadece bilim adamlarının sıyrılabileceği seri ilizyonlar...Bu gizli dünyayı görmek istiyordum.Sır perdesini kaldırıp,hayatın sırrını avucum içinde tutmak için...
The Young Poisoner's Handbook (1995)
Graham Young henüz küçük yaşlardan itibaren kimya bilimine gönül vermiş akranlarına nazaran her daim zekasıyla eğitmelerinin dikkatini çekmiş başarılı bir gençtir.Bilime ve deneylere her şeyden daha fazla değer veren Young,bir gün rüyalarını kurduğu büyük fırsatın kapısına geleceğine ve saygı duyulan ünlü bir biliminsanı olarak anılacağına inanmaktadır.Çeşitli ölümcül zehirler ve kimyalarına ilgi duyan kahramanımız çok geçmeden teorik bilgi birikimini pratiğe dökmeye karar verir.Öncelikle odasında rahat deneyler yapabilmek için sürekli kendisine maydanoz olan ailesini hedef alan Young,zamanla yakın arkadaşları ve iş çevresindekileri de zehirleyerek gözlemler yapmaya başlar.Öte yandan gecesini gündüze katarak literatürü tarayan kahramanımız talyum elementi ile karşılaşınca yıllardır hayallerini kurduğu fırsatın artık avucunun içerisine kadar geldiğini düşünür.Renksiz,tatsız,kokusuz ve tanımlanamaz olan bu element sayesinde büyük projesine yön vermeye başlayan Young çevresindeki herkesten akıllı olduğunu düşünse de enselenmekten kurtulamaz.Rehabilitasyon için hapishaneye gönderilir.Orada çalışan ünlü bir psikiyatrisin kendisiyle ilgilenmesi ile çevresindekilere zarar veren katil doğasının tedavi edilebileceğine ikna olur.Ancak talyumla yapabilecekleri hala aklına çelmektedir...


İyi;Biyografi tadında eğlenceli bir yapım.İngiliz kara mizahı örneği...Kurgu sürükleyici.Soundtrackler başarılı.Özellikle kimyaya ilgisi olanlar boş geçmemeli.
Kötü;Biraz daha bulmaca ve zeka parıltısı filme daha fazla tat katabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 21 Mart 2014 | Etiketler : | | | |