Güncel İncelemeler;

Fear, Inc. (2016)

Fear, Inc. (2016)
Tam bir korku- gerilim fanatiği olan ve zamanının çoğunu korku filmleriyle geçiren Joe, kız arkadaşı Lindsey ile takıldığı zamanlarda dahi bu hobisinden vazgeçmemektedir. Geceleri yemek için beraber dışarı çıktıklarında dahi; gotik, korkutucu mekanlara giden kahramanlarımız, bir türlü kendilerini gerçekten korkutacak bir şeyler bulamamaktan yakınmaktadır. 
Fear, Inc. (2016)
Çeşitli reality şovlar ve ürpertici davetlere katılsalar da klişelerle dolu ortam hemen sıkıcı bir hale bürünmektedir. Neyse ki arkadaşlarının otel yerine Joe' larda kalmaya karar vermesi eğlenceli bir hafta sonunun habercisi gibidir. Ben ve Ash çiftinin hafta sonu için malikanelerine gelmesiyle epey mutlu olan ve ortak ilgileri olan korku- gerilim üzerine sohbetler yapmaya başlayan gençler; en kanlı film sahnelerinden tutunda, en ürpertici ve korktukları filmlere değin eğlenceli bir muhabbete koyulurlar. Öte yandan arkadaşları ve sevgilisi için büyük bir sürpriz hazırlığında olan Joe, Fear Inc. adlı bir şirketle anlaşmıştır. Şirket adından da anlaşıldığı gibi müşterilerine hayatlarının en büyük korkularını yaşatmak için premium hizmet sağlamaktadır. Ne var ki basına sızan bilgiler ve yorumlar sonrasında, şirketin zaman zaman dozu kaçırdığını öğrenen ve dahası illegal olarak faaliyet sürmesini önemsemeyen Joe, bunu eşsiz bir eğlence fırsatı görmektedir. Ancak şirketle ilgili çekinceleri olan ve korku- gerilim saçmalıklarından sıkılmaya başlayan Ben ise yakın dostunun hatırına ikna olur. Havanın kararmasıyla kedi fare oyunu başlar ve gençler evin içinde saklanırlar. Bunun basit efektlerden oluşan, hem korkup hem de eğlenecekleri bir deneyim olacağını düşünen kahramanlarımız, aradan çok zaman geçmeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlarlar. Gece giderek rahatsız edici bir hale bürününce şirketi arayıp oyunu iptal etmek ya da polisleri arayıp kurtulmak gibi farklı düşünceler üzerinde tartışan Joe ve arkadaşları kapana kısılırlar. Üstelik gece henüz yeni başlamıştır...


İyi;
Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar teması içerisinde korku-komedi ağırlıklı bir senaryo barındıran 'Fear, Inc' sürükleyici kurgusuyla eğlenceli bir alternatif. Pek çok kült filme ve özellikle The Game (1997)' e atıfta bulunuyor. Grup dinamiklerinin ve atmosferin de başarılı olması kayda değer.
Kötü; Klişelerle dolu, yer yer mantık hataları da barındıran ortalama bir korku-komedi filmi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 29 Kasım 2016 | Etiketler : | | |

The Monster (2016)

The Monster (2016)
Annem canavar diye bir şey olmadığını söylüyor. Bence yanılıyor. Onlar dışarıda ve bizi izliyorlar. Karanlıktalar, bazen görebildiğimiz bazen göremediğimiz yerlerde, Artık biliyorum...
The Monster (2016)
Alkol sorunu olan, aynı zamanda sigara bağımlısı Kathy, genç yaşta anne olma sorumluluğunu taşımakta zorluk yaşamaktadır. Eşinin terk etmesi sonrasında kızı Lizzy ile bir başına kalan Kathy, içinde bulunduğu depresyonu defalarca kez bırakıp yeniden geri döndüğü alkol ile dindirmeye çalışmaktadır. Annesinin durumundan epey rahatsız olan Lizzy ise bir türlü normal bir aile olamamalarından yakınmaktadır. Babası Roy onları terk ettiği günden beri, annesiyle birlikte yaşayan ve buhranlı bir dönem geçiren kahramanımız ancak haftanın belli günlerinde babasını görebilmektedir. Yine bu görüş günlerinden birinde, annesinin her zaman olduğu gibi gündüz vakti uyuya kalması sonrasında yağmurlu bir gecede yola çıkmak zorunda kalan Kathy ve Lizzy, uzun bir araba yolculuğuna çıkarlar. Gecenin geç vakti olmasından ve şiddetli yağmurdan ötürü kestirme bir orman yolunda tek başlarına ilerleyen kahramanlarımız, bir an evvel Roy' un evine ulaşabilmek için dinlenebilecekleri en yakın mola noktasını da es geçerler. Ormanın derinlerinde, yağışında giderek şiddetlenmesiyle aracını kullanmakta zorluklar yaşayan Kathy, azalan görüşünde etkisiyle ansızın yola atlayan bir kurda çarpar. Kaza sonrasında araçlarının da hasar almasıyla hiçliğin ortasında kala kalan kahramanlarımız, vakit kaybetmeden 911' i ararlar. Ancak tam olarak nerede kaza atlattıklarını izah etmede sıkıntılar yaşayan anne-kız, arabanın içinde yardım gelene kadar beklemeye karar verirler. Neyse ki uzunca bir zaman geçtikten sonra şansları döner ve yardımlarına Jesse isimli bir tamirci çıka gelir. Otoyolda meydana gelen zincirleme kaza nedeniyle ambulansın gelmesinin zaman alacağını söyleyen Jesse, arabayı kontrol etmeye başlar. Aracın yakıt sızdırdığını keşfeden kahramanımız, yoğun yağmura rağmen arızayı giderebileceğini söyler ve işe koyulur. Bu süreçte arabada kalmayı tercih eden Kathy ve Lizzy ise dışarı çıktıklarında, Jesse' nin ortadan kaybolduğunu fark ederler. Kahramanlarımız çok geçmeden ormanda yalnız olmadıklarını anlarlar. Ürkütücü, karanlık ormanda gece henüz yeni başlamıştır...
İyi; The Strangers (2008) filminden hatırlayacağınız, gerilim sinemasının dinamiklerini iyi bilen yönetmen  Bryan Bertino' nun son filmi.Sürükleyici kurgusu, gerilim dolu atmosferi ve mekan seçimleriyle göz atılması gereken bir yapım. Karakter seçimleri ve oyunculuk tatmin edici. 
Kötü; -
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 15 Kasım 2016 | Etiketler : | | | |

Domestic Disturbance (2001)

Domestic Disturbance (2001)
Eski eşi Frank' ten dostça ayrılan Susan, kasabaya birkaç yıl öncesinde yerleşen ve sanayiyle uğraşan Rick ile evlenmeye karar verir. Giriştiği her işte başarılı olan ve bundan ötürü kasabanın göz bebeği haline gelen karizmatik Rick ise Susan' ın gönlünü çalmakta pek de zorlanmaz. Öte yandan Susan' ın 12 yaşındaki oğlu Danny, babasına çok bağlı olmasından ve üvey baba istememesinden ötürü annesine karşı bir hayli agresif ve baskıcı davranmaktadır.
Domestic Disturbance (2001)
 Olan bitenleri uzaktan izlemekle yetinen ve Susan' ın mutlu olmasını temenni eden Frank ise ufak bir kayık imalathanesi işletmektedir. Danny ile Susan' ın arasının daha fazla bozulmaması için, Rick' den hiç haz etmese de düğün törenine katılmak zorunda kalan Frank, seremonide Rick' in Ray isimli bir arkadaşıyla tanışır. Nasıl ahbap oldukları konusunda farklı hikayeler anlatan ve birbirlerini gördüklerine pek de sevinmeyen Ray ve Rick, Frank' in dikkatinden kaçmaz. Rick' in herkesin gözünü boyadığını düşünen ve göründüğünün aksine tekinsiz, güvenilmez biri olduğunu hisseden kahramanımız, içten içe bilenmektedir. Susan ile evlendikten kısa bir süre sonra Danny' e olan bakış açısı değişen ve ondan kurtulmak isteyen Rick ise Frank' in canını iyiden iyiye sıkmaya başlar. Öte yandan günün birinde, kasabaya gidebilmek için Rick' in arabasına gizlice saklanan Danny, üvey babasının Ray ile buluşmasına şahit olur. Danny' nin varlığından bihaber, para hakkında konuşan ikili bir anda kavga etmeye tutuşurlar. Arabadan kurtulduktan hemen sonra kan ter içinde soluğu babasının yanından alan Danny, Rick' in arkadaşını öldürdüğünü ve sonrasında kendisine ait tuğla fabrikasında cesedi yakarak ortadan kaldırdığını söylemektedir. Duydukları şeyler sonrasında kanı donan ve hemen oğlunu aldığı gibi polislerin yolunu tutan Frank, Rick' in evliliğini hazım edememekle suçlanır ve iddiaları gülünç bulunur. Susan dahi Danny' e inanmamakta ve onun Rick' ten hoşlanmadığı için böyle bir hikaye uydurduğunu düşünmektedir. Oğluna ve anlattıklarına güvenen Frank ise konuyu kişiselleştirerek, o geceye dair ip uçlarının peşine düşer. Rick' in geçmişinde kirli sırlar olduğunu düşünen kahramanımız, Ray' i araştırmakla işe başlar...
İyi; Eğlenceli bir gerilim filmi. Gizem seviyesi de idare eder. John Travolta, Vince Vaughn ve Steve Buscemi gibi sevdiğim oyunculardan oluşan güzel bir kadroya sahip. Bu filmi sevenler 
The Stepfather (2009) yapımına da göz atabilirler...
Kötü; Klişe, orijinal olmayan bir hikayeye sahip. Yer yer sıkıcı bir hale gelebiliyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Kasım 2016 | Etiketler : | | | |

Daylight's End (2016)

Daylight's End (2016)
Salgının ardından yıllar geçmesiyle birlikte insanlık neredeyse tamamen yok olmuş ve kana susamış yaratıklar dünyayı esir almıştır. Frank önderliğindeki bir grup insan, yaratıkların güneş ışığı zaafından yararlanarak bir şekilde hayatta kalmış ve eski bir otele sığınarak organize olmaya çalışmaktadır. 
Daylight's End (2016)
Öte yandan yalnız kurt Rourke ise eşi Kathy' nin dönüşmesinin ardından kalan günlerini yaratıkları öldürmeye adamıştır. Modifiye ettiği arabasıyla, seyyah vari gün ışığında yol almaktadır. Günün birinde Frank' in ekibinden Sam' in hayatını kurtaran ve bu şekilde Frank' in ekibiyle tanışan kahramanımız, onların nasıl hayatta kaldıklarından öte bir planları olup olmadığı öğrenmek ister. Oldukça otoriter ve dediğim dedik biri olan Frank ise daha ilk görüşten Rourke' dan haz etmemeye başlar. Buradaki herkesin güvenliğinden kendisinin sorumlu olduğunu hatırlatan Frank, özellikle geceleri sıklaşan saldırılar nedeniyle sığınaklarının daha fazla koruma sağlayamayacağının da farkındadır. Neyse ki otelin çok da uzağında olmayan bir mesafede, çalıştırılabilir durumda olan eski bir kargo uçağı keşfetmeleri umutlarını arttırmaktadır. Ancak bir türlü gerekli taşıtlara ulaşamayan ve mesafeyi gün ışığı süresinde kat edemeyeceklerini düşünen kahramanlarımızın yeni bir plana ihtiyacı vardır. Daha fazla hareket alanı kalmayan ve gün geçtikçe hızla adamlarını kaybetmeye devam eden Frank, Rourke' un önerisine kulak vermeye karar verir. Rourke sürüye öncülük eden alfayı yok etmeyi ve bu sayede kaçış için gerekli zamanı yaratabileceklerini dillendirmektedir. Dahası grup üyelerinin çoğu da Frank' in itirazlarına rağmen başka seçenekleri olmadığı görüşündedir. Her ne kadar yaratıkların inine girmek son derece tehlikeli olsa da uçağa ulaşabilmek için denemek zorunda olan kahramanlarımızı korku dolu bir macera beklemektedir. Güneşin batmasına ise saatler kalmıştır...
İyi; Tipik salgın- virüs temasını işleyen ve bir grup hayatta kalanın hikayesini anlatan ortalama bir gerilim filmi. Oyunculuk ve atmosfer olarak başarılı. Aksiyon düzeyi ve sürükleyicilik de başlıca diğer artılar.
Kötü; İlk çeyreği itibariyle sıkı bir başlangıç yapsa da; klişe ilerleyen, tahmin edilebilir finaliyle de hayal kırıklığı yaşatan bir yapım. Görsel efektler daha iyi olabilirdi.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ekim 2016 | Etiketler : | | | |

Evolution (2015)

Evolution (2015)
Onbir yaşındaki Nicholas, annesiyle birlikte gözlerden uzakta bir deniz kenarı kasabada yaşamaktadır. Tamamı beyaz boyalı evlerden oluşan kasabada sadece kendi akranı erkek çocukları ve onların anneleri ikamet etmektedir. Dahası kendi annesi de dahil olmak üzere tüm yetişkinler aynı kıyafetleri giymekte ve kesin kurallar çerçevesinde hayatlarını sürdürmektedir. 
Evolution (2015)
Odasında sadece yatağı ve ufak bir penceresi bulunan Nicholas, herkeslerden gizlediği ve gözü gibi baktığı, tek hobisi olan ufak bir not defterine gizlice çizimler yapmaktadır. Günün birinde tek zaman geçirebileceği yer olan, volkanik kayalar ve sarp uçurumlarla dolu denize yüzmeye gittiğinde, mercanların arasında ölü bir çocuk gördüğünü iddia eden kahramanımız, ilk olarak annesine durumu anlatsa da bir türlü ikna edici olamaz. Diğer arkadaşlarına göre hayal gücü daha yüksek bir çocuk olan Nicholas, bu olayın akabinde var oluşunu ve çevresinde olup bitenleri sorgulamaya başlar. Geceleri annesi de dahil tüm kadınların ellerinde kandillerle nereye gittiklerini ve ne yaptıkları keşfetmeye çalışan kahramanımız, çok geçmeden kendisini hastane benzeri bir yapının içerisinde bulur. Arkadaşlarıyla beraber tutuldukları odada, hemşire kostümlü bayanların bir takım tetkik ve incelemeler yaptıklarını gören Nicholas, çevresine daha da şüpheci gözlerle bakmaya başlar. Zamanla hemşirelerden biriyle dostluk kurmaya ve ufak sırlar tutmaya başlayan kahramanımız, kendisine yalan söylendiğini düşünmektedir...


İyi; Tekinsiz atmosferi ve enteresan konusuyla özgün bir yapım. Sahneler, sinematikler ve mekan seçimleriyle başarılı bir film. Yönetmenin Lovecraft' dan esinlenmesi olası görünüyor. Ancak bir üst seviye bir yapım olabilmesi için daha fazla karakteristik özellikler görmeyi beklerdim.
Kötü; Genel izleyici kitlesine hitap etmeyen bir yapım. Sanatsal dokunuşlar ve alt metinler barındırması öte yandan da tekrarlayan tonlarda sembolizm içeren sürrealist kurgusuyla ve ağır ilerleyen temposuyla; izleyiciye yorucu bir o kadar da sıkıcı bir izlenim vermesi olası.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Ekim 2016 | Etiketler : | | | |

Tell Me How I Die (2016)

Tell Me How I Die (2016)
'En iyi hatıralarımızı istediğimiz zaman yeniden yaşayabileceğiz. Üstelik limitsiz bir erişim şansıyla...'
Klinik araştırmalarıyla ünlü ilaç şirketi Hallorann, yeni nesil hipotalamus uyarıcı ilaçları A9913 için araştırmalarda son aşamaya gelmiştir. Devrim niteliğindeki ilacın kullanımıyla insanların bellek işlevlerini arttırmayı ve bu sayede en iyi anıları yeniden, üstelik ilk defa yaşıyormuşçasına deneyimlemeyi öngören A9913, FDA onayı almasının önündeki son engel olan üçüncü aşama için yeni denekler üzerinde gözlemlenecektir.
Tell Me How I Die (2016)
 Dr. Jerrems önderliğinde Hallorann şirketinin gözlerden uzaktaki, yüksek güvenlik tedbirlerin sahip AR-GE binasında çalışmalar son sürat devam etmektedir. Edindikleri broşür sonrasında kolay ve hızlı bir şekilde para kazanmak için denek olmayı kabul eden bir grup üniversite öğrencisi ise hiç düşünmeden formları doldurup araştırmaya dahil olurlar. Beklenen gün gelir, Anna ve Den' in de içerisinde bulunduğu grup, Hallorann' ın binasında toplanır. Dr. Jerrems araştırmanın büyük bir gizlilikle yürütüldüğünü söyleyerek; ya şimdi binadan ayrılmalarını ya da yaklaşık birkaç hafta kadar sürecek ve giderek artan dozların kullanılacağı deneysel ilaç için gönüllü olmalarını ister. Dahası kontrollü bir deney olması açısında deneklerin yarısının plasebo grubu olacağını ve hiç bir şekilde A9913' e maruz bırakılmayacakları hususun da güvence verir. Otel konforunda odalarını ve ortak kullanım alanlarını gezen gençler, tereddüt etmeksizin deneyin bir parçası olmaya karar verirler. Kahramanlarımız ilk dozun alımından sonra, çok zaman geçmeksizin farklı zihinsel deneyimler yaşamaya başlarlar. Nispeten metabolizması gereği daha duyarlı bir denek olan Anna, ilacın farklı yan etkileri olabileceği hususundan şüphelenmektedir. Arkadaşlarıyla gördüğü yanılsımaları konuşmaya başladığında ise Dr. Jerrems' in söylemlerinin aksine bir şeylerin yolunda gitmediğine ikna olur. Gece henüz yeni başlamıştır...

İyi; Grup dinamikleri ve atmosfer olarak başarılı bulduğum tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı, sürükleyici bir gerilim filmi. Oyunculuk ve kurgu vasatın üzerinde. Bu filmi sevenler benzer tarzdaki Bloodwork (2011) ve The Facility (2012) yapımlarına da göz atabilirler.
Kötü; Klişe konu, tahmin edilebilir senaryo.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 9 Ekim 2016 | Etiketler : | | | |

31 (2016)

31 (2016)
Kendine has tarzıyla büyük bir fan kitlesi olan, korku-gerilim filmlerinin başırılı yönetmeni Rob Zombie' nin son filmi olan '31', alışılageldiği gibi Zombie' nin favori korku gerilim erası olan 60 - 70' li yıllarda geçen bir hikayeye sahip. 
31 (2016)
Beş karnaval çalışanı, yeni gösterileri için karavanlarıyla yola çıkarlar. Yakıt almak için durdukları bir benzin istasyonundan sonra, şiddet eğilimli bir grup tarafından alıkoyulan, kaçırılan kahramanlarımız gözlerini açtıklarında kendilerini eski bir depo benzeri; etrafta kilitli hücreler ve demir kapıların bulunduğu karanlık, tekinsiz bir ortamın içerisinde bulurlar. Şiddet düşkünü eli kanlı bir palyaço çetesi tarafından hapsedildiklerini anlayan kahramanlarımız, 31 adı verilen, basit kuralları olan ve oniki saat sürecek dehşet dolu bir ölüm oyunun birer parçası haline gelirler. Hayatta kalmak için sadece 12 saat zamanları olan ve çirkin makyajlı sadist palyaçolardan kurtulabilmek için ellerinden geleni yapmaları gereken talihsiz kahramanlarımız bol kanlı, korku dolu bir gecenin karanlığıyla baş başa kalırlar. Bir yandan arkadaşlarına ulaşmaya çalışırken öte yandan da ölüm tuzaklarıyla dolu kan kokan koridorlarda ilerlemek zorundadırlar. Kurtulmanın tek yolu ise önlerine geçen her kim olursa olsun yok etmektir. Aksiyon henüz yeni başlamaktadır. 


İyi; Tipik Rob Zombie filmi atmosferine sahip, sürükleyici kurgusu ve bol kanlı sahneleriyle slasher tarzı sevenler için ideal bir alternatif. Özellikle giriş sahnesiyle ve başarılı geçiş müzikleriyle korku-gerilim sevenleri yakalamayı başarıyor. Hatırlatmakta fayda var; genel konsept olarak çirkin tiplemeler, sinir bozucu karakterler ve bol kanlı sahneler yine epeyce izleyicinin gözününe sokulmuş. 
Kötü; Herkesin haz alabileceği bir yapım değil, slasher sevenler ve özellikle Rob Zombie sinemasına aşina olanlar izlemeli.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 2 Ekim 2016 | Etiketler : | | | | |

The House on Pine Street (2015)

 The House on Pine Street (2015)
Evliliklerinde sıkıntılı günler yaşayan Jennifer- Luke çifti, ilişkilerini onarabilmek ve yeni bir başlangıç yapabilmek için Chicago' dan ayrılmaya karar verirler. Oldukça hezeyanlı bir gebelik süreci yaşayan Jennifer, her ne kadar hiç bir zaman Chicago'dan ve arkadaş çevresinden ayrılmak istemese de Luke' un yoğun ısrarı üzerine çocukluğunun geçtiği kasabaya, deyim yerindeyse ana ocağına dönmek durumunda kalır. 
The House on Pine Street (2015)
Annesi Meredith daha onlar gelmeden çoktan her şeyi ayarlamış, damadı Luke için daha iyi yaşam şartları sağlayacak bir iş dahi bulmuştur. Yüz yıllık tarihi bir geçmişi olan yeni evlerine taşınan genç çiftimiz, Jennifer oldukça ön yargılı olsa da en azından doğum gerçekleşene kadar burada kalmayı planlamaktadır. Sabahları Luke işe gittiği için zamanının çoğunu tek başına geçirmek zorunda kalan Jennifer, halihazırda yıllar sonra dönmekte son derece isteksiz olduğu kasabada giderek yalnızlaşmaktadır. Doğuma sadece bir kaç ay kalmasına rağmen sürekli yeniden Chicago'ya dönmenin hayalini kuran ve bu konuda her defasında  Luke ve annesiyle ters düşmekten çekinmeyen kahramanımız, içindeki sıkıntı ve huzursuzluğun giderek arttığını dillendirmektedir. Dahası geceleri iyi bir şekilde dinlenemeyen ve sürekli evden farklı sesler gelmesinden ötürü gözleri açık tetikte bekleyen Jennifer, yaşadıklarını Luke 'a anlatmaya karar verir. İyiden iyiye evin lanetli olduğunu düşünmeye başlayan ve bir türlü ikna edici olamadığı için Luke ve Meredith tarafından göz ardı edilen Jennifer, çare olarak annesinin medyum arkadaşı Walter' dan destek almayı düşünür. Evde yoğun bir enerji olduğunu hisseden Walter, Jennifer ile baş başa konuşmaya karar verir...

İyi; Psikolojik gerilim yönü ağır basan, buhranlı atmosferiyle vasatın üstünde bir gerilim filmi. Oyunculuk tatminkar. Klişe lanetli ev konseptine daha gerçekçi, farklı bir bakış açısı olmuş. Jennifer karakterinin ruhsal değişimleri üzerinde yoğunlaşan senaryo, deyinmeden edemeyeceğim; Jennifer'ın komşunun katatonik ikizlerin hikayesiyle derinlik bulmayı başarıyor.
Aktristin hamile olduğu ve gebelik sürecini konu edinen farklı filmler için Rosemary's Baby (1968), To Let (Para entrar a vivir) (2006), Inside (2007) ve The Clinic (2010) yapımlarına göz atabilirsiniz.
Kötü; Sürükleyicilik anlamında ciddi sıkıntılar mevcut. Zaman zaman oldukça durağanlaşan kurgu, filmin kıyasla uzun süresiyle de birleşince yer yer kopukluklar ortaya çıkmıyor değil.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 12 Eylül 2016 | Etiketler : | | |

Friend Request (2016)

Friend Request (2016)
Üniversite öğrencisi Laura, gerek güzelliği gerekse sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde son derece popüler bir bayandır. Sosyal medyayı sıklıkla kullanan ve deyim yerindeyse internet bağımlısı bir yaşam süren kahramanımız, günün hemen her saati çevrimiçi olup, yüzlerce takipçisine her geçen gün yenilerini eklemektedir. 
Friend Request (2016)
Günün birinde Marina isimli bazı derslerinden aşina olduğunu tuhaf bir kızın arkadaşlık daveti göndermesi üzerine profilini incelemeye koyulan Laura, nezaketen daveti kabul eder. Her ne kadar Marina' nın profilinde hiç kimse ekli olmayıp, arkadaş sayısı sıfır olmasını garip bulsa da bu durumu pek önemsemez. Öte yandan Laura'nın  ev arkadaşı olan Olivia ise son derece tuhaf görünen ve insanlar kaçarcasına yaşayan Marina' nın tam bir ucube olduğunu dahası olabildiğince  uzak durmaları gerektiğini düşünmektedir. Profil sayfasında korkunç resimler ve çizimlerden başka hiç bir şeyi bulunmaması da gerçektende epey ürpertici görünmektedir.
Marina' yı arkadaş olarak ekledikten sonra sürekli sohbet pencereleri açmasından ve bunaltıcı derecede samimi davranışlarından sıkılmaya başlayan Laura, doğum günü organizasyonu davetli listesinde onu es geçmeye karar verir. Geceye dair fotoğrafların facebook üzerinden paylaşılması üzerine çağrılmadığı için büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Marina soluğu Laura'nın yanında alıp, öfkesini kusar. Laura ise onu arkadaş listesinden çıkarıp bir daha karşılaşmak istemediğini söyler. Bu olayın akabinde bir süre derslerde dahi karşılaşmadığı Marina' ın intihar girişiminde bulunduğu haberini alan ve büyük bir şok yaşayan kahramanımız psikolojik olarak sarsılır. Öte yandan engellemesine rağmen Marina' nın halen facebook üzerinden dehşet verici mesajlar ve videolar yollaması üzerine giderek büyük bir buhrana sürüklenen ve kabus dolu geceler geçiren Laura, çevresinde özellikle yakın arkadaşlarının da benzer yanılsamalar yaşayıp, stresli günler geçirdiklerine şahit olur. Hesabını silmekten, bilgisayarını kapatmaya değin türlü şeyler denese de Marina' nın profilini incelemekten kendisini alı koyamayan kahramanımız şeytani bir gücün varlığını keşfeder...


İyi; Tipik bir grup genç ve başlarından geçen olaylar temalı gerilim filmlerinden biri. Kurgu olarak sürükleyici, türü sevenler için eğlenceli bir film. Gerilim seviyesi tatmin edici. Soundtrack' ler ve görseller başarılı.
Kötü; Klişelerle dolu, başından sonunu tahmin edebileceğiniz, sıradan senaryosu içerisinde zeka parıltıları ya da alt metin barındırmayan vasat bir yapım.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Visit (2015)

The Visit (2015)
Annelerinin rahat bir nefes alması ve ufak bir tatil yapabilmesi için daha önce hiç görmedikleri büyükanne ve büyükbabalarının yanına gitmeye karar veren Tyler ve Becca, bir hafta vakit geçirmek pahasına yolculuğa ikna olurlar. Becca yanına kameralarını da alıp, hafta boyunca çekimler yaparak ufak bir aile belgeseli yapma niyetindedir.
The Visit (2015)
Yıllar önce bu evi terk edip ebeveynlerinden çok uzakta bir aile kuran ve bir daha geri dönmeyen annelerini, yeniden büyükanne ve büyükbabalarıyla bir araya getirip aralarındaki sorunları çözmeyi uman Becca, wi-finin olmadığı teknolojiden çok uzak bu kırsal evde vaktinin tamamını çekimler yaparak belgeselini oluşturmaya adar. Yapacak pek bir şey bulamayınca ablasına yardımcı olmaya karar veren Tyler'da kameramanlığa soyunur. Gündüzleri yaşlı ebeveynleriyle beraber hoş zaman geçiren kahramanlarımız, havanın kararmasıyla odalarına çekildiklerinde evde çeşitli gürültüler duymaya başlarlar. Ninelerinin garip davranışlar sergilemesi üzerine dedelerinden bir açıklama bekleyen gençler, doktorların gün batımı sendromu teşhisi koyduğunu öğrenirler. Hemen hastalıkla ilgili araştırmalar yapan Becca, bu durumun güneşin ve ayın ışığına karşı verilen nörolojik bir tepki olduğunu öğrenir. Dahası ilerleyen safhalarında uyum bozukluğu, gerginlik ve akli dengesizliklere yol açan bu hastalığın yaşlılarda sık bir şekilde ortaya çıktığını da öğrenmiş olurlar. Tyler'ın endişelenmemesi için ikna eden ve bunun bir yaşlılık hastalığı olup tamamen doğal olduğunu söyleyen Becca, kalan birkaç gecelerini de geçirip sonrasında eve döneceklerinin garantisini verir. Öte yandan dedelerinin bahçenin hemen dışında bir kulübede sık sık zaman geçirdiğini fark eden ve oraya girmeye karar veren Tyler, uygun zamanı beklemektedir. Havanın kararması ile odalarına çekilen kahramanlarımız, gecenin bir yarısında yine gürültülere uyanırlar. Bu kez cesaretlerini toplayıp odalarının kapısını açmaya karar veren Becca ve Tyler, bir şeylerin yolunda gitmediğinden emindir...

İyi; Signs (2002), The Village (2004), The Happening (2008) ve Devil (2010) filmlerinden tanıdığımız başarılı yönetmen M. Night Shyamalan imzası taşıyan bir yapım. Gizem seviyesi tatminkar.
Kötü; Kurguda bir takım kopukluklar mevcut ve bu durum filmin atmosferini de etkiliyor. Gerilim dozu yetersiz.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 14 Temmuz 2016 | Etiketler : | | |

Deathgasm (2015)

Deathgasm (2015)
Annesiyle yaşadığı bazı problemler neticesinde, koyu bir hristiyan olan dayısının yanına taşınmak zorunda kalan Brodie, zamanının neredeyse tamamını heavy metal müzikle uğraşarak geçirmektedir. Çekingen yapısından ve çoğunluğa hitap etmeyen müzik tarzından ötürü silik bir karakter olan kahramanımız, günün birinde kafa dengi Zakk ile tanışması sonrasında, okuldan iki yakın arkadaşının da katılımıyla 'Deathgasm' isimli bir heavy metal grup kurar.
Deathgasm (2015)
Her ne kadar Zakk ile tamamen tezat karakterlere ve yaşam biçimlerine sahip olsalar da müzik tutkusunun bir araya getirdiği gençler, seksenli yılların ünlü heavy metal yıldızı Rikki Daggers'ın peşine düşerler. Parlak kariyerinin ardından tüm parasını fahişeler, uyuşturucu ve satanizm eylemlerinde harcayarak sıfırı tüketen ve popülaritesini yitiren Daggers'ın evine gizlice sızan Zakk ve Brodie, eski bir plak içerisinde dağınık şekilde bulunan birkaç sayfa halindeki notaları keşfederler. Bunun müzik grupları 'Deathgasm' için inanılmaz bir şans olduğuna ve bu sayede ünlü olabileceklerine inanan kahramanlarımız, vakit kaybetmeden kayda başlarlar. Neye bulaştıkları hususunda en ufak fikirleri olmayan gençler, notalarının enstrümanlarından dökülmesiyle şeytani güçleri harekete geçirirler. Kara ilahi olarak bilinen notalar Brodie ve arkadaşlarının kara büyüye bulaşmasına sebep olur. Artık kasabada hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...

İyi; Oyunculuk ve kurgu olarak başarılı, korku-komedi dengesinin yerinde olduğu, ayrıca bol kanlı sahnelerin de cesur bir şekilde yansıtıldığı sürükleyici bir alternatif. Zaman zaman absurd yapısı itibariyle 'Ash vs Evil Dead' dizisi tadında, mizahi olarak da tatminkar bir yapım. Bu filmi sevenler; The Final Girls (2015), John Dies at the End (2012) ve The Cottage (2008) yapımlarına da göz atabilirler...
Kötü; Sürprizlerden uzak senaryo...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;

The Other Side of the Door (2016)

The Other Side of the Door (2016)
Trajedik bir kaza sonrasında, çocukları arasında tercih yapmak zorunda kalan ve oğlunu ölüme terk eden Maria, sıkıntılı bir depresyon dönemi yaşamaktadır. Eşi Michael ve minik kızı Lucy'nin varlığıyla hayata tutunmaya çalışan kahramanımız, Hindu yardımcısı Piki sayesinde oğluna son kez elveda diyebileceği mistik bir ritüel olduğunu öğrenir. 
The Other Side of the Door (2016)
Güney Hindistanda doğup büyüyen Piki, köylerinin yakınında karanlık bir orman olduğunu, derinlerinde ise terk edilmiş eski bir tapınak olduğunu anlatır. Tapınakta ölüler ve yaşayanlar arasında bir perde bulunduğunu dahası bu perdenin oldukça ince olduğunu söyleyen Piki, Maria'nın oraya gitmesini ister. Geceyi orada geçirmesi durumunda oğlunun ona geri döneceğini de vaat eder. Öte yandan çok önemli bir uyarıyı da birkaç kez vurgulayarak tekrar eder. Maria'nın ne pahasına olursa olsun tapınaktaki kilitli kapıyı açmamalıdır.
Oğlunun ölümünün ardından uzunca zaman geçmesine rağmen halen gözüne uyku girmeyen, günden güne daha da yıpranan Maria, ilişkilerini kurtarabilmek ve yeniden eski günlere dönebilmek için Michael'a birkaç günlüğüne seyahate çıkacağını yalanını söyleyip tapınağın yolunu tutar. Piki'nin tarif ettiği şekilde tapınağa ulaşan ve ritüel için gerekli eşyaları yanında getiren kahramanımız, oğluyla son kez konuşabileceği umuduyla tapınakta geceyi geçirmeye hazırlanır. Havanın kararmasıyla birlikte ormandan gelen ürkütücü seslere aldırmadan oğluna kavuşabilmek için yakarışta bulunan ve pişmanlıklarını dile getiren Maria, vakit ilerledikçe tapınakta yalnız olmadığı hissine kapılmaya başlar. En nihayetinde iple çektiği an gelir ve oğlunun sesini duyar. Anlık heyecan ve arzularına yenik düşerek Piki'nin uyarısını es geçip kapıyı açtığında ise ölüm ve yaşam arasındaki dengeyi bozan kahramanımız çiğnediği kuralın bedelini ödemek zorundadır...
İyi; Mekan seçimleri, atmosfer ve gerilim seviyesi olarak başarılı bulduğum; oyunculuk ve gizem düzeyi açısından da tatminkar bir alternatif. 
Kötü; Kurgu ve konu olarak bariz şekilde kült korku filmi Pet Sematary (1989)'in etkisinde kalmış izlenimi veriyor.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 4 Haziran 2016 | Etiketler : | | | | |

Mercy (2014)

Mercy (2014)
'Aşk beni mecbur etti'
Cehennem kapılarının üstündeki yazıt... Inferno (Dante)
Doğumundan itibaren sürekli kendisiyle ilgilenen ve en yakın arkadaşı olan anneannesi Mercy'e büyük bağlılık duyan George, uzun süredir onunla bir araya gelememenin üzüntüsünü yaşamaktadır. Mercy'nin yaşının da ilerlemesiyle bakım evine bırakılmasını hazmedemeyen George, artık hastalığında etkisiyle son günleri yaklaşan anneannesi görebilme arzusundadır. 
Mercy (2014)
İki oğluyla beraber hayatı göğüslemek zorunda kalan Rebecca ise annesi Mercy'nin bakım evinden ziyade evinde kendi yatağında olması gerektiğini düşünmektedir. George ve Buddy'i aldığı gibi annesinin evine yerleşen ve bakımını üstlenen Rebecca'yı zorlu günler bekler. Zira Mercy'nin kullanması gereken ağır ilaçlar bulunmakta ve zamanının çoğunu bilinçsizce yatağında geçirip, anlamsız sözcükler fısıldamaktadır. Dahası Hastur [1] denilen bir varlıktan söz eden Mercy, ondan kurtulabilmek için George'dan yardım istemektedir. Dedesi ile ilgili anlatılan şehir efsanelerinin aslını öğrenmek ve ailesinin geçmişindeki sır perdesini aralamak isteyen George, annesi ve amcasından yardım alamayacağını anlayınca kendi başına hareket etmeye karar verir. Eski fotoğraflarda anneannesi Mercy'nin elinde gizemli bir kitap olduğunu keşfeden kahramanımız, kitaba ulaşabilirse gizemi çözebileceğini düşünür. Öte yandan Mercy saldırganlaşıp  evde işler kontrolden çıkmaya başlamıştır.

İyi: Stephen King'in 1985 yılında yayınlanan kısa korku-gerilim derlemelerinin yer aldığı 'Skeleton Crew' kitabı içerisinde yer alan 'Gramma' isimli hikayeden uyarlanmış, metin ve kurgu olarak başarılı bir yapım. Oyunculuk,mekan seçimleri ve müzikler de tatminkar.
Kötü; Tam hikayede Hastur geçmiş ve Cthulhu mitosu'ndan ve  H.P. Lovecraft'dan bir şeyler görmeyi beklerken sıradanlaşan senaryo en büyük eksiklik. Ayrıca eski ev ve lanetli kitap gibi klişeler de orijinal olmayan hikaye ile birleşince sıkıcı olmaya başlıyor.
Dipnot; [1] Hastur: Cthulhu Mitosu'ndan bir varlık. Diğer adları: Tarif Edilemeyen, Adlandırılamayan, Assatur, Xastur, H'aaztre veya Kaiwan. İlk olarak Ambrose Bierce'ın kısa hikayesi Haïta the Shepherd (Çoban Haita)'da çobanların mülayim tanrısı olarak ortaya çıktı. H.P. Lovecraft'ın The Whisperer in Darkness (Karanlıkta Fısıldayan) kitabında (filme çevrilmiştir) kısaca bahsedildi.  Daha öncesinde Robert W. Chambers kendi hikayelerinde de hem insan hem de mekan olarak kullanmıştır. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 23 Mayıs 2016 | Etiketler : | | |

The Hallow (2015)

The Hallow (2015)
İsimleri kutsal olsun, hakları gibi... Sen geçici olan, kök salacak olursan senin adın lanetlensin...
İstilalar Kitabı (c 1150)
Adam, koruma biyolojisi alanında çalışan bir bilim insanıdır. Eşi Clare ve bebekleri Fin ile beraber yeni bir maceraya yelken açan Adam, Londra' dan ayrılıp İrlanda mitolojisinde yer edinmiş antik bir ormanlık alanın yolunu tutar. 
The Hallow (2015)
Hükümetin ağaçlık alanları kâr amaçlı olarak dönüşüme sokmasında, atıl ve yaşlı ağaçları işaretleyerek programa destek olan kahramanımız, ailesini de peşinden sürüklemeye çekinmemiştir. Adam, araştırmaları için sık sık ormanda gezinirken, zamanının çoğunu minik oğlu Fin ile baş başa ürkütücü bir sessizlik içerisinde geçirmek zorunda kalan Clare ise giderek yalnızlaşmaktadır. Arazi komşuları Colm'un sürekli olarak tacizlerine maruz kalan ve burada hoş karşılanmadıklarının bilincinde olan Clare, bir yolunu bularak eşini ikna uğraşındadır. Öte yandan ormanda son derece ölümcül olan parazitik bir mantar türünü keşfeden Adam, her zaman olduğu gibi zamanının çoğunu incelemeler yaparak geçirmektedir. Komşuları tarafından İrlanda mitolojinde yer eden ve gidenin geri dönmediği orman olarak bilinen topraklardan uzak durmaları istense de işini yapmaya kararlı olan kahramanımız tüm zorluklara göğüs gerebileceğini düşünmektedir. Clare ise ormanda Hallow adıyla bilinen şeytani varlıkların bulunma ihtimaline daha fazla ikna olmuş görüntüsündedir. Ormana karanlık çöktüğünde ise artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır...


İyi; Atmosfer ve mekan seçimleri olarak tatminkar bulduğum gerilim seviyesi yüksek bir yapım. Ayrıca yaratık modellemeleri de The Descent (2005) de olduğu gibi başarılı.
Kötü; Zaman zaman kurgusal olarak kopuk geçişler ve temponun durağanlaşması...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 3 Mayıs 2016 | Etiketler : | | | | |

Slumlord (aka 13 Cameras) (2015)

Slumlord (aka 13 Cameras) (2015)
'Kayıtlara göre son on yılda, otuz milyondan fazla kamera gözetleme sistemi satılmıştır. Geçen yıl sekiz binden fazla insanın, kendi evlerinde bilgileri dışında izlendikleri tespit edilmiştir.'
Yeni evli bir çift olan Claire ve Ryan bütçelerine uygun bir ev kiralamak için arayışa girerler. Öncesinde pek aşina olmadıkları bir muhite taşınmayı düşünen kahramanlarımız, gözlerden uzak kalmanın ilişkileri için de iyi olacağını düşünmektedir. Gerald isimli bir ev sahibi vasıtasıyla keselerine uygun bir ev tutan gençler zaman kaybetmeden taşınma merasimini hallederler. 
Slumlord (aka 13 Cameras) (2015)
Hamileliğinin son dönemlerine yaklaşan ve zamanının çoğunu tek başına evde geçirmek zorunda kalan Claire, Ryan'ın ofis işlerine fazla vakit ayırması sebebiyle zaten halihazırda inişli çıkışlı olan ilişkileri içerisinde konforsuz hissetmektedir. Ev sahibi yaşlı ve pasaklı Gerald'ı görüntüsü itibariyle ürkütücü bulan Claire, onu evden olabildiğince uzak tutması için Ryan'ı tembihler. Ryan ise zararsız ve kendi halinde gördüğü Gerald'ı dert etmemesini ve doğumu yaklaşan bebeklerine odaklanmalarını gerektiğinde ısrarcıdır. Öte yandan son dönemlerde Ryan'ın kedisinden uzaklaştığı hisseden ve fiziksel olarak da hamileliğin kendisini çok çirkinleştirdiğini sürekli dillendirmeye başlayan Claire, huzursuz bir gebelik dönemi geçirmektedir. Ailesinden ve arkadaşlarından ayrı kalması giderek yalnızlaşmasına sebep olmaktadır. Günün birinde kahramanımız yine evde bir başına takılırken zili çalar. Hoş ve genç bir bayan olan, Ryan'ın asistanı Hannah kapıdadır...


İyi; Gerilim seviyesini dozunda bulduğum, sürükleyici aynı zamanda rahatsız edici bir yapım. Oyunculuk ve kurgu başarılı, konusu itibariyle ilgi çekici bir alternatif. Ayrıca yönetmenin el kamerası çekimleriyle sınırla kalmayıp farklı formatlarda iş çıkarması da kayda değer.
Kötü; Tahin edilebilir senaryo ve sürprizlere yer verilmemesi...
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 28 Nisan 2016 | Etiketler : | | | |

The Veil (2016)

The Veil (2016)
'23 Mart 1985'te Cennetin Perdesi Kilisesi'ne mensup 47 kişi toplu şekilde intihar etti. Jim Jacobs'ın hazırladığı ölümcül bir ilaçla kendilerini ve çocuklarını zehirlediler. Bu A.B.D tarihindeki en büyük toplu intihardır.'
Profesyonel olarak belgesel yapımcılığı yapan ve kamera arkasında bulunmaktan zevk alan Maggie, 1985 yılında toplu intihar vakası olarak tarihe geçen 'Cennetin Perdesi Kilisesi' davasını araştırmaktadır. Yıllar öncesinde olaydan tek sağ kurtulan kişi olarak tarihe geçen Sarah ile temas kurmayı başaran Maggie, tüm gerçekleri ortaya çıkarmak için birlikte olayların yaşandığı araziye gidip belgesel çekmeye ikna eder. Toplu intihar vakasının yaşandığı gün 'Cennetin Perdesi' tarikatının minik bir üyesi olan Sarah, olan biten metruk olaylar sonrasında hala neden sağ bırakıldığına sorusunun yıllarca kafasını kemirdiğinden yakınmaktadır. Annesi ve babasının dahi kim olduğunu hatırlamakta zorluk çeken ve aradan geçen 25 yıla rağmen hala büyük bir dram yaşamaya devam eden Sarah, gerçekleri ortaya çıkarma vaadiyle gönüllü olarak ekibe katılır. Maggie ve erkek kardeşi Christian'ı 'Cennetin Perdesi' tarikatını araştırmaya yönelten asıl etken ise intihar vakasının yaşandığı ve polis kayıtlarına geçtiği günde babalarının da bir FBI ajanı olarak olaya dahil olmasıdır. 
The Veil (2016)
Kameralar, piller, görüntü cihazları ve diğer bir sürü teknik argümanla beraber karavanla yola çıkan kahramanlarımız, en nihayetinde gizemli olayın yaşandığı kırsal mekana ulaşırlar. Aradan geçen onca yıla rağmen gözünde flashback sahneler canlanmaya başlayan Sarah, Maggie ve belgesel ekibinin bir nevi rehberi olarak yol göstermeye başlar. Tarikatın lideri ve intihar olayının baş sorumlusu olan Jim'in polis kayıtlarına geçen ancak asla bulunamayan gizli odasını keşfe koyulan gençler, gizli yollardan ele geçirdikleri fotoğraflardan yola çıkarak ayinler sırasında kameralar kullanıldığını ve olası çekilen filmlerin halen buralarda bir yerlerde olabileceğini düşünürler. Kamp yaparak geçirdikleri ilk günün ardından sığ bir akarsuyu geçerek nehrin karşısına geçen kahramanlarımız olayı aydınlatmalarına yardımcı olabilecek herhangi bir ipucu için araştırmalarını hızlandırırlar. Öte yandan ekipten birinin hiç kimseye tek kelime dahi etmeden karavanı da alıp kamptan ayrıldığı bilgisi başta Maggie olmak üzere herkesi kızdırmıştır. Cep telefonları şebeke dışı kalmasına ve en yakın yerleşim biriminden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen, buraya kadar gelmişken bir şeyler bulmadan geri dönmeye hiç de niyeti olmayan Maggie, ekibini bir arada tutmakta zorluklar yaşamaya başlar. Neyse ki çok geçmeden Sarah'nın hafızasında anılar yeniden canlanır ve Jim'in gizli odasına ulaşırlar. Maggie, 'Cennetin Perdesi' tarikatının akıbetine ve liderleri Jim'e bir adım daha yaklaşmıştır. Jim'in odasını keşfe koyulan belgesel ekibimiz hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını anlarlar...

İyi; El kamerası teknikleriyle çekilmiş, gizem seviyesi fena olmayan sürükleyici bir yapım. Oyunculuk ve atmosfer başarılı sayılabilir. Bu filmi sevenler konu olarak çok benzer tarzda olan The Sacrament (2013) yapımına da göz atabilirler.
Kötü; Tahmin edilebilir kurgu... Daha fazla zeka parıltısı ve bulmacalar içeren bir senaryo filmi daha üst seviyelere çıkarabilirdi. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 7 Şubat 2016 | Etiketler : | | | |

Deep Dark (2015)

Deep Dark (2015)
Hermann, gecelerini gündüze katıp sürekli çalışsa da bir türlü istediği eserleri ortaya koyamayan genç bir sanatçıdır. Yaptığı iş görüşmelerinden eli boş dönen ve eserleri satmakta zorluk çeken kahramanımız bir ilan sonucunda ulaştığı Devora'nın galerisini son çare olarak görmektedir. Zira parası iyiden iyiye suyunu çekmiş, birlikte yaşadığını annesinin dırdırları daha da strese girmesine sebep olmuştur.
Deep Dark (2015)
Devora'nın galerisinde yine umduğunu bulamayan ve yeniden hüzünlü bir hayal kırıklığı yaşayan Hermann, en nihayetinde annesini dinleyerek tavsiyeler alabilmek için dayısını (Felix) arar. Felix, Hermann'ın kafasını dağıtması gerektiğini söyler ve ona kariyerinin başlarında kullandığı stüdyo daireyi kiralayabileceğini sözlerine ekler. Devora'dan son bir şans isteyen ve iki hafta sonra ona ilgisini çekecek muhteşem bir eserle dönmeyi vaat eden Hermann, zaten halihazırda kalan son parasıyla daireyi kiralar. Dayısından adresi alarak dairesinin yolunu tutan kahramanımız, Layla isimli bina yöneticisinin de yardımıyla yeni ilham kaynağı olmasını beklediği daireye yerleşir. Her ne kadar dayısının anlattıkları sonrasında gözünde farklı bir ortam hayal etse de görüntü olarak beklentilerinin dışında izbe ve son derece bakımsız küçük bir odayla karşılaşır. Hemen işe koyulan ve Devora'yı mest edebilmek için tüm yeteneklerini sergileyen Hermann ne yazık ki bir türlü umduğu ilhamı bulamaz. Teslimatın son gününde artık iyiden iyiye tükenmişlik sendromu yaşar hatta intihar etmeyi bile düşünür. Tam gemileri yaktığı sırada ise geri kalan hayatını derinden etkileyecek büyük bir sürprizle karşılaşır. Duvarda bulunan karanlık bir delikten sesler duymaya başlayan Hermann, öncesinde hayal gördüğünü düşünse de yaşadıklarının gerçek olduğuna ikna olur. Dahası oyuktan bir bayan sesi gelmekte ve Hermann'a yardım edebileceğini söylemektedir. Duvardaki gizemli güç sayesinde hayallerindeki fantastik eserleri bir bir ortaya koymaya başlayan Hermann, çok geçmeden Devora'nın da dikkatini çekmeyi başarır. İyi anlaşmalar yapıp eserlerini ciddi paralara satan kahramanımız, ilham perisi olan duvardaki varlık sayesinde büyülü bir rüyadaymış hissine kapılır. Hayatı hiç olmadığı kadar iyi gitmeye başlamıştır. Ne var ki rüyası kabusa dönüşene dek...
İyi; Oldukça sürükleyici kurguya sahip, vasatın üzerinde bir fantastik gerilim filmi. Oyunculuk ve mekan seçimleri fena değil. Fikir olarak başarılı.
Kötü; Düşünsel olarak beğendiğim ancak fikrin tam olarak yansıtılamadığı, bu sebepten ötürü de ne yazık ki kalite olarak bir üst sekmeye çıkamayan bir alternatif. Hani H. P. Lovecraft'ın kitaplarından uyarlanmaya çalışılan kısa filmler vardır ya, aynen onlar gibi sinemalaştırıldığında aynı hissi vermekten uzak ve  beklentilerin altında kalıyor,
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 19 Kasım 2015 | Etiketler : | | |

Howl (2015)

Howl (2015)
Yorucu bir günün ardından, son vardiyasının da bitmesinin rahatlığıyla dinlenmeye çekilmeyi planlayan seyahat görevlisi Griffin, soyunma odasına uğrayıp bir an evvel evinin yolunun tutmak istemektedir. İdare tarafından dolabına iliştirilen mektubu fark eden kahramanımız, terfi alabileceği ümidiyle büyük bir gayretle zarfı açmaya koyulur.
Howl (2015)
 Ancak ne yazık ki terfi talebi reddedilen Griffin bu yetmezmiş gibi bir de cezalandırılırmışçasına henüz dinlenemeden terfiyi kaptırdığı yeni müdürün emriyle başka bir gece yolculuğuyla görevlendirilir. Vardiyasını bitireli henüz on dakika bile olmamışken yeniden Eastbourne'a giden trende çalışmak zorunda kalan kahramanımız, sıkıntısız rutin bir seyahat olmasını umar. Ne de olsa bilet kontrollerini yaptıktan sonra dinlenebileceğini düşünür. Öte yandan aradan geçen birkaç saatin sonrasında gecenin karanlığında rayların üstünde yol almaya devam eden tren, büyük bir gürültüyle beraber sarsıntılı bir şekilde durur. Hem yolcuları sakinleştirmek hem de neler olup bittiğini öğrenebilmek için makinistin yanına giden Griffin, etrafta kimseleri göremez. Daha da kötüsü zifiri karanlıkta yoğun ağaçlık bir bölgede trenin arızalanması, havanın da kötü olmasını göz önüne alınca olası teknik yardımı geciktirmektedir. Yolcuların ortak kararı sonrasında trenin kapılarını açan ve bir sonraki istasyona ulaşabilmeleri için yürümelerine izin veren Griffin, çok geçmeden büyük bir hata yaptığını anlar. Ormandan ürpertici sesler gelmekte, çalılar arasında karanlık gölgeler dolaşmaktadır. Griffin ve yolcular yeniden güneşi görmek istiyorlarsa kader birliği yapmalı ve birlikte hareket etmelidirler. Zira kanlı gece henüz yeni başlamıştır...
İyi; Sürükleyici kurgusu ve giderek tırmanan gerilim dozuyla izlemeye değer bir alternatife dönüşüyor. Oyunculuk, mekan seçimleri ve grup dinamikleri başarılı. Özellikle tek mekan filmleri sevenler göz atabilir.Trende metroda geçen başka film seçenekleri için Creep (2004)The Midnight Meat Train (2008) ve Stag Night (2008) yapımlarına da listenize ekleyebilirsiniz.
Kötü; Zeka parıltısından uzak tek düze ilerleyen bir senaryoya sahip. Dolayısıyla pek de kafa yormaya gerek duyulmayan, tahmin edilebilir ortalama bir yapım. 
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 30 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

Visions (2015)

Visions (2015)
Geçirdikleri ölümcül trafik kazası sonrasında Los Angeles'dan ayrılmaya karar veren David-Eveleigh çifti, her şeyi geride bırakarak yeni bir başlangıç yapmaya karar verirler. Elim kazanın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen halen psikolojik olarak travmalar yaşayan Eveleigh, David'in de ısrarları üzerine yeniden hayata tutunup aile olmaya gayret göstermektedir. 
Visions (2015)
Napoli ailesine ait buram buram tarih kokan bir üzüm çiftliğinde eski bir malikaneye yerleşen genç çiftimiz, kaliteli şaraplar üreterek geçimlerini sağlamak niyetindedirler. Öte yandan çok geçmeden Eveleigh'den gelen mutlu haberler çiftimizin bebeklerini kucaklamak için gün saymalarına vesile olur. Travma sonrası antidepresan kullanmaya mahkum edilen Eveleigh, bebeğin haberini alır almaz ilaçlarına ara verir. Bütün gün David üzümlerin kalitesini arttırabilmek için uğraşırken, eve mahkum kalan Eveleigh ise ilaçları kesmesinin de etkisiyle bir takım yanılsamalar yaşamaya başlar. Dahası evde tuhaflıklar sezen, gizemli fısıltılar işiten kahramanımız, eşyaların yer değiştirmesi gibi çeşitli ürpertici olaylar da gözlemlemeye başlar. David ise olan biteni ilaçları kesmesinin ardından ortaya çıkabilecek rutin yan etkiler olarak düşünmektedir. Gebeliği ilerledikçe daha fazla depresif bir kimliğe bürünen Eveleigh, evin mazisini araştırarak kendisini rahatsız eden şeyin ne olduğunu bulup delirmediğini ispatlama çabasına girer. Doğum yaklaşmaktadır...
İyi; Oyunculuk ve mekan seçimleri başarılı. Kurgusal olarak zekice hazırlanmış güzel bir hikayeye sahip. Gerilim seviyesi tatmin edici.
Aktristin hamile olduğu ve gebelik sürecini konu edinen farklı filmler için Rosemary's Baby (1968), To Let (Para entrar a vivir) (2006)Inside (2007) ve The Clinic (2010) yapımlarına göz atabilirsiniz.
Kötü; Sürükleyicilik açısından zaman zaman tıkanan, sıkıcı sahneler barındıran vasat bir yapım.  
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 22 Ekim 2015 | Etiketler : | | | |

Eaters (2015)

Eaters (2015)
Arabalarıyla seyahate çıkan bir grup genç, ihtiyaç molası için gözlerden ırak bir petrol istasyonunda dururlar. İstasyonda yalnız olmayan gençler agresif görünümlü tiplerin oluşturduğu bir motosiklet çetesinin tacizine uğrarlar. Gerilim çıkarmadan sessizce uzaklaşmak isteyen kahramanlarımız tuvalete giden kız arkadaşlarından birinin dönmemesi üzerine onu aramaya koyulurlar. 
Eaters (2015)
Öte yandan mekanı terk eden motosiklet çetesi hızlıca gözden kaybolur. Arkadaşları yer yarılıp içine girmediğine göre motosiklet çetesinin onu kaçırmış olabileceğini düşünen gençler, vakit kaybetmeden peşlerine takılırlar. Kısa bir kovalamacanın ardından belalı motosiklet çetesini gafil avlamayı başaran kahramanlarımız ne yazık ki arkadaşlarının onlarla birlikte olmadığını anlarlar. Dahası kızgın bir grubun da nefretini kazanmış, düşman edinmişlerdir. Çölün orta yerindeki kedi-fare kovalamacası yakıtlarının tükenmeye yüz tutması sonrasında gençlerin eski bir tabelaya itibar edip, yakıt bulma amacıyla izbe bir yola sapmalarına sebep olur. Her haliyle ürkütücü olan terk edilmiş izlenimi veren ufak bir kasabaya ulaşan kahramanlarımız petrol bulmak bir kenara dursun, konuşup anlaşabilecekleri bir insan evladı dahi gözlemleyemezler. Öte yandan içlerinden biri kız arkadaşlarının kaybolduğu istasyonda bulunan klasik bir arabayı anımsar. Peşlerindeki eli kanlı bir motosiklet çetesi bir yana, tuhaf olaylar yaşamaya başlayan ve kasabada sıkışıp kalan gençler, çok geçmeden yalnız olmadıklarını anlarlar. Asıl endişelenmeleri gereken şey motosiklet çetesi değildir...
İyi; Düşük bütçeli bir yapım olmasına rağmen sürükleyici kurgusu ve tekinsiz atmosferiyle başarılı, gizem seviyesi olarak da  tatminkar bir yapım. Yol-gerilim filmleri severler için alternatif olabilir.
Kötü; Oyunculuk ve efektler yeterli değil. Düşünsel olarak senaryo başarılı olsa da paratikde bazı sıkıntılar mevcut.
Editör'ün Puanı

Paylaş ;
Yazar : | Tarih : 20 Ekim 2015 | Etiketler : | | | | |